
Çocuğun Sürekli Görüşmeye Getirilmemesi Halinde Velayet Davası Açılabilir mi? 2026 Güncel Rehber
19 Ekim 2026
Çocuğa Diğer Ebeveyn Hakkında Yalan Söylemek Velayet Davasını Nasıl Etkiler? 2026 Güncel Rehber
19 Ekim 2026Çocuğu anne veya babaya karşı korkutmak velayetin değiştirilmesine sebep olur mu? Çocuğun diğer ebeveynden soğutulması, görüşmenin engellenmesi, gerçek dışı suçlamalar, uzman incelemesi, çocuğun beyanı ve velayet değişikliği şartlarını 2026 güncel aile hukuku kapsamında açıklıyoruz.
Boşanma ve velayet uyuşmazlıklarında karşılaşılan en ciddi sorunlardan biri, çocuğun diğer ebeveyne karşı sistematik biçimde korkutulduğu iddiasıdır. Çocuğa diğer ebeveynin kendisini kaçıracağı, zarar vereceği, artık onu sevmediği veya tehlikeli biri olduğu söylenebilir. Bunun sonucunda daha önce anne veya babasıyla sağlıklı ilişki kuran çocuk zaman içerisinde görüşmek istemediğini söylemeye başlayabilir.
Ancak çocuğun diğer ebeveynden korkması tek başına velayetin otomatik olarak değiştirilmesi anlamına gelmez. Aile mahkemesinin öncelikle korkunun gerçek bir tehlikeden mi kaynaklandığını, yoksa velayet hakkını kullanan ebeveynin davranışlarının sonucu mu olduğunu araştırması gerekir.
Çocuğun üstün yararı bütün değerlendirmenin merkezinde bulunmalıdır.
Çocuğu Diğer Ebeveyne Karşı Korkutmak Velayeti Kaybetme Sebebi Olabilir mi?
Evet, olayın ağırlığına ve sürekliliğine göre olabilir.
Velayet hakkı anne veya babaya diğer ebeveyni çocuğun hayatından çıkarma yetkisi vermez. Velayeti kullanan ebeveynin çocuğun fiziksel güvenliğini sağlamasının yanında psikolojik ve duygusal gelişimini de koruması gerekir.
Diğer ebeveyn açısından gerçek bir tehlike bulunmadığı hâlde çocuğun sürekli korkutulması, görüşmelerden kaçınmasının sağlanması ve ebeveyn-çocuk ilişkisinin bilinçli biçimde zedelenmesi velayet değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Ancak tek bir tartışma veya çocuğun yanında söylenmiş tek bir olumsuz söz nedeniyle velayetin mutlaka değiştirileceğini söylemek doğru değildir. Mahkeme davranışların sürekliliğine, çocuk üzerindeki etkisine ve diğer bütün koşullara birlikte bakar.
Anne Çocuğa “Baban Seni Kaçıracak” Derse Velayet Değişebilir mi?
Gerçek bir kaçırılma tehlikesi bulunmadığı hâlde çocuğa sürekli olarak babasının kendisini kaçıracağı söyleniyorsa bu davranış çocuğun babayla kurduğu güven ilişkisini ciddi biçimde bozabilir.
Örneğin çocuk daha önce babasıyla düzenli şekilde görüşürken bir süre sonra babasının aracına binmekten korkuyor, gece yanında kalmayı reddediyor ve bunun gerekçesi olarak annesinden duyduğu ifadeleri tekrarlıyorsa olay ayrıntılı olarak incelenebilir.
Bununla birlikte gerçek bir kaçırılma riski varsa durum tamamen farklıdır. Özellikle çocuğun yurt dışına götürülmesi, geri getirilmemesi veya daha önce benzer girişimlerin bulunması gibi somut riskler mevcutsa ebeveynin koruyucu davranışları otomatik olarak manipülasyon şeklinde nitelendirilemez.
Baba Çocuğa “Annen Sana Zarar Verecek” Derse Ne Olur?
Aynı kurallar anne ve baba bakımından geçerlidir.
Velayet değerlendirmesinde cinsiyete dayalı otomatik bir üstünlük bulunmaz. Çocuğu annesine karşı korkutan baba da çocuğun üstün yararına aykırı hareket ediyor olabilir.
