
E-Posta ile Kabul Edilen Borç İçin Doğrudan İcra Takibi Başlatılabilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Ev Satışında Para Ödendiği Halde Tapu Devredilmezse Hangi Dava Açılır? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Şirketler açısından ödenmeyen ticari alacak yalnızca hukuki bir problem değildir; doğrudan nakit akışı, işletme sermayesi ve şirketin finansal sürdürülebilirliğiyle ilgili bir risktir. Milyonlarca liralık mal veya hizmet teslim edilmiş olmasına rağmen müşterinin ödeme yapmaması, güçlü bilançoya sahip bir şirketi dahi kısa sürede finansman ihtiyacıyla karşı karşıya bırakabilir.
Bu nedenle 2026 yılında şirket alacaklarının tahsilinde en etkili yaklaşım, yalnızca “icra takibi başlatalım” demek değildir. Borçlunun malvarlığının tespit edilmesi, doğru takip yolunun seçilmesi, gerekiyorsa ihtiyati haciz alınması, üçüncü kişilerdeki alacakların yakalanması, borçlunun mal kaçırma işlemlerinin incelenmesi ve gerektiğinde tasarrufun iptali davasına başvurulması aynı tahsilat stratejisinin parçalarıdır.
Özellikle Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa gibi ticari faaliyetlerin yoğun olduğu şehirlerde fatura alacakları, cari hesap bakiyeleri, sözleşme alacakları, çek ve senetler, banka transferleri, şirketler arası borçlar ve teslim edilmiş malların bedelleri şirketlerin en sık karşılaştığı tahsilat sorunları arasındadır.
Bu rehberde şirketlerin ödenmeyen alacaklarını tahsil etmek için kullanılabilecek 30 hukuki yöntemi, hangi yöntemin hangi durumda daha etkili olabileceğiyle birlikte ele alıyoruz.
Şirket Alacaklarında Hızlı Tahsilatın Temel Kuralı Nedir?
En önemli kural şudur:
Önce borçlunun malvarlığı ve delil durumu analiz edilmeli, ardından hukuki yol seçilmelidir.
Çünkü 10 milyon TL’lik alacak için dava kazanmak ile 10 milyon TL’yi gerçekten tahsil etmek aynı şey değildir.
Borçlu dava devam ederken bütün taşınmazlarını devretmiş, banka hesaplarını boşaltmış ve üçüncü kişilerden olan alacaklarını başka şirketlere yönlendirmişse yıllar sonra alınan olumlu mahkeme kararı ekonomik olarak beklenen sonucu vermeyebilir.
Bu nedenle Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle yüksek tutarlı şirket alacaklarında tahsilat sürecinin yalnızca dava perspektifiyle değil, borçlunun mevcut ve muhtemel malvarlığı üzerinden planlanması önem taşımaktadır.
1. Borçluya Profesyonel Hukuki İhtar Gönderilmesi
Her dosyada ilk adım doğrudan icra takibi olmak zorunda değildir.
Borçlu şirkete gönderilecek hukuki ihtarda:
borcun kaynağı,
ana para,
faturalar,
vade,
faiz,
ödeme için verilen son süre
açık biçimde belirtilerek ödeme talep edilebilir.
İhtar aynı zamanda temerrüt ve faiz başlangıcı bakımından da önem taşıyabilir.
Ancak borçlunun mal kaçırma riski varsa ihtar göndererek borçluya zaman kazandırmanın doğru olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
2. Genel Haciz Yoluyla İlamsız İcra Takibi
Şirketlerin para alacaklarında en sık kullanılan yöntemlerden biri ilamsız icra takibidir.
Alacağın mutlaka mahkeme kararına bağlı olması gerekmez.
Örneğin:
fatura,
cari hesap,
sözleşme,
banka dekontu,
teslim belgesi
gibi belgelerden kaynaklanan muaccel para alacağı için genel haciz yoluyla takip başlatılması mümkündür.
Borçlu süresinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilebilir.
3. Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolunun Kullanılması
Alacağın geçerli:
çek, bono veya poliçeye
dayanması hâlinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu gündeme gelebilir.
Bu takip yolunda borçlunun itiraz ve şikâyet sistemi genel haciz yolundan farklıdır.
