
Ticari Alacağı Tahsil Etmenin En Hızlı Hukuki Yolları Nelerdir? 2026 Güncel Rehber
17 Ağustos 2026
Sözleşmesiz Ticari Alacak Nasıl İspatlanır? 2026 Güncel Rehber
17 Ağustos 2026Kesilen fatura ödenmezse ne yapılır? Faturaya dayalı icra takibi, ihtiyati haciz, arabuluculuk, itirazın iptali, faiz, banka hesabı haczi ve ticari alacak davası hakkında 2026 güncel rehber.
Bir şirket mal teslim etmiş veya hizmet sunmuş olmasına rağmen düzenlediği faturanın bedelini tahsil edemiyorsa hukuki süreci geciktirmemesi gerekir. Uygulamada borçlu şirketlerin “önümüzdeki hafta ödeme yapacağız”, “muhasebeye ilettik”, “nakit akışımız düzelince ödeyeceğiz” şeklindeki açıklamaları nedeniyle alacaklıların aylarca beklediği görülmektedir. Bu sırada borçlu şirket banka hesaplarını boşaltabilir, araçlarını veya taşınmazlarını devredebilir, faaliyetini başka bir şirkete taşıyabilir veya ekonomik olarak daha kötü duruma gelebilir. Fatura alacağının tahsilinde izlenecek yol yalnızca faturanın bulunmasına göre değil; faturanın dayandığı sözleşme, mal veya hizmetin teslim edildiğini gösteren belgeler, borcun vadesi, borçlunun faturaya itiraz edip etmediği ve tahsil kabiliyeti birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir. Bazı dosyalarda doğrudan ilamsız icra takibi en hızlı çözüm olurken bazı dosyalarda ihtiyati haciz, arabuluculuk ve alacak veya itirazın iptali davasının birlikte planlanması gerekebilir.
Fatura Alacağı Nedir?
Fatura alacağı, bir mal teslimi veya hizmet ifası sonucunda düzenlenen faturada gösterilen bedelin ödenmemesinden kaynaklanan alacaktır. Ancak hukuken faturanın kendisi çoğu zaman borcu doğuran temel işlem değildir. Borcun kaynağı taraflar arasındaki satış, hizmet, eser, distribütörlük, tedarik veya başka bir sözleşmesel ilişkidir.
Bu ayrım önemlidir. Çünkü alacaklı yalnızca “fatura kestim, dolayısıyla alacağım kesin” yaklaşımıyla hareket ederse borçlunun itirazı karşısında ispat sorunu yaşayabilir.
Fatura Kesildi Ancak Ödenmedi, İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?
Öncelikle dosyanın bütün ticari belgeleri toplanmalıdır. Fatura, sözleşme, sipariş formu, sevk irsaliyesi, teslim tutanağı, banka hareketleri, cari hesap ekstresi, mutabakat, e-posta yazışmaları ve borçlunun ödeme yapacağını kabul ettiği mesajlar birlikte incelenmelidir.
Ardından alacağın vadesinin gelip gelmediği ve borçlunun temerrüde düşüp düşmediği belirlenmelidir. Bu aşamadan sonra ihtar, icra takibi, ihtiyati haciz veya dava seçeneklerinden hangisinin daha etkili olduğu belirlenebilir.
Fatura Tek Başına Alacağın Kesin Delili midir?
Her durumda hayır. Fatura ticari uyuşmazlıklarda önemli bir delildir ancak faturanın düzenlenmesi tek başına malın teslim edildiğini veya hizmetin eksiksiz gerçekleştirildiğini bütün uyuşmazlıklarda kesin olarak ispatlamaz.
Borçlu “bu mal bana teslim edilmedi”, “hizmet hiç verilmedi”, “fatura sözleşmeye aykırı düzenlendi” veya “faturadaki miktarı kabul etmiyorum” diyebilir.
Bu nedenle faturanın dayandığı temel ticari ilişkinin belgelenmesi önemlidir.
Fatura Alacağını Güçlendiren En Önemli Belge Nedir?
