
Şirket Ortağının Gizlice Başka Şirket Kurması Halinde Hangi Davalar Açılabilir? 2026 Güncel Hukuki Rehber
14 Ağustos 2026
Şirket Ortağının Müşteri Portföyünü Çalması Halinde Tazminat Davası: 2026 Güncel Hukuki Rehber
14 Ağustos 2026Şirket ortağının rakip şirkete ortak olması yasak mı? Limited ve anonim şirketlerde rekabet yasağı, müdür ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, tazminat, ortaklıktan çıkarma ve ihtiyati tedbir yolları.
Bir şirket ortağının aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir şirkete ortak olduğunun öğrenilmesi, özellikle ortaklar arasında uyuşmazlık varsa ciddi bir hukuki sorun yaratabilir. Ancak Türk Ticaret Kanunu açısından “Bir şirket ortağı hiçbir şekilde rakip şirkete ortak olamaz” şeklinde bütün şirketler ve bütün ortaklar için geçerli genel bir yasak bulunmamaktadır. Sonuç; şirketin limited veya anonim şirket olması, kişinin yalnızca ortak mı yoksa aynı zamanda müdür veya yönetim kurulu üyesi mi olduğu, şirket sözleşmesinde özel bir rekabet yasağının bulunup bulunmadığı ve rakip şirketteki faaliyetleri nedeniyle mevcut şirketin zarar görüp görmediğine göre değişir. Bu nedenle yalnızca ticaret sicilinde rakip şirket ortaklığının görülmesiyle hukuka aykırılık sonucuna varılmamalıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, anonim ve limited şirketler bakımından farklı kurallar öngörmektedir. (https://ticaret.gov.tr)
Şirket Ortağının Rakip Şirkete Ortak Olması Her Zaman Yasak mı?
Hayır. En önemli ayrım budur. Salt ortaklık sıfatı ile şirket yöneticiliği birbirinden ayrılmalıdır. Örneğin bir anonim şirkette yalnızca pay sahibi olan kişinin durumu ile aynı şirketin yönetim kurulu üyesinin durumu aynı değildir. Benzer şekilde limited şirkette yalnızca ortak olan kişi ile şirket müdürü olan ortak bakımından farklı hükümler gündeme gelir.
Dolayısıyla “Rakip şirkete ortak olmuş, kesin rekabet yasağını ihlal etmiştir” şeklinde doğrudan bir sonuca varılması doğru değildir.
Öncelikle mevcut şirketin türü, şirket sözleşmesi ve kişinin yönetim görevinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
Limited Şirket Ortağı Rakip Şirkete Ortak Olabilir mi?
Limited şirketlerde TTK m.613 kapsamında ortakların bağlılık yükümlülüğü önem taşır. Limited şirket ortakları şirket sırlarını korumakla yükümlüdür ve şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamazlar. Ayrıca şirket sözleşmesinde ortakların şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmalarını öngören hükümler bulunabilir.
Bu nedenle limited şirket ortağının rakip şirkete ortak olması değerlendirilirken ilk olarak şirket sözleşmesindeki rekabet yasağı hükümleri kontrol edilmelidir.
Şirket sözleşmesinde açık rekabet yasağı varsa rakip şirkete ortaklık bu hükmün kapsamına girebilir.
Ancak sözleşmede özel yasak bulunmasa dahi ortağın mevcut şirketin çıkarlarını zedeleyen davranışları TTK’daki bağlılık yükümlülüğü bakımından ayrıca incelenebilir.
Limited Şirket Ortağının Bağlılık Yükümlülüğü Nedir?
Bağlılık yükümlülüğü, ortağın şirketle ilişkisinde şirketin meşru çıkarlarını gözetmesini gerektirir. Bunun en önemli görünümlerinden biri şirket sırlarının korunmasıdır.
Örneğin limited şirket ortağının rakip şirkete yüzde 30 ortak olması tek başına uyuşmazlığın tamamını açıklamaz. Ancak aynı kişi mevcut şirketin müşteri listelerini, fiyat politikalarını ve teklif bilgilerini rakip şirkete aktarıyorsa durum tamamen değişir.
Bu durumda rakip şirkete ortaklık, diğer davranışlarla birlikte şirketin çıkarlarının ihlal edildiğini gösteren önemli bir unsur hâline gelebilir.
Şirket Sözleşmesinde Rekabet Yasağı Varsa Ne Olur?
