
Vergi Cezasında Yanılma ve Görüş Değişikliği Mükellefi Cezadan Kurtarır mı? 2026 Güncel Rehber
14 Ağustos 2026
İdarenin Takdir Yetkisi Sınırsız mıdır? Takdir Yetkisinin Yargısal Denetimi – 2026 Güncel Rehber
14 Ağustos 2026Vergi dairesi mükellefin aldığı özelgeye aykırı vergi tarhiyatı veya ceza uygulayabilir mi? VUK 369 ve 413 kapsamında özelgenin bağlayıcılığı, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve vergi mahkemesinde iptal davası hakkında 2026 güncel rehber.
Bir mükellefin tereddüt ettiği vergisel bir konuda Gelir İdaresi Başkanlığı veya yetkili makamdan özelge alarak bu özelge doğrultusunda işlem yapmasına rağmen daha sonra vergi incelemesinde veya vergi dairesi işleminde farklı bir görüşle karşılaşması, vergi hukukunda hukuki güvenlik açısından önemli uyuşmazlıklardan biridir.
Örneğin şirket belirli bir işlemin KDV’ye tabi olup olmadığını sorarak özelge almış, idare işlemin KDV’ye tabi olmadığını bildirmiş ve şirket yıllarca bu özelgeye uygun hareket etmiş olabilir. Daha sonra yapılan vergi incelemesinde aynı işlemlerin KDV’ye tabi olduğu ileri sürülerek milyonlarca liralık vergi ve vergi ziyaı cezası istenebilir.
Bu durumda “Özelge aldım, hiçbir vergi tarhiyatı yapılamaz” şeklinde mutlak bir sonuç çıkarmak doğru değildir. Ancak mükellefin kendi durumuna ilişkin usulüne uygun aldığı özelgeye uygun hareket etmiş olması, özellikle vergi cezası ve gecikme faizi bakımından son derece güçlü bir kanuni koruma sağlar.
Gelir İdaresi Başkanlığının yayımladığı özelgelerde de açıkça, mükellefin talebi üzerine verilen özelgeye uygun işlem yapması ve daha sonra bu fiilleri nedeniyle vergi tarh edilmesinin gerekmesi halinde vergi cezası kesilmeyeceği ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacağı belirtilmektedir. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
Dolayısıyla özelgeye rağmen vergi/ceza ihbarnamesi düzenlenmişse, somut işlemin niteliğine göre vergi mahkemesinde dava açılması mümkündür.
Özelge Nedir?
Özelge, mükelleflerin vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından tereddüt ettikleri konularda yetkili vergi makamlarından talep ettikleri yazılı açıklamadır.
VUK 413 kapsamında mükellefler, vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından tereddüt ettikleri hususlarda Gelir İdaresi Başkanlığından veya yetkilendirilmiş makamlardan yazılı izahat isteyebilirler. İdare bu talebi özelge ile cevaplandırabilir; aynı durumda bulunan bütün mükellefler bakımından uygulamaya yön vermek amacıyla sirküler de yayımlayabilir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun güncel kararlarında da bu sistem açıkça ortaya konulmaktadır. (Danıştay)
Basit ifadeyle özelge;
“Bu vergisel işlemi yaparsam mevzuatı nasıl uygulamalıyım?”
sorusuna vergi idaresinin belirli bir mükellefin somut durumuna ilişkin verdiği yazılı cevaptır.
Vergi Dairesi Kendi Verdiği Özelgeye Aykırı İşlem Yapabilir mi?
Vergi idaresinin özelgedeki görüşünün kanuna aykırı olduğu sonradan ortaya çıkabilir. Bu nedenle özelge kanunun üzerinde değildir ve yanlış özelge verginin aslını her durumda ortadan kaldıran mutlak bir kazanılmış hak yaratmaz.
Ancak mükellefin yetkili makamdan aldığı özelgeye güvenerek işlem yapmasının hukuki sonuçları vardır.