Dosyaya göre değişmekle birlikte imzalı teslim belgeleri ve cari hesap mutabakatları son derece önemlidir. Örneğin alacaklının faturası yanında borçlu tarafından imzalanmış sevk irsaliyesi bulunuyorsa malın teslim edildiğinin ispatı önemli ölçüde güçlenebilir.
Borçlunun ayrıca cari hesap mutabakatında bakiye borcu kabul etmiş olması dosyayı daha da kuvvetlendirebilir.
E-Fatura Alacağında da İcra Takibi Yapılabilir mi?
Evet. Faturanın elektronik ortamda düzenlenmiş olması, faturaya dayanan para alacağı için hukuki takip yapılmasına engel değildir.
Ancak e-faturanın bulunması yine temel ticari ilişkinin diğer belgelerle desteklenmesi ihtiyacını tamamen ortadan kaldırmaz.
Fatura Ödenmezse Noter İhtarı Göndermek Zorunlu mu?
Her fatura alacağında icra takibinden önce noter ihtarnamesi gönderilmesi zorunlu değildir. Ancak borcun muacceliyetinin veya temerrüdün ihtara bağlı olduğu durumlarda ihtar önem taşıyabilir.
Ayrıca ihtarname, borçlunun ödeme yapmasının talep edildiğini ve borcun hangi tutardan oluştuğunu açık biçimde ortaya koymak açısından yararlı olabilir.
Fatura Alacağı İçin Doğrudan İcra Takibi Başlatılabilir mi?
Şartları mevcutsa evet. Alacaklının elinde mahkeme kararı bulunmasa bile para alacağı için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılması mümkündür.
Takip üzerine borçluya ödeme emri gönderilir. Borçlu süresinde itiraz etmezse takip kesinleşebilir ve alacaklı haciz aşamasına geçebilir.
Bu nedenle borcun gerçekte tartışılmadığı ancak ödeme yapılmadığı dosyalarda ilamsız icra takibi hızlı bir tahsil yöntemi olabilir.
Borçlu Ödeme Emrine İtiraz Ederse Ne Olur?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlunun süresinde yaptığı itiraz takibi durdurur. Bundan sonra alacaklının itirazın ortadan kaldırılmasına yönelik hukuki yollardan birine başvurması gerekir.
Alacaklı elindeki belgelerin niteliğine göre itirazın kaldırılmasını talep edebilir veya itirazın iptali davası açabilir.
İİK m.67 uyarınca itirazın iptali davası, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde açılabilir. (LEXPERA)
İtirazın İptali Davası Nedir?
Borçlunun ilamsız icra takibine itiraz ederek takibi durdurması üzerine alacaklının genel mahkemede açabileceği davadır. Alacaklı bu davada faturanın dayandığı temel hukuki ilişkiyi ve alacağını ispat etmeye çalışır.
Mahkeme alacağın varlığına ve itirazın haksız olduğuna karar verirse şartları çerçevesinde takibin devamına karar verilebilir.
İcra İnkâr Tazminatı İstenebilir mi?
İİK m.67 kapsamında şartları gerçekleşmişse alacaklı icra inkâr tazminatı da talep edebilir. Güncel düzenlemede kanunda belirtilen alt sınır yüzde yirmidir. Ancak borçlunun her itirazında otomatik olarak icra inkâr tazminatına hükmedilmez; özellikle alacağın likit olup olmadığı ve somut uyuşmazlığın özellikleri değerlendirilir. (LEXPERA)
Fatura Alacağı İçin İtirazın Kaldırılması İstenebilir mi?
Alacaklının elindeki belgelerin İcra ve İflas Kanunu’nda aranan özel nitelikleri taşıması hâlinde itirazın kaldırılması yolu gündeme gelebilir. Ancak sırf faturanın bulunması her dosyada itirazın kaldırılması için yeterli kabul edilmez.
Bu nedenle borçlunun itirazından sonra doğrudan standart bir dava açmadan önce dosyadaki belgelerin hukuki niteliği incelenmelidir.
Fatura Alacağı İçin Alacak Davası Açılabilir mi?
Evet. Fatura alacağının varlığı ciddi biçimde tartışmalıysa veya alacaklı doğrudan dava yolunu tercih edecekse ticari alacak davası gündeme gelebilir.
