
Boşanma Davasında Senet ve Çek Alacakları Mal Paylaşımına Girer mi? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026
Eşin Şahıs Şirketi Boşanmada Nasıl Değerlenir? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026Boşanmada ticari alacaklar, şirketten olan alacaklar ve cari hesap bakiyeleri nasıl paylaşılır? Şirket ortağı eşin alacağı, ortaklar cari hesabı, tahsil edilmemiş alacaklar, mal rejiminin tasfiyesi, değerleme ve gizlenen ticari alacakları 2026 güncel hukuk kuralları kapsamında açıklıyoruz.
Boşanma sürecinde mal paylaşımı yalnızca ev, araba, banka hesabı veya şirket hisselerinden ibaret değildir. Eşlerden birinin ticari faaliyet yürütmesi, şirket ortağı olması veya şahıs işletmesinin bulunması hâlinde ticari alacaklar ve cari hesap bakiyeleri de mal rejiminin tasfiyesinde önemli uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden olabilir.
Örneğin şirket ortağı olan eşin şirketten milyonlarca lira alacağı bulunabilir. Şirket müşterilerinden henüz tahsil edilmemiş yüksek tutarlı ticari alacaklar olabilir. Eşin şirkete daha önce verdiği paralar “ortaklar cari hesabı” altında takip edilebilir veya boşanma süreci başlamadan hemen önce cari hesap bakiyesi farklı muhasebe işlemleriyle azaltılmış olabilir.
Bu durumlarda diğer eşin doğrudan:
“Şirketin alacaklarının yarısı benimdir.”
demesi hukuken doğru değildir.
Öncelikle söz konusu alacağın kime ait olduğu, hangi tarihte ve hangi hukuki ilişkiden doğduğu, mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olup olmadığı ve eşin kişisel malı mı yoksa edinilmiş malı mı olduğu belirlenmelidir.
Boşanmada Ticari Alacaklar Mal Paylaşımına Girer mi?
Girebilir.
Ancak her ticari alacağın otomatik olarak yarısının diğer eşe verilmesi söz konusu değildir.
Türkiye’de yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde öncelikle eşlerin malvarlığı değerleri kişisel mallar ve edinilmiş mallar olarak ayrılır. Daha sonra tasfiye hesabı yapılır.
Ticari bir alacağın mal rejimi bakımından değerlendirilmesinde alacağın yalnızca tahsil edildiği tarihe bakılması yeterli olmayabilir. Alacağın hangi hukuki ilişkiden ve ne zaman doğduğu ayrıca önem taşır.
Tahsil Edilmemiş Alacak da Malvarlığı Değeri Sayılabilir mi?
Evet.
Bir alacağın henüz nakit olarak tahsil edilmemiş olması, ekonomik değerinin bulunmadığı anlamına gelmez.
Örneğin eşin işletmesi bir müşteriye 1.000.000 TL tutarında mal satmış ve ödeme üç ay sonra yapılacak olabilir.
Mal rejiminin sona erdiği tarihte bu alacak mevcutsa sırf para henüz banka hesabına girmedi diye tamamen yok sayılması doğru olmayabilir.
Ancak alacağın gerçekten mevcut olup olmadığı ve tahsil kabiliyeti ayrıca değerlendirilmelidir.
Ticari Alacağın Yarısı Doğrudan Diğer Eşe mi Verilir?
Kural olarak hayır.
Edinilmiş mallara katılma rejimi, her malvarlığı unsurunun fiziksel olarak ikiye bölünmesi sistemi değildir.
Diğer eş doğrudan şirket müşterisinin alacağının yarısının kendisine ödenmesini isteyemez.
Alacak ilgili eşin malvarlığı içinde değerlendirilir ve mal rejiminin tasfiyesi sonucunda ortaya çıkan artık değere katılma alacağı hesabında dikkate alınabilir.
Dolayısıyla “alacağın yarısı” ile “katılma alacağı” aynı kavram değildir.
Şirketin Ticari Alacağı ile Şirket Ortağının Alacağı Aynı mıdır?
Hayır. Bu ayrım son derece önemlidir.
Limited veya anonim şirket ayrı bir tüzel kişidir. Şirketin müşterisinden olan alacağı doğrudan şirket ortağının kişisel alacağı değildir.