Şirket sözleşmesinde ortakların aynı sektörde faaliyet gösteren şirketlere ortak olamayacağı, rakip işletme kuramayacağı veya rakip işletmeler lehine faaliyette bulunamayacağı yönünde hükümler bulunabilir.
Böyle bir hüküm mevcutsa ortağın rakip şirketteki ortaklığı sözleşme hükümleri bakımından ayrıca değerlendirilir.
Ancak sözleşmedeki yasağın kapsamı da önemlidir. Faaliyet alanı, süre, yasaklanan işlemler ve ortağın rakip şirketteki konumu incelenmelidir.
Örneğin yüzde 1 oranındaki pasif bir yatırım ile rakip şirketin yüzde 50 ortağı ve fiili yöneticisi olmak aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.
Limited Şirket Ortağı Aynı Zamanda Müdürse Ne Olur?
Bu durumda hukuki risk önemli ölçüde artar. Çünkü kişinin yalnızca ortaklık sıfatından kaynaklanan yükümlülükleri değil, müdürlük sıfatından doğan özen, bağlılık ve rekabet yükümlülükleri de gündeme gelir.
Şirket müdürünün mevcut şirketle aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir şirketin yönetimine aktif şekilde katılması, mevcut şirketin müşterilerini oraya yönlendirmesi veya şirketin ticari fırsatlarını rakip işletmeye aktarması ciddi sorumluluk doğurabilir.
Bu nedenle “ortak rakip şirkete ortak olmuş” ile “şirket müdürü gizlice rakip şirket kurmuş ve müşterileri oraya aktarıyor” hukuken aynı olay değildir.
Müdürün Rakip Şirkete Ortak Olması Rekabet Yasağını İhlal Eder mi?
Limited şirket müdürleri bakımından TTK m.626 çerçevesindeki rekabet yasağı ve bağlılık yükümlülüğü ayrıca değerlendirilmelidir. Müdürlerin şirketin çıkarlarını dürüstlük kuralları çerçevesinde gözetmeleri ve kanuni koşullar kapsamında şirketle rekabet oluşturan faaliyetlerden kaçınmaları gerekir.
Dolayısıyla müdürün rakip işletmeye yalnızca sermaye yatırımı yapıp yapmadığı değil, rakip şirket üzerinde nasıl bir konuma sahip olduğu araştırılmalıdır.
Müdür aynı zamanda rakip şirketin müdürü olmuşsa, müşterilerle görüşüyorsa ve mevcut şirketle aynı ihalelere giriyorsa ihlal iddiası çok daha ciddi hâle gelir.
Anonim Şirket Ortağı Rakip Şirkete Ortak Olabilir mi?
Anonim şirketlerde yalnızca pay sahibi olmak kural olarak yönetim kurulu üyelerine özgü TTK m.396 kapsamındaki rekabet yasağının otomatik olarak uygulanması sonucunu doğurmaz.
Dolayısıyla bir anonim şirkette yalnızca yüzde 10 pay sahibi olan kişinin aynı sektördeki başka bir anonim şirkette de pay sahibi olması ile şirketin yönetim kurulu başkanının rakip işletmede aktif görev üstlenmesi arasında ciddi hukuki fark bulunmaktadır.
Anonim şirket ortağı bakımından esas sözleşme, varsa pay sahipleri sözleşmesi ve somut davranışlar ayrıca incelenmelidir.
Yönetim Kurulu Üyesinin Rakip Şirkete Ortak Olması Yasak mı?
Anonim şirketlerde TTK m.396 özel önem taşır. Yönetim kurulu üyelerinin şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden işlemleri kendi veya başkası hesabına yapmaları ve kanunda belirtilen şekilde aynı tür ticari işlerle uğraşan şirketlere katılmaları bakımından rekabet yasağı düzenlenmiştir.
Dolayısıyla yönetim kurulu üyesinin rakip şirketteki konumu dikkatle incelenmelidir.
Özellikle yönetim kurulu üyesinin rakip şirkette aktif yönetim görevi üstlenmesi veya rakip şirket üzerinden aynı müşterilere hizmet vermesi ciddi risk yaratır.
Genel Kurul İzin Verirse Rekabet Mümkün mü?
TTK’nın anonim şirket yönetim kurulu üyelerine ilişkin rekabet yasağı düzenlemesinde genel kurul izni önem taşır. Dolayısıyla bazı durumlarda şirketin yetkili organının izni hukuki sonucu değiştirebilir.
