
Meslek Hastalığında Tazminat Davası Nasıl Açılır?
15 Mayıs 2025
İşverenin Kusurlu Olduğu Kazalarda Tazminat Süreci
15 Mayıs 20251. SGK Ödemeleri ve Tazminat Hukuku Arasındaki Temel Ayrım
SGK tarafından yapılan ödemeler ile özel hukuk kapsamında talep edilen tazminatlar arasında çok önemli bir fark bulunmaktadır. SGK, sigortalının sosyal güvenliğini sağlamak ve uğradığı zararı bir nebze olsun hafifletmek amacıyla geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri, ölüm geliri, cenaze yardımı gibi ödemeler yapmaktadır. Bu ödemeler, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun tanımladığı bir sosyal yardım niteliğindedir. Buna karşın tazminat hukuku; kişinin uğradığı zarar karşısında, zarara neden olan kişiye doğrudan yönelerek talep ettiği maddi veya manevi zarar kalemlerini ifade eder. Dolayısıyla, bir kimsenin SGK’dan almış olduğu ödeme, işveren veya kusurlu üçüncü şahıslara karşı tazminat davası açmasına engel teşkil etmez. Bu iki ödeme türü farklı hukuki zeminde değerlendirilir. Yargıtay içtihatları da bu yöndedir; sosyal güvenlik ödemeleri ile tazminat talepleri birbirinden bağımsız değerlendirilmelidir.
2. SGK Ödemelerinin Amacı ve Niteliği
SGK’nın amacı, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık, malullük ve yaşlılık gibi sosyal risklerin gerçekleşmesi durumunda sigortalıya veya yakınlarına maddi güvence sağlamaktır. SGK ödemeleri, toplumun genel refah düzeyini korumaya yönelik kamusal yardımlardır. Bunlar; bağlayıcı sosyal hukuk ilkeleri gereği, hiçbir kusur aranmaksızın ve genellikle olayın yalnızca varlığına dayalı olarak yapılır. İş kazası sonucu sürekli iş göremez hale gelen bir işçi, SGK’dan belirli şartları sağladığı sürece “sürekli iş göremezlik geliri” alabilir. Ancak bu gelir, mağdurun uğradığı gerçek zararı karşılamaktan çok uzaktır. Bu yüzden hukuken SGK ödemeleri ile tazminat arasında bir telafi ilişkisi kurulamaz. Bu noktada önemli olan husus, SGK’nın yaptığı ödemelerin kamu görevi çerçevesinde gerçekleştirilmiş olmasıdır. Dolayısıyla, kişi SGK’dan ödeme almış olsa bile, kazaya neden olan işveren veya üçüncü kişi hakkında ayrıca tazminat davası açma hakkına sahiptir.
3. İşverenin Tazminat Sorumluluğu ve SGK Ödemeleri
İşverenin sorumluluğu, sosyal güvenlik sisteminin sağladığı yardımlardan bağımsız olarak değerlendirilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 417. maddesi ve devamında düzenlenen işverenin gözetim borcu, işçinin uğradığı zararlarda işverene özel hukuk sorumluluğu yüklemektedir. İşverenin ihmali, tedbirsizliği, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması gibi nedenlerle iş kazası veya meslek hastalığı meydana gelmişse, SGK ödemelerinin varlığı işverenin kusurunu ortadan kaldırmaz. Bu noktada Yargıtay, yerleşik kararlarında şu görüşü benimsemiştir: “SGK ödemesi tazminatı ortadan kaldırmaz, ancak tazminat hesabı yapılırken mahsup edilip edilmeyeceği özel olarak değerlendirilmelidir.” Ancak bu değerlendirme, sadece SGK’nın işverenden rücu ile geri isteyeceği ödemelerle sınırlıdır. Mağdur işçi açısından durum nettir: Tüm maddi ve manevi zararlarını, SGK ödemeleri dışında ve haricinde talep etme hakkı vardır.