Tarafların ticari defterleri, faturalar, teslim belgeleri, banka kayıtları, yazışmalar ve diğer deliller mahkeme tarafından değerlendirilebilir.
Dava Açmadan Önce Arabuluculuk Zorunlu mu?
Ticari dava niteliğindeki ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Bu nedenle faturaya dayanan ticari para alacağı için dava açılacaksa uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olup olmadığı mutlaka kontrol edilmelidir. (Baro Birlik)
Ancak dava şartı arabuluculuk ile doğrudan ilamsız icra takibi aynı şey değildir. Alacaklı para alacağı için şartları varsa icra takibi başlatabilir; borçlunun itirazı sonrasında dava aşamasına geçilecekse arabuluculuk yükümlülüğü ayrıca değerlendirilir.
Arabuluculukta Fatura Alacağı Tahsil Edilebilir mi?
Evet. Borçlu borcun tamamını veya belirli bölümünü kabul ediyorsa arabuluculuk hızlı tahsilat açısından önemli olabilir. Taraflar peşin ödeme, taksitlendirme, faiz, ödeme tarihleri ve teminatlar konusunda anlaşabilir.
Özellikle borçlunun ödeme iradesi bulunduğu fakat nakit akışı sorunu yaşadığı dosyalarda uzun bir dava yerine güçlü şekilde hazırlanmış bir ödeme protokolü ekonomik açıdan daha avantajlı olabilir.
Fatura Alacağına Faiz İstenebilir mi?
Şartları mevcutsa evet. Uygulanacak faiz türü ve başlangıç tarihi tarafların tacir olup olmadığına, sözleşme hükümlerine, borcun niteliğine ve temerrüt tarihine göre belirlenmelidir.
Özellikle ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikinde geç ödeme bakımından Türk Ticaret Kanunu m.1530 özel önem taşır.
2026 Yılında TTK 1530 Temerrüt Faizi Ne Kadar?
TCMB’nin 2026 için yayımladığı verilere göre, TTK m.1530/7 kapsamında mal ve hizmet tedarikinde geç ödemelerde sözleşmede oran öngörülmemiş veya ilgili sözleşme hükmü geçersizse uygulanacak temerrüt faiz oranı yıllık yüzde 43,00 olarak belirlenmiştir. Aynı kapsamda alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarı 2.020 TL olarak açıklanmıştır. Bu değerler 1 Ocak 2026’dan itibaren geçerlidir. (LEXPERA)
Ancak bu oranın her fatura alacağına otomatik olarak uygulanacağı düşünülmemelidir. TTK m.1530’un kapsamı, tarafların ve temel işlemin niteliği somut olay bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
Sözleşmede Faiz Oranı Varsa Ne Olur?
Taraflar sözleşmede geçerli bir temerrüt faizi düzenlemiş olabilir. Bu durumda öncelikle sözleşme hükmü ve emredici hukuk kuralları incelenir.
Sözleşmede faiz hükmü bulunması, hangi oranın uygulanacağı konusunda otomatik olarak sonuca varmak için tek başına yeterli değildir; hükmün geçerliliği ve uyuşmazlığa uygulanabilirliği kontrol edilmelidir.
Fatura Vadesi Geçince Borçlu Otomatik Temerrüde Düşer mi?
Her dosyada aynı cevap verilemez. Sözleşmede kesin bir ödeme tarihi bulunması, tarafların ticari ilişkisi ve TTK m.1530 gibi özel düzenlemelerin uygulanabilirliği temerrüt başlangıcını etkileyebilir.
Bu nedenle faiz hesabından önce temerrüt tarihinin doğru belirlenmesi gerekir.
Fatura Alacağı İçin İhtiyati Haciz Alınabilir mi?
Şartları mevcutsa evet. Özellikle yüksek tutarlı ve vadesi geçmiş fatura alacaklarında ihtiyati haciz çok önemli bir tahsil güvencesi sağlayabilir.
İİK m.257 kapsamında rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para alacakları bakımından ihtiyati haciz gündeme gelebilir.