Önemli olan hangi ebeveynin çocuğun sağlıklı gelişimini ve diğer ebeveynle güvenli ilişki kurabilmesini daha iyi koruduğudur.
Çocuğu Diğer Ebeveynden Soğutmak Velayet Değişikliği Sebebi Olabilir mi?
Sistematik davranışlar söz konusuysa bu ihtimal ortaya çıkabilir.
Çocuğa sürekli diğer ebeveynin kötü olduğu söylenmesi, onunla görüşmenin tehlikeli olduğunun anlatılması, telefon görüşmelerinin engellenmesi, görüşme günlerinde çocuğun korkutulması veya çocukta suçluluk duygusu oluşturulması mahkemenin değerlendirebileceği davranışlardır.
Mahkeme yalnızca ebeveynlerin birbirleri hakkındaki iddialarına değil, bu davranışların çocuk üzerindeki somut etkilerine bakar.
“Baban Seni Sevmiyor” Demek Velayeti Etkiler mi?
Tek bir söz tek başına velayetin değiştirilmesini gerektirmeyebilir. Ancak bu tür ifadelerin sürekli kullanılması ve çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini bozmak amacı taşıması farklı değerlendirilebilir.
Çocuğa “Baban seni istemiyor”, “Annen seni terk etti”, “Onun yanına gidersen seni bir daha göremem” gibi sözlerin sürekli söylenmesi çocuk üzerinde ciddi duygusal baskı yaratabilir.
Velayet hakkının kullanılmasında çocuğun ebeveynler arasındaki çatışmanın aracı hâline getirilmemesi gerekir.
Çocuğun Diğer Ebeveynle Görüşmek İstememesi Tek Başına Yeterli midir?
Hayır.
Çocuğun görüşmek istememesinin nedeni araştırılmalıdır.
Çocuk gerçekten diğer ebeveynden şiddet görmüş olabilir. İhmal, kötü muamele veya başka ciddi olaylar yaşamış olabilir. Böyle bir durumda çocuğun korkusu gerçek deneyimlere dayanabilir.
Buna karşılık korku diğer ebeveynin sürekli telkinlerinin sonucu da olabilir.
Bu nedenle yalnızca “Çocuk gitmek istemiyor” denilmesiyle değerlendirme tamamlanmaz.
Çocuğun Beyanı Dikkate Alınır mı?
Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi elverdiği ölçüde görüşünün değerlendirilmesi önemlidir.
Ancak çocuğun söylediği her şey otomatik olarak nihai kararın tek belirleyicisi değildir. Özellikle ağır ebeveyn çatışmasının bulunduğu dosyalarda çocuğun beyanının hangi koşullarda oluştuğu önem kazanır.
Mahkeme çocuğun yaşını, gelişim seviyesini, ifadelerinin tutarlılığını ve dosyadaki diğer bulguları birlikte değerlendirebilir.
Çocuğun Ezberletilmiş Cümleler Kullandığı Nasıl Anlaşılır?
Bu konuda kesin sonuç yalnızca kullanılan birkaç kelimeden çıkarılamaz.
Ancak çocuğun yaşına uygun olmayan hukuki veya yetişkinlere özgü ifadeler kullanması, olayları sürekli aynı kalıpla anlatması veya kişisel deneyimiyle açıklamakta zorlandığı ağır suçlamaları tekrar etmesi uzman değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Örneğin küçük yaştaki bir çocuğun ebeveynler arasındaki mal paylaşımı, nafaka veya dava stratejisi hakkında ayrıntılı ifadeler kullanması ayrıca değerlendirilmesi gereken bir durum olabilir.
Çocuk Diğer Ebeveynden Aniden Korkmaya Başlarsa Ne Yapılmalıdır?
Ani davranış değişikliği önemlidir ancak tek başına manipülasyonu kanıtlamaz.
Öncelikle çocuğun güvenliği açısından gerçek bir olay yaşanıp yaşanmadığı araştırılmalıdır. Çocuğa baskı yapılmadan ve sürekli sorgulanmadan durumun uzman kişiler tarafından değerlendirilmesi gerekebilir.
