
Şirketin Banka Hesaplarına İhtiyati Haciz Konulabilir mi? 2026 Güncel Rehber
17 Ağustos 2026
Fatura Alacağı Ödenmezse Ne Yapılır? Ticari Alacak Tahsil Rehberi 2026
17 Ağustos 2026Ödenmeyen ticari alacak en hızlı nasıl tahsil edilir? İcra takibi, ihtiyati haciz, banka hesabı haczi, 89/1 haciz ihbarnamesi, çek ve bono takibi, arabuluculuk ve alacak davası hakkında 2026 güncel rehber.
Bir şirketten ticari alacağı bulunan alacaklının en önemli sorusu çoğu zaman “Davayı nasıl kazanırım?” değil, “Paramı en hızlı şekilde nasıl tahsil ederim?” sorusudur. Çünkü ticari alacaklarda hukuken haklı olmak ile alacağı fiilen tahsil edebilmek aynı şey değildir. Borçlu şirket dava veya takip devam ederken banka hesaplarını boşaltabilir, araçlarını satabilir, taşınmazlarını devredebilir, müşterilerinden olan alacaklarını başka hesaplara yönlendirebilir veya ticari faaliyetini yeni kurulan başka bir şirkete taşıyabilir. Bu nedenle ticari alacak tahsilatında en hızlı yöntem her dosyada doğrudan dava açmak değildir. Alacağın dayanağı, vadesi, borçlunun malvarlığı, çek veya bono bulunup bulunmadığı, borçlunun alacağa itiraz edip etmediği ve mal kaçırma riskinin varlığı birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle yüksek tutarlı alacaklarda ihtiyati haciz, icra takibi ve borçlunun malvarlığına hızlı şekilde yönelme çoğu zaman tahsilat stratejisinin merkezinde yer alır.
Ticari Alacak Nedir?
Ticari alacak, ticari işletme veya ticari faaliyet kapsamında doğan para alacağını genel olarak ifade eder. Mal veya hizmet satış bedelleri, cari hesap alacakları, distribütörlük ve bayilik ilişkilerinden kaynaklanan alacaklar, yüklenici ve alt yüklenici hakedişleri, ticari kira ve hizmet bedelleri, çek ve bono alacakları ile şirketler arasındaki sözleşmelerden doğan para borçları uygulamada sık karşılaşılan ticari alacaklardır.
Alacağın hukuki niteliğinin doğru belirlenmesi, kullanılacak tahsil yöntemini doğrudan etkiler.
Ticari Alacağı Tahsil Etmenin En Hızlı Yolu Hangisidir?
Tek bir yöntem bütün dosyalar için en hızlı değildir. Elinde geçerli bir kambiyo senedi bulunan alacaklı ile yalnızca faturası bulunan alacaklının kullanabileceği yöntemler aynı olmayabilir. Borçlunun borcu kabul ettiği dosyayla borcun tamamen inkâr edildiği dosya da farklıdır.
Bu nedenle hızlı tahsilat için ilk yapılması gereken, alacak dosyasının ve borçlunun tahsil kabiliyetinin birlikte analiz edilmesidir.
1. İhtiyati Haciz ile Borçlunun Malvarlığını Önceden Güvence Altına Almak
Özellikle yüksek tutarlı ve vadesi geçmiş ticari alacaklarda en etkili yöntemlerden biri ihtiyati hacizdir. İİK m.257 ve devamındaki şartlar mevcutsa alacaklı esas takip veya dava tamamlanmadan önce borçlunun haczedilebilir malvarlığı üzerinde geçici güvence sağlayabilir.
Böylece borçlunun banka hesaplarındaki para, araçları, taşınmazları ve haczi mümkün diğer hak ve alacakları bakımından tahsil kabiliyetinin korunması mümkün olabilir.
İhtiyati haczin önemli avantajı, borçluya karşı uzun sürecek bir yargılama tamamlanmadan önce tahsilat güvencesi sağlayabilmesidir.
Vadesi Gelmiş Alacakta Mal Kaçırmayı İspatlamak Gerekir mi?
Hayır. Bu konu uygulamada sık karıştırılır. Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para alacaklarında ihtiyati haciz bakımından borçlunun ayrıca mal kaçırdığının ispatlanması genel bir şart değildir.
Vadesi henüz gelmemiş alacaklarda ise İİK m.257’deki özel sebeplerin bulunması gerekir.
