
Ticari Alacaklarda İhtiyati Haciz Nasıl Alınır? Şartları ve Delilleri – 2026 Güncel Rehber
17 Ağustos 2026
Şirketin Banka Hesaplarına İhtiyati Haciz Konulabilir mi? 2026 Güncel Rehber
17 Ağustos 2026Ticari alacak davasında ihtiyati tedbir nasıl istenir? HMK 389 kapsamında tedbir şartları, yaklaşık ispat, teminat, gerekli deliller, ihtiyati haciz ile farkı ve tedbir kararına itiraz süreci hakkında 2026 güncel hukuki rehber.
Ticari alacak uyuşmazlıklarında dava açmak her zaman alacağın fiilen tahsil edileceği anlamına gelmez. Yargılama devam ederken uyuşmazlık konusu malın üçüncü kişiye devredilmesi, sözleşme konusu hakkın ortadan kaldırılması veya mevcut durumda meydana gelecek değişiklik nedeniyle alacaklının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşması mümkün olabilir. Böyle durumlarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir, dava sonucuna kadar mevcut hukuki veya fiilî durumun korunmasını sağlayabilecek önemli bir geçici hukuki korumadır. Bununla birlikte ticari alacak davalarında en sık yapılan hatalardan biri, para alacağının tahsilini güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz yerine doğrudan ihtiyati tedbir talep edilmesidir. Para alacaklarında kural olarak İcra ve İflas Kanunu’nda düzenlenen ihtiyati haciz mekanizması ön plana çıkar. İhtiyati tedbir ise özellikle uyuşmazlığın doğrudan belirli bir mal, hak, pay, sözleşme veya hukuki durum üzerinde yoğunlaştığı ve dava sonuna kadar korunması gerektiği durumlarda önem kazanır.
İhtiyati Tedbir Nedir?
İhtiyati tedbir, dava devam ederken hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmasını veya tamamen imkânsız hâle gelmesini ya da gecikme nedeniyle ciddi bir zarar ortaya çıkmasını önlemek amacıyla verilen geçici hukuki korumadır. HMK m.389 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkânsız hâle geleceği ya da gecikme sebebiyle ciddi bir zarar veya sakınca doğacağı konusunda endişe edilmesi hâlinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Tedbirin temel amacı davacıyı peşinen haklı çıkarmak değil, yargılama sonunda verilecek kararın uygulanabilirliğini korumaktır.
Ticari Alacak Davasında İhtiyati Tedbir İstenebilir mi?
Evet, ancak her ticari alacak davasında ihtiyati tedbir verilmez. Öncelikle uyuşmazlığın niteliği incelenmelidir. Talep yalnızca belirli miktarda paranın tahsiline ilişkinse çoğu durumda ihtiyati haciz değerlendirilmelidir.
Buna karşılık uyuşmazlık belirli bir şirket payının devri, belirli bir taşınmaz üzerindeki hak, sözleşmeye konu belirli bir mal veya dava sırasında değiştirilmesi hâlinde hükmün etkisiz kalmasına neden olacak başka bir hukuki durumla ilgiliyse ihtiyati tedbir gündeme gelebilir.
Para Alacağı İçin İhtiyati Tedbir Alınabilir mi?
Salt para alacağını güvence altına almak amacıyla borçlunun bütün malvarlığının devrinin yasaklanmasını istemek uygulamada önemli sorun yaratır. Çünkü para alacaklarının güvence altına alınmasına özgü koruma mekanizması ihtiyati hacizdir.
Örneğin alacaklı “B şirketinden 10 milyon TL alacağım var, şirketin bütün banka hesapları ve taşınmazları üzerine ihtiyati tedbir konulsun” şeklinde talepte bulunduğunda mahkeme, uyuşmazlığın para alacağı niteliğini dikkate alarak ihtiyati tedbir yerine ihtiyati haciz hükümlerinin uygulanması gerektiğini değerlendirebilir.
İhtiyati Tedbir ile İhtiyati Haciz Arasındaki Fark Nedir?
Bu iki kurum uygulamada sıkça karıştırılır. İhtiyati haciz para alacaklarının ileride tahsilini güvence altına alır. İhtiyati tedbir ise uyuşmazlık konusu üzerinde meydana gelebilecek değişikliklerin önlenmesini amaçlar.
