
Polis Eve Gelip İfade İçin Çağırırsa Ne Yapılmalı? Şüphelinin Hakları – 2026 Güncel Rehber
21 Ağustos 2026
Savcılık İfadesinden Sonra Tutuklama Olur mu? Süreç Nasıl İşler? 2026 Güncel Rehber
21 Ağustos 2026“Karakola ifadeye çağrıldım, gitmezsem ne olur?”, “Polis telefonla ifadeye çağırdı, gitmek zorunda mıyım?”, “İfadeye gitmezsem yakalama kararı çıkar mı?” ve “Polis beni evden alabilir mi?” soruları, hakkında ceza soruşturması bulunduğunu yeni öğrenen kişilerin en sık araştırdığı konular arasındadır. Özellikle polis merkezinden gelen telefon, SMS, eve gelen polis veya resmi çağrı kâğıdı kişide doğrudan yakalanacağı ya da tutuklanacağı endişesi yaratabilmektedir.
Kısa cevap şudur: Karakola ifadeye çağrılan kişinin çağrıya gitmemesi her durumda otomatik olarak yakalama kararı çıkarılması anlamına gelmez. Ancak usulüne uygun şekilde ifadeye çağrıldığı hâlde çağrıya uymayan şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilebilir; dosyanın koşullarına göre ilerleyen süreçte yakalama emri de gündeme gelebilir.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 145. maddesine göre ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi davetiye ile çağrılır, çağrılma nedeni açıkça belirtilir ve gelmemesi hâlinde zorla getirileceği bildirilir. CMK m.146 ise 145. maddeye göre çağrıldığı hâlde gelmeyen şüpheli veya sanık hakkında zorla getirme kararı verilebilmesine imkân tanımaktadır.
Bu nedenle Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin veya Bursa’da karakola ifadeye çağrılan kişinin çağrıyı görmezden gelmek yerine öncelikle çağrının niteliğini, hangi soruşturma kapsamında yapıldığını ve kendisinin hangi sıfatla ifadeye çağrıldığını öğrenmesi gerekir.
Karakola İfadeye Çağrılmak Ne Anlama Gelir?
Karakola ifadeye çağrılmanız çoğu zaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında kolluk tarafından beyanınızın alınmasının istendiği anlamına gelir. Ancak ifadeye çağrılan herkes şüpheli değildir. Kişi müşteki, mağdur, tanık veya bilgi sahibi sıfatıyla da çağrılmış olabilir.
Bu nedenle ilk sorulması gereken soru şudur:
“Hangi sıfatla ifadeye çağrılıyorum?”
Eğer “şüpheli” sıfatıyla çağrılıyorsanız hakkınızda bir suç şüphesi kapsamında soruşturma yürütülüyor demektir. Ancak şüpheli sıfatına sahip olmak suçlu olduğunuz anlamına gelmez. Soruşturma, suç işlendiğine ilişkin iddiaların araştırıldığı aşamadır.
İfadeye Gitmezsem Hemen Yakalama Kararı Çıkar mı?
Hayır. Burada zorla getirme kararı ile yakalama emrinin birbirinden ayrılması gerekir.
CMK m.145’e göre ifade veya sorgu amacıyla çağrılan kişiye çağrılma nedeni açıklanır ve gelmemesi hâlinde zorla getirilebileceği bildirilir. CMK m.146’ya göre ise bu şekilde çağrıldığı hâlde gelmeyen şüpheli veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir. Aynı hüküm, hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli neden bulunan kişileri de kapsamaktadır.
Dolayısıyla “bir kez karakola gitmedim, hakkımda otomatik olarak yakalama kararı çıkar” şeklinde kesin bir kural yoktur. Buna karşılık çağrının sürekli olarak dikkate alınmaması hukuki riskin artmasına neden olabilir.
Adalet Bakanlığının zorla getirme işlemlerine ilişkin genelgesinde de kural olarak şüpheli ve sanıkların öncelikle davetiye ile çağrılması gerektiği; CMK m.145 uyarınca yapılan çağrıya rağmen gelmeyenler bakımından ise zorla getirme hükümlerinin uygulanabileceği belirtilmektedir.
Zorla Getirme Kararı Nedir?
