
İcra Takibinden Kaçmak İçin Yapılan Muvazaalı Devirler Nasıl İptal Edilir? 2026 Güncel Rehber
11 Ağustos 2026
Milyonluk Alacaklarda İcra Takibi Başlatmadan Önce Yapılması Gereken 20 Kontrol
11 Ağustos 2026Yüksek miktarlı ticari alacak nasıl tahsil edilir? Borçlu malvarlığı araştırması, ihtiyati haciz, icra takibi, banka ve üçüncü kişi haczi, tasarrufun iptali ve konkordato riskine karşı 2026 tahsilat stratejisi.
Yüksek miktarlı ticari alacakların tahsilinde yalnızca icra takibi başlatmak çoğu zaman yeterli değildir. Özellikle milyonlarca liralık şirket alacaklarında asıl mesele takip açmak değil, borçlunun hangi malvarlığına, hangi hukuki yöntemle ve hangi sırayla ulaşılacağını önceden belirlemektir.
Borçlu şirketin banka hesaplarının boşaltılması, araç ve taşınmazlarının devredilmesi, ticari alacaklarının başka şirketlere yönlendirilmesi, konkordato başvurusu yapılması veya faaliyetlerin ilişkili başka şirkete aktarılması tahsilatı ciddi şekilde güçleştirebilir.
Bu nedenle yüksek tutarlı ticari alacaklarda doğru yaklaşım:
Önce borçluyu analiz etmek, sonra hukuki işlemi başlatmaktır.
Alacaklının elindeki sözleşmenin, faturaların, cari hesap kayıtlarının, çek veya senetlerin, banka hareketlerinin ve diğer delillerin niteliği ile borçlunun ekonomik durumu birlikte değerlendirilerek dosyaya özel bir tahsilat stratejisi oluşturulmalıdır.
Yüksek Miktarlı Ticari Alacak Nedir?
Kanunda “yüksek miktarlı ticari alacak” şeklinde sabit bir parasal sınır bulunmamaktadır.
Bir işletme için 2 milyon TL kritik bir alacak olabilirken büyük ölçekli şirket bakımından 50 milyon TL’lik alacak ticari faaliyet içerisinde olağan kabul edilebilir.
Hukuki strateji bakımından önemli olan yalnızca rakam değildir.
Şu unsurlar birlikte değerlendirilmelidir:
Alacağın şirketin nakit akışındaki önemi, borçlunun ödeme gücü, borçlunun toplam borçluluğu, alacağın teminatlı olup olmadığı, borçlunun başka alacaklılarının bulunması ve tahsilatın gecikmesi halinde ortaya çıkabilecek ekonomik kayıp.
Ticari Alacak Tahsilatında İlk Yapılması Gereken Nedir?
İlk işlem her zaman icra takibi başlatmak olmamalıdır.
Öncelikle dosyanın hukuki ve ekonomik fotoğrafı çıkarılmalıdır.
Alacaklı şu beş sorunun cevabını bilmelidir:
Alacağımı hangi belgeyle ispatlayabiliyorum?
Borçlunun ödeme gücü var mı?
Borçlunun hangi malvarlığı değerlerine ulaşılabilir?
Başka alacaklılar benden önce harekete geçmiş mi?
Borçlunun mal kaçırma, konkordato veya iflas riski var mı?
Bu sorular cevaplanmadan başlatılan yüksek tutarlı icra takiplerinde zaman kaybı yaşanabilir.
Tahsilat Stratejisinin İlk Aşaması: Alacağın Hukuki Analizi
Öncelikle alacağın hangi hukuki ilişkiden kaynaklandığı belirlenmelidir.
Ticari alacak:
mal satış sözleşmesinden,
hizmet sözleşmesinden,
cari hesaptan,
çekten,
bonodan,
kredi ilişkisinden,
bayilik sözleşmesinden,
distribütörlük sözleşmesinden,
inşaat veya EPC sözleşmesinden,
kira ilişkisinden,
ortaklık ilişkisinden
kaynaklanabilir.
Alacağın kaynağı uygulanacak takip ve dava yöntemini doğrudan etkileyebilir.
Elinizde Çek veya Senet Varsa Strateji Değişir mi?
Evet.
Alacak çek, bono veya kanunun kambiyo senedi niteliği tanıdığı başka bir belgeye dayanıyorsa kambiyo senetlerine özgü haciz yolu gündeme gelebilir.
