
Yeni Malik İhtiyacı Nedeniyle Tahliye Davası Açma Süresi Kaçırılırsa Ne Olur? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Boş Tarihli Tahliye Taahhütnamesi Geçerli midir? Kiracı Nasıl İtiraz Edebilir? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Tahliye taahhütnamesindeki imzanın kiracıya ait olmadığı iddiası, tahliye taahhüdüne dayalı icra takibi ve tahliye davalarında sonucu doğrudan etkileyebilecek en önemli uyuşmazlıklardan biridir. Türk Borçlar Kanunu’nun 352. maddesine göre kiracı, kiralananın teslim edilmesinden sonra kiraya verene karşı kiralananı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlenmiş ancak taşınmazı boşaltmamışsa, kiraya veren kanunda belirtilen süre içerisinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle kira sözleşmesini sona erdirebilir.
Ancak ortada gerçekten kiracı tarafından verilmiş bir tahliye taahhüdü bulunmalıdır. Kiracı “Bu imza bana ait değil, ben böyle bir tahliye taahhütnamesi imzalamadım” diyorsa imza uyuşmazlığı ortaya çıkar. Böyle bir durumda kiraya verenin elindeki belgenin tahliye için kullanılabilirliği, takip edilen hukuki yola ve imzanın ispatına bağlı hâle gelir.
Kiracı bakımından ise imza kendisine ait değilse iddianın süresinde ve doğru usulle ileri sürülmesi kritik önemdedir. “Ben imzalamadım” denilerek icra dosyasının görmezden gelinmesi ciddi hak kaybına yol açabilir.
Tahliye Taahhütnamesinin Geçerli Olması İçin Hangi Şartlar Gerekir?
TBK m.352/1 kapsamında tahliye taahhüdüne dayanılabilmesi için temel olarak kiracının kiralananın teslim edilmesinden sonra taşınmazı belirli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlenmiş olması gerekir.
Dolayısıyla geçerli bir tahliye taahhüdünde özellikle belgenin yazılı olması, kiracıdan kaynaklanması, tahliye iradesinin bulunması, tahliye tarihinin belirlenebilir olması ve taahhüdün kiralananın tesliminden sonra verilmiş olması önem taşır.
Uygulamada en fazla uyuşmazlık çıkan konular ise imzanın kiracıya ait olup olmadığı, belgenin ne zaman imzalandığı ve tarih bölümlerinin sonradan doldurulup doldurulmadığıdır.
İmza Kiracıya Ait Değilse Tahliye Taahhütnamesi Geçerli midir?
Kiracı tarafından hiç imzalanmamış ve kiracının iradesini yansıtmayan sahte bir belge, kiracı bakımından geçerli bir tahliye taahhüdü oluşturmaz.
Başka bir ifadeyle bir kişinin:
“Kiracı zaten çıkmıyor, onun yerine imza atıp tahliye taahhüdü düzenleyelim.”
şeklinde hareket ederek geçerli bir tahliye hakkı yaratması mümkün değildir.
Ancak kiracının yalnızca “İmza benim değil” demesiyle her dosyada uyuşmazlık otomatik olarak sona ermez. İmza itirazının hangi aşamada yapıldığı ve imzanın aidiyetinin hangi yargılama usulünde inceleneceği önemlidir.
Kiracı İmzaya İtiraz Ederse Ne Olur?
Kiraya veren tahliye taahhütnamesine dayanarak icra yoluyla tahliye süreci başlatmışsa kiracı kendisine gönderilen tahliye emrine karşı kanuni süresi içerisinde itiraz edebilir.
Kiracı imzayı kabul etmiyorsa bunu açık biçimde ileri sürmelidir.
Örneğin:
“Takibe dayanak tahliye taahhütnamesindeki imza tarafıma ait değildir.”
şeklindeki imza inkârı, yalnızca borca veya tahliyeye genel itirazdan farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
İmzanın açıkça inkâr edilmesi hâlinde kiraya verenin başvuracağı hukuki yol ve ispat yükü bakımından önemli sonuçlar ortaya çıkar.
Kiracı “İmzayı Ben Atmadım” Derse Ev Sahibi Ne Yapmalıdır?