VUK 369 kapsamında yetkili makamların mükellefin kendisine yazılı olarak yanlış izahat vermiş olması halinde şartları gerçekleştiğinde vergi cezası kesilemez ve gecikme faizi hesaplanamaz.
GİB’in özelgelerinin sonunda da bu koruma açıkça belirtilmektedir: Mükellef kendisine verilen özelgeye uygun hareket eder ve buna rağmen sonradan vergi tarh edilmesi gerekirse vergi cezası uygulanmayacak ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
Dolayısıyla idarenin;
“Özelgedeki görüşümüz yanlıştı, şimdi hem vergiyi hem cezayı hem de yılların gecikme faizini istiyoruz.”
şeklindeki yaklaşımı VUK 369 bakımından ayrıca incelenmelidir.
Özelgeye Aykırı Vergi Cezası Kesilebilir mi?
Mükellefin kendi adına verilmiş geçerli özelgeye, özelgede belirtilen maddi olaya uygun şekilde hareket etmesi halinde vergi cezası bakımından VUK 369 koruması gündeme gelir.
Örneğin bir şirketin 2023 yılında özelge aldığını düşünelim.
Özelgede;
“Bu işlem KDV’ye tabi değildir.”
denilmiş olsun.
Şirket 2023, 2024 ve 2025 yıllarında tamamen özelgedeki açıklamaya uygun hareket etmiş olsun.
2026 yılında gerçekleştirilen vergi incelemesinde inceleme elemanı aynı işlemin KDV’ye tabi olduğunu ileri sürerek:
KDV aslı: 8.000.000 TL
Vergi ziyaı cezası: 8.000.000 TL
Gecikme faizi: ayrıca
hesaplamış olsun.
Özelgenin gerçekten aynı mükellefe ve aynı maddi olaya ilişkin olması halinde vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi bakımından VUK 369’un uygulanması gerekir. GİB’in yayımladığı özelgelerde bu sonuç açık şekilde belirtilmektedir. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
Özelge Vergi Aslını da Ortadan Kaldırır mı?
Bu konuda dikkatli bir ayrım yapılmalıdır.
Özelgeye uygun hareket edilmiş olması vergi aslını her durumda ortadan kaldırmaz.
VUK 369’un yanlış yazılı izahata ilişkin temel koruması, şartları gerçekleştiğinde vergi cezasının kesilmemesi ve gecikme faizinin hesaplanmamasıdır.
Dolayısıyla özelgenin daha sonra hukuken yanlış olduğu sonucuna ulaşılması halinde vergi aslının tarh edilmesi gündeme gelebilir.
Örneğin:
Vergi aslı: 5.000.000 TL
Vergi ziyaı cezası: 5.000.000 TL
Gecikme faizi: 2.000.000 TL
şeklinde bir işlem yapılmışsa VUK 369 şartlarının gerçekleşmesi durumunda 5 milyon TL ceza ile gecikme faizinin kaldırılması talep edilebilir. Vergi aslının hukuka uygunluğu ise ayrıca incelenmelidir.
Bu ayrım vergi davalarında son derece önemlidir.
Görüş Değişikliği Varsa Vergi Aslı Bakımından Durum Farklı Olabilir mi?
Evet.
Burada yanlış özelge ile idarenin görüş ve kanaat değiştirmesi birbirinden ayrılmalıdır.
Eğer mesele yalnızca mükellefe verilen yanlış bir izahattan değil, yetkili makamın bir vergi hükmünün uygulanmasına ilişkin genel görüşünü sonradan değiştirmesinden kaynaklanıyorsa VUK 369’un görüş değişikliğine ilişkin hükümleri ayrıca gündeme gelir.
Bu durumda yeni görüşün geçmiş dönemlere uygulanıp uygulanamayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Dolayısıyla özelgeye aykırı tarhiyat dosyasında ilk sorulardan biri şu olmalıdır:
İdare özelgede münferit bir hata mı yaptı, yoksa vergi hükmünün uygulanmasına ilişkin önceki görüşünü sonradan mı değiştirdi?
