
Ticari Sözleşmenin Haksız Feshi Halinde Hangi Tazminatlar Talep Edilebilir? 2026 Güncel Hukuki Rehber
17 Ağustos 2026
İşveren İşçiyi İşten Çıkarmak İçin Tutanak Tutarsa Ne Yapılmalı? 2026 Güncel İş Hukuku Rehberi
17 Ağustos 2026Şirketlerin 2026 yılında karşılaştığı ticari uyuşmazlıklar nelerdir? Ödenmeyen faturalar, ticari alacaklar, sözleşme ihlalleri, ortaklık sorunları, şirket müdürü ve yönetici sorumluluğu, ihtiyati haciz, haksız rekabet ve ticari davalar hakkında kapsamlı rehber.
Şirketlerin karşılaştığı hukuki sorunlar yalnızca ödenmeyen faturalar veya sözleşme ihlallerinden ibaret değildir. Ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar, şirket yöneticilerinin sorumluluğu, şirket malvarlığının kötüye kullanılması, haksız rekabet, müşteri portföyünün başka şirkete aktarılması, ticari sırların kullanılması, yüksek tutarlı alacakların tahsil edilememesi ve sözleşmelerin haksız şekilde sona erdirilmesi şirketlerin faaliyetlerini doğrudan etkileyebilir. Özellikle ekonomik değeri yüksek ticari uyuşmazlıklarda yalnızca davayı kazanmak değil, alacağın tahsil edilebilirliğini ve şirket malvarlığını korumak da önemlidir. Bu nedenle 2026 yılında şirketlerin karşılaştığı ticari uyuşmazlıklarda sözleşme yönetimi, delillerin korunması, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki korumalar, icra takibi, dava ve zorunlu arabuluculuk süreçlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
1. Ödenmeyen Ticari Fatura Alacakları
Şirketlerin en sık karşılaştığı uyuşmazlıklardan biri mal veya hizmet teslim edilmesine rağmen faturanın ödenmemesidir. Bu durumda faturanın yanında sözleşme, sipariş, sevk irsaliyesi, teslim tutanağı, ticari defterler, cari hesap mutabakatları ve banka kayıtları birlikte incelenmelidir. Vadesi gelmiş para alacağı bakımından şartlarına göre ilamsız icra takibi başlatılabilir. Borçlunun itirazı hâlinde itirazın iptali veya uygun belgeler bulunması durumunda itirazın kaldırılması gündeme gelebilir.
2. Cari Hesap Alacağının Ödenmemesi
Uzun süredir çalışan şirketler arasında yüzlerce fatura ve ödeme tek bir cari hesap içerisinde takip edilebilir. İlişki sona erdiğinde tarafların cari hesap bakiyeleri arasında ciddi farklar ortaya çıkabilir. Bu durumda faturalar, ödemeler, iadeler, mahsuplar ve mutabakatlar bilirkişi incelemesine konu olabilir. Borçlu tarafından imzalanmış bakiye mutabakatları özellikle önemli deliller arasında yer alabilir.
3. Mal Teslim Edilmesine Rağmen Ödeme Yapılmaması
Satıcı malı teslim etmiş ancak alıcı bedeli ödememişse teslimin ispatı kritik hâle gelir. İmzalı sevk irsaliyesi, e-irsaliye, teslim tutanağı, taşıma kayıtları ve depo giriş kayıtları kullanılabilir. Alacağın yüksek olması hâlinde ihtiyati haciz şartlarının da sürecin başında değerlendirilmesi önemlidir.
4. Hizmet Verilmesine Rağmen Ücretin Ödenmemesi
Danışmanlık, yazılım, reklam, mühendislik, lojistik veya diğer hizmetlerde fiziksel mal teslimi bulunmadığından hizmetin gerçekleştirildiğinin ispatı daha zor olabilir. Proje çıktıları, raporlar, e-postalar, sistem kayıtları, toplantı kayıtları ve müşterinin hizmeti kullandığını gösteren belgeler önem taşır.