Örneğin 20 milyon TL’lik ödenmeyen mal satış bedelinin tahsili isteniyorsa ihtiyati haciz ön plana çıkar. Buna karşılık taraflar belirli bir şirket hissesinin kime ait olduğu konusunda uyuşuyorsa ve dava devam ederken payın üçüncü kişiye devredilmesi riski bulunuyorsa payın devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir gündeme gelebilir.
İhtiyati Tedbirin Şartları Nelerdir?
HMK m.389 kapsamında tedbir bakımından öncelikle korunması gereken bir hakkın ve uyuşmazlık konusunun bulunması gerekir. Bunun yanında mevcut durumda meydana gelebilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya imkânsız hâle gelmesi ya da gecikme nedeniyle ciddi zarar veya sakınca doğması ihtimali bulunmalıdır.
Ayrıca HMK m.390 kapsamında talep eden tarafın davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir.
Yaklaşık İspat Nedir?
İhtiyati tedbir aşamasında mahkeme henüz davanın esasını tamamen incelemez. Bu nedenle davacının iddiasını kesin şekilde ispatlaması aranmaz. Ancak hiçbir belge sunmadan yalnızca soyut iddialarla tedbir alınması da mümkün değildir.
Yaklaşık ispat, mahkemenin mevcut delillere bakarak davacının iddiasının ciddi ve kuvvetle muhtemel olduğu konusunda kanaate ulaşmasını ifade eder.
Hangi Deliller Sunulabilir?
Ticari uyuşmazlığın niteliğine göre sözleşmeler, faturalar, teslim belgeleri, ticari defter kayıtları, cari hesap mutabakatları, banka dekontları, noter ihtarnameleri, şirket kararları, pay devir sözleşmeleri, tapu kayıtları, e-posta yazışmaları ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş elektronik mesajlar kullanılabilir.
Tedbirin neden acil olduğunu gösteren belgeler de ayrıca sunulmalıdır.
Sadece Fatura ile İhtiyati Tedbir Alınabilir mi?
Fatura ticari ilişkinin ispatında önemli olabilir ancak tek başına her uyuşmazlıkta ihtiyati tedbir için yeterli değildir. Özellikle talep salt fatura bedelinin tahsiline ilişkinse zaten ihtiyati tedbir yerine ihtiyati haciz değerlendirilmesi gerekebilir.
Faturanın sözleşme, teslim belgesi, irsaliye, mutabakat ve yazışmalarla desteklenmesi esas alacağın yaklaşık ispatı açısından daha güçlü bir dosya oluşturur.
Tedbir Talebinde Tehlike Nasıl Gösterilmelidir?
Davacı yalnızca “karşı taraf mal kaçırabilir” şeklinde soyut bir ifade kullanmamalıdır. Tedbirin verilmemesi hâlinde hakkın neden tehlikeye düşeceği somutlaştırılmalıdır.
Örneğin dava konusu şirket payının üçüncü kişiye devri için görüşmeler yapılması, uyuşmazlık konusu taşınmazın satışa çıkarılması veya belirli bir malın başka kişiye devredileceğine ilişkin somut belgelerin bulunması tedbir talebinin gerekçelendirilmesinde önemlidir.
Mal Kaçırma Şüphesi İhtiyati Tedbir İçin Yeterli midir?
Her durumda değil. Eğer temel uyuşmazlık yalnızca para alacağının tahsiliyse mal kaçırma riski daha çok ihtiyati haciz bakımından değerlendirilir.
İhtiyati tedbirde ise HMK m.389 kapsamında uyuşmazlık konusu hakkın korunması bağlantısı önemlidir.
Dava Açılmadan Önce İhtiyati Tedbir Talep Edilebilir mi?
Evet. HMK m.390 kapsamında ihtiyati tedbir dava açılmadan önce de talep edilebilir. Dava açılmadan önce tedbir, esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden istenir.
Ancak dava açılmadan tedbir kararı alınması hâlinde esas davanın kanuni süresinde açılması gerekir.
Dava Açıldıktan Sonra Tedbir İstenebilir mi?
Evet. Dava devam ederken yeni bir risk ortaya çıkabilir. Örneğin davalı dava konusu malı üçüncü kişiye satmaya başlayabilir. Bu durumda davacı yargılama devam ederken tedbir talebinde bulunabilir.