Bu ayrım, yalnızca ceza ve gecikme faizini değil vergi aslının durumunu da değiştirebilir.
Özelge Vergi İnceleme Elemanını Bağlar mı?
Vergi incelemesi bakımından özelgelerin önemli bir yeri bulunmaktadır. Bununla birlikte özelgenin hukuki etkisi değerlendirilirken mükellefin özelge talebinde sunduğu maddi olay ile incelemede ortaya çıkan gerçek durumun aynı olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Örneğin özelge başvurusunda;
“Yurt dışındaki şirketten herhangi bir hizmet alınmayacaktır.”
denilmiş ancak incelemede gerçekte kapsamlı bir danışmanlık hizmeti alındığı tespit edilmişse özelgenin farklı maddi olaya uygulanması beklenemez.
Buna karşılık incelemedeki işlem özelge talebinde açıklanan olayla tamamen aynıysa, mükellefin özelgeye güvenerek hareket etmiş olması VUK 369 açısından ciddi hukuki sonuç doğurur.
Özelgeye Aykırı Vergi İnceleme Raporu Düzenlenirse Ne Yapılmalıdır?
İlk aşamada vergi inceleme raporu ile özelge yan yana karşılaştırılmalıdır.
Özellikle şu sorular cevaplandırılmalıdır:
Özelge kimin adına verilmiş?
Özelge hangi vergisel işleme ilişkin?
Mükellef özelge başvurusunda olayı doğru ve eksiksiz açıklamış mı?
Vergi incelemesindeki maddi olay özelgedeki olayla aynı mı?
Mükellef gerçekten özelgeye uygun hareket etmiş mi?
İdarenin görüşünde sonradan değişiklik olmuş mu?
Vergi inceleme raporu özelgeden neden ayrıldığını açıklamış mı?
Bu inceleme yapılmadan yalnızca özelgenin varlığına dayanarak dava stratejisi oluşturmak doğru olmayacaktır.
Özelgeye Aykırı Vergi/Ceza İhbarnamesine Dava Açılabilir mi?
Evet.
Vergi inceleme raporunun ardından vergi ve ceza ihbarnameleri düzenlenmişse mükellef bunlara karşı vergi mahkemesinde dava açabilir.
Vergi mahkemelerinde genel dava açma süresi kural olarak 30 gündür.
Bu nedenle özellikle elektronik tebligatla gönderilen vergi/ceza ihbarnamelerinde tebliğ tarihi dikkatle belirlenmelidir.
Dava dilekçesinde özelge yalnızca ek belge olarak sunulmamalıdır. İdarenin özelgeye aykırı işleminin neden hukuka aykırı olduğu ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır.
Vergi Mahkemesinde Hangi İddialar İleri Sürülebilir?
Somut dosyaya göre dava birkaç farklı hukuki temelde kurulabilir.
Öncelikle tarh edilen verginin esas yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülebilir.
İkinci olarak, vergi aslının hukuka uygun olduğu kabul edilse dahi VUK 369 nedeniyle vergi ziyaı cezasının kesilemeyeceği savunulabilir.
Üçüncü olarak yine VUK 369 kapsamında gecikme faizinin hesaplanamayacağı ileri sürülebilir.
Dördüncü olarak gerçek bir görüş değişikliği bulunuyorsa yeni idari yorumun geçmiş dönemlere uygulanamayacağı savunulabilir.
Böylece dava;
vergi aslı + vergi ziyaı cezası + gecikme faizi
bakımından ayrı ayrı yapılandırılabilir.
Bu yaklaşım özellikle yüksek tutarlı vergi tarhiyatlarında önemlidir.
Mükellefin Kendisine Verilen Özelge Neden Önemlidir?
VUK 369’un koruması bakımından mükellefin kendisine verilen yazılı izahat özel önem taşımaktadır.
Gelir İdaresi Başkanlığının yayımladığı özelgelerde de standart olarak;
“Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde…”
ifadesi kullanılmakta ve bu durumda vergi cezası ile gecikme faizine karşı koruma sağlandığı belirtilmektedir. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
Dolayısıyla şirketin doğrudan kendi adına aldığı özelge, başka bir şirket adına yayımlanmış özelgeye kıyasla VUK 369 bakımından çok daha güçlü hukuki konumdadır.
