
Yüksek Miktarlı Ticari Alacaklarda Tahsilat Stratejisi Nasıl Belirlenir? 2026 Güncel Rehber
11 Ağustos 2026
Ödenmeyen Şirket Alacakları Nasıl Tahsil Edilir? Adım Adım Hukuki Rehber
11 Ağustos 2026Milyonluk alacak için icra takibi başlatmadan önce ne yapılmalı? Borçlu malvarlığı, zamanaşımı, faiz, yetki, ihtiyati haciz, banka hesapları, taşınmazlar, üçüncü kişilerdeki Milyonluk Alacaklarda İcra Takibi Öncesi Yapılması Gereken 20 Kontrol
Milyonlarca liralık bir alacak söz konusu olduğunda icra takibinin başarısı yalnızca ödeme emrinin borçluya gönderilmesine bağlı değildir. Asıl başarı, takip başlamadan önce dosyanın ne kadar doğru hazırlandığına bağlıdır.
Özellikle yüksek miktarlı ticari alacaklarda yanlış borçluya takip başlatılması, hatalı faiz talep edilmesi, zamanaşımının gözden kaçırılması, yetkisiz icra dairesinde işlem yapılması, şahsi kefaletin fark edilmemesi veya borçlunun mal kaçırma riskine rağmen ihtiyati haciz değerlendirilmeden hareket edilmesi ciddi zaman ve para kaybına yol açabilir.
Daha önemlisi, alacaklı aylarca hukuki süreçle uğraşırken borçlu taşınmazlarını satabilir, araçlarını yakınlarına devredebilir, banka hesaplarındaki paraları çekebilir, ticari alacaklarını başka şirketlere yönlendirebilir veya konkordato sürecine girebilir.
Bu nedenle özellikle milyonluk alacaklarda icra takibi önce dosyada, sonra UYAP’ta başlamalıdır.
Takip talebi hazırlanmadan önce alacağın hukuki dayanağından borçlunun malvarlığına kadar bütün kritik noktalar kontrol edilmelidir.
Aşağıdaki 20 kontrol, yüksek tutarlı alacakların tahsilinde takip öncesi hukuki incelemenin temel çerçevesini oluşturmaktadır.
1. Alacağın Gerçek Borçlusu Doğru Belirlendi mi?
İlk ve en temel kontrol borçlunun kim olduğudur.
Özellikle şirketler grubuyla çalışılan ticari ilişkilerde faturanın kesildiği şirket, sözleşmeyi imzalayan şirket, ödeme yapan şirket ve fiilen malı teslim alan şirket farklı olabilir.
Örneğin sözleşme A Ltd. Şti. ile imzalanmış ancak ödemeler aynı gruptaki B A.Ş. tarafından yapılmış olabilir.
Bu durum B şirketinin otomatik olarak borçtan sorumlu olduğu anlamına gelmez.
Takip başlatılmadan önce borcun hangi gerçek veya tüzel kişiye ait olduğu kesin şekilde belirlenmelidir.
Yanlış şirkete karşı milyonlarca liralık takip başlatılması itiraz, dava ve vekalet ücreti riskleri doğurabilir.
2. Şirketin Güncel Ticaret Unvanı Kontrol Edildi mi?
Borçlu şirketin ticaret sicilindeki güncel unvanı mutlaka kontrol edilmelidir.
Şirket:
unvan değiştirmiş,
merkezini taşımış,
birleşmiş,
bölünmüş,
tür değiştirmiş,
tasfiyeye girmiş
olabilir.
Eski faturadaki şirket bilgileri üzerinden hareket etmek yerine güncel ticaret sicili kayıtları incelenmelidir.
Özellikle milyonluk alacaklarda borçlunun hukuki statüsündeki değişiklikler tahsilat stratejisini doğrudan etkileyebilir.
3. Alacağın Hukuki Dayanağı Yeterince Güçlü mü?
“Bize borcu var” demek icra dosyası açısından yeterli değildir.