Örneğin eş bir limited şirketin yüzde 50 ortağıysa ve şirketin müşterilerinden 10 milyon TL alacağı bulunuyorsa:
“Eşimin yüzde 50 hissesi var, dolayısıyla 5 milyon TL ticari alacağın yarısı da bana aittir.”
şeklinde doğrudan hesaplama yapılamaz.
Şirket alacağı şirket malvarlığının unsurudur. Ancak şirketin alacakları şirket payının ekonomik değerini etkileyebilir. Mal rejiminin tasfiyesinde şirket payının değeri belirlenirken şirketin varlıkları, borçları ve diğer ekonomik unsurları önem kazanabilir.
Şirket Ortağının Şirketten Olan Alacağı Farklı mıdır?
Evet.
Şirketin üçüncü kişilerden olan alacağı ile ortağın şirketten olan kişisel alacağı birbirinden ayrılmalıdır.
Örneğin eş şirkete kendi parasından 2 milyon TL borç vermiş ve bu tutar muhasebe kayıtlarında ortağa borç olarak izlenmiş olabilir.
Bu durumda söz konusu tutar yalnızca şirket payının değeri içinde değerlendirilecek bir unsur olmayabilir; ayrıca eşin şirketten olan bir alacağı niteliğinde bulunabilir.
Burada aynı ekonomik değerin iki defa hesaba katılmaması özellikle önemlidir.
Ortaklar Cari Hesabı Nedir?
Uygulamada şirket ile ortak arasındaki para hareketleri çoğu zaman muhasebe kayıtlarında “ortaklar cari hesabı” üzerinden izlenmektedir.
Ortak şirkete para koymuş olabilir, şirket ortak adına ödeme yapmış olabilir veya ortak şirketten para çekmiş olabilir.
Ancak muhasebe kaydında “ortaklar cari hesabı” görülmesi tek başına mal rejimi açısından nihai sonucu belirlemez.
Bakiyenin hangi işlemlerden oluştuğu araştırılmalıdır.
Cari Hesap Bakiyesi Boşanmada Paylaşılır mı?
Cari hesap bakiyesinin hukuki ve ekonomik niteliğine göre mal rejiminin tasfiyesinde dikkate alınması mümkün olabilir.
Örneğin eşin şirketten 3 milyon TL gerçek ve tahsil edilebilir alacağı bulunuyorsa bu alacağın edinilmiş mal niteliğinde olup olmadığı incelenebilir.
Buna karşılık muhasebe kaydı yalnızca teknik bir hesap hareketinden kaynaklanıyorsa veya gerçekte eş lehine tahsil edilebilir bir alacak oluşturmuyorsa farklı değerlendirme yapılabilir.
Bu nedenle yalnızca mizandaki rakama bakılarak karar verilmemelidir.
Cari Hesap Bakiyesinin Kaynağı Neden Önemlidir?
Çünkü aynı rakam çok farklı hukuki nedenlerden doğabilir.
Örneğin şirket ortağı eşin cari hesabındaki 2 milyon TL, evlilik süresindeki çalışma gelirlerinden şirkete aktardığı paralardan oluşabilir. Başka bir olayda aynı tutar eşin evlilikten önce sahip olduğu kişisel malından şirkete aktardığı paradan kaynaklanabilir. Bir başka olayda ise kayıt muhasebe tekniği nedeniyle oluşmuş olabilir.
Dolayısıyla bakiyenin kaynağı tespit edilmeden bunun edinilmiş mal veya kişisel mal olduğu sonucuna varılmamalıdır.
Evlilikten Önce Doğan Ticari Alacak Paylaşıma Girer mi?
Evlilikten önce mevcut olan malvarlığı değerleri kural olarak kişisel mal niteliğinde değerlendirilir.
Ancak evlilikten önce başlayan bir ticari ilişkinin evlilik sırasında doğurduğu gelirler veya sonradan ortaya çıkan yeni alacaklar ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle sadece sözleşmenin tarihine bakılması her zaman yeterli değildir.
Evlilik Sırasında Yapılan İşten Doğan Alacak Edinilmiş Mal mıdır?
Eşin çalışma karşılığı elde ettiği değerler yasal mal rejiminde edinilmiş malların temel unsurlarındandır.
Eşin evlilik devam ederken gerçekleştirdiği ticari faaliyet veya emek karşılığında doğan alacaklar bu nedenle mal rejimi bakımından önem taşıyabilir.