Başka Bir Mükellefe Verilen Özelgeye Dayanarak Dava Açılabilir mi?
Başka bir mükellefe verilmiş özelge, mevzuatın yorumlanmasında yardımcı olabilir ancak mükellefin kendi adına verilmiş özelgeyle aynı hukuki sonucu doğurduğu kabul edilmemelidir.
Danıştay kararlarında da özelge, mükellefin kendi vergi durumu ve vergi uygulaması bakımından tereddüt ettiği hususlarda yetkili makamlardan aldığı yazılı görüş olarak tanımlanmaktadır. (Danıştay)
Bu nedenle internette bulunan benzer bir özelge;
“İdare aynı konuda daha önce farklı görüş açıklamıştı.”
iddiasını destekleyebilir ancak VUK 369’daki “mükellefin kendisine yazılı izahat” şartı bakımından kişinin kendi özelgesiyle eş tutulmamalıdır.
Özelge Başvurusunda Eksik Bilgi Verilmişse Ne Olur?
Bu durum özelgenin koruyuculuğunu ciddi biçimde etkileyebilir.
Özelge, mükellefin idareye açıkladığı maddi olay üzerinden hazırlanır.
Örneğin mükellef gerçekte ilişkili şirketle yaptığı bir işlemi özelge talebinde bağımsız üçüncü kişi işlemi olarak anlatmışsa veya sözleşmedeki kritik bir hususu gizlemişse verilen özelgenin gerçek olaya uygulanması mümkün olmayabilir.
Bu nedenle vergi davasında idare sıklıkla;
“İnceleme sırasında tespit edilen gerçek işlem özelge talebinde anlatılan işlemden farklıdır.”
savunmasını ileri sürebilir.
Dava açısından en kritik karşılaştırmalardan biri bu nedenle özelge talep formu ile vergi inceleme raporundaki maddi tespitlerdir.
İnceleme Başladıktan Sonra Alınan Özelge Koruma Sağlar mı?
Bu konuda da önemli bir sınırlama bulunmaktadır.
GİB tarafından yayımlanan özelgelerde, inceleme, yargı veya uzlaşmada olduğu halde konuya ilişkin yanlış bilgi verilmesi durumunda özelgenin geçersiz olacağı açıkça belirtilmektedir. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
Dolayısıyla mükellefin vergi incelemesi başladıktan sonra uyuşmazlık konusu işlemi gizleyerek veya inceleme durumunu doğru açıklamadan özelge alması, VUK 369 korumasından yararlanmasını engelleyebilir.
Özelge mekanizması devam eden vergi incelemesine karşı sonradan savunma belgesi üretme yöntemi değildir.
Vergi Dairesi Özelgeyi Sonradan Değiştirebilir mi?
İdarenin vergi mevzuatına ilişkin yorumunun zaman içerisinde değişmesi mümkündür.
Ancak mükellefin geçmişte yetkili makamın yazılı açıklamasına güvenerek gerçekleştirdiği işlemler bakımından hukuki güvenlik korunmalıdır.
Özellikle yeni bir genel tebliğ veya sirküler ile önceki yorum değiştirilmişse VUK 369’un görüş değişikliğine ilişkin hükümleri incelenmelidir.
Bu nedenle vergi davasında yalnızca özelgenin kendisi değil;
özelgenin tarihi, işlemin tarihi, varsa yeni özelge veya sirküler tarihi ve tarhiyat dönemi
bir kronoloji halinde ortaya konulmalıdır.
Özelgeye Uygun İşlem Yapıldığını Kim İspatlamalıdır?
Uygulamada mükellefin özelgeye dayanması halinde özelgenin kapsamındaki maddi olay ile gerçekleştirilen işlemin örtüştüğünü ortaya koyması son derece önemlidir.