Bu nedenle elinde çek veya bono bulunan şirketin doğrudan adi ilamsız takip başlatmadan önce kambiyo takibinin daha avantajlı olup olmadığını incelemesi gerekir.
4. İhtiyati Haciz Talep Edilmesi
Yüksek tutarlı ticari alacaklarda en önemli tahsilat araçlarından biri ihtiyati hacizdir.
İİK m.257 ve devamındaki şartların gerçekleşmesi hâlinde mahkemeden ihtiyati haciz kararı talep edilebilir.
Kararla birlikte borçlunun:
banka hesapları,
araçları,
taşınmazları,
üçüncü kişilerdeki alacakları
üzerinde geçici hukuki koruma sağlanması mümkün olabilir.
Amaç borçlunun dava veya takip sonuçlanıncaya kadar tahsil edilebilir malvarlığını ortadan kaldırmasını engellemektir.
5. Borçlunun Banka Hesaplarına Haciz Konulması
Takip kesinleştikten sonra borçlunun bankalardaki hesaplarına elektronik haciz uygulanması şirket alacaklarında en etkili tahsil yöntemlerinden biridir.
Hesapta yeterli bakiye varsa tahsilat oldukça hızlı gerçekleşebilir.
Ancak borçlunun parayı sürekli farklı bankalara veya üçüncü kişilerin hesaplarına aktarması hâlinde daha kapsamlı malvarlığı araştırması gerekir.
6. Borçlunun Taşınmazlarının Haczedilmesi
Borçlu şirket adına kayıtlı:
arsa,
işyeri,
fabrika,
depo,
ofis,
konut
bulunuyorsa taşınmaz üzerine haciz konulabilir.
Borç ödenmezse yasal şartların yerine getirilmesiyle taşınmazın cebri icra yoluyla satılması gündeme gelebilir.
Taşınmaz üzerinde daha önce kurulmuş ipotek ve hacizlerin bulunması nedeniyle tapu kaydındaki takyidatların sırası tahsilat ihtimalini doğrudan etkiler.
7. Şirket Araçlarının Haczedilmesi
Borçlu şirket adına kayıtlı:
otomobil,
kamyon,
çekici,
iş makinesi,
ticari araç
gibi varlıklar haczedilebilir.
Ancak yalnızca haciz kaydı koymak her dosyada yeterli değildir.
Aracın ekonomik değeri, üzerindeki rehinler ve satış giderleri dikkate alınarak fiilî yakalama ve satışın ekonomik olup olmadığı değerlendirilmelidir.
8. Borçlunun Üçüncü Kişilerdeki Alacaklarına Haciz Konulması
Şirketlerin çoğu zaman en değerli varlığı banka hesabındaki para değil, müşterilerinden olan alacaklarıdır.
Örneğin borçlu şirketin büyük bir müşteriden:
20.000.000 TL
hakediş alacağı bulunabilir.
Alacaklı doğru hukuki yöntemi kullanarak bu alacağın doğrudan borçlu şirkete ödenmesini engellemeye çalışabilir.
9. İİK m.89 Haciz İhbarnamesi Gönderilmesi
İİK m.89 sistemi, üçüncü kişilerdeki alacakların tahsilinde son derece önemlidir.
Borçlunun:
müşterisine,
bankasına,
işverenine,
kiracısına,
iş ortağına
haciz ihbarnamesi gönderilebilir.
Üçüncü kişinin borçlu şirkete ödeme yapmak yerine icra dosyasına ödeme yapması gündeme gelebilir.
Özellikle düzenli müşteri portföyü bulunan şirketlerde etkili bir yöntemdir.
10. Borçlunun Cari Hesap Alacaklarının Haczedilmesi
Borçlu şirket başka şirketlerle sürekli ticaret yapıyorsa bu ilişkilerden doğan cari hesap alacakları da tahsilat hedefi olabilir.
Örneğin borçlunun distribütöründen 7 milyon TL alacağı bulunuyorsa gerekli şartlarla bu alacağa haciz uygulanması değerlendirilebilir.
11. POS Alacaklarının Haczedilmesi
Perakende satış yapan şirketlerde POS tahsilatları önemli bir gelir kaynağıdır.
