
Kiracı Kendi Parasıyla Yaptığı Tadilatın Bedelini Geri Alabilir mi? 2026 Güncel Rehber
20 Ekim 2026
Yüzde 49 Hissedarın Şirket Yönetimindeki Hakları Nelerdir? 2026 Güncel Rehber
20 Ekim 2026: Kira sözleşmesindeki kefalet hangi durumlarda geçersiz olur? Kefilin el yazısı, azami miktar, kefalet tarihi, eş rızası, müteselsil kefalet, kira uzaması, kefilin sorumluluk süresi ve geçersiz kefalete dayalı icra takibini 2026 güncel düzenlemeleri kapsamında açıklıyoruz.
Konut ve işyeri kira sözleşmelerinde kiraya verenler, kira bedelinin ve diğer borçların ödenmesini güvence altına almak amacıyla kiracıdan kefil göstermesini isteyebilmektedir. Ancak kira sözleşmesinin altında yalnızca “kefil” yazması ve üçüncü kişinin imzasının bulunması, kefaletin mutlaka geçerli olduğu anlamına gelmez.
Türk Borçlar Kanunu kefalet sözleşmesini oldukça sıkı şekil şartlarına bağlamıştır. Kefilin sorumlu olacağı azami miktarın, kefalet tarihinin ve bazı hâllerde müteselsil kefil olduğunu gösteren ifadenin kanunun aradığı biçimde yazılmaması, kefaletin geçerliliğini doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle özellikle yıllar sonra kefile karşı icra takibi başlatıldığında ilk incelenmesi gereken soru yalnızca “Kira borcu var mı?” değildir. Kefalet baştan itibaren hukuken geçerli şekilde kurulmuş mudur? sorusu da ayrıca cevaplandırılmalıdır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK tarafından kira sözleşmesindeki kefalet uyuşmazlıkları değerlendirilirken kira sözleşmesi, kefalet bölümü, kefilin el yazısıyla yazdığı ifadeler, eş rızası, sorumluluk miktarı, kira süresi ve icra dosyasının birlikte incelenmesi önem taşımaktadır.
Kira Sözleşmesinde Kefil Ne Anlama Gelir?
Kefalet, kefilin kiracının borcundan kanunda öngörülen şartlar kapsamında kişisel olarak sorumluluk üstlenmesidir.
Ancak kefilin sorumluluğu kiracının sorumluluğuyla otomatik olarak aynı değildir. Kefaletin türü, kapsamı, azami miktarı ve geçerlilik şartları ayrıca değerlendirilmelidir.
Örneğin kiracı 100.000 TL kira borcu bırakmış olsa bile bu durum kefilin otomatik olarak aynı miktardan sorumlu olduğu anlamına gelmez. Öncelikle geçerli kefalet bulunup bulunmadığı ve kefilin sorumluluğunun kapsamı belirlenmelidir.
Kira Sözleşmesinde Kefalet İçin Yazılı Şekil Zorunlu mudur?
Evet. Türk Borçlar Kanunu m.583 uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihinin belirtilmesi gerekir.
Bu düzenleme kefili korumayı amaçlayan önemli bir şekil şartıdır.
Dolayısıyla yalnızca sözlü olarak “Kiracı ödemezse ben öderim” denilmesi kural olarak geçerli bir kefalet sözleşmesi oluşturmaz.
Kefilin Sadece İmza Atması Yeterli midir?
Kural olarak hayır.
Kefalet bakımından kanunun aradığı şekil şartları yalnızca imzadan ibaret değildir.
Kefilin sorumlu olacağı azami miktarı ve kefalet tarihini kendi el yazısıyla belirtmesi gerekir. Müteselsil kefalet söz konusuysa müteselsil kefil sıfatını veya bu anlama gelen ifadeyi de kendi el yazısıyla belirtmesi gerekir.
Bu nedenle kira sözleşmesinin altında yalnızca:
“Kefil: Ahmet Yılmaz – İmza”
bulunması, diğer şartlar gerçekleşmemişse kefaletin geçerliliği bakımından ciddi sorun yaratabilir.
Kefalet Miktarının Yazılmaması Kefaleti Geçersiz Kılar mı?
Kefilin sorumlu olacağı azami miktarın belirlenmesi kefaletin temel geçerlilik şartlarından biridir.
Kefil hangi ekonomik riskin altına girdiğini başlangıçta görebilmelidir.
Bu nedenle:
“Kiracının bütün borçlarından kefildir.”
gibi sınırsız bir ifade tek başına kanunun aradığı azami miktar şartının yerine geçtiği şeklinde kabul edilmemelidir.
