
Borçlunun Hakediş Alacaklarına Haciz Konulabilir mi? 2026 Güncel Hukuki Rehber
18 Ağustos 2026
Borçlunun E-Ticaret Gelirlerine Haciz Konulabilir mi? 2026 Güncel Hukuki Rehber
18 Ağustos 2026Borçlu müteahhidin kamu kurumu, belediye, TOKİ, ana yüklenici veya özel şirketten olan hakedişlerine haciz nasıl konulur? İİK 89, hakediş haczi, temlik, sıra ve tahsilat süreci hakkında 2026 rehberi.
Müteahhit veya yüklenici şirketlerden alacak tahsilinde en etkili yöntemlerden biri, borçlunun devam eden projelerinden doğan hakediş alacaklarına haciz konulmasıdır. Müteahhidin banka hesaplarının boş olması, adına kayıtlı taşınmaz bulunmaması veya araçları üzerinde çok sayıda haciz olması tahsilat yapılamayacağı anlamına gelmez. Borçlu aynı anda kamu kurumu, belediye, ana yüklenici, proje sahibi veya özel şirketten milyonlarca liralık hakediş bekliyor olabilir.
Bu nedenle müteahhitten alacaklı olan kişinin yalnızca borçlunun mevcut malvarlığını değil, devam eden işlerini ve bu işleri nedeniyle kendisine ödeme yapacak kişi ve kurumları araştırması gerekir. Şartları oluştuğunda müteahhidin üçüncü kişilerde bulunan hakediş alacakları haczedilebilir ve ödemenin doğrudan icra dosyasına yapılması sağlanabilir.
Ancak hakediş haczi teknik bir süreçtir. Özellikle kamu yapım işlerinde hakedişin doğum tarihi, kesinleşmesi, işçi ücretleri, vergi ve SGK kesintileri, daha önce yapılmış temlikler, önceki hacizler ve özel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.
Müteahhit Hakedişi Nedir?
Hakediş, müteahhidin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği iş karşılığında belirli dönem veya aşamalarda almaya hak kazandığı bedeldir.
Örneğin 200 milyon TL bedelli bir inşaat sözleşmesinde müteahhide 200 milyon TL’nin tamamı başlangıçta ödenmeyebilir. İşin ilerleme seviyesine göre hakediş raporları hazırlanır ve belirlenen tutarlar dönemsel olarak ödenir.
Bu nedenle ihale veya sözleşme bedeli ile hakediş alacağı aynı değildir.
Müteahhidin 200 milyon TL’lik sözleşme imzalaması, o anda işverenden 200 milyon TL alacağı bulunduğu anlamına gelmez.
Müteahhit Hakedişleri Haczedilebilir mi?
Kural olarak borçlunun üçüncü kişilerde bulunan ve haczi yasaklanmamış hak ve alacakları haczedilebilir.
Müteahhidin gerçekleştirdiği iş nedeniyle işverenden doğmuş hakediş alacağı da borçlunun malvarlığında bulunan ekonomik bir değerdir.
Dolayısıyla kanuni şartların bulunması hâlinde hakedişe haciz konulabilir.
Ancak kamu kurumundan doğan hakedişlerle özel şirketlerden doğan hakedişlerin hukuki durumu her zaman aynı olmayabilir.
Müteahhit Hakedişine Haciz İçin Önce İcra Takibi Gerekir mi?
Genel haciz yoluyla tahsilatta alacaklı öncelikle borçlu müteahhit hakkında icra takibi başlatır.
Takibin kesinleşmesinden sonra borçlunun üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacaklarına haciz uygulanması talep edilebilir.
Bununla birlikte şartları varsa alacaklı takip veya dava öncesinde ihtiyati haciz yolunu da değerlendirebilir.
Özellikle müteahhidin birkaç gün içerisinde yüksek tutarlı hakediş alacağı biliniyorsa ihtiyati haciz büyük önem taşıyabilir.
Hakedişe Haciz Nasıl Konulur?
Uygulamada öncelikle hakediş borçlusunun doğru şekilde tespit edilmesi gerekir.