Kiraya veren öncelikle elindeki tahliye taahhütnamesinin niteliğini değerlendirmelidir. Özellikle belgenin noterlikçe düzenlenip düzenlenmediği, adi yazılı belge olup olmadığı ve kiracının imzaya açıkça itiraz edip etmediği önemlidir.
Adi yazılı bir tahliye taahhütnamesindeki imzanın kiracı tarafından inkâr edilmesi hâlinde, uyuşmazlığın çözümünde imzanın gerçekten kiracıya ait olup olmadığının ispatlanması gerekebilir.
Bu nedenle kiraya verenin sadece fotokopi üzerinden hareket etmesi yerine belgenin aslını koruması son derece önemlidir.
İmzaya İtiraz Edilirse İcra Takibi Durur mu?
Tahliye taahhüdüne dayalı ilamsız tahliye takibinde kiracının süresinde yaptığı itiraz takibi durdurabilir. Bundan sonra kiraya verenin tahliyeyi gerçekleştirebilmesi için itirazın hukuki etkisini ortadan kaldıracak uygun yola başvurması gerekir.
Ancak hangi yolun kullanılacağı belgenin niteliğine göre değişebilir.
Özellikle adi yazılı tahliye taahhütnamesindeki imza açıkça inkâr edilmişse doğrudan icra hukuk mahkemesinde sonuç alınabileceği varsayımıyla hareket edilmemelidir.
İmza İnkârında İtirazın Kaldırılması İstenebilir mi?
Burada tahliye taahhütnamesinin niteliği önem kazanır.
Kiracının adi yazılı tahliye taahhütnamesindeki imzayı açıkça inkâr ettiği durumlarda kiraya verenin itirazın kaldırılması yolundan sonuç alıp alamayacağı, İcra ve İflas Kanunu hükümleri çerçevesinde belgenin niteliğine bağlıdır.
Uygulamada imzası inkâr edilen adi tahliye taahhüdü nedeniyle uyuşmazlığın genel mahkemede görülmesi gerekebilir.
Bu nedenle kiraya veren açısından “itiraz geldi, doğrudan icra mahkemesine giderim” yaklaşımı her dosyada doğru değildir.
İmza Noterde Atılmışsa Durum Değişir mi?
Evet. Tahliye taahhütnamesinin noterlikçe düzenlenmiş veya imzası noterlikçe tasdik edilmiş olması, adi yazılı belgeye kıyasla imza uyuşmazlığı bakımından önemli farklılık yaratabilir.
Noterlik işlemi nedeniyle imzanın inkârı ve belgenin ispat gücü farklı hukuki kurallara tabi olabilir.
Bu nedenle özellikle yüksek kira bedelli konut ve işyeri kiralarında tahliye taahhüdünün usulüne uygun şekilde düzenlenmesi ileride yaşanabilecek imza uyuşmazlıklarını önemli ölçüde azaltabilir.
Tahliye Taahhütnamesinin Fotokopisiyle İmza İncelemesi Yapılabilir mi?
İmza aidiyeti uyuşmazlıklarında belgenin aslı son derece önemlidir.
Fotokopi, taranmış PDF veya WhatsApp üzerinden gönderilmiş görüntü üzerinden sağlıklı grafolojik inceleme yapılması her zaman mümkün olmayabilir. Çünkü imzanın basıncı, çizgi özellikleri, kalem hareketleri ve belgenin fiziksel özellikleri açısından asıl belge önem taşır.
Bu nedenle tahliye taahhütnamesinin aslının kaybedilmemesi gerekir.
İmza İncelemesi Nasıl Yapılır?
Uyuşmazlık mahkemeye taşındığında imzanın kiracıya ait olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi gündeme gelebilir.
İncelemede uyuşmazlık konusu imza, kiracının aidiyeti konusunda güvenilir karşılaştırma imzalarıyla kıyaslanabilir.
Banka belgeleri, noterlik işlemlerindeki imzalar, resmî kurumlarda bulunan belgeler veya dava dosyasında usulüne uygun şekilde alınabilecek imza örnekleri somut olayın özelliklerine göre karşılaştırmada kullanılabilir.
Ancak imza incelemesi yalnızca çıplak gözle:
“Bence benziyor.”
şeklinde yapılmaz.
Teknik değerlendirme gerekebilir.
Mahkeme Kiracının İmza Örneklerini Alabilir mi?