Bu nedenle borçlu henüz mal kaçırmaya başlamadan da şartları bulunan muaccel ticari alacak bakımından ihtiyati haciz değerlendirilmelidir.
İhtiyati Hacizde Hangi Belgeler Önemlidir?
Sözleşme, fatura, e-fatura, imzalı sevk irsaliyesi, teslim tutanağı, cari hesap mutabakatı, çek, bono, banka dekontu, borç ikrarı, ödeme planı, noter ihtarnamesi ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş ticari yazışmalar önemli deliller arasındadır.
Özellikle borçlunun borç bakiyesini açıkça kabul ettiği yazılı mutabakatlar güçlü delillerden olabilir.
2. İlamsız İcra Takibi Başlatmak
Elinde mahkeme kararı bulunmayan alacaklı, şartları varsa genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatabilir. Takip talebi üzerine borçluya ödeme emri gönderilir.
Borçlu kanuni süresi içerisinde itiraz etmezse takip kesinleşebilir ve haciz aşamasına geçilebilir.
Bu nedenle borçlunun borcu tartışmadığı ancak ödeme yapmadığı dosyalarda ilamsız icra takibi oldukça hızlı sonuç verebilir.
Faturaya Dayalı İcra Takibi Yapılabilir mi?
Evet. Faturaya dayanan para alacağı için şartlarına göre ilamsız icra takibi başlatılabilir. Ancak borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi hâlinde takip durabilir.
Bu durumda alacaklının itirazın iptali veya şartları varsa itirazın kaldırılması gibi hukuki yollara başvurması gerekebilir.
Borçlu İcra Takibine İtiraz Ederse Ne Olur?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlunun süresinde itirazı takibi durdurabilir. Bundan sonra alacaklının itirazı bertaraf edecek hukuki yola başvurması gerekir.
Bu nedenle yalnızca icra takibi başlatmak değil, borçlunun muhtemel savunmasına göre ikinci aşamayı önceden planlamak önemlidir.
3. Çek veya Bono Varsa Kambiyo Senetlerine Özgü Takip Yolunu Değerlendirmek
Alacağın geçerli bir çek, bono veya poliçeye dayanması hâlinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu alacaklı açısından önemli avantajlar sağlayabilir.
Bu takip yolunda borçlunun başvurabileceği yollar ve süreler genel ilamsız takipten farklıdır. Bu nedenle elinde kambiyo senedi bulunan alacaklının doğrudan standart ilamsız takip başlatmadan önce senedin kambiyo vasfını incelemesi gerekir.
Çek Alacağı Daha Hızlı Tahsil Edilebilir mi?
Geçerli ve ödenmemiş bir çek bulunması alacaklıya güçlü bir takip imkânı sağlayabilir. Bununla birlikte çekin ibrazı, zamanaşımı, ciranta ilişkileri, karşılıksız işlemleri ve şekli unsurları dikkatle kontrol edilmelidir.
Çekteki küçük bir şekil veya süre problemi takip stratejisini değiştirebilir.
Bono Alacağı İçin Ne Yapılabilir?
Geçerli bir bono bulunuyorsa kambiyo senetlerine özgü haciz yolu değerlendirilebilir. Borçlunun itiraz ve şikâyet imkânları genel haciz yolundan farklıdır.
Özellikle milyonluk ticari alacaklarda bono aslı ve senedin şekli unsurları takipten önce incelenmelidir.
4. Borçlunun Banka Hesaplarına Haciz Uygulamak
Takip kesinleştikten sonra borçlu şirketin banka hesapları tahsilat bakımından en önemli hedeflerden biridir. Hesapta yeterli bakiye bulunması hâlinde banka haczi oldukça hızlı sonuç verebilir.
Ancak banka hesabında para bulunmaması hâlinde yalnızca banka haczine güvenmek doğru değildir.
Borçlunun diğer malvarlığı değerlerine eş zamanlı olarak yönelmek gerekebilir.
Banka Hesabı Boşsa Dosya Tahsil Edilemez mi?
Hayır. Banka hesabının boş olması borçlunun hiçbir malvarlığı bulunmadığı anlamına gelmez. Borçlunun araçları, taşınmazları, başka şirketlerdeki payları, müşterilerinden alacakları, kira gelirleri veya başka ekonomik hakları bulunabilir.
