
2026 İcra ve Alacak Tahsili Rehberi: Şirketlerin Ödenmeyen Alacaklarını Hızlı Tahsil Etmek İçin 30 Hukuki Yöntem
25 Ağustos 2026
Tapu Devrinden Önce Ödenen Ev Parasını Geri Almak İçin Ne Yapılabilir? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Bir ev satın almak amacıyla satış bedelinin tamamının veya önemli bir bölümünün satıcıya ödenmesine rağmen satıcının tapu müdürlüğüne gelmemesi ya da taşınmazı alıcı adına devretmemesi, uygulamada ciddi uyuşmazlıklara yol açmaktadır. Özellikle “Ev parasını ödedim ama tapuyu alamadım, tapu iptal ve tescil davası açabilir miyim?” sorusunun cevabı, taraflar arasındaki sözleşmenin şekline göre değişir.
En önemli nokta şudur: Taşınmaz satış bedelinin ödenmiş olması tek başına her durumda alıcıya tapunun kendi adına tescilini isteme hakkı vermez. Taşınmaz satışında kanunun öngördüğü şekil kuralları önemlidir. Buna karşılık geçerli bir taşınmaz satış vaadi veya tescili talep etmeye imkân veren başka bir hukuki sebep varsa tapu iptal ve tescil/tescile zorlama davası gündeme gelebilir. Geçerli bir tescil talebinin bulunmadığı hâllerde ise ödenen satış bedelinin iadesi, sebepsiz zenginleşme, sözleşmeden doğan alacak ve koşullarına göre tazminat talepleri değerlendirilir.
Bu nedenle “Parayı ödedim, kesin tapu iptal ve tescil davası açarım” şeklinde hareket etmek yerine önce satışın nasıl yapıldığı ve elde hangi belgelerin bulunduğu belirlenmelidir.
Ev Parasını Ödemek Mülkiyeti Alıcıya Geçirir mi?
Hayır.
Taşınmazlarda mülkiyet kural olarak tapu siciline yapılan tescil ile kazanılır.
Bu nedenle alıcının satıcıya:
500.000 TL kapora,
3.000.000 TL peşinat
ve hatta satış bedelinin tamamını
ödemiş olması tek başına taşınmazın mülkiyetini alıcıya geçirmez.
Tapuda taşınmaz hâlen satıcı adına kayıtlıysa malik kural olarak satıcıdır.
Alıcının ise yapılan sözleşmeye ve olayın özelliklerine göre satıcıdan tescil veya ödediği paranın iadesini talep etme hakkı bulunabilir.
Taşınmaz Satış Sözleşmesinin Şekli Neden Önemlidir?
Taşınmaz satışlarında şekil, sıradan mal satışlarından çok daha önemlidir.
Türk Borçlar Kanunu sisteminde taşınmaz satışının geçerliliği resmî şekilde düzenlenmesine bağlıdır.
Dolayısıyla tarafların kendi aralarında:
“Ankara Çankaya’daki evimi 8.000.000 TL karşılığında sana sattım.”
şeklinde bir kâğıt imzalaması ve alıcının parayı ödemesi, her durumda geçerli bir taşınmaz satışı meydana getirmez.
Bu nedenle haricen düzenlenen sözleşmelerde doğrudan tescil talebinin mümkün olup olmadığı dikkatle incelenmelidir.
2026 İtibarıyla Noterde Taşınmaz Satışı Yapılabilir mi?
Evet. Taşınmaz satışına ilişkin sistem değerlendirilirken artık yalnızca tapu müdürlükleri dikkate alınmamalıdır. 7413 sayılı Kanun ile noterlerin de taşınmaz satış sözleşmesi yapabilmesine ilişkin sistem oluşturulmuş ve noterler üzerinden taşınmaz satışı mümkün hâle gelmiştir.
Bu nedenle 2026 yılında bir taşınmaz satışının şeklen geçerli olup olmadığı değerlendirilirken işlemin:
tapu müdürlüğünde,
yetkili noterlikte
veya yalnızca taraflar arasında haricen
yapılıp yapılmadığı ayrıştırılmalıdır.
Satış Bedeli Ödendi Ama Satıcı Tapuya Gelmiyor: İlk Olarak Ne Yapılmalı?
Öncelikle eldeki bütün belgeler toplanmalıdır.