İmzanın aidiyetinin belirlenmesi gerekiyorsa karşılaştırmaya elverişli imza örneklerinin temin edilmesi gündeme gelebilir.
Mahkeme, uyuşmazlığın çözümü bakımından gerekli gördüğü hâllerde kişinin mukayese imzalarının bulunduğu belgeleri değerlendirebilir ve bilirkişi incelemesine başvurabilir.
Önemli olan karşılaştırılacak imzaların gerçekten ilgili kişiye ait olduğunun güvenilir biçimde belirlenebilmesidir.
Bankadaki İmzalar Karşılaştırma İçin Kullanılabilir mi?
Somut olayın şartlarına göre kullanılabilir. Özellikle kişinin imza aidiyeti konusunda güvenilir ve uyuşmazlık tarihine yakın belgeleri karşılaştırma açısından önem taşıyabilir.
Banka sözleşmeleri, noter belgeleri, resmî başvurular ve diğer güvenilir belgeler bu nedenle gündeme gelebilir.
Ancak hangi belgelerin bilirkişi incelemesine esas alınacağına yargılama makamı karar verir.
Bilirkişi “İmza Kiracıya Aittir” Derse Ne Olur?
Bilirkişi incelemesinde imzanın kiracıya ait olduğu yönünde kanaat ortaya çıkması, kiraya verenin iddiasını önemli ölçüde güçlendirebilir.
Ancak bilirkişi raporu mahkemenin yerine geçen bir karar değildir. Mahkeme raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir.
Kiracı da raporun yöntemine veya sonucuna ilişkin hukuki itirazlarını ileri sürebilir.
Bilirkişi “İmza Kiracıya Ait Değildir” Derse Ne Olur?
Bu durumda tahliye taahhüdünün kiracı tarafından verilmediği iddiası ciddi biçimde güçlenir.
Mahkeme de imzanın kiracıya ait olmadığı sonucuna ulaşırsa söz konusu belgeye dayanılarak tahliye kararı verilmesi mümkün olmayabilir.
Ayrıca belgenin sahte olarak oluşturulduğu yönünde yeterli şüphe bulunması hâlinde olay yalnızca kira hukuku bakımından değil, ceza hukuku bakımından da sonuç doğurabilir.
Sahte Tahliye Taahhütnamesi Düzenlemek Suç mudur?
Somut olayın özelliklerine göre ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.
Bir kişinin imzasının taklit edilerek onun adına hukuki sonuç doğuracak belge hazırlanması, belgenin niteliğine ve kullanım şekline göre Türk Ceza Kanunu kapsamındaki belgede sahtecilik hükümleri açısından değerlendirilebilir.
Özellikle sahte olduğu bilinen belgenin icra takibinde veya mahkemede kullanılması ayrıca ciddi sonuçlara yol açabilir.
Ancak her imza inkârı otomatik olarak sahtecilik suçu bulunduğu anlamına gelmez.
Kiracı:
“Bu imza benim değil.”
dedi diye doğrudan karşı tarafın suç işlediği kabul edilemez. Öncelikle imzanın aidiyeti ve belgenin nasıl ortaya çıktığı araştırılmalıdır.
Kiracı Sahte İmza Nedeniyle Savcılığa Şikâyet Edebilir mi?
Belgedeki imza gerçekten kiracıya ait değilse ve başkası tarafından sahte şekilde oluşturulduğuna ilişkin somut şüphe bulunuyorsa savcılığa suç duyurusu yapılması gündeme gelebilir.
Ancak ceza soruşturması ile tahliye uyuşmazlığı birbirinden farklı süreçlerdir.
Savcılığa şikâyet edilmiş olması tahliye veya hukuk dosyasının her durumda otomatik olarak sona ereceği ya da bekleyeceği anlamına gelmez. Hukuk mahkemesinin ceza soruşturmasının sonucunu bekleyip beklemeyeceği somut dosyaya göre değerlendirilir.
Ev Sahibi İmzanın Sahte Olduğunu Bilmiyorsa Ne Olur?
Bu durum özellikle taşınmaz yönetiminin emlakçı veya başka kişiler aracılığıyla yürütüldüğü olaylarda ortaya çıkabilir.