Alacağın hangi belge veya hukuki ilişkiden doğduğu belirlenmelidir.
Dosyada:
sözleşme,
fatura,
irsaliye,
teslim tutanağı,
cari hesap ekstresi,
mutabakat,
banka hareketi,
çek,
bono,
e-posta,
KEP yazışması,
sipariş formu
bulunabilir.
Bu belgelerin birbirleriyle uyumlu olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Özellikle borçlunun itiraz etmesi bekleniyorsa takip sonrasında açılabilecek dava daha takip başlamadan düşünülmelidir.
4. Alacak Muaccel Hale Geldi mi?
İcra takibinden önce alacağın vadesinin gelip gelmediği kontrol edilmelidir.
Sözleşmede belirli ödeme tarihi bulunabilir.
Örneğin “fatura tarihinden itibaren 60 gün içerisinde ödeme” kararlaştırılmış olabilir.
Bu durumda alacağın hangi tarihte muaccel olduğu hesaplanmalıdır.
Vadesi henüz gelmemiş bir alacağın yanlış zamanda takibe konulması hukuki sorun yaratabilir.
5. Zamanaşımı Süresi Kontrol Edildi mi?
Milyonluk alacaklarda yapılabilecek en ağır hatalardan biri zamanaşımının gözden kaçırılmasıdır.
Her alacak için tek bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır.
Alacağın kaynağına göre uygulanacak süre değişebilir.
Çek, bono, ticari satış, kira, eser sözleşmesi veya başka bir hukuki ilişkiden kaynaklanan talepler farklı zamanaşımı hükümlerine tabi olabilir.
Bu nedenle takip öncesinde:
alacağın doğum tarihi,
muacceliyet tarihi,
uygulanacak zamanaşımı süresi,
zamanaşımını kesen işlemler
ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
6. Asıl Alacak Tutarı Doğru Hesaplandı mı?
Özellikle uzun süreli ticari ilişkilerde bakiye hesabı düşündüğünden daha karmaşık olabilir.
Taraflar arasında yüzlerce fatura, kısmi ödeme, iade, mahsup veya avans işlemi bulunabilir.
Örneğin alacaklı şirket kendi kayıtlarına göre 18 milyon TL alacaklı olduğunu düşünürken bazı ödemeler yanlış faturaya mahsup edilmiş olabilir.
Takip öncesinde cari hesap hareketleri satır satır kontrol edilmelidir.
Yanlış ana para üzerinden takip başlatılması daha sonra bütün dosyayı tartışmalı hale getirebilir.
7. Talep Edilecek Faiz Doğru Belirlendi mi?
Yüksek tutarlı alacaklarda faiz hesabındaki küçük bir oran farkı bile milyonlarca liralık sonuç yaratabilir.
Bu nedenle:
hangi faiz türünün uygulanacağı,
faizin başlangıç tarihi,
sözleşmesel faiz bulunup bulunmadığı,
ticari temerrüt faizi şartlarının oluşup oluşmadığı,
değişen oranların nasıl uygulanacağı
kontrol edilmelidir.
Takip talebine otomatik şekilde yüksek faiz oranı yazılması doğru bir tahsilat stratejisi değildir.
8. Borçlu Temerrüde Düştü mü?
Faizin başlangıcı ve bazı hukuki talepler bakımından temerrüt tarihi önemlidir.
Borçluya daha önce ihtar gönderilmiş olabilir.
Sözleşmede kesin vade kararlaştırılmış olabilir.
Faturada ödeme tarihi bulunabilir.
KEP üzerinden ödeme talebi gönderilmiş olabilir.
Bu belgeler takip öncesinde incelenerek temerrüdün hangi tarihte gerçekleştiği belirlenmelidir.
9. Doğru İcra Takip Yolu Belirlendi mi?
Her alacak aynı takip yöntemiyle tahsil edilmez.
