
Sigorta Şirketi Hastalığı Poliçeden Sonradan İstisna Tutabilir mi? 2026 Güncel Rehber
21 Ağustos 2026
Vergi Dairesinden Savunma veya Bilgi Talebi Geldiğinde Ne Yapılmalı? 2026 Rehberi
21 Ağustos 2026Sigorta Tazminatı Talebinde Yapılan 20 Kritik Hata | 2026
2026’da sigorta şirketinden tazminat talep ederken yapılan 20 kritik hata: eksik başvuru, düşük teklif, ibraname, zamanaşımı, kusur, maluliyet, değer kaybı, tahkim ve dava süreçlerinde hak kaybını önleme rehberi.
Sigorta şirketinden tazminat talep etmek ilk bakışta hasarın bildirilmesi, belgelerin gönderilmesi ve ödemenin beklenmesinden ibaret görülebilir. Uygulamada ise trafik kazası, kasko, sağlık sigortası, iş kazası, mesleki sorumluluk, yangın, konut, işyeri, DASK ve diğer sigorta uyuşmazlıklarında başvurunun ilk aşamasında yapılan bir hata tazminatın eksik hesaplanmasına, gecikmesine veya tamamen reddedilmesine neden olabilir.
Daha önemli sorun ise sigortalı veya zarar gören kişinin bazı durumlarda sigorta şirketinin teklif ettiği rakamı gerçek tazminat miktarı zannetmesidir. Oysa sigorta şirketinin yaptığı hesap ile hukuken talep edilebilecek gerçek zarar aynı olmayabilir.
2026 yılında sigorta tazminatı talebinde bulunurken poliçe kapsamının, teminat limitlerinin, muafiyetlerin, zarar kalemlerinin, zamanaşımının ve başvuru yollarının birlikte değerlendirilmesi gerekir. Özellikle yüksek bedelli dosyalarda “önce başvururuz, eksikleri sonra tamamlarız” yaklaşımı ciddi stratejik sorunlar yaratabilir.
Aşağıdaki 20 hata sigorta tazminatı dosyalarında en sık karşılaşılan hak kaybı riskleri arasındadır.
1. Sigorta Poliçesini Görmeden Tazminat Talebinde Bulunmak
En temel hatalardan biri, yalnızca sigorta şirketinin veya acentenin verdiği sözlü bilgiye dayanarak hareket etmektir.
Poliçenin tamamı görülmeden hangi risklerin teminat altında olduğu, limitlerin ne kadar olduğu, hangi muafiyetlerin uygulandığı ve özel şartların neler olduğu bilinemez.
Özellikle sorumluluk, sağlık, kasko, işyeri ve mesleki sorumluluk sigortalarında yalnızca poliçenin ilk sayfasının incelenmesi yeterli değildir. Genel şartlar, özel şartlar, klozlar, ek teminatlar ve zeyilnameler birlikte değerlendirilmelidir.
Sigorta şirketi “bu zarar poliçenizde yok” diyorsa önce poliçenin gerçekten ne söylediği kontrol edilmelidir.
2. Hasarı Sigorta Şirketine Zamanında Bildirmemek
Sigorta sözleşmelerinde hasar veya rizikonun bildirilmesine ilişkin yükümlülükler bulunur. Bildirimin gereksiz şekilde geciktirilmesi sigorta şirketine önemli savunma imkânları verebilir.
Ancak geç bildirim yapılmış olması da her durumda tazminat hakkının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Gecikmenin nedeni, sigortacının zararının bulunup bulunmadığı ve gecikmenin tazminatın miktarına etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle geç ihbar yapıldığında dosyadan vazgeçmek yerine hukuki sonucu belirlenmelidir.
3. Sigorta Şirketine Eksik Belgelerle Başvurmak
Tazminat başvurusunda eksik belge sunulması sürecin uzamasının en yaygın nedenlerinden biridir.
Örneğin trafik kazasında yalnızca kaza tespit tutanağı gönderilmiş ancak sağlık raporları, gelir belgeleri veya kalıcı bedensel zarara ilişkin kayıtlar sunulmamış olabilir.
Sigorta şirketi bu durumda dosyayı eksik değerlendirebilir veya ek belge isteyebilir.
Daha önemlisi, eksik başvuru bazı uyuşmazlıklarda sigorta şirketinin temerrüdünün hangi tarihte gerçekleştiği konusunda tartışma yaratabilir.