5. Ticari Sözleşmenin Haksız Feshi
Uzun vadeli ticari sözleşmenin haklı neden olmadan sona erdirilmesi ciddi zararlar yaratabilir. Haksız feshe uğrayan şirket sözleşmenin ve olayın özelliklerine göre fiili zararlarını, şartları varsa yoksun kaldığı kârı, boşa çıkan yatırımlarını ve sözleşmede düzenlenmiş cezai şartı talep edebilir. Zararın somut belgeler ve mali kayıtlarla ispatlanması gerekir.
6. Sözleşmedeki Cezai Şart Uyuşmazlıkları
Ticari sözleşmelerde geç teslim, sözleşmeye aykırılık, rekabet yasağı ihlali veya haksız fesih için yüksek tutarlı cezai şartlar öngörülebilir. Uyuşmazlık çıktığında cezai şartın hangi ihlal için kararlaştırıldığı, şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği ve cezai şartın yanında ayrıca zarar talep edilip edilemeyeceği incelenmelidir.
7. Ayıplı Mal Teslimi
Alıcı şirket sipariş ettiği ürünlerin hatalı, eksik veya sözleşmedeki teknik özelliklere aykırı olduğunu ileri sürebilir. Burada malın teslim tarihi, inceleme ve bildirim yükümlülükleri, ayıbın niteliği ve teknik bilirkişi incelemesi önemlidir. Özellikle endüstriyel makine ve yüksek değerli ekipman satışlarında delil tespiti önemli bir araç hâline gelebilir.
8. Eksik veya Ayıplı Hizmet Uyuşmazlıkları
Hizmet alınmış ancak sözleşmede kararlaştırılan kalite veya kapsam sağlanmamış olabilir. Böyle bir uyuşmazlıkta sözleşmedeki hizmet kapsamı ile fiilen gerçekleştirilen iş karşılaştırılır. E-postalar, proje kayıtları ve teslim belgeleri önem kazanır.
9. Şirket Ortağının Şirket Parasını Kendi Hesabına Aktarması
Şirket ortağının şirket kaynaklarını kişisel amaçlarla kullanması ciddi bir şirketler hukuku uyuşmazlığı doğurabilir. İşlemi yapan kişinin aynı zamanda yönetici olması hâlinde yöneticinin özen ve bağlılık yükümlülüğü ile hukuki sorumluluğu ayrıca değerlendirilmelidir. Şirketin uğradığı zararın tazmini ve şartlarına göre diğer hukuki yollar gündeme gelebilir.
10. Şirket Malvarlığının Yakınlara veya İlişkili Şirketlere Devredilmesi
Ortak veya yöneticilerin şirket mallarını yakınlarına ya da kontrol ettikleri başka şirketlere piyasa değerinin altında devretmesi şirket malvarlığının azalmasına neden olabilir. İşlemlerin iptali, yöneticilerin sorumluluğu ve şirket zararının tazmini somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
11. Şirket Ortağının Gizlice Rakip Şirket Kurması
Ortağın veya yöneticinin şirketin faaliyet alanında gizlice başka şirket kurması, özellikle şirket müşterilerini ve ticari fırsatlarını yeni şirkete yönlendirmesi hâlinde ciddi uyuşmazlıklara neden olabilir. Rekabet yasağı, bağlılık yükümlülüğü ve haksız rekabet hükümleri birlikte incelenebilir.
12. Şirket Müşterilerinin Rakip Şirkete Aktarılması
Şirket yöneticisinin veya ortağının müşteri listesini kullanarak müşterileri kendi şirketine yönlendirmesi tazminat ve haksız rekabet uyuşmazlığı doğurabilir. Müşteri geçişlerinin tarihleri, yazışmalar ve ticari kayıtlar önemli deliller olabilir.
13. Ticari Sırların Kullanılması
Müşteri listeleri, fiyatlandırma politikaları, üretim yöntemleri, teknik bilgiler ve şirket stratejileri belirli koşullarda ticari sır niteliği taşıyabilir. Bu bilgilerin rakip işletmede kullanılması hâlinde haksız rekabet ve tazminat başta olmak üzere çeşitli hukuki yollar gündeme gelebilir.