Kefalet belgesinin somut içeriği incelenmelidir.
Azami Kefalet Miktarını Kim Yazmalıdır?
TBK m.583 kapsamında kefilin sorumlu olduğu azami miktarın kefilin kendi el yazısıyla belirtilmesi gerekir.
Bu nedenle sözleşme bilgisayarda hazırlanmış ve azami kefalet miktarı yalnızca basılı metinde yer alıyorsa, şekil şartının yerine gelip gelmediği özellikle incelenmelidir.
Kefilin yalnızca hazır metnin altına imza atması yeterli olmayabilir.
Kefalet Tarihi Yazılmamışsa Ne Olur?
Kefalet tarihi de kanunun aradığı önemli unsurlardan biridir.
Kefilin kefalet tarihini kendi el yazısıyla belirtmesi gerekir.
Bu nedenle tarih bulunmayan veya tarih kısmının yalnızca matbu olarak doldurulduğu kefaletlerde geçerlilik sorunu ortaya çıkabilir.
Kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin yazılı olması ile kefalet tarihinin kanunun aradığı şekilde belirtilmesi aynı mesele değildir.
Müteselsil Kefalet Ne Demektir?
Müteselsil kefalet, alacaklının kanuni şartlar gerçekleştiğinde kefile daha doğrudan başvurabilmesini sağlayan daha ağır bir kefalet türüdür.
Ancak bir kişinin müteselsil kefil olduğunun kabulü için yalnızca sözleşmenin başlığında “müteselsil kefalet” yazması yeterli olmayabilir.
TBK m.583 uyarınca kefilin müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kendi el yazısıyla belirtmesi gerekir.
“Müşterek Borçlu ve Müteselsil Kefil” Yazılması Yeterli midir?
Bu tür ifadeler uygulamada kira sözleşmelerinde oldukça sık kullanılmaktadır.
Ancak sözleşmedeki sıfatın nasıl yazıldığı, kefilin kendi el yazısının bulunup bulunmadığı ve ilişkinin gerçek hukuki niteliği birlikte değerlendirilmelidir.
Sadece hazır sözleşmenin içine bilgisayarla “müşterek borçlu ve müteselsil kefil” yazılması ve kişinin altına imza atması, kefaletin şekil şartlarının otomatik olarak yerine geldiği anlamına gelmez.
Kefilin Eşinin Rızası Gerekir mi?
Türk Borçlar Kanunu m.584 kapsamında, kanunda belirtilen istisnalar dışında evli kişinin kefil olabilmesi için eşinin yazılı rızası gerekir.
Bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce veya en geç kurulması anında verilmesi gerekir.
Dolayısıyla kefil evliyse şu sorular önemlidir: Kefalet tarihinde evli miydi, eş rızası alınmış mıydı, rıza zamanında verilmiş miydi ve kanuni istisnalardan biri bulunuyor muydu?
Eş Rızası Sonradan Alınabilir mi?
Kanunun öngördüğü zamanlama önemlidir. Eş rızasının sözleşmenin kurulmasından önce veya en geç kurulması sırasında bulunması gerekir.
Bu nedenle kefalet yapıldıktan uzun süre sonra alınan bir rızanın başlangıçtaki eksikliği otomatik olarak giderdiği kabul edilmemelidir.
Her Kefalette Eş Rızası Zorunlu mudur?
Hayır.
TBK m.584 belirli durumlarda eş rızasının aranmayacağını da düzenlemektedir. Özellikle ticari işletme veya şirket faaliyetleriyle bağlantılı kanuni istisnalar somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yalnızca kefilin evli olduğunu görerek kefaletin kesin geçersiz olduğu sonucuna ulaşmak doğru değildir.
Bekâr Kefilden Eş Rızası İstenir mi?
Hayır. Kefalet tarihinde evli olmayan kişinin eş rızası vermesi doğal olarak söz konusu değildir.
Önemli olan kişinin kefalet yükümlülüğünün kurulduğu tarihteki medeni durumudur.
Kefilin Eşi de Kira Sözleşmesini İmzalamışsa Bu Yeterli midir?
Her imza otomatik olarak TBK m.584 anlamında eş rızası oluşturmayabilir.
Eşin sözleşmede hangi sıfatla imza attığı, iradesinin neye yönelik olduğu ve belgenin içeriği incelenmelidir.