Özellikle:
banka dekontları,
satış sözleşmesi,
taşınmaz satış vaadi sözleşmesi,
noter belgeleri,
WhatsApp yazışmaları,
e-postalar,
ödeme makbuzları,
kapora belgeleri,
ilan ve emlakçı yazışmaları,
satıcının parayı aldığını kabul ettiği mesajlar
önemlidir.
Ardından tapu kaydı incelenmelidir.
Çünkü satıcı bu sırada taşınmazı:
başka bir kişiye satmış,
üzerine ipotek kurmuş,
taşınmaz hakkında haciz işlemi gerçekleşmiş
olabilir.
Bu nedenle yüksek bedelli taşınmaz uyuşmazlıklarında zaman kaybedilmemesi önemlidir.
Hangi Durumda Tapu İptal ve Tescil Davası Açılır?
Alıcının geçerli bir hukuki sebebe dayanarak taşınmazın kendi adına tescilini isteme hakkı bulunuyorsa tapu iptal ve tescil talebi gündeme gelebilir.
Türk Medeni Kanunu m.716 kapsamında mülkiyetin kazanılmasına esas olacak hukuki sebebe dayanarak malikten tescil isteme hakkına sahip kişinin, malikin tescilden kaçınması hâlinde hâkimden mülkiyetin hükmen geçirilmesini istemesi mümkündür.
Ancak burada kritik ifade:
“tescil isteme hakkına sahip olmak”
tır.
Sadece:
“Parayı verdim.”
demek her durumda bu hakkı oluşturmaz.
Noterden Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi Varsa Ne Olur?
Bu durum alıcı açısından çok daha güçlü olabilir.
Örneğin satıcı ile alıcı arasında usulüne uygun şekilde düzenlenmiş bir taşınmaz satış vaadi sözleşmesi bulunuyor ve alıcı üzerine düşen satış bedelini ödemiş ancak satıcı tapuyu devretmiyorsa tescile yönelik dava gündeme gelebilir.
Burada:
sözleşmenin geçerliliği,
taşınmazın açık biçimde belirlenmesi,
satıcının malik olup olmadığı,
alıcının edimlerini yerine getirip getirmediği,
sözleşmenin tapuya şerh edilip edilmediği,
taşınmazın üçüncü kişiye devredilip devredilmediği
ayrıca incelenmelidir.
Sadece Adi Yazılı Sözleşme Varsa Tapu Alınabilir mi?
Bu konu daha risklidir.
Tarafların kendi aralarında imzaladıkları:
“Evimi 5 milyon TL’ye sattım, parayı aldım.”
şeklindeki adi yazılı sözleşme, taşınmaz satışının kanunda öngörülen resmî şekil şartını kural olarak karşılamaz.
Dolayısıyla yalnızca adi yazılı sözleşmeye dayanarak:
“Satış bedelini ödedim, mahkeme mutlaka tapuyu bana verir.”
sonucuna ulaşılamaz.
Böyle bir durumda ödenen paranın iadesine ilişkin talepler daha fazla önem kazanabilir.
Banka Dekontunda “Ev Satış Bedeli” Yazıyorsa Ne Olur?
Son derece önemli bir delildir fakat tek başına mülkiyeti geçirmez.
Örneğin alıcı satıcının hesabına:
7.500.000 TL
göndermiş ve açıklamaya:
“Çankaya 1234 ada 10 parsel 5 numaralı daire satış bedeli”
yazmış olabilir.
Bu dekont paranın hangi amaçla gönderildiğinin ispatında oldukça güçlü olabilir.
Ancak banka dekontu tapu devrinin yerine geçmez.
Bununla birlikte satıcı:
“Benden borç almıştı, geri ödedi.”
derse dekont açıklaması, tarafların yazışmaları ve diğer belgeler transferin gerçek sebebinin ortaya çıkarılmasında kritik hâle gelir.
WhatsApp’ta “Parayı Aldım, Tapuyu Haftaya Vereceğim” Yazıyorsa Ne Olur?
Bu mesaj da önemli bir delil olabilir.
Örneğin satıcı:
“8 milyon TL satış bedelini tamamen aldım. Pazartesi tapuya gidip evi üzerine geçireceğiz.”
yazmış olabilir.
Bu mesaj:
satış ilişkisinin varlığını,
bedelin ödendiğini,
satıcının tapu devri taahhüdünü
destekleyebilir.
Ancak elektronik mesajın bulunması, taşınmaz satışında kanunun aradığı resmî şekli otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Bu ayrım dava stratejisinde son derece önemlidir.