Özellikle daha önce güçlü ilişki bulunan ebeveyne karşı açıklanamayan ani korku ortaya çıkmışsa görüşme sürecindeki değişiklikler ve çocuğun davranışları birlikte ele alınmalıdır.
Uzman veya Sosyal İnceleme Raporu Önemli midir?
Evet.
Velayet uyuşmazlıklarında mahkeme çocuğun yaşam koşullarını, ebeveynlerle ilişkisini ve psikososyal durumunu değerlendirmek amacıyla uzman incelemesinden yararlanabilir.
Ancak uzman raporu da dosyadaki bütün delillerden bağımsız şekilde ele alınmamalıdır. Mahkeme raporu diğer deliller ve çocuğun üstün yararıyla birlikte değerlendirir.
Çocuğu Diğer Ebeveyne Karşı Korkutmak Nasıl İspatlanabilir?
Bu tür dosyalarda tek bir “kesin delil” bulunması her zaman mümkün değildir.
Somut olaya göre taraflar arasındaki yazışmalar, görüşme günlerinde yaşanan olaylara ilişkin kayıtlar, hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesajlar, tanık anlatımları, uzman değerlendirmeleri, okul kayıtları ve çocuğun davranışlarında zaman içerisinde meydana gelen değişiklikler birlikte önem kazanabilir.
Örneğin velayeti kullanan ebeveyn diğer tarafa yazdığı mesajda açıkça “Çocuğu bir daha sana göndermeyeceğim ve senden korkmasını sağlayacağım” şeklinde ifadeler kullanmışsa bu kayıt uyuşmazlık bakımından önemli olabilir.
WhatsApp Mesajları Delil Olabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş WhatsApp yazışmaları somut olayda delil olarak değerlendirilebilir.
Ancak yalnızca ekran görüntüsünün bulunması her zaman mesajın kim tarafından, hangi tarihte ve hangi bağlamda gönderildiğini tartışmasız biçimde kanıtlamaz.
Mesajın taraflarla bağlantısı, bütün konuşma bağlamı ve gerektiğinde teknik itirazlar ayrıca değerlendirilmelidir.
Gizli Ses Kaydı Kullanılabilir mi?
Ses kayıtlarında hukuka uygunluk ayrıca değerlendirilmelidir.
Velayet uyuşmazlığı yaşanması kişiye sınırsız şekilde diğer ebeveyni gizlice kaydetme hakkı vermez. Kayıtların hangi koşullarda elde edildiği önemlidir.
Bu nedenle delil elde etmeye çalışırken hukuka aykırı yöntemlere başvurulmamalıdır.
Çocuğa Diğer Ebeveyn Hakkında Gerçek Dışı Suçlamalar Anlatılırsa Ne Olur?
Özellikle şiddet, cinsel istismar, uyuşturucu kullanımı veya kaçırma gibi ağır iddiaların çocuğa sistematik şekilde anlatılması son derece ciddi sonuçlar doğurabilir.
Ancak burada önemli bir ayrım vardır: Bir ebeveyn gerçek bir istismar veya şiddet şüphesini yetkili mercilere bildirdiği için otomatik olarak çocuğu manipüle etmiş kabul edilemez.
İddianın bilerek gerçek dışı şekilde oluşturulması ile çocuğun güvenliği konusunda makul endişe taşıyarak hukuki yollara başvurulması aynı değildir.
Gerçek Dışı İstismar İddiası Velayeti Etkileyebilir mi?
Bilerek gerçek dışı ağır suçlamalar oluşturulduğu ve bunun çocuğun diğer ebeveynle ilişkisini ortadan kaldırmak amacıyla kullanıldığı ortaya çıkarsa bu durum velayet değerlendirmesinde ciddi önem taşıyabilir.
Fakat bir soruşturmanın takipsizlikle sonuçlanması tek başına şikâyetin kötü niyetli veya iftira niteliğinde olduğunu kanıtlamaz.
Somut olayın bütün koşulları incelenmelidir.
Çocuğun Psikoloğa Götürülmesi Manipülasyon Sayılır mı?
Hayır.
Çocuğun psikolojik destek alması tek başına olumsuz bir davranış değildir.