Limited şirketlerde de müdürler bakımından şirket sözleşmesinin içeriği ve ortakların gerekli izni önem taşıyabilir.
Bu nedenle rakip şirket ortaklığı öğrenildiğinde yalnızca ticaret siciline değil, geçmiş genel kurul kararlarına ve şirket sözleşmesine de bakılmalıdır.
Rakip Şirkette Yüzde 1 Pay Sahibi Olmak ile Yüzde 50 Ortak Olmak Aynı mı?
Her durumda aynı değerlendirilmemelidir.
Örneğin halka açık bir şirkette çok düşük miktarda pay sahibi olmakla rakip limited şirketin yüzde 50 ortağı olup şirketi fiilen yönetmek arasında ciddi fark bulunmaktadır.
Mahkeme bakımından kişinin rakip işletmedeki ekonomik ve yönetsel etkisi, ihlal değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Özellikle kişi rakip şirketin hem büyük ortağı hem müdürü ise rekabet ilişkisinin fiili boyutu çok daha belirgin olacaktır.
Rakip Şirkete Eş veya Çocuk Üzerinden Ortak Olunursa Ne Olur?
Uygulamada rekabet yasağını görünürde aşmak amacıyla rakip şirket paylarının eş, çocuk, kardeş veya başka yakınlar adına kaydedildiği iddialarıyla karşılaşılabilir.
Sırf yakının rakip şirkette ortak olması, mevcut şirket ortağının gizli ortak olduğunu otomatik olarak kanıtlamaz.
Ancak rakip şirketin sermayesinin mevcut ortak tarafından sağlandığı, şirketi fiilen onun yönettiği, müşterilerle onun görüştüğü ve kazançların ona aktarıldığı ortaya konulabiliyorsa görünürdeki ortaklık yapısının arkasındaki fiili durum önem kazanabilir.
Rakip Şirket Başkasının Üzerine Kurulmuşsa Nasıl İspatlanır?
Bu tür uyuşmazlıklarda tek başına ticaret sicili yeterli olmayabilir. Para hareketleri, şirket kuruluş sermayesinin kaynağı, şirketi fiilen yöneten kişiler, ticari yazışmalar, müşterilerle görüşmeler, internet sitesi, sosyal medya, şirket adresi ve iki işletme arasındaki ekonomik ilişkiler birlikte değerlendirilebilir.
Ancak deliller mutlaka hukuka uygun yollarla elde edilmelidir.
Diğer ortağın kişisel e-posta hesabına veya telefonuna hukuka aykırı biçimde erişilmesi ciddi hukuki sorun yaratabilir.
Rakip Şirkete Müşteri Aktarılması Halinde Ne Olur?
Bu, salt ortaklıktan çok daha ciddi bir durumdur.
Örneğin A ve B, X Ltd. Şti.’nin yüzde 50’şer ortağıdır. A aynı zamanda müdürdür. A daha sonra X ile aynı sektörde faaliyet gösteren Y Ltd. Şti.’nin yüzde 50 ortağı olur.
A, X şirketinin müşterilerine ulaşarak “Bundan sonra siparişleri Y şirketine verin” demeye başlarsa artık yalnızca rakip şirkette pay sahibi olma meselesinden söz edilmez.
Müşteri aktarımı, yöneticinin bağlılık yükümlülüğü, rekabet yasağı ve şartları varsa haksız rekabet hükümleri kapsamında ayrıca değerlendirilebilir.
Şirketin Ticari Fırsatlarının Rakip Şirkete Aktarılması Hukuka Aykırı mı?
Yönetici olan ortak bakımından ciddi sorumluluk doğurabilir.
Örneğin müşteri mevcut şirketten 10 milyon TL’lik teklif istiyor ancak müdür bu fırsatı mevcut şirkete değerlendirmek yerine kendi ortak olduğu rakip şirkete yönlendiriyorsa şirketin ticari fırsatının başka işletmeye aktarılması söz konusu olabilir.
Şirketin bu nedenle uğradığı zarar yöneticinin sorumluluğu kapsamında gündeme gelebilir.
Müşteri Listesinin Rakip Şirkete Verilmesi Hukuka Aykırı mı?
Müşteri listesinin niteliğine göre ticari sır, kişisel veri, şirket sırrı ve haksız rekabet hükümleri gündeme gelebilir.