Satıcı Parayı Aldıktan Sonra Evi Başkasına Satarsa Ne Olur?
Bu, alıcının derhâl hukuki değerlendirme yaptırması gereken durumlardan biridir.
Taşınmaz üçüncü kişiye devredilmişse artık:
ilk alıcının tescil talep etme hakkının bulunup bulunmadığı,
üçüncü kişinin iyiniyetli olup olmadığı,
tapuda şerh bulunup bulunmadığı,
devir işleminin muvazaalı olup olmadığı,
üçüncü kişinin uyuşmazlığı bilip bilmediği
önem kazanır.
Tapu siciline güven ilkesi nedeniyle üçüncü kişinin hukuki durumu özellikle önemlidir.
Dolayısıyla taşınmazın başka kişiye devredildiğinin öğrenilmesi hâlinde yalnızca satıcıdan para istemekle yetinmeden tapu kaydı ve devir zinciri incelenmelidir.
Tapuya İhtiyati Tedbir Konulabilir mi?
Şartları mevcutsa ihtiyati tedbir talep edilmesi son derece önemli olabilir.
Örneğin satıcı:
“Parayı aldım ama evi sana vermiyorum.”
demiş ve taşınmazı internette yeniden satışa çıkarmış olabilir.
Alıcı tapu iptal ve tescil davası açabilecek hukuki durumda ise dava sırasında taşınmazın üçüncü kişilere devredilmesini önlemek amacıyla HMK m.389 ve devamı kapsamında ihtiyati tedbir talep edilmesi değerlendirilebilir.
Tedbir kararı verilirse taşınmazın dava devam ederken üçüncü kişiye devredilmesinden kaynaklanabilecek yeni uyuşmazlıkların önüne geçilebilir.
Tedbir Dava Açılmadan Önce İstenebilir mi?
Koşulları bulunuyorsa dava öncesinde de geçici hukuki koruma gündeme gelebilir.
Ancak dava açılmadan alınan ihtiyati tedbirlerde kanundaki tamamlayıcı işlemler ve süreler özellikle takip edilmelidir.
Bu nedenle:
“Önce tedbiri alalım, davayı sonra düşünürüz.”
şeklinde kontrolsüz hareket edilmemelidir.
Tedbir kararı alındığında sonraki usul işlemleri süresinde gerçekleştirilmelidir.
Tapu İptal ve Tescil Mümkün Değilse Ne Yapılır?
Bu durumda ödenen satış bedelinin geri alınması gündeme gelir.
Örneğin alıcı:
6.000.000 TL
ödemiş ancak geçerli bir satış sözleşmesi meydana gelmemiş olabilir.
Satıcı hem tapuyu devretmiyor hem de 6 milyon TL’yi geri vermiyorsa satıcının parayı elinde tutmasının hukuki dayanağı sorgulanır.
Somut olaya göre:
bedel iadesi,
alacak,
sebepsiz zenginleşme
ve koşulları varsa tazminat
talepleri gündeme gelebilir.
Sebepsiz Zenginleşme Davası Ne Zaman Gündeme Gelir?
Bir kişinin malvarlığı haklı bir sebep olmaksızın başka kişinin aleyhine artmışsa Türk Borçlar Kanunu’nun sebepsiz zenginleşme hükümleri gündeme gelebilir.
Örneğin:
Alıcı satıcıya 4.500.000 TL ödemiştir.
Taşınmaz satışı geçerli şekilde gerçekleşmemiştir.
Satıcı tapuyu devretmemiştir.
Satıcı parayı da geri vermemektedir.
Bu durumda ödemenin hukuki sebebinin gerçekleşmemesi veya ortadan kalkması nedeniyle iade talebi değerlendirilebilir.
Sadece Ödenen Nominal Para mı Geri Alınır?
Bu konu özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde son derece önemlidir.
Örneğin kişi yıllar önce bir taşınmaz almak için 1 milyon TL ödemiş ancak dava yıllar sonra sonuçlanmış olabilir.
Sadece:
“1 milyon TL’yi geri verelim.”
yaklaşımı, paranın satın alma gücündeki ciddi değişim nedeniyle alıcının gerçek zararını karşılamayabilir.