Örneğin emlakçı ev sahibine:
“Kiracı tahliye taahhüdünü imzaladı.”
diyerek belge vermiş ancak daha sonra imzanın kiracıya ait olmadığı anlaşılmış olabilir.
Bu durumda ev sahibinin sahtecilik fiilinden cezai sorumluluğu bakımından belgeyi kimin oluşturduğu ve ev sahibinin sahte olduğunu bilip bilmediği önemlidir.
Bununla birlikte sahte olduğu anlaşılan belgenin tahliye amacıyla kullanılmaya devam edilmesi ayrıca değerlendirilmelidir.
Emlakçı Kiracının Yerine İmza Attıysa Ne Olur?
Kiracının açık ve hukuken geçerli şekilde temsil edildiği özel durumlar bir yana, emlakçının kendi başına kiracı adına tahliye taahhüdü imzalaması kiracının kişisel tahliye iradesinin yerine geçmez.
Emlakçının kiracının imzasını taklit etmesi ise daha ciddi hukuki ve cezai sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle tahliye taahhüdünün kim tarafından imzalandığı mutlaka açık olmalıdır.
Kiracının Eşi İmzaladıysa Tahliye Geçerli Olur mu?
Bu konu özellikle aile konutu ve kira sözleşmesinin tarafları bakımından dikkatle incelenmelidir.
Kira sözleşmesinin tarafı yalnızca bir eş ise diğer eşin kendi adına attığı imza otomatik olarak kiracı eşin tahliye taahhüdü anlamına gelmez.
Ayrıca aile konutu niteliğindeki taşınmazlarda TBK m.349 ve Türk Medeni Kanunu hükümleri de somut olay bakımından önem kazanabilir.
Dolayısıyla:
“Kiracı imzalamadı ama eşi imzaladı, yeterlidir.”
şeklinde genel bir sonuca varılması doğru değildir.
Birden Fazla Kiracı Varsa Tek Kiracının İmzası Yeterli midir?
Birden fazla kişinin birlikte kiracı olduğu sözleşmelerde tahliye taahhüdünün kimler tarafından verildiği özellikle önemlidir.
Örneğin kira sözleşmesinde hem eş A hem eş B kiracı olarak görünüyorsa yalnızca A’nın imzaladığı tahliye taahhüdünün bütün kira ilişkisini sona erdirmek için yeterli olup olmadığı somut sözleşme ve taraf yapısı üzerinden değerlendirilmelidir.
Bu nedenle çok kiracılı sözleşmelerde bütün kiracıların imzalarının bulunması uyuşmazlık riskini azaltır.
Şirket Kiracıysa Tahliye Taahhüdünü Kim İmzalamalıdır?
Kiracı bir limited veya anonim şirket ise tahliye taahhüdünün şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi veya kişiler tarafından imzalanması gerekir.
İmzanın fiziksel olarak şirket müdürüne ait olması tek başına yeterli olmayabilir; imzayı atan kişinin şirketi bu işlem bakımından temsil yetkisinin bulunup bulunmadığı da incelenmelidir.
Özellikle çift imza ile temsil edilen şirketlerde tek kişinin imzasıyla verilen taahhüt ciddi uyuşmazlık yaratabilir.
İmza Kiracıya Ait Ama Tarih Sonradan Doldurulduysa Ne Olur?
Bu durum imza sahteciliğinden farklıdır ve uygulamada son derece sık görülür.
Kiracı:
“İmza benim ama belgeyi boş olarak imzaladım; tarihleri ev sahibi sonradan doldurdu.”
diyebilir.
Bu durumda uyuşmazlık artık yalnızca imzanın aidiyeti değil, belgenin hangi şartlarda teslim edildiği ve sonradan doldurulmasının hukuki sonucu üzerinde yoğunlaşır.
Yargıtay uygulamasında boş olarak imzalanıp karşı tarafa teslim edilen belgelerin sonradan doldurulmasına ilişkin uyuşmazlıklarda ispat kuralları ayrıca önem taşımaktadır.
Dolayısıyla “imza benim” kabulü ile “imza benim değil” savunması aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Kira Sözleşmesiyle Aynı Gün İmzalanan Tahliye Taahhüdü Geçerli midir?
TBK m.352/1, tahliye taahhüdünün kiralananın teslim edilmesinden sonra verilmesini arar.