Zorla getirme, şüpheli veya sanığın belirli bir soruşturma veya kovuşturma işleminin gerçekleştirilebilmesi amacıyla yetkili makam önünde hazır bulundurulmasını sağlayan ceza muhakemesi işlemidir.
CMK m.146 uyarınca zorla getirme kararında kişinin kim olduğu, kendisiyle ilgili suç ve zorla getirilme nedeni belirtilir. Kararın bir örneğinin şüpheli veya sanığa verilmesi gerekir.
Zorla getirme kararının amacı kişiyi cezalandırmak değildir. Amaç, örneğin alınamayan ifadenin alınmasını ve soruşturma işleminin tamamlanmasını sağlamaktır.
Bu nedenle zorla getirme ile gözaltı veya tutuklama aynı şey değildir.
Zorla Getirme Kararı ile Yakalama Kararı Arasındaki Fark Nedir?
İnternette en fazla karıştırılan konulardan biri budur. Zorla getirme, yakalama, gözaltı ve tutuklama birbirinden farklı hukuki kurumlardır.
Zorla getirme, kişinin belirli bir adli işlem için yetkili makam önünde hazır bulundurulmasına yöneliktir. Yakalama, kanunda belirtilen koşullar altında kişinin özgürlüğünün geçici olarak sınırlandırılmasıdır. Gözaltı, yakalanan kişinin soruşturmanın gerektirdiği koşullar altında belirli süreyle tutulmasıdır. Tutuklama ise ancak kanuni şartların bulunması hâlinde hâkim tarafından karar verilebilen daha ağır bir koruma tedbiridir.
Bu nedenle karakola ifadeye gitmediğiniz için hakkınızda zorla getirme kararı verilmesi, otomatik olarak tutuklanacağınız anlamına gelmez.
Polis Telefonla İfadeye Çağırdı, Gitmezsem Ne Olur?
Uygulamada polis merkezlerinin şüpheli, müşteki veya diğer ilgililere telefonla ulaşarak ifade için davet ettiği sıklıkla görülmektedir. Ancak telefonla yapılan çağrı ile CMK m.145 kapsamında sonuçları belirtilmiş resmi davetiye aynı hukuki nitelikte değerlendirilmemelidir.
Bu nedenle yalnızca “polis beni telefonla aradı ama gitmedim” bilgisine dayanılarak otomatik olarak “hakkınızda yakalama çıkar” denilmesi hukuken isabetli değildir.
Bununla birlikte polis tarafından yapılan çağrının tamamen görmezden gelinmesi de önerilemez. Dosyada daha sonra resmi çağrı, zorla getirme veya başka bir adli işlem gündeme gelebilir.
Öncelikle arayan kişinin gerçekten kolluk görevlisi olup olmadığı doğrulanmalı; ardından hangi Cumhuriyet Başsavcılığının hangi soruşturma numaralı dosyası kapsamında ve hangi sıfatla çağrı yapıldığı öğrenilmelidir.
Polis WhatsApp’tan veya SMS ile İfadeye Çağırabilir mi?
Uygulamada kolluk birimleri telefon, SMS veya çeşitli iletişim araçları üzerinden kişilere ulaşabilmektedir. Ancak bu tür iletişimlerin hukuki sonuçları ile usulüne uygun resmi çağrının sonuçları aynı olmayabilir.
Bu noktada önemli olan çağrının hangi hukuki işleme dayandığıdır.
Özellikle telefon veya mesaj yoluyla yapılan bildirimde “gelmezseniz yakalama çıkar” denilmişse paniğe kapılmak yerine dosyanın niteliği araştırılmalıdır. Resmi bir çağrı, zorla getirme kararı veya mevcut yakalama emri bulunup bulunmadığı birbirinden ayrılmalıdır.
Karakoldan Aradılar, Hakkımda Şikâyet mi Var?
Olabilir, ancak kesin değildir.
Polisin sizi ifadeye çağırmasının nedeni bir kişinin hakkınızda şikâyette bulunması olabilir. Bunun yanında Cumhuriyet savcısının resen başlattığı bir soruşturma, başka bir şüphelinin beyanı, banka hareketleri, dijital incelemeler, kamera görüntüleri veya başka deliller nedeniyle de ifadenizin alınması istenebilir.