Borçlunun banka veya ödeme kuruluşları nezdinde doğmuş veya haczi mümkün hâle gelen alacakları bakımından haciz seçenekleri değerlendirilebilir.
Özellikle günlük yüksek kart cirosu bulunan işletmelerde bu yöntem önemli olabilir.
12. Kira Gelirlerine Haciz Konulması
Borçlu şirketin sahip olduğu taşınmazları kiraya vermesi hâlinde kira alacaklarının haczi gündeme gelebilir.
Bu durumda kiracının kira bedelini doğrudan borçluya ödemesi yerine icra dosyasına ödeme yapması sağlanabilir.
Böylece tek seferlik satış yerine düzenli gelir üzerinden tahsilat yapılabilir.
13. Hakediş Alacaklarının Haczedilmesi
İnşaat, enerji, altyapı ve kamu projelerinde çalışan şirketlerin önemli varlıklarından biri hakediş alacaklarıdır.
Borçlu yüklenicinin iş sahibinden veya başka bir şirketten hakediş alacağı bulunuyorsa gerekli şartlarla bu alacak üzerine haciz konulması değerlendirilebilir.
14. Şirket Paylarının Haczedilmesi
Borçlu bir şirket değil de şirket ortağıysa, ortağın anonim veya limited şirketteki payları belirli koşullarla haczedilebilir.
Özellikle borçlunun şahsi adına önemli taşınmaz bulunmamasına rağmen değerli şirket iştirakleri varsa bu yöntem önem kazanır.
15. Kâr Payı Alacağının Haczedilmesi
Borçlunun şirket ortaklığından kaynaklanan kâr payı alacağı da koşulları oluştuğunda hacze konu olabilir.
Bu yöntem, özellikle malvarlığını kişisel hesabında tutmayan ancak şirketlerden düzenli gelir elde eden borçlularda değerlendirilebilir.
16. Tasfiye Payının Haczedilmesi
Borçlunun ortak olduğu şirket tasfiye sürecindeyse tasfiye sonunda kendisine düşecek ekonomik değer üzerinde de haciz seçenekleri gündeme gelebilir.
Bu tür dosyalarda şirketler hukuku ile icra hukukunun birlikte değerlendirilmesi gerekir.
17. Marka ve Patent Haklarının Haczedilmesi
Borçlunun ekonomik değeri bulunan:
marka,
patent,
tasarım
gibi fikrî ve sınai mülkiyet hakları da belirli koşullarla haczedilebilir.
Özellikle teknoloji, yazılım, üretim ve perakende şirketlerinde fiziksel mallardan çok fikrî mülkiyet varlıkları değerli olabilir.
18. Lisans ve Royalty Gelirlerinin Haczedilmesi
Borçlu başka şirketlere marka, patent, yazılım veya başka fikrî haklarını kullandırıyor ve bunun karşılığında royalty veya lisans geliri elde ediyorsa bu alacakların haczi gündeme gelebilir.
Bu yöntem klasik banka ve taşınmaz hacizlerinden farklı bir tahsilat kanalı oluşturabilir.
19. Borçlunun Malvarlığının Sistematik Olarak Araştırılması
Başarılı tahsilat yalnızca:
“Banka hesabında para çıktı mı?”
sorusuna indirgenmemelidir.
Borçlunun:
taşınmazları,
araçları,
şirket ortaklıkları,
üçüncü kişilerdeki alacakları,
ticari faaliyetleri,
gelir kaynakları
hukuka uygun yöntemlerle birlikte analiz edilmelidir.
Borçlunun ekonomik yapısı anlaşılmadan yapılan standart haciz talepleri sonuçsuz kalabilir.
20. İtirazın Kaldırılması Yoluna Başvurulması
Borçlu ilamsız icra takibine itiraz etmişse ve alacaklının elindeki belge İİK m.68 ve devamındaki şartları karşılıyorsa itirazın kaldırılması yolu değerlendirilebilir.
Bu yol genel mahkemede uzun bir alacak davası yürütülmesine kıyasla bazı dosyalarda daha hızlı sonuç verebilir.
Ancak her fatura, cari hesap ekstresi veya elektronik yazışma otomatik olarak İİK m.68 belgesi değildir.