Ancak belgenin şeklen kambiyo senedi niteliğinde olup olmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.
Vade, imza, düzenleme tarihi, bedel, düzenleyen kişi ve zamanaşımı gibi hususlarda yapılacak hata takip sürecini olumsuz etkileyebilir.
Yalnızca Fatura Varsa İcra Takibi Yapılabilir mi?
Faturaya dayalı ticari alacaklarda da ilamsız icra takibi yapılması mümkündür.
Ancak borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi halinde takip durabilir.
Bu durumda uyuşmazlığın niteliğine göre itirazın iptali, itirazın kaldırılması veya alacak davası gibi hukuki yollar değerlendirilir.
Faturanın tek başına her durumda alacağı kesin olarak ispatladığı düşünülmemelidir.
Teslim belgeleri, sözleşme, e-postalar, banka hareketleri ve ticari defterler önem taşıyabilir.
Cari Hesap Alacağı Nasıl Tahsil Edilir?
Cari hesap uyuşmazlıklarında öncelikle taraflar arasındaki ticari ilişkinin tamamı incelenmelidir.
Faturalar, ödemeler, iadeler, mahsuplar, çekler, banka transferleri ve mutabakatlar birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle yüksek tutarlı cari hesap dosyalarında takip öncesinde doğru bakiye hesaplanmalıdır.
Yanlış bakiye üzerinden başlatılan takip hem itiraz riskini hem de yargılama maliyetlerini artırabilir.
Borçlunun Malvarlığı Araştırılmadan İcra Takibi Başlatılmalı mı?
Her dosyada aynı yöntem doğru değildir.
Ancak yüksek miktarlı ticari alacaklarda mümkün olan ölçüde borçlunun ekonomik durumu takip öncesinde analiz edilmelidir.
Amaç hukuka aykırı şekilde gizli bilgi elde etmek değildir.
Amaç, hukuken erişilebilen kaynaklardan borçlunun tahsil kabiliyetini değerlendirmektir.
Borçlu şirketin ticaret sicili, faaliyet durumu, bilinen taşınmazları, araçları, ticari ilişkileri, devam eden hukuki süreçleri ve ilişkili şirketleri stratejik açıdan önem taşıyabilir.
Borçlu Şirketin Ticaret Sicili Neden İncelenmelidir?
Ticaret sicili yüksek miktarlı ticari alacaklarda temel araştırma kaynaklarından biridir.
Şirketin:
ortakları,
yöneticileri,
sermayesi,
adres değişiklikleri,
unvan değişiklikleri,
birleşme ve bölünmeleri,
tasfiye durumu
gibi bilgiler tahsilat stratejisini etkileyebilir.
Özellikle icra sürecinden kısa süre önce gerçekleşen yönetim, adres veya ortaklık değişiklikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Şirket Borcundan Ortakların Mallarına Haciz Konulabilir mi?
Kural olarak sermaye şirketlerinin borcu şirketin borcudur.
Limited veya anonim şirketin ticari borcu nedeniyle sırf ortak olduğu gerekçesiyle ortağın kişisel evine, aracına veya banka hesabına haciz konulamaz.
Ancak ortağın şahsi kefaleti, avalı, müşterek borçluluğu veya başka bir kişisel sorumluluk sebebi bulunuyorsa durum değişebilir.
Bu nedenle yüksek tutarlı ticari alacaklarda sözleşmelerdeki kişisel teminatlar mutlaka incelenmelidir.
Şirket Müdürü Borçtan Şahsen Sorumlu mudur?
Şirket müdürü veya yönetim kurulu üyesi olmak tek başına şirketin bütün özel hukuk borçlarından şahsi sorumluluk doğurmaz.
Ancak kişinin şahsen kefil olması, kambiyo senedine aval vermesi veya somut olayda ayrı bir kişisel sorumluluk sebebinin bulunması halinde farklı değerlendirme yapılabilir.
Şirket ile yöneticinin malvarlığı birbirine karıştırılmamalıdır.
Kefil Varsa Önce Kefile Gidilebilir mi?
Kefaletin türüne ve sözleşmenin geçerlilik şartlarına göre değişir.
Adi kefalet ile müteselsil kefalet aynı sonuçları doğurmaz.
Ayrıca kefalet sözleşmelerinde Türk Borçlar Kanunu’ndaki şekil şartları önemlidir.
