
Şirket Satın Alırken Devam Eden Davalar Nasıl Kontrol Edilir? 2026 Güncel Rehber
10 Ağustos 2026
Şirket Satın Alırken Yönetici ve Ortak Sorumlulukları Nasıl İncelenir? 2026 Güncel Rehber
10 Ağustos 2026Şirket Satın Alırken Vergi ve SGK Borcu Nasıl Kontrol Edilir? 2026
Şirket satın almadan önce vergi ve SGK borçları nasıl sorgulanır? Vergi borcu yoktur yazısı, SGK prim borçları, vergi incelemesi, e-Haciz, kamu borçları ve gizli borç riskleri için 2026 due diligence rehberi.
Bir şirket satın alırken en tehlikeli risklerden biri, satın alma tamamlandıktan sonra ortaya çıkan vergi ve SGK borçlarıdır.
Şirketin bilançosu temiz, banka hesapları güçlü ve ticari faaliyetleri kârlı görünebilir. Ancak birkaç ay sonra geçmiş yıllara ilişkin bir vergi incelemesi sonucunda milyonlarca liralık vergi ve ceza tahakkuk edebilir veya SGK denetimi sonucunda kayıt dışı çalışma, eksik prime esas kazanç ya da yanlış sigortalılık bildirimleri nedeniyle ciddi kamu borçları ortaya çıkabilir.
Bu nedenle şirket satın alırken yalnızca:
“Şirketin bugün vergi ve SGK borcu var mı?”
sorusunun sorulması yeterli değildir.
Asıl araştırılması gereken:
“Şirketin geçmiş faaliyetlerinden kaynaklanan ve henüz tahakkuk etmemiş vergi veya SGK riski var mı?”
sorusudur.
Özellikle hisse devri (share deal) yoluyla şirket satın alımlarında hedef şirket tüzel kişiliği değişmediği için geçmiş dönemden kaynaklanan kamu borçlarının şirket üzerinde doğuracağı ekonomik etki, yeni yatırımcı açısından son derece önemlidir.
Güncel vergi mevzuatına Gelir İdaresi Başkanlığı, sosyal güvenlik düzenlemelerine ise Sosyal Güvenlik Kurumu üzerinden ulaşılabilir.
Hisse Devri Yapıldığında Şirketin Vergi Borçları Silinir mi?
Hayır.
Bu konuda yapılan en büyük hata budur.
Örneğin A, X Ltd. Şti.’nin %100 payını B’ye satmıştır.
Pay devrinden önce şirketin:
3 milyon TL KDV borcu,
2 milyon TL kurumlar vergisi borcu
bulunuyorsa şirketin ortaklarının değişmesi bu borçları ortadan kaldırmaz.
Borç şirket tüzel kişiliğine aitse şirket borçlu olmaya devam eder.
Dolayısıyla şirket satın alınırken:
“Borç eski ortağın döneminden kalmış.”
denilmesi tek başına yeterli koruma sağlamaz.
Vergi Borcu ile Ortağın Kişisel Sorumluluğu Aynı Şey midir?
Hayır.
Burada iki farklı hukuki ilişki birbirinden ayrılmalıdır:
Birincisi: Şirketin vergi borcu.
İkincisi: Ortak veya kanuni temsilcilerin kamu borçlarından kişisel sorumluluğu.
Özellikle limited şirket ortakları bakımından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m.35 özel önem taşır.
Limited şirket ortaklarının kamu borçlarından sermaye hisseleri oranında sorumluluğuna ilişkin özel düzenlemeler bulunduğu gibi pay devri hâlinde devreden ve devralan ortak bakımından da ayrıca değerlendirilmesi gereken hükümler vardır.
Bu nedenle limited şirket satın alırken kamu borcu incelemesi çok daha dikkatli yapılmalıdır.
Anonim Şirketlerde Durum Farklı mı?
Evet.
Anonim şirket pay sahipleri bakımından şirket borçlarından sorumluluk rejimi limited şirket ortaklarından farklıdır.
Anonim şirket pay sahibinin yalnızca pay sahibi olması, şirketin vergi ve SGK borçlarının otomatik olarak şahsi borcu hâline gelmesi anlamına gelmez.