Somut dosyada:
genel haciz yoluyla ilamsız takip,
kambiyo senetlerine özgü haciz yolu,
ilamlı icra,
rehinin paraya çevrilmesi
gibi farklı yollar gündeme gelebilir.
Örneğin geçerli bir bono bulunan dosyada kambiyo takibi imkanı değerlendirilmeden yalnızca genel haciz yoluna başvurulması stratejik açıdan uygun olmayabilir.
Takip türü, alacağın belgesine göre belirlenmelidir.
10. Çek veya Senet Teknik Olarak Kontrol Edildi mi?
Elinizde çek veya bono bulunması belgenin mutlaka sorunsuz şekilde takibe konulabileceği anlamına gelmez.
Belgenin:
zorunlu unsurları,
imzaları,
vadesi,
düzenleme tarihi,
ciro zinciri,
aval kayıtları,
zamanaşımı
kontrol edilmelidir.
Özellikle milyonluk senetlerde takibe geçmeden önce şekli inceleme yapılması büyük önem taşır.
11. Kefil, Avalist veya Başka Bir Şahsi Teminat Veren Var mı?
Yüksek tutarlı alacaklarda en değerli bilgilerden biri çoğu zaman sözleşmenin son sayfalarında bulunur.
Şirket borcu için şirket ortağı veya yöneticisi:
kefil olmuş,
aval vermiş,
müşterek borçlu sıfatını kabul etmiş
olabilir.
Ancak kefaletin kanuni şekil şartlarına uygunluğu ayrıca incelenmelidir.
Geçerli şahsi teminat bulunması halinde yalnızca borçlu şirketin malvarlığına bağımlı kalınmayabilir.
12. Rehin, İpotek veya Teminat Mektubu Var mı?
Alacak için daha önce teminat alınmış olabilir.
Taşınmaz ipoteği, taşınır rehni, ticari işletmeye ilişkin teminatlar, banka teminat mektubu veya başka bir güvence bulunabilir.
Takip öncesinde teminatın:
halen geçerli olup olmadığı,
hangi borcu güvence altına aldığı,
tutarı,
derecesi,
başka alacaklıların önceliği
incelenmelidir.
Örneğin 20 milyon TL alacak için 30 milyon TL değerinde taşınmaz ipoteği bulunması ilk bakışta güçlü görünür.
Ancak aynı taşınmaz üzerinde daha önce kurulmuş 25 milyon TL’lik banka ipoteği varsa ekonomik tablo tamamen değişebilir.
13. İhtiyati Haciz Şartları Var mı?
Milyonluk alacaklarda takipten önce yapılması gereken en önemli kontrollerden biri budur.
Borçlunun mallarını devretme veya tahsilatı güçleştirme riski varsa İİK m.257 ve devamındaki ihtiyati haciz şartları değerlendirilmelidir.
İhtiyati haciz özellikle:
yüksek miktarlı para alacaklarında,
borçlunun malvarlığını azaltmaya başladığı durumlarda,
şirket faaliyetlerinin kötüleştiği dosyalarda,
borçlunun adres veya faaliyet yapısını değiştirdiği hallerde
kritik önem taşıyabilir.
Kanuni şartların bulunması halinde önce ihtiyati haciz stratejisinin değerlendirilmesi, sonra esas takip işlemlerinin planlanması gerekebilir.
14. Borçlunun Taşınmazlarının Gerçek Tahsil Değeri Araştırıldı mı?
Borçlunun taşınmazının bulunması tek başına tahsilat güvencesi değildir.
Taşınmazın üzerinde:
ipotek,
önceki haciz,
intifa hakkı,
şerh,
başka sınırlamalar
bulunabilir.
Ayrıca taşınmazın piyasa değeri ile cebri satışta elde edilebilecek değer aynı olmayabilir.
Bu nedenle yalnızca “borçlunun üç taşınmazı var” bilgisine dayanarak tahsilatın garanti olduğu düşünülmemelidir.
Her taşınmaz için yaklaşık net tahsil değeri değerlendirilmelidir.