Aksine ebeveyn çatışmasından etkilenen çocuk bakımından profesyonel destek yararlı olabilir.
Ancak terapi sürecinin diğer ebeveyn hakkında delil üretmek veya çocuğu belirli ifadeler kullanmaya yönlendirmek amacıyla kullanılmaması gerekir.
Çocuğa Sürekli Dava Dosyasından Bahsetmek Doğru mudur?
Çocuğun yaşına uygun olmayan biçimde boşanma, velayet, nafaka, mal paylaşımı ve ceza soruşturmalarının içine çekilmesi çocuğun psikolojik yükünü artırabilir.
Çocuğun anne ve baba arasındaki hukuki çatışmada taraf seçmeye zorlanması üstün yararıyla bağdaşmayabilir.
Çocuğa “Beni Seçmek Zorundasın” Denilmesi Velayeti Etkiler mi?
Sistematik şekilde yapılması hâlinde etkileyebilir.
Çocuk anne veya babasından birini seçmek zorunda bırakılmamalıdır. Bir ebeveyni sevmenin diğerine ihanet olduğu hissinin oluşturulması çocuk üzerinde ağır duygusal baskıya dönüşebilir.
Velayet değerlendirmesinde ebeveynin çocuğun diğer ebeveynle sağlıklı ilişki kurmasını destekleyip desteklemediği önem taşıyabilir.
Çocuğun Telefonla Görüşmesini Engellemek Velayeti Etkiler mi?
Mahkemece veya taraflar arasındaki hukuki düzenleme kapsamında kurulmuş kişisel ilişkinin sistematik biçimde engellenmesi önem taşıyabilir.
Ancak güvenlik riski, koruma kararı veya çocuğun korunmasını gerektiren başka somut nedenler varsa değerlendirme farklılaşır.
Her görüşme engellemesi otomatik olarak velayet değişikliği sonucu doğurmaz.
Görüşme Gününde Çocuğu Evde Bulundurmamak Ne Anlama Gelir?
Bir defalık zorunlu durum ile sürekli biçimde kişisel ilişkiyi engellemek aynı değildir.
Velayeti kullanan ebeveynin çocuğun diğer ebeveynle kurulan kişisel ilişkisinin gereklerini yerine getirmesi beklenir. Tekrarlanan engellemeler velayet değerlendirmesinde önem kazanabilir.
Çocuğun Diğer Ebeveynle Kişisel İlişkisini Engellemek Velayet Değişikliğine Yol Açar mı?
Sistematik, ağır ve çocuğun üstün yararını zedeleyen engellemeler velayetin yeniden değerlendirilmesine neden olabilir.
Ancak mahkeme doğrudan cezalandırma amacıyla velayeti değiştirmez.
Asıl soru şudur:
Mevcut velayet düzeninin devam etmesi çocuğun üstün yararına uygun mudur?
Velayet Değişikliği Bir Ceza mıdır?
Hayır.
Velayet değişikliği anne veya babayı cezalandırmak için kullanılmaz.
Bu nedenle bir ebeveynin diğerine karşı haksız davranmış olması tek başına yeterli değildir. Davranışın çocuğun bakımına, gelişimine, güvenliğine veya diğer ebeveynle ilişkisine nasıl yansıdığı önemlidir.
Diğer Ebeveynle İlişkiyi Desteklemek Velayet Açısından Önemli midir?
Evet.
Çocuğun güvenliği açısından aksini gerektiren somut bir durum bulunmadıkça, ebeveynlerden birinin diğer ebeveynle sağlıklı kişisel ilişki kurulmasına sürekli engel olması velayet değerlendirmesinde dikkate alınabilir.
Çocuğun hem anne hem baba ile güvenli ve sağlıklı ilişki kurabilmesi temel olarak korunması gereken bir menfaattir.
TMK m.324 Bu Konuda Neden Önemlidir?
Türk Medeni Kanunu kapsamında anne ve babanın birbirlerinin çocukla kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmaları gerekir.
Kişisel ilişki nedeniyle çocuğun huzuru tehlikeye girerse veya ebeveyn yükümlülüklerine aykırı davranırsa kişisel ilişki konusunda farklı tedbirler gündeme gelebilir.