Bu kişi kamu kurumu, belediye, ana yüklenici, proje sahibi veya özel şirket olabilir.
İcra dosyasından borçlunun üçüncü kişideki hak ve alacaklarının haczi talep edilir. Somut olayın özelliklerine göre haciz müzekkeresi veya İİK m.89 kapsamındaki haciz ihbarnamesi gündeme gelebilir.
Burada kullanılacak yöntemin doğru belirlenmesi önemlidir.
İİK 89 Haciz İhbarnamesi Müteahhit Hakedişinde Kullanılabilir mi?
Borçlunun üçüncü kişide bulunan hak ve alacaklarının haczinde İİK m.89 haciz ihbarnamesi önemli araçlardan biridir.
Örneğin borçlu müteahhit A şirketinin, proje sahibi B şirketinden doğmuş 10 milyon TL hakediş alacağı bulunduğunu düşünelim.
A şirketinin alacaklısı şartları oluştuğunda B şirketine 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilmesini talep edebilir.
B şirketi böylece borçlu A’nın kendisindeki hak ve alacağının haczedildiğinden haberdar edilir.
89/1 Haciz İhbarnamesi Geldikten Sonra Ne Olur?
Üçüncü kişi haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğ edilmesinden sonra kanunda öngörülen süre içerisinde hareket etmelidir.
Üçüncü kişi borçlu müteahhide borcu olmadığını düşünüyorsa tebliğden itibaren yedi gün içerisinde itiraz edebilir.
Süresinde itiraz edilmemesi İİK m.89 kapsamında önemli hukuki sonuçlar doğurur ve sonraki haciz ihbarnamesi aşamaları gündeme gelebilir.
Ana Yüklenicideki Taşeron Hakedişine Haciz Konulabilir mi?
Evet, şartları oluştuğunda mümkündür.
Örneğin borçlu şirket bir GES projesinde taşeron olarak çalışıyorsa ve ana yükleniciden 7 milyon TL hakediş alacağı bulunuyorsa alacaklı bu alacağa yönelmeyi değerlendirebilir.
Bu durumda haciz ihbarnamesinin proje sahibine değil, hakedişi gerçekten ödemekle yükümlü olan ana yükleniciye gönderilmesi gerekebilir.
Yanlış üçüncü kişinin belirlenmesi hakediş haczindeki önemli hatalardan biridir.
Kamu Kurumundaki Müteahhit Hakedişine Haciz Konulabilir mi?
Borçlu müteahhidin kamu kurumundan doğan hakedişleri bakımından özel değerlendirme yapılmalıdır.
Devlet mallarının haczedilememesi ile borçlunun devletten olan para alacağının haczi aynı konu değildir. Alacaklı burada kamu kurumunun malına değil, borçlu müteahhide ait alacak hakkına yönelmektedir.
Bununla birlikte kamu kurumunun hukuki statüsü ve ilgili alacak bakımından özel haciz yasağı bulunup bulunmadığı mutlaka incelenmelidir.
Belediyedeki Müteahhit Hakedişine Haciz Konulabilir mi?
Borçlu müteahhit belediye adına yol, altyapı, park, bina veya başka bir yapım işi gerçekleştirmiş olabilir.
Bu işlerden doğan hakedişlerin haczedilebilirliği somut alacağın niteliğine ve özel mevzuata göre değerlendirilmelidir.
Burada ayrıca belediye ile belediye şirketinin farklı tüzel kişiler olduğu unutulmamalıdır.
Müteahhidin belediyeden olan alacağı ile belediye iştirakinden olan alacağı aynı şekilde değerlendirilmemelidir.
TOKİ Hakedişine Haciz Konulabilir mi?
Borçlu müteahhidin Toplu Konut İdaresi Başkanlığı kapsamında yürüttüğü projeden hakediş alacağı bulunabilir.
Bu durumda kurumun hukuki statüsü, ilgili sözleşme, kamu mevzuatı ve hakedişin niteliği incelenmeden genel bir özel sektör hakedişi gibi işlem yapılmamalıdır.
Özellikle kamu projelerinde hakediş üzerinde başka kanuni kesintiler veya öncelikli talepler bulunabilir.