4. Tazminat Miktarının Belirlenmesinde SGK Ödemeleri Mahsup Edilir Mi?
Yargılamalarda en çok karşılaşılan tartışmalardan biri, SGK tarafından ödenen gelirlerin tazminat hesabına nasıl yansıyacağıdır. Uygulamada iki farklı görüş vardır: Bazı hâkimler, SGK’nın yaptığı ödemeleri tazminattan mahsup ederek işverenin ödeyeceği miktarı azaltmaktadır. Diğerleri ise bu ödemelerin sosyal güvenlik sistemi içinde değerlendirildiğini ve tazminata etki etmeyeceğini savunmaktadır. Ancak Yargıtay’ın büyük çoğunlukta verdiği kararlar, mağdur lehine geniş yorum ilkesini benimseyerek SGK ödemelerinin tazminattan düşülemeyeceğini ortaya koymuştur. Örneğin, sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanmış olması, işçinin fiilen uğradığı kazanç kaybının tamamını telafi etmediği için, bu ödemelerin maddi tazminattan düşülmesi çoğu kez hakkaniyete aykırı görülmektedir. Yine de bazı özel hallerde –örneğin SGK’nın ödeme yaptığı kalemlerin tazminatla birebir örtüştüğü durumlarda– kısmi mahsup uygulanabilir. Bu konuda davanın açıldığı mahkemenin yaklaşımı ve bilirkişi raporları büyük önem taşır.
5. SGK’nın Rücu Hakkı ve İşverenin Yasal Yükümlülüğü
SGK, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu yaptığı ödemeleri, kusurlu işverene ya da kazaya neden olan üçüncü kişilere karşı geri alma hakkına sahiptir. Bu hak, 5510 sayılı kanunun 21. maddesinde düzenlenmiştir. Rücu davası, işverenin sadece işçiye değil, SGK’ya karşı da maddi yükümlülük altında kalmasına neden olur. SGK, kusur oranına göre ödeme yaptığı kalemlerin tümünü talep edebilir. Örneğin, SGK tarafından bağlanan ölüm geliri, iş göremezlik geliri ya da sağlık giderleri, ileride işverene rücu edilerek tahsil edilebilir. Bu da işverenin iki ayrı hukukî cephede sorumluluk taşıması anlamına gelir. Burada dikkat edilmesi gereken, işçinin açacağı tazminat davası ile SGK’nın açacağı rücu davasının birbirinden tamamen bağımsız olduğu ve her iki davada farklı hukukî gerekçelerle hareket edildiğidir. SGK yalnızca yaptığı harcamaları tahsil etmeye çalışırken, işçi kişisel zararlarını talep eder.
6. Tazminat Davasının Açılabilirliği: SGK Ödemeleri Engel Teşkil Eder mi?
Mağdurun, SGK’dan iş kazası ya da meslek hastalığı kapsamında geçici ya da sürekli iş göremezlik ödemesi almış olması, özel hukuk anlamında tazminat davası açmasına hiçbir engel teşkil etmez. SGK’nın ödemesi ile tazminat arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığından, mağdur işçi ya da yakınları işverene veya kazaya sebebiyet veren kişilere karşı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilir. Hatta uygulamada SGK ödemesi yapılmamış ya da çok düşük kalmış olmasına rağmen, işverenin kusuru net biçimde ortaya konularak yüksek meblağlı tazminat davaları açılabilmektedir. Dava açılması için öncelikle olayın meydana geldiği tarihten itibaren iki yıllık ve her hâlükârda on yıllık zamanaşımı süresi içerisinde başvuruda bulunulmalıdır. Dava dilekçesinde SGK’dan alınan ödemeler belirtilmekle birlikte, bu ödemelerin mağdurun zararıyla eşdeğer olmadığı mutlaka vurgulanmalıdır.