Bu nedenle çocuğun diğer ebeveyne karşı sistematik biçimde korkutulması yalnızca velayet açısından değil, kişisel ilişkinin yürütülmesi bakımından da önemlidir.
TMK m.183 Kapsamında Velayet Değiştirilebilir mi?
Boşanmadan sonra ortaya çıkan yeni olgular çocuğun yararı bakımından gerekli hâle getiriyorsa hâkim gerekli önlemleri alabilir.
Velayeti kullanan ebeveynin sonradan başlayan sistematik davranışları nedeniyle çocuğun diğer ebeveynle ilişkisinin ağır biçimde bozulması da somut olayın koşullarına göre yeni bir değerlendirmeyi gerektirebilir.
Ancak velayetin değiştirilmesi için yalnızca ebeveynler arasındaki kişisel anlaşmazlığın varlığı yeterli değildir.
Çocuk “Babamdan Korkuyorum” Derse Baba Ne Yapmalı?
Çocuğu zorlamak veya diğer ebeveyn hakkında karşı propaganda yapmak doğru değildir.
Öncelikle korkunun kaynağı anlaşılmalıdır.
Baba çocuğa “Annen sana yalan söylüyor” diyerek yeni bir çatışma yaratmak yerine hukuki süreçte objektif delillere ve uzman değerlendirmesine odaklanmalıdır.
Aynı yaklaşım anne bakımından da geçerlidir.
Çocuğu Manipüle Ettiği İddia Edilen Ebeveyne Karşı Nasıl Savunma Yapılabilir?
Bu iddiayla karşılaşan ebeveyn açısından yalnızca “Ben çocuğu etkilemedim” demek yeterli olmayabilir.
Çocuğun korkusunun gerçek nedenleri, daha önce yaşanan olaylar, ebeveynle görüşmelerin seyri, çocuğun psikolojik durumu ve varsa güvenlik riskleri ortaya konulmalıdır.
Örneğin geçmişte şiddet veya tehdit olayları bulunuyorsa çocuğun korkusunun diğer ebeveynin telkininden değil yaşadığı deneyimlerden kaynaklanabileceği gösterilebilir.
“Ebeveyne Yabancılaştırma Sendromu” Tanısı Tek Başına Karar İçin Yeterli midir?
Velayet davasında belirli bir etikete dayanılarak otomatik sonuç çıkarılmamalıdır.
Mahkemenin esas değerlendirmesi somut davranışlar ve bunların çocuk üzerindeki etkileri üzerinden yapılmalıdır.
Çocuğun diğer ebeveynden uzaklaşmasının gerçek nedenlerinin araştırılması gerekir.
Kardeşler de Diğer Ebeveynden Korkmaya Başladıysa Ne Olur?
Birden fazla çocuğun aynı anda davranış değiştirmesi önemli olabilir ancak yine tek başına manipülasyonu kanıtlamaz.
Her çocuğun yaşı, yaşadığı olaylar ve ebeveynlerle ilişkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
Kardeşlerin mümkün olduğunca birlikte değerlendirilmesi de aile dinamiklerinin anlaşılmasına yardımcı olabilir.
Büyükanne veya Büyükbabanın Çocuğu Diğer Ebeveyne Karşı Korkutması Velayeti Etkiler mi?
Etkileyebilir.
Velayeti kullanan ebeveyn çocuğu doğrudan kendisi korkutmuyor ancak birlikte yaşadığı aile üyelerinin sistematik şekilde diğer ebeveyni kötülemesine göz yumuyorsa bunun çocuk üzerindeki etkisi değerlendirilebilir.
Örneğin çocuk sürekli olarak anneanne, babaanne veya başka yakınlardan diğer ebeveynin “tehlikeli” olduğunu duyuyorsa aile ortamının çocuğun gelişimine etkisi incelenebilir.
Çocuğun Okuldaki Davranış Değişiklikleri Delil Olabilir mi?
Somut olayda önemli olabilir.
Çocuğun ders başarısında ani düşüş, kaygı, içe kapanma, saldırganlık veya ebeveyn görüşmelerinden önce yoğun korku yaşaması gibi durumlar çocuğun psikolojik durumunun değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.