Ancak alacaklının alacağının varlığını mahkemede yaklaşık olarak ortaya koyması gerekir.
Sadece Fatura ile İhtiyati Haciz Alınabilir mi?
Fatura önemli bir delildir ancak her dosyada tek başına ihtiyati haciz kararı alınmasını garanti etmez. Özellikle borçlu temel ticari ilişkiyi veya teslimi inkâr ediyorsa ek belgeler önem kazanır.
Faturanın yanında sözleşme, imzalı irsaliye, teslim tutanağı, cari hesap mutabakatı ve borç ikrarı bulunması ihtiyati haciz dosyasını ciddi biçimde güçlendirebilir.
İhtiyati Haciz İçin Borçlunun Mal Kaçırması Şart mı?
Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş para alacağı bakımından borçlunun ayrıca mal kaçırdığının ispat edilmesi genel şart değildir.
Buna karşılık henüz vadesi gelmemiş alacaklarda İİK m.257’de öngörülen özel şartların bulunması gerekir.
Bu ayrım fatura alacaklarında ihtiyati haciz değerlendirmesinde son derece önemlidir.
Borçlu Şirket Hesaplarını Boşaltıyorsa Ne Yapılabilir?
Alacaklı borçlu şirketin banka hesaplarındaki parayı ortaklara veya başka şirketlere aktardığını öğrenmişse hızlı hareket etmelidir. Alacağın niteliğine göre ihtiyati haciz talep edilmesi ve borçlunun diğer malvarlığının araştırılması değerlendirilebilir.
Borçluya önceden uzun süreli ödeme uyarıları yaparken şirketin bütün varlıklarını elden çıkarmasına fırsat verilmesi tahsilatı zorlaştırabilir.
İhtiyati Haciz Banka Hesabına Uygulanabilir mi?
Evet. Mahkemeden ihtiyati haciz kararı alınması ve kararın icra dairesi aracılığıyla uygulanması hâlinde borçlu şirketin bankalardaki haczedilebilir alacakları ihtiyati haciz kapsamına girebilir.
Bu özellikle yüksek tutarlı fatura alacaklarında etkili bir güvence sağlayabilir.
Takip Kesinleşince Şirketin Banka Hesaplarına Haciz Konulabilir mi?
Evet. İlamsız takip kesinleştikten sonra alacaklı borçlu şirketin banka hesaplarındaki haczedilebilir varlıklara yönelmek için haciz talebinde bulunabilir.
Ancak hesapta para bulunmaması hâlinde tahsilatın diğer malvarlığı üzerinden sürdürülmesi gerekir.
Şirket Araçlarına Haciz Konulabilir mi?
Borçlu şirket adına kayıtlı haczedilebilir araçlar takip kesinleştikten sonra haczin konusu olabilir. Araçların ekonomik değeri ve üzerlerindeki önceki rehin ve hacizler araştırılmalıdır.
Çok sayıda önceki haczi bulunan ekonomik değeri düşük bir araca yönelmek tahsilat bakımından etkisiz kalabilir.
Şirket Taşınmazlarına Haciz Konulabilir mi?
Evet. Borçlu şirket adına kayıtlı taşınmazlara haciz uygulanabilir. Ancak taşınmaz üzerindeki ipotek ve önceki hacizler tahsil ihtimalini doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle yalnızca taşınmazın piyasa değerine değil, tapudaki takyidatlara da bakılmalıdır.
Şirketin Müşterilerinden Olan Alacakları Haczedilebilir mi?
Evet. Fatura alacağı tahsilinde en önemli yöntemlerden biri borçlu şirketin üçüncü kişilerden olan alacaklarına yönelmektir.
Borçlu banka hesaplarında para bırakmıyor ancak müşterilerine düzenli olarak fatura kesiyorsa bu müşterilerden doğan haczedilebilir alacakların tespit edilmesi tahsilatı hızlandırabilir.
89/1 Haciz İhbarnamesi Kullanılabilir mi?
İcra ve İflas Kanunu m.89 kapsamındaki haciz ihbarnamesi mekanizması, borçlunun üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacaklarına ulaşılmasında önemli bir araçtır.