Hakediş Henüz Onaylanmamışsa Haciz Konulabilir mi?
Hakedişin hangi aşamada bulunduğu son derece önemlidir.
Müteahhidin işi gerçekleştirmesi, hakediş raporunun hazırlanması, kontrolü ve onayı birbirinden farklı aşamalardır.
Henüz onaylanmamış hakedişlerde alacağın doğup doğmadığı ve haczin hangi yöntemle uygulanabileceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle alacaklı açısından yalnızca “müteahhidin devam eden projesi var” bilgisinin bulunması yeterli değildir.
Gelecekte Doğacak Müteahhit Hakedişleri Haczedilebilir mi?
Mevcut bir hukuki ilişki kapsamında ileride doğması beklenen alacaklarla tamamen varsayımsal gelecekteki gelirler birbirinden ayrılmalıdır.
Örneğin müteahhidin devam eden bir yapım sözleşmesi kapsamında her ay hakediş alacağı oluşuyorsa müstakbel alacakların haczine ilişkin hükümler gündeme gelebilir.
Ancak “borçlunun gelecekte bütün şirketlerden elde edeceği tüm gelirlerin haczi” gibi belirsiz bir talep aynı şekilde değerlendirilmez.
Projenin, sözleşmenin ve üçüncü kişinin mümkün olduğunca belirlenmesi gerekir.
Hakediş Raporu Hazırlanmışsa Haciz Daha Kolay mı?
Hakediş raporunun hazırlanmış ve onaylanmış olması borçlunun üçüncü kişiden mevcut alacağının tespiti açısından önemlidir.
Ancak hakediş raporunda yazan brüt tutar her zaman borçluya ödenecek net para değildir.
Sözleşmesel ve kanuni kesintiler nedeniyle müteahhidin gerçek alacağı daha düşük olabilir.
Hakedişin Tamamı Haczedilebilir mi?
Haczedilebilir net tutar belirlenmelidir.
Hakedişten avans mahsubu, teminat kesintisi, vergi kesintileri, gecikme cezaları, sözleşmesel cezalar veya başka kalemler düşülebilir.
Örneğin hakediş raporunda 10 milyon TL görünmesine rağmen müteahhide fiilen ödenecek tutar 6 milyon TL olabilir.
Alacaklı tahsilat hesabını brüt hakediş üzerinden değil, gerçek ve haczedilebilir alacak üzerinden yapmalıdır.
Müteahhidin İşçi Ücretleri Hakediş Haczini Etkiler mi?
Özellikle yapım işlerinde işçi ücretlerine ilişkin özel koruma hükümleri bulunmaktadır.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu kapsamındaki işler ile ilgili diğer mevzuat hükümleri bakımından yüklenicinin çalışanlarına ilişkin ücret yükümlülüklerinin hakediş ödemelerine etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Aynı şekilde İş Kanunu’nun asıl işveren-alt işveren ilişkisine ilişkin hükümleri de somut olayda önem kazanabilir.
Dolayısıyla hakedişin tamamının doğrudan özel hukuk alacaklısına ödeneceği varsayılmamalıdır.
Müteahhidin SGK Borcu Varsa Hakediş Haczini Etkiler mi?
Evet, etkileyebilir.
Özellikle kamu projelerinde hakediş ödemesi sırasında sosyal güvenlik yükümlülükleri ve ilgili kesintiler önem taşıyabilir.
Borçlunun SGK borçları ve mevcut kamu hacizleri araştırılmadan hakedişten tahsil edilebilecek net tutar sağlıklı şekilde hesaplanamaz.
Vergi Borcu Hakedişi Etkiler mi?
Borçlu müteahhidin vergi borçları bulunuyorsa kamu alacaklarının tahsil rejimi ve mevcut kamu hacizleri özel hukuk alacaklısının durumunu etkileyebilir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında kamu alacaklarının hacze iştiraki ve önceliğine ilişkin hükümler ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle yüksek tutarlı hakedişlerde vergi ve SGK borcu araştırması önemlidir.
