
Kasko Sigortasında Sigorta Şirketinin Ödeme Yapmama Gerekçeleri?
3 Mart 2025
Konut Sigortası ve Kiracılar İçin Önemli Hususlar
3 Mart 2025Sigorta hukukunda dava açma süreleri ve zamanaşımı süreleri, sigortalı ve sigorta şirketi arasındaki ilişkileri belirleyen en önemli unsurların başında gelir. Sigorta sözleşmeleri, tarafların hak ve yükümlülüklerini düzenlerken aynı zamanda hukuki süreçlerin de temelini oluşturur. Sigorta şirketine karşı dava açmayı düşünen kişiler için sürelerin doğru hesaplanması ve zamanaşımı sürelerine dikkat edilmesi hayati önem taşır. Aksi takdirde hak kaybı yaşanabilir ve dava açılamaz hale gelebilir. Bu nedenle sigorta davalarında zamanaşımı sürelerini bilmek, hak kaybı yaşamamak için büyük önem arz eder.
1. Sigorta Davalarında Genel Hukuki Çerçeve
Sigorta hukuku, Türk Ticaret Kanunu (TTK), Sigortacılık Kanunu ve ilgili diğer mevzuatlarla düzenlenmiş olup, sigorta şirketlerinin yükümlülükleri ve sigortalıların haklarını belirler. Sigorta şirketine karşı açılacak davaların hukuki çerçevesi, öncelikle sigorta poliçesinde belirtilen şartlara göre belirlenir. Ancak bunun dışında Türk Borçlar Kanunu ve diğer özel mevzuatlar da bu tür davaların açılmasına olanak sağlar. Sigorta sözleşmelerinde yer alan hükümler, genellikle sigorta şirketleri tarafından hazırlanmış olup, sigortalının aleyhine hükümler içermemelidir. Sigorta hukukunda dava açma sürelerinin ve zamanaşımı sürelerinin belirlenmesi noktasında ise en önemli düzenlemelerden biri, Türk Ticaret Kanunu’nun ilgili hükümleridir.
2. Sigorta Davalarında Zamanaşımı Nedir?
Zamanaşımı, hukuki bir hakkın belirli bir süre içinde kullanılmaması durumunda, dava açma hakkının kaybedilmesini ifade eder. Sigorta davalarında zamanaşımı süreleri, sigorta sözleşmesinin türüne ve meydana gelen olayın niteliğine göre değişiklik gösterebilir. Örneğin, kasko sigortası, trafik sigortası, hayat sigortası veya sağlık sigortası gibi farklı sigorta türlerinde, dava açma süreleri de farklı şekilde uygulanmaktadır. Zamanaşımı süresinin başlangıcı genellikle sigortalının veya zarar görenin durumu öğrendiği tarihten itibaren hesaplanır. Ancak bazı durumlarda bu süre, olayın gerçekleştiği tarihten itibaren başlamaktadır. Dolayısıyla sigorta davası açmayı düşünen kişilerin zamanaşımı sürelerini dikkatlice incelemesi ve hukuki süreçleri buna göre başlatması büyük önem taşır.
3. Trafik Sigortasına Dayalı Davalar ve Zamanaşımı Süreleri
Zorunlu trafik sigortasına dayalı tazminat davalarında zamanaşımı süreleri, Karayolları Trafik Kanunu’na göre belirlenir. Genel olarak trafik kazalarına bağlı tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi, haksız fiillere dayalı davalarda olduğu gibi, zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl, her hâlükârda 10 yıldır. Ancak trafik kazalarında cezai sorumluluk gerektiren bir durum söz konusuysa ve olay ceza kanunları çerçevesinde suç teşkil ediyorsa, ceza zamanaşımı süresi esas alınır ve bu süre 15 yıla kadar çıkabilir. Dolayısıyla trafik sigortasına dayalı davalarda, davacıların süreleri dikkatlice takip etmeleri ve hak kaybı yaşamamak için zamanında dava açmaları büyük önem taşır.
4. Kasko Sigortasında Zamanaşımı Süreleri
Kasko sigortasına dayalı tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi, Türk Ticaret Kanunu’nun sigorta sözleşmelerine ilişkin hükümlerine tabidir. Bu tür davalarda zamanaşımı süresi genellikle 2 yıl olup, sigortalının rizikoyu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Ancak kasko sigortası kapsamında sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldıktan sonra, rücu davalarında zamanaşımı süresi farklı olabilir. Örneğin, sigorta şirketi ödediği tazminat miktarını kazaya sebebiyet veren karşı tarafa rücu etmek isterse, genel haksız fiil hükümleri çerçevesinde 10 yıllık zamanaşımı süresi söz konusu olabilir. Bu nedenle kasko sigortasına dayalı davalarda hem sigortalıların hem de sigorta şirketlerinin sürelere dikkat etmesi gerekmektedir.