Bu nedenle “kefil var” denilerek doğrudan takip başlatmadan önce kefaletin geçerliliği kontrol edilmelidir.
İhtiyati Haciz Yüksek Ticari Alacaklarda Neden Önemlidir?
Yüksek tutarlı alacaklarda en kritik hukuki araçlardan biri ihtiyati hacizdir.
Borçlunun malvarlığını takip veya dava sürecinde elden çıkarma riski bulunabilir.
İİK m.257 ve devamındaki şartların oluşması halinde ihtiyati haciz talep edilerek borçlunun malvarlığı üzerinde geçici koruma sağlanması gündeme gelebilir.
Özellikle milyonlarca liralık alacaklarda birkaç günlük gecikme dahi tahsil kabiliyetini ciddi biçimde değiştirebilir.
Her Ticari Alacak İçin İhtiyati Haciz Alınabilir mi?
Hayır.
İhtiyati haczin kanuni şartlarının oluşması gerekir.
Alacağın para alacağı olması, kural olarak rehinle temin edilmemiş olması ve muacceliyet gibi şartlar önemlidir. Henüz vadesi gelmemiş alacaklarda ise kanunda öngörülen özel durumlar bulunmalıdır.
Mahkeme ayrıca teminat gösterilmesine karar verebilir.
Dolayısıyla ihtiyati haciz otomatik olarak verilen bir karar değildir.
İhtiyati Haciz ile İhtiyati Tedbir Aynı Şey midir?
Hayır.
İhtiyati haciz para alacaklarının güvence altına alınmasına yönelik özel bir geçici hukuki korumadır.
İhtiyati tedbir ise HMK kapsamında farklı şartlara ve amaçlara sahiptir.
Ticari alacak dosyalarında yanlış geçici hukuki korumanın talep edilmesi zaman kaybına neden olabilir.
Borçlunun Banka Hesaplarına Haciz Nasıl Konulur?
İcra takibinin kesinleşmesi ve haciz aşamasına geçilmesi halinde borçlunun banka hesapları üzerine elektronik sistemler üzerinden haciz işlemleri gerçekleştirilebilir.
Bankadaki mevcut para alacağı karşılayacak miktardaysa tahsilat oldukça hızlı olabilir.
Ancak şirketlerin banka hesaplarında yüksek bakiye tutmaması veya hesapların günlük nakit akışı nedeniyle sürekli değişmesi mümkündür.
Bu nedenle banka haczi tek başına tahsilat stratejisi olarak görülmemelidir.
Banka Hesabı Boşsa Dosya Biter mi?
Hayır.
Borçlunun banka hesabında para bulunmaması, malvarlığının bulunmadığı anlamına gelmez.
Şirketin:
müşterilerinden alacakları,
POS alacakları,
kira gelirleri,
taşınmazları,
araçları,
şirket hisseleri,
başka icra dosyalarındaki alacakları,
üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları
bulunabilir.
Tahsilat stratejisinin amacı bütün bu alanları birlikte değerlendirmektir.
89/1 Haciz İhbarnamesi Yüksek Ticari Alacaklarda Nasıl Kullanılır?
İİK m.89, borçlunun üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacaklarının haczi bakımından son derece önemlidir.
Örneğin borçlu şirketin büyük bir müşterisinden 20 milyon TL alacağı bulunabilir.
Alacaklı yalnızca borçlunun banka hesabını haczetmeye çalışmak yerine borçlunun müşterisindeki alacağına da haciz koydurmayı değerlendirebilir.
İİK m.89 kapsamında üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesi bu noktada etkili bir tahsilat aracı olabilir.
Borçlunun Müşterilerine Haciz İhbarnamesi Gönderilebilir mi?
Borçlunun üçüncü kişilerdeki mevcut hak ve alacakları haczedilebilir.
Ancak haciz ihbarnamesinin hukuki sonuçları nedeniyle üçüncü kişinin gerçekten borçluyla ekonomik ilişkisi bulunup bulunmadığı önemlidir.
Özellikle yüksek tutarlı dosyalarda borçlunun ana müşterilerinin tespit edilmesi tahsilat stratejisinin önemli parçalarından biri olabilir.
POS Alacaklarına Haciz Konulabilir mi?
Şirketlerin banka veya ödeme kuruluşları nezdindeki POS kaynaklı alacakları da hukuki şartları çerçevesinde haciz uygulamasına konu olabilir.