15. Borçlunun Araç ve Ticari Varlıkları Araştırıldı mı?
Borçlu şirketin araçları, makineleri, ekipmanları veya başka ticari varlıkları bulunabilir.
Özellikle lojistik, üretim, enerji, inşaat ve sanayi şirketlerinde taşınır malvarlığı ciddi ekonomik değer taşıyabilir.
Ancak bu malların:
finansal kiralama konusu olup olmadığı,
rehinli bulunup bulunmadığı,
gerçekten borçluya ait olup olmadığı,
ekonomik değerinin ne olduğu
kontrol edilmelidir.
16. Borçlunun Banka Hesapları Dışındaki Alacakları Düşünüldü mü?
Tahsilatta yapılan yaygın hatalardan biri yalnızca banka hesabına odaklanmaktır.
Borçlunun banka hesabı boş olabilir ancak üçüncü kişilerden milyonlarca lira alacağı bulunabilir.
Örneğin borçlunun:
müşterilerinden ticari alacakları,
POS alacakları,
kira gelirleri,
hakediş alacakları,
başka şirketlerden cari hesap alacakları,
başka icra dosyalarından gelecek paraları
bulunabilir.
Bu hak ve alacakların haczi için İİK m.89 ve diğer haciz yöntemleri değerlendirilebilir.
17. Borçlunun Ana Müşterileri ve Üçüncü Kişilerdeki Alacakları Belirlendi mi?
Özellikle şirket borçlularında bu kontrol son derece değerlidir.
Örneğin borçlu inşaat şirketinin taşınmazı bulunmayabilir ancak büyük bir projeden 40 milyon TL hakediş alacağı olabilir.
Borçlu üretici şirketin banka hesabı boş olabilir ancak üç büyük müşterisinden düzenli tahsilatı bulunabilir.
Borçlunun ekonomik faaliyetinin nasıl para ürettiği anlaşılmadan doğru haciz stratejisi kurulamaz.
Yüksek tutarlı alacaklarda soru yalnızca “Borçlunun ne malı var?” değildir.
Aynı zamanda “Borçlu parasını nereden kazanıyor ve kimden alacaklı?” sorusu sorulmalıdır.
18. Son Dönemde Şüpheli Mal Devirleri Yapılmış mı?
Borçlunun bugün üzerinde mal bulunmaması geçmişte de malı olmadığı anlamına gelmez.
Takip öncesinde mümkün olduğu ölçüde şüpheli devirler değerlendirilmelidir.
Örneğin borçlu:
evini eşine,
aracını çocuğuna,
arsasını kardeşine,
şirket hisselerini yakınına,
ticari mallarını ilişkili şirkete
devretmiş olabilir.
Bu durumda İİK m.277 ve devamındaki tasarrufun iptali hükümleri veya işlemin gerçek niteliğine göre TBK m.19 kapsamında muvazaa iddiası gündeme gelebilir.
Özellikle alacağın doğum tarihi ile mal devir tarihleri mutlaka karşılaştırılmalıdır.
19. Konkordato, İflas veya Finansal Kriz Riski Var mı?
Milyonluk alacaklarda takip öncesinde yalnızca hukuki değil, ekonomik risk analizi de yapılmalıdır.
Borçlu şirket:
ödemelerini geciktirmeye başlamış,
çekleri karşılıksız çıkmış,
tedarikçilerine ödeme yapamıyor,
personel azaltıyor,
şubelerini kapatıyor,
mallarını hızla satıyor,
sürekli vade talep ediyor
olabilir.
Bunlar finansal sıkıntının göstergeleri olabilir.
Borçlunun konkordato başvurusu yapması halinde icra takiplerinin hukuki durumu önemli ölçüde değişebilir.
İİK m.294 ve devamındaki konkordato hükümleri nedeniyle yüksek riskli borçlularda zamanlama son derece önemlidir.
20. Takip Başlatıldıktan Sonraki İlk 30 Gün Planlandı mı?
İcra takibi başlatmak stratejinin sonu değil başlangıcıdır.