Ancak şirket tüzel kişiliğine ait gelir ile eşin kişisel malvarlığı birbirinden ayrılmalıdır.
Boşanma Davası Açılmadan Önce Kesilen Fatura Ne Olur?
Faturanın tarihi önemli bir delil olabilir ancak tek başına belirleyici değildir.
Alacağın hangi işlem nedeniyle ve ne zaman doğduğu araştırılmalıdır.
Örneğin boşanma davasından bir hafta önce kesilen fatura, aylar önce tamamlanan ticari hizmetin bedeli olabilir. Buna karşılık fatura tarihi ile hukuki ilişkinin doğduğu tarih farklı olabilir.
Bu nedenle sözleşme, teslim belgeleri, hizmet kayıtları, faturalar ve banka hareketleri birlikte değerlendirilebilir.
Boşanma Davasından Sonra Tahsil Edilen Ticari Alacak Paylaşıma Girer mi?
Sadece tahsil tarihinin boşanma davasından sonra olması alacağın tasfiye dışında kalacağı anlamına gelmez.
Mal rejiminin hangi tarihte sona erdiği ve alacağın ne zaman doğduğu önemlidir.
Türk Medeni Kanunu kapsamında boşanma hâlinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.
Bu nedenle dava tarihinde mevcut olan ancak daha sonra tahsil edilen bir alacak tasfiye bakımından önem taşıyabilir.
Boşanma Davası Açıldıktan Sonra Yapılan Yeni İşlerden Doğan Alacaklar Ne Olur?
Mal rejiminin boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren sona ermesi nedeniyle, dava tarihinden sonra gerçekleştirilen yeni faaliyetlerden doğan değerlerin durumu önceki dönemden farklı değerlendirilir.
Ancak hangi alacağın dava öncesi faaliyetten, hangisinin dava sonrasındaki yeni ticari faaliyetten doğduğunun doğru ayrılması gerekir.
Özellikle uzun süreli ticari sözleşmelerde bu ayrım teknik inceleme gerektirebilir.
Mal Rejiminin Sona Erdiği Tarih Neden Çok Önemlidir?
Çünkü tasfiyeye hangi malvarlığı değerlerinin gireceğinin belirlenmesinde temel tarihlerden biridir.
Boşanma davası açılmışsa mal rejimi dava tarihinden itibaren sona erer.
Bu nedenle eşin ticari alacakları incelenirken:
“Para ne zaman hesaba girdi?”
sorusunun yanında:
“Alacak hangi tarihte ve hangi hukuki sebeple doğdu?”
sorusu da cevaplandırılmalıdır.
Boşanmadan Önce Cari Hesap Sıfırlanırsa Ne Olur?
Bu durum özellikle ayrıntılı incelenmelidir.
Örneğin eşin şirketten 4 milyon TL alacağı bulunurken boşanma davasından kısa süre önce muhasebe kayıtlarında bakiye sıfırlanmış olabilir.
Ancak yalnızca muhasebe kaydının değiştirilmesi ekonomik değerin gerçekten ortadan kalktığını göstermeyebilir.
Borcun gerçekten ödendiği, mahsup edildiği, başka bir hesaba aktarıldığı veya hukuken sona erdiği araştırılmalıdır.
Cari Hesap Bakiyesi Başka Hesaba Aktarılırsa Tespit Edilebilir mi?
Somut olayda muhasebe kayıtları üzerinden takip mümkün olabilir.
Örneğin ortaklar cari hesabındaki bakiye başka bir hesap koduna aktarılmış olabilir.
Bu nedenle yalnızca tek bir muhasebe hesabının son bakiyesine bakmak yeterli değildir. Hesap hareketlerinin geçmiş dönemleri ve dayanak belgeleri incelenebilir.
Şirket Ortağı Eş Boşanmadan Önce Alacağını Silerse Ne Olur?
Eşin gerçek bir alacağından diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla karşılıksız veya olağan dışı biçimde vazgeçmesi hâlinde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin eklenmesi gereken değer hükümleri gündeme gelebilir.
Türk Medeni Kanunu m.229 kapsamında özellikle diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler ve belirli karşılıksız kazandırmalar önem taşıyabilir.
Bu nedenle:
“Alacağı sildim, artık mal paylaşımında yok.”
demek her durumda sonucu ortadan kaldırmaz.
