
2026’da Şirketlerin En Sık Karşılaştığı 30 Ticari Uyuşmazlık ve Hukuki Çözüm Yolları
17 Ağustos 2026
Haksız Tutanakla İşten Çıkarılan İşçi Hangi Hakları Talep Edebilir? 2026 Güncel İş Hukuku Rehberi
17 Ağustos 2026İşveren işçiyi işten çıkarmak için tutanak tutuyorsa işçi ne yapmalı? Haksız tutanak, savunma istemi, tutanağı imzalamama, fesih, kıdem ve ihbar tazminatı ile işe iade davası hakkında 2026 güncel rehber.
İşyerinde işçi hakkında arka arkaya tutanak tutulmaya başlanması, özellikle daha önce herhangi bir disiplin sorunu bulunmayan çalışanlar açısından yaklaşan bir işten çıkarma sürecinin işareti olabilir. Geç kalma, verilen görevi yerine getirmeme, performans düşüklüğü, çalışma arkadaşlarıyla tartışma, işyeri kurallarına aykırılık veya yöneticinin talimatına uymama gibi gerekçelerle düzenlenen tutanaklar daha sonra fesih dosyasının dayanağı olarak kullanılabilir. Ancak işverenin işçi hakkında tutanak düzenlemiş olması, tutanakta yazılan olayın doğru olduğu veya işverenin otomatik olarak haklı fesih hakkı kazandığı anlamına gelmez. İşçi açısından yapılması gereken en önemli şey, tutanağı görmezden gelmek veya öfkeyle işten ayrılmak değil; her tutanağa karşı olayın gerçek biçimini yazılı olarak ortaya koymak, savunmasını vermek ve kendi delillerini korumaktır. İşçinin davranışı veya verimi nedeniyle geçerli fesih söz konusu olduğunda İş Kanunu m.19 kapsamında savunmanın fesihten önce alınması gerekir; ancak İş Kanunu m.25/II kapsamındaki haklı nedenle derhal fesihler bakımından aynı savunma zorunluluğu bulunmamaktadır. (LEXPERA)
İşveren Neden İşçi Hakkında Tutanak Tutar?
Tutanak işyerinde meydana geldiği ileri sürülen belirli bir olayın yazılı hâle getirilmesi amacıyla düzenlenebilir. İşçinin işe geç geldiği, görevi yerine getirmediği, iş güvenliği kuralına uymadığı, amiriyle tartıştığı veya başka bir işyeri kuralını ihlal ettiği ileri sürülebilir. Ancak bazı uyuşmazlıklarda tutanakların gerçek amacı, ileride yapılması planlanan fesih için dosya oluşturmaktır. Özellikle yıllarca herhangi bir disiplin sorunu bulunmayan işçi hakkında kısa süre içerisinde art arda tutanak düzenlenmeye başlanması durumunda her tutanağın içeriği dikkatle incelenmelidir.
Tutanak Tutulması İşçinin Kesin Olarak İşten Çıkarılacağı Anlamına Gelir mi?
Hayır. Tutanak tek başına iş sözleşmesini sona erdirmez. Tutanak yalnızca belirli bir olay hakkında düzenlenmiş belgedir. İşverenin daha sonra bu olayı fesih gerekçesi olarak kullanıp kullanmayacağı ayrıca değerlendirilir.
Ayrıca her davranış işten çıkarma için yeterli değildir. İşçinin davranışının ağırlığına göre uyarı, disiplin yaptırımı, geçerli nedenle fesih veya çok daha ağır durumlarda haklı nedenle derhal fesih gündeme gelebilir.
İşveren İstediği Gibi Tutanak Tutabilir mi?
İşveren işyerindeki olayları kayıt altına alabilir ancak düzenlenen tutanağın uyuşmazlık çıkması hâlinde mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerekir. Tutanakta olayın tarihi, saati, yeri, gerçekleşme biçimi ve olayı gören kişiler gibi bilgilerin somut olması önemlidir.
“İşçi sürekli problem çıkarıyor” gibi soyut ifadelerle düzenlenen belgeler ile “17 Ağustos 2026 tarihinde saat 10.20’de kendisine verilen X görevini yerine getirmeyi reddetti” şeklindeki somut bir tutanak aynı ispat değerine sahip olmayabilir.