4. Talep Edilebilecek Bütün Tazminat Kalemlerini Belirtmemek
Sigorta şirketine başvururken yalnızca en görünür zarar kalemine odaklanmak ciddi kayba yol açabilir.
Örneğin trafik kazasında yalnızca araç onarım bedeli talep edilirken araç değer kaybı, bedensel zarar, kazanç kaybı veya başka zarar kalemleri gözden kaçabilir.
İş kazasında yalnızca tedavi masrafları istenirken sürekli iş göremezlik zararı hesaba katılmayabilir.
Sigorta dosyasında ilk soru “sigorta ne kadar öder?” değil, “olay nedeniyle hangi zararlar meydana geldi?” olmalıdır.
5. Sigorta Şirketinin İlk Teklifini Gerçek Tazminat Sanmak
En sık yapılan hatalardan biridir.
Sigorta şirketinin 300.000 TL teklif etmiş olması gerçek zararın 300.000 TL olduğu anlamına gelmez.
Özellikle kalıcı bedensel zarar, destekten yoksun kalma, araç değer kaybı, işyeri hasarı ve yüksek bedelli sorumluluk dosyalarında bağımsız hesap yapılmadan teklif kabul edilmemelidir.
Gerçek zarar 1 milyon TL iken 300.000 TL ödeme teklif edilmiş olabilir.
Aradaki fark ancak doğru zarar hesabıyla görülebilir.
6. Tazminat Hesabı Yapılmadan İbraname İmzalamak
Sigorta şirketinin ödeme yaparken imzalatmak istediği belgeler dikkatle okunmalıdır.
Belgede yalnızca ödemenin alındığı değil:
“Sigorta şirketinden hiçbir hak ve alacağım kalmamıştır.”
gibi kapsamlı ifadeler bulunabilir.
Özellikle kalıcı bedensel zararın henüz kesinleşmediği veya gerçek zarar hesaplanmadığı bir dosyada kapsamlı ibraname imzalanması ileride ek tazminat talebini zorlaştırabilir.
Ödeme almak ile bütün haklardan vazgeçmek aynı şey değildir.
7. Sulhnameyi İncelemeden Kabul Etmek
İbraname ile benzer şekilde sulh sözleşmesi de ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.
Sigorta şirketi uyuşmazlığın hızlı şekilde sona ermesi karşılığında belirli bir ödeme teklif edebilir.
Ancak sulhname imzalandığında sigortalı veya zarar gören kişi mevcut ve gelecekteki taleplerinden vazgeçmiş olabilir.
Bu nedenle özellikle milyonluk zarar dosyalarında sulh teklifi gerçek zarar, dava riski, faiz ve diğer haklarla birlikte değerlendirilmelidir.
8. Sigorta Şirketinin “Teminat Dışı” Açıklamasını Kesin Sonuç Sanmak
Sigorta şirketinin tazminatı reddetmesi uyuşmazlığın sona erdiği anlamına gelmez.
Uygulamada ret yazılarında sıkça:
“poliçe kapsamı dışında”,
“illiyet bağı bulunmuyor”,
“istisna kapsamında”,
“geç ihbar”,
“kullanım hatası”,
“önceden mevcut hastalık”
gibi gerekçeler kullanılmaktadır.
Bu gerekçelerin poliçeye ve mevzuata uygun olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.
Sigorta şirketi kendi uyuşmazlığının nihai karar mercii değildir.
9. Yazılı Ret Kararı Almadan Süreci Bırakmak
Telefon görüşmesinde müşteri temsilcisinin “bu dosyaya ödeme çıkmaz” demesi yeterli değildir.
Mümkün olduğunca yazılı ve gerekçeli cevap alınmalıdır.
Hangi poliçe maddesine dayanıldığı, hangi belgenin eksik görüldüğü veya hangi nedenle ödeme yapılmadığı bilinmeden sağlıklı itiraz hazırlanamaz.
Yazılı ret ayrıca Sigorta Tahkim Komisyonu veya dava sürecinde önemli delil olabilir.
10. Zamanaşımını Yanlış Hesaplamak
Sigorta tazminatında en ağır hak kayıplarından biri zamanaşımının geçirilmesidir.
Bütün sigorta uyuşmazlıklarında aynı zamanaşımı süresinin uygulandığını düşünmek yanlıştır.