Dava açıldıktan sonra tedbir talebi davayı görmekte olan mahkemeye yapılır.
Ticari Davada Görevli Mahkeme Hangisidir?
Uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olması hâlinde görev bakımından çoğu durumda asliye ticaret mahkemesi gündeme gelir. Ancak görev ve yetki somut hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenmelidir.
Her şirketler arası uyuşmazlığın otomatik olarak aynı mahkemede görüleceği düşünülmemelidir.
Dava Açılmadan Önce Arabuluculuk Gerekir mi?
Ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından dava şartı arabuluculuk gündeme gelebilir. Ancak ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki korumalar bakımından acil koruma ihtiyacının ortadan kaldırılmaması esastır.
Geçici hukuki koruma talebi ile esas davanın dava şartları birbirinden ayrılarak değerlendirilmelidir.
Mahkeme Karşı Tarafı Dinlemeden Tedbir Verebilir mi?
Evet. HMK m.390 kapsamında talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde mahkeme karşı tarafı dinlemeden de ihtiyati tedbir kararı verebilir.
Bu imkân özellikle önceden bildirim yapılması hâlinde dava konusu malın hızla devredilmesi riskinin bulunduğu durumlarda önemlidir.
Tedbir Talebinde Neler Yazılmalıdır?
Talepte öncelikle korunmak istenen hak açıkça belirtilmelidir. Ardından uyuşmazlığın konusu, tedbir verilmezse ortaya çıkacak tehlike, talep edilen tedbirin türü ve bu tedbirin neden ölçülü olduğu açıklanmalıdır.
Ayrıca yaklaşık ispatı sağlayan deliller dilekçeye eklenmelidir.
Mahkeme İstenen Tedbirden Farklı Bir Tedbir Verebilir mi?
Mahkeme somut olayın gerektirdiği ve hakkın korunması bakımından uygun tedbiri belirleyebilir. Tedbirin uyuşmazlığın niteliğiyle bağlantılı ve ölçülü olması gerekir.
Amaç karşı tarafı cezalandırmak değil, dava sonuna kadar hakkı korumaktır.
Ölçülülük İlkesi Neden Önemlidir?
Tedbir kararının davalı üzerinde gereksiz ve aşırı zarar yaratmaması gerekir. Örneğin 1 milyon TL’lik sınırlı bir uyuşmazlık nedeniyle yüz milyonlarca liralık ticari faaliyetin tamamen durdurulmasını istemek ölçülülük bakımından sorun yaratabilir.
Mahkeme davacının korunma ihtiyacı ile davalının mülkiyet ve ticari faaliyet hakları arasında denge kurar.
Banka Hesabına İhtiyati Tedbir Konulabilir mi?
Salt para alacağının tahsilini güvence altına almak amacıyla banka hesaplarının bloke edilmesi talebinde ihtiyati haciz hükümleri ön plana çıkar.
Bu nedenle ticari alacak dosyalarında “banka hesaplarına tedbir” talebinin hukuki niteliği doğru belirlenmelidir.
Taşınmaza İhtiyati Tedbir Konulabilir mi?
Uyuşmazlık doğrudan belirli bir taşınmazla ilgiliyse ve HMK m.389 şartları gerçekleşmişse tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulması mümkün olabilir.
Örneğin tapu iptal ve tescil talebinin bulunduğu bir uyuşmazlıkta taşınmazın dava devam ederken üçüncü kişiye devredilmesinin engellenmesi için tedbir kritik önem taşıyabilir.
Ancak sadece para alacağı bulunan alacaklının borçlunun taşınmazını satmasını önlemek istemesi farklı değerlendirilir ve ihtiyati haciz gündeme gelir.
Şirket Hissesine İhtiyati Tedbir Konulabilir mi?
Uyuşmazlık doğrudan şirket payının mülkiyeti, devri veya pay üzerinde bir hak iddiasıyla ilgiliyse payın üçüncü kişiye devredilmesinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talep edilebilir.
Örneğin pay devir sözleşmesinin geçerliliğinin tartışıldığı bir davada dava konusu payın yargılama sırasında başka bir kişiye devredilmesi hükmün uygulanmasını zorlaştırabilir.
Şirket Mallarının Tamamına Tedbir Konulabilir mi?