Tutanakta Yazılan Her Şey Doğru Kabul Edilir mi?
Hayır. İşveren veya işveren çalışanları tarafından düzenlenen bir tutanak, içeriğinde yazan olayların otomatik olarak kesinleşmesini sağlamaz.
İşçi tutanakta anlatılan olayın gerçekleşmediğini, olayın farklı şekilde meydana geldiğini veya kendisine isnat edilen davranışın haklı bir nedeni bulunduğunu ileri sürebilir.
Uyuşmazlık mahkemeye taşınırsa tutanak diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
İşçi Gerçeğe Aykırı Tutanağı İmzalamalı mı?
İşçi, içeriğini kabul etmediği bir belgeyi “olayı kabul ediyorum” anlamına gelebilecek şekilde imzalamaktan kaçınmalıdır. Ancak yalnızca imzadan kaçınmak yerine tutanağa neden itiraz edildiğinin yazılı biçimde kayıt altına alınması çok daha önemlidir.
Belgenin yalnızca tebliğ alındığını göstermek amacıyla imzalanması gerekiyorsa somut koşullara göre “Tebellüğ ettim, içeriğini kabul etmiyorum” şeklinde çekince konulması düşünülebilir.
Böylece belgenin teslim alındığı kabul edilirken içeriğinin kabul edilmediği açıkça belirtilmiş olur.
İşçi Tutanağı İmzalamazsa Ne Olur?
İşçinin imzalamaması tutanağın otomatik olarak yok hükmünde olması sonucunu doğurmaz. İşveren, işçinin imzadan kaçındığını başka çalışanların imzasıyla kayıt altına alabilir.
Bu nedenle “İmzalamadım, artık tutanağın hiçbir önemi yok” düşüncesi doğru değildir.
Asıl önemli olan işçinin olayla ilgili kendi açıklamasını zamanında ve ispatlanabilir şekilde ortaya koymasıdır.
Tutanak İmzalanırken Şerh Düşülebilir mi?
Evet. İşçi tutanağı teslim aldığını göstermek amacıyla imzalarken içeriğine katılmadığını açıkça yazabilir.
Örneğin olayın niteliğine göre “Tebellüğ ettim, tutanakta belirtilen hususları kabul etmiyorum. Yazılı savunmamı ayrıca sunacağım.” şeklinde bir açıklama yapılabilir.
Bu yöntem özellikle işçinin kendisine sunulan belgeyi teslim aldığını ancak isnadı kabul etmediğini göstermesi açısından önemlidir.
İşveren Savunma İsterse İşçi Savunma Vermeli mi?
Genellikle savunma verilmesi işçinin kendi hukuki pozisyonunu ortaya koyması açısından son derece önemlidir. “Nasıl olsa kararlarını vermişler, savunma vermeyeceğim” yaklaşımı ileride işçinin aleyhine sonuç doğurabilir.
İş Kanunu m.19 uyarınca işçinin davranışı veya verimi ile ilgili geçerli nedenle fesihlerde işçinin hakkındaki iddialara karşı savunmasının alınması gerekir. (LEXPERA)
Savunma, işçinin olayın gerçek biçimini açıklayabileceği en önemli belgelerden biridir.
Savunma Nasıl Yazılmalıdır?
Savunma mümkün olduğunca sakin, kronolojik ve somut hazırlanmalıdır. İşçiye hangi fiilin isnat edildiği belirtilmeli, olayın gerçekte nasıl gerçekleştiği açıklanmalı ve varsa işçinin açıklamasını destekleyen belgeler belirtilmelidir.
Örneğin işçiye “17 Ağustos günü işe iki saat geç geldiniz” deniliyorsa ve işçi aslında yöneticisinin talimatıyla müşteri ziyaretine gitmişse bunu gösteren e-posta, mesaj veya görevlendirme kaydı belirtilmelidir.
Savunmanın amacı yalnızca “kabul etmiyorum” demek değil, işverenin iddiasına karşı alternatif ve ispatlanabilir olay anlatımını oluşturmaktır.
Savunmaya “Bütün Suçlamaları Kabul Etmiyorum” Yazmak Yeterli mi?
Her zaman yeterli olmayabilir. Mümkünse her iddiaya ayrı cevap verilmesi daha güçlü olacaktır.
İşveren üç farklı olay ileri sürüyorsa işçi bu üç olayın her birine ayrı ayrı açıklama getirmelidir.