Trafik kazası, sorumluluk sigortası, kasko, sağlık sigortası veya diğer sigorta türlerinde talebin hukuki niteliğine göre farklı hükümler gündeme gelebilir.
Ayrıca olay tarihi, zararın öğrenildiği tarih, talebin muacceliyet tarihi ve üçüncü kişinin doğrudan sigortacıya yönelttiği talep gibi unsurlar önem taşıyabilir.
Bu nedenle internetten bulunan tek bir “2 yıl” veya “10 yıl” bilgisinin bütün dosyalara uygulanması ciddi risk yaratır.
11. Kusur Oranına İtiraz Etmemek
Özellikle trafik kazalarında tazminat miktarını doğrudan etkileyen unsurlardan biri kusurdur.
Kazadan sonra %50 kusurlu gösterilen sürücü bu oranı değişmez kabul edebilir.
Oysa kamera görüntüleri, tanıklar, olay yeri kayıtları, bilirkişi incelemesi veya diğer deliller farklı kusur dağılımı ortaya koyabilir.
Örneğin %50 yerine %20 kusurlu olduğunun belirlenmesi tazminat miktarında ciddi fark yaratabilir.
Bu nedenle kusur oranı yalnızca teknik bir ayrıntı değildir; doğrudan para değerine sahip bir konudur.
12. Kalıcı Bedensel Zarar Kesinleşmeden Dosyayı Kapatmak
Yaralanmalı kazalarda ilk sağlık raporuna dayanarak tazminat anlaşması yapılması önemli bir hatadır.
Kazadan hemen sonra bazı yaralanmaların kalıcı sonuçları henüz bilinmeyebilir.
Sinir hasarı, hareket kısıtlılığı, ortopedik sorunlar veya başka sekeller aylar sonra daha net hâle gelebilir.
Bu nedenle özellikle ağır yaralanmalarda sağlık durumu stabil hâle gelmeden ve kalıcı zarar doğru şekilde belirlenmeden kapsamlı sulh veya ibra yapılması ileride ciddi hak kaybına yol açabilir.
13. Gerçek Geliri İspatlamadan Tazminat Hesaplamak
Bedensel zarar ve destekten yoksun kalma dosyalarında gelir, tazminat hesabının en önemli değişkenlerinden biridir.
Kişinin SGK’daki ücreti gerçek kazancından düşük olabilir.
Banka hareketleri, bordrolar, vergi kayıtları, mesleki gelir belgeleri veya diğer delillerle daha yüksek gerçek gelir ortaya konulabilir.
Sadece asgari ücret üzerinden yapılan hesap gerçek zararı önemli ölçüde düşürebilir.
14. Araç Değer Kaybını Hiç Talep Etmemek
Trafik kazasında araç tamir edilmiş olsa bile araçta ekonomik değer kaybı meydana gelebilir.
Örneğin kaza öncesinde 1.500.000 TL piyasa değerine sahip araç, ağır hasar kaydı nedeniyle onarım sonrasında aynı bedelle satılamayabilir.
Bu fark belirli şartlarla araç değer kaybı tazminatı konusu olabilir.
Araç onarıldığı için bütün zararın giderildiğini düşünmek bu nedenle yanlış olabilir.
15. Pert Araçta Sigorta Şirketinin Rayiç Bedelini Kontrol Etmemek
Pert veya tam hasar dosyalarında en büyük uyuşmazlıklardan biri aracın kaza tarihindeki gerçek piyasa değeridir.
Sigorta şirketinin belirlediği rayiç bedel otomatik olarak doğru kabul edilmemelidir.
Aracın marka, model, kilometre, donanım, bakım geçmişi ve kaza öncesindeki piyasa koşulları değerlendirilmelidir.
Ayrıca sovtaj bedelinin nasıl hesaplandığı da kontrol edilmelidir.
Düşük rayiç ve yüksek sovtaj birlikte uygulandığında sigortalının alacağı önemli ölçüde azalabilir.
16. Poliçe Limitini Tazminat Hakkının Tamamı Sanmak
Sigorta şirketinin sorumluluğu ile zarardan sorumlu kişinin sorumluluğu aynı değildir.
Örneğin trafik kazasında gerçek bedensel zarar 5 milyon TL ancak ilgili sigorta teminatı 3 milyon TL olabilir.
Bu durumda sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sona ermesi, zarar gören kişinin kalan 2 milyon TL bakımından hiçbir hakkı bulunmadığı anlamına gelmez.