Ticari Alacak Başka Bir Şirkete Devredilirse Ne Olur?
Alacağın üçüncü kişiye devredilmesi tek başına muvazaa veya mal kaçırma anlamına gelmez.
Gerçek bir ticari sebep ve karşılık bulunabilir.
Ancak alacak boşanma sürecine yakın tarihte eşin kontrolündeki başka şirkete, yakınına veya bağlantılı kişiye olağan dışı koşullarda devredilmişse işlemin gerçek ekonomik amacı araştırılabilir.
Devir bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği de önemlidir.
Alacak Düşük Bedelle Devredilmişse Ne Olur?
Örneğin tahsil kabiliyeti yüksek 5 milyon TL’lik bir alacak 500 bin TL’ye bağlantılı kişiye devredilmiş olabilir.
Bu durumda alacağın tahsil riski, borçlunun mali durumu, devir tarihindeki gerçek değeri ve taraflar arasındaki ilişki incelenmelidir.
Düşük bedel tek başına muvazaayı ispatlamaz ancak diğer delillerle birlikte önemli olabilir.
Şirket Ortağı Eş Alacağını Yakınına Devrederse Ne Olur?
Yakına yapılan her devir geçersiz değildir.
Ancak boşanma öncesinde gerçekleştirilen devirlerde işlemin gerçek olup olmadığı, karşılığının ödenip ödenmediği ve katılma alacağını azaltma amacı bulunup bulunmadığı araştırılabilir.
Akrabalık tek başına yeterli değildir; işlemin ekonomik gerçekliği önemlidir.
Ticari Alacağın Değeri Nasıl Hesaplanır?
Alacağın nominal tutarı ile gerçek ekonomik değeri her zaman aynı olmayabilir.
Örneğin 10 milyon TL tutarında görünen bir alacağın borçlusu iflas etmiş olabilir veya alacak ciddi biçimde ihtilaflı olabilir.
Buna karşılık tahsil kabiliyeti yüksek ve vadesi yakın bir alacağın ekonomik değeri farklı olacaktır.
Bu nedenle gerektiğinde alacağın tahsil kabiliyeti, vadesi, teminatları ve hukuki durumu dikkate alınabilir.
Şüpheli Ticari Alacaklar Nasıl Değerlendirilir?
Muhasebede şüpheli alacak olarak gösterilmesi, alacağın mutlaka değersiz olduğu anlamına gelmez.
Gerçekten dava veya icra takibi bulunup bulunmadığı, borçlunun mali durumu ve tahsil ihtimali araştırılabilir.
Şirket ortağı eşin sırf boşanma nedeniyle tahsil edilebilir alacakları “şüpheli” göstermesi tasfiye hesabında otomatik olarak kabul edilmez.
Tahsil Edilemeyecek Alacak İçin Diğer Eşe Para Ödenir mi?
Tasfiye hesabında gerçek ekonomik değer önem taşıdığından tamamen tahsil kabiliyetini kaybetmiş bir alacağın nominal bedel üzerinden değerlendirilmesi adaletsiz sonuç yaratabilir.
Bu nedenle alacağın gerçek durumu belirlenmelidir.
Şirketin Müşteri Cari Hesapları İncelenebilir mi?
Şirket payının gerçek ekonomik değerinin belirlenmesi gereken uyuşmazlıklarda şirketin alacak ve borç yapısının incelenmesi gerekebilir.
Müşteri cari hesapları şirketin gerçekten ne kadar alacağı bulunduğunun anlaşılmasında önemlidir.
Ancak şirket müşterilerinden olan alacakların doğrudan ortak eşin kişisel alacağı olmadığı unutulmamalıdır.
Şirket Payının Değerlemesinde Ticari Alacaklar Dikkate Alınır mı?
Evet, şirketin gerçek ekonomik değerinin belirlenmesinde alacakların niteliği önemli olabilir.
Şirketin yüksek tutarda tahsil edilebilir ticari alacağı bulunması şirket değerini etkileyebilir.
Buna karşılık şirketin büyük miktarda borcu bulunması da şirket payının değerini aşağı çekebilir.
Bu nedenle yalnızca şirket cirosuna veya sermayesine bakılarak pay değeri belirlenmemelidir.