Bu nedenle etkili tahsilat stratejisi yalnızca “bankalara haciz gönderme” işleminden ibaret olmamalıdır.
5. Borçlunun Müşterilerinden Olan Alacaklarını Haczetmek
Ticari alacak tahsilatında en etkili ancak bazen gözden kaçırılan yöntemlerden biri borçlu şirketin kendi müşterilerinden olan alacaklarına yönelmektir.
Borçlu şirketin bankada para bırakmaması, ticari faaliyetinden para kazanmadığı anlamına gelmez. Şirket düzenli olarak müşterilerine fatura kesiyor ve bu müşterilerden ödeme alıyor olabilir.
Borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi bu noktada kritik önem taşır.
89/1 Haciz İhbarnamesi Nedir?
İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi mekanizması, borçlunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ulaşılmasını sağlayan önemli bir cebri icra aracıdır.
Örneğin borçlu şirketin büyük müşterisi borçlu şirkete 5 milyon TL ödeme yapmak üzereyse şartları oluşmuş haciz sürecinde bu alacağa yönelmek mümkün olabilir.
Bu yöntem özellikle sürekli ticari faaliyeti bulunan ancak banka hesaplarında bakiye bırakmayan borçlularda önemlidir.
6. POS Alacaklarına Yönelmek
Restoran, mağaza, otel, e-ticaret şirketi, sağlık kuruluşu veya perakende işletmesi gibi yoğun kartlı satış yapan şirketlerde POS kaynaklı alacaklar ciddi ekonomik değer taşıyabilir.
Borçlunun bankalar veya ödeme kuruluşları nezdinde doğmuş haczedilebilir alacaklarının araştırılması, klasik banka mevduatı haczinden farklı tahsil imkânları sağlayabilir.
7. Şirket Araçlarını Haczetmek
Borçlu şirkete ait otomobil, kamyon, çekici, iş makinesi veya diğer araçlar haczedilebilir malvarlığı içerisinde değerlendirilebilir.
Araç üzerine haciz konulması ve devamında kanuni şartlar kapsamında satış sürecine gidilmesi mümkündür.
Ancak aracın üzerinde daha önce rehin veya haciz bulunup bulunmadığının kontrol edilmesi gerekir. Ekonomik değeri düşük veya çok sayıda önceki haczi bulunan bir araca yönelmek tahsilat açısından verimsiz olabilir.
8. Şirket Taşınmazlarına Haciz Koymak
Borçlu şirket adına kayıtlı arsa, fabrika, depo, ofis, işyeri veya başka taşınmazlar yüksek tutarlı ticari alacaklarda en güçlü tahsil güvencelerinden olabilir.
Ancak taşınmaz üzerinde banka ipoteği veya önceki hacizler bulunması hâlinde alacaklının satış bedelinden ne ölçüde tahsilat yapabileceği önceden değerlendirilmelidir.
Sadece taşınmazın değerine değil, üzerindeki takyidatlara da bakılmalıdır.
9. Borçlunun Kira Gelirlerini Haczetmek
Borçlu şirket kendisine ait taşınmazları üçüncü kişilere kiralamış olabilir. Bu durumda şirketin kiracılardan doğan kira alacakları haczedilebilir.
Özellikle değerli taşınmazları bulunan fakat taşınmazların üzerinde yüksek ipotek bulunan şirketlerde doğrudan satış yerine kira gelirlerine yönelmek bazı dosyalarda daha etkili olabilir.
10. Şirketin Başka Şirketlerdeki Paylarını Araştırmak
Borçlu şirket başka şirketlerin ortağı olabilir. Bu paylar ekonomik değer taşıyorsa haciz bakımından değerlendirilmelidir.
Özellikle holding veya grup şirketi yapılarında borçlu şirketin doğrudan sahip olduğu iştirakler önemli malvarlığı oluşturabilir.
11. Borç İkrarını veya Ödeme Taahhüdünü Yazılı Hale Getirmek
Borçlu ödeme yapmak istiyor ancak süre talep ediyorsa görüşmenin yalnızca telefon konuşması olarak kalması alacaklı açısından risklidir.
Borç miktarının, ödeme tarihlerinin, taksitlerin ve temerrüt sonuçlarının açık şekilde yazılı hâle getirilmesi daha güçlü bir hukuki pozisyon sağlayabilir.