Bunun için özelge talep formu, özelge metni, sözleşmeler, faturalar, banka kayıtları, muhasebe kayıtları, beyannameler ve diğer ticari belgeler birlikte kullanılabilir.
Dava dosyası şu bağlantıyı açık biçimde göstermelidir:
Özelgede anlatılan olay = Gerçekleşen işlem = Vergi incelemesine konu işlem
Bu bağlantı ne kadar güçlü kurulursa VUK 369 savunması da o kadar güçlü hale gelir.
Özelgeye Aykırı Ceza İçin Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?
Vergi uyuşmazlıklarında yürütmenin durdurulması konusu İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun vergi davalarına ilişkin özel hükümleri dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 2025 tarihli kararında da VUK 413’teki özelge sistemi ve VUK 369’daki yanlış izahat koruması, vergi uyuşmazlıklarının yargısal denetimi bağlamında ele alınmıştır. (Danıştay)
Somut uyuşmazlıkta tahsilatın durumu, dava konusu işlem ve varsa yürütmenin durdurulması ihtiyacı dosya özelinde değerlendirilmelidir.
Örnek: Özelgeye Rağmen 15 Milyon TL Vergi Cezası
Bir şirketin 2022 yılında belirli bir ticari işlemin vergilendirilmesi konusunda özelge aldığını düşünelim.
İdare özelgede işlemin belirli bir vergiden istisna olduğunu bildirmiş olsun.
Şirket 2022-2025 dönemlerinde özelgeye tamamen uygun hareket etsin.
2026 yılında vergi incelemesi yapılarak:
Vergi aslı: 15.000.000 TL
Vergi ziyaı cezası: 15.000.000 TL
Gecikme faizi: 7.000.000 TL
hesaplandığını varsayalım.
Bu durumda toplam mali risk 37 milyon TL seviyesine ulaşmaktadır.
Ancak şirketin kendi adına verilmiş geçerli özelgeye uygun hareket ettiği ve VUK 369 şartlarının gerçekleştiği ortaya konulursa 15 milyon TL vergi ziyaı cezası ile 7 milyon TL gecikme faizinin hukuka aykırılığı ileri sürülebilir.
15 milyon TL vergi aslının durumu ise özelgenin niteliği, kanunun doğru yorumu ve olayda gerçek anlamda bir görüş değişikliği bulunup bulunmadığı üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.
Vergi Dairesinin Özelgeye Aykırı İşlemine Karşı Dava Stratejisi
Bu tür dosyalarda savunmanın yalnızca;
“Elimizde özelge var.”
şeklinde kurulması yeterli değildir.
Dava dosyası dört aşamalı hazırlanmalıdır.
İlk olarak özelgenin geçerliliği ve kapsamı belirlenmelidir.
İkinci olarak özelgede açıklanan maddi olay ile gerçekleştirilen gerçek işlemin aynı olduğu kanıtlanmalıdır.
Üçüncü olarak vergi inceleme raporunun özelgeden hangi hukuki gerekçeyle ayrıldığı tespit edilmelidir.
Dördüncü olarak tarhiyat;
vergi aslı, ceza ve gecikme faizi
şeklinde üç ayrı bölümde incelenmelidir.
Bu yöntem, yalnızca cezanın değil mümkünse tarhiyatın tamamının hukuka uygunluk denetimine tabi tutulmasını sağlar.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Vergi dairesi özelgeye aykırı işlem yapabilir mi?
Özelge kanunun üzerinde değildir. Ancak mükellefin kendi adına verilmiş geçerli özelgeye uygun hareket etmesi VUK 369 kapsamında özellikle vergi cezası ve gecikme faizi bakımından önemli koruma sağlar.
2. Özelgeye rağmen vergi ziyaı cezası kesilebilir mi?
VUK 369’un şartlarının gerçekleşmesi halinde mükellefe vergi cezası kesilmemesi gerekir. GİB’in yayımladığı özelgelerde de bu koruma açıkça belirtilmektedir. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
3. Özelgeye rağmen vergi aslı istenebilir mi?