Şartları varsa kalan zarar sürücü, işleten, işveren veya diğer sorumlulardan talep edilebilir.
17. Sadece Sigorta Şirketine Yönelip Diğer Sorumluları Unutmak
Bir olayda birden fazla tazminat sorumlusu bulunabilir.
Şirket aracıyla yapılan kazada sürücü, araç işleteni, işveren ve sigorta şirketi gündeme gelebilir. İş kazasında işveren, alt işveren ve sorumluluk sigortacısı bulunabilir. Malpraktis dosyasında doktor, özel hastane ve sigorta şirketinin sorumlulukları tartışılabilir.
Yalnızca bir sigorta şirketine yönelmek gerçek zararın tamamının tahsil edilememesine yol açabilir.
Bu nedenle dosya başlangıcında “kimler hukuken sorumlu?” sorusu mutlaka cevaplandırılmalıdır.
18. Sigorta Tahkim Komisyonu ile Dava Arasında Strateji Kurmamak
Sigorta uyuşmazlıklarında her dosya için aynı yol en iyi seçenek değildir.
Bazı uyuşmazlıklarda Sigorta Tahkim Komisyonu hızlı ve etkili bir çözüm sağlayabilirken bazı dosyalarda mahkeme süreci daha uygun olabilir.
Talep miktarı, uyuşmazlığın teknik niteliği, bilirkişi ihtiyacı, sigorta şirketinin savunması ve diğer sorumluların bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle hem sigorta şirketi hem de sigorta dışındaki sorumlulara karşı talepler bulunuyorsa süreçlerin birbirleri üzerindeki etkileri dikkate alınmalıdır.
19. Faiz Talebini ve Temerrüt Tarihini Gözden Kaçırmak
Yüksek bedelli tazminat dosyalarında faiz ciddi rakamlara ulaşabilir.
Sigorta şirketinin hangi tarihte temerrüde düştüğü, hangi faiz türünün uygulanacağı ve başvurunun gerekli belgelerle ne zaman tamamlandığı önemlidir.
Örneğin milyonlarca liralık bir tazminat dosyasının uzun süre ödenmemesi hâlinde yalnızca ana para üzerinden düşünmek ciddi ekonomik farkın gözden kaçırılmasına neden olabilir.
Bu nedenle sigorta şirketine yapılan başvurunun tarihinin ve teslim edildiğinin ispatlanması önemlidir.
20. Kısmi Ödeme Aldıktan Sonra Ek Tazminat Hakkını Araştırmamak
Sigorta şirketinin ödeme yapması dosyanın mutlaka tamamen kapandığı anlamına gelmez.
Örneğin sigorta şirketi 250.000 TL ödeme yapmış ancak daha sonra yapılan hesaplamada gerçek zararın 600.000 TL olduğu ortaya çıkmış olabilir.
Bu durumda imzalanan belgeler, ödemenin niteliği, gerçek zarar ve uygulanacak özel hükümler değerlendirilerek bakiye veya ek tazminat talebi gündeme gelebilir.
Özellikle trafik sigortası ve bedensel zarar dosyalarında kısmi ödeme sonrasında dosyanın yeniden incelenmesi önemli olabilir.
Sigorta Şirketinden Ödeme Aldıktan Sonra Tekrar Tazminat İstenebilir mi?
Bazı durumlarda evet.
Burada en önemli konulardan biri ödeme sırasında imzalanan belgedir.
Kişi yalnızca kısmi ödeme makbuzu imzalamış olabilir veya bütün haklarını kapsayan bir sulh sözleşmesi yapmış olabilir. Bunların hukuki sonuçları aynı değildir.
Ayrıca gerçek zarar ile yapılan ödeme arasındaki farkın neden ortaya çıktığı da önemlidir.
Bu nedenle “sigorta şirketinden bir kez para aldım, artık hiçbir hakkım yok” düşüncesi her dosyada doğru değildir.
Sigorta Şirketinin Eksik Ödeme Yaptığı Nasıl Anlaşılır?
İlk olarak sigorta şirketinden ödeme hesabının ayrıntısı istenmelidir.
Araç değer kaybında hangi piyasa değerinin kullanıldığı, bedensel zararda hangi gelir ve kusur oranının esas alındığı, pert araçta rayiç ve sovtaj bedelinin nasıl belirlendiği, sağlık sigortasında hangi giderlerin hangi gerekçeyle kapsam dışı bırakıldığı incelenmelidir.