Türk hukukunda denkleştirici adalet, sebepsiz zenginleşme ve gerçek zararın belirlenmesine ilişkin içtihatlar bu noktada önem taşımaktadır. Somut olayda ödemenin güncel karşılığının veya zarar kalemlerinin talep edilip edilemeyeceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Satıcıdan Faiz İstenebilir mi?
Şartları varsa evet.
Faizin hangi tarihten başlayacağı:
sözleşmeye,
vade bulunup bulunmadığına,
satıcının ne zaman temerrüde düşürüldüğüne,
ihtar gönderilip gönderilmediğine,
talebin hukuki niteliğine
göre değişebilir.
Bu nedenle yalnızca ana paranın değil, faiz başlangıcının ve faiz türünün de dava açılmadan önce doğru belirlenmesi gerekir.
Satıcıya Önce Noter İhtarı Göndermek Gerekir mi?
Her dosyada zorunlu değildir; ancak birçok olayda yararlı olabilir.
İhtarda örneğin:
“Satış bedelinin tamamı tarafınıza ödenmiştir. Belirlenen tarihte tapu devrinin gerçekleştirilmesi, aksi hâlde yasal yollara başvurulacağı”
bildirilebilir.
Böylece satıcının devre davet edildiği ve buna rağmen edimini yerine getirmediği belgelenebilir.
Ancak taşınmazın hızla üçüncü kişiye devredilmesi riski bulunuyorsa yalnızca ihtar gönderip beklemek yerine ihtiyati tedbir ihtiyacı öncelikle değerlendirilmelidir.
Satıcı “Parayı Almadım” Derse Nasıl İspatlanır?
Bu durumda ödeme delilleri kritik hâle gelir.
Özellikle:
banka dekontları,
EFT/FAST kayıtları,
ödeme makbuzları,
satıcının mesajları,
e-postalar,
sözleşmedeki bedelin alındığına ilişkin kayıtlar
incelenebilir.
Bankadan gönderilen parada açıklama bölümünde:
“Daire satış bedeli”
veya taşınmazı belirleyen bilgiler bulunması ispat açısından oldukça yararlı olabilir.
Para Satıcının Eşinin Hesabına Gönderildiyse Ne Olur?
Bu durum dosyayı daha karmaşık hâle getirebilir ancak ödemenin ispatını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Örneğin satıcı WhatsApp’ta:
“Parayı eşimin IBAN’ına gönder.”
demiş ve alıcı da bu hesaba ödeme yapmış olabilir.
Bu durumda:
satıcının talimatı,
banka dekontu,
yazışmalar,
ödeme tarihi
birlikte değerlendirilir.
Alıcının neden üçüncü kişinin hesabına ödeme yaptığı açık biçimde ortaya konulmalıdır.
Emlakçıya Ödenen Para Satıcıya Ödenmiş Sayılır mı?
Her durumda değil.
Emlakçının satış bedelini satıcı adına tahsil etmeye yetkili olup olmadığı araştırılmalıdır.
Satıcı:
“Bedeli emlakçıya verebilirsiniz.”
şeklinde açık talimat vermiş olabilir.
Buna karşılık alıcı kendi inisiyatifiyle parayı emlakçıya vermişse farklı bir uyuşmazlık ortaya çıkabilir.
Bu nedenle emlakçı üzerinden yapılan milyonlarca liralık ödemelerde yetki ve ödeme zinciri özellikle belgelenmelidir.
Satıcı Tapuyu Devretmiyor ve Parayı da Harcadıysa İhtiyati Haciz İstenebilir mi?
Alıcının talebi tapunun devrinden vazgeçilerek para alacağına dönüşmüşse ve İİK m.257 ve devamındaki koşullar gerçekleşiyorsa ihtiyati haciz seçeneği değerlendirilebilir.
Bu durumda satıcının:
banka hesapları,
başka taşınmazları,
araçları
üzerinde ihtiyati haciz talebi gündeme gelebilir.
Ancak tapu devrini sağlamak amacıyla kullanılan ihtiyati tedbir ile para alacağını güvence altına almaya yönelik ihtiyati haciz birbirinden farklı hukuki korumalardır.
Satıcı Hem Tapuyu Vermeyip Hem Parayı Tutabilir mi?
Geçerli bir hukuki sebep bulunmadıkça satıcının hem taşınmazın mülkiyetini kendisinde tutup hem de alıcının parasını karşılıksız biçimde elinde tutması kabul edilemez.
Uyuşmazlıkta sonuç:
tapu devri
veya
bedelin iadesi ve koşullarına göre diğer parasal talepler
şeklinde ortaya çıkabilir.