Hakediş Bankaya Temlik Edilmişse Haciz Konulabilir mi?
Müteahhitler proje finansmanı veya işletme sermayesi ihtiyacını karşılamak amacıyla hakedişlerini bankalara temlik edebilir.
Örneğin müteahhit 50 milyon TL kredi kullanmış ve belirli kamu projesinden doğacak hakedişlerini bankaya devretmiş olabilir.
Bu durumda alacaklı hakedişe haciz koyduğunda temliğin tarihi, kapsamı ve hukuki geçerliliği araştırılmalıdır.
Temlik tarihi ile haciz tarihi arasındaki ilişki, paranın kime ödeneceğini belirleyebilir.
Hakediş Faktoring Şirketine Temlik Edilmişse Ne Olur?
Benzer değerlendirme faktoring işlemleri bakımından da yapılabilir.
Borçlu müteahhit hakediş alacağını daha önce faktoring şirketine devretmiş olabilir.
Bu durumda alacağın gerçekten devredilip devredilmediği, temlikin kapsamı ve tarihi ile haciz tarihi karşılaştırılmalıdır.
Yalnızca işverenin borçluya 20 milyon TL hakedişi bulunduğunun tespit edilmesi tahsilat için yeterli değildir.
Hacizden Sonra Hakediş Temlik Edilirse Ne Olur?
Haczedilmiş alacak üzerinde borçlunun daha sonra gerçekleştirdiği tasarruflar haciz sahibi alacaklının kazanılmış haklarını ortadan kaldırmayabilir.
Bu nedenle haciz ve temlik tarihleri mutlaka karşılaştırılmalıdır.
Özellikle mali sıkıntı içerisindeki müteahhitlerin ilişkili şirketlere yaptığı son dakika alacak devirleri ayrıca incelenmelidir.
Müteahhit Hakedişini Kardeş Şirkete Devrederse Ne Olur?
Her temlik işlemi muvazaalı değildir.
Ancak borçlu müteahhit icra takibinden hemen önce milyonlarca liralık hakedişini ortağının veya yakınlarının kontrol ettiği başka bir şirkete devretmişse işlemin gerçek ekonomik sebebi araştırılabilir.
Somut olayın şartlarına göre muvazaa, tasarrufun iptali veya başka hukuki yollar gündeme gelebilir.
Hakediş Üzerinde Birden Fazla Haciz Varsa Ne Olur?
Mali sıkıntı yaşayan müteahhitlerin hakedişleri üzerinde çok sayıda haciz bulunması oldukça önemlidir.
Banka, taşeron, tedarikçi, çalışan, vergi idaresi, SGK ve diğer alacaklılar aynı hakedişe yönelmiş olabilir.
Bu durumda haciz tarihleri, hacze iştirak şartları, kamu alacakları ve gerektiğinde sıra cetveli hükümleri devreye girer.
İlk Haczi Koyan Her Zaman Parayı Alır mı?
Her durumda bu kadar basit değildir.
Haciz sırası önemli olmakla birlikte kamu alacaklarının özel hükümleri, hacze iştirak, imtiyazlı alacaklar ve diğer kanuni düzenlemeler sonucu etkileyebilir.
Bu nedenle yalnızca “ben ilk haczi koydum” değerlendirmesi üzerinden kesin tahsilat sonucu çıkarılmamalıdır.
Müteahhidin Hakedişi 10 Milyon TL, Hacizler 30 Milyon TL İse Ne Olur?
Hakediş bütün alacakları karşılamaya yetmeyecektir.
Bu durumda hacizlerin sırası ve diğer kanuni öncelikler belirleyici olur.
Bu örnek hakediş haczinde zamanın neden kritik olduğunu göstermektedir.
Müteahhidin yüksek tutarlı hakedişi tespit edildiğinde birkaç haftalık gecikme dahi tahsilat sırasını önemli ölçüde değiştirebilir.
Ana Yüklenici “Müteahhide Borcum Yok” Derse Ne Olur?
Üçüncü kişi gerçekten borçlu değilse İİK m.89 kapsamında süresinde itiraz edebilir.