Sigorta şirketinin yalnızca:
“Dosyanız için 175.000 TL ödeme yapılmıştır.”
şeklindeki açıklaması hesaplamanın doğruluğunu kontrol etmek için yeterli değildir.
Sigorta Şirketinin Tazminat Ret Yazısında Nelere Bakılmalıdır?
Ret yazısında özellikle hangi poliçe hükmüne dayanıldığı, olayın neden kapsam dışında görüldüğü, eksik belge bulunup bulunmadığı ve tıbbi veya teknik değerlendirmeye dayanılıp dayanılmadığı kontrol edilmelidir.
Örneğin sağlık sigortasında “önceden mevcut hastalık” denilmişse hastalığın gerçekten poliçeden önce mevcut olup olmadığı araştırılmalıdır.
Kaskoda “kullanım hatası” denilmişse teknik rapor istenmelidir.
Mesleki sorumluluk sigortasında “teminat dışı faaliyet” denilmişse poliçedeki mesleki faaliyet tanımı incelenmelidir.
Sigorta Şirketine Başvuru Yaparken Hangi Belgeler Saklanmalıdır?
Başvuru dilekçesi, e-posta, kargo teslim belgesi, hasar dosya numarası, sigorta şirketinin cevapları, ekspertiz raporu, sağlık raporları, faturalar, poliçe, zeyilnameler ve yapılan bütün ödemelere ilişkin belgeler saklanmalıdır.
Telefon görüşmelerine güvenerek hareket edilmemelidir.
Özellikle uyuşmazlığın daha sonra tahkim veya dava aşamasına taşınması hâlinde başvurunun ne zaman ve hangi belgelerle yapıldığının ispatı kritik hâle gelebilir.
Sigorta Şirketinin Ekspertiz Raporu Kesin midir?
Hayır.
Sigorta şirketinin görevlendirdiği eksperin raporu uyuşmazlık bakımından önemli olabilir ancak her durumda değişmez ve tartışılamaz bir sonuç değildir.
Araç hasarı, yangın, işyeri zararı, makine hasarı veya başka teknik uyuşmazlıklarda bağımsız uzman görüşüyle farklı zarar miktarı ortaya konulabilir.
Ekspertiz raporundaki hatalı piyasa değeri veya hasar hesabına itiraz edilebilir.
Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvurmadan Önce Ne Yapılmalıdır?
Genel olarak öncelikle ilgili sigorta kuruluşuna başvuru yapılması gerekir. Sigorta şirketinin talebi karşılamaması veya ilgili mevzuattaki süre içerisinde gerekli cevabı vermemesi hâlinde tahkim başvurusu gündeme gelebilir.
Başvuru yapılırken yalnızca ret yazısı değil, tazminat miktarını ve hukuki talebi ispatlayan belgeler de dosyaya eklenmelidir.
Eksik hazırlanmış tahkim dosyası haklı bir talebin ispatını zorlaştırabilir.
Sigorta Şirketine Karşı Dava Açmadan Önce Ne Kontrol Edilmelidir?
Dava açılmadan önce poliçe kapsamı, teminat limiti, zamanaşımı, görev ve yetki, dava şartları, daha önce yapılan ödemeler, sigorta şirketine başvuru ve diğer sorumlular değerlendirilmelidir.
Ayrıca davanın yalnızca sigorta şirketine mi yoksa başka sorumlulara karşı da mı yöneltileceği belirlenmelidir.
Yanlış taraf seçimi veya eksik talep stratejisi yargılama süresini uzatabileceği gibi gerçek zararın tamamının tahsilini de zorlaştırabilir.
2026’da Sigorta Tazminatı Talebinde En Güvenli Yaklaşım Nedir?
En güvenli yaklaşım, dosyayı ödeme teklifinden değil gerçek zarardan başlatmaktır.
Önce olay nedeniyle meydana gelen zarar belirlenmeli, ardından sorumlular tespit edilmeli, daha sonra hangi sigorta poliçelerinin devreye girdiği araştırılmalıdır.
Doğru sıra çoğu dosyada şöyledir:
zarar → sorumluluk → poliçe → teminat → limit → başvuru → ödeme hesabı → itiraz/tahkim/dava.
Bu yaklaşım özellikle yüksek tutarlı dosyalarda gözden kaçabilecek ek tazminat kalemlerini ortaya çıkarabilir.