Ancak bu belirtilerin tek bir nedeni olduğu varsayılmamalıdır.
Öğretmen veya Rehber Öğretmen Tanık Olabilir mi?
Somut olayın niteliğine göre çocuğun davranışlarını doğrudan gözlemleyen kişilerin bilgileri önem taşıyabilir.
Ancak tanığın kendi gözlemi ile çocuktan veya ebeveynden duyduğu bilgilerin birbirinden ayrılması gerekir.
Velayet Davasında Hangi Deliller Birlikte Değerlendirilmelidir?
Bu tür dosyalarda tek bir ekran görüntüsüne veya tek bir tanık anlatımına dayanmak yerine çocuğun yaşamındaki genel tablo ortaya konulmalıdır.
Tarafların yazışmaları, kişisel ilişki süreci, uzman raporları, okul ve sağlık durumuna ilişkin kayıtlar, tanık anlatımları ve çocuğun yaşına uygun şekilde alınan görüşü birlikte değerlendirilebilir.
Çocuğu Diğer Ebeveyne Karşı Korkutan Kişi Velayeti Kesin Kaybeder mi?
Hayır.
Aile hukukunda böyle otomatik bir kural yoktur.
Mahkeme çocuğun üstün yararına göre karar verir.
Davranışın yoğunluğu, ne kadar süredir devam ettiği, çocuk üzerindeki etkisi, ebeveynin davranışını düzeltip düzeltmediği, diğer ebeveynin bakım kapasitesi ve çocuğun yaşam düzeni birlikte değerlendirilir.
Tek Bir Olay Nedeniyle Velayet Değiştirilebilir mi?
Genellikle velayet değerlendirmesinde olayın bütün koşulları dikkate alınır.
Ancak tek olay çok ağırsa ve çocuğun güvenliği veya psikolojik sağlığı bakımından ciddi risk yaratıyorsa elbette önem taşıyabilir.
Bu nedenle “tek olay hiçbir zaman yeterli değildir” şeklinde mutlak bir kural da kurulamaz.
Çocuğu Korkutma Devam Ederken Dava Sonuna Kadar Tedbir İstenebilir mi?
Çocuğun korunmasını gerektiren somut ve güncel bir risk bulunuyorsa geçici tedbirler gündeme gelebilir.
Mahkeme dava devam ederken çocuğun üstün yararını koruyacak uygun düzenlemeleri değerlendirebilir.
Talep edilen tedbirin neden gerekli olduğu somut olaylarla açıklanmalıdır.
Velayet Değişikliği Davasında En Büyük Hata Nedir?
En büyük hatalardan biri ebeveynler arasındaki kişisel öfkeyi velayet davasının merkezine yerleştirmektir.
“Eski eşim kötü insan” demek yerine davranışın çocuk üzerindeki somut etkisi ortaya konulmalıdır.
Diğer önemli hata ise çocuğu delil toplamak amacıyla sürekli sorgulamak, kayıt altına almak veya diğer ebeveyn hakkında konuşmaya zorlamaktır.
Bu davranış çocuğa ayrıca zarar verebilir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Velayet Uyuşmazlıklarında Nelere Dikkat Edilmeli?
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa dahil Türkiye genelindeki velayet uyuşmazlıklarında temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Taraflardan birinin diğer ebeveyn hakkında ağır suçlamalarda bulunması tek başına velayet değişikliği için yeterli değildir. İddiaların çocuk üzerindeki etkisi ve dosyadaki objektif bulgular önemlidir.
Özellikle uzun süredir devam eden ebeveyn çatışmalarında çocuğun dava sürecinin bir aracı hâline gelmesini önleyecek yaklaşım benimsenmelidir.
Çocuğu Diğer Ebeveyne Karşı Korkutmak Velayeti Kaybetme Sebebi midir?
Sonuç olarak çocuğu diğer ebeveyne karşı sistematik ve gerçek dışı şekilde korkutmak, tek başına otomatik bir velayet kaybı sebebi değildir; ancak davranış çocuğun üstün yararını ciddi biçimde zedeliyorsa velayetin değiştirilmesinde önemli bir unsur olabilir.