14. Haksız Rekabet Uyuşmazlıkları
Rakip hakkında gerçeğe aykırı açıklamalar yapılması, müşterilerin yanıltılması, ticari sırların kullanılması veya çalışanların hukuka aykırı yöntemlerle yönlendirilmesi haksız rekabet oluşturabilir. TTK m.54 ve devamındaki hükümler kapsamında men, düzeltme ve şartlarına göre tazminat talepleri gündeme gelebilir.
15. Limited Şirket Müdürünün Görevini Kötüye Kullanması
Limited şirket müdürünün şirket menfaatlerine aykırı hareket etmesi, şirket varlıklarını kötüye kullanması veya ortaklara bilgi vermemesi ciddi yönetim uyuşmazlıkları yaratabilir. Müdürün görevden alınması, temsil yetkisinin sınırlandırılması ve sorumluluk talepleri somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.
16. Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyesinin Sorumluluğu
Yönetim kurulu üyeleri kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmeleri nedeniyle şirkete, pay sahiplerine veya belirli koşullarda şirket alacaklılarına karşı sorumlulukla karşılaşabilir. Zarar, kusur, hukuka aykırılık ve illiyet bağının somutlaştırılması önemlidir.
17. Şirket Ortakları Arasında Yönetim Kilitlenmesi
Özellikle %50-%50 ortaklık yapılarında tarafların anlaşamaması şirket kararlarının alınmasını tamamen durdurabilir. Genel kurul yapılamaması, müdür seçilememesi veya yatırım kararlarının alınamaması şirket faaliyetlerini tehlikeye sokabilir. Şirket sözleşmesi, pay sahipleri sözleşmesi ve uygulanabilecek dava yolları birlikte değerlendirilmelidir.
18. Genel Kurul Kararlarının İptali
Kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararları bakımından TTK’daki şartlar kapsamında iptal davası gündeme gelebilir. Bu davalarda kanuni sürelerin kaçırılmaması özellikle önemlidir.
19. Şirket Ortağının Bilgi Alma Hakkının Engellenmesi
Ortakların şirket hakkında bilgi edinme ve belirli koşullarda inceleme hakları bulunmaktadır. Yönetimin şirket kayıtlarını sürekli gizlemesi veya bilgi taleplerini hukuka aykırı biçimde reddetmesi hâlinde şirket türüne göre kullanılabilecek hukuki yollar değerlendirilmelidir.
20. Şirket Ortağının Kişisel Borcu Nedeniyle Payının Haczedilmesi
Şirket ortağının kişisel borcu nedeniyle doğrudan şirketin mallarının haczedilmesi ile ortağın payının haczedilmesi birbirinden farklıdır. Kural olarak şirket tüzel kişiliğine ait malvarlığı ortağın kişisel malvarlığından ayrıdır. Ancak borçlu ortağın şirket payı şartları kapsamında haczedilebilir ve satış sürecine konu olabilir.
21. Borçlu Şirketin Mal Kaçırması
Alacaklının icra takibine başlayacağını öğrenen şirket araçlarını, taşınmazlarını veya diğer varlıklarını ilişkili kişilere devredebilir. Bu durumda ihtiyati haciz ve şartları oluşmuşsa tasarrufun iptali gibi hukuki yollar hızlı biçimde değerlendirilmelidir.
22. Şirketin Banka Hesaplarına İhtiyati Haciz
İİK m.257 ve devamındaki şartların mevcut olması hâlinde para alacağının güvence altına alınması amacıyla ihtiyati haciz talep edilebilir. Kararın icrası kapsamında borçlunun haczedilebilir banka varlıkları ve diğer malvarlığı değerleri üzerine işlem yapılabilir.
23. Ticari Alacakta İhtiyati Tedbir Uyuşmazlıkları
İhtiyati tedbir ile ihtiyati haciz birbirinden farklı geçici hukuki koruma yöntemleridir. Para alacaklarında çoğu zaman ihtiyati haciz öne çıkarken, uyuşmazlık konusu malın devrinin önlenmesi veya belirli bir hukuki durumun korunması gereken hâllerde ihtiyati tedbir gündeme gelebilir.
24. Şirketin Üçüncü Kişilerdeki Alacaklarının Haczi
Borçlu şirketin banka hesabında para bulunmaması tahsilatın sona erdiği anlamına gelmez. Şirketin müşterilerinden, bayilerinden veya diğer üçüncü kişilerden doğmuş alacakları bulunabilir. İİK m.89 kapsamındaki haciz ihbarnameleri bu alacakların haczinde önemli araçlardan biridir.