Özellikle kamuya açık olmayan müşteri iletişim bilgileri, satın alma geçmişleri, özel fiyatlar, indirim oranları ve ticari koşulların rakip işletmeye aktarılması ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.
Limited şirket ortaklarının şirket sırlarını koruma yükümlülüğü bu noktada ayrıca önemlidir.
Fiyat Listelerinin Rakip Şirketle Paylaşılması Ne Sonuç Doğurur?
Şirketin kamuya açık olmayan fiyatlandırma stratejisinin rakibe aktarılması, rakip şirketin mevcut şirketten daha düşük teklif vererek müşterileri kazanmasını sağlayabilir.
Bu durumda yalnızca rekabet yasağı değil, şirket sırrının ihlali ve haksız rekabet hükümleri de gündeme gelebilir.
Özellikle ortağın aynı zamanda yönetici olması sorumluluğun değerlendirilmesini daha da önemli hâle getirir.
Çalışanların Rakip Şirkete Geçirilmesi Hukuka Aykırı mı?
Çalışanların iş değiştirme hakkı bulunmaktadır. Dolayısıyla bir çalışanın rakip işletmeye geçmesi tek başına hukuka aykırılık oluşturmaz.
Ancak şirket müdürünün gizlice rakip şirkete ortak olup mevcut şirketin satış ekibini, teknik personelini ve müşterilerini sistematik biçimde rakip şirkete yönlendirmesi daha geniş bir hukuki değerlendirme gerektirebilir.
Bu durumda olayın tamamına bakılmalıdır.
Şirket Malları Rakip Şirkete Devrediliyorsa Ne Yapılabilir?
Rakip şirkete ortak olan kişinin mevcut şirketin araçlarını, makinelerini, stoklarını veya diğer malvarlığını da rakip şirkete aktarmaya başlaması hâlinde işlemlerin hukuki niteliği ayrı ayrı araştırılmalıdır.
Malları piyasa değerinin altında satmak, satış bedelini şirkete ödememek veya şirketi faaliyet gösteremeyecek şekilde malvarlığından yoksun bırakmak yöneticinin sorumluluğunu gündeme getirebilir.
Devirler devam ediyorsa ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki korumaların şartları değerlendirilmelidir.
Şirket Parasının Rakip Şirkete Aktarılması Halinde Ne Olur?
Mevcut şirket hesabından rakip şirkete para gönderilmesi tek başına hukuka aykırı değildir. İki şirket arasında gerçek ticari ilişki bulunabilir.
Ancak herhangi bir mal veya hizmet karşılığı olmaksızın para aktarılıyorsa, gerçeğe aykırı faturalar kullanılıyorsa veya piyasa değerinin çok üzerinde ödeme yapılıyorsa şirket zararının ve yöneticinin sorumluluğunun araştırılması gerekir.
Haksız Rekabet Davası Açılabilir mi?
Şartları oluşmuşsa evet. Rakip şirkete ortaklıkla birlikte mevcut şirketin müşterilerinin sistematik olarak aktarılması, ticari sırlarının kullanılması veya dürüstlük kuralına aykırı ticari uygulamalar gerçekleştirilmesi TTK’nın haksız rekabete ilişkin hükümleri bakımından değerlendirilebilir.
Somut olaya göre haksız rekabetin tespiti, men’i, hukuka aykırı durumun ortadan kaldırılması ve zarar mevcutsa tazminat talepleri gündeme gelebilir.
Rekabet Yasağının İhlalinde Tazminat İstenebilir mi?
Şirket rekabet yasağının ihlali nedeniyle zarara uğramışsa tazminat talebi gündeme gelebilir.
Ancak “Ortak rakip şirkete ortak oldu, o hâlde şirket kesin zarar görmüştür” şeklinde otomatik bir sonuç yoktur.
Şirketin hangi müşterileri kaybettiği, hangi ticari fırsatların rakibe aktarıldığı, satışların ne ölçüde azaldığı ve zarar ile ihlal arasındaki bağlantı ortaya konulmalıdır.
Yöneticiye Karşı Sorumluluk Davası Açılabilir mi?
Ortak aynı zamanda müdür veya yönetim kurulu üyesiyse ve yükümlülüklerini ihlal ederek şirkete zarar vermişse TTK’nın yöneticilerin sorumluluğuna ilişkin hükümleri gündeme gelebilir.