Takip açılmadan önce şu ihtimaller planlanmalıdır:
Borçlu itiraz ederse ne yapılacak?
Ödeme emri tebliğ edilemezse ne yapılacak?
Banka hesapları boş çıkarsa ikinci haciz hedefi ne olacak?
Borçlu mal devretmişse hangi dava açılacak?
Konkordato başvurusu yapılırsa nasıl hareket edilecek?
Üçüncü kişilerdeki alacaklara nasıl ulaşılacak?
Borçlu ödeme teklifinde bulunursa hangi teminat istenecek?
Bu soruların cevabı takip açılmadan önce hazırlanmışsa dosya çok daha hızlı yönetilebilir.
Milyonluk Alacaklarda Takip Öncesi Risk Puanlaması Nasıl Yapılabilir?
Pratik olarak dosyalar üç gruba ayrılabilir.
Düşük Riskli Tahsilat Dosyası
Borçlu faal durumdadır, ödeme gücü bulunmaktadır, önemli taşınmazları vardır, alacak güçlü belgelerle ispatlanmaktadır ve konkordato belirtisi bulunmamaktadır.
Bu dosyalarda standart takip yöntemleri yeterli olabilir.
Orta Riskli Tahsilat Dosyası
Borçlu ödemeleri geciktirmeye başlamıştır, banka hesapları düzensizdir veya bazı malvarlığı devirleri bulunmaktadır.
Bu dosyalarda daha hızlı haciz ve ihtiyati haciz stratejileri değerlendirilmelidir.
Yüksek Riskli Tahsilat Dosyası
Borçlu şirket faaliyetlerini azaltmış, mallarını yakınlarına veya ilişkili şirketlere devretmiş, yüksek miktarda başka borcu bulunan veya konkordato hazırlığında olduğu düşünülen bir yapıdadır.
Bu dosyalarda klasik “takibi açalım, sonucu görelim” yaklaşımı ciddi tahsilat kaybına yol açabilir.
10 Milyon TL’lik Alacak Örneği
A şirketinin B Ltd. Şti.’den 10 milyon TL alacağı bulunduğunu düşünelim.
Dosyada sözleşme, faturalar ve cari hesap mutabakatı bulunmaktadır.
Ancak takip öncesi araştırmada B şirketinin üç ay önce taşınmazını sattığı, iki aracını şirket ortağının yakınlarına devrettiği ve son haftalarda tedarikçilerinden sürekli vade istediği görülmektedir.
Bu durumda yalnızca standart ilamsız takip başlatmak yerine:
alacağın belgeleri,
ihtiyati haciz şartları,
geçmiş mal devirleri,
tasarrufun iptali ihtimali,
şirketin üçüncü kişilerdeki alacakları,
konkordato riski
birlikte değerlendirilmelidir.
Dosyanın gerçek tahsilat stratejisi bu analizden sonra belirlenmelidir.
50 Milyon TL’lik Alacak Örneği
Borçlu şirketin 50 milyon TL borcu bulunmasına rağmen banka hesaplarında para bulunmayabilir.
Ancak şirketin büyük bir ana yükleniciden 30 milyon TL hakediş alacağı ve kiraya verdiği ticari taşınmazlardan düzenli kira gelirleri bulunabilir.
Bu durumda yalnızca banka haczi uygulamak yerine üçüncü kişilerdeki alacaklara yönelmek tahsilat açısından daha etkili olabilir.
İİK m.89 kapsamında haciz ihbarnameleri ve diğer uygun haciz yöntemleri bu nedenle yüksek tutarlı ticari dosyalarda kritik önem taşır.
100 Milyon TL’lik Alacakta En Büyük Risk Nedir?
Alacağın miktarı büyüdükçe borçlunun tek bir malvarlığı üzerinden tam tahsil ihtimali azalabilir.