25. Distribütörlük ve Bayilik Sözleşmesi Uyuşmazlıkları
Distribütörlük ve bayilik ilişkilerinde sözleşmenin haksız sona erdirilmesi, stokların geri alınmaması, bölge münhasırlığının ihlali ve müşteri portföyünün kullanılması gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Şartları varsa zarar, yoksun kalınan kâr ve sözleşmeye bağlı diğer talepler gündeme gelebilir.
26. Franchise Sözleşmesi Uyuşmazlıkları
Franchise veren ile franchise alan arasında marka kullanımı, royalty ödemeleri, reklam katkı payları, bölgesel münhasırlık, standartlara uyum ve sözleşmenin feshi konusunda uyuşmazlık çıkabilir. Yüksek yatırım yapılmış franchise ilişkilerinde haksız fesih özellikle büyük zararlar doğurabilir.
27. Şirketler Arası Borç Kabulü ve Mutabakat Uyuşmazlıkları
Tarafların imzaladığı cari hesap veya bakiye mutabakatları yüksek tutarlı ticari alacakların ispatında önemli olabilir. Bununla birlikte belgenin kim tarafından imzalandığı, kişinin yetkisi ve mutabakatın hangi borçları kapsadığı dikkatle incelenmelidir.
28. E-Fatura ve Elektronik Ticari Delil Uyuşmazlıkları
2026 yılında şirketlerin ticari işlemlerinin büyük bölümünün elektronik ortamda yürütülmesi, e-fatura, e-irsaliye, KEP, kurumsal e-posta ve dijital kayıtların önemini artırmaktadır. Elektronik belgenin kaynağı, bütünlüğü ve hangi ticari işlemle bağlantılı olduğu uyuşmazlıkta belirleyici olabilir.
29. Şirketler Arası Büyük Alacakların Tahsil Edilememesi
Milyonluk ticari alacaklarda yalnızca dava açmak yeterli bir tahsil stratejisi olmayabilir. Borçlunun banka hesapları, taşınmazları, araçları, şirket payları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları dikkate alınarak tahsil kabiliyeti değerlendirilmelidir. Şartları varsa ihtiyati haciz sürecin başlangıcında düşünülmelidir.
30. Ticari Sözleşmelerde Yetki, Tahkim ve Uyuşmazlık Çözüm Maddeleri
Şirketler uyuşmazlık çıktıktan sonra bazen sözleşmelerinde tahkim veya özel yetki şartı bulunduğunu fark etmektedir. Bu durum davanın nerede ve hangi yöntemle görüleceğini doğrudan etkileyebilir. Özellikle uluslararası ticari sözleşmelerde uygulanacak hukuk, yetkili mahkeme ve tahkim hükümleri sözleşme imzalanmadan önce ayrıntılı şekilde hazırlanmalıdır.
2026’da Şirketler Ticari Uyuşmazlık Çıkmadan Önce Ne Yapmalı?
Şirketler açısından en etkili hukuki koruma çoğu zaman uyuşmazlık ortaya çıktıktan sonra değil, ticari ilişki kurulurken başlar. Yüksek bedelli işlemlerde sözleşmenin ödeme, teminat, temerrüt, fesih, cezai şart, gizlilik, rekabet, yetki ve uyuşmazlık çözümü hükümleri açık biçimde hazırlanmalıdır. Mal satışlarında teslim belgeleri, hizmet ilişkilerinde hizmet kabul ve teslim kayıtları, uzun süreli ticari ilişkilerde ise düzenli cari hesap mutabakatları korunmalıdır.
Şirket yöneticileri açısından ikinci önemli konu dijital delil yönetimidir. Siparişlerin, fiyat değişikliklerinin, teslim onaylarının ve ödeme vaatlerinin yalnızca telefon görüşmelerinde kalması ileride ispat sorunlarına yol açabilir. Kritik ticari kararların kurumsal ve sonradan doğrulanabilir kayıtlarla belgelenmesi önemlidir.