Ancak kişinin aynı zamanda;
yönetim kurulu üyesi,
kanuni temsilci
veya kamu borcundan sorumluluk doğurabilecek başka bir sıfatının bulunması hâlinde farklı hükümler uygulanabilir.
Bu nedenle M&A due diligence sırasında ortaklık sorumluluğu ile yönetici/kanuni temsilci sorumluluğu ayrı ayrı analiz edilmelidir.
1. Vergi Borcu Yoktur Yazısı Alınmalıdır
İlk kontrollerden biri şirketin mevcut vergi borç durumudur.
Şirketten güncel vergi borcu durumunu gösteren belgeler talep edilmelidir.
Ancak burada kritik bir ayrım vardır:
“Bugün tahakkuk etmiş vergi borcu bulunmaması, geçmiş dönemden kaynaklanan potansiyel vergi riski bulunmadığı anlamına gelmez.”
Dolayısıyla yalnızca vergi borcu yoktur belgesine dayanılarak şirket satın alınmamalıdır.
2. Dijital Vergi Kayıtları İncelenmelidir
Hedef şirketin yetkilendirmesi çerçevesinde ilgili vergi kayıtları incelenebilir.
Burada şirketin mevcut yükümlülüklerine ilişkin kayıtların yanında geçmiş işlemlerle ilgili belgelerin de due diligence veri odasına alınması yararlı olabilir.
3. Vergi İncelemesi Devam Ediyor mu?
Bu sorgulama kritik önemdedir.
Şirketin bugün:
0 TL vergi borcu
bulunabilir.
Ancak şirket hakkında 2023–2025 dönemlerine ilişkin vergi incelemesi devam ediyor olabilir.
İnceleme sonucunda:
vergi aslı,
vergi ziyaı cezası,
gecikme faizi ve diğer fer’iler
nedeniyle yüksek tutarlı yükümlülük ortaya çıkabilir.
Bu nedenle şirket yönetiminden devam eden veya yakın geçmişte tamamlanan vergi incelemelerinin listesi istenmelidir.
4. Vergi İnceleme Raporları Kontrol Edilmelidir
Geçmiş vergi incelemeleri şirketin vergi risk profilini gösterir.
Örneğin şirket hakkında son üç incelemede sürekli olarak aynı konuda eleştiri yapılmışsa mevcut dönemlerde de benzer risk bulunabilir.
Özellikle;
KDV,
kurumlar vergisi,
stopaj,
transfer fiyatlandırması,
örtülü kazanç,
sahte veya yanıltıcı belge
riskleri dikkatle değerlendirilmelidir.
5. Vergi Davaları Araştırılmalıdır
Şirket hakkında mevcut vergi borcu bulunmaması, vergi uyuşmazlığı olmadığı anlamına gelmez.
Şirket bir vergi tarhiyatına karşı dava açmış olabilir.
Örneğin:
15 milyon TL vergi ve ceza
hakkında vergi mahkemesinde dava devam ediyor olabilir.
Şirket ilk derece mahkemesinde kazanmış olsa bile karar kesinleşmemişse risk tamamen ortadan kalkmış kabul edilmemelidir.
6. Vergi Yapılandırmaları İncelenmelidir
Şirket geçmiş kamu borçlarını yapılandırmış olabilir.
Bu durumda;
kalan taksitler,
ödeme takvimi,
yapılandırmanın bozulma riski
ve şirketin yükümlülüklere uyup uymadığı araştırılmalıdır.
Satış sonrasında yapılandırmanın bozulması önemli bir nakit çıkışı yaratabilir.
7. Şirket Hakkında e-Haciz Var mı?
Kamu borçları nedeniyle şirketin;
banka hesaplarına,
araçlarına,
taşınmazlarına
veya diğer malvarlığına elektronik haciz uygulanmış olabilir.
Bu nedenle yalnızca borç miktarı değil kamu alacağının tahsili amacıyla başlatılmış cebri tahsil işlemleri de araştırılmalıdır.
8. Vergi Dairesinden Gelen Ödeme Emirleri İncelenmelidir
Şirketin geçmiş dönemde aldığı;
ödeme emirleri,
haciz bildirimleri,
vergi/ceza ihbarnameleri
ve diğer tahsilat belgeleri due diligence veri odasına alınmalıdır.