Şirket Cirosu Ticari Alacak mıdır?
Hayır.
Ciro, şirketin belirli dönemde gerçekleştirdiği satış veya faaliyet hacmini gösterir. Ciro ile kâr, şirket değeri, nakit ve ticari alacak aynı kavramlar değildir.
Örneğin şirketin yıllık cirosu 100 milyon TL olabilir ancak yüksek giderler nedeniyle kârı çok düşük olabilir.
Bu nedenle:
“Şirket 100 milyon TL ciro yaptı, bunun yarısını istiyorum.”
şeklinde mal paylaşımı hesabı yapılamaz.
Şirket Kârı ile Cari Hesap Bakiyesi Aynı Şey midir?
Hayır.
Şirket kârı şirketin faaliyet sonucunu ifade ederken ortaklar cari hesabı şirket ile ortak arasındaki belirli borç ve alacak hareketlerini gösterebilir.
Kâr payı, şirket payının değeri ve ortak cari hesabı ayrı ayrı incelenmelidir.
Dağıtılmamış Kârlar Nasıl Değerlendirilir?
Dağıtılmamış şirket kârının doğrudan ortağın banka hesabındaki para gibi değerlendirilmesi doğru değildir.
Şirket ayrı tüzel kişidir.
Ancak dağıtılmamış kâr şirketin ekonomik değerini ve dolayısıyla pay değerini etkileyebilir.
Aynı ekonomik değerin hem şirket payının içinde hem ayrıca bağımsız alacak gibi iki kez hesaba katılmaması gerekir.
Aynı Değer İki Kez Hesaplanabilir mi?
Hayır.
Bu konu özellikle şirketli boşanmalarda önemlidir.
Örneğin bir ekonomik değer şirket payının gerçek değerinin belirlenmesinde zaten dikkate alınmışsa aynı tutarın başka bir başlık altında ikinci kez tasfiyeye eklenmesi mükerrer hesaplamaya yol açabilir.
Bilirkişi incelemesinde bu ayrımın açık yapılması gerekir.
Şirket Ortağının Şirkete Verdiği Borç ile Şirket Payı Ayrı Değerler midir?
Olabilir.
Eş şirketin yüzde 50 ortağı olmakla birlikte şirkete ayrıca kişisel olarak borç vermiş olabilir.
Bu durumda şirket payı ile şirketten olan alacağı hukuken ayrı malvarlığı değerleri olabilir.
Ancak şirket payının değerlemesinde söz konusu borcun şirketin yükümlülüğü olarak zaten dikkate alınıp alınmadığı kontrol edilmelidir.
Şirkete Verilen Para Miras Parasıysa Ne Olur?
Miras yoluyla kazanılan malvarlığı değerleri kural olarak kişisel maldır.
Eş miras kalan parayı şirkete borç vermiş ve bunun karşılığında şirketten alacaklı hâle gelmişse kişisel malın yerine geçen değer tartışması gündeme gelebilir.
Ancak para hareketinin ve kaynağının ispatı önemlidir.
Evlilik Öncesi Birikim Şirkete Aktarıldıysa Ne Olur?
Evlilikten önce mevcut olan birikim kişisel mal niteliğinde olabilir.
Bu para evlilik sırasında şirkete aktarılmışsa kaynağın ve aktarımın belgelerle takip edilebilmesi önemlidir.
Kişisel mal ile edinilmiş mal kaynaklarının karışması hâlinde hesaplama daha karmaşık hâle gelebilir.
Şirketten Olan Alacağın Kaynağı Çalışma Geliriyse Ne Olur?
Evlilik sırasında çalışma karşılığı elde edilen değerler kural olarak edinilmiş maldır.
Eş çalışma gelirlerini şirkete aktarmış ve şirketten alacaklı hâle gelmişse bu alacağın mal rejimindeki niteliği buna göre değerlendirilebilir.
Ancak somut para hareketleri ve muhasebe kayıtları incelenmelidir.
Cari Hesap Bakiyesinin Gerçek Olmadığı İddia Edilebilir mi?
Evet.
Muhasebe kayıtları önemli delillerdir ancak her zaman tek başına tartışmasız maddi gerçeği gösterdikleri kabul edilmez.
Bakiyenin dayanağındaki banka hareketleri, makbuzlar, faturalar, sözleşmeler ve diğer belgeler incelenebilir.