Örneğin borçlu şirketin büyük bir müşterisinden önemli miktarda alacağı varsa gerekli şartlar çerçevesinde üçüncü kişideki bu alacağa yönelmek mümkün olabilir.
POS Alacakları Haczedilebilir mi?
Borçlu şirketin bankalar veya ödeme kuruluşları nezdinde doğmuş haczedilebilir POS alacakları da tahsilat stratejisinde değerlendirilebilir.
Özellikle perakende, e-ticaret, restoran, otel ve yoğun kartlı satış yapan işletmeler bakımından POS kaynaklı alacaklar önemli ekonomik değer oluşturabilir.
Borçlu Şirket Mallarını Başkasına Devrederse Ne Olur?
Borçlu şirket takipten önce araçlarını, taşınmazlarını veya diğer malvarlığını ortaklarına, yöneticilerine, yakınlarına veya bağlantılı şirketlere devretmiş olabilir.
Bu durumda tahsilatın tamamen imkânsız hâle geldiği düşünülmemelidir. İİK’daki şartların bulunması hâlinde tasarrufun iptali davası gündeme gelebilir.
Fatura Alacağı Zamanaşımına Uğrar mı?
Evet. Ancak faturanın üzerinde tek başına bağımsız ve bütün uyuşmazlıklara uygulanacak tek bir “fatura zamanaşımı” süresi bulunduğunu söylemek doğru değildir. Zamanaşımı faturanın dayandığı temel hukuki ilişkiye göre belirlenir.
Satım, eser, taşıma, kira veya başka bir ticari sözleşmeden kaynaklanan alacaklarda farklı özel düzenlemeler bulunabilir.
Bu nedenle uzun süredir ödenmeyen faturalar bakımından temel sözleşmenin belirlenerek zamanaşımı hesabının yapılması gerekir.
Borçlu Faturaya İtiraz Etmediyse Borcu Kabul Etmiş Sayılır mı?
Türk Ticaret Kanunu’ndaki fatura hükümleri uyarınca faturayı alan kişi, faturanın içeriğine belirli süre içerisinde itiraz etmezse faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmasına ilişkin bir karine gündeme gelebilir.
Ancak bu kural “faturaya itiraz edilmediği için malın teslimi ve temel borç dahil her şey kesin olarak ispatlandı” şeklinde yorumlanmamalıdır. Temel ticari ilişkinin varlığı ve ifası gerektiğinde ayrıca ispat konusu olabilir.
Faturaya Sekiz Gün İçinde İtiraz Edilmesi Ne Anlama Gelir?
TTK kapsamında faturayı alan kişi, faturanın içeriğine aldığı tarihten itibaren sekiz gün içerisinde itiraz etmezse içeriğini kabul etmiş sayılmasına ilişkin hukuki karine gündeme gelir.
Ancak faturanın temel sözleşmeye aykırılığı, malın teslim edilip edilmediği veya hizmetin gerçekten görülüp görülmediği gibi konular somut uyuşmazlığın özelliklerine göre ayrıca incelenebilir.
Borçlu Faturayı Ticari Defterine Kaydetmişse Ne Olur?
Faturanın borçlunun ticari defterlerinde kayıtlı olması önemli bir delil olabilir. Ancak ticari defterlerin delil niteliği Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Mahkeme gerektiğinde tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırabilir.
Kısmi Ödeme Yapılması Delil Olur mu?
Evet. Borçlunun faturaya ilişkin kısmi ödeme yapması temel ticari ilişkinin ve borcun değerlendirilmesinde önemli olabilir.
Örneğin 5 milyon TL tutarındaki faturanın 2 milyon TL’sini açıklama kısmında ilgili fatura numarasını yazarak ödeyen borçlunun kalan 3 milyon TL bakımından savunması, bu ödeme ile birlikte değerlendirilir.
“Ödeyeceğiz” Şeklindeki WhatsApp Mesajları Kullanılabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş ticari yazışmalar diğer delillerle birlikte kullanılabilir. Özellikle şirketi temsile yetkili kişinin borç miktarını açıkça kabul ettiği mesajlar önemli olabilir.