Bu belgeler şirketin kamu borcu geçmişi hakkında önemli bilgiler sağlayabilir.
9. Kurumlar Vergisi Riskleri Kontrol Edilmelidir
Şirketin kurumlar vergisi beyannameleri ve vergi hesaplamaları tax due diligence kapsamında incelenmelidir.
Özellikle;
kanunen kabul edilmeyen giderler,
istisnalar,
indirimler,
örtülü sermaye,
transfer fiyatlandırması
gibi alanlar risk yaratabilir.
10. KDV Riskleri Araştırılmalıdır
KDV, şirket satın almalarında önemli vergi risklerinden biridir.
Özellikle;
indirilecek KDV,
KDV iadeleri,
istisnalar,
sahte belge iddiaları
ve hatalı KDV uygulamaları önemli tutarlarda risk oluşturabilir.
11. Transfer Fiyatlandırması İncelenmelidir
Şirket grup şirketleriyle yoğun işlem yapıyorsa özellikle önemlidir.
Örneğin hedef şirket eski ortağın başka şirketlerinden piyasa fiyatının çok üzerinde hizmet satın almış olabilir.
Bu işlemler vergi riski yanında şirket kaynaklarının grup içinde aktarılması bakımından da hukuki sorun yaratabilir.
12. Damga Vergisi Riski Unutulmamalıdır
Şirketin yüksek tutarlı ticari sözleşmeleri bulunuyorsa damga vergisi yükümlülükleri ayrıca incelenmelidir.
Due diligence sırasında yalnızca kurumlar vergisi ve KDV’ye odaklanılması önemli risklerin gözden kaçmasına neden olabilir.
SGK Borçları Nasıl Kontrol Edilir?
Vergi incelemesinin yanında ayrı bir social security due diligence yapılması gerekebilir.
Özellikle yüzlerce veya binlerce çalışanı bulunan şirketlerde geçmiş dönem SGK riskleri şirket değerini ciddi biçimde etkileyebilir.
13. SGK Borcu Yoktur Belgesi Kontrol Edilmelidir
Şirketten güncel SGK borç durumunu gösteren belgeler talep edilmelidir.
Ancak vergi borcunda olduğu gibi:
“SGK borcu yoktur.”
belgesi, geçmiş dönemden kaynaklanan potansiyel risk bulunmadığını tek başına göstermez.
14. SGK Prim Ödemeleri İncelenmelidir
Şirketin çalışanlar için yaptığı prim bildirimleri ve ödemeler kontrol edilmelidir.
Özellikle;
eksik prim,
gecikmiş prim,
yanlış prime esas kazanç
riskleri araştırılmalıdır.
15. Çalışanların Gerçek Ücretleri ile SGK Bildirimleri Karşılaştırılmalıdır
Önemli risklerden biri çalışan ücretlerinin SGK’ya gerçek tutardan düşük bildirilmesidir.
Örneğin çalışan:
aylık 100.000 TL
ücret alırken bordro ve SGK kayıtlarında daha düşük bir prime esas kazanç üzerinden bildirim yapılıyor olabilir.
Bu tür uygulamalar geçmiş dönem prim farkı ve idari yaptırım riski yaratabilir.
16. Kayıt Dışı Çalışan Riski Araştırılmalıdır
Şirket bazı çalışanları sigortasız çalıştırmış olabilir.
Bu durum;
geriye dönük prim,
gecikme cezası/zammı,
idari para cezaları
ve hizmet tespiti uyuşmazlıklarına yol açabilir.
Özellikle personel yoğun sektörlerde bu risk ciddi boyutlara ulaşabilir.
17. Sahte Sigortalılık Riski Kontrol Edilmelidir
Bazı şirketlerde fiilen çalışmayan kişilerin sigortalı gösterilmesi de risk yaratabilir.
Bu nedenle yalnızca sigortasız çalışma değil gerçeğe aykırı sigortalılık kayıtları da araştırılmalıdır.
18. İş Kazaları İncelenmelidir
Geçmiş iş kazaları şirketin SGK ve tazminat riskini önemli ölçüde artırabilir.
Özellikle ağır yaralanma veya ölümle sonuçlanan kazalarda;
SGK rücu talepleri,
maddi ve manevi tazminat davaları
ve ayrıca ceza soruşturmaları gündeme gelebilir.