Bu nedenle tahsilat farklı kanallara bölünebilir:
banka hesapları,
taşınmazlar,
araçlar,
ticari alacaklar,
kira gelirleri,
şirket hisseleri,
hakedişler,
teminatlar,
kefiller,
tasarrufun iptali davaları.
Yüksek tutarlı tahsilatta başarı çoğu zaman tek büyük hacizden değil, birden fazla doğru işlemin aynı anda yürütülmesinden kaynaklanır.
Takip Öncesinde Borçluya İhtar Göndermek Gerekir mi?
Her alacakta zorunlu değildir.
Alacağın muacceliyet ve temerrüt koşullarına göre ihtar gerekebilir veya kesin vade nedeniyle ayrıca ihtara ihtiyaç bulunmayabilir.
Bu nedenle otomatik şekilde ihtarname göndermek yerine somut sözleşme incelenmelidir.
Bazı dosyalarda gereksiz ihtar, borçluya malvarlığını devretmesi için zaman kazandırabilir.
Bazı dosyalarda ise ihtar temerrüt ve faiz bakımından gerekli olabilir.
Bu nedenle milyonluk alacaklarda ihtarın kendisi dahi stratejik bir karar olmalıdır.
Arabuluculuk İcra Takibinden Önce Zorunlu mudur?
Ticari uyuşmazlıklarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin davalarda dava şartı arabuluculuk hükümleri gündeme gelebilir.
Ancak dava şartı arabuluculuk ile doğrudan ilamsız icra takibi aynı şey değildir.
Borçlu takibe itiraz ettiğinde açılacak davanın niteliğine göre arabuluculuk şartı ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle takip başlatılırken yalnızca bugünkü işlem değil, itirazdan sonraki dava aşaması da planlanmalıdır.
Borçlu Ödeme Teklifi Yaparsa İcra Takibi Bekletilmeli mi?
Bu tamamen teklifin güvenilirliğine bağlıdır.
Örneğin borçlu:
“Üç ay sonra tamamını ödeyeceğim.”
diyebilir.
Milyonluk alacaklarda yalnızca sözlü ödeme vaadine güvenerek beklemek risklidir.
Süre verilecekse karşılığında:
ipotek,
rehin,
geçerli kefalet,
banka teminat mektubu,
aval,
başka güçlü teminatlar
değerlendirilebilir.
Borçlu ödeme süresi isterken malvarlığını azaltmaya devam ediyorsa durum daha da dikkatli incelenmelidir.
Milyonluk Alacaklarda En Sık Yapılan 10 Takip Öncesi Hata
- Borçlunun güncel şirket bilgilerini kontrol etmemek.
- Zamanaşımını incelememek.
- Yanlış ana para üzerinden takip başlatmak.
- Faiz türünü ve başlangıç tarihini yanlış belirlemek.
- Kefalet ve avalı fark etmemek.
- İhtiyati haciz imkanını değerlendirmemek.
- Yalnızca banka hesabına güvenmek.
- Üçüncü kişilerdeki alacakları araştırmamak.
- Şüpheli geçmiş mal devirlerini gözden kaçırmak.
- Konkordato riskini takip başlamadan değerlendirmemek.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Milyonluk alacaklarda doğrudan icra takibi başlatmak doğru mudur?
Her dosyada değil. Öncelikle alacağın belgesi, borçlunun ekonomik durumu, malvarlığı ve ihtiyati haciz imkanları değerlendirilmelidir.
2. İcra takibinden önce borçlunun malvarlığı araştırılabilir mi?
Hukuken erişilebilen kaynaklar ve somut olayın imkanları çerçevesinde takip öncesi risk analizi yapılabilir. İcra dosyası açıldıktan sonra kullanılabilecek resmi sorgulama ve haciz imkanları ise ayrıca değerlendirilir.
3. Borçlunun banka hesabı boşsa alacak tahsil edilemez mi?
Hayır. Taşınmazlar, araçlar, ticari alacaklar, kira gelirleri, POS alacakları, hakedişler ve başka üçüncü kişi alacakları bulunabilir.