21. İtirazın İptali Davası Açılması
Borçlunun itirazıyla takip durmuşsa en önemli seçeneklerden biri İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde dava açarak itirazın iptalini ve takibin devamını talep edebilir.
Ticari uyuşmazlıklarda itirazın iptali davalarının dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğu açıkça düzenlenmiştir. (BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ)
22. İcra İnkâr Tazminatı Talep Edilmesi
Borçlu belirli ve hesaplanabilir bir borca haksız şekilde itiraz etmişse itirazın iptali davasında koşulları gerçekleştiğinde %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı talep edilebilir.
Örneğin:
Ana alacak: 10.000.000 TL
ise %20 üzerinden:
2.000.000 TL
icra inkâr tazminatı gündeme gelebilir.
Ancak tazminat otomatik değildir; özellikle alacağın likit olup olmadığı değerlendirilir.
23. Doğrudan Alacak Davası Açılması
Her şirket alacağında önce icra takibi başlatmak zorunlu değildir.
Borçlunun borcu baştan kesin şekilde inkâr ettiği veya uyuşmazlığın kapsamlı bilirkişi ve sözleşme incelemesi gerektirdiği dosyalarda doğrudan alacak davası açılması değerlendirilebilir.
Ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır. (Adalet Bakanlığı)
24. Zorunlu Arabuluculuğun Tahsilat Aracı Olarak Kullanılması
Arabuluculuk yalnızca dava açabilmek için tamamlanması gereken formalite olarak görülmemelidir.
Borçlu şirket ödeme güçlüğündeyse:
peşin kısmi ödeme,
kalan borcun taksitlendirilmesi,
teminat verilmesi,
kefalet,
rehin veya başka güvence mekanizmaları
üzerinden hızlı çözüm sağlanabilir.
Adalet Bakanlığı’nın güncel kaynakları ticari para alacaklarında dava şartı arabuluculuğun devam ettiğini göstermektedir. (Adalet Bakanlığı)
25. Arabuluculuk Anlaşmasının İcra Gücünden Yararlanılması
Arabuluculukta anlaşılması hâlinde anlaşma belgesinin doğru şekilde düzenlenmesi tahsilat açısından büyük önem taşır.
Özellikle ticari uyuşmazlıklarda taraf avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılmasına ilişkin düzenleme bulunmaktadır. (BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ)
Bu nedenle borçlunun yalnızca:
“Altı ayda ödeyeceğim.”
demesiyle yetinmek yerine hukuken icra kabiliyeti güçlü bir yapı kurulması daha güvenlidir.
26. Borçlunun Mal Kaçırma Devirlerinin Araştırılması
Borçlunun bugün üzerinde mal bulunmaması her zaman gerçekten malvarlığının olmadığı anlamına gelmez.
Borçlu kısa süre önce:
evini eşine,
aracını arkadaşına,
arsasını kardeşine,
şirket payını ilişkili kişiye
devretmiş olabilir.
Bu nedenle özellikle yüksek tutarlı alacaklarda geçmiş devirlerin hukuken incelenmesi önemlidir.
27. Tasarrufun İptali Davası Açılması
Borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yaptığı belirli tasarruflar, şartları oluştuğunda İİK m.277 ve devamı kapsamında tasarrufun iptali davasına konu edilebilir.
Bu davanın amacı taşınmazın mülkiyetini doğrudan alacaklıya geçirmek değildir.
Alacaklı davayı kazanırsa, iptale konu mal üzerinde cebri icra yoluyla haciz ve satış gerçekleştirebilme imkânı elde edebilir.
İİK m.284’teki beş yıllık hak düşürücü süre de bu dosyalarda özellikle takip edilmelidir.
28. Muvazaalı Devirlere Karşı Dava Açılması
Borçlu gerçekte satmadığı bir taşınmazı yalnızca kâğıt üzerinde arkadaşına veya yakınına devretmiş olabilir.
Örneğin:
Taşınmaz piyasa değeri: 15.000.000 TL
Tapudaki satış: 2.000.000 TL
Gerçek ödeme: yok
Taşınmazı kullanmaya devam eden: borçlu.
Bu tür durumlarda somut olayın özelliklerine göre muvazaa hukuki sebebine dayanan dava ile tasarrufun iptali davası arasındaki fark dikkatle değerlendirilmelidir.