19. SGK Denetimleri Kontrol Edilmelidir
Şirket hakkında geçmişte yapılan SGK denetimleri ve denetim raporları talep edilmelidir.
Devam eden denetim varsa sonuçlanmadan satın alma işleminin kapatılması ek risk yaratabilir.
20. SGK İdari Para Cezaları İncelenmelidir
Şirketin geçmişte aldığı idari para cezaları sistematik uyumsuzluk bulunduğuna işaret edebilir.
Aynı ihlalin devam ediyor olması hâlinde gelecekte yeni cezalar ortaya çıkabilir.
21. Teşviklerden Yararlanma Şartları Kontrol Edilmelidir
Şirket SGK teşviklerinden yararlanmış olabilir.
Teşvikin şartlarına aykırılık tespit edilirse geçmişte yararlanılan tutarların geri istenmesi gündeme gelebilir.
Dolayısıyla:
“Şirket ne kadar teşvik aldı?”
kadar,
“Bu teşviklerden hukuka uygun yararlandı mı?”
sorusu da önemlidir.
22. Alt İşveren İlişkileri İncelenmelidir
Şirketin taşeron veya alt işverenlerle yoğun çalışması durumunda SGK ve iş hukuku riskleri artabilir.
Özellikle muvazaalı alt işverenlik ilişkileri ciddi sorumluluklar doğurabilir.
Alt işverenlerin SGK yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediği risk bazlı olarak incelenmelidir.
23. Yabancı Çalışanların İzinleri Kontrol Edilmelidir
Şirket yabancı personel çalıştırıyorsa çalışma izinlerinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
İzinsiz yabancı çalıştırılması hem işveren hem de yabancı açısından idari yaptırımlar doğurabilir.
24. Geçmiş Hizmet Tespiti Davaları Araştırılmalıdır
Şirket hakkında;
sigortasız çalışma,
eksik gün bildirimi,
gerçek ücretin düşük gösterilmesi
gibi nedenlerle hizmet tespiti davaları bulunabilir.
Mevcut davalar aynı sorunun başka çalışanlarda da bulunduğunu gösterebilir.
25. Gelecekte Doğabilecek SGK Riskleri Hesaplanmalıdır
Due diligence yalnızca bugün tahakkuk etmiş SGK borcunu hesaplamak değildir.
Örneğin şirketin 500 çalışanı vardır ve ücretlerin sistematik olarak düşük bildirildiği tespit edilmiştir.
Henüz SGK tarafından herhangi bir ceza uygulanmamış olabilir.
Buna rağmen geçmiş dönem için önemli bir contingent liability – koşullu/potansiyel yükümlülük bulunmaktadır.
Satın alma fiyatı belirlenirken bu risk dikkate alınmalıdır.
Vergi ve SGK Borçları İçin Satıcıdan Hangi Belgeler İstenmeli?
Due diligence kapsamında en azından;
güncel vergi borç durumu,
SGK borç durumu,
vergi beyannameleri,
vergi inceleme raporları,
vergi/ceza ihbarnameleri,
ödeme emirleri,
yapılandırma belgeleri,
devam eden vergi davaları,
SGK denetim raporları,
SGK idari para cezaları,
çalışan ve bordro kayıtları
risk bazlı olarak incelenmelidir.
Sadece Resmî Borç Belgeleri Yeterli mi?
Hayır.
Bu makalenin en önemli noktası budur.
Şirketin bugün:
vergi borcu: 0 TL
SGK borcu: 0 TL
olabilir.
Ancak due diligence sonucunda geçmiş dönemden:
20 milyon TL potansiyel vergi riski
ve
8 milyon TL potansiyel SGK riski
tespit edilebilir.
Dolayısıyla mevcut borç ile gizli/potansiyel kamu borcu birbirinden ayrılmalıdır.
Tax Due Diligence Nasıl Yapılmalıdır?
Özellikle orta ve büyük ölçekli satın almalarda vergi incelemesi uzman ekip tarafından yürütülmelidir.
İncelemede;
geçmiş vergi beyannameleri,
mali tablolar,
grup içi işlemler,
transfer fiyatlandırması,
KDV,
kurumlar vergisi,
stopaj,
damga vergisi
ve şirketin faaliyet alanına özgü vergisel yükümlülükler değerlendirilmelidir.