Çünkü uyuşmazlık daha sonra mahkemeye taşındığında işçinin olaydan hemen sonra verdiği savunma önemli hâle gelebilir.
İşçi Savunmasında Kendi Aleyhine İfade Kullanırsa Ne Olur?
Savunma ileride işveren tarafından delil olarak kullanılabilir. Bu nedenle özellikle işten çıkarma ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda savunma aceleyle hazırlanmamalıdır.
“Evet yaptım ama herkes yapıyor” gibi kontrolsüz ifadeler, işverenin ileri sürdüğü olayın kabul edildiği şeklinde değerlendirilebilir.
Olay doğru değilse açıkça reddedilmeli; olay kısmen doğru ancak haklı bir açıklaması varsa bu açıklama somut şekilde belirtilmelidir.
İşveren Savunmayı Önceden Hazırlayıp İşçiye İmzalatabilir mi?
İşçinin kendi savunması yerine işveren tarafından hazırlanmış bir metnin imzalatılması ciddi uyuşmazlıklara yol açabilir.
İşçi kendisinin söylemediği, kabul etmediği veya gerçeği yansıtmayan ifadelerin bulunduğu bir savunmayı imzalamamalıdır.
İşçinin kendi açıklamasını kendisinin oluşturması hukuki açıdan çok daha güvenlidir.
Savunma İçin İşçiye Süre Verilmeli mi?
Savunmanın gerçek anlamda kullanılabilir olması gerekir. İşçiye iddiaları değerlendirme ve cevap verme konusunda makul fırsat tanınması önemlidir. Nitekim yakın tarihli bir Bölge Adliye Mahkemesi kararında işçiye verilen savunma süresi tamamlanmadan sözleşmenin feshedilmesi geçersiz fesih sonucuyla ilişkilendirilmiştir. (Yargı)
Dolayısıyla savunma isteminin yalnızca şeklen hazırlanıp fesih kararının önceden uygulanması işveren açısından ciddi hukuki risk yaratabilir.
İşveren Arka Arkaya Tutanak Tutuyorsa Ne Yapılmalı?
Bu durumda işçi her tutanağı bağımsız şekilde değerlendirmeli ve mümkünse her birine yazılı cevap vermelidir. Özellikle kısa süre içerisinde çok sayıda tutanak düzenleniyorsa işçinin kendi delil dosyasını oluşturmaya başlaması önemlidir.
Önceki performans değerlendirmeleri, teşekkür veya başarı e-postaları, prim kayıtları, görev yazıları, yöneticilerin mesajları ve çalışma düzenini gösteren hukuka uygun belgeler korunabilir.
Çünkü işveren daha sonra “uzun süredir devam eden performans ve davranış sorunları” iddiasında bulunabilir.
İşveren Performans Düşüklüğü Nedeniyle Tutanak Tutabilir mi?
Performans düşüklüğü iddiası tek başına her durumda fesih için yeterli olmayabilir. Performans değerlendirmesinin objektif, ölçülebilir ve işin niteliğine uygun kriterlere dayanıp dayanmadığı önemlidir.
İşverenin yıllarca yüksek performans verdiği bir çalışanı aniden hiçbir objektif veri olmadan “performansı yetersiz” şeklinde değerlendirmesi uyuşmazlık konusu olabilir.
İşçinin Davranışı Nedeniyle Fesihte Savunma Alınması Zorunlu mu?
İş Kanunu m.19 kapsamında işçinin davranışı veya verimi nedeniyle yapılacak geçerli fesihlerde savunma alınması gerekmektedir. İşveren ayrıca fesih bildirimini yazılı yapmalı ve fesih sebebini açık ve kesin şekilde belirtmelidir. (LEXPERA)
Savunma alınmadan yapılan fesih bu kapsamda fesih geçerliliği açısından önemli sorun yaratabilir.
İş Kanunu 25/II Kapsamında Savunma Alınması Zorunlu mu?
Burada önemli bir ayrım bulunmaktadır. İşveren İş Kanunu m.25/II kapsamındaki ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle haklı fesih yaptığını ileri sürüyorsa, İş Kanunu m.19’daki savunma zorunluluğu aynı şekilde uygulanmaz. Yargıtay uygulamasında da 25/II kapsamındaki haklı nedenle derhal fesihlerde önceden savunma alınmasının zorunlu olmadığı kabul edilmektedir. (LEXPERA)
Ancak bu durum işverenin ileri sürdüğü olayın gerçekten haklı fesih ağırlığında olduğunu ispatlama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Bir Tutanakla İşçi Tazminatsız Çıkarılabilir mi?