Bunun nedeni kiracının kira sözleşmesini kurabilmek için baskı altında tahliye taahhüdü vermesinin önlenmesidir.
Bu nedenle tahliye taahhüdünün kira sözleşmesiyle aynı anda ve kiralanan teslim edilmeden önce alındığı ispatlanabiliyorsa geçerlilik tartışması doğabilir.
Ancak belgede daha sonraki bir düzenleme tarihi bulunuyorsa ispat meselesi ayrıca önem kazanır.
Kiracı “Tarihi Sonradan Attılar” Diyorsa Nasıl İspatlar?
Bu iddia uygulamada oldukça zordur.
Kiracının elinde WhatsApp yazışmaları, e-postalar, belgenin fotoğrafı, tanık anlatımları veya belgenin kira sözleşmesi sırasında boş şekilde alındığını gösteren başka hukuka uygun deliller bulunabilir.
Ancak hangi delille hangi iddianın ispatlanabileceği HMK’daki ispat ve senede karşı senet kuralları kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yalnızca:
“Ben öyle hatırlıyorum.”
şeklindeki açıklamanın yeterli olacağı varsayılmamalıdır.
Tahliye Taahhütnamesinde Parmak İzi Varsa Ne Olur?
Parmak izi içeren belgelerde de aidiyet uyuşmazlığı teknik incelemeye konu olabilir.
Ancak parmak izi bulunması belgenin diğer geçerlilik şartlarını otomatik olarak tamamlamaz. Taahhüdün teslimden sonra verilmiş olması, tahliye iradesi ve diğer şartlar ayrıca değerlendirilir.
Elektronik İmzalı Tahliye Taahhüdü Geçerli Olabilir mi?
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu ve TBK’nın yazılı şekle ilişkin hükümleri çerçevesinde güvenli elektronik imzanın hukuki sonuçları bulunmaktadır.
Ancak sıradan şekilde bir PDF belgesinin altına imza görüntüsü yapıştırılması ile güvenli elektronik imza aynı şey değildir.
Bu nedenle dijital ortamda düzenlenen tahliye taahhütlerinde kullanılan imza yönteminin teknik ve hukuki niteliği önemlidir.
WhatsApp’tan Gönderilen “Çıkacağım” Mesajı Tahliye Taahhütnamesi Sayılır mı?
Her WhatsApp mesajı TBK m.352 anlamında geçerli tahliye taahhüdü değildir.
Tahliye taahhüdünün yazılı şekli, kiralananın tesliminden sonra verilmesi, tahliye iradesinin açıklığı ve belirli tarih şartları birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle:
“30 Haziran’da çıkacağım.”
şeklindeki WhatsApp mesajının tek başına klasik yazılı tahliye taahhütnamesiyle aynı hukuki sonucu doğurduğu varsayılmamalıdır.
Kiracı İmzayı Kabul Edip Sonradan İnkâr Edebilir mi?
Kiracının önceki beyanları önemlidir.
Örneğin icra takibinde imzayı açıkça kabul etmiş ancak daha sonra mahkemede:
“Aslında imza benim değil.”
demişse önceki beyanının hukuki etkisi değerlendirilir.
Bu nedenle imzaya itiraz yapılacaksa ilk aşamadan itibaren açık, tutarlı ve süresinde hareket edilmesi önemlidir.
İmzaya İtiraz Süresi Kaçırılırsa Ne Olur?
Tahliye emrine karşı itiraz süreleri oldukça kısadır ve süre kaçırılması ciddi sonuçlar doğurabilir.
Tahliye taahhüdüne dayalı icra takibinde kiracı, İcra ve İflas Kanunu’nda öngörülen süre içerisinde itirazını ileri sürmelidir. Uygulamada tahliye emrine karşı itiraz bakımından 7 günlük süre kritik önemdedir.
Kiracı gerçekten imzalamadığı bir belgeyle karşı karşıya olsa dahi:
“Nasıl olsa imza benim değil, hiçbir şey yapmama gerek yok.”
dememelidir.
Süre içerisinde açık şekilde imza itirazının ileri sürülmemesi takip hukuku bakımından ciddi hak kaybı yaratabilir.
Tahliye Taahhüdüne Dayalı İcra Takibi Ne Kadar Sürede Başlatılmalıdır?