Somut olaya göre sulh protokolü, borç ikrarı veya arabuluculuk anlaşması kullanılabilir.
12. Arabuluculukta İcra Edilebilir Bir Anlaşma Sağlamak
Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk yalnızca dava açmak için tamamlanması gereken formalite olarak görülmemelidir. Borçlu şirketin ödeme iradesi bulunuyorsa doğru yapılandırılmış bir anlaşma uzun bir yargılamadan çok daha hızlı tahsilat sağlayabilir.
Adalet Bakanlığı’nın güncel açıklamasına göre konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Ayrıca ticari uyuşmazlıklarda taraf avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesine ilişkin özel icra edilebilirlik düzenlemeleri bulunmaktadır. (Adalet Bakanlığı)
Arabuluculukta Taksit Anlaşması Yapılabilir mi?
Evet. Taraflar borcun belirli tarihlerde taksitler hâlinde ödenmesi konusunda anlaşabilir. Ancak alacaklı açısından yalnızca taksit tarihlerini yazmak yeterli değildir.
Bir taksidin ödenmemesi hâlinde kalan borcun durumu, faiz, masraflar ve varsa teminatların akıbeti açıkça düzenlenmelidir.
13. İtirazın İptali Davasını Hızlı Şekilde Açmak
Borçlu ilamsız icra takibine itiraz etmişse takip durur. Alacaklı şartları varsa itirazın iptali davası açarak itirazın etkisini ortadan kaldırmayı ve takibe devam etmeyi amaçlayabilir.
Ticari nitelikteki para alacaklarına ilişkin itirazın iptali davalarında dava şartı arabuluculuk düzenlemeleri de dikkate alınmalıdır. Adalet Bakanlığı da ticari uyuşmazlıklarda itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğunu açıkça belirtmektedir. (Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı)
İcra İnkâr Tazminatı İstenebilir mi?
İtirazın iptali davalarında İİK’daki şartların gerçekleşmesi hâlinde icra inkâr tazminatı talebi gündeme gelebilir. Ancak her itiraz eden borçlu otomatik olarak tazminata mahkûm edilmez.
Alacağın likit olup olmadığı ve diğer kanuni şartlar ayrıca değerlendirilmelidir.
14. İtirazın Kaldırılması Yolunu Değerlendirmek
Alacaklının elindeki belgeler İcra ve İflas Kanunu’nda öngörülen nitelikleri taşıyorsa itirazın kaldırılması yolu gündeme gelebilir.
Bu yol ile itirazın iptali davası birbirinden farklıdır. Hangi yöntemin kullanılabileceği alacaklının elindeki belgenin niteliğine göre belirlenmelidir.
Bu nedenle takipten önce belge analizi yapılması tahsil süresini ciddi biçimde etkileyebilir.
15. Doğrudan Alacak Davası Açmak
Alacağın varlığı ciddi biçimde tartışmalıysa, kapsamlı bilirkişi incelemesi gerekiyorsa veya ilamsız takipte itirazın kaçınılmaz olduğu öngörülüyorsa doğrudan alacak davası açılması bazı dosyalarda daha doğru olabilir.
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır. (Adalet Bakanlığı)
Ancak dava açılması, şartları mevcutsa ihtiyati haciz talep edilmesine engel değildir.
16. Mal Kaçırma Varsa Tasarrufun İptali Davasını Değerlendirmek
Borçlu şirket hacizden önce taşınmazlarını, araçlarını veya başka malvarlığı değerlerini ortaklarına, yakınlarına veya bağlantılı şirketlere devretmiş olabilir.
Bu durumda “artık şirketin üzerinde mal yok” denilerek dosya kapatılmamalıdır.
İİK’daki şartlar mevcutsa tasarrufun iptali davası ile belirli devirlerin alacaklı bakımından etkisiz hâle getirilmesi ve ilgili mal üzerinden cebri icraya devam edilmesi gündeme gelebilir.
17. Borçlu Yeni Şirket Kurup Faaliyeti Oraya Taşıdıysa İşlemleri Araştırmak
Uygulamada borçlu şirketin ortakları yeni bir şirket kurarak eski şirketin müşterilerini, çalışanlarını, makinelerini ve ticari faaliyetini yeni şirkete aktarabilir. Eski şirket üzerinde ise yalnızca borçlar bırakılabilir.