Bu nedenle telefonda yalnızca “hakkınızda dosya var” denilmesi soruşturmanın bütün kapsamını açıklamaz.
Şüpheli açısından asıl önemli olan hangi olay nedeniyle ve hangi suç isnadı kapsamında ifadesinin alınmak istendiğinin öğrenilmesidir.
İfadeye Gitmeden Önce Dosyayı Öğrenebilir miyim?
Soruşturma dosyasının içeriğine erişim CMK’daki soruşturmanın gizliliği ve dosya inceleme hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Müdafi, kanundaki koşullar doğrultusunda soruşturma dosyasını inceleyebilir ve belgelerden örnek alabilir. Bununla birlikte soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecek durumlarda kanunda belirtilen koşullarla inceleme yetkisinin kısıtlanması mümkündür.
Bu nedenle her soruşturma bakımından “ifade öncesinde dosyanın tamamını mutlaka görebilirsiniz” demek doğru değildir.
Bununla birlikte mümkün olduğu ölçüde soruşturma numarasının, suç isnadının, olay tarihinin ve dosyanın hukuki niteliğinin ifade öncesinde belirlenmesi savunmanın hazırlanması açısından önemlidir.
İfadeye Avukatla Gidebilir miyim?
Evet. Şüpheli müdafi yardımından yararlanma hakkına sahiptir.
Karakola yalnız gitmek zorunda değilsiniz. Şüpheli sıfatıyla ifade verecekseniz avukatınızla birlikte ifade işlemine katılabilirsiniz.
Özellikle dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma, tehdit, şantaj, yaralama, uyuşturucu suçları, cinsel suçlar, bilişim suçları, banka hesabı veya IBAN kullandırma iddiaları, yasa dışı bahis soruşturmaları, sosyal medya suçları, ticari ilişkilerden kaynaklanan ceza soruşturmaları ve ekonomik suçlarda ifade öncesinde dosyanın hukuki değerlendirmesinin yapılması önemlidir.
Kolluk uygulamasına ilişkin Adalet Bakanlığı kaynaklarında da CMK m.150 kapsamında zorunlu müdafiliğin söz konusu olduğu durumlarda ifadenin müdafi huzurunda alınması gerektiğine dikkat çekilmektedir.
Karakola Gidince Hemen Gözaltına Alınır mıyım?
Hayır. Şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmanız, otomatik olarak gözaltına alınacağınız anlamına gelmez.
Kişi karakola kendi iradesiyle giderek ifadesini verebilir ve işlem sonrasında ayrılabilir. Ancak somut soruşturmanın niteliğine, mevcut delillere ve hakkındaki adli kararlara göre farklı işlemlerin uygulanması mümkündür.
Bu nedenle özellikle ciddi bir suç isnadı söz konusuysa “nasıl olsa yalnızca ifade verip çıkacağım” şeklinde kesin bir varsayımda bulunulmamalıdır.
Karakola İfadeye Gidersem Tutuklanır mıyım?
Karakola ifade vermek için gitmek ile tutuklanmak arasında otomatik bir bağlantı yoktur.
Tutuklama, kanunda öngörülen koşulların bulunması hâlinde hâkim tarafından kararlaştırılabilen bir koruma tedbiridir. Polis tutuklama kararı veremez. Cumhuriyet savcısı da kişiyi tek başına tutuklayamaz.
Bu nedenle “ifadeye çağrıldım, kesin tutuklanacağım” düşüncesi doğru olmadığı gibi, ciddi bir soruşturmada hiçbir risk bulunmadığını düşünmek de doğru değildir.
Somut dosyanın suç isnadı ve delil durumu değerlendirilmelidir.
Hakkımda Yakalama Kararı Olup Olmadığını Nasıl Öğrenebilirim?
Bu konu özellikle karakola çağrıldıktan sonra uzun süre gitmeyen kişiler tarafından sıkça araştırılmaktadır.
Kişinin bazı adli dosyaları UYAP Vatandaş Portal ve e-Devlet üzerinden görüntülenebilmekle birlikte soruşturma evresinin gizliliği nedeniyle bütün soruşturma işlemlerinin veya bütün kararların kullanıcı ekranında eksiksiz şekilde görüneceği varsayılmamalıdır.