Salt para alacağının tahsili amacıyla borçlu şirketin bütün malvarlığının tedbir yoluyla dondurulması genel olarak doğru yöntem değildir. Bu durumda ihtiyati haciz değerlendirilmelidir.
Ayrıca tedbir taleplerinde ölçülülük ilkesi gözetilir.
Ticari Sözleşmenin Uygulanması Tedbirle Durdurulabilir mi?
Bazı uyuşmazlıklarda mümkün olabilir. Sözleşmenin feshi, teminat mektubunun paraya çevrilmesi, pay devri veya belirli bir edimin gerçekleştirilmesi konusunda tedbir talepleri gündeme gelebilir.
Ancak tedbirin davanın esasını peşinen çözecek şekilde kullanılmaması gerekir.
Banka Teminat Mektubunun Nakde Çevrilmesi Durdurulabilir mi?
Bu konu ticari uyuşmazlıklarda sıkça gündeme gelir. Teminat mektubunun niteliği, garanti ilişkisi, lehtarın talebinin açıkça hakkın kötüye kullanılması oluşturup oluşturmadığı ve sözleşme hükümleri birlikte değerlendirilir.
Teminat mektubunun paraya çevrilmesini engelleyen tedbir kararları istisnai ve somut olayın özelliklerine bağlıdır.
İhtiyati Tedbir İçin Teminat Gerekir mi?
Kural olarak evet. HMK m.392 uyarınca ihtiyati tedbir isteyen taraf, haksız çıkması hâlinde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayabileceği muhtemel zararları karşılamak üzere teminat göstermek zorundadır.
Ancak talep resmî belgeye, başka kesin delile dayanıyorsa veya durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına karar verebilir.
Teminat Oranı Ne Kadardır?
Kanunda her dosya için uygulanacak sabit bir yüzde bulunmamaktadır. Teminat miktarı somut uyuşmazlığın niteliğine ve tedbirin doğurabileceği zarara göre mahkeme tarafından belirlenir.
Bu nedenle uygulamada görülen yüzde 10, yüzde 15 veya farklı oranlar kanuni sabit oranlar olarak değerlendirilmemelidir.
Tedbir Kararı Nasıl Uygulanır?
Mahkemenin tedbir kararı vermesi tek başına yeterli değildir. Kararın niteliğine göre ilgili icra müdürlüğü, tapu müdürlüğü, ticaret sicili veya başka kurumlar nezdinde uygulanması gerekebilir.
Tedbir kararının uygulanması bakımından HMK’daki süreler dikkatle takip edilmelidir.
Tedbir Kararı Ne Kadar Sürede Uygulanmalıdır?
HMK m.393 uyarınca ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmesi gerekir. Aksi hâlde kanuni sonuçlar doğar.
Bu nedenle karar alındıktan sonra dosyanın bekletilmemesi gerekir.
Dava Açılmadan Önce Tedbir Alındıysa Dava Ne Zaman Açılmalıdır?
HMK m.397 kapsamında ihtiyati tedbir kararı dava açılmadan önce verilmişse tedbir talep eden taraf, tedbirin uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin belgeyi tedbiri uygulayan görevliye ibraz ederek dosyaya koydurmak zorundadır.
Bu süre geçici hukuki korumanın devamı açısından kritik öneme sahiptir.
Karşı Taraf Tedbire İtiraz Edebilir mi?
Evet. Karşı taraf dinlenmeden verilen ihtiyati tedbir kararına karşı HMK’da belirtilen şartlar ve süreler içerisinde itiraz edilebilir.
İtirazda tedbirin şartlarının oluşmadığı, yetki sorunu bulunduğu veya teminatın yetersiz olduğu gibi sebepler ileri sürülebilir.
Üçüncü Kişiler Tedbire İtiraz Edebilir mi?
Tedbir kararının uygulanması nedeniyle menfaati açıkça etkilenen üçüncü kişilerin de kanundaki koşullar çerçevesinde itiraz hakkı bulunabilir.
Özellikle şirket payı, taşınmaz veya ticari mal üzerindeki tedbirlerde üçüncü kişi hakları önem kazanabilir.
Tedbir Teminat Karşılığında Kaldırılabilir mi?
HMK kapsamında şartları varsa karşı tarafın uygun teminat göstermesi üzerine tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması gündeme gelebilir.
Mahkeme tarafların menfaatlerini ve teminatın hakkı yeterince güvence altına alıp almadığını değerlendirir.