Sık Sorulan Sorular
Sigorta şirketinin ilk tazminat teklifini kabul etmek zorunda mıyım?
Hayır. Teklif gerçek zarar ve poliçe kapsamıyla karşılaştırılabilir.
Sigorta şirketi tazminatı reddederse hakkım biter mi?
Hayır. Ret gerekçesine itiraz edilebilir ve şartlarına göre Sigorta Tahkim Komisyonu veya dava yolu kullanılabilir.
Sigortadan ödeme aldıktan sonra ek tazminat istenebilir mi?
Bazı durumlarda mümkündür. Ödeme sırasında imzalanan belgeler ve gerçek zarar arasındaki fark incelenmelidir.
İbraname imzalarsam tekrar tazminat isteyebilir miyim?
İbranamenin içeriği ve uyuşmazlığın türü belirleyicidir. Bu nedenle belge imzalanmadan önce hukuki etkisi değerlendirilmelidir.
Sigorta şirketinin eksper raporu kesin midir?
Hayır. Teknik veya hukuki gerekçelerle rapora itiraz edilmesi mümkün olabilir.
Kusur oranı yanlışsa sigorta tazminatı değişir mi?
Evet. Özellikle trafik kazalarında kusur oranındaki değişiklik tazminat miktarını doğrudan etkileyebilir.
Sigorta şirketinin rayiç bedelini kabul etmek zorunda mıyım?
Hayır. Pert araçta gerçek piyasa değeri ayrıca araştırılabilir.
Poliçe limiti gerçek zarardan düşükse kalan para kaybedilir mi?
Hayır. Şartları varsa poliçe limitini aşan zarar diğer hukuken sorumlu kişilerden talep edilebilir.
Sigorta şirketine başvuru yapmadan tahkime gidilebilir mi?
Kural olarak tahkim öncesinde ilgili sigorta kuruluşuna gerekli başvurunun yapılması gerekir.
Sigorta tazminatında avukat zorunlu mudur?
Her başvuruda avukatla temsil zorunlu değildir. Ancak özellikle yüksek bedelli, kalıcı bedensel zarar, ölüm, kapsam dışı ret, sorumluluk ve çok taraflı sigorta uyuşmazlıklarında hukuki değerlendirme önemli hak kayıplarını önleyebilir.
Sonuç: Sigorta Dosyasında En Büyük Risk Düşük Ödeme Değil, Fark Edilmeyen Hak Kaybıdır
2026 yılında sigorta şirketine karşı tazminat talep ederken yapılan en ciddi hata yalnızca eksik belge göndermek değildir. Gerçek zararı hesaplamadan ödeme kabul etmek, kapsamlı ibraname veya sulhname imzalamak, zamanaşımını yanlış hesaplamak, kusur oranını tartışmamak, poliçeyi incelememek ve sigorta şirketinin ret kararını kesin kabul etmek çok daha büyük ekonomik kayıplara neden olabilir.
Özellikle trafik kazası, kalıcı sakatlık, ölüm, iş kazası, doktor hatası, mesleki sorumluluk, pert araç, yangın ve yüksek bedelli malvarlığı zararlarında sigorta şirketinin yaptığı ödeme hesabının bağımsız olarak kontrol edilmesi önemlidir.
Sigorta şirketi tazminat ödemiş olsa bile dosya her zaman bitmiş olmayabilir. Gerçek zarar daha yüksekse, ödeme kısmi nitelikteyse veya tazminat yanlış hesaplanmışsa şartları oluştuğunda bakiye ve ek tazminat talepleri gündeme gelebilir.
Bu nedenle tazminat sürecinin başında üç soru özellikle cevaplandırılmalıdır: Gerçek zarar ne kadar? Sigorta şirketinin hukuki sorumluluğu ne kadar? Poliçe limitini aşan zarardan başka kimler sorumlu?
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK – Sigorta Tazminatı ve Eksik Ödeme Uyuşmazlıkları
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Av. Arb. Fırat Fesih Kaya liderliğinde trafik ve kasko sigortası, özel sağlık sigortası, iş kazası, mesleki sorumluluk, doktor hatası, DASK, konut ve işyeri sigortaları, sigorta şirketlerinin eksik ödeme ve ret kararları, bakiye tazminat talepleri, Sigorta Tahkim Komisyonu başvuruları ve sigorta tazminat davalarında hukuki destek sunmaktadır.
Ofis: 0312 434 22 22
Cep / WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