Eş kiracı olarak mı imzaladı, kefil olarak mı imzaladı, yoksa diğer eşin kefaletine açıkça rıza mı gösterdi? Bu ayrım önemlidir.
Kefaletin Sonradan Artırılması Mümkün müdür?
Kefilin sorumluluğunu artıran değişikliklerde de kanundaki koruyucu şekil şartları önem taşır.
Örneğin başlangıçta 100.000 TL azami sorumluluk kabul eden kefilin sorumluluğunun sonradan 500.000 TL’ye çıkarılması, kefilin bilgisi dışında gerçekleştirilemez.
Kefilin sorumluluğunu ağırlaştıran değişiklikler ayrıca değerlendirilmelidir.
Kira Bedeli Artınca Kefilin Sorumluluğu da Otomatik Artar mı?
Bu konuda doğrudan otomatik bir sonuç çıkarılmamalıdır.
Kefaletin azami miktarı, kapsamı, kira sözleşmesindeki artış düzenlemesi ve kefilin üstlendiği yükümlülüğün sınırları birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle kefalet belirli bir azami tutarla verilmişse, kefilin sorumluluğunun bu sınırı aşması kural olarak mümkün değildir.
Kefil Kiracının Bütün Borçlarından Sorumlu mudur?
Her zaman değil.
Kefilin hangi borçlara kefil olduğu sözleşmenin kapsamına göre belirlenir.
Kira bedeli, yan giderler, faiz, yargılama ve takip giderleri gibi kalemler bakımından TBK’nın kefilin sorumluluğuna ilişkin hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.
Kefilin sorumluluğu hiçbir durumda belirsiz ve sınırsız bir kişisel borç gibi değerlendirilmemelidir.
Kefilin Sorumluluğu Azami Miktarı Aşabilir mi?
Kefilin sorumluluğu kefalet sözleşmesinde belirlenen azami miktar ve TBK’nın emredici hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Bu nedenle icra takibinde kefilden istenen toplam miktar ile kefalet belgesindeki azami sorumluluk mutlaka karşılaştırılmalıdır.
Örneğin kefalet 150.000 TL ile sınırlandırılmışken kefile 600.000 TL üzerinden takip yapılmışsa, kefilin sorumluluğunun kapsamı ayrıca incelenmelidir.
Bir Yıllık Kira Sözleşmesindeki Kefalet Sonraki Yıllarda Devam Eder mi?
Kira sözleşmesinin uzaması ile kefaletin devam edip etmediği birbirinden ayrı değerlendirilmelidir.
Kira sözleşmesinin kanun gereği uzaması, kefilin başlangıçta üstlendiği sorumluluğun hiçbir sınır olmaksızın yıllarca devam ettiği anlamına gelmez.
Kefaletin belirli veya belirsiz süreli olup olmadığı, sözleşmenin içeriği ve TBK’nın kefalet hükümleri birlikte incelenmelidir.
Kefil “Bir Yıllığına Kefilim” Demişse Sonraki Yıl Borçlarından Sorumlu Olur mu?
Kefalet açık biçimde belirli bir dönemle sınırlandırılmışsa bu sınır önemlidir.
Örneğin kefil yalnızca 1 Ocak 2026 ile 31 Aralık 2026 arasındaki kira borçlarına kefil olduğunu açıkça belirtmişse, sonraki dönem borçları bakımından sorumluluğunun devam ettiği otomatik olarak kabul edilmemelidir.
Sözleşme metni esas alınmalıdır.
Kira Sözleşmesi Yenilenirse Eski Kefalet Devam Eder mi?
Kira ilişkisinin uzaması ile tarafların tamamen yeni bir kira sözleşmesi yapması aynı durum değildir.
Taraflar yeni kira sözleşmesi düzenlemiş, kira koşullarını esaslı biçimde değiştirmiş veya yeni borç ilişkisi oluşturmuş olabilir.
Bu durumda eski kefilin yeni sözleşme bakımından sorumlu olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Kefilin Haberi Olmadan Kira Bedeli Çok Fazla Artırılırsa Ne Olur?
Kefilin sorumluluğunu başlangıçta kabul ettiği riskin ötesine taşıyan değişiklikler bakımından kefaletin kapsamı ayrıca incelenmelidir.
Örneğin kefil aylık 20.000 TL kira bulunan bir sözleşmeye belirli azami tutarla kefil olmuşken tarafların daha sonra kefilin bilgisi dışında kira ilişkisini esaslı şekilde değiştirmesi, kefilin sınırsız biçimde yeni koşullardan sorumlu olduğu anlamına gelmez.