Legal due diligence ve tax due diligence sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi önemlidir.
Vergi Riski Çıkarsa Şirket Satın Alınmamalı mı?
Her zaman değil.
Risk yönetilebilir.
Örneğin şirketin satın alma bedeli:
200 milyon TL
ve tespit edilen potansiyel vergi riski:
15 milyon TL
olsun.
Alıcı;
satış bedelinin düşürülmesini,
özel vergi tazminatı alınmasını,
escrow kurulmasını
veya satış bedelinin bir kısmının belirli süre tutulmasını talep edebilir.
Tax Indemnity Nedir?
Şirket satın alma sözleşmelerindeki en önemli koruma mekanizmalarından biridir.
Pay devir sözleşmesine örneğin:
“Kapanış tarihinden önceki vergilendirme dönemlerinden kaynaklanan ve kapanış sonrasında tahakkuk eden vergi, ceza ve fer’ilerin ekonomik sonucu, sözleşmedeki şartlarla satıcı tarafından karşılanacaktır.”
şeklinde özel bir tax indemnity hükmü konulabilir.
SGK İçin de Özel Indemnity Düzenlenebilir mi?
Evet.
Örneğin due diligence sırasında kayıt dışı çalışma riski tespit edilmişse sözleşmeye özel hüküm eklenebilir.
Böylece geçmiş dönem SGK yükümlülüklerinden kaynaklanan belirli ekonomik risklerin satıcı üzerinde bırakılması hedeflenebilir.
Escrow Nasıl Kullanılabilir?
Örneğin:
Şirket satış bedeli: 300 milyon TL
Vergi ve SGK potansiyel riski: 40 milyon TL
Taraflar satış bedelinin örneğin 30 milyon TL’lik kısmının belirli süre escrow hesabında tutulmasını kararlaştırabilir.
Geçmiş dönem kamu borcu kesinleşirse sözleşmedeki mekanizma doğrultusunda escrow tutarına başvurulabilir.
Vergi ve SGK İçin Satıcı Garantileri Nasıl Olmalıdır?
SPA içerisinde satıcının yalnızca:
“Şirketin vergi borcu yoktur.”
demesi yetersiz olabilir.
Garanti kapsamı daha ayrıntılı düzenlenebilir.
Örneğin;
bütün vergi beyannamelerinin süresinde verildiği,
vergilerin ödendiği,
açıklanmamış vergi incelemesi bulunmadığı,
SGK primlerinin doğru bildirildiği,
açıklanmamış idari para cezası bulunmadığı
gibi hususlar ayrıca ele alınabilir.
Örnek Olay: 250 Milyon TL’lik Şirket Satın Alımında Gizli Kamu Borcu
Yatırımcı X A.Ş.’yi 250 milyon TL bedelle satın almak istemektedir.
Şirketin sunduğu belgelerde mevcut vergi ve SGK borcu bulunmadığı görülmektedir.
Ancak tax ve legal due diligence sonucunda;
18 milyon TL transfer fiyatlandırması riski,
7 milyon TL KDV riski,
5 milyon TL SGK prim riski
ve geçmiş iş kazalarından kaynaklanan potansiyel SGK rücu/tazminat riski
tespit edilmiştir.
Bu durumda:
“Borcu yoktur belgesi temiz, sorun yok.”
denilerek işlem kapatılmamalıdır.
Alıcı;
satın alma fiyatını yeniden müzakere edebilir,
tax indemnity isteyebilir,
SGK için özel indemnity oluşturabilir,
escrow veya holdback mekanizması kurabilir
ve belirli risklerin çözümünü closing condition hâline getirebilir.
Sık Sorulan Sorular
1. Şirketin vergi borcu nasıl kontrol edilir?
Hedef şirketten güncel vergi borç bilgileri ve ilgili belgeler alınmalı; yetkili erişim kapsamında dijital vergi kayıtları ve geçmiş vergi dosyaları incelenmelidir.
2. Vergi borcu yoktur yazısı şirket satın almak için yeterli mi?
Hayır. Henüz tahakkuk etmemiş geçmiş dönem vergi riskleri bulunabilir.