“Bir tutanak varsa tazminatsız fesih yapılabilir” şeklinde genel bir kural yoktur.
Önemli olan tutanak sayısı değil, işçinin gerçekleştirdiği ileri sürülen fiilin niteliğidir.
Bazı davranışlar tek olayla dahi İş Kanunu m.25/II kapsamında haklı fesih oluşturabilecek ağırlıkta olabilirken bazı davranışlarda önce uyarı veya davranışın tekrarlanması önem taşıyabilir.
Örneğin görevini yapmamakta ısrar nedeniyle haklı fesih bakımından görev hatırlatmasının ve ısrar unsurunun somutlaştırılması önemlidir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın açıklamalarında da m.25/II-h kapsamında uyarıların tutanakla tespit edilmesine dikkat çekilmektedir.
Kaç Tutanaktan Sonra İşten Çıkarılır?
İş hukukunda “3 tutanak tutulursa işçi otomatik olarak çıkarılır” şeklinde genel bir kural bulunmamaktadır.
Bu oldukça yaygın ancak yanlış bir inanıştır.
On tane önemsiz tutanak haklı fesih oluşturmayabileceği gibi çok ağır tek bir davranış somut koşullara göre haklı fesih sebebi oluşturabilir.
Dolayısıyla sayıdan çok olayların niteliği, sürekliliği ve ağırlığı önemlidir.
Aynı Olay İçin Birden Fazla Tutanak Düzenlenebilir mi?
İşveren aynı olay hakkında farklı kişilerin tespitlerini alabilir. Ancak aynı olayın çok sayıda belgeye dönüştürülmesi olayın gerçekliğini otomatik olarak kanıtlamaz.
Belgelerin kim tarafından, ne zaman ve hangi bilgiye dayanılarak düzenlendiği önemlidir.
Tutanakları Hep Aynı Kişiler İmzalıyorsa Ne Olur?
Bu durum tek başına tutanakları geçersiz hâle getirmez. Ancak uyuşmazlıkta tutanak tanıklarının olayları gerçekten görüp görmedikleri ve anlatımlarının tutarlı olup olmadığı değerlendirilebilir.
İşveren tanıkları da diğer deliller gibi mahkeme tarafından değerlendirilir.
Kamera Kayıtları Tutanaktaki İddiayı Çürütüyorsa Ne Yapılmalı?
İşçi, uyuşmazlık açısından önemli kamera kayıtlarının bulunduğunu düşünüyorsa bunların kaybolmasını önlemek amacıyla zamanında hukuki girişimde bulunmayı değerlendirmelidir.
Kamera kayıtlarının saklama süreleri sınırlı olabileceğinden aylar sonra dava açıldığında kayıtlar mevcut olmayabilir.
Bu nedenle kritik deliller bakımından hızlı hareket edilmesi önemlidir.
E-Postalar ve Mesajlar Delil Olabilir mi?
Hukuka uygun elde edilmiş e-postalar ve mesaj kayıtları işçinin savunmasını destekleyebilir.
Örneğin işveren “işçi görevi yerine getirmedi” derken yöneticinin aynı gün işçiye “bu işi şimdilik durdur” şeklinde mesaj göndermiş olması son derece önemli olabilir.
Bu tür kayıtların orijinal hâllerinin korunması gerekir.
İşçi Tutanaklar Nedeniyle İstifa Etmeli mi?
Çoğu durumda aceleyle istifa etmek ciddi hak kaybı yaratabilir. İşverenin işçiyi çıkarmak için dosya oluşturduğunu düşünen çalışanın öfkeyle “o zaman ben çıkıyorum” diyerek istifa etmesi daha sonra kıdem, ihbar veya işe iade hakları bakımından önemli sorunlara yol açabilir.
İşçinin haklı fesih sebebi bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmeden istifa kararı verilmemelidir.
İşveren “İstifa Dilekçesini İmzala, Yoksa Siciline İşler” Derse Ne Yapılmalı?