Böyle durumlarda iki şirket arasındaki varlık transferleri, işletme devri, ortaklık yapısı, yöneticiler, adresler, çalışanlar, müşteriler ve ödeme hareketleri birlikte incelenmelidir.
Somut olaya göre tasarrufun iptali, işletme devrine ilişkin sorumluluk veya diğer hukuki yollar gündeme gelebilir.
Ticari Alacağı Tahsil Etmeden Önce Borçlu Araştırması Neden Önemlidir?
Alacaklıların sık yaptığı hatalardan biri, borçlunun ekonomik durumunu incelemeden yıllarca dava yürütmektir. Dava sonunda 20 milyon TL’lik kesinleşmiş alacak elde edilse bile borçlu üzerinde hiçbir mal bulunmuyorsa karar ekonomik açıdan yeterli sonuç sağlamayabilir.
Bu nedenle özellikle yüksek tutarlı alacaklarda tahsilat stratejisinin başında borçlunun malvarlığı ve ticari faaliyetleri değerlendirilmelidir.
En Hızlı Tahsilat Stratejisi Nasıl Kurulur?
Örneğin alacaklının 15 milyon TL tutarında vadesi geçmiş ticari alacağı, imzalı sözleşmesi, faturaları, teslim belgeleri ve cari hesap mutabakatı bulunduğunu düşünelim. Borçlu şirket de ödeme yapmamakta ve taşınmazlarını satmaya başlamaktadır.
Bu durumda yalnızca alacak davası açıp sonucu beklemek yerine şartları mevcutsa ihtiyati haciz değerlendirilmesi, eş zamanlı olarak uygun takip veya dava yolunun hazırlanması ve banka hesapları, araçlar, taşınmazlar ile üçüncü kişilerdeki alacakların hedeflenmesi daha etkili bir tahsil stratejisi oluşturabilir.
Borçlu Şirketin Bankada Parası Yoksa En Etkili Yol Nedir?
Bu durumda şirketin müşterilerinden olan alacakları özellikle önem kazanır. POS alacakları, kira gelirleri, taşınmazlar, araçlar, başka şirketlerdeki paylar ve diğer ekonomik haklar araştırılabilir.
Tahsilat dosyasının yalnızca banka hesaplarına gönderilen haciz müzekkerelerine indirgenmesi ciddi hata olabilir.
Ticari Alacak Tahsilinde En Güçlü Belgeler Nelerdir?
İmzalı sözleşme, cari hesap mutabakatı, borç ikrarı, çek, bono, teslim belgesi, imzalı irsaliye, banka dekontu, kısmi ödeme kaydı, noter ihtarnamesi ve borcun kabul edildiği ticari yazışmalar güçlü deliller arasında sayılabilir.
Fatura tek başına değerli olmakla birlikte diğer belgelerle desteklenmesi çoğu uyuşmazlıkta alacaklının pozisyonunu güçlendirir.
Ticari Alacak Tahsilinde En Sık Yapılan Hatalar
En önemli hata, borçlunun malvarlığı araştırılmadan uzun süre beklemektir. İkinci hata, ihtiyati haciz imkânını değerlendirmeden doğrudan uzun bir alacak davasına yönelmektir. Üçüncü hata, elinde çek veya bono bulunmasına rağmen yanlış takip yolunu seçmektir. Dördüncü hata, banka hesabında para bulunamayınca tahsilattan vazgeçmektir. Beşinci hata, borçlunun müşterilerinden olan alacakları ve POS gelirlerini araştırmamaktır. Altıncı hata, mal kaçırma şüphesi bulunan devirleri zamanında incelememektir. Yedinci hata ise borçlu şirketin “önümüzdeki ay ödeyeceğim” şeklindeki sözlü vaatlerine güvenerek zamanaşımı ve takip stratejisini ihmal etmektir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ticari alacağı tahsil etmenin en hızlı yolu nedir?
Dosyaya göre değişir. Şartları varsa ihtiyati haciz ile malvarlığının güvence altına alınması ve uygun icra takibinin hızla başlatılması etkili yöntemlerden biridir.
Fatura ile icra takibi başlatılabilir mi?
Evet. Para alacağı bakımından şartlarına göre ilamsız icra takibi başlatılabilir. Borçlunun itiraz etmesi hâlinde takip durabilir.
Çek varsa normal icra takibi mi yapılmalıdır?