Ancak hangi sonucun talep edilebileceği sözleşmenin geçerliliğine göre belirlenmelidir.
10 Milyon TL Ödenmiş Ancak Tapu Verilmemişse Ne Yapılabilir?
Örneğin alıcı Ankara’da bir konut için satıcıyla anlaşmış olsun.
Satış bedeli: 10.000.000 TL
Alıcı banka üzerinden:
10.000.000 TL
göndermiş ve dekonta:
“1234 ada 25 parsel 8 no.lu bağımsız bölüm satış bedeli”
yazmıştır.
Satıcı WhatsApp’ta:
“10 milyon TL’nin tamamını aldım. Salı günü tapuyu devredeceğim.”
demiştir.
Ancak daha sonra tapuya gelmemiş ve taşınmazı başka kişilere satmak için ilana koymuştur.
Bu durumda ilk yapılması gerekenlerden biri tapu kaydının güncel durumunu belirlemektir.
Ardından taraflar arasındaki sözleşmenin tescil istemeye elverişli hukuki sebep oluşturup oluşturmadığı incelenir.
Geçerli tescil hakkı bulunuyorsa tapu iptal ve tescil/tescile zorlama davası ile ihtiyati tedbir gündeme gelebilir.
Tescil hukuken mümkün değilse 10 milyon TL’nin iadesi, faiz ve koşullarına göre diğer zararların talep edilmesi değerlendirilir.
Dava Hangi Mahkemede Açılır?
Tapu iptal ve tescil davalarında kural olarak görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Ayrıca taşınmazın aynına ilişkin davalarda HMK m.12 gereğince taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Örneğin uyuşmazlığa konu taşınmaz Ankara Çankaya’daysa dava kural olarak taşınmazın bulunduğu yer itibarıyla yetkili mahkemede görülür.
Ancak uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olması, örneğin tüketicinin ticari veya mesleki amaçla hareket eden bir yüklenici/satıcıdan konut edinmesi gibi durumlarda tüketici hukuku ve görev kuralları ayrıca değerlendirilmelidir.
Satış Bedelinin Gerçekten Ödendiğinin İspatı Neden Bu Kadar Önemli?
Taşınmaz satışlarında ödeme çoğu zaman tapu işlemi gerçekleşmeden önce yapılmaktadır. Anayasa Mahkemesi de taşınmaz satışlarında tarafların tapuya gitmeden önce bedel konusunda anlaşabildiğini, kredi kullanabildiğini, harici sözleşmeler yapabildiğini ve satış bedelinin tapu malikine banka havalesiyle gönderilebildiğini açıkça tespit etmiştir. (Anayasa Mahkemesi)
Bu nedenle özellikle yüksek tutarlı satışlarda ödemenin:
banka üzerinden,
taşınmaz açıkça belirtilerek,
ödemenin amacı yazılarak
yapılması ileride çıkabilecek uyuşmazlıkların ispatını ciddi biçimde kolaylaştırabilir.
Tapu Devri Yapılmadan Anahtar Teslim Edilmişse Sonuç Değişir mi?
Alıcının eve yerleşmesi veya anahtarın teslim edilmiş olması önemli bir olgudur ancak tek başına tapu mülkiyetini geçirmez.
Alıcı yıllardır taşınmazda oturuyor, satış bedelinin tamamını ödemiş ve satıcı da bu durumu kabul etmiş olabilir.
Böyle bir dosyada:
zilyetlik,
ödeme,
tarafların davranışları,
sözleşme,
satıcının beyanları
birlikte değerlendirilir.
Fakat taşınmaz satışındaki resmî şekil ve tescil sistemi göz ardı edilemez.
Tapu Davası Açılmadan Önce En Önemli 5 Kontrol
Bu tür bir uyuşmazlıkta Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle yüksek bedelli taşınmaz işlemlerinde, dava türü seçilmeden önce beş temel konunun birlikte incelenmesi önem taşımaktadır: tapu kaydının güncel durumu, sözleşmenin şekli, satış bedelinin gerçekten ödendiğine ilişkin deliller, satıcının taşınmazı üçüncü kişiye devretme ihtimali ve tescilin hukuken mümkün olup olmadığı.