TBK m.352/1 uyarınca kiraya veren, kiracının taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmaması hâlinde bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle kira sözleşmesini sona erdirebilir.
Dolayısıyla yalnızca kiracının itiraz süresi değil, kiraya verenin tahliye taahhüdünü kullanma süresi de kritik önemdedir.
Örneğin taahhüt edilen tahliye tarihi 1 Haziran 2026 ise kiraya verenin aylar sonra bu belgeyi kullanmaya çalışması süre problemi doğurabilir.
Bir Aylık Süre Kaçırılırsa Tahliye Taahhüdü Kullanılabilir mi?
TBK m.352/1’deki süre geçirilmişse aynı tahliye tarihi için taahhüde dayanılması ciddi süre problemi yaratır.
Bu nedenle kiraya verenin:
“Elimde tahliye taahhüdü var, istediğim zaman kullanırım.”
şeklinde düşünmesi doğru değildir.
Tahliye taahhütnamesi süresiz bir tahliye yetkisi vermez.
Tahliye Taahhüdüne Dayalı Davada Arabuluculuk Zorunlu mu?
2026 itibarıyla kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce, kanundaki istisnalar dışında, dava şartı arabuluculuk uygulanmaktadır.
Dolayısıyla tahliye taahhüdüne dayanılarak doğrudan tahliye davası açılacaksa arabuluculuk şartı dikkate alınmalıdır.
Buna karşılık İcra ve İflas Kanunu kapsamında ilamsız icra yoluyla tahliye bakımından kanunda istisna bulunmaktadır.
Bu ayrım tahliye stratejisinin belirlenmesinde önemlidir.
İmza Uyuşmazlığında En Kritik Deliller Nelerdir?
İmza uyuşmazlığı bulunan dosyalarda öncelikle tahliye taahhütnamesinin aslı korunmalıdır. Bunun yanında kiracının karşılaştırmaya elverişli gerçek imzalarını içeren belgeler, belgenin ne zaman ve nerede imzalandığını gösteren kayıtlar, taraflar arasındaki yazışmalar ve belgenin düzenlenme sürecini ortaya koyabilecek diğer hukuka uygun deliller önem taşıyabilir.
Özellikle belgenin fotokopisiyle yetinilmesi, imza incelemesini önemli ölçüde zorlaştırabilir.
Bu nedenle Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, tahliye taahhütnamesinde imza inkârı bulunan dosyalarda yalnızca kira hukuku açısından değil; icra hukuku, belge incelemesi, ispat hukuku ve gerektiğinde ceza hukuku boyutlarının birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığına dikkat çekmektedir.
Örnek: Kiracı Tahliye Emrini Aldı ve “İmza Benim Değil” Dedi
Ankara Çankaya’da kiracı A’nın oturduğu konut için ev sahibi B’nin elinde 1 Eylül 2026 tahliye tarihli bir taahhütname bulunduğunu düşünelim. B, taahhüt edilen tarihte kiracı çıkmayınca tahliye taahhüdüne dayalı icra takibi başlatmıştır.
A tahliye emrini aldığında belgedeki imzayı inceler ve imzanın kendisine ait olmadığını görür.
Bu durumda A’nın yalnızca ev sahibini telefonla arayıp:
“Bu imza benim değil.”
demesi yeterli değildir.
İcra takibine karşı kanuni süre içerisinde açık biçimde imzaya itiraz etmesi gerekir. B ise itiraz üzerine elindeki belgenin hukuki niteliğine göre uygun yargısal yola başvurmalıdır. Uyuşmazlık genel mahkemeye taşınırsa belgenin aslı üzerinde imza incelemesi yapılması ve karşılaştırma imzalarının değerlendirilmesi gündeme gelebilir.
Eğer teknik inceleme ve diğer deliller sonucunda imzanın gerçekten A’ya ait olmadığı belirlenirse söz konusu belgeye dayanılarak tahliye sağlanması mümkün olmayabilir. Belgenin sahte şekilde oluşturulduğuna ilişkin deliller varsa ayrıca ceza hukuku süreci gündeme gelebilir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Tahliye Taahhüdünde İmza İtirazı
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da kira bedellerinin yükselmesiyle birlikte tahliye taahhütnamelerine dayalı uyuşmazlıklarda “imza bana ait değil”, “belgeyi boş imzaladım”, “tarih sonradan dolduruldu”, “kira sözleşmesiyle aynı gün imzalatıldı” şeklindeki savunmalar uygulamada sıklıkla gündeme gelmektedir.