Şartlar Değişirse Tedbir Kaldırılabilir mi?
Evet. Tedbir kararının verilmesine neden olan şartların değişmesi hâlinde mahkemeden tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması istenebilir.
Geçici hukuki koruma, gerekliliği ortadan kalkmasına rağmen süresiz şekilde devam ettirilmek için kullanılmaz.
Haksız İhtiyati Tedbir Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?
Evet. Haksız ihtiyati tedbir nedeniyle karşı tarafın veya üçüncü kişinin zarar görmesi hâlinde HMK m.399 kapsamında tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir.
Bu nedenle yeterli hukuki dayanak olmaksızın şirket faaliyetlerini durduracak geniş kapsamlı tedbir taleplerinde bulunmak alacaklı açısından da risklidir.
Örnek Olay: Şirket Payı Üzerindeki Uyuşmazlık
A, B ile yaptığı sözleşme kapsamında X Ltd. Şti.’nin yüzde 40 payını satın aldığını ancak B’nin payı üçüncü kişiye devretmeye hazırlandığını ileri sürmektedir. A, payın kendisine devredilmesine ilişkin dava açacaktır.
Burada uyuşmazlık doğrudan belirli şirket payı üzerinde olduğundan, şartların bulunması hâlinde payın üçüncü kişiye devrinin dava sonuna kadar engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir değerlendirilebilir.
Örnek Olay: 20 Milyon TL Ödenmeyen Fatura
A şirketinin B şirketinden vadesi geçmiş 20 milyon TL alacağı bulunmaktadır. A, B’nin bütün banka hesaplarına ve taşınmazlarına “ihtiyati tedbir” konulmasını istemektedir.
Uyuşmazlık salt para alacağının tahsiline ilişkin olduğundan burada öncelikle İİK m.257 ve devamı kapsamında ihtiyati haciz değerlendirilmelidir. Yanlış geçici hukuki korumanın talep edilmesi zaman kaybına neden olabilir.
Örnek Olay: Dava Konusu Taşınmaz Satılıyor
A şirketi belirli bir ticari taşınmazın kendisine devredilmesi gerektiğini ileri sürerek B şirketine karşı dava açmıştır. B ise taşınmazı üçüncü kişiye satmaya hazırlanmaktadır.
Uyuşmazlığın doğrudan taşınmaz üzerinde olması ve satışın dava sonucunu etkisiz bırakabilecek olması nedeniyle şartların gerçekleşmesi hâlinde tapuya ihtiyati tedbir konulması değerlendirilebilir.
Ticari Davada İhtiyati Tedbir Talebini Güçlendiren 12 Unsur
- Uyuşmazlık konusu hakkın açık biçimde belirlenmesi.
- İmzalı sözleşmenin dosyaya sunulması.
- Davacının hakkını gösteren güçlü yazılı belgelerin bulunması.
- Tedbir talebinin doğrudan uyuşmazlık konusu üzerinde olması.
- Hakkın kaybedilme tehlikesinin somutlaştırılması.
- Üçüncü kişiye devir hazırlığını gösteren belgelerin bulunması.
- Noter ihtarnameleri ve taraf cevaplarının sunulması.
- Kurumsal e-posta ve hukuka uygun elektronik yazışmaların dosyaya eklenmesi.
- Talep edilen tedbir ile korunmak istenen hak arasında doğrudan bağlantı bulunması.
- Tedbir talebinin ölçülü olması.
- Tedbir verilmezse oluşacak zararın açık şekilde açıklanması.
- Yaklaşık ispat standardını sağlayan bütün delillerin dilekçeyle birlikte sunulması.
İhtiyati Tedbir Talebinde En Sık Yapılan Hatalar
Ticari uyuşmazlıklarda en önemli hata ihtiyati haciz ile ihtiyati tedbirin birbirine karıştırılmasıdır. Salt para alacağı için borçlunun bütün malvarlığına tedbir konulmasının istenmesi talebin reddedilmesine yol açabilir. İkinci önemli hata, tedbir talebinin uyuşmazlık konusu ile bağlantısının açıklanmamasıdır. Üçüncü hata yalnızca soyut “mal kaçırma ihtimali” ifadelerine dayanılmasıdır. Dördüncü hata ölçüsüz tedbir talep edilmesidir. Beşinci hata ise karar alındıktan sonra uygulama ve esas dava bakımından HMK’daki sürelerin kaçırılmasıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Ticari alacak davasında ihtiyati tedbir istenebilir mi?