Özellikle perakende, turizm, sağlık ve hizmet sektöründeki şirketlerde günlük POS tahsilatları önemli nakit akışı oluşturabilir.
Bu nedenle yalnızca klasik banka hesabı hacziyle yetinmemek gerekebilir.
Borçlunun Kira Gelirine Haciz Konulabilir mi?
Borçlu şirketin kiraya verdiği taşınmazları varsa kiracılardan doğan kira alacakları da haciz konusu yapılabilir.
Kiracıya gerekli haciz bildiriminin yapılmasıyla kira ödemelerinin icra dosyasına yönlendirilmesi gündeme gelebilir.
Bu yöntem özellikle düzenli gelir üreten ticari taşınmazlarda etkili olabilir.
Borçlunun Başka İcra Dosyasındaki Alacağı Haczedilebilir mi?
Evet, hukuki şartları çerçevesinde borçlunun başka bir icra dosyasından tahsil edeceği para üzerine haciz konulabilir.
Örneğin sizin borçlunuz başka bir şirkete karşı 30 milyon TL’lik icra takibi yürütüyor olabilir.
Bu alacağın haczi, özellikle borçlunun üzerinde doğrudan mal bulunmadığı dosyalarda önemli bir tahsilat yöntemi olabilir.
Borçlunun Taşınmazlarına Haciz Konulması Etkili midir?
Taşınmaz haczi yüksek tutarlı alacaklarda güçlü bir teminat ve tahsil aracıdır.
Ancak taşınmazın yalnızca borçlu adına kayıtlı olması yeterli değildir.
Üzerindeki:
ipotekler,
önceki hacizler,
intifa hakları,
şerhler,
değeri,
satılabilirliği
incelenmelidir.
50 milyon TL değerindeki bir taşınmaz üzerinde bankanın 45 milyon TL’lik öncelikli ipoteği varsa alacaklı bakımından gerçek tahsil değeri sınırlı olabilir.
Tapuda Önceki Hacizler Varsa Ne Olur?
Hacizlerin tarihleri ve hukuki durumları ödeme sırasını etkileyebilir.
Birden fazla alacaklının aynı mal üzerinde haczi bulunuyorsa İİK’daki iştirak ve sıra hükümleri gündeme gelir.
Bu nedenle yüksek miktarlı alacaklarda yalnızca “taşınmazı bulduk” demek yeterli değildir.
Taşınmazın net tahsil değeri hesaplanmalıdır.
Borçlunun Araçlarına Haciz Konulmalı mı?
Araçlar da haczedilebilir ancak yüksek tutarlı ticari alacaklarda araçların toplam ekonomik değeri ve satış kabiliyeti değerlendirilmelidir.
Örneğin 100 milyon TL alacak için değeri 500.000 TL olan tek araca odaklanmak tahsilat stratejisi açısından yeterli olmayabilir.
Buna karşılık borçlu lojistik şirketinin onlarca çekici ve ticari aracı bulunuyorsa araç hacizleri ciddi ekonomik değer taşıyabilir.
Şirket Hisselerine Haciz Konulabilir mi?
Borçlu gerçek kişinin şirket paylarının bulunması halinde şirket türüne ve payın hukuki niteliğine göre haciz yöntemleri değerlendirilebilir.
Ancak şirket hissesinin haczedilebilir olması ile kolaylıkla paraya çevrilebilir olması aynı şey değildir.
Hissenin gerçek değeri, şirketin borçluluğu ve ortaklık yapısı ayrıca incelenmelidir.
Borçlu Mallarını Yakınlarına Devrettiyse Ne Yapılabilir?
Borçlu takip öncesinde evini eşine, aracını çocuğuna veya başka mallarını yakınlarına devretmiş olabilir.
Bu durumda tasarrufun iptali davası gündeme gelebilir.
İİK m.277 ve devamı kapsamında:
karşılıksız devirler,
çok düşük bedelli satışlar,
belirli yakınlara yapılan tasarruflar,
alacaklılara zarar verme kastıyla gerçekleştirilen işlemler
somut olayın şartlarına göre incelenebilir.
Muvazaalı Devir Varsa Ne Yapılabilir?
Devir gerçekte hiç yapılmamış, yalnızca malı alacaklılardan gizlemek amacıyla görünüşte gerçekleştirilmişse TBK m.19 kapsamında muvazaa iddiası gündeme gelebilir.