7. İş Kazası veya Meslek Hastalığı Sonrasında Tazminat Süreci
İş kazası veya meslek hastalığı geçiren işçi, yaşadığı olay sonrasında tazminat sürecini iki farklı koldan yürütmelidir: biri SGK başvuruları, diğeri ise özel hukuk tazminat süreci. SGK’ya yapılacak başvurular, sağlık raporları, iş kazası bildirimi, hastane belgeleri ve işveren tutanakları ile desteklenmelidir. SGK tarafından gerekli değerlendirme yapıldıktan sonra geçici ya da sürekli iş göremezlik ödemesi yapılır. Ancak bu aşamada işçi gerçek zararının sadece çok küçük bir kısmını telafi etmiş olur. Bu nedenle, işçinin veya ailesinin, işveren aleyhine açacağı tazminat davası ile bu zararın tamamını telafi etmesi gerekir. Dava sürecinde bilirkişi raporları, aktüeryal hesaplamalar, iş güvenliği uzmanlarının görüşleri ve tanık anlatımları son derece önemlidir. Ayrıca mahkemeye sunulacak olan SGK belgeleri, işçinin sağlık geçmişi ve kusur oranı gibi tüm unsurlar eksiksiz hazırlanmalıdır.
8. SGK Ödemeleri Alındıktan Sonra Arabuluculuk ve Dava Yoluna Gitmek
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’na göre, iş kazası ya da meslek hastalığı nedeniyle açılacak tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk süreci getirilmiştir. Bu nedenle işçi SGK’dan ödemesini almış olsa bile, işverene karşı dava açmadan önce arabuluculuk sürecine başvurmak zorundadır. Arabuluculuk süreci, tarafların uzlaşmasını sağlamak amacıyla kurgulanmış olsa da, çoğu durumda işveren SGK ödemesini gerekçe göstererek tazminat ödemeyi reddetmektedir. Bu durumda arabuluculuk süreci başarısızlıkla sonuçlanır ve işçi iş mahkemesine başvurarak tazminat davası açar. Mahkeme, SGK ödemesinin yapılmış olmasını yalnızca zararın kapsamını değerlendirmede kullanabilir, ancak tazminat hakkını ortadan kaldırmak için gerekçe olarak kabul etmez. Bu süreçte hak kaybı yaşanmaması adına arabuluculuk tutanakları, SGK ödeme belgeleri ve dava dilekçesi uyumlu şekilde hazırlanmalıdır.
9. Yargıtay Kararları Işığında SGK Ödemeleri ve Tazminat
Yargıtay’ın özellikle 21. Hukuk Dairesi ve 10. Hukuk Dairesi, iş kazaları ve meslek hastalıklarına ilişkin olarak birçok emsal karara imza atmıştır. Bu kararların çoğunda, SGK ödemelerinin mağdurun özel hukuk tazminat hakkını ortadan kaldırmadığı net biçimde belirtilmiştir. Yargıtay, SGK tarafından yapılan ödemelerin kamu kaynaklı olduğunu ve yalnızca zararın çok sınırlı bir kısmını karşıladığını kabul etmekte; bu nedenle de tazminat davasının açılabilirliğini açıkça savunmaktadır. Aynı zamanda Yargıtay, SGK ödemesinin tazminattan mahsup edilip edilmeyeceği konusunu da her somut olay özelinde değerlendirmektedir. Bu kapsamda alınan kararlarda, mağdur lehine yorum ilkesi ve hakkaniyet ilkesi ön plana çıkmaktadır. Bu kararlar, uygulayıcı hâkimlerin, bilirkişilerin ve avukatların elini güçlendiren en önemli referanslardır.
10. Başvurulabilecek Resmi Kurumlar ve Kurumsal İşleyişe Dair Bilgilendirme
SGK ödemeleri ile tazminat süreçlerini eşzamanlı yürütebilmek için bazı kurumlarla doğrudan veya dolaylı temas kurulması gerekebilir. Bu kurumlar şunlardır:
- Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK): İş kazası, meslek hastalığı ve diğer sosyal risklere karşı sağlanan ödemelerin kaynağı olan kurumdur.
- İş Mahkemeleri: Tazminat davalarının görüldüğü birincil yargı mercii olup, tazminat talebinin hukuki zeminini değerlendirir.
- Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı: Zorunlu arabuluculuk süreçlerinin ilk başvuru noktasıdır.
- İlgili Eğitim ve Araştırma Hastaneleri: Sağlık raporlarının alınacağı ve meslek hastalığı teşhislerinin konulduğu kurumlardır.
- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı: İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin denetlenmesinden sorumlu devlet kurumudur.
Daha detaylı bilgi almak ve hukuki destek almak için FFK Partner Hukuk olarak sizlere profesyonel destek sağlıyoruz!