Yanlış yazılı izahat halinde vergi aslının otomatik olarak ortadan kalktığı söylenemez. Vergi aslının hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir.
4. Özelge varsa gecikme faizi ödenir mi?
Mükellefin kendisine verilen özelgeye uygun hareket etmesi ve VUK 369 şartlarının gerçekleşmesi halinde tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmaması gerekir. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
5. Başkasına verilen özelge beni korur mu?
Başka mükellefe verilen özelge kişinin kendi adına verilmiş özelgeyle aynı VUK 369 korumasını sağlamaz. Ancak idarenin konuya ilişkin yaklaşımını göstermek bakımından uyuşmazlıkta önem taşıyabilir.
6. Özelge yanlışsa mükellef cezalandırılır mı?
Mükellef kendisine verilen geçerli özelgeye uygun hareket etmişse VUK 369’un şartları dahilinde ceza uygulanmaması gerekir.
7. Özelge başvurusunda eksik bilgi verilmişse koruma devam eder mi?
Özelge talebinde anlatılan olay ile gerçek işlem farklıysa özelgenin koruyucu etkisi ciddi şekilde tartışmalı hale gelir.
8. Vergi incelemesi başladıktan sonra özelge alınabilir mi?
Uyuşmazlık konusu inceleme devam ederken bu durumun gizlenmesi veya yanlış bilgi verilmesi halinde özelgenin geçersizliği gündeme gelebilir. GİB’in özelgelerinde bu sınırlama açıkça belirtilmektedir. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
9. Özelgeye aykırı vergi cezasına karşı nereye dava açılır?
Vergi/ceza ihbarnamesine karşı şartları varsa yetkili vergi mahkemesinde iptal davası açılabilir.
10. Özelgeye aykırı işlemde dava açma süresi kaç gündür?
Vergi mahkemelerinde genel dava açma süresi kural olarak 30 gündür. Sürenin başlangıcında tebliğ tarihi ve somut işlemin niteliği dikkatle incelenmelidir.
Özelgeye Aykırı Vergi Tarhiyatında Hukuki Yol Haritası
Vergi idaresinden özelge alan bir mükellefin en önemli avantajı, işlemini gerçekleştirmeden önce idarenin resmi görüşünü talep etmiş olmasıdır. Ancak vergi incelemesi başladığında yalnızca özelge belgesinin dosyaya sunulması yeterli değildir. Özelge talep formu, özelgenin kendisi, gerçekleştirilen işlem, sözleşmeler, faturalar ve vergi inceleme raporu birlikte karşılaştırılmalıdır.
Özellikle mükellefin özelgede açıkladığı maddi olay ile incelemeye konu işlem tamamen örtüşüyorsa VUK 369 önemli bir hukuki koruma sağlar. Gelir İdaresi Başkanlığının yayımladığı özelgelerde de mükellefin kendisine verilen özelgeye uygun hareket etmesi halinde sonradan vergi tarh edilmesi gerekse dahi vergi cezası kesilmeyeceği ve gecikme faizi hesaplanmayacağı açıkça belirtilmektedir. (Gelir İdaresi Başkanlığı)
Bununla birlikte vergi aslı bakımından otomatik olarak aynı sonuca ulaşılmamalıdır. Verginin esas yönünden kanuna uygun olup olmadığı ve olayın yanlış izahat mı yoksa idarenin sonradan görüş değiştirmesi niteliğinde mi olduğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yüksek tutarlı özelge uyuşmazlıklarında dava stratejisinin “vergi aslı + vergi ziyaı cezası + gecikme faizi” şeklinde ayrı ayrı kurulması önemlidir. Böylece özelgenin her bir mali unsur üzerindeki hukuki etkisi ayrı olarak ortaya konulabilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; VUK 369 ve VUK 413 kapsamında özelge uyuşmazlıkları, özelgeye aykırı vergi tarhiyatları, vergi ziyaı cezaları, vergi incelemeleri, vergi/ceza ihbarnamelerine itiraz ve Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelindeki vergi mahkemesi uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