Kiracı Değişirse Kefalet Devam Eder mi?
Kefalet belirli bir asıl borca bağlıdır.
Kiracının değişmesi hâlinde yeni bir borç ilişkisi ortaya çıkabilir.
Bu nedenle A isimli kiracının borçları için kefil olan kişinin, sonradan kiracı olan B’nin borçlarından da otomatik olarak sorumlu olduğu söylenemez.
Kiralanan Yer Değişirse Kefalet Devam Eder mi?
Kiralananın ve kira ilişkisinin değiştirilmesi de kefaletin kapsamı bakımından değerlendirilmelidir.
Kefilin belirli bir kira ilişkisi için verdiği güvence, tamamen farklı bir kira ilişkisine kendiliğinden taşınamaz.
Adi Kefalet ile Müteselsil Kefalet Arasındaki Fark Nedir?
Adi kefalette alacaklının kefile başvurabilmesi bakımından kanunun öngördüğü daha sıkı koşullar bulunmaktadır.
Müteselsil kefalette ise kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde alacaklının kefile başvurması daha kolaydır.
Bu nedenle sözleşmede kefalet türünün doğru belirlenmesi son derece önemlidir.
Müteselsil Kefil Yazısı El Yazısıyla Değilse Ne Olur?
TBK m.583 bakımından bu önemli bir şekil sorunudur.
Kefilin müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kendi el yazısıyla belirtmesi gerekir.
Bu şart gerçekleşmemişse kişinin müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluğu ciddi şekilde tartışmalı hâle gelir.
Kefalet Sonradan Doldurulmuşsa Ne Olur?
Uygulamada boş kira sözleşmesinin imzalanması ve kefalet bölümündeki miktar veya tarih gibi unsurların sonradan doldurulduğu iddialarıyla karşılaşılmaktadır.
Özellikle kanunen kefilin el yazısıyla belirtilmesi gereken unsurların sonradan başka kişi tarafından doldurulduğu tespit edilirse kefaletin geçerliliği bakımından ciddi sonuçlar doğabilir.
Belgenin aslı bu nedenle önemlidir.
Boş Kâğıda Atılan İmza Kefalet İçin Yeterli midir?
Tek başına boş kâğıda atılmış imza, TBK’nın kefalet için aradığı şekil şartlarını kendiliğinden karşılamaz.
Kefilin kanunen kendi el yazısıyla belirtmesi gereken unsurlar ayrıca bulunmalıdır.
Kefilin İmzası Sahteyse Ne Yapılabilir?
Kişi kira sözleşmesindeki kefil imzasının kendisine ait olmadığını söylüyorsa bu durum doğrudan incelenmelidir.
Belgenin aslı üzerinden imza incelemesi yapılması gündeme gelebilir.
Sahte imza iddiası hem kefaletin geçerliliği hem de somut olayın özelliklerine göre ceza hukuku açısından sonuç doğurabilir.
Kefil Kira Sözleşmesini Hiç Görmediyse Kefalet Geçerli midir?
Bu durum tek başına otomatik sonuç doğurmaz. Kefilin hangi iradeyle, hangi belgeyi ve hangi şartlarda imzaladığı araştırılmalıdır.
Ancak kefalet belgesindeki şekil şartlarının yerine getirilmemesi veya kefilin iradesini sakatlayan bir durum bulunması hâlinde farklı hukuki sonuçlar gündeme gelebilir.
Kefil Yanıltılarak İmza Attıysa Ne Olur?
Kefalet sözleşmesinin kurulması sırasında hata, hile veya korkutma gibi irade sakatlığı iddiaları gündeme gelebilir.
Ancak yalnızca:
“Ne imzaladığımı bilmiyordum.”
demek her durumda yeterli değildir.
İmzanın hangi koşullarda alındığı ve iddianın hangi delillerle desteklendiği önemlidir.
Kiraya Veren Kefilden Doğrudan Para İsteyebilir mi?
Bu durum kefaletin türüne bağlıdır.
Adi kefalet ile müteselsil kefalet arasında alacaklının kefile başvurma koşulları bakımından önemli farklar bulunmaktadır.
Dolayısıyla öncelikle kefalet türünün hukuken geçerli şekilde kurulup kurulmadığı belirlenmelidir.
Kiracıya İcra Takibi Yapılmadan Kefile Takip Yapılabilir mi?
Müteselsil kefalet söz konusuysa ve kanuni şartlar gerçekleşmişse kefile başvuru bakımından adi kefaletten farklı kurallar uygulanır.