Örneğin müdür rakip şirkete ortak olduktan sonra mevcut şirketin yıllık 30 milyon TL ciro sağlayan müşterilerini rakip şirkete yönlendirmişse şirket zararının belirlenmesi ve yöneticinin sorumluluğu değerlendirilebilir.
Bu noktada mali bilirkişi incelemesi önem kazanabilir.
Müdür Görevden Alınabilir mi?
Limited şirket müdürünün rekabet yasağını ve bağlılık yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal ettiği ileri sürülüyorsa görevden alınması veya yönetim ve temsil yetkisinin sınırlandırılması gündeme gelebilir.
Özellikle müdürün rakip şirkette aktif yöneticilik yapması ve mevcut şirketin müşterilerini oraya taşıması haklı sebep değerlendirmesinde önemli olabilir.
Ancak görevden alma süreci şirket yapısına ve somut olaya göre değerlendirilmelidir.
Yönetim Kurulu Üyesinin Görevden Alınması Mümkün mü?
Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmasına ilişkin TTK hükümleri uygulanır. Rekabet yasağının ihlali şirket içi yönetim bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir.
Bunun yanında şirketin zararının tazmini ve TTK m.396 kapsamında şirkete tanınan özel haklar ayrıca değerlendirilmelidir.
Rakip Şirkete Ortak Olan Kişi Şirketten Çıkarılabilir mi?
Limited şirketlerde ortağın çıkarılması belirli kanuni ve sözleşmesel şartlara bağlıdır.
Sadece rakip şirkette pay sahibi olmak her olayda otomatik çıkarma nedeni değildir. Ancak şirket sözleşmesindeki açık rekabet yasağının ağır biçimde ihlal edilmesi, şirket sırlarının rakibe aktarılması, müşterilerin sistematik olarak kaçırılması ve şirketin ciddi zarara uğratılması haklı sebep değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Diğer Ortak Şirketten Çıkabilir mi?
Ortaklık ilişkisinin devamının çekilmez hâle gelmesi durumunda limited şirketlerde haklı nedenle çıkma mekanizması somut olayda değerlendirilebilir.
Örneğin diğer ortak hem şirketi yönetiyor hem rakip şirketi kontrol ediyor hem de mevcut şirketin müşterilerini sistematik olarak oraya aktarıyorsa ortaklık ilişkisinin sürdürülebilirliği ciddi şekilde tartışmalı hâle gelebilir.
Şirketin Feshi İstenebilir mi?
Haklı sebeplerin varlığı hâlinde şirketin feshi bazı şirket türlerinde gündeme gelebilir. Ancak fesih oldukça ağır bir sonuçtur.
Bu nedenle mahkemeye gitmeden önce veya dava stratejisi oluşturulurken müdürün görevden alınması, tazminat, rekabetin önlenmesi veya ortağın çıkarılması gibi daha ölçülü seçenekler de değerlendirilmelidir.
İhtiyati Tedbir Alınabilir mi?
Rekabet faaliyeti devam ediyor ve şirket açısından telafisi güç zarar doğuruyorsa HMK ve uyuşmazlığa uygulanabilecek özel hükümler kapsamında ihtiyati tedbir değerlendirilebilir.
Ancak mahkemeden “Rakip şirketin bütün faaliyetlerini durdurun” şeklinde aşırı geniş bir tedbir talep edilmesi her zaman uygun olmayacaktır.
Tedbir talebinin somut ihlalle bağlantılı ve ölçülü olması önemlidir.
Örneğin belirli ticari sırların kullanılmasının veya uyuşmazlık konusu belirli şirket varlıklarının devrinin engellenmesine yönelik daha hedefli tedbirler değerlendirilebilir.
Rakip Şirketin Kapatılması İstenebilir mi?
Sırf mevcut şirket ortağı rakip şirkete ortak olduğu için rakip şirketin tüzel kişiliğinin sona erdirilmesi şeklinde otomatik bir sonuç bulunmamaktadır.
Hukuka aykırılık esas olarak kişinin rekabet yasağını ihlal eden davranışları ve rakip şirket üzerinden gerçekleştirilen somut işlemler bakımından değerlendirilmelidir.
Bu nedenle dava stratejisinin hedefi çoğu zaman rakip şirketi tamamen ortadan kaldırmaktan ziyade hukuka aykırı rekabet davranışlarını durdurmak ve şirket zararını gidermek olacaktır.