Üçüncü önemli konu tahsil riskinin erken fark edilmesidir. Borçlu şirket sürekli ödeme ertelemesi istiyor, yöneticilerine ulaşılamıyor, şirket varlıkları devrediliyor veya faaliyetler ilişkili başka bir şirkete kaydırılıyorsa aylarca ödeme sözü beklemek ciddi risk yaratabilir. Böyle durumlarda icra takibi ve şartları mevcutsa ihtiyati haciz gibi koruyucu yollar gecikmeden değerlendirilmelidir.
Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Ne Zaman Zorunludur?
Ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat taleplerinde dava şartı arabuluculuk hükümleri önem taşımaktadır. Bu nedenle ticari alacak veya tazminat davası açılmadan önce uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Arabuluculuk yalnızca usulî bir aşama olarak görülmemelidir. Özellikle tarafların ticari ilişkilerini devam ettirmek istediği uyuşmazlıklarda ödeme planı, teminat, borç yapılandırması veya sözleşmenin yeniden düzenlenmesi konusunda çözüm sağlayabilir.
Ticari Uyuşmazlıkta Dava mı İcra Takibi mi Daha Avantajlıdır?
Bunun tek bir cevabı yoktur. Alacak para alacağıysa ve vadesi gelmişse ilamsız icra takibi hızlı bir başlangıç sağlayabilir. Ancak borçlunun itiraz etmesi durumunda takip durabilir ve uyuşmazlık mahkemeye taşınabilir.
Alacağın varlığı ciddi şekilde tartışmalıysa veya sözleşmenin yorumlanması gerekiyorsa dava yolu daha kapsamlı inceleme sağlayabilir. Borçlunun malvarlığını azaltma riski varsa ihtiyati haciz veya uyuşmazlığın niteliğine göre ihtiyati tedbir seçenekleri ayrıca ele alınmalıdır.
Bu nedenle doğru soru yalnızca “Dava mı açalım, icra mı yapalım?” değildir. Asıl soru “Alacağı en güçlü şekilde nasıl ispatlarız ve karar sonunda nasıl tahsil ederiz?” olmalıdır.
Şirketlerin Ticari Uyuşmazlıklarda En Sık Yaptığı Hatalar
Şirketlerin en önemli hatalarından biri yüksek bedelli ticari işlemleri yeterli yazılı belge oluşturmadan yürütmesidir. İkinci önemli hata, ödeme yapılmadığında aylarca sözlü vaatlere güvenilmesidir. Üçüncü hata ise borçlu şirketin malvarlığı azalırken hiçbir koruyucu hukuki işlem yapılmamasıdır.
Bunun yanında sözleşmelerde internetten bulunan standart metinlerin kullanılması, fesih ve cezai şart hükümlerinin belirsiz bırakılması, teslim belgelerinin saklanmaması, cari hesap mutabakatlarının düzenli yapılmaması ve elektronik yazışmaların kaybedilmesi de uyuşmazlık çıktığında şirketin hukuki pozisyonunu zayıflatabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Şirketten olan ticari alacak ödenmezse ilk ne yapılmalıdır?
Sözleşme, fatura, teslim belgeleri, cari hesap, banka hareketleri ve yazışmalar incelenerek alacağın ispat durumu belirlenmeli; ardından ihtar, icra takibi, dava veya geçici hukuki koruma seçenekleri değerlendirilmelidir.
Ticari fatura için doğrudan icra takibi yapılabilir mi?
Şartları varsa para alacağı için genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatılabilir.
Borçlu şirket mal kaçırıyorsa ne yapılabilir?
Somut olayda ihtiyati haciz şartları ve gerçekleştirilmiş devirlere karşı kullanılabilecek hukuki yollar hızlı şekilde değerlendirilmelidir.
Şirketin banka hesaplarına ihtiyati haciz konulabilir mi?
İİK m.257 ve devamındaki şartlarla ihtiyati haciz kararı alınması hâlinde kararın icrası kapsamında borçlunun haczedilebilir banka varlıklarına yönelik işlem yapılabilir.
Şirket ortağının kişisel borcu nedeniyle şirket malları haczedilebilir mi?