İşçi kendi özgür iradesiyle istifa etmiyorsa istifa dilekçesi imzalamak konusunda son derece dikkatli olmalıdır.
İşveren tarafından gerçekleştirilecek fesih ile işçinin kendi istifası hukuken farklı sonuçlar doğurabilir.
Özellikle “tüm haklarımı aldım”, “işverenden hiçbir alacağım yoktur” veya “kendi isteğimle ayrılıyorum” şeklindeki belgeler okunmadan imzalanmamalıdır.
İşveren Fesih Bildiriminde Sebebi Açıkça Yazmak Zorunda mı?
İş güvencesi kapsamındaki fesihlerde İş Kanunu m.19 uyarınca işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin şekilde belirtmek zorundadır. (LEXPERA)
“Görülen lüzum üzerine” veya son derece belirsiz ifadeler fesih uyuşmazlığında sorun yaratabilir.
İşveren Fesih Sebebini Sonradan Değiştirebilir mi?
Fesih bildiriminin açık ve kesin olması gerekliliği nedeniyle işverenin fesih gerekçesi uyuşmazlığın merkezindedir. Mahkeme önünde fesih bildiriminin içeriği ve işverenin gerçekten hangi sebebe dayandığı değerlendirilir.
Bu nedenle işçi fesih bildiriminin bir örneğini mutlaka saklamalıdır.
Tutanaklar Gerçeğe Aykırıysa İşe İade Davası Açılabilir mi?
İşçi iş güvencesi kapsamındaysa ve diğer kanuni koşullar mevcutsa fesih sebebinin geçerli olmadığı iddiasıyla işe iade süreci başlatılabilir.
İş Kanunu m.20 uyarınca işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içerisinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmalıdır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa son tutanağın düzenlenmesinden itibaren iki hafta içerisinde iş mahkemesinde dava açılabilir. (LEXPERA)
Bu sürelerin kaçırılması ciddi hak kaybına neden olabilir.
İşe İade İçin Her İşçi Başvurabilir mi?
Hayır. İş güvencesinin koşulları ayrıca değerlendirilmelidir. Genel olarak belirsiz süreli iş sözleşmesi, gerekli kıdem, işyerindeki çalışan sayısı ve işveren vekili statüsü gibi kriterler önem taşır.
Dolayısıyla feshedilen her işçi otomatik olarak işe iade davası açma hakkına sahip değildir.
Haksız Fesihte Kıdem Tazminatı Alınabilir mi?
İşçinin kıdem tazminatına hak kazanma koşulları mevcutsa ve işverenin ileri sürdüğü tazminatsız haklı fesih sebebi ispatlanamıyorsa kıdem tazminatı talebi gündeme gelebilir.
Özellikle işverenin İş Kanunu m.25/II’ye dayanarak tazminatsız fesih yaptığı dosyalarda, ileri sürülen fiilin gerçekten bu ağırlıkta olup olmadığı önemlidir.
İhbar Tazminatı Talep Edilebilir mi?
Fesih şekline ve koşullarına göre ihbar tazminatı talebi de gündeme gelebilir. İşveren haklı nedenle derhal fesih yaptığını ileri sürmesine rağmen haklı sebebi ispatlayamazsa ihbar tazminatı bakımından sonuç doğabilir.
Ödenmeyen Fazla Mesai ve Diğer İşçilik Alacakları da İstenebilir mi?
Fesih uyuşmazlığından bağımsız olarak işçinin ödenmemiş ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil veya kullanılmayan yıllık izin gibi alacakları varsa bunlar da şartları kapsamında talep edilebilir.
Bu taleplerin ispat yöntemleri birbirinden farklı olabilir.
İşçilik Alacakları İçin Önce Arabuluculuk Gerekir mi?
Evet. İşçilik alacaklarına ilişkin dava açılmadan önce kanundaki dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da iş sözleşmesi sona eren işçilerin tazminat taleplerinde arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olduğunu belirtmektedir.
İşten Çıkarılacağını Düşünen İşçi Hangi Delilleri Saklamalı?
İşçinin hukuka uygun şekilde erişebildiği performans değerlendirmeleri, bordrolar, görev tanımları, çalışma çizelgeleri, izin kayıtları, kurumsal e-postalar, kendisine gönderilen uyarılar, savunma istemleri, tutanaklar ve fesih bildirimi önemli olabilir.