3. Şirketin SGK borcu nasıl kontrol edilir?
Şirketten SGK borç durumunu gösteren güncel belgeler alınmalı; prim kayıtları, denetimler, cezalar ve çalışan bildirimleri ayrıca incelenmelidir.
4. Şirket satılınca eski vergi borcu silinir mi?
Hayır. Hisse devri şirket tüzel kişiliğinin borçlarını ortadan kaldırmaz.
5. Limited şirketin eski vergi borçlarından yeni ortak sorumlu olabilir mi?
6183 sayılı Kanun kapsamında limited şirket ortakları ve pay devri bakımından özel sorumluluk hükümleri bulunduğundan somut durum ayrıca incelenmelidir.
6. Anonim şirket ortağı şirketin vergi borcundan şahsen sorumlu mudur?
Sadece pay sahibi olmak ile kanuni temsilci/yönetici olmak birbirinden ayrılmalıdır. Anonim şirketlerde sorumluluk rejimi limited şirketlerden farklıdır.
7. Geçmiş vergi incelemesi neden önemlidir?
Şirketin bugün borcu bulunmasa dahi geçmiş döneme ilişkin inceleme daha sonra yüksek tutarlı vergi ve ceza doğurabilir.
8. SGK borcu yoktur belgesi yeterli midir?
Hayır. Eksik ücret bildirimi, kayıt dışı çalışma veya geçmiş denetimlerden doğabilecek henüz tahakkuk etmemiş riskler bulunabilir.
9. Vergi riski satıcıya bırakılabilir mi?
Taraflar SPA içerisinde tax indemnity, representations and warranties, escrow ve holdback gibi mekanizmalar düzenleyebilir.
10. Vergi ve SGK kontrolü ne zaman yapılmalıdır?
Due diligence aşamasında yapılmalı ve kapanıştan hemen önce güncel borç durumu yeniden doğrulanmalıdır.
Sonuç: “Borcu Yoktur” Belgesi Tek Başına Güvenli Şirket Anlamına Gelmez
Şirket satın alırken vergi ve SGK incelemesinde yapılabilecek en büyük hata yalnızca mevcut borç rakamına bakmaktır.
Gerçek due diligence;
mevcut vergi borçlarını,
SGK prim borçlarını,
devam eden vergi incelemelerini,
geçmiş vergi uygulamalarını,
vergi davalarını,
e-Haciz ve ödeme emirlerini,
kayıt dışı çalışma riskini,
eksik SGK bildirimlerini,
iş kazalarını
ve henüz tahakkuk etmemiş potansiyel kamu borçlarını birlikte değerlendirmelidir.
Özellikle hisse devrinde şirket tüzel kişiliği devam ettiğinden geçmiş dönem kamu borçlarının ekonomik sonucu satın alınan şirket üzerinde ortaya çıkabilir.
Bu nedenle şirket satın alma işlemlerinde temel prensip:
Mevcut borcu sorgulamak yetmez; gelecekte geçmiş dönem nedeniyle doğabilecek borcu da araştırmak gerekir.
Tespit edilen riskler satın alma fiyatına yansıtılmalı ve tax indemnity, SGK indemnity, escrow, holdback ve satıcı garantileri ile sözleşmesel olarak yönetilmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK – Şirket Satın Alma, Vergi ve SGK Due Diligence
Şirket satın alma işlemlerinde geçmiş dönem vergi ve sosyal güvenlik risklerinin satış tamamlanmadan önce tespit edilmesi, sonradan ortaya çıkabilecek yüksek tutarlı uyuşmazlıkların önlenmesi açısından kritik önem taşımaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Av. Arb. Fırat Fesih Kaya liderliğinde Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelinde şirket satın alma ve pay devri, legal due diligence, kamu borcu risklerinin hukuki analizi, SPA hazırlanması, satıcı beyan ve garantileri, tax indemnity, escrow ve şirket satın alma uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
İletişim: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Vergi uygulamaları ve dijital işlemler için Gelir İdaresi Başkanlığı ve Dijital Vergi Dairesi, sosyal güvenlik uygulamaları için Sosyal Güvenlik Kurumu ve güncel kanun metinleri için Mevzuat Bilgi Sistemi kullanılabilir.