Örneğin müteahhidin işi ayıplı gerçekleştirmesi nedeniyle hakediş tamamen mahsup edilmiş olabilir.
Ancak alacaklının elinde onaylanmış hakediş raporu, fatura, ödeme kabulü veya yazışmalar bulunuyorsa üçüncü kişinin itirazının gerçeğe uygun olup olmadığı ayrıca araştırılabilir.
89/1’e Gerçeğe Aykırı İtiraz Edilirse Ne Olur?
Alacaklı, üçüncü kişinin gerçeğe aykırı itiraz ettiğini düşünüyorsa İİK m.89 kapsamında öngörülen hukuki yollara başvurabilir.
Şartları varsa üçüncü kişinin itirazının aksinin ispatlanması ve ilgili tutarın ödenmesi ile tazminat talebi gündeme gelebilir.
Bu nedenle işverenin veya ana yüklenicinin yalnızca müteahhidi korumak amacıyla gerçeğe aykırı “borcum yok” cevabı vermesi ciddi hukuki risk yaratabilir.
Müteahhit Hakedişini Hacizden Sonra Tahsil Ederse Ne Olur?
Usulüne uygun haciz bildiriminin üçüncü kişiye ulaşması hâlinde haczin sonuçlarının dikkate alınması gerekir.
Üçüncü kişinin haczi görmezden gelerek parayı borçlu müteahhide ödemesi kendi sorumluluğunun doğmasına neden olabilir.
Bu nedenle hakediş borçlusunun haciz tebligatını aldıktan sonra ödeme yapmadan önce hukuki durumunu değerlendirmesi gerekir.
Hakediş Haczinde İhtiyati Haciz Kullanılabilir mi?
Şartları varsa evet.
Özellikle alacaklının henüz kesinleşmiş icra takibi bulunmadığı ancak borçlu müteahhidin birkaç gün içerisinde büyük bir hakediş tahsil edeceğinin bilindiği durumlarda ihtiyati haciz kritik olabilir.
İhtiyati haciz şartlarının mevcut olması hâlinde borçlunun üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacaklarına yönelik koruma sağlanması değerlendirilebilir.
Müteahhit Hakedişi Ödenmeden Önce Harekete Geçmek Neden Önemlidir?
Çünkü hakediş borçlu müteahhidin hesabına ulaştıktan sonra başka hesaplara aktarılabilir, borç ödemelerinde kullanılabilir veya başka alacaklıların banka hacizleri nedeniyle bloke edilebilir.
Hakediş henüz işveren veya kamu kurumundayken doğrudan borçlunun alacak hakkına yönelmek ise ödeme zincirinin daha erken aşamasına müdahale edilmesini sağlayabilir.
Bu nedenle etkili ticari icrada temel soru şudur:
Müteahhidin parası nerede değil, müteahhide parayı kim ödeyecek?
Müteahhidin Devam Eden Projeleri Nasıl Araştırılır?
Hukuka uygun ve kamuya açık kaynaklardan borçlunun devam eden işleri araştırılabilir.
Kamu ihale bilgileri, şirketin güncel proje açıklamaları, sözleşmeler, faturalar, ticari belgeler ve dosyada bulunan diğer hukuka uygun bilgiler önemli olabilir.
Ancak müteahhidin ihale kazanmış olmasıyla hakediş alacağının doğmuş olması birbirine karıştırılmamalıdır.
İhale Bedelinin Tamamına Haciz Konulabilir mi?
Hayır, sırf ihale bedeli üzerinden mevcut alacak varmış gibi hareket edilmemelidir.
Müteahhit 500 milyon TL bedelli ihale kazanmış ancak işin yalnızca yüzde 5’ini gerçekleştirmiş olabilir.
Bu durumda sözleşme bedelinin tamamının müteahhidin mevcut alacağı olduğu söylenemez.
Tahsilat açısından gerçekleşmiş iş ve doğmuş hakediş önemlidir.
Geçici Kabul Hakedişi Haczedilebilir mi?
Geçici kabul sonrasında müteahhide belirli ödemeler yapılması söz konusu olabilir.