Özellikle boşanma öncesinde olağan dışı muhasebe kayıtları oluşturulmuşsa bu kayıtların ekonomik gerçeklikle uyumu araştırılabilir.
Şirket Defterleri Mahkeme Tarafından İncelenebilir mi?
Uyuşmazlığın çözümü için gerekli olması hâlinde ticari defterler ve ilgili kayıtlar delil olarak incelenebilir.
Ancak inceleme uyuşmazlığın konusu ve ispat edilmek istenen vakıalarla bağlantılı olmalıdır.
Şirket ayrı tüzel kişi olduğundan şirket kayıtlarının mal rejimi davasındaki kullanımı da usul kuralları çerçevesinde ele alınmalıdır.
Bilirkişi İncelemesi Gerekir mi?
Şirket payı, cari hesaplar ve karmaşık ticari alacakların bulunduğu mal rejimi davalarında bilirkişi incelemesi sıklıkla önem taşır.
Bilirkişiden yalnızca muhasebe kayıtlarını toplaması değil, mahkemenin belirlediği hukuki çerçeve doğrultusunda ekonomik ve teknik hesaplamaları yapması beklenir.
Hangi malın kişisel veya edinilmiş mal olduğuna ilişkin nihai hukuki değerlendirme ise mahkemeye aittir.
Mali Müşavir Raporu Tek Başına Yeterli midir?
Tarafların sunduğu mali müşavir raporları iddiaların somutlaştırılmasına yardımcı olabilir ancak mahkemeyi otomatik olarak bağlamaz.
Mahkeme gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırabilir.
Önemli olan raporun hangi belgelere ve hangi hesaplama yöntemine dayandığının açık olmasıdır.
Ticari Alacak Gizleniyorsa Nasıl Tespit Edilebilir?
Somut olaya göre şirketin veya eşin mali kayıtları karşılaştırılabilir.
Örneğin faturalar, cari hesaplar, banka hareketleri, sözleşmeler, tahsilat kayıtları ve ticari defterler arasında bağlantı kurulabilir.
Sadece:
“Eşimin gizli alacakları var.”
demek yerine hangi müşteri, işlem veya döneme ilişkin alacağın gizlendiğinin mümkün olduğunca somutlaştırılması önemlidir.
Fatura Kesilmeden Yapılan Satışlar Nasıl Değerlendirilir?
Kayıt dışı işlem iddiası ciddi ve somut delillerle desteklenmelidir.
Banka transferleri, ticari yazışmalar, teslim belgeleri veya diğer hukuka uygun deliller somut olayda önem taşıyabilir.
Varsayımsal ciro üzerinden mal rejimi hesabı yapılması doğru değildir.
Nakit Tahsilatlar Gizlenirse Ne Olur?
Nakit tahsilat iddiasında ödemenin gerçekten gerçekleştiğinin ispatı önemlidir.
Kasa kayıtları, makbuzlar, müşteri hesapları ve diğer ticari belgeler değerlendirilebilir.
Yalnızca şirketin yüksek ciroya sahip olması, mutlaka kayıt dışı nakit bulunduğunu göstermez.
Şirket Ortağı Eş Alacağı Tahsil Edip Başkasına Gönderirse Ne Olur?
Paranın tahsil edilmesinden sonra nereye aktarıldığı önemlidir.
Örneğin alacak boşanma öncesinde tahsil edilmiş ve hemen yakın akrabaya karşılıksız gönderilmiş olabilir.
Bu durumda işlemin amacı ve hukuki sebebi araştırılabilir. TMK m.229 kapsamında eklenmesi gereken değer hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı somut olayda değerlendirilebilir.
Alacağın Tahsil Edilip Kripto Varlığa Çevrilmesi Sonucu Değiştirir mi?
Bir malvarlığı değerinin başka bir malvarlığı türüne dönüştürülmesi tek başına tasfiye dışında kalmasını sağlamaz.
Ticari alacak tahsil edilip başka bir yatırım aracına dönüştürülmüşse para hareketlerinin izlenmesi gerekebilir.
Önemli olan değerin hukuki niteliği ve mal rejiminin tasfiyesi bakımından izlenebilirliğidir.
Döviz Cinsinden Ticari Alacak Nasıl Hesaplanır?
Döviz cinsinden alacaklarda tasfiye ve değerleme tarihleri önem kazanır.