Rakip Şirketteki Hissesini Devretmesi İstenebilir mi?
Bu konuda da otomatik bir mekanizma bulunduğu düşünülmemelidir. Rekabet yasağının hukuki dayanağı ve ihlal sonucunda uygulanabilecek yaptırımlar belirlenmelidir.
Özellikle anonim şirket yönetim kurulu üyeleri bakımından TTK m.396’nın özel yaptırım sistemi ayrıca dikkate alınmalıdır.
Rekabet Yasağının İhlali Nasıl İspatlanır?
En önemli deliller arasında şirket sözleşmesi veya esas sözleşme, ticaret sicili kayıtları, rakip şirketin ortaklık yapısı, müşterilere gönderilen teklifler, faturalar, banka hareketleri, müşteri geçişleri, şirket içi yazışmalar ve hukuka uygun biçimde elde edilmiş elektronik mesajlar bulunabilir.
Özellikle mevcut şirket ile rakip şirket arasındaki müşteri hareketlerinin kronolojik karşılaştırılması güçlü bir ispat yöntemi olabilir.
Ticaret Sicili Kaydı Tek Başına Yeterli mi?
Rakip şirkette ortak olunduğunu kanıtlamak bakımından önemli olabilir. Ancak rekabet yasağının ihlal edildiğini ve şirketin zarara uğradığını göstermek için her zaman yeterli olmayabilir.
Kişinin rakip şirketteki rolü, mevcut şirketin faaliyet alanı, şirket sözleşmesi ve somut rekabet davranışları da araştırılmalıdır.
Türkiye’de anonim ve limited şirketler 6102 sayılı TTK kapsamında sermaye şirketi olarak düzenlenmiş olup şirketlerin kuruluş ve sicil işlemleri ticaret sicili sisteminde yürütülmektedir. (https://ticaret.gov.tr)
Rakip Şirket Başka Faaliyet Alanında Çalışıyorsa Rekabet Yasağı Oluşur mu?
Şirketlerin faaliyet alanlarının gerçekten çakışıp çakışmadığı önemlidir. Ticaret sicilindeki faaliyet konularının benzer görünmesi tek başına fiili rekabet bulunduğunu her zaman kanıtlamaz.
Örneğin iki şirketin esas sözleşmesinde çok geniş faaliyet konuları yazılmış olabilir ancak gerçekte biri otomotiv yazılımı, diğeri gıda lojistiği yapıyor olabilir.
Bu nedenle fiili ticari faaliyet araştırılmalıdır.
Rakip Şirket Aynı Müşterilere Teklif Veriyorsa Ne Olur?
Bu durum fiili rekabetin en güçlü göstergelerinden biri olabilir.
Özellikle mevcut şirketin yöneticisi olan kişinin rakip şirkette de ortak olup aynı müşterinin aynı ihalesine iki şirket üzerinden teklif verdiği ve daha avantajlı koşulları rakip şirkete sağladığı tespit edilirse yöneticinin yükümlülükleri bakımından ciddi sorun ortaya çıkabilir.
Şirket Sözleşmesinde Rekabet Yasağı Yoksa Hiçbir Şey Yapılamaz mı?
Hayır. Bu da sık yapılan bir hatadır.
Şirket sözleşmesinde özel rekabet yasağı bulunmaması, yöneticilerin kanundan kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. Ayrıca limited şirket ortaklarının TTK kapsamındaki bağlılık ve sır saklama yükümlülükleri ile somut olayda haksız rekabet hükümleri ayrıca gündeme gelebilir.
Dolayısıyla sözleşmede rekabet yasağı bulunmaması incelemenin sonu değildir.
Ortak Rakip Şirketten Kâr Payı Alıyorsa Önemli midir?
Rakip şirketteki ekonomik menfaatin boyutunu gösterebilir. Özellikle kişi mevcut şirketin yöneticisiyken ticari fırsatları rakip şirkete aktarıyor ve ardından rakip şirketten yüksek miktarda kâr payı elde ediyorsa işlemlerin ekonomik bağlantısı araştırılmalıdır.
Ancak rakip şirketten kâr payı almak tek başına mevcut şirkette hukuka aykırı davranıldığını kanıtlamaz.
Şirketin Zarar Görmesi Şart mı?