4. Borçlu mallarını takipten önce devrettiyse ne yapılabilir?
Şartları varsa tasarrufun iptali veya işlemin niteliğine göre muvazaa iddiasına dayanan hukuki yollar değerlendirilebilir.
5. İhtiyati haciz takipten önce alınabilir mi?
İİK m.257 ve devamındaki şartlar gerçekleşmişse ihtiyati haciz, esas takipten önce de talep edilebilen geçici hukuki korumalardan biridir.
6. Şirket borcu için ortağın evine haciz konulabilir mi?
Kural olarak şirket borcu nedeniyle doğrudan ortağın kişisel malvarlığına gidilemez. Ancak şahsi kefalet, aval veya başka kişisel sorumluluk sebebi varsa durum farklı olabilir.
7. Ticari alacaklarda faiz nasıl belirlenir?
Alacağın kaynağı, sözleşme hükümleri, tarafların tacir olup olmadığı, temerrüt tarihi ve uygulanacak mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.
8. Borçlu konkordato başvurusu yaparsa ne olur?
Konkordato mühleti icra takipleri bakımından önemli sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle finansal sıkıntı belirtileri bulunan borçlularda takip zamanlaması önemlidir.
9. Borçlunun müşterisindeki alacağı haczedilebilir mi?
Şartları bulunuyorsa borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları haczedilebilir. İİK m.89 bu alanda önemli araçlardan biridir.
10. Yüksek tutarlı alacaklarda en önemli kontrol hangisidir?
Tek bir kontrol yoktur. En güçlü tahsilat stratejisi alacağın hukuki gücü ile borçlunun gerçek tahsil kabiliyetinin birlikte analiz edilmesiyle oluşturulur.
Milyonluk Alacaklarda Hız Kadar Hazırlık da Önemlidir
Yüksek miktarlı alacaklarda hızlı hareket etmek önemlidir ancak hazırlıksız hareket etmek daha büyük zarar yaratabilir.
Takip açılmadan önce doğru borçlu, alacak miktarı, faiz, zamanaşımı, teminatlar, ihtiyati haciz, borçlu malvarlığı, üçüncü kişilerdeki alacaklar, geçmiş mal devirleri ve konkordato riski birlikte değerlendirilmelidir.
En başarılı tahsilat dosyalarında icra takibi tek başına bir işlem olarak görülmez.
Takip, önceden hazırlanmış tahsilat planının yalnızca bir aşamasıdır.
Milyonluk Alacakların Tahsilinde Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelinde FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, yüksek miktarlı ticari ve bireysel alacakların tahsili ile icra takiplerinin takip öncesi stratejik planlamasına ilişkin hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle milyonluk ticari alacaklar, ihtiyati haciz, kambiyo senetlerine dayalı takipler, banka ve taşınmaz hacizleri, İİK m.89 haciz ihbarnameleri, üçüncü kişilerdeki alacakların haczi, tasarrufun iptali, muvazaalı mal devirleri ve konkordato riski bulunan tahsilat dosyaları değerlendirilmektedir.
İcra Takibini Başlatmadan Önce Tahsil İhtimalinizi Analiz Edin
Milyonluk bir alacakta amaç yalnızca borçlu hakkında icra dosyası açmak değil, alacağın mümkün olan en hızlı ve etkili şekilde tahsil edilmesini sağlayacak hukuki yolu belirlemektir.
Borçlunun ekonomik yapısının, teminatların, üçüncü kişilerdeki alacakların ve geçmiş mal devirlerinin takipten önce değerlendirilmesi tahsilatın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Yüksek miktarlı alacakların tahsili ve icra takibi konusunda FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık bünyesinde Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve hukuk ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp / 7/24 Acil: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Etiketler
Milyonluk Alacak Tahsili, İcra Takibi Öncesi Kontrol, Ticari Alacak Tahsili, İhtiyati Haciz, Alacak Tahsilatı