Hangi tarihteki değerin esas alınacağı mal rejiminin tasfiyesine ilişkin hükümler çerçevesinde belirlenmelidir.
Bu nedenle alacağın doğduğu tarihteki kurun otomatik olarak nihai hesaplama kuru olduğu söylenemez.
Faiz Alacağı da Hesaba Katılabilir mi?
Asıl ticari alacağa bağlı faiz veya diğer fer’î hakların bulunması hâlinde bunların ekonomik değeri de somut olayda önem taşıyabilir.
Ancak hangi döneme ait olduğu ve alacağın hukuki niteliği ayrıca incelenmelidir.
Dava Konusu Ticari Alacak Nasıl Değerlenir?
Eşin üçüncü kişiye karşı açtığı ticari alacak davası devam ediyor olabilir.
Bu durumda henüz kesinleşmemiş bir alacağın ekonomik değerinin belirlenmesi daha karmaşıktır.
Davanın aşaması, alacağın ispat durumu, tahsil kabiliyeti ve diğer riskler değerlendirmede etkili olabilir.
İcra Takibindeki Ticari Alacak Mal Paylaşımında Dikkate Alınır mı?
Alacağın icra takibine konu edilmiş olması, alacağın varlığı ve tahsil kabiliyeti bakımından önemli bir veridir.
Ancak icra takibinin başlatılmış olması alacağın tamamının mutlaka tahsil edileceğini göstermez.
Borçlunun itirazı ve mali durumu da önemlidir.
Şirket İflas Etmişse Cari Hesap Alacağı Ne Olur?
Şirketin ödeme güçlüğünde veya iflas hâlinde olması ortağın şirketten olan alacağının gerçek ekonomik değerini ciddi şekilde etkileyebilir.
Muhasebede yüksek tutarlı bir alacak görünmesine rağmen fiilen tahsil imkânı çok düşük olabilir.
Bu nedenle nominal değer ile gerçek ekonomik değer ayrılmalıdır.
Eş Şirketten Alacaklı Değil Borçluysa Ne Olur?
Ortaklar cari hesabı ters bakiye verebilir.
Eş şirketten para çekmiş ve şirkete borçlu hâle gelmiş olabilir.
Bu durumda cari hesap bakiyesi eş lehine bir malvarlığı değeri değil, yükümlülük niteliğinde olabilir.
Ancak borcun gerçek olup olmadığı ve hangi işlemlerden kaynaklandığı yine incelenmelidir.
Boşanma Davasında Ticari Alacakların Tespiti İçin Hangi Belgeler Önemlidir?
Somut olaya göre şirketin ticari defterleri, cari hesap ekstreleri, banka kayıtları, faturalar, sözleşmeler, tahsilat belgeleri, finansal tablolar, ortaklar cari hesabı ve ilgili dava veya icra dosyaları önem taşıyabilir.
Belgelerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Tek bir muhasebe ekran görüntüsü üzerinden milyonlarca liralık mal paylaşımı hesabı yapmak doğru değildir.
Boşanmada Ticari Alacaklar ve Cari Hesap Bakiyeleri Nasıl Paylaşılır?
Temel olarak üç ayrı soru cevaplandırılmalıdır.
İlk olarak alacağın şirkete mi yoksa eşin kişisel malvarlığına mı ait olduğu belirlenmelidir. Şirketin müşteriden olan alacağı ile şirket ortağı eşin şirketten olan alacağı aynı değildir.
İkinci olarak alacağın ne zaman ve hangi kaynaktan doğduğu belirlenmelidir. Evlilik sırasında çalışma veya ticari faaliyet sonucu ortaya çıkan değer ile evlilik öncesi maldan veya mirastan kaynaklanan değer aynı şekilde değerlendirilmez.
Üçüncü olarak alacağın gerçek ekonomik değeri belirlenmelidir. Muhasebede 5 milyon TL görünmesi, her durumda 5 milyon TL’nin tahsil edilebilir olduğu anlamına gelmez.
