
İcra Takibine Uğrayan Şirket Ne Yapmalı?
2 Mayıs 2025
Çekişmeli Boşanma Davası Hangi Durumlarda Açılır?
5 Mayıs 2025Anlaşmalı Boşanmanın Tanımı ve Yasal Dayanağı
Anlaşmalı boşanma, tarafların evliliği sona erdirmek konusunda hemfikir olmaları durumunda Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında düzenlenmiş özel bir boşanma türüdür. Bu maddeye göre, evlilik en az bir yıl sürmüşse, eşler birlikte başvurmuş ya da biri açılan davayı kabul etmişse ve hâkim de tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirirse anlaşmalı boşanma gerçekleşebilir. Anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanmaya göre daha hızlı ve daha az yıpratıcı bir süreçtir. Bununla birlikte, mahkeme sadece tarafların anlaşmasına değil, bu anlaşmanın hukuka uygunluğuna da dikkat eder. Tarafların anlaşmalı boşanma kararı, bir “boşanma protokolü” ile yazılı hale getirilir ve bu belge dava dosyasına sunularak hukuken bağlayıcı nitelik kazanır. Mahkeme bu protokolü inceler, uygun bulursa aynen kabul eder ya da düzenlenmesini talep edebilir. Dolayısıyla anlaşmalı boşanma, sadece anlaşmak değil, bu anlaşmayı kanunlara uygun şekilde şekillendirmek demektir.
Anlaşmalı Boşanma Davasının Şartları Nelerdir?
Anlaşmalı boşanma davasının açılabilmesi için bazı temel şartların eksiksiz biçimde sağlanması gerekir. Öncelikle evlilik birliği en az bir yıl sürmüş olmalıdır. Bu süre nikâh tarihinden itibaren hesaplanır. Bir yıllık sürenin dolmaması hâlinde anlaşmalı boşanma davası açılamaz; ancak bu durumda çekişmeli boşanma davası mümkündür. İkinci olarak tarafların boşanma ve boşanmanın tüm sonuçları üzerinde tam bir uzlaşı içinde olmaları şarttır. Bu uzlaşma yalnızca sözlü değil, yazılı bir “anlaşmalı boşanma protokolü” ile kayıt altına alınmalıdır. Nafaka, velayet, mal paylaşımı, çocukla kişisel ilişki kurulması gibi tüm konular bu protokolde açıkça düzenlenmelidir. Ayrıca mahkemeye başvuruda eşlerin birlikte dilekçe vermeleri veya bir tarafın açtığı davayı diğer tarafın kabul etmesi gerekir. Bu şartlar sağlanmadıkça anlaşmalı boşanma davası reddedilebilir. Son olarak en önemli unsurlardan biri de, hâkimin tarafları duruşmada bizzat dinlemesidir. Bu, tarafların kendi iradeleriyle hareket ettiklerinin tespit edilmesi açısından vazgeçilmezdir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır?
Anlaşmalı boşanma sürecinin en kritik belgelerinden biri olan boşanma protokolü, tarafların boşanmanın maddi ve manevi tüm sonuçları konusunda uzlaştığını gösteren yazılı metindir. Bu protokolde; velayet kimin üzerinde olacak, çocukla kişisel ilişki hangi günlerde kurulacak, nafaka miktarı ne olacak, mal paylaşımı nasıl gerçekleşecek, tazminat ödemesi yapılacak mı gibi konular net ve açık biçimde düzenlenmelidir. Bu belge noter onaylı olmak zorunda değildir; ancak hukuki terimlere uygun ve açık bir dille kaleme alınması gerekir. Özellikle çocukların üstün yararı gözetilmeden hazırlanan ya da eşlerden birinin aleyhine aşırı derecede dengesiz maddeler içeren protokoller hâkim tarafından reddedilebilir. Bu nedenle protokolün hazırlanması sırasında bir aile hukuku avukatından destek alınması, ilerde oluşabilecek hak kayıplarını önlemek adına oldukça önemlidir. Mahkemeye sunulacak bu protokolün her iki eş tarafından imzalanmış olması zorunludur ve mahkemece uygun bulunmadığı takdirde yeniden düzenlenmesi istenebilir.
Dava Dilekçesi ve Gerekli Belgeler
Anlaşmalı boşanma davası açmak için öncelikle usulüne uygun bir dilekçe hazırlanmalıdır. Bu dilekçede evliliğin en az bir yıl sürdüğü, eşlerin boşanma konusunda anlaştıkları, protokolün ekte sunulduğu açıkça belirtilmelidir. Davacı taraf, eğer eşlerden sadece biri başvuru yapacaksa, diğer tarafın bu davayı kabul edeceğine dair beyan da dosyada yer almalıdır. Dilekçeyle birlikte mahkemeye sunulması gereken belgeler şunlardır: evlilik cüzdanının fotokopisi, nüfus kayıt örnekleri, taraflarca imzalanmış anlaşmalı boşanma protokolü ve varsa çocukların kimlik belgeleri. E-devlet üzerinden alınan nüfus kayıtları kabul edilmektedir. Dava, yetkili Aile Mahkemesine ya da Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi’ne verilebilir. Dava dilekçesinin eksiksiz ve açık olması, sürecin hızla ilerlemesi için kritik öneme sahiptir. Yanlış veya eksik bilgi sunulması hâkim tarafından dava süresince sorun teşkil edebilir.