Ancak mesajı gönderen kişinin kimliği, yetkisi ve yazışmanın bütünlüğü incelenmelidir.
Örnek Olay: 8 Milyon TL Fatura Alacağı Ödenmiyor
A Ltd. Şti., B A.Ş.’ye 8 milyon TL değerinde mal teslim etmiştir. Taraflar arasında yazılı sözleşme, e-faturalar, imzalı sevk irsaliyeleri ve cari hesap mutabakatı bulunmaktadır. Ödeme vadesi geçmesine rağmen B ödeme yapmamaktadır.
Bu durumda alacaklı dosyanın özelliklerine göre ihtiyati haciz ve ilamsız icra takibi seçeneklerini değerlendirebilir. Borçlunun takibe itiraz etmesi hâlinde gerekli dava şartları tamamlanarak itirazın iptali davası gündeme gelebilir.
Örnek Olay: Fatura Var Ancak Teslim Belgesi Yok
A şirketi B şirketine 3 milyon TL fatura kesmiştir. B ise malların hiç teslim edilmediğini savunmaktadır. A’nın elinde imzalı irsaliye bulunmamaktadır.
Bu durumda sipariş yazışmaları, taşıma kayıtları, depo kayıtları, e-postalar, banka hareketleri ve varsa kısmi ödemeler araştırılmalıdır. Yalnızca faturaya güvenerek hareket etmek alacaklı açısından ispat riski yaratabilir.
Fatura Alacağını Tahsil Etmek İçin En Etkili 15 Adım
- Faturanın dayandığı sözleşmeyi tespit etmek.
- Faturanın vadesini kontrol etmek.
- Teslim ve hizmet ifası belgelerini toplamak.
- Cari hesap mutabakatlarını incelemek.
- Borçlunun yazılı borç kabullerini saklamak.
- Temerrüt ve faiz başlangıç tarihini belirlemek.
- Gerekliyse noter ihtarnamesi göndermek.
- Borçlunun ödeme gücünü ve tahsil riskini değerlendirmek.
- Şartları varsa ihtiyati haciz talep etmek.
- Uygun icra takibini başlatmak.
- Borçlunun banka hesaplarına yönelmek.
- Araç ve taşınmazlarını araştırmak.
- Üçüncü kişilerdeki ticari alacaklarını tespit etmek.
- İtiraz hâlinde süresinde arabuluculuk ve dava sürecini yürütmek.
- Mal kaçırma varsa tasarrufun iptali ve diğer koruma yollarını değerlendirmek.
Sıkça Sorulan Sorular
Fatura ödenmezse doğrudan icraya verilebilir mi?
Şartları varsa evet. Para alacağı için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılabilir.
Sadece faturayla icra takibi yapılabilir mi?
Takip başlatılabilir; ancak borçlu itiraz ederse alacağın esasını ispatlamak için faturanın dayandığı ticari ilişkinin diğer delilleri önem kazanır.
Faturaya itiraz edilirse alacak ortadan kalkar mı?
Hayır. İtiraz faturayı veya alacağı otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Alacağın varlığı diğer delillerle ispatlanabilir.
Borçlu icra takibine itiraz ederse ne yapılır?
Belgelere göre itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yolu değerlendirilebilir. İtirazın iptali davası bakımından İİK m.67’de bir yıllık özel süre bulunmaktadır. (LEXPERA)
Ticari fatura alacağı için arabuluculuk zorunlu mu?
Ticari dava niteliğindeki ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak veya tazminat taleplerinde dava öncesinde arabuluculuk dava şartıdır. (Baro Birlik)
Fatura alacağına ihtiyati haciz konulabilir mi?
Alacak İİK m.257 ve devamındaki şartları taşıyorsa ihtiyati haciz talep edilebilir.
Borçlunun mal kaçırması şart mı?
Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş para alacaklarında mal kaçırma ayrıca genel bir şart değildir.
2026 ticari geç ödeme faizi ne kadar?
TTK m.1530/7 kapsamına giren ve sözleşmede geçerli oran bulunmayan mal ve hizmet tedariki geç ödemelerinde 2026 yılı için yıllık oran yüzde 43,00; asgari giderim tutarı 2.020 TL’dir. (TCMB)
Şirketin banka hesabına haciz konulabilir mi?