Her mal kaçırma olayında aynı dava açılmaz.
29. Borçlunun İflas Yoluyla Takibi ve İflas Seçeneğinin Değerlendirilmesi
Borçlunun tacir olması ve kanuni koşulların bulunması hâlinde iflas yoluyla takip veya ilgili iflas yolları stratejik olarak değerlendirilebilir.
Ancak iflas her alacaklı için otomatik olarak en hızlı veya en yüksek tahsilatı sağlayan yöntem değildir.
Borçlunun toplam malvarlığı, diğer alacaklılar, rehinli alacaklar ve şirketin finansal durumu birlikte analiz edilmelidir.
30. Birden Fazla Tahsilat Yönteminin Aynı Stratejide Kullanılması
En etkili yöntem çoğu zaman budur.
Örneğin alacaklı şirketin:
25.000.000 TL
alacağı bulunduğunu düşünelim.
Borçlu ödeme yapmıyor ve malvarlığını azaltmaya başlamış olsun.
Tek başına alacak davası açıp birkaç yıl beklemek yerine şartları varsa:
ihtiyati haciz + icra takibi + banka haczi + taşınmaz haczi + İİK m.89 haciz ihbarnameleri + itirazın iptali + icra inkâr tazminatı + geçmiş mal devirlerinin incelenmesi + tasarrufun iptali
aynı tahsilat stratejisinin farklı aşamaları olarak planlanabilir.
Şirket alacaklarında asıl mesele tek bir hukuki yol seçmek değil, tahsil ihtimalini yükselten yolları doğru sırayla kullanmaktır.
10 Milyon TL Şirket Alacağı Nasıl Tahsil Edilebilir? Örnek Yol Haritası
A A.Ş.’nin B Ltd. Şti.’ye toplam:
10.000.000 TL
tutarında mal sattığını düşünelim.
Alacaklının elinde:
sözleşme,
e-faturalar,
imzalı teslim belgeleri,
cari hesap ekstresi,
borçlunun “10 milyon TL borcumuzu kabul ediyoruz” şeklindeki e-postası
bulunsun.
Vade geçmiş ancak ödeme yapılmamış olsun.
İlk aşamada borçlunun mali yapısı ve malvarlığının hızla değerlendirilmesi gerekir.
Borçlunun taşınmazlarını satmaya başladığı görülüyorsa şartları oluştuğunda ihtiyati haciz talebi öne çıkabilir.
Aynı zamanda ilamsız icra takibi başlatılabilir.
Borçlu itiraz etmezse takip kesinleştirilerek banka, taşınmaz, araç ve üçüncü kişilerdeki alacaklar üzerine haciz uygulanabilir.
Borçlu:
“Borcumuz yoktur.”
diyerek takibe itiraz ederse takip durur.
Ticari uyuşmazlıklarda itirazın iptali davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu açıkça düzenlendiğinden arabuluculuk süreci tamamlanarak İİK m.67’deki süre içerisinde itirazın iptali davası açılması değerlendirilebilir. (BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ)
Alacağın likit olduğu kabul edilir ve diğer koşullar gerçekleşirse 10 milyon TL üzerinden en az:
10.000.000 × %20 = 2.000.000 TL
icra inkâr tazminatı gündeme gelebilir.
Bu sırada borçlunun takipten önce fabrikasını ilişkili bir şirkete veya taşınmazını yakınlarına devrettiği tespit edilirse tasarrufun iptali veya muvazaa temelli hukuki yollar ayrıca incelenebilir.
Böylece tahsilat yalnızca tek bir davaya bağlanmamış olur.
Şirketler Alacaklarını Tahsil Etmeden Önce Hangi Belgeleri Toplamalı?
Tahsilat dosyasının gücü büyük ölçüde delil kalitesine bağlıdır. Özellikle şu belgeler birlikte incelenmelidir:
- Sözleşmeler ve ek protokoller,
- Faturalar ve e-faturalar,
- Sevk irsaliyeleri ve teslim tutanakları,
- Cari hesap ekstresi ve mutabakatlar,
- Banka dekontları,
- E-posta yazışmaları,
- Hukuka uygun WhatsApp yazışmaları,
- Borç ikrarları ve ödeme taahhütleri,
- Çek, bono ve diğer kıymetli evrak,
- Kısmi ödeme ve mahsup kayıtları.