Açılacak davanın ve ileri sürülecek talebin türüne göre zarar şartı değişebilir. Örneğin tazminat talebinde zarar merkezi öneme sahipken hukuka aykırı devam eden bir rekabet davranışının önlenmesine yönelik taleplerde değerlendirme farklı olabilir.
Bu nedenle tespit, men ve tazminat talepleri birbirinden ayrılmalıdır.
Rekabet Yasağı İhlalinde Süreler Önemli mi?
Evet. Özellikle anonim şirket yönetim kurulu üyeleri bakımından TTK m.396 kapsamında şirkete tanınan özel talepler açısından kanunda kısa süreler bulunmaktadır.
Bu nedenle ihlal öğrenildikten sonra uzun süre beklemek hak kaybına neden olabilir.
Ayrıca haksız rekabet ve diğer dava türleri bakımından da kendi zamanaşımı veya hak düşürücü süreleri bulunabileceğinden somut dosyada süre kontrolü yapılmalıdır.
Örnek Olay: Yüzde 50 Ortak ve Müdür Rakip Şirkete Ortak Oluyor
A ve B, X Ltd. Şti.’nin yüzde 50’şer ortağıdır. A aynı zamanda şirket müdürüdür. X şirketi endüstriyel makine satmaktadır.
A, diğer ortağa haber vermeden aynı sektörde faaliyet gösteren Y Ltd. Şti.’nin yüzde 60 hissesini satın alır ve Y’nin müdürü olur.
Sonraki altı ay içerisinde X’in en büyük 20 müşterisinden 12’si Y şirketinden alışveriş yapmaya başlar. X şirketine gelen üç büyük teklif talebi Y şirketine yönlendirilir. X’in müşteri fiyat listelerinin Y şirketinde kullanıldığı ve iki satış çalışanının Y şirketine geçtiği belirlenir.
Böyle bir olayda yalnızca “A rakip şirkete ortak oldu” denilmemelidir. A’nın müdürlük sıfatı, rekabet yasağı, bağlılık yükümlülüğü, müşteri ve ticari fırsatların aktarılması, şirket sırlarının kullanılması, haksız rekabet ve X şirketinin uğradığı zarar birlikte incelenmelidir.
Örnek Olay: Sadece Pasif Yatırım Yapan Anonim Şirket Ortağı
A, X A.Ş.’nin yüzde 5 pay sahibidir ancak yönetim kurulu üyesi değildir. Borsada işlem gören ve aynı sektörde faaliyet gösteren Y A.Ş.’nin de küçük miktarda payını yatırım amacıyla satın almıştır.
A, X şirketinin yönetimine katılmamakta, ticari sırlarına erişmemekte ve müşterilerini Y şirketine yönlendirmemektedir.
Bu olay ile mevcut şirketin yönetim kurulu üyesinin rakip işletmenin kontrolünü ele geçirip müşterileri oraya aktarması aynı hukuki değerlendirmeye tabi tutulamaz.
Bu örnek, şirket türü ve kişinin şirketteki sıfatının neden kritik olduğunu göstermektedir.
Rakip Şirket Ortaklığı Öğrenildiğinde İlk Olarak Ne Yapılmalı?
İlk olarak mevcut şirketin esas veya şirket sözleşmesi incelenmeli ve rekabet yasağı hükümleri belirlenmelidir. Ardından ortağın müdür veya yönetim kurulu üyesi olup olmadığı, rakip şirketteki pay oranı ve yönetim görevi araştırılmalıdır.
Sonrasında iki şirketin faaliyet alanları, müşterileri, çalışanları, para hareketleri ve ticari işlemleri karşılaştırılmalıdır.
Özellikle mevcut şirketten rakip şirkete müşteri, para, malvarlığı, çalışan, ticari sır veya ticari fırsat aktarımı bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Hangi Davalar Açılabilir?
Somut olayın niteliğine göre rekabet yasağının ihlalinden kaynaklanan talepler, haksız rekabetin tespiti ve men’i, maddi tazminat, yönetici sorumluluğu davası, müdürün yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlandırılması, limited şirkette şartları varsa ortağın çıkarılması, bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin başvurular ve uygun durumlarda ihtiyati tedbir gündeme gelebilir.