Evet. Ancak uyuşmazlığın niteliğine göre ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşmesi gerekir.
Para alacağı için tedbir mi ihtiyati haciz mi istenir?
Salt para alacağının tahsilini güvence altına almak için kural olarak ihtiyati haciz ön plana çıkar.
Dava açılmadan önce tedbir alınabilir mi?
Evet. HMK’daki şartlar gerçekleşmişse dava açılmadan önce ihtiyati tedbir talep edilebilir.
Mahkeme karşı tarafı dinlemeden tedbir verebilir mi?
Hakların derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde karşı taraf dinlenmeden karar verilmesi mümkündür.
Tedbir için kesin ispat gerekir mi?
Hayır. Tedbir isteyen tarafın esas hakkındaki haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekir.
Şirket hissesinin devri tedbirle engellenebilir mi?
Uyuşmazlık doğrudan ilgili şirket payı üzerindeyse ve diğer şartlar gerçekleşmişse mümkün olabilir.
Taşınmaz üzerine tedbir konulabilir mi?
Uyuşmazlığın doğrudan taşınmazla ilgili olduğu ve HMK m.389 şartlarının gerçekleştiği durumlarda mümkündür.
Tedbir için teminat gerekir mi?
Kural olarak evet. Ancak HMK’daki istisnalar kapsamında mahkeme gerekçesini göstermek suretiyle teminat alınmamasına karar verebilir.
Tedbir kararının uygulanması için süre var mı?
Evet. HMK m.393 uyarınca kararın uygulanmasının tefhim veya tebliğden itibaren bir hafta içinde talep edilmesi gerekir.
Dava açılmadan tedbir alınırsa esas dava için süre nedir?
HMK m.397 kapsamında tedbirin uygulanmasının talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas davanın açılması gerekir.
Sonuç: Ticari Alacaklarda Önce Doğru Geçici Hukuki Koruma Seçilmelidir
Ticari uyuşmazlıklarda ihtiyati tedbir, dava sonunda elde edilecek hakkın yargılama devam ederken anlamsız hâle gelmesini engelleyen güçlü bir koruma mekanizmasıdır. Ancak her ticari alacak için ihtiyati tedbir istenmesi doğru değildir. Uyuşmazlık yalnızca belirli miktardaki paranın tahsiline ilişkinse çoğu durumda ihtiyati haciz değerlendirilmelidir. Buna karşılık uyuşmazlık doğrudan belirli bir şirket payı, taşınmaz, mal, sözleşme veya başka bir hak üzerinde yoğunlaşıyorsa ihtiyati tedbir çok daha etkili olabilir.
Başarılı bir tedbir talebinde yalnızca hakkın varlığının açıklanması yeterli değildir. Tedbir verilmezse hakkın neden ciddi biçimde tehlikeye gireceği somut delillerle gösterilmelidir. Şirket payının satışa çıkarılması, dava konusu taşınmazın üçüncü kişiye devredilmeye hazırlanması veya uyuşmazlık konusu hakkın ortadan kaldırılmasına yönelik somut girişimler bu açıdan önem taşır.
Aynı zamanda talep edilen tedbir ölçülü olmalıdır. Davalının bütün ticari faaliyetini gereksiz yere durduracak geniş kapsamlı bir talep yerine, dava sonucunu korumaya yetecek ölçüde ve doğrudan uyuşmazlık konusu üzerinde etkili olacak bir tedbir tercih edilmelidir.
Özellikle yüksek tutarlı ticari uyuşmazlıklarda ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, esas dava ve icra takibi birlikte değerlendirilerek dosyanın başında kapsamlı bir hukuki strateji oluşturulması, dava sonunda alınacak kararın gerçekten uygulanabilir olmasını sağlayabilir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – Ticari Davalarda İhtiyati Tedbir ve Geçici Hukuki Koruma
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; ticari alacak davaları, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri, şirket paylarının devrinin önlenmesi, ticari sözleşme uyuşmazlıkları, şirket malvarlığının korunması, yüksek tutarlı ticari alacakların tahsili ve şirketler arası uyuşmazlıklarda Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin ve Türkiye genelinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