Adi kefalette ise kefilin ikincil sorumluluğu daha belirgindir.
Bu nedenle icra dosyasında yalnızca kira borcunun varlığı değil, kefaletin türü de kontrol edilmelidir.
Kefile İcra Takibi Başlatılırsa Ne Yapılmalı?
Kefil öncelikle kira sözleşmesini ve icra dosyasını birlikte incelemelidir.
Özellikle kefalet tarihinin, azami miktarın, el yazısı şartlarının, kefalet türünün, eş rızasının, sorumluluk döneminin ve takipte talep edilen miktarın kontrol edilmesi gerekir.
İcra takibine karşı kullanılabilecek hukuki yol, takibin türüne ve tebligat tarihine göre değişebilir.
Bu nedenle tebligat alındıktan sonra beklemek önemli hak kayıplarına yol açabilir.
Kefalet Geçersizse İcra Takibi de Kendiliğinden Durur mu?
Hayır.
Bir kefaletin geçersiz olduğunu düşünmek, başlatılmış icra takibini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Takibin türüne göre süresi içinde gerekli itiraz veya diğer hukuki yolların kullanılması gerekebilir.
Bu nedenle:
“Kefalet zaten geçersiz, hiçbir şey yapmama gerek yok.”
yaklaşımı risklidir.
Kefil Borcu Öderse Kiracıdan İsteyebilir mi?
Geçerli kefalet kapsamında borcu ödeyen kefilin asıl borçluya karşı kanundan doğan rücu hakları gündeme gelebilir.
Ancak yapılan ödemenin kapsamı ve kefalet ilişkisinin hukuki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Kefalet Geçersiz Olduğu Hâlde Kefil Ödeme Yapmışsa Ne Olur?
Bu durumda ödemenin hukuki sebebi ve geri istenip istenemeyeceği ayrıca incelenmelidir.
Geçersiz kefalete dayanılarak yapılan her ödemenin sonucu otomatik olarak aynı değildir. Ödemenin koşulları, kişinin borcu kabul edip etmediği ve diğer hukuki ilişkiler değerlendirilmelidir.
Kira Sözleşmesindeki Kefalet Sonradan Geçerli Hâle Getirilebilir mi?
Başlangıçta geçersiz olan kefaletin yalnızca zaman geçmesiyle geçerli hâle geldiği söylenemez.
Tarafların kanuni şartları karşılayan yeni bir kefalet sözleşmesi yapmaları ise farklı bir konudur.
Kefaletin Geçersizliği Kiracının Borcunu Ortadan Kaldırır mı?
Hayır.
Bu ayrım son derece önemlidir.
Kefaletin geçersiz olması, kiracının kira sözleşmesinden doğan asıl borcunun da geçersiz olduğu anlamına gelmez.
Kiracı kendi borcundan sorumlu olmaya devam edebilir; ancak geçersiz kefalet nedeniyle üçüncü kişiye kefil sıfatıyla başvurulamayabilir.
Kira Sözleşmesinde Kefalet Hangi Durumlarda Geçersiz Olur?
Kira sözleşmesindeki kefaletin geçerliliği her somut sözleşmede ayrı ayrı incelenmelidir. Özellikle yazılı şekle uyulmaması, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın kanunun aradığı biçimde belirtilmemesi, kefalet tarihinin bulunmaması veya usulüne uygun yazılmaması, müteselsil kefalet için gereken el yazısı şartının yerine getirilmemesi ve kanunen gerekli olduğu hâlde eş rızasının bulunmaması kefaletin geçerliliğini etkileyebilecek başlıca durumlardır.
Bunun yanında kefaletin belirli süreyle verilmiş olması, kira sözleşmesinin sonradan değiştirilmesi, kefilin sorumluluğunun artırılması, yeni kira sözleşmesi yapılması veya kefalet belgesinin sonradan doldurulduğunun ileri sürülmesi de ayrıca incelenmelidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, kira kefaleti uyuşmazlıklarında yalnızca kefilin imzasına bakılmasının yeterli olmadığını; imzayla birlikte kefalet tarihinin, azami sorumluluk miktarının, el yazısıyla bulunması gereken ifadelerin, eş rızasının ve kefaletin hangi kira dönemini kapsadığının birlikte incelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere kira uyuşmazlıklarında kullanılan matbu sözleşmelerin birbirinden farklı olması nedeniyle kefalet bölümünün somut belge üzerinden değerlendirilmesi özellikle önemlidir.