Bu savunmaların her biri hukuken farklıdır. İmzanın tamamen inkâr edilmesi ile imzanın kabul edilip belgenin sonradan doldurulduğunun ileri sürülmesi aynı ispat rejimine tabi değildir. Bu nedenle dosyanın en başında savunmanın doğru belirlenmesi önem taşır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, tahliye taahhütnamesi, imza itirazı, tahliye takibi, kira uyuşmazlıkları ve tahliye davalarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Tahliye taahhütnamesindeki imza bana ait değilse ne yapmalıyım?
Tahliye emri tebliğ edilmişse kanuni itiraz süresi kaçırılmamalı ve imzanın size ait olmadığı açık biçimde ileri sürülmelidir. Sadece ev sahibine sözlü olarak bildirmek yeterli değildir.
2. Tahliye emrine kaç gün içinde itiraz edilir?
Tahliye taahhüdüne dayalı ilamsız tahliye takibinde kural olarak tebliğden itibaren 7 günlük itiraz süresi kritik önemdedir.
3. İmza inkâr edilirse kiracı hemen tahliye edilir mi?
Hayır. Süresinde yapılan imza itirazı sonrasında kiraya verenin belgenin niteliğine göre uygun hukuki yola başvurması gerekir.
4. İmzanın kiracıya ait olduğu nasıl anlaşılır?
Mahkeme gerekli görürse karşılaştırmaya elverişli imzalar üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırabilir.
5. Tahliye taahhüdünün aslı gerekli midir?
İmza incelemesi bakımından belgenin aslı son derece önemlidir. Bu nedenle orijinal belgenin korunması gerekir.
6. İmza benim ama tarih sonradan doldurulduysa ne olur?
Bu, imza inkârından farklı bir uyuşmazlıktır. Belgenin boş imzalanarak teslim edilip edilmediği ve sonradan doldurulmasının hukuki sonucu ayrıca değerlendirilir.
7. Kira sözleşmesiyle aynı gün alınan tahliye taahhüdü geçerli midir?
TBK m.352/1 tahliye taahhüdünün kiralananın tesliminden sonra verilmesini arar. Teslimden önce alınmış taahhüt geçerlilik problemi doğurabilir.
8. Sahte tahliye taahhütnamesi nedeniyle savcılığa başvurulabilir mi?
İmzanın sahte olduğuna ilişkin somut deliller varsa belgenin niteliğine göre ceza hukuku kapsamında suç duyurusu gündeme gelebilir.
9. Tahliye taahhüdü ne kadar süre içinde kullanılmalıdır?
Kiraya veren taahhüt edilen tahliye tarihinden başlayarak bir ay içerisinde dava açmalı veya icraya başvurmalıdır.
10. Tahliye taahhüdüne dayalı dava için arabuluculuk gerekir mi?
Doğrudan kira uyuşmazlığına ilişkin dava açılacaksa 2026 itibarıyla dava şartı arabuluculuk dikkate alınmalıdır. İİK kapsamında ilamsız icra yoluyla tahliye ise kanuni istisna kapsamındadır.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Tahliye taahhütnamesindeki imzanın kiracıya ait olmadığı iddiası, basit bir “imza benim değil” savunmasından ibaret değildir. Özellikle icra takibi başlamışsa kısa itiraz sürelerinin kaçırılmaması, imza inkârının açık şekilde yapılması, belgenin aslının korunması ve uyuşmazlığın doğru yargısal yola taşınması gerekir. İmzanın gerçekten sahte olması hâlinde tahliye talebinin reddedilmesinin yanında somut olayın özelliklerine göre ceza hukuku sonuçları da ortaya çıkabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, tahliye taahhütnamesine dayalı tahliye ve kira uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır. Tel: +90 532 769 22 22 | Ofis: +90 312 434 22 22 | E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr | Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tahliye taahhüdünün geçerliliği ve imza itirazının sonucu; belgenin niteliği, tebligat tarihi, itirazın içeriği, belgenin aslı, tarafların delilleri ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.