Geçerli çek bulunması hâlinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolunun şartları öncelikle değerlendirilmelidir.
Borçlunun banka hesabına hemen haciz konulabilir mi?
İcra takibinin gerekli aşamalarının tamamlanması veya şartları varsa önceden ihtiyati haciz kararı alınması gerekir.
Borçlu mal kaçırıyorsa ne yapılabilir?
İhtiyati haciz, mevcut malvarlığının haczi ve daha önce gerçekleştirilen şüpheli işlemler bakımından tasarrufun iptali gibi yollar değerlendirilebilir.
Şirketin müşterilerinden olan alacakları haczedilebilir mi?
Evet. Borçlunun üçüncü kişilerdeki haczedilebilir alacaklarına İİK hükümleri kapsamında yönelmek mümkündür.
POS gelirleri haczedilebilir mi?
Borçlunun banka veya ödeme kuruluşu nezdinde doğmuş haczedilebilir alacakları bakımından haciz imkânı değerlendirilebilir.
Ticari alacak davasından önce arabuluculuk zorunlu mu?
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. (Adalet Bakanlığı)
İhtiyati haciz için borçlunun mal kaçırdığını kanıtlamak gerekir mi?
Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş para alacaklarında mal kaçırma ayrıca genel şart değildir. Vadesi gelmemiş alacaklarda ise özel şartlar aranır.
Borçlu yeni şirket kurup eski şirketi boşaltırsa alacak tahsil edilebilir mi?
Dosya sona ermiş sayılmaz. Malvarlığı devirleri, işletme devri, ilişkili şirket işlemleri ve tasarrufun iptali imkânları ayrıca incelenmelidir.
Sonuç: En Hızlı Tahsilat Yöntemi “Önce Dava Açmak” Değil, Doğru Tahsilat Stratejisini Kurmaktır
Ticari alacakların hızlı tahsilinde tek bir standart yöntem bulunmamaktadır. Bazı dosyalarda ilamsız icra takibi birkaç işlem içerisinde sonuç verebilirken bazı dosyalarda kambiyo senetlerine özgü takip daha güçlü olabilir. Borçlunun mal kaçırma veya malvarlığını azaltma riski bulunduğunda ise ihtiyati haciz çok daha kritik hâle gelir.
Özellikle yüksek tutarlı ticari alacaklarda en önemli hedef, borçlunun ödeme yapmasını yıllarca beklemek değil, tahsil edilebilir malvarlığını mümkün olduğunca erken tespit etmek ve hukuken güvence altına almaktır. Banka hesapları, araçlar ve taşınmazların yanında müşterilerden olan alacaklar, POS gelirleri, kira gelirleri ve başka şirketlerdeki paylar da değerlendirilmelidir.
Borçlu şirketin malvarlığını ortaklarına veya bağlantılı şirketlere devretmiş olması da tahsilatın tamamen imkânsız hâle geldiği anlamına gelmez. Şüpheli işlemler bakımından tasarrufun iptali ve somut olayın niteliğine uygun diğer hukuki yollar gündeme gelebilir.
Aynı zamanda ticari para alacaklarına ilişkin davalarda arabuluculuk dava şartı olduğundan sürecin usul yönünden doğru yönetilmesi gerekir. Adalet Bakanlığının güncel açıklamalarında da ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde dava öncesi arabuluculuk zorunluluğu açıkça belirtilmektedir. (Adalet Bakanlığı)
Bu nedenle ticari alacak tahsilinde ihtiyati haciz, icra takibi, banka ve üçüncü kişi alacaklarının haczi, arabuluculuk, alacak davası ve gerekiyorsa tasarrufun iptali süreçleri tek bir tahsilat planı içerisinde değerlendirilmelidir. En hızlı sonuç çoğu zaman tek bir hukuki işlemden değil, doğru işlemlerin doğru sırayla ve zaman kaybetmeden uygulanmasından elde edilir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – Ticari Alacakların Hızlı Tahsili
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; ödenmeyen ticari alacakların tahsili, ihtiyati haciz, ilamsız icra takibi, çek ve bono takibi, şirket banka hesaplarının haczi, İİK m.89 haciz ihbarnameleri, POS ve ticari alacak hacizleri, mal kaçırma işlemleri, tasarrufun iptali davaları ve yüksek tutarlı şirket alacaklarında Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin ve Türkiye genelinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