Dolayısıyla “e-Devlet’te bir şey görünmüyor, hakkımda hiçbir karar yok” sonucuna yalnızca bu nedenle ulaşılması güvenli değildir.
Dosyanın hukuki durumunun ilgili soruşturma üzerinden değerlendirilmesi gerekir.
İfadeye Gitmezsem Polis Eve Gelir mi?
Hakkında zorla getirme veya yakalama yönünde infaz edilmesi gereken bir karar bulunan kişinin adresinde kolluk tarafından aranması gündeme gelebilir.
Ancak polisin eve gelmesi de tek başına tutuklama kararı bulunduğu anlamına gelmez. Kolluk görevlileri kişiye ulaşmak, ifadeye davet etmek, tebligat veya başka bir adli işlemi yerine getirmek amacıyla da adrese gelebilir.
Polis eve geldiğinde yapılması gereken en önemli şeylerden biri işlemin hukuki niteliğini sormaktır:
“Hakkımda ifade çağrısı mı, zorla getirme kararı mı, yoksa yakalama emri mi bulunuyor?”
Bu üç durumun hukuki sonuçları birbirinden farklıdır.
İş Yerime Polis Gelir mi?
Şüpheliye ikamet adresinden veya bilinen diğer iletişim kanallarından ulaşılamaması ve hakkında infaz edilmesi gereken bir karar bulunması durumunda kolluğun kişinin bulunabileceği yerlere yönelik işlemleri gündeme gelebilir.
Bu nedenle “karakola gitmeyeyim, bir süre sonra dosya kapanır” şeklinde hareket edilmesi doğru bir strateji değildir. Özellikle soruşturma dosyalarında zamanaşımı süreleri suçun niteliğine göre uzun olabileceğinden, çağrıyı görmezden gelmek sorunu kendiliğinden ortadan kaldırmayabilir.
Şehir Dışındaysam İfadeye Gitmezsem Ne Olur?
İfade için çağrıldığınız tarihte başka bir şehirde bulunmanız, yurt dışında olmanız, sağlık sorununuz bulunması veya başka haklı bir mazeretiniz olması durumunda bu hususun ilgili makama bildirilmesi önemlidir.
Mazeretin kabul edilip edilmeyeceği somut olayın koşullarına göre değerlendirilir. Bazı durumlarda ifadenin kişinin bulunduğu yerde talimat yoluyla alınması da gündeme gelebilir.
Örneğin İstanbul’daki bir soruşturma kapsamında Ankara’da yaşayan şüphelinin veya İzmir’deki bir soruşturma kapsamında Bursa’da bulunan kişinin ifadesinin nasıl alınacağı dosyanın durumuna göre değerlendirilmelidir.
Başka Şehirdeki Karakola İfade Verebilir miyim?
Her durumda kişinin istediği herhangi bir polis merkezine giderek aynı soruşturma kapsamında ifade vermesi mümkün olmayabilir. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ve kolluk birimleri arasındaki yazışmalar önemlidir.
Kişi başka şehirde yaşıyorsa soruşturmayı yürüten makam tarafından talimat işlemleri gerçekleştirilebilir.
Bu nedenle çağrıyı yapan polis merkezini arayarak “başka şehirdeyim, burada ifade verebilir miyim?” diye bilgi alınması ve gerekiyorsa hukuki girişimde bulunulması daha doğru olacaktır.
İfadeye Gitmeden Önce Ne Yapmalıyım?
Öncelikle çağrının gerçek olup olmadığı doğrulanmalıdır. Ardından hangi Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması olduğu, soruşturma numarası, kişinin hangi sıfatla çağrıldığı, isnat edilen suç ve ifade tarihi öğrenilmelidir.
Şüpheli sıfatıyla ifade verilecekse olayla ilgili belgeler korunmalıdır. WhatsApp mesajları, SMS kayıtları, e-postalar, banka dekontları, sözleşmeler, faturalar, kamera kayıtları, konum verileri ve tanık bilgileri gibi şüpheli lehine olabilecek delillerin kaybolmaması önemlidir.