Bu alacağın doğup doğmadığı, sözleşmesel şartlar ve varsa kesintiler değerlendirilerek haciz gündeme gelebilir.
Özellikle kesin hesap ve geçici kabul aşamalarında önemli tutarlar serbest kalabileceğinden bu dönemler alacaklı açısından önemlidir.
Kesin Hesap Alacağına Haciz Konulabilir mi?
Müteahhidin iş tamamlandıktan sonra kesin hesap sonucunda işverenden bakiye alacağı doğabilir.
Haczi yasaklanmamış ve borçluya ait mevcut bir para alacağı oluşmuşsa bu alacağa da haciz uygulanması gündeme gelebilir.
Teminat İadesine Haciz Konulabilir mi?
Müteahhidin kesin teminatının iadesi için gerekli şartlar gerçekleşmişse ortaya çıkan iade alacağı ayrıca değerlendirilebilir.
Ancak teminatın henüz iade şartları oluşmamışsa müteahhidin mevcut ve serbest bir para alacağı bulunduğu kabul edilemeyebilir.
Kesin kabul, SGK ilişiksizlik ve diğer kanuni veya sözleşmesel şartlar önem taşıyabilir.
Örnek Olay: Müteahhidin Belediyeden 15 Milyon TL Hakedişi Var
Alacaklının müteahhitten 8 milyon TL alacağı bulunduğunu düşünelim. Müteahhidin banka hesaplarında yeterli bakiye ve adına kayıtlı değerli taşınmaz bulunmamaktadır.
Araştırmada borçlu müteahhidin belediye adına yürüttüğü altyapı projesinden onaylanmış 15 milyon TL hakedişi bulunduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda hakedişin hukuki niteliği, net ödeme miktarı, kamu alacakları, önceki hacizler ve varsa temlikler araştırıldıktan sonra şartları oluşuyorsa hakedişe haciz uygulanabilir.
Alacaklı böylece borçlunun banka hesabına para gelmesini beklemek yerine doğrudan ödemenin kaynağına yönelmiş olur.
Örnek Olay: 20 Milyon TL Hakediş Bankaya Temlik Edilmiş
Borçlu müteahhidin kamu kurumundan 20 milyon TL hakedişi vardır.
Ancak incelemede bu hakedişin proje finansmanı kapsamında altı ay önce bankaya temlik edildiği ortaya çıkmıştır.
Alacaklı iki ay sonra haciz koymuştur.
Bu durumda yalnızca hakediş miktarına bakmak yeterli değildir. Temliğin geçerliliği, kapsamı ve tarihi ile haczin tarihi birlikte değerlendirilmelidir.
Örnek Olay: Hakediş Yarın Ödenecek
Borçlu müteahhidin ana yükleniciden 6 milyon TL onaylanmış hakedişi bulunduğu ve ödemenin ertesi gün yapılacağı öğrenilmiştir.
Alacaklının kesinleşmiş icra takibi bulunuyorsa üçüncü kişideki alacağa hızla yönelmek tahsilat açısından belirleyici olabilir.
Çünkü para müteahhidin hesabına geçtikten sonra dakikalar içerisinde başka hesaba aktarılabilir.
Hakediş haczinin en büyük avantajlarından biri, parayı borçluya ulaşmadan yakalama imkânıdır.
Müteahhit Hakedişine Hacizde Yapılan 12 Kritik Hata
- İhale bedeli ile doğmuş hakedişin karıştırılması.
- Hakediş borçlusunun yanlış tespit edilmesi.
- Hakediş raporunun onay durumunun araştırılmaması.
- Brüt hakedişin tamamının haczedilebilir sanılması.
- Vergi ve SGK kesintilerinin dikkate alınmaması.
- İşçi ücretlerinden kaynaklanan özel düzenlemelerin gözden kaçırılması.
- Bankaya yapılmış hakediş temliklerinin araştırılmaması.
- Faktoring işlemlerinin kontrol edilmemesi.
- Önceki hacizlerin araştırılmaması.
- İİK m.89 sürelerinin kaçırılması.
- Hakediş ödenene kadar beklenmesi.