Geçersiz Kefalet İddiasında Hangi Belgeler İncelenmelidir?
Kefalet uyuşmazlığında yalnızca kira sözleşmesinin fotokopisiyle yetinilmemelidir. Özellikle sözleşmenin aslı, kefalet bölümündeki el yazıları, kira başlangıç tarihi, kefalet tarihi, azami miktar, eş rızası belgesi, kira sözleşmesinin sonraki yıllardaki değişiklikleri, ihtarnameler ve varsa icra takip dosyası birlikte değerlendirilmelidir.
Kefil imzaya veya el yazısına itiraz ediyorsa belgenin aslının bulunması daha da önemli hâle gelir.
Kira Kefaletinde En Sık Yapılan Hatalar Nelerdir?
Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, hazır kira sözleşmesinin “kefil” bölümüne yalnızca ad, soyad ve imza yazılmasıdır. Bir diğer hata, azami sorumluluk tutarının ve tarihin matbu şekilde hazırlanması, kefilin ise yalnızca imza atmasıdır.
Ayrıca kefilin yıllar boyunca ve sınırsız miktarda bütün kira borçlarından sorumlu olduğunun varsayılması da ciddi uyuşmazlıklara yol açmaktadır.
Kefalet, asıl kira sözleşmesinden ayrı ve kendine özgü geçerlilik şartları bulunan bir kişisel teminattır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Kira sözleşmesinde kefilin sadece imzası varsa kefalet geçerli midir?
Her zaman değil. TBK m.583 kapsamında azami miktar, kefalet tarihi ve gerektiğinde müteselsil kefalet iradesine ilişkin el yazısı şartları ayrıca incelenmelidir.
2. Kefalet miktarı yazılmamışsa kefil sorumlu olur mu?
Kefilin sorumlu olacağı azami miktarın belirtilmesi kefaletin geçerliliği bakımından temel şartlardan biridir.
3. Kefalet tarihi el yazısıyla yazılmamışsa ne olur?
TBK m.583 uyarınca kefalet tarihinin kefilin kendi el yazısıyla belirtilmesi gerekir. Eksiklik kefaletin geçerliliğini etkileyebilir.
4. Kefilin eşinin onayı olmadan kefalet geçerli olur mu?
Kanunda eş rızasının aranmadığı istisnalar vardır. Bunların dışında gerekli eş rızasının bulunmaması kefaletin geçerliliğini etkileyebilir.
5. Müteselsil kefil ifadesi bilgisayarla yazılmışsa yeterli midir?
TBK m.583 kapsamında müteselsil kefalet iradesinin kefilin kendi el yazısıyla belirtilmesi gerekliliği özellikle kontrol edilmelidir.
6. Bir yıllık kira sözleşmesindeki kefalet yıllarca devam eder mi?
Otomatik bir cevap verilemez. Kefaletin süresi, kapsamı, azami miktarı ve kira ilişkisindeki sonraki değişiklikler birlikte incelenmelidir.
7. Kira bedeli arttığında kefilin sorumluluğu da sınırsız şekilde artar mı?
Hayır. Kefilin başlangıçta üstlendiği azami sorumluluk ve kefaletin kapsamı dikkate alınmalıdır.
8. Geçersiz kefalete dayanılarak icra takibi yapılabilir mi?
Fiilen takip başlatılmış olabilir. Ancak kefil süresi içinde uygun hukuki yola başvurarak kefaletin geçersizliğini ileri sürebilir. Takip kendiliğinden durmaz.
9. Kefilin imzası sahteyse ne yapılabilir?
Belgenin aslı incelenerek imza incelemesi talep edilmesi ve olayın özelliklerine göre hukuk, icra ve ceza hukuku yollarının değerlendirilmesi mümkündür.
10. Kefalet geçersiz olursa kiracının kira borcu da silinir mi?
Hayır. Kefaletin geçersizliği ile kiracının asıl kira borcu birbirinden farklıdır.
Uzman Hukuki Destek
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde kira sözleşmelerindeki kefalet uyuşmazlıkları, geçersiz kefalet iddiaları, kefile karşı başlatılan icra takipleri, eş rızası, müteselsil kefalet ve kefilin sorumluluğunun kapsamına ilişkin hukuki süreçlerde profesyonel destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle kefile karşı yüksek miktarlı icra takibi başlatıldığı durumlarda kira sözleşmesinin kefalet bölümünün şekil şartları yönünden ayrıntılı biçimde incelenmesinin önemli olduğunu vurgulamaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