Tasarrufun iptali ile muvazaa aynı hukuki kurum değildir.
Bu nedenle yüksek tutarlı dosyalarda geçmiş mal devirleri incelenirken hangi dava türünün açılacağı dikkatle belirlenmelidir.
Borçlunun Yeni Şirket Kurması Ne Anlama Gelir?
Borçlu şirket faaliyetlerini yeni kurulan başka şirkete aktarmış olabilir.
Örneğin eski şirket borçlu bırakılırken:
müşteriler,
çalışanlar,
makineler,
araçlar,
stoklar,
internet sitesi,
ticari faaliyet
yeni şirkete taşınmış olabilir.
Bu durum tek başına yeni şirketin eski şirket borcundan sorumlu olduğu anlamına gelmez.
Ancak mal devirlerinin gerçekliği, ticari işletme devri, muvazaa ve tasarrufun iptali gibi hukuki ihtimaller araştırılabilir.
Organik Bağ Varsa Yeni Şirkete Haciz Konulabilir mi?
Sadece iki şirket arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle bir şirketin borcu için diğer şirketin malvarlığına doğrudan haciz uygulanabileceğini söylemek doğru değildir.
Şirketlerin ayrı tüzel kişilikleri vardır.
Ancak şirketler arasındaki mal aktarımları ve işlemlerin gerçek ekonomik niteliği hukuki uyuşmazlığa konu olabilir.
Bu nedenle “organik bağ” tek başına değil, somut işlemler üzerinden değerlendirilmelidir.
Borçlu Konkordato Hazırlığındaysa Ne Yapılmalı?
Konkordato ihtimali yüksek tutarlı ticari alacaklarda tahsilat stratejisini tamamen değiştirebilir.
Borçlunun konkordato başvurusu yapması halinde geçici ve kesin mühlet kararlarının icra takiplerine önemli etkileri bulunmaktadır.
Bu nedenle borçlunun ciddi nakit sıkıntısı yaşadığı biliniyorsa:
vade uzatma talepleri,
çeklerin karşılıksız çıkması,
personel ödemelerinin aksaması,
tedarikçi borçlarının birikmesi,
varlık satışları,
faaliyet küçültme
gibi belirtiler dikkatle değerlendirilmelidir.
Konkordato İlan Edilirse İcra Takibi Ne Olur?
Geçici ve kesin mühlet sürecinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun konkordatoya ilişkin hükümleri uyarınca takipler bakımından önemli sınırlamalar gündeme gelir.
İİK m.294 ve devamındaki düzenlemeler özellikle önemlidir.
Bu nedenle konkordato kararı alındığında klasik haciz stratejisi yerine alacağın konkordato sürecinde doğru şekilde bildirilmesi, kayıtların kontrol edilmesi ve projeye itiraz imkanlarının değerlendirilmesi gerekir.
Borçlunun İflas Riski Varsa Ne Yapılmalı?
İflas ihtimali bulunan şirketlerde yalnızca haciz yapmak değil, alacağın iflas masasında hangi konumda olacağını değerlendirmek gerekir.
Rehinli alacak, imtiyazlı alacak ve adi alacak aynı tahsil kabiliyetine sahip değildir.
Bu nedenle yüksek miktarlı alacaklarda borçlunun finansal krizi erken tespit edilmelidir.
Sulh Görüşmesi Yapılmalı mı?
Evet, bazı dosyalarda hızlı ve güvenli tahsilat için yapılandırılmış sulh anlaşması dava ve icradan daha avantajlı olabilir.
Ancak yalnızca “ödeme sözü” alınarak icra işlemlerinin durdurulması risklidir.
Sulh yapılacaksa:
ödeme takvimi,
teminat,
kefalet,
rehin,
ipotek,
muacceliyet şartı,
temerrüt sonucu,
icra sürecinin durumu
açıkça düzenlenmelidir.
Taksitlendirme Yaparken Hangi Teminatlar Alınabilir?
Borçluya süre verilecekse karşılığında tahsil kabiliyetini güçlendirecek teminatlar değerlendirilmelidir.
Örneğin:
taşınmaz ipoteği,
taşınır rehni,
şirket payı rehni,
banka teminat mektubu,
kefalet,
kambiyo senedi
somut olayın niteliğine göre gündeme gelebilir.