Çünkü yanlış dava türünün seçilmesi yalnızca zaman kaybettirmez; bu sırada taşınmaz üçüncü kişiye devredilebilir veya satıcının malvarlığı azalabilir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Tapu Devri Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da konut fiyatlarının yüksek seviyelere ulaşması nedeniyle satış bedelinin ödenmesine rağmen tapunun devredilmemesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ekonomik risk oldukça büyüktür.
Özellikle elden ödeme, banka havalesi, kapora, harici satış sözleşmesi, noter satış vaadi, yükleniciden konut alımı ve üçüncü kişiye yapılan tapu devirlerinde hangi davanın açılacağının doğru belirlenmesi gerekir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, satış bedeli ödendiği hâlde tapunun devredilmemesi, tapu iptal ve tescil, taşınmaz satış vaadi, ihtiyati tedbir ve satış bedelinin iadesine ilişkin uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Ev parasını tamamen ödedim ancak tapu verilmedi. Tapu iptal ve tescil davası açabilir miyim?
Tescil talep edip edemeyeceğiniz, özellikle satış işleminin şekline ve elinizdeki hukuki belgelere bağlıdır. Paranın tamamen ödenmesi tek başına her durumda tescil hakkı sağlamaz.
2. Banka dekontu tapu almaya yeterli midir?
Hayır. Banka dekontu ödemenin ispatında önemli olabilir ancak taşınmaz satışının resmî şeklinin veya tapu tescilinin yerine geçmez.
3. Satıcı WhatsApp’ta parayı aldığını kabul ettiyse ne olur?
Bu mesaj ödemenin ve taraflar arasındaki ilişkinin ispatında önemli delil olabilir. Ancak resmî şekil şartı ayrıca değerlendirilir.
4. Noterden satış vaadi sözleşmem varsa tapuyu mahkemeden alabilir miyim?
Sözleşmenin geçerli olması ve diğer koşulların gerçekleşmesi hâlinde tescile zorlama talebi gündeme gelebilir.
5. Satıcı evi başka birine satmak üzereyse satış durdurulabilir mi?
Davanın ve HMK m.389’daki koşulların bulunması hâlinde taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilebilir.
6. Satıcı evi başkasına sattıysa ne olur?
Üçüncü kişinin iyiniyeti, tapu sicili, varsa şerhler ve satışın niteliği incelenmelidir. İlk alıcının hangi taleplerde bulunabileceği buna göre belirlenir.
7. Tapuyu alamıyorsam paramı geri isteyebilir miyim?
Tescilin hukuken mümkün olmadığı durumlarda ödenen bedelin iadesi, sebepsiz zenginleşme ve koşullarına göre diğer parasal talepler gündeme gelebilir.
8. Satıcı parayı geri vermiyorsa mallarına haciz konulabilir mi?
Para alacağı doğmuşsa icra takibi ve şartları mevcutsa ihtiyati haciz değerlendirilebilir.
9. Tapu iptal ve tescil davası nerede açılır?
Taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Görev bakımından somut hukuki ilişkinin niteliği ayrıca kontrol edilmelidir.
10. Ev satışında tapu devri gerçekleşmeden ödeme yapmak riskli midir?
Evet. Satış bedelinin önemli kısmının tapu devrinden önce güvence olmaksızın ödenmesi alıcı açısından ciddi tahsilat ve tescil riski yaratabilir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Ev satışında bedelin ödenmesine rağmen tapunun devredilmemesi hâlinde en önemli konu doğru davanın mümkün olduğunca erken belirlenmesidir. Geçerli bir tescil hakkı bulunuyorsa tapu iptal ve tescil/tescile zorlama ile ihtiyati tedbir seçenekleri; tescil mümkün değilse satış bedelinin iadesi, faiz, sebepsiz zenginleşme ve koşullarına göre tazminat talepleri değerlendirilmelidir.
Özellikle satıcının taşınmazı üçüncü kişiye devretme ihtimali varsa dava açılmasının geciktirilmesi, alıcının hukuki pozisyonunu önemli ölçüde zorlaştırabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, tapu iptal ve tescil davaları, taşınmaz satış vaadi uyuşmazlıkları, ihtiyati tedbir, satış bedelinin iadesi ve gayrimenkul uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Tel: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Taşınmaz satışında bedelin ödenmesine rağmen tapunun devredilmemesi hâlinde açılacak dava; sözleşmenin şekli, tapu kaydı, üçüncü kişilerin durumu ve ödeme belgelerine göre somut olay özelinde belirlenmelidir.