Soruşturmayı öğrendikten sonra panikle mesaj silmek, telefonu sıfırlamak veya diğer kişilerle ifadeleri uyumlu hâle getirmeye çalışmak doğru değildir.
Karakolda Susma Hakkımı Kullanabilir miyim?
Evet. Şüphelinin kendisine yöneltilen suçlama hakkında açıklamada bulunmama hakkı bulunmaktadır.
Ancak susma hakkının kullanılması konusunda her dosya için tek bir doğru strateji bulunmaz. Bazı soruşturmalarda şüphelinin elindeki belgelerle birlikte ayrıntılı savunma yapması lehine olabilir. Bazı dosyalarda ise henüz isnadın ve delillerin kapsamı yeterince bilinmediğinden daha kontrollü hareket edilmesi gerekebilir.
Susma hakkını kullanmak suçun kabulü anlamına gelmez.
İfade Tutanaklarını Okumadan İmzalamayın
Karakoldaki ifade işleminin sonunda düzenlenen tutanak dikkatlice okunmalıdır. Söylediğiniz bir ifadenin eksik, yanlış veya farklı anlam oluşturacak biçimde tutanağa geçirildiğini düşünüyorsanız düzeltilmesini talep etmeniz gerekir.
Özellikle tarih, para miktarı, kişi isimleri, telefon görüşmeleri, banka transferleri, olay sıralaması ve mesaj içerikleri gibi ayrıntılardaki küçük görünen hatalar soruşturmanın ilerleyen aşamalarında önemli hâle gelebilir.
Bu nedenle ifade tutanağının “formaliteden ibaret” olduğu düşünülmemelidir.
2026 Güncel Mevzuata Göre İfadeye Gitmemenin Sonucu
2026 yılı itibarıyla CMK m.145 ve m.146’nın ifadeye çağrı ve zorla getirmeye ilişkin temel sistemi geçerliliğini korumaktadır. CMK m.145 açık biçimde ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişinin çağrılacağını ve gelmemesi durumunda zorla getirileceğinin bildirileceğini; CMK m.146 ise usulüne uygun çağrıya rağmen gelmeyen şüpheli veya sanık hakkında zorla getirme kararı verilebileceğini düzenlemektedir.
Bu nedenle 2026 yılında da “ifadeye gitmezsem hiçbir şey olmaz” düşüncesi doğru değildir. Aynı şekilde “karakola bir kere gitmedim, kesin hakkımda yakalama kararı çıkar” düşüncesi de hukuken doğru bir genelleme değildir.
Çağrının usulü, kişinin şüpheli olup olmadığı, dosyanın niteliği, daha önce yapılan çağrılar, mevcut adli kararlar ve soruşturmanın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.
Güncel mevzuatın kontrolü için Mevzuat Bilgi Sistemi ve yeni düzenlemelerin yayımlandığı Resmî Gazete üzerinden resmi kaynaklara erişilebilir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da İfadeye Çağrılma Süreci
Ceza Muhakemesi Kanunu Türkiye genelinde uygulanmaktadır. Dolayısıyla Ankara’da karakola ifadeye çağrılan şüpheli ile İstanbul, İzmir, Mersin veya Bursa’da ifadeye çağrılan kişinin temel savunma hakları mevzuat bakımından aynıdır.
Bununla birlikte her soruşturmanın suç türü, delil yapısı ve hakkında verilmiş kararlar farklı olabilir. Özellikle farklı şehirde yürütülen soruşturmalar, talimat ifadeleri, zorla getirme kararları ve yakalama emirleri bakımından dosya bazında değerlendirme yapılması gerekir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, şüpheli ifade işlemleri, savcılık soruşturmaları, zorla getirme ve yakalama kararlarının değerlendirilmesi ile ceza soruşturmalarının takibi alanında hukuki destek sunmaktadır. Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, somut dosyanın niteliğine göre ifade öncesinde suç isnadının ve savunma stratejisinin değerlendirilmesi, ifade işlemine müdafi olarak katılım ve soruşturmanın sonraki aşamalarının takibi konularında hukuki hizmet sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Karakola ifadeye çağrıldım, gitmezsem hemen yakalama kararı çıkar mı?