Ancak işçinin şirketin ticari sırlarını veya erişim yetkisi bulunmayan verileri hukuka aykırı şekilde ele geçirmemesi gerekir.
Delil toplamak amacıyla ayrıca hukuka aykırı davranılması farklı hukuki sorunlar yaratabilir.
İşverenin Tutanaklarla Fesih Dosyası Hazırladığı Nasıl Anlaşılır?
Daha önce hiçbir disiplin problemi bulunmayan işçiye kısa süre içerisinde çok sayıda savunma istemi gönderilmesi, küçük olayların sürekli tutanak altına alınması, geçmiş performans değerlendirmelerinin aniden değiştirilmesi ve işçinin görevlerinin belirsizleştirilmesi bazı durumlarda fesih hazırlığına işaret edebilir.
Ancak bunların hiçbiri tek başına işverenin kötü niyetli olduğunu kanıtlamaz. Her olay kendi koşullarında değerlendirilmelidir.
İşçi Tutanak Tutulduğunda En Kritik 10 Adım
- Tutanağın bir örneğini istemek ve mümkünse saklamak.
- İçeriği doğru değilse kabul anlamına gelebilecek şekilde imzalamamak.
- Gerekirse “tebellüğ ettim, içeriğini kabul etmiyorum” şeklinde çekince koymak.
- Savunma istenmişse süresinde ve ayrıntılı savunma vermek.
- Olayın tarihini, saatini ve gerçekte nasıl gerçekleştiğini yazmak.
- Kendi açıklamasını destekleyen hukuka uygun delilleri korumak.
- İşverenin hazırladığı gerçeğe aykırı savunma veya istifa metnini imzalamamak.
- Öfkeyle istifa etmemek.
- Fesih yapılırsa fesih bildirimini ve çıkış belgelerini saklamak.
- İşe iade gündeme geliyorsa bir aylık arabuluculuk başvuru süresini kaçırmamak.
Örnek Olay: İşveren 15 Gün İçinde 5 Tutanak Düzenledi
Bir çalışan sekiz yıldır aynı şirkette çalışmakta ve önceki yıllarda herhangi bir disiplin cezası bulunmamaktadır. Yönetici değişikliğinden sonra iki hafta içerisinde geç kalma, performans düşüklüğü ve verilen görevi yapmama iddialarıyla beş farklı tutanak düzenlenmiştir.
İşçi bu tutanakları cevapsız bırakmamalıdır. Her olay bakımından kendi açıklamasını yazılı şekilde vermesi, önceki performans kayıtlarını koruması ve iddialarla çelişen e-posta veya diğer hukuka uygun kayıtları saklaması önemlidir.
Daha sonra fesih yapılırsa tutanakların gerçek olaylara mı dayandığı yoksa fesih için dosya oluşturmak amacıyla mı düzenlendiği bütün deliller birlikte değerlendirilerek incelenebilir.
Örnek Olay: “Görevini Yapmadı” Tutanaklarıyla Tazminatsız Fesih
İşveren işçinin görevlerini yerine getirmediğini ileri sürerek İş Kanunu m.25/II-h kapsamında tazminatsız fesih yapmıştır. Ancak işçiye daha önce bireysel ve somut şekilde hangi görevin yapılması gerektiğinin hatırlatılmadığı ortaya çıkmıştır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 22 Ekim 2025 tarihli bir kararında, tüm çalışanlara gönderilen ortak e-postanın işçiye özel ve somut hatırlatma niteliğinde olmadığı değerlendirilmiş; somut olayda davranışın geçerli fesih sebebi olabilse bile haklı fesih oluşturmadığı sonucuna ulaşılmıştır. (EREN HUKUK)
Bu ayrım önemlidir; çünkü bir davranışın fesih için belirli ölçüde geçerli neden oluşturması ile kıdem ve ihbar tazminatlarını ortadan kaldıracak ağırlıkta haklı neden oluşturması aynı şey değildir.
Sıkça Sorulan Sorular
İşveren hakkımda tutanak tuttu, işten çıkarabilir mi?
Tutanak tutulması tek başına feshi haklı veya geçerli hâle getirmez. Tutanaktaki olayın gerçekliği ve fesih için yeterli ağırlıkta olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Kaç tutanaktan sonra işçi işten çıkarılır?