5. Hayat Sigortası Davalarında Zamanaşımı
Hayat sigortasına ilişkin davalarda zamanaşımı süreleri, diğer sigorta türlerinden farklılık gösterebilir. Hayat sigortalarında, sigorta ettirenin veya lehtarın sigorta şirketine karşı talepte bulunabilmesi için, rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıllık bir zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Ancak, ölüm sigortası söz konusu olduğunda, sigortalının vefat tarihi esas alınarak zamanaşımı süresi hesaplanır. Hayat sigortası poliçelerine bağlı olarak ortaya çıkabilecek ek riskler ve özel şartlar, zamanaşımı sürelerini etkileyebilir. Sigorta şirketlerinin hayat sigortası kapsamında tazminat taleplerini değerlendirme süreçleri de dikkate alındığında, sigortalıların hak kaybı yaşamamak için sürelere dikkat etmesi gerekmektedir.
6. Sağlık Sigortası Davalarında Zamanaşımı
Sağlık sigortası poliçelerine dayalı tazminat taleplerinde zamanaşımı süresi, sigortalının sağlık harcamalarının karşılanması talebiyle sigorta şirketine başvurduğu tarihten itibaren başlar. Türk Ticaret Kanunu’na göre, sağlık sigortalarında zamanaşımı süresi 2 yıl olup, her hâlükârda 10 yıl içinde dava açılmalıdır. Ancak, sağlık sigortasında ödenmeyen veya eksik ödenen tazminat taleplerine ilişkin davaların açılabilmesi için, sigorta şirketine başvuru yapılmış olması ve gerekli itiraz süreçlerinin tamamlanması gerekmektedir. Sağlık sigortası davalarında poliçede yer alan özel hükümler, sigortalının haklarını doğrudan etkileyebilir. Bu nedenle sigorta sahiplerinin poliçe şartlarını dikkatlice incelemeleri ve hukuki süreçleri takip etmeleri önerilir.
7. Sigorta Davalarında Hukuki Süreç ve Mahkemeye Başvuru
Sigorta şirketine karşı açılacak davalarda hukuki süreç, öncelikle sigorta şirketine yapılan başvuru ile başlar. Sigorta şirketi başvuruyu reddederse veya eksik ödeme yaparsa, sigortalı yasal süresi içinde dava açabilir. Sigorta hukuku davalarında görevli mahkeme genellikle Asliye Ticaret Mahkemeleri olup, bazı durumlarda Asliye Hukuk Mahkemeleri de yetkili olabilir. Mahkemeye başvururken, poliçe şartlarının ve sigorta şirketiyle yapılan yazışmaların delil olarak sunulması gerekmektedir. Sigorta hukukuna ilişkin davalarda bilirkişi incelemesi yapılabilir ve tarafların delil sunması büyük önem taşır. Dava sürecinde, sigorta eksper raporları ve zarar hesaplamaları da dikkate alınır.
8. Sigorta Şirketine Başvuru ve Arabuluculuk Süreci
Son yıllarda sigorta davalarında dava açmadan önce arabuluculuk zorunluluğu getirilmiştir. Sigorta poliçelerine dayalı tazminat taleplerinde, mahkemeye gitmeden önce arabuluculuk süreci işletilmelidir. Arabuluculuk süreci olumlu sonuçlanmazsa, sigortalı dava açabilir. Arabuluculuk görüşmelerinde, tarafların uzlaşmaya varması durumunda mahkemeye gitmeye gerek kalmaz ve süreç daha hızlı tamamlanır. Sigorta hukukunda arabuluculuk, taraflar arasındaki uyuşmazlıkları hızlı ve maliyet açısından daha avantajlı şekilde çözmeyi amaçlamaktadır.
9. Sigorta Hukukuyla İlgili Resmi Kaynaklar
Sigorta hukukuyla ilgili mevzuata ve resmi kurumlara aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz:
- Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği
- Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu
- Türkiye Barolar Birliği
- Resmî Gazete Mevzuat
Daha detaylı bilgi almak ve hukuki destek almak için FFK Partner Hukuk olarak sizlere profesyonel destek sağlıyoruz!