Mal rejiminin tasfiyesi sonucunda diğer eşin hakkı, doğrudan her ticari alacağın yarısının kendisine devredilmesi şeklinde değil, edinilmiş mallara ilişkin tasfiye hesabı ve şartları varsa katılma alacağı üzerinden ortaya çıkar.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, şirket ortağı eşlerin bulunduğu boşanmalarda şirket payı, şirketin kendi ticari alacakları, ortağın şirketten olan cari hesap alacağı ve dağıtılmamış şirket kârının birbirinden ayrılması gerektiğini; aksi hâlde aynı ekonomik değerin iki defa hesaba katılabileceğini vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Şirketli Boşanmalarda Mal Rejimi Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere şirket ortağı eşlerin bulunduğu boşanma dosyalarında mal rejiminin tasfiyesi klasik mal paylaşımı davalarına göre daha karmaşık olabilir.
Özellikle şirket paylarının gerçek değerinin belirlenmesi, ortaklar cari hesabındaki yüksek bakiyeler, boşanma öncesinde silinen alacaklar, bağlantılı kişilere yapılan devirler, tahsil edilmemiş ticari alacaklar ve şirket ile ortağın malvarlığının birbirine karıştırılması ayrıntılı mali inceleme gerektirebilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, boşanmada şirket hisseleri, ticari alacaklar, ortaklar cari hesapları, değer artış payı, katılma alacağı, mal kaçırma iddiaları ve şirket değerlemesine ilişkin uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Eşimin ticari alacağının yarısını doğrudan alabilir miyim?
Kural olarak hayır. Edinilmiş mallara katılma rejiminde her alacak fiziksel olarak ikiye bölünmez. Alacağın niteliği belirlenir ve tasfiye hesabında dikkate alınır.
2. Şirketin müşterilerden olan alacakları mal paylaşımına girer mi?
Şirketin alacağı doğrudan şirket ortağı eşin kişisel alacağı değildir. Ancak şirketin ekonomik değerini ve dolayısıyla şirket payının değerini etkileyebilir.
3. Eşimin şirketten olan cari hesap alacağı paylaşılır mı?
Alacağın gerçekliği, kaynağı, doğum tarihi ve mal rejimindeki niteliğine göre tasfiyede dikkate alınabilir.
4. Boşanma davasından sonra tahsil edilen alacak tasfiyeden çıkar mı?
Sadece tahsil tarihinin dava sonrasında olması yeterli değildir. Alacağın ne zaman ve hangi hukuki ilişkiden doğduğu araştırılmalıdır.
5. Eşim boşanmadan önce cari hesap bakiyesini sıfırlarsa hakkımı kaybeder miyim?
Hayır, otomatik olarak kaybedilmez. Bakiyenin gerçekten ödenip ödenmediği, mahsup edilip edilmediği veya yalnızca muhasebe kaydıyla mı değiştirildiği incelenebilir.
6. Şirketin 20 milyon TL cirosu varsa bunun yarısını talep edebilir miyim?
Hayır. Ciro, şirket değeri veya eşin kişisel malvarlığı değildir. Şirketin gelirleri, giderleri, borçları, varlıkları ve gerçek ekonomik değeri ayrı değerlendirilir.
7. Şirkete aktarılan miras parası paylaşılır mı?
Miras kural olarak kişisel maldır. Ancak paranın şirkete aktarılması ve sonradan hangi malvarlığı değerine dönüştüğü belgeler üzerinden izlenmelidir.
8. Eş alacağını kardeşine devrettiyse ne olur?
Devir otomatik olarak geçersiz değildir. Ancak işlemin gerçekliği, bedeli ve katılma alacağını azaltma amacı bulunup bulunmadığı araştırılabilir.
9. Cari hesap bakiyesi için bilirkişi incelemesi yapılabilir mi?
Evet. Özellikle karmaşık şirket ve muhasebe kayıtlarının bulunduğu uyuşmazlıklarda mali bilirkişi incelemesi önemli olabilir.
10. Şirket payı ile cari hesap alacağı aynı anda hesaba katılabilir mi?
Hukuken ayrı değerler olabilirler. Ancak aynı ekonomik unsurun iki defa hesaplanmaması gerekir. Şirket payı değerlemesi ile cari hesap alacağı arasındaki ilişki özellikle kontrol edilmelidir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, şirket ortağı eşlerin boşanması ve mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle ticari alacakların tespiti, ortaklar cari hesabının incelenmesi, şirket hisselerinin değerlemesi, boşanma öncesindeki şüpheli para ve alacak devirleri, katılma alacağı ve değer artış payının hesaplanmasına ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