Takibin gerekli aşamalarının tamamlanması veya şartları varsa ihtiyati haciz kararı alınması hâlinde borçlu şirketin haczedilebilir banka alacaklarına yönelmek mümkündür.
Fatura alacağı zamanaşımı kaç yıldır?
Tek bir genel “fatura zamanaşımı” süresi yoktur. Süre faturanın dayandığı temel hukuki ilişkiye göre belirlenmelidir.
Sonuç: Ödenmeyen Faturada Beklemek Yerine Tahsil Stratejisi Kurulmalıdır
Fatura alacağının ödenmemesi hâlinde en önemli hata, borçlunun sürekli ertelenen ödeme vaatlerine güvenerek uzun süre hukuki işlem yapmamaktır. Özellikle ticari şirketlerde ekonomik durum kısa sürede değişebilir. Bugün banka hesabında para ve üzerinde taşınmaz bulunan bir şirket birkaç ay sonra haczedilebilir malvarlığı bulunmayan bir borçlu hâline gelebilir.
Bu nedenle ilk aşamada faturanın tek başına değil, sözleşme, teslim belgeleri, irsaliyeler, cari hesap mutabakatları, banka hareketleri ve borç kabulü içeren yazışmalarla birlikte değerlendirilmesi gerekir. Güçlü bir delil dosyası hem icra takibinde hem ihtiyati haciz talebinde hem de olası davada alacaklının pozisyonunu güçlendirir.
Borç tartışılmıyorsa ilamsız icra takibi hızlı sonuç sağlayabilir. Borçlu itiraz ederse dosyadaki belgelere göre itirazın kaldırılması veya itirazın iptali süreci gündeme gelir. İtirazın iptali davası bakımından bir yıllık özel sürenin kaçırılmaması önemlidir. (LEXPERA)
Yüksek tutarlı fatura alacaklarında ise yalnızca icra takibi başlatmak yeterli görülmemelidir. Borçlu şirketin malvarlığını elden çıkarma ihtimali bulunuyorsa ihtiyati haciz daha sürecin başlangıcında değerlendirilmelidir. Böylece banka hesapları, araçlar, taşınmazlar ve haczedilebilir diğer malvarlığı değerleri üzerinde tahsil güvencesi sağlanabilir.
Takip kesinleştikten sonra da yalnızca banka hesaplarıyla yetinilmemelidir. Borçlunun araçları, taşınmazları, başka şirketlerdeki payları, POS alacakları, kira gelirleri ve özellikle müşterilerinden olan ticari alacakları araştırılmalıdır. Şirket malvarlığını daha önce ortaklarına veya bağlantılı şirketlere devretmişse tasarrufun iptali ve diğer hukuki yollar ayrıca incelenmelidir.
2026 yılında TTK m.1530 kapsamındaki belirli mal ve hizmet tedariki geç ödemelerinde uygulanabilecek yıllık temerrüt faizinin yüzde 43,00 ve tahsil masrafları için asgari giderim tutarının 2.020 TL olarak belirlenmiş olması da ticari alacak dosyalarında faiz ve ferilerin doğru hesaplanmasının önemini artırmaktadır. (LEXPERA)
Sonuç olarak fatura alacağının tahsilinde en etkili yaklaşım yalnızca “icraya vermek” değildir. İhtiyati haciz, icra takibi, arabuluculuk, itirazın iptali veya alacak davası, banka ve üçüncü kişi alacaklarının haczi ile gerektiğinde tasarrufun iptali süreçlerinin tek bir tahsil stratejisi içerisinde planlanması gerekir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – Fatura ve Ticari Alacakların Tahsili
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; ödenmeyen fatura alacakları, ticari alacakların tahsili, ihtiyati haciz, ilamsız icra takibi, itirazın iptali davaları, şirket banka hesaplarının haczi, İİK m.89 haciz ihbarnameleri, mal kaçırma işlemleri ve yüksek tutarlı şirket alacaklarında Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin ve Türkiye genelinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