Özellikle borçlunun yazılı olarak:
“Borcumuzu kabul ediyoruz.”
“Bakiyeyi ay sonunda ödeyeceğiz.”
“Borcu üç taksitte kapatacağız.”
şeklindeki beyanları ayrıca korunmalıdır.
Borçlunun Malvarlığı Yoksa İcra Takibi Yapmanın Anlamı Var mı?
Borçlunun bugün üzerinde kayıtlı mal bulunmaması dosyanın mutlaka tahsil edilemeyeceği anlamına gelmez.
Şu sorular araştırılmalıdır:
Borçlunun müşterilerinden alacağı var mı?
Kira geliri bulunuyor mu?
Başka şirketlerde payı var mı?
Yakın zamanda taşınmaz sattı mı?
Araçlarını devretti mi?
Takipten önce banka hesaplarını boşalttı mı?
Malvarlığı yakınlarına geçirilmiş olabilir mi?
Düzenli hakediş veya ticari gelir bulunuyor mu?
Dolayısıyla “hacze gidildi, mal bulunamadı, dosyayı kapatalım” yaklaşımı özellikle yüksek tutarlı ticari alacaklarda erken olabilir.
Alacak Tahsilinde En Büyük Hata Nedir?
En büyük hata geç kalmaktır.
Borçlu ödeme yapmadığında aylarca:
“Önümüzdeki hafta ödeyecek.”
“Finansman bekliyor.”
“Bir müşterisinden para gelecek.”
“Yeni çek verecek.”
denilerek beklenmesi, alacaklının tahsil pozisyonunu zayıflatabilir.
Bu sırada borçlu:
taşınmazlarını satabilir,
banka hesaplarını boşaltabilir,
şirket varlıklarını devredebilir,
başka alacaklılar tarafından haczedilebilir.
Bu nedenle özellikle yüksek tutarlı alacaklarda erken hukuki aksiyon, tahsilat ihtimalini doğrudan etkileyebilir.
2026’da Şirket Alacaklarında Arabuluculuk Neden Önemli?
2026 itibarıyla ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde dava şartı arabuluculuk sistemi uygulanmaya devam etmektedir. Adalet Bakanlığı’nın güncel kaynakları da ticari uyuşmazlıklardaki bu sistemi doğrulamaktadır. (Adalet Bakanlığı)
Ayrıca itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının ticari uyuşmazlıklar bakımından zorunlu arabuluculuk kapsamına alındığı açıkça düzenlenmiştir. (BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ)
Bu nedenle şirket alacağına ilişkin icra takibine itiraz edildiğinde arabuluculuk aşamasının doğru yönetilmesi, sonraki dava sürecinin usulden zarar görmemesi açısından önemlidir.
Şirket Alacaklarında Hangi Yöntem En Hızlıdır?
Tek bir cevap yoktur.
Borçlunun banka hesabında yeterli para varsa kesinleşmiş takip sonrası banka haczi son derece hızlı sonuç verebilir.
Borçlu mal kaçırıyorsa ihtiyati haciz daha kritik olabilir.
Borçlunun kendi üzerinde mal yok ancak büyük müşterilerinden milyonlarca liralık alacağı varsa üçüncü kişilerdeki alacakların haczi daha etkili olabilir.
Borçlu mallarını yakınlarına devretmişse tasarrufun iptali gündeme gelebilir.
Elinizde çek veya bono varsa kambiyo takibi farklı avantajlar sağlayabilir.
Bu nedenle hızlı tahsilatın formülü:
doğru borçlu analizi + doğru delil + doğru takip yolu + doğru zamanda haciz
şeklinde özetlenebilir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Şirket Alacağı Tahsili
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’daki şirketler arasında özellikle fatura, cari hesap, distribütörlük, mal satışı, hizmet, inşaat, enerji, lojistik, tedarik ve ticari sözleşmelerden kaynaklanan alacak uyuşmazlıkları önemli bir yer tutmaktadır.