Kanunda “3 tutanak” veya başka sabit bir sayı bulunmamaktadır. Önemli olan olayın niteliği ve ağırlığıdır.
Gerçeğe aykırı tutanağı imzalamalı mıyım?
İçeriğini kabul etmiyorsanız kabul anlamına gelebilecek şekilde imzalamamak; gerekiyorsa yalnızca tebellüğ edildiğini ve içeriğin kabul edilmediğini açıkça belirtmek önemlidir.
Tutanağı imzalamazsam geçersiz olur mu?
Hayır. İşveren imzadan kaçındığınızı ayrıca tutanak altına alabilir.
Savunma vermemek daha mı iyi?
Çoğu durumda hayır. Savunma, olayın sizin tarafınızdan nasıl gerçekleştiğinin kayıt altına alınması için önemli bir fırsattır.
İşveren arka arkaya tutanak tutuyorsa istifa etmeli miyim?
Aceleyle istifa etmek önemli hak kayıplarına neden olabilir. Önce hukuki durum değerlendirilmelidir.
Savunma alınmadan işten çıkarılabilir miyim?
İşçinin davranışı veya verimine dayalı geçerli fesihlerde İş Kanunu m.19 kapsamında savunma alınması gerekir. Ancak m.25/II kapsamındaki haklı nedenle derhal fesihlerde aynı zorunluluk bulunmamaktadır. (LEXPERA)
Tutanaklar sahte veya gerçeğe aykırıysa ne yapabilirim?
Yazılı şekilde itiraz etmek, kendi savunmanızı vermek ve olayın gerçeğini gösteren hukuka uygun delilleri korumak önemlidir.
Haksız çıkarılırsam işe iade için ne kadar sürem var?
İş güvencesi kapsamındaki işçi fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalıdır. Anlaşma olmazsa son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava açılabilir. (LEXPERA)
Tutanakla tazminatsız işten çıkarılırsam kıdem tazminatı isteyebilir miyim?
İşverenin ileri sürdüğü haklı fesih sebebi ispatlanamazsa ve diğer koşullar mevcutsa kıdem ve fesih şekline göre ihbar tazminatı talepleri gündeme gelebilir.
Sonuç: Tutanak Tutulmaya Başlandığında En Büyük Hata Sessiz Kalmak veya Hemen İstifa Etmektir
İşverenin işçi hakkında tutanak tutması tek başına işçinin kusurlu olduğunu veya tazminatsız şekilde işten çıkarılabileceğini göstermez. İş uyuşmazlığında önemli olan tutanağın sayısı değil, tutanakta belirtilen olayın gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği, işçinin davranışının ağırlığı ve işverenin fesih için kanunda öngörülen koşulları yerine getirip getirmediğidir.
Özellikle işverenin kısa süre içerisinde arka arkaya tutanak düzenlediği durumlarda işçinin her belgeye karşı kendi olay anlatımını oluşturması önemlidir. İşçi tutanağı cevapsız bırakmamalı, savunma talep edilmişse savunmasını ayrıntılı şekilde vermeli ve iddiaları çürütebilecek hukuka uygun delilleri korumalıdır.
İşverenin hazırladığı tutanakların yanında işçinin savunmaları da ileride açılabilecek davanın dosyasına girebilir. Bu nedenle savunmalar yalnızca formalite olarak görülmemelidir.
Fesih gerçekleştiğinde ise süreler özellikle önem kazanır. İş güvencesi kapsamındaki bir işçinin işe iade talep etmesi hâlinde fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir aylık arabuluculuk süresinin kaçırılmaması gerekir. (LEXPERA)
Sonuç olarak işverenin işten çıkarma amacıyla tutanak oluşturduğu düşünülen bir durumda en güvenli yaklaşım; tutanaklara zamanında itiraz etmek, ayrıntılı savunma vermek, delilleri korumak, istifa veya ibraname gibi belgeleri kontrol etmeden imzalamamak ve fesih gerçekleştiğinde kanuni süreler içinde hukuki süreci başlatmaktır.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İşten Çıkarma ve İşçilik Alacakları
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; işveren tarafından tutanak tutulması, savunma süreçleri, haksız ve geçersiz fesih, tazminatsız işten çıkarma, işe iade, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ve diğer işçilik alacaklarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin ve Türkiye genelinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