Mahkeme özellikle korkunun gerçek nedenini araştırmalıdır.
Gerçek bir şiddet, istismar veya kaçırılma riski nedeniyle çocuğu korumak ile hiçbir somut tehlike bulunmadığı hâlde çocuğu diğer ebeveynden uzaklaştırmak aynı şekilde değerlendirilemez.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, bu tür velayet uyuşmazlıklarında ebeveynlerin birbirlerine yönelik suçlamalarından çok çocuğun davranışlarındaki değişimin, kişisel ilişkinin geçmişinin, uzman değerlendirmelerinin ve objektif delillerin birlikte ele alınmasının önem taşıdığını belirtmektedir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Velayet Değişikliği Davaları
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, çocuğun diğer ebeveynden uzaklaştırılması, kişisel ilişkinin engellenmesi, velayetin değiştirilmesi, gerçek dışı suçlamalar, çocuk teslimi ve ebeveyn-çocuk ilişkisinin korunmasına ilişkin aile hukuku uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Özellikle çocuğun diğer ebeveynle görüşmeyi aniden reddetmeye başladığı dosyalarda yalnızca bu sonuca değil, bu değişikliğe neden olan sürecin tamamına bakılması önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Çocuğu babasına karşı korkutan anne velayeti kaybeder mi?
Otomatik olarak kaybetmez. Ancak sistematik korkutma çocuğun üstün yararını ciddi biçimde zedeliyorsa velayet değişikliği değerlendirmesinde önemli olabilir.
2. Baba çocuğu annesine karşı doldurursa velayet değişebilir mi?
Evet, somut olayın ağırlığına göre değişebilir. Anne ve baba bakımından aynı temel ilkeler uygulanır.
3. Çocuğun “Gitmek istemiyorum” demesi görüşmenin engellenmesi için yeterli midir?
Her durumda değildir. Çocuğun neden görüşmek istemediği araştırılmalıdır.
4. Çocuğun diğer ebeveynden korktuğu nasıl ispatlanır?
Uzman değerlendirmeleri, hukuka uygun yazışmalar, tanıklar, kişisel ilişki süreci ve çocuğun davranışlarındaki değişiklikler birlikte değerlendirilebilir.
5. Çocuğa “Baban seni sevmiyor” demek velayeti etkiler mi?
Tek bir söz otomatik sonuç yaratmaz. Ancak sistematik biçimde diğer ebeveynle ilişkiyi bozmak amacıyla kullanılıyorsa önem taşıyabilir.
6. Gerçek dışı istismar iddiası velayetin değiştirilmesine neden olabilir mi?
Bilerek gerçek dışı iddia oluşturulduğunun ve bunun çocuk üzerindeki etkisinin ortaya konulması hâlinde velayet değerlendirmesinde ciddi önem taşıyabilir.
7. Çocuğun görüşmeye gitmesini sürekli engellemek velayet sebebi midir?
Sistematik ve haklı nedeni bulunmayan engellemeler velayetin yeniden değerlendirilmesine neden olabilir.
8. Çocuk mahkemede dinlenir mi?
Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi dikkate alınarak görüşünün uygun yöntemlerle alınması gündeme gelebilir.
9. Velayet değişikliği davası devam ederken geçici tedbir alınabilir mi?
Çocuğun üstün yararının korunmasını gerektiren somut koşullar varsa uygun geçici tedbirler değerlendirilebilir.
10. Diğer ebeveyn beni çocuğa karşı kötü gösteriyorsa ne yapmalıyım?
Çocuğu karşı propagandaya maruz bırakmak yerine olayların hukuka uygun delillerle belgelenmesi, kişisel ilişki sürecinin kayıt altına alınması ve gerektiğinde velayet veya kişisel ilişki düzenlemesinin mahkemeden talep edilmesi daha uygun olacaktır.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, velayet değişikliği ve kişisel ilişkinin engellenmesine ilişkin aile hukuku uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, çocuğun diğer ebeveynden uzaklaştırılması, korkutulması, görüşmenin sistematik biçimde engellenmesi, velayet değişikliği, kişisel ilişki düzenlemesi ve çocuğun üstün yararının korunmasına ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