Yüksek tutarlı ticari alacaklarda yalnızca borcun varlığını ispatlamak değil, borçlunun malvarlığının zamanında tespit edilerek fiilen tahsilata dönüştürülebilecek varlıklara yönelmek gerekir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, şirket alacaklarının tahsili, ihtiyati haciz, ticari icra takipleri, itirazın iptali, icra inkâr tazminatı, İİK m.89 uygulamaları ve tasarrufun iptali süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Şirketin ödenmeyen faturası için doğrudan icra takibi yapılabilir mi?
Muaccel para alacağı bulunuyorsa genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılması mümkündür. Ancak borçlunun itirazı hâlinde alacağın ispatlanması gerekebilir.
2. Şirket alacağı için önce dava açmak zorunlu mudur?
Hayır. Birçok para alacağında doğrudan ilamsız icra takibi başlatılabilir.
3. Borçlu şirketin banka hesaplarına hemen haciz konulabilir mi?
Kural olarak takip kesinleştikten sonra haciz aşamasına geçilir. İİK’daki koşullar mevcutsa takip veya dava öncesinde ihtiyati haciz ayrıca değerlendirilebilir.
4. Borçlu şirkete ait taşınmaz haczedilebilir mi?
Evet. Borçlu adına kayıtlı taşınmazlar haczedilebilir ve şartları oluştuğunda cebri icra yoluyla satışa çıkarılabilir.
5. Borçlu şirketin müşterilerinden olan alacakları haczedilebilir mi?
Evet. İİK m.89 ve diğer haciz hükümleri çerçevesinde üçüncü kişilerdeki alacaklara yönelmek mümkün olabilir.
6. Borçlu mallarını yakınlarına devrettiyse alacak tahsil edilebilir mi?
Şartları oluşmuşsa İİK m.277 ve devamı kapsamında tasarrufun iptali veya somut olaya göre muvazaaya dayanan hukuki yollar gündeme gelebilir.
7. Borçlu icra takibine itiraz ederse ne yapılmalıdır?
Dosyanın özelliklerine göre itirazın kaldırılması veya İİK m.67 kapsamında itirazın iptali yoluna başvurulabilir.
8. İcra inkâr tazminatı yüzde kaçtır?
Koşulları gerçekleştiğinde %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı talep edilebilir.
9. Ticari itirazın iptali davasından önce arabuluculuk gerekir mi?
Evet. Ticari uyuşmazlıklarda itirazın iptali davaları dava şartı arabuluculuk kapsamındadır. (BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ)
10. Şirket alacağını tahsil etmenin en hızlı yolu nedir?
Borçlunun malvarlığına göre değişir. Banka hesabı, taşınmaz, araç, üçüncü kişilerdeki alacaklar, hakedişler ve geçmiş mal devirleri birlikte incelenerek en hızlı tahsilat hedefi belirlenmelidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – Şirket Alacaklarının Tahsili
Şirketlerin ödenmeyen alacaklarında amaç yalnızca icra dosyası açmak veya mahkemeden karar almak değil, alacağı fiilen tahsil etmektir. Bu nedenle yüksek tutarlı dosyalarda borçlunun ekonomik yapısı, malvarlığı, üçüncü kişilerden alacakları ve geçmiş mal devirleri hukuki stratejinin başlangıcından itibaren değerlendirilmelidir.
Özellikle borçlunun mal kaçırma ihtimali bulunan dosyalarda ihtiyati haciz, icra takibi, banka ve taşınmaz haczi, İİK m.89 haciz ihbarnameleri, itirazın iptali, icra inkâr tazminatı ve tasarrufun iptali birbirinden bağımsız değil, bütüncül bir tahsilat stratejisinin parçaları olarak ele alınmalıdır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, yüksek tutarlı şirket ve ticari alacakların tahsili, ihtiyati haciz, icra takibi, itirazın iptali, tasarrufun iptali ve malvarlığına yönelik hukuki takip süreçlerinde hizmet sunmaktadır.
Tel: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Şirket alacağında kullanılacak takip, dava, ihtiyati haciz ve diğer tahsilat yöntemleri; alacağın niteliği, borçlunun hukuki statüsü, mevcut belgeler ve malvarlığı yapısına göre somut olay özelinde belirlenmelidir.