- Müstakbel hakedişler bakımından yanlış haciz yönteminin kullanılması.
Sıkça Sorulan Sorular
Müteahhidin hakedişine haciz konulabilir mi?
Evet. Kanunen haczedilmesi yasaklanmamış ve borçlu müteahhide ait hakediş alacakları şartları oluştuğunda haczedilebilir.
Kamu kurumundaki müteahhit hakedişi haczedilebilir mi?
Alacağın niteliği ve ilgili özel mevzuat incelenmek kaydıyla mümkün olabilir.
Belediyedeki hakedişe haciz konulabilir mi?
Şartları oluştuğunda gündeme gelebilir. Belediyeler bakımından özel mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir.
Taşeronun ana yüklenicideki hakedişi haczedilebilir mi?
Evet. Borçlu taşeronun ana yükleniciden olan haczedilebilir alacağına yönelmek mümkündür.
89/1 haciz ihbarnamesi hakediş borçlusuna gönderilebilir mi?
Şartları oluştuğunda İİK m.89 kapsamında haciz ihbarnamesi kullanılabilir.
89/1’e itiraz süresi kaç gündür?
Tebliğden itibaren yedi gündür.
Henüz doğmamış hakedişe haciz konulabilir mi?
Mevcut sözleşme ilişkisinden doğması beklenen müstakbel alacakların durumu kullanılan haciz yöntemi ve somut ilişkiye göre değerlendirilmelidir.
Hakediş bankaya temlik edilmişse ne olur?
Temliğin tarihi, kapsamı ve geçerliliği ile haciz tarihi karşılaştırılır.
Hakediş üzerinde başka hacizler varsa ne olur?
Haciz tarihleri, iştirak, sıra ve varsa kamu alacaklarının önceliği değerlendirilir.
Hakediş haczi banka haczinden daha etkili olabilir mi?
Evet. Özellikle aktif çalışan müteahhitlerde doğrudan ödeme kaynağına yönelmek banka hesabında para beklemekten daha etkili olabilir.
Sonuç: Müteahhitten Alacak Tahsilinde Hakedişi Bulmak Kritik Öneme Sahiptir
Müteahhitten yüksek tutarlı alacağı bulunan bir alacaklının yalnızca banka, araç ve taşınmaz sorgusu yapması çoğu zaman yeterli değildir. Aktif şekilde çalışan bir müteahhidin en değerli ekonomik varlığı, üzerinde kayıtlı taşınmaz değil devam eden projelerinden doğan hakedişleri olabilir.
Bu nedenle etkili tahsilat stratejisinde müteahhidin hangi projeleri yürüttüğü, işverenlerinin kim olduğu, hangi hakedişlerin onaylandığı, ödeme tarihlerinin ne zaman olduğu ve alacakların daha önce bankaya veya faktoring şirketine temlik edilip edilmediği araştırılmalıdır.
Hakediş bulunduğunda ise doğrudan haciz talep etmekle yetinilmemeli; hakedişin doğum tarihi, net tutarı, önceki hacizler, kamu alacakları, temlikler, işçi alacakları ve doğru haciz yöntemi birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle milyonluk müteahhit alacaklarında zaman son derece önemlidir. Bugün işverenin hesabında bulunan ve yarın müteahhide ödenecek hakediş, ödeme gerçekleştikten sonra hızla başka hesaplara aktarılabilir. Bu nedenle tahsilat stratejisinin amacı yalnızca borçlunun malını bulmak değil, borçlu müteahhide yapılacak para akışını mümkün olduğunca erken aşamada tespit etmek ve hukuken doğru şekilde haczetmek olmalıdır.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – Müteahhit Hakedişlerinin Haczi ve Alacak Tahsili
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; müteahhit ve yüklenicilerden ticari alacakların tahsili, kamu ve özel sektör hakedişlerinin haczi, İİK m.89 haciz ihbarnameleri, taşeron alacaklarının haczi, hakediş temlikleri, banka ve faktoring temlikleri, ihtiyati haciz, sıra cetveli, tasarrufun iptali ve yüksek tutarlı icra takiplerinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