Her uyuşmazlıkta bunların tamamı birlikte açılamaz. Doğru dava, şirket türü ve kişinin sıfatına göre seçilmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Limited şirket ortağı rakip şirkete ortak olabilir mi? Her durumda mutlak yasak bulunduğu söylenemez; TTK m.613, şirket sözleşmesi ve somut davranışlar değerlendirilmelidir. Şirket müdürü rakip şirkete ortak olabilir mi? Müdürler bakımından rekabet ve bağlılık yükümlülükleri daha sıkıdır; TTK m.626 çerçevesinde ayrıca inceleme gerekir. Anonim şirket ortağı rakip şirkete ortak olabilir mi? Yalnızca pay sahibi olmak ile yönetim kurulu üyesi olmak birbirinden ayrılmalıdır. Yönetim kurulu üyesi rakip şirkete ortak olabilir mi? TTK m.396’daki rekabet yasağı ve genel kurul izni özellikle değerlendirilmelidir. Rakip şirkete yüzde 1 ortak olmak yasak mı? Pay oranı ve ortaklığın niteliği önemlidir; pasif yatırım ile rakip işletmenin kontrolü aynı değildir. Rakip şirkete eş üzerinden ortak olunursa ne olur? Eşin ortak olması tek başına gizli ortaklığı kanıtlamaz; fiili yönetim ve ekonomik ilişki araştırılmalıdır. Müşteriler rakip şirkete aktarılırsa dava açılabilir mi? Şartları varsa rekabet yasağı, yönetici sorumluluğu ve haksız rekabet hükümleri kapsamında talepler ileri sürülebilir. Müdür görevden alınabilir mi? Haklı sebepler ve şirket türüne ilişkin şartlar mevcutsa değerlendirilebilir. Ortak şirketten çıkarılabilir mi? Limited şirketlerde kanuni veya sözleşmesel şartların oluşması hâlinde gündeme gelebilir. İhtiyati tedbir alınabilir mi? Devam eden hukuka aykırılık ve telafisi güç zarar tehlikesinde somut olaya uygun tedbir talebi değerlendirilebilir.
Sonuç: Rakip Şirkete Ortak Olmanın Hukuka Aykırılığı Şirket Türüne ve Ortağın Sıfatına Göre Belirlenir
Şirket ortağının rakip şirkete ortak olması konusunda en önemli nokta, salt ortak ile şirket yöneticisini birbirinden ayırmaktır. Her şirket ortağı bakımından geçerli mutlak ve sınırsız bir rekabet yasağı bulunduğu söylenemez. Buna karşılık kişinin müdür veya yönetim kurulu üyesi olması durumunda kanundan kaynaklanan daha ağır yükümlülükler gündeme gelir.
Limited şirketlerde TTK m.613 kapsamındaki bağlılık ve sır saklama yükümlülükleri ile şirket sözleşmesinde bulunabilecek rekabet yasağı hükümleri önemlidir. Müdürler açısından TTK m.626 ayrıca değerlendirilmelidir. Anonim şirketlerde ise yönetim kurulu üyelerinin rekabet yasağı bakımından TTK m.396 özel düzenleme niteliğindedir. Türkiye’deki anonim ve limited şirketlerin temel hukuki rejimi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na dayanmaktadır. (https://ticaret.gov.tr)
Rakip şirkette ortaklığın yanında müşterilerin aktarılması, ticari sırların paylaşılması, mevcut şirketin ticari fırsatlarının rakibe yönlendirilmesi, şirket mallarının veya parasının aktarılması ve çalışanların sistematik şekilde yeni işletmeye geçirilmesi söz konusuysa uyuşmazlık çok daha ciddi hâle gelir.
Bu nedenle rakip şirket ortaklığı tespit edildiğinde yalnızca ticaret sicil kaydına bakmak yeterli değildir. Şirket sözleşmesi, yöneticilik sıfatı, rakip şirketteki pay ve kontrol oranı, iki şirket arasındaki ekonomik hareketler ve mevcut şirketin uğradığı zarar birlikte incelenmelidir. Devam eden bir müşteri veya malvarlığı aktarımı bulunuyorsa geçici hukuki koruma yollarının zamanında değerlendirilmesi özellikle önemlidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; şirket ortaklarının rekabet yasağı, rakip şirkete ortak olma, ortaklar arası uyuşmazlıklar, müdür ve yönetim kurulu üyesi sorumluluğu, haksız rekabet, müşteri ve ticari sırların rakip şirkete aktarılması, ihtiyati tedbir, ortaklıktan çıkarma ve ticari davalarda Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin ve Türkiye genelinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