Kural olarak şirket tüzel kişiliğinin malvarlığı ile ortağın kişisel malvarlığı ayrıdır. Buna karşılık borçlu ortağın şirket payı şartları kapsamında haczedilebilir.
Şirket müdürü şirket parasını kendisine aktarırsa ne yapılabilir?
İşlemin hukuki sebebi ve şirketin zararı incelenerek yöneticinin sorumluluğu ve zararın giderilmesine yönelik talepler değerlendirilebilir.
Ticari sözleşme haksız feshedilirse kâr kaybı istenebilir mi?
Şartları varsa yoksun kalınan kâr talep edilebilir. Ancak zarar objektif mali verilerle ispatlanmalıdır.
Ticari davadan önce arabuluculuk zorunlu mudur?
Kanunda belirtilen ticari para alacağı ve tazminat uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk gündeme gelebilir.
E-fatura tek başına ticari alacağı ispatlar mı?
Her durumda değil. Temel ticari ilişkinin veya teslimin inkâr edilmesi hâlinde diğer delillerin de değerlendirilmesi gerekebilir.
Ticari uyuşmazlıkta en güçlü deliller nelerdir?
Sözleşmeler, faturalar, teslim belgeleri, ticari defterler, cari hesap mutabakatları, banka kayıtları, kurumsal e-postalar ve diğer hukuka uygun elektronik kayıtlar önemlidir.
Sonuç: 2026’da Şirketler İçin En Önemli Konu Uyuşmazlık Çıkmadan Hukuki Koruma Oluşturmaktır
Şirketlerin karşılaştığı ticari uyuşmazlıkların büyük bölümü birkaç temel noktada yoğunlaşmaktadır: alacağın tahsil edilememesi, sözleşmenin ihlal edilmesi, şirket ortakları arasındaki çatışmalar, yöneticilerin şirket kaynaklarını kötüye kullanması ve şirket malvarlığının korunamaması. Bu uyuşmazlıkların ortak özelliği ise erken müdahalenin şirketin hukuki pozisyonunu önemli ölçüde değiştirebilmesidir.
Ödenmeyen ticari alacaklarda yalnızca faturanın bulunmasıyla yetinilmemeli; sözleşme, sipariş, teslim, cari hesap, banka hareketleri ve borç kabulünü gösteren kayıtlar birlikte korunmalıdır. Borçlu şirketin mali durumunda bozulma belirtileri varsa tahsil stratejisinin geciktirilmemesi gerekir.
Ortaklık ve yönetim uyuşmazlıklarında ise şirket malvarlığındaki hareketlerin hızlı şekilde tespit edilmesi önemlidir. Şirket parasının ortaklara veya ilişkili şirketlere aktarılması, müşterilerin başka şirkete yönlendirilmesi veya şirket fırsatlarının kişisel amaçlarla kullanılması gibi durumlarda yalnızca tazminat davasının değil, şirket malvarlığını koruyabilecek geçici hukuki tedbirlerin de değerlendirilmesi gerekebilir.
Sözleşme uyuşmazlıklarında en etkili koruma ise çoğu zaman sözleşme imzalanırken oluşturulur. Ödeme güvenceleri, temerrüt, cezai şart, fesih, gizlilik, rekabet, yetki ve uyuşmazlık çözüm maddelerinin ticari ilişkinin gerçek risklerine göre hazırlanması daha sonra ortaya çıkabilecek milyonluk uyuşmazlıkların önlenmesini sağlayabilir.
Bu nedenle şirketlerin ticari uyuşmazlıklara yaklaşımında yalnızca “davayı nasıl kazanırız?” sorusuna değil, “uyuşmazlığı nasıl önleriz, delilleri nasıl koruruz, şirket malvarlığını nasıl güvence altına alırız ve alacağı nasıl fiilen tahsil ederiz?” sorularına birlikte cevap verilmelidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – Şirketler ve Ticari Uyuşmazlıklar
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; ticari alacakların tahsili, şirketler arası sözleşme uyuşmazlıkları, haksız fesih, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir, ortaklar arası uyuşmazlıklar, şirket müdürünün azli ve sorumluluğu, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, haksız rekabet ve yüksek tutarlı ticari davalarda Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin ve Türkiye genelinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