Teminatın yalnızca kağıt üzerinde bulunması değil, hukuken geçerli ve ekonomik olarak yeterli olması gerekir.
50 Milyon TL’lik Alacak İçin Nasıl Strateji Kurulabilir?
Örneğin A şirketinin B şirketinden 50 milyon TL ticari alacağı bulunsun.
Dosyada sözleşme, faturalar ve borç mutabakatı mevcut olsun.
B şirketinin finansal durumunun kötüleştiği ve bazı taşınmazlarını satmaya başladığı öğrenilsin.
Bu durumda yalnızca ödeme ihtarı gönderip aylarca beklemek riskli olabilir.
Öncelikle alacağın hukuki belgeleri incelenebilir, ihtiyati haciz şartları değerlendirilebilir, borçlunun tahsil kabiliyeti analiz edilebilir ve uygun takip yolu belirlenebilir.
Aynı zamanda geçmiş mal devirleri, üçüncü kişilerdeki ticari alacakları ve konkordato riski gözden geçirilebilir.
Böylece tahsilat tek bir haciz işlemine değil, çok yönlü bir stratejiye dayanır.
Yüksek Miktarlı Ticari Alacaklarda 30 Adımlı Tahsilat Kontrol Listesi
- Alacağın hukuki kaynağını belirleyin.
- Sözleşmeleri inceleyin.
- Faturaları kontrol edin.
- Cari hesap bakiyesini doğrulayın.
- Çek ve senetleri inceleyin.
- Zamanaşımı sürelerini kontrol edin.
- Yetki ve görev hükümlerini değerlendirin.
- Zorunlu arabuluculuk bulunup bulunmadığını kontrol edin.
- Borçlunun ticaret sicilini inceleyin.
- Şirketin ortaklık yapısını araştırın.
- Temsilcileri ve yöneticileri belirleyin.
- Kişisel kefalet veya aval bulunup bulunmadığını kontrol edin.
- Borçlunun ekonomik durumunu değerlendirin.
- İhtiyati haciz şartlarını inceleyin.
- Uygun icra takip türünü belirleyin.
- Banka hesap hacizlerini planlayın.
- Taşınmazların gerçek tahsil değerini değerlendirin.
- Araçları araştırın.
- Şirket hisselerini değerlendirin.
- Borçlunun müşterilerini belirleyin.
- İİK m.89 kapsamındaki üçüncü kişi alacaklarını değerlendirin.
- POS alacaklarını araştırın.
- Kira gelirlerini inceleyin.
- Başka icra dosyalarındaki alacakları araştırın.
- Geçmiş mal devirlerini kontrol edin.
- Tasarrufun iptali ihtimalini değerlendirin.
- Muvazaalı işlemleri araştırın.
- Konkordato ve iflas riskini analiz edin.
- Sulh yapılacaksa güçlü teminat alın.
- Bütün işlemleri tek bir tahsilat stratejisi altında koordine edin.
Tahsilatta En Büyük Hata: Tek Bir Haciz Yöntemine Güvenmek
Yüksek miktarlı ticari alacaklarda yapılan en önemli hatalardan biri yalnızca banka hesabına haciz gönderip sonucu beklemektir.
Borçlunun banka hesabında para bulunmayabilir ancak milyonlarca liralık müşteri alacağı bulunabilir.
Üzerinde taşınmaz görünmeyebilir ancak yakınlarına yaptığı şüpheli devirler olabilir.
Şirketin malvarlığı sınırlı olabilir ancak borç için şahsi kefalet veya aval verilmiş olabilir.
Borçlu bugün ödeme yapıyor görünebilir ancak birkaç hafta içerisinde konkordato başvurusu gerçekleştirebilir.
Bu nedenle yüksek tutarlı ticari alacakların tahsilinde tek işlem değil, koordineli hukuki strateji gerekir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Yüksek miktarlı ticari alacaklarda doğrudan icra takibi başlatılmalı mı?
Her dosyada değil. Öncelikle alacağın hukuki dayanağı ve borçlunun tahsil kabiliyeti değerlendirilmelidir.
2. Şirket borcundan ortağın evine haciz konulabilir mi?
Kural olarak hayır. Ancak ortağın şahsi kefaleti, avalı veya başka kişisel sorumluluk sebebi varsa durum değişebilir.