Hayır. İfadeye bir kez gitmemek otomatik olarak yakalama kararı çıkarıldığı anlamına gelmez. Ancak CMK m.145 uyarınca usulüne uygun çağrıya rağmen gitmeyen şüpheli hakkında CMK m.146 kapsamında zorla getirme kararı verilebilir. Dosyanın ilerleyen aşamalarında başka adli kararların gündeme gelmesi de mümkündür.
2. Polis telefonla ifadeye çağırdı, gitmek zorunda mıyım?
Telefonla yapılan çağrı ile sonuçları belirtilmiş resmi davetiye aynı hukuki nitelikte değildir. Bununla birlikte polis çağrısını tamamen görmezden gelmek yerine soruşturma numarası, çağrılma sıfatı ve işlemin niteliği öğrenilmelidir.
3. İfadeye gitmezsem polis eve gelir mi?
Hakkınızda zorla getirme veya yakalama yönünde infaz edilmesi gereken bir karar bulunması hâlinde kolluğun adresinize gelmesi mümkündür. Ancak polisin eve gelmesi her durumda yakalama kararı bulunduğunu göstermez.
4. Zorla getirme kararı yakalama kararı mıdır?
Hayır. Bunlar farklı hukuki işlemlerdir. Zorla getirme kişinin belirli bir işlem için yetkili makam önünde hazır bulundurulmasını amaçlar.
5. Zorla getirilirsem gözaltına alınır mıyım?
Zorla getirme kararı tek başına gözaltı kararı değildir. Ancak somut soruşturmanın koşullarına göre ifade sonrasında başka ceza muhakemesi işlemleri gündeme gelebilir.
6. Karakola ifadeye avukatla gidebilir miyim?
Evet. Şüpheli müdafi yardımından yararlanabilir ve avukatıyla birlikte ifade verebilir. Bazı hâllerde müdafi görevlendirilmesi ayrıca zorunludur.
7. İfade vermeye gidersem tutuklanır mıyım?
Sadece ifadeye çağrılmış olmanız tutuklanacağınız anlamına gelmez. Tutuklama için kanundaki şartların bulunması ve hâkim tarafından karar verilmesi gerekir.
8. Şehir dışındayım, çağrıldığım karakola gidemiyorum. Ne yapmalıyım?
Mazeretinizi ilgili birime bildirmeniz ve ifadenizin bulunduğunuz şehirde talimat yoluyla alınıp alınamayacağını öğrenmeniz uygun olacaktır. Mazereti bildirmeden çağrıyı tamamen görmezden gelmek risk yaratabilir.
9. Hakkımda yakalama kararı olup olmadığını e-Devlet’ten kesin olarak görebilir miyim?
UYAP ve e-Devlet üzerinden bazı dosya bilgilerine erişilebilir; ancak soruşturma evresindeki bütün işlem ve kararların her durumda kullanıcı ekranında eksiksiz görüntüleneceği varsayılmamalıdır.
10. Karakoldan arandığımda ilk olarak ne yapmalıyım?
Arayan birimi doğrulayın, hangi Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasından arandığınızı, soruşturma numarasını, hangi sıfatla çağrıldığınızı ve ifade tarihini öğrenin. Şüpheli olarak çağrılıyorsanız özellikle ciddi suç isnatlarında ifade öncesinde dosyanın hukuki açıdan değerlendirilmesi önemlidir.
Uzman Hukuki Destek
Hak kaybı yaşamamak için uzman desteği şarttır. Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren ceza hukuku, ifade işlemleri, zorla getirme ve yakalama kararları alanında uzman avukat ile çalışarak soruşturmanın ilk aşamasından itibaren haklarınızı güvence altına alabilirsiniz.
Karakola ifadeye çağrılma, polis tarafından ifadeye davet edilme, şüpheli ifadesi, savcılık soruşturması, zorla getirme kararı, yakalama emri, gözaltı işlemleri, ifade öncesi dosya değerlendirmesi ve ceza soruşturmalarının takibi uyuşmazlıklarında FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK olarak profesyonel hukuki destek sunuyoruz.
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Bu makale genel bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir hak kaybına uğramamak adına kendi özel durumunuz için avukatınıza danışmanızı tavsiye ederiz.