Mahkeme Süreci ve Duruşma Günü
Anlaşmalı boşanma davaları, şartlar sağlandığı takdirde çoğunlukla tek celsede sonuçlanan davalardır. Mahkemeye sunulan dilekçe ve ekleri inceleyen hâkim, duruşma günü verir. Bu duruşmaya eşlerin bizzat katılması zorunludur; vekilleri aracılığıyla anlaşmalı boşanma gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Mahkeme günü geldiğinde, hâkim eşleri ayrı ayrı dinler ve protokoldeki hükümlerin rızaları ile alınıp alınmadığını sorgular. Bu sorgulamada eşlerin serbest iradeleriyle boşanmak istediklerini beyan etmeleri gerekmektedir. Hâkim, protokol hükümlerinin kamu düzenine, ahlaka ve çocukların üstün yararına uygun olup olmadığını değerlendirir. Eğer protokol uygun bulunursa, karar aynı gün verilir ve anlaşmalı boşanma gerçekleşmiş olur. Bu karar, taraflara yazılı olarak tebliğ edildikten sonra kesinleşir. Bazı mahkemelerde duruşma saatleri sıkışık olduğundan, süre birkaç hafta ileri alınabilir. Bu nedenle tarafların sabırlı ve hazırlıklı olması önemlidir.
Çocukların Velayeti ve Görüş Günleri
Anlaşmalı boşanma protokolünde en çok dikkat edilen hususlardan biri çocukların velayeti ve kişisel ilişki (görüş hakkı) düzenlemeleridir. Türk Medeni Kanunu’na göre hâkim, çocukların üstün yararını gözeterek karar vermek zorundadır. Bu nedenle, taraflar velayetin kimde olacağı konusunda uzlaşmış olsa bile, mahkeme bu düzenlemeyi yeterli bulmazsa müdahale edebilir. Protokolde çocukla kişisel ilişki kurulacak günler, saatler, tatil ve bayram süreleri açıkça yazılmalı, görüşme hakkı ebeveynlerin insiyatifine bırakılmamalıdır. Eğer bu detaylar açıkça düzenlenmemişse, mahkeme resen düzenleme yapabilir. Ayrıca, çocukların eğitim, sağlık ve bakım masraflarına ilişkin sorumluluk paylaşımı da açıkça belirtilmelidir. Mahkemeler bu konularda sosyal hizmet uzmanlarının raporlarını da dikkate alabilir. Unutulmamalıdır ki velayet anlaşması yapılmış olsa dahi, çocuğun psikolojik gelişimi ya da taraflardan birinin velayet şartlarını ihlali halinde ilerleyen süreçte değişiklik talep edilebilir.
Nafaka ve Tazminat Konuları
Anlaşmalı boşanma protokolünde düzenlenmesi gereken en önemli finansal konuların başında nafaka ve tazminat gelir. İştirak nafakası, velayet kendisinde olmayan eşin çocuk için ödediği aylık katkıdır. Bu nafakanın miktarı, çocuğun yaşı, ihtiyaçları ve tarafların gelir durumuna göre belirlenir. Yoksulluk nafakası ise boşanma ile birlikte ekonomik olarak zor duruma düşecek eşe ödenen miktardır. Tüm bu nafaka türlerinin miktarı, ödeme tarihi ve yöntemi anlaşmada açıkça belirtilmelidir. Ayrıca, taraflardan biri diğerinden maddi ya da manevi tazminat talebinde bulunuyorsa bu da protokolde açık bir dille yer almalıdır. Hâkim, bu miktarları fahiş ya da yetersiz bulursa protokolün ilgili kısmını reddedebilir. Tarafların ileriye dönük itirazları önlemek için bu kalemleri detaylı ve gerçekçi şekilde düzenlemeleri gerekir. Özellikle çocuklar için düzenlenen nafaka, taraflar istese dahi ortadan kaldırılamaz.
Boşanma Kararının Kesinleşmesi ve Nüfus İşlemleri
Anlaşmalı boşanma kararının mahkemece verilmesinden sonra kararın kesinleşmesi için belirli bir sürecin tamamlanması gerekir. Mahkeme, duruşma sonucunda boşanma kararını taraflara yazılı olarak tebliğ eder. Taraflar bu karara 2 hafta içerisinde istinaf başvurusu yapmazsa karar kesinleşir. Kararın kesinleştiği tarih, mahkeme tarafından düzenlenen “kesinleşme şerhi” ile belgelendirilir. Bu aşamadan sonra taraflar nüfus müdürlüklerine başvurarak medeni hallerinde değişiklik yaptırabilirler. Eşlerden biri soyadını değiştirmek isterse, bu işlem yine nüfus müdürlüğü aracılığıyla gerçekleştirilir. Ayrıca boşanma kararıyla birlikte aile kütüğünde “boşanmış” ibaresi yer alır. Bu işlem genellikle mahkeme tarafından nüfus müdürlüğüne doğrudan bildirilir. Ancak uygulamada gecikmeler yaşanabileceği için tarafların süreci takip etmeleri önem arz eder. Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra tarafların birlikte yaşaması veya mal paylaşımı gibi hakları sona erer.
Avukatla Süreci Yürütmenin Avantajları
Her ne kadar anlaşmalı boşanma süreci çekişmeli davalara göre daha kısa ve sade olsa da, bu süreçte yapılacak küçük bir hata ciddi sonuçlar doğurabilir. Özellikle boşanma protokolünün eksik veya hatalı hazırlanması, mahkemenin davayı reddetmesine ya da taraflardan birinin ileride dava açarak protokolü geçersiz kılmasına yol açabilir. Bu nedenle bir aile hukuku avukatından profesyonel destek alınması, sürecin sorunsuz ve hızlı ilerlemesi açısından büyük fayda sağlar. Avukat, tarafların haklarını koruyarak hem protokolü hukuka uygun şekilde hazırlar hem de mahkemede yapılması gereken açıklamaları doğru şekilde yönlendirir. Ayrıca mal rejimi, nafaka, çocuk hakları gibi hassas konularda dengeli ve sürdürülebilir çözümler oluşturulmasına katkı sağlar. Taraflar bazen duygusal nedenlerle hukuki haklarını göz ardı edebilir; bir avukat bu noktada objektif ve koruyucu bir rehber görevi üstlenir. Dolayısıyla, avukatsız yürütülen anlaşmalı boşanma süreci her zaman daha ekonomik olmayabilir.
Anlaşmalı Boşanma ile Çekişmeli Boşanma Arasındaki Farklar
Anlaşmalı boşanma, tarafların tüm hususlarda anlaşarak birlikte ya da kabul yoluyla mahkemeye başvurdukları davalardır. Buna karşılık çekişmeli boşanma, taraflardan yalnızca birinin dava açması ve diğer tarafın kabul etmemesi durumunda gündeme gelir. Anlaşmalı boşanma sürecinde dava kısa sürede (genellikle tek celsede) sonuçlanırken, çekişmeli boşanma yıllar sürebilir. Anlaşmalı boşanma dava dosyasında evlilik süresinin bir yılı doldurduğu ve eşlerin anlaşması belgelenmişse, mahkeme süreci çok daha az masraflı olur. Oysa çekişmeli davalarda tanık dinlenir, bilirkişi atanır, sosyal inceleme raporu hazırlanır; bu durum hem süreci uzatır hem maliyeti artırır. Ayrıca çekişmeli boşanmalarda velayet, nafaka, tazminat gibi konularda ciddi uyuşmazlıklar yaşanır ve taraflar arasındaki ilişkiler daha da yıpranır. Bu nedenle boşanmayı düşünen çiftler, mümkünse anlaşmalı yollarla süreci yürütmeye çalışmalı, bunun için doğru yönlendirme ve uzlaşı sağlanmalıdır.
Anlaşmalı Boşanma Kararından Sonra Ortaya Çıkabilecek Sorunlar
Mahkeme kararıyla boşanma gerçekleştikten sonra bile çeşitli sorunlar ortaya çıkabilir. En sık karşılaşılan durumlar arasında nafaka ödemelerinin aksaması, çocukla kişisel ilişkinin ihlali, mal paylaşımında sorun yaşanması veya protokoldeki maddelerin tam uygulanmaması gelir. Anlaşmalı boşanma protokolü bir mahkeme kararı niteliğinde olduğundan, ihlali halinde icra takibi başlatmak mümkündür. Örneğin çocukla görüş hakkı ihlal ediliyorsa, Aile Mahkemesi’ne başvurarak “çocuk teslimine ilişkin zorlama hapsi” talep edilebilir. Nafaka ödenmezse icra takibi ve gerekirse tazyik hapsi yoluna gidilebilir. Ayrıca protokoldeki hükümler tarafların sosyal durumlarında ciddi değişiklikler olması halinde mahkeme kararıyla değiştirilebilir. Bu nedenle anlaşmalı boşanma, her ne kadar tarafların barışçıl ayrılığına imkân tanısa da, geleceğe dönük sorunların önlenmesi için profesyonel bir gözle ve dikkatle hazırlanmalıdır. Aksi takdirde anlaşmalı boşanmanın “çekişmeli boşanmanın başlangıcı” haline dönüşmesi kaçınılmaz olabilir.
🔗 İlgili Resmi Kurum Linkleri
- Adalet Bakanlığı: https://www.adalet.gov.tr
- Türkiye Barolar Birliği: https://www.barobirlik.org.tr
- e-Devlet (Mahkeme Dava Sorgulama): https://www.turkiye.gov.tr
- Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü: https://www.nvi.gov.tr
- İcra ve İflas Daireleri Genel Müdürlüğü: https://www.adalet.gov.tr/kurumlar/iflas
Daha detaylı bilgi almak ve hukuki destek almak için FFK Partner Hukuk olarak sizlere profesyonel destek sağlıyoruz!