3. Borçlunun banka hesabında para yoksa ne yapılabilir?
Taşınmaz, araç, şirket hissesi, üçüncü kişilerdeki alacak, POS alacağı, kira geliri ve başka icra dosyalarındaki alacaklar araştırılabilir.
4. Borçlunun müşterilerindeki alacakları haczedilebilir mi?
Hukuki şartları bulunuyorsa evet. İİK m.89 kapsamında üçüncü kişilerdeki alacaklara haciz uygulanabilir.
5. Borçlu mallarını yakınlarına devrettiyse ne yapılabilir?
İİK m.277 ve devamındaki tasarrufun iptali hükümleri veya işlemin niteliğine göre TBK m.19 kapsamında muvazaa değerlendirilebilir.
6. İhtiyati haciz ticari alacaklarda kullanılabilir mi?
İİK m.257 ve devamındaki şartlar gerçekleşiyorsa ihtiyati haciz talep edilebilir.
7. Konkordato başvurusu yapılırsa takip devam eder mi?
Mühlet kararları icra takipleri üzerinde önemli sınırlamalar doğurabilir. İİK m.294 ve devamındaki hükümler somut dosyada değerlendirilmelidir.
8. Şirketin POS alacaklarına haciz konulabilir mi?
Hukuki şartları kapsamında şirketin banka veya ödeme kuruluşu nezdindeki POS kaynaklı hak ve alacakları haciz konusu olabilir.
9. Borçlu ödeme için süre isterse kabul edilmeli mi?
Dosyanın ekonomik durumuna göre değerlendirilebilir. Ancak yüksek miktarlı alacaklarda teminatsız şekilde uzun süre verilmesi tahsilat riskini artırabilir.
10. Ticari alacaklarda en hızlı tahsilat yöntemi nedir?
Her dosya için tek bir yöntem yoktur. Alacağın belgesi, borçlunun malvarlığı, üçüncü kişilerdeki alacakları, teminatlar ve konkordato riski birlikte değerlendirilerek en hızlı yöntem belirlenmelidir.
Yüksek Ticari Alacaklarda Zaman Tahsilatın Bir Parçasıdır
Yüksek miktarlı ticari alacaklarda birkaç haftalık gecikme dahi borçlunun ekonomik durumunu tamamen değiştirebilir.
Bugün taşınmazı bulunan şirket yarın taşınmazını satabilir.
Bugün müşterilerinden yüksek miktarda alacağı bulunan şirket birkaç hafta sonra bu alacakları tahsil ederek hesaplarını boşaltabilir.
Bugün normal faaliyet gösteren şirket kısa süre sonra konkordato başvurusunda bulunabilir.
Bu nedenle tahsilat stratejisi yalnızca “hangi davayı açalım?” sorusundan ibaret olmamalıdır.
Hangi malvarlığına, hangi sırayla, hangi hukuki araçla ve ne kadar hızlı ulaşılacağı birlikte planlanmalıdır.
Yüksek Miktarlı Ticari Alacakların Tahsilinde Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelinde FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, yüksek miktarlı ticari alacakların tahsili, şirket borçlarının icra yoluyla takibi ve borçlu malvarlığının hukuki açıdan değerlendirilmesine ilişkin süreçlerde destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle yüksek tutarlı şirket alacakları, ihtiyati haciz, kambiyo senetlerine dayalı takipler, banka ve taşınmaz hacizleri, İİK m.89 haciz ihbarnameleri, üçüncü kişilerdeki ticari alacakların haczi, tasarrufun iptali, muvazaalı mal devirleri, konkordato ve yüksek riskli ticari tahsilat dosyaları değerlendirilmektedir.
Milyonluk Alacaklarda Tahsilat Stratejinizi Takipten Önce Belirleyin
Yüksek miktarlı bir ticari alacağın bulunması, alacağın mutlaka kolay tahsil edilebileceği anlamına gelmez. Borçlunun ekonomik durumu kötüleşmeden, malvarlığı üçüncü kişilere devredilmeden veya konkordato riski gerçekleşmeden dosyanın hukuki ve ekonomik açıdan değerlendirilmesi tahsil kabiliyetini önemli ölçüde etkileyebilir.
Yüksek miktarlı ticari alacak, ihtiyati haciz ve icra yoluyla tahsil süreçleri konusunda FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık bünyesinde Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve hukuk ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp / 7/24 Acil: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerh




