
Elektrik Depolama Tesislerinde Kabul Süreci Nasıl İşler? 2026 Hukuki Rehber
25 Ağustos 2026
Enerji Depolama Tesisi İçin İmar ve Yapı Ruhsatı Nasıl Alınır? 2026 Güncel Hukuki Rehber
25 Ağustos 2026Türkiye’de batarya enerji depolama sistemi (BESS) yatırımlarının hızla artmasıyla birlikte yatırımcıların en sık karşılaştığı sorulardan biri “Elektrik depolama tesisi için ÇED gerekir mi?” sorusudur. Özellikle depolamalı GES ve RES projelerinde elektrik üretim tesisi ile batarya depolama ünitesinin aynı proje kapsamında değerlendirilmesi; ÇED, imar, yapı ruhsatı, proje onayı, bağlantı ve kabul süreçlerinin birbirleriyle koordineli yürütülmesini zorunlu hâle getirmektedir.
2026 itibarıyla verilecek en doğru cevap şudur: Batarya depolama tesisi bakımından ÇED yükümlülüğü, projenin türüne, üretim tesisiyle birlikte değerlendirilip değerlendirilmediğine, kapasitesine, alanına ve ÇED Yönetmeliğindeki sınıflandırmasına göre somut proje özelinde belirlenmelidir. Özellikle depolamalı GES ve RES projelerinde yatırımcı, “batarya tek başına elektrik üretmediği için ÇED gerekmez” şeklinde hareket etmemelidir.
Nitekim Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının uygulamalarında GES veya RES ile elektrik depolama tesislerinin birlikte ÇED sürecine konu edildiğini gösteren çok sayıda proje bulunmaktadır. 2026 yılında Ankara Polatlı’da planlanan 30 MWe/30 MWm GES ile 30 MWe/30 MWh elektrik depolama tesisinin daha önce alınmış ÇED Olumlu kararının ÇED Yönetmeliği’nin 14. maddesi kapsamında geçersiz sayıldığına ilişkin Bakanlık duyurusu da bunun güncel örneklerinden biridir. (Çevre Bakanlığı)
Dolayısıyla batarya depolama yatırımında ÇED meselesi, arazi satın alınmadan ve EPC sözleşmesi kesinleştirilmeden önce değerlendirilmelidir.
Elektrik Depolama Tesisi İçin ÇED Zorunlu mu?
Her batarya depolama projesi için tek cümleyle “ÇED Olumlu kararı mutlaka gerekir” demek doğru değildir. Aynı şekilde bütün elektrik depolama tesislerinin ÇED kapsamı dışında olduğunu söylemek de hatalıdır.
Öncelikle projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında hangi hukuki kategoriye girdiği belirlenmelidir.
Özellikle batarya sistemi bir GES veya RES projesinin parçası olarak kuruluyorsa üretim tesisi ile depolama ünitesinin birlikte değerlendirilmesi gündeme gelmektedir.
Bakanlığın uygulaması da bunu açıkça göstermektedir. İstanbul Çatalca’da 10 MWe GES ile 20,2 MWe/20,2 MWh elektrik depolama tesisi birlikte ÇED sürecine konu edilmiş; yine Çatalca’daki 39 MWe RES ve 39 MWe/39 MWh elektrik depolama tesisi için ÇED süreci başlatılmıştır. (Çevre Bakanlığı)
Bu nedenle ilk yapılması gereken işlem, projenin bütün bileşenleriyle ÇED mevzuatı açısından sınıflandırılmasıdır.
Depolamalı GES İçin ÇED Gerekir mi?
Depolamalı GES projelerinde güneş enerjisi üretim tesisi ile elektrik depolama tesisi birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin Ankara Şereflikoçhisar’da planlanan 50 MWe/50 MWm GES ve 50 MWe/50 MWh enerji depolama tesisi birlikte ÇED sürecine konu edilmiştir. Benzer şekilde Ankara Gölbaşı’nda 10 MWe/10 MWm GES ile 10 MWe/10 MWh enerji depolama tesisi için de ÇED süreci yürütülmüştür. (Çevre Bakanlığı)
Dolayısıyla yatırımcının yalnızca bataryanın kapladığı alanı veya MWh değerini dikkate alması doğru değildir.
GES sahası, elektrik depolama tesisi, enerji nakil hattı, şalt sahası ve projenin diğer bileşenlerinin çevresel süreç üzerindeki etkisi birlikte incelenmelidir.
Depolamalı RES İçin ÇED Gerekir mi?
Depolamalı RES projelerinde de benzer yaklaşım geçerlidir.
Rüzgâr türbinleri, türbin koordinatları, yollar, şalt sahası, elektrik depolama sistemi ve gerektiğinde enerji nakil hattı projenin bütününü oluşturabilir.
Çevre Bakanlığının uygulamasında 39 MWe Çatalca RES ile 39 MWe/39 MWh elektrik depolama tesisinin ve 22,5 MWe Merge-2 RES ile 22,5 MWe/22,5 MWh elektrik depolama tesisinin birlikte ÇED süreçlerine konu edildiği görülmektedir. (Çevre Bakanlığı)
Bu nedenle depolamalı RES yatırımında ÇED takvimi, EPDK ön lisans süreciyle eş zamanlı planlanmalıdır.
EPDK Ön Lisansı Alındıktan Sonra ÇED Başvurusu Ne Zaman Yapılmalı?
Burada yatırımcı açısından son derece önemli bir süre bulunmaktadır.
EPDK’nın güncel başvuru prosedürüne göre ön lisans sahibi tüzel kişiler, ön lisans alma tarihinden itibaren 90 gün içerisinde ÇED Yönetmeliği kapsamında gerekli kararın alınması amacıyla ilgili kuruma başvurmak zorundadır. Rüzgâr projelerinde Teknik Etkileşim İzni bakımından ise 180 günlük başvuru süresi bulunmaktadır. (EPDK)
Bu 90 günlük süre özellikle depolamalı GES ve RES yatırımcıları açısından önemlidir.
Şirketin “ön lisans süremiz 24 veya 36 ay, ÇED başvurusunu daha sonra yapabiliriz” şeklinde hareket etmesi ciddi hukuki risk yaratabilir.
Ön lisansın alınmasıyla birlikte ÇED takvimi derhâl başlatılmalıdır.
ÇED Kararı Üretim Lisansına Geçiş İçin Önemli mi?
Evet.
EPDK, ön lisans döneminde tamamlanması gereken yükümlülükler arasında Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği kapsamında gerekli kararın alınmasını açıkça saymaktadır. (EPDK)
Bu nedenle ÇED süreci yalnızca çevre mevzuatından kaynaklanan bağımsız bir izin olarak değerlendirilmemelidir.
ÇED sürecinin tamamlanamaması, EPDK ön lisans yükümlülüklerinin yerine getirilmesini ve dolayısıyla üretim lisansına geçiş sürecini de etkileyebilir.
“ÇED Olumlu” ile “ÇED Gerekli Değildir” Aynı Şey mi?
Hayır.
Projenin ÇED Yönetmeliğindeki konumuna göre farklı çevresel değerlendirme mekanizmaları gündeme gelebilir.
Bu nedenle yatırımcı daha araziyi satın alırken veya kiralarken projesinin hangi çevresel prosedüre tabi olacağını belirlemelidir.
Özellikle proje kapasitesinin veya santral sahasının daha sonra değiştirilmesi, başlangıçtaki çevresel değerlendirmenin yeniden ele alınmasına neden olabilir.
Müstakil Batarya Depolama Tesisi İçin ÇED Gerekir mi?
Müstakil elektrik depolama tesisleri, üretim tesisine bütünleşik depolama sistemlerinden hukuken ayrılmalıdır.
Müstakil BESS yatırımında projenin ÇED Yönetmeliği kapsamında hangi kategoriye girdiği, kapasitesi, kurulacağı saha ve diğer tesislerle bağlantısı somut olarak değerlendirilmelidir.
Burada yatırımcı açısından kritik hata şudur:
“Müstakil depolama tesisi elektrik üretmediği için hiçbir çevresel izin gerekmez.”
şeklinde bir varsayımla yatırıma başlanmamalıdır.
ÇED yükümlülüğünün yanında imar, yapı ruhsatı, proje onayı, bağlantı, yangın güvenliği ve tesis kabulü gibi başka kamu hukuku yükümlülükleri de bulunmaktadır.
Batarya Depolama Tesisi İçin İmar Planı Gerekir mi?
Tesisin niteliğine ve mevcut plan durumuna göre imar işlemleri gündeme gelebilir.
Nitekim Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının müstakil elektrik depolama tesisi kabul başvuru dokümanlarında 1/1.000 ve 1/5.000 ölçekli onaylı imar planlarının sunulması öngörülmektedir. (Enerji Bakanlığı)
Bu son derece önemli bir göstergedir.
Yatırımcı yalnızca EPDK veya bağlantı süreçlerine odaklanıp imar mevzuatını projenin sonuna bırakmamalıdır.
Özellikle tarım arazileri, mera, orman, sit alanları veya özel koruma rejimine tabi taşınmazlarda ilave izinler gündeme gelebilir.
Batarya Depolama Tesisi İçin Yapı Ruhsatı Gerekir mi?
Projenin yapısına göre yapı ruhsatı veya ilgili mevzuat uyarınca bunun yerine geçen belge gündeme gelebilir.
EPDK’nın ön lisans yükümlülüklerine ilişkin güncel açıklamasında üretim tesisi için yapı ruhsatının veya yapı ruhsatı yerine geçen belgenin alınması ya da ruhsat alınmasına gerek bulunmadığına ilişkin belgenin sunulması gerektiği belirtilmektedir. (EPDK)
Enerji Bakanlığının müstakil elektrik depolama tesislerine ilişkin kabul belgelerinde de yapı ruhsatı/yapı kullanma izin belgesi açık şekilde kabul dosyasındaki belgeler arasında gösterilmektedir. (Enerji Bakanlığı)
Dolayısıyla “bataryalar konteyner içerisinde olduğu için yapı ruhsatına hiçbir şekilde gerek yoktur” şeklindeki genel yaklaşım güvenli değildir.
Konteyner Tipi BESS İçin Ruhsat Gerekir mi?
Bu soru uygulamada oldukça önemlidir.
Batarya modüllerinin konteyner biçiminde olması tek başına yapının imar ve ruhsat rejiminin dışında kaldığı anlamına gelmez.
Konteynerlerin zemine nasıl yerleştirildiği, sabit altyapı bulunup bulunmadığı, trafo ve PCS sistemleri, saha düzenlemesi, yardımcı yapılar ve projenin genel niteliği birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle belediye veya ilgili idareden gerekli görüş alınmadan “taşınabilir konteyner” gerekçesiyle ruhsatsız kurulum yapılması ileride kabul aşamasında sorun yaratabilir.
Batarya Tesisi İçin Proje Onayı Gerekir mi?
Evet, elektrik tesisleri bakımından proje onayı kabul sürecinin temel unsurlarından biridir.
Enerji Bakanlığının müstakil elektrik depolama tesisi kabul başvuru dokümanında ilk belgeler arasında Proje Onay Yazısı ve yetkili proje onay birimi tarafından onaylanmış Genel Yerleşim Planı bulunmaktadır. (Enerji Bakanlığı)
Elektrik tesislerinin proje onayı ve kabul yetkileri de Bakanlık tarafından ayrıca düzenlenmektedir. 18 Haziran 2025 tarihli yetkilendirmeyle proje onay ve kabul yetkilendirme tablosunun 31 Aralık 2028 tarihine kadar uygulanacak şekilde revize edildiği görülmektedir. (Enerji Bakanlığı)
Dolayısıyla 2026 yılında yatırımcı tesis türüne göre hangi kurumun proje onayı ve kabul konusunda yetkili olduğunu güncel yetkilendirme tablosundan kontrol etmelidir.
TEİAŞ veya Dağıtım Şirketi Bağlantı Anlaşması Gerekir mi?
Elektrik depolama tesisinin hukuki türüne göre bağlantı ve sistem kullanım süreçleri de tamamlanmalıdır.
Nitekim Bakanlığın müstakil elektrik depolama tesisi kabul başvuru belgelerinde Sistem Bağlantı Anlaşması ve Sistem Kullanım Anlaşması kabul dosyasında aranan belgeler arasında gösterilmektedir. (Enerji Bakanlığı)
Bu nedenle ÇED kararının alınması tek başına yatırımın kurulabileceği anlamına gelmez.
Çevresel izinler ile elektrik piyasası ve şebeke izinleri birbirinden ayrı hukuki süreçlerdir.
Batarya Depolama Tesisi İçin Yangın İzni Gerekir mi?
Batarya depolama tesislerinde özellikle lityum iyon teknolojileri açısından thermal runaway, yangın yayılımı, gaz oluşumu ve söndürme sistemleri kritik teknik güvenlik konularıdır.
Bu nedenle projenin tasarım aşamasında yürürlükteki yangın güvenliği düzenlemeleri, yapı mevzuatı, teknik standartlar ve ilgili idarelerin talepleri birlikte değerlendirilmelidir.
Yangın güvenliği konusu yalnızca kabulden hemen önce ele alınmamalıdır.
BESS yerleşim planında batarya konteynerleri arasındaki mesafeler, erişim yolları, acil müdahale imkânları ve yangın algılama/söndürme altyapısı tasarım aşamasında değerlendirilmelidir.
Batarya Tesisi Tarım Arazisine Kurulabilir mi?
Her tarım arazisine doğrudan batarya depolama tesisi kurulabileceği varsayılmamalıdır.
Taşınmazın tarımsal niteliği, arazi sınıfı ve projenin niteliğine göre 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında tarım dışı kullanım izinleri gündeme gelebilir.
Bu nedenle yatırımcı araziyi satın almadan önce yalnızca tapu kaydını kontrol etmemelidir.
İmar durumu, tarım statüsü, mera kaydı, orman sınırı, koruma alanı, sit statüsü ve diğer kamu hukuku kısıtlamaları birlikte incelenmelidir.
Orman Arazisine Batarya Tesisi Kurulabilir mi?
Proje orman alanını etkiliyorsa orman mevzuatı kapsamında gerekli izinlerin alınması gündeme gelebilir.
Özellikle depolamalı RES projelerinde türbinler ve bağlantı yollarının yanında BESS sahasının da orman alanında kalması mümkün olabilir.
Bu nedenle santral koordinatlarının EPDK, ÇED, imar ve arazi izinleri açısından aynı proje geometrisini göstermesi önemlidir.
Batarya Tesisi İçin İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Gerekir mi?
Tesisin hukuki ve teknik niteliğine göre İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik kapsamında ayrıca değerlendirme yapılması gerekebilir.
Burada tesisin sanayi tesisi niteliği, bulunduğu alan, yetkili idare ve faaliyetin özellikleri dikkate alınmalıdır.
Elektrik üretim lisansı veya ÇED kararı, diğer bütün idari izinlerin yerine geçen tek bir “üst izin” değildir.
Her izin kendi mevzuatı kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.
ÇED Kararı Alındıktan Sonra Proje Değişirse Ne Olur?
Depolamalı enerji yatırımlarında en sık karşılaşılan sorunlardan biri budur.
Örneğin ÇED kararı:
50 MWe GES + 50 MWe/50 MWh BESS
üzerinden alınmış olabilir.
Daha sonra şirket panel kapasitesini, batarya kapasitesini, batarya sahasını veya santral koordinatlarını değiştirebilir.
Bu durumda mevcut ÇED kararının yeni projeyi kapsayıp kapsamadığı çevre mevzuatı açısından yeniden değerlendirilmelidir.
Şirket yalnızca EPDK ön lisans tadili aldığı için mevcut ÇED kararının otomatik olarak yeni projeye uyumlu hâle geldiğini düşünmemelidir.
ÇED Kararı Geçersiz Hâle Gelebilir mi?
Evet. Bu nedenle ÇED kararının alınması sürecin sonsuza kadar güvence altına alındığı anlamına gelmez.
Nitekim Çevre Bakanlığı 30 Haziran 2026 tarihinde Ankara Polatlı’daki iki ayrı 30 MWe/30 MWm GES + 30 MWe/30 MWh elektrik depolama tesisi projesi için daha önce verilen ÇED Olumlu kararlarının ÇED Yönetmeliğinin 14. maddesi kapsamında geçersiz sayıldığını duyurmuştur. (Çevre Bakanlığı)
2025 yılında Erzurum’daki 70 MWe GES ve 70 MWe/70 MWh elektrik depolama tesisi için verilmiş ÇED Olumlu kararının da aynı şekilde geçersiz sayıldığı görülmektedir. (Çevre Bakanlığı)
Dolayısıyla yatırımcı yalnızca ÇED kararının alınmasını değil, kararın geçerliliğinin korunmasını da takip etmelidir.
ÇED Olmadan İnşaata Başlanırsa Ne Olur?
Projenin ÇED mevzuatı kapsamında gerekli kararı almadan yatırıma başlanması ciddi idari sonuçlar yaratabilir.
Faaliyetin durdurulması, idari yaptırımlar ve projenin diğer izin süreçlerinin etkilenmesi gündeme gelebilir.
Daha önemlisi, EPDK ön lisanslı projelerde gerekli ÇED kararının alınması ön lisans dönemindeki yükümlülüklerden biri olduğundan çevresel süreçteki ihlal EPDK lisanslama sürecine de yansıyabilir. (EPDK)
Bu nedenle “önce inşaata başlayalım, ÇED’i sonra tamamlarız” yaklaşımı depolamalı enerji yatırımlarında son derece risklidir.
ÇED Kararına Karşı Dava Açılabilir mi?
ÇED Olumlu, ÇED Gerekli Değildir veya proje hakkında tesis edilen diğer çevresel işlemler idari işlem niteliğinde olduğundan şartları varsa idari yargı denetimine konu olabilir.
Özellikle depolamalı GES ve RES projelerinde yerel halk, komşu taşınmaz sahipleri veya menfaat ilişkisi bulunan diğer kişiler tarafından ÇED kararlarına karşı iptal davaları açılması yatırım takvimini etkileyebilir.
Bu nedenle proje finansmanı ve EPC sözleşmelerinde ÇED kararının dava edilmesi riski ayrıca düzenlenmelidir.
ÇED Davası Açılması Yatırımı Otomatik Durdurur mu?
Hayır. İptal davasının açılması tek başına idari işlemin yürütmesini otomatik olarak durdurmaz.
Ancak mahkemeden yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Mahkemenin yürütmenin durdurulmasına karar vermesi durumunda projenin devamı ciddi biçimde etkilenebilir.
Bu nedenle ÇED davası yalnızca çevre hukuku meselesi değildir; EPC takvimi, finansman, ekipman teslimi ve üretim lisansı tamamlanma süresini de etkileyebilir.
ÇED ile EPDK Ön Lisansındaki Kapasiteler Aynı Olmalı mı?
Projenin temel teknik özellikleri bakımından izinler arasında uyum sağlanması son derece önemlidir.
Örneğin EPDK ön lisansında 100 MWe/100 MWh depolama ünitesi bulunurken çevresel izinlerin 70 MWe/70 MWh üzerinden yürütülmesi ilerleyen aşamalarda sorun yaratabilir.
Benzer şekilde santral koordinatlarının farklı olması da ciddi uyumsuzluk oluşturabilir.
Bu nedenle yatırımcı şu dört belgeyi düzenli olarak karşılaştırmalıdır:
EPDK ön lisansı – ÇED kararı – onaylı proje – fiili tesis.
Bu dört unsur arasındaki uyumsuzluk kabul aşamasına kadar bırakılmamalıdır.
Batarya Depolama Tesisi İçin Temel İzin Yol Haritası
Batarya enerji depolama yatırımında tek bir ruhsat bulunmamaktadır. Projenin özelliğine göre EPDK ön lisans/lisans veya ilgili piyasa izinleri, bağlantı ve sistem kullanım süreçleri, ÇED kararı, arazi kullanım hakları, imar planları, yapı ruhsatı veya yerine geçen belge, elektrik proje onayı, gerekli yangın güvenliği süreçleri ve nihayet tesis kabul işlemleri birlikte yürütülmelidir.
Müstakil elektrik depolama tesisleri bakımından Bakanlığın kabul dosyasında proje onay yazısı, onaylı genel yerleşim planı, 1/1.000 ve 1/5.000 ölçekli imar planları, yapı ruhsatı/yapı kullanma izin belgesi, sistem bağlantı anlaşması ve sistem kullanım anlaşması gibi belgelerin aranması, yatırımın çok izinli yapısını açıkça göstermektedir. (Enerji Bakanlığı)
2026’da Batarya Depolama Yatırımında En Büyük Hukuki Hata Nedir?
En büyük hata izinleri birbirinden bağımsız yönetmektir.
Örneğin EPDK ön lisansı alınmış ancak ÇED başvurusu geciktirilmiş olabilir. ÇED süreci tamamlanmış ancak imar planı onaylanmamış olabilir. İmar tamamlanmış fakat sahadaki batarya sistemi onaylı elektrik projesinden farklı kurulmuş olabilir.
Bu sorunlardan herhangi biri kabulü ve ticari işletmeye geçişi geciktirebilir.
2026 itibarıyla doğru yaklaşım EPDK + ÇED + arazi + imar + yapı ruhsatı + bağlantı + proje onayı + kabul süreçlerinin tek bir izin matrisi üzerinden yönetilmesidir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’daki Batarya Depolama Yatırımları
Batarya depolama tesisinin Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin veya Bursa’da bulunması temel elektrik piyasası mevzuatını değiştirmez. Ancak taşınmazın statüsü, imar planı, çevresel özellikleri ve yerel izin makamları proje sürecini önemli ölçüde etkileyebilir.
Nitekim Ankara’daki depolamalı GES projelerinin ÇED süreçlerine ilişkin Bakanlık kararları, çevresel izinlerin depolama yatırımlarında ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. (Çevre Bakanlığı)
Özellikle İzmir ve Mersin’deki GES/RES yatırımları, Bursa’daki sanayi bağlantılı BESS projeleri ile Ankara ve İstanbul merkezli enerji şirketlerinin Türkiye genelindeki depolama yatırımlarında arazi satın alınmadan önce hukuki izin due diligence çalışması yapılması yatırımcı açısından önemli bir koruma sağlayabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK tarafından batarya depolama yatırımları değerlendirilirken yalnızca EPDK lisansı değil; ÇED, arazi, imar, yapı ruhsatı, bağlantı, elektrik proje onayı ve kabul süreçlerinin birlikte incelenmesi önem taşımaktadır. Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından enerji hukuku kapsamında özellikle ÇED ve ruhsat süreçlerinin yatırımın başlangıcında planlanması, ilerleyen aşamalarda lisans veya kabul süresinin riske girmesinin önlenmesi bakımından önemlidir.
Resmî süreçlerin güncel durumunun proje bazında kontrol edilmesi için EPDK Lisans İşlemleri ve Başvuru Prosedürleri ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının proje bazlı ÇED duyurularının birlikte takip edilmesi yararlı olacaktır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Her batarya depolama tesisi için ÇED Olumlu kararı gerekir mi?
Hayır. Projenin ÇED Yönetmeliği kapsamındaki sınıflandırması, üretim tesisiyle ilişkisi, kapasitesi ve diğer özellikleri değerlendirilmelidir. Ancak depolamalı GES ve RES projelerinin Bakanlık uygulamasında elektrik depolama tesisiyle birlikte ÇED süreçlerine konu edildiği görülmektedir. (Çevre Bakanlığı)
2. EPDK ön lisansı aldıktan sonra ÇED başvurusu ne zaman yapılmalıdır?
EPDK’nın güncel prosedürüne göre ön lisans sahibi şirket, ön lisans tarihinden itibaren 90 gün içerisinde gerekli ÇED kararının alınması için ilgili kuruma başvurmalıdır. (EPDK)
3. Depolamalı GES için ÇED gerekir mi?
Projenin kapasitesi ve ÇED Yönetmeliğindeki sınıflandırmasına göre gerekli süreç yürütülmelidir. Bakanlık uygulamasında GES ve elektrik depolama tesislerinin birlikte ÇED değerlendirmesine alındığı çok sayıda örnek bulunmaktadır. (Çevre Bakanlığı)
4. Depolamalı RES için ÇED gerekir mi?
RES’in kapasitesi ve proje özelliklerine göre ÇED süreci belirlenir. Depolama tesisi de projenin çevresel değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Bakanlık uygulamasında RES ve BESS’in birlikte değerlendirildiği örnekler bulunmaktadır. (Çevre Bakanlığı)
5. Batarya konteyneri için yapı ruhsatı gerekir mi?
“Konteyner olduğu için ruhsat gerekmez” şeklinde genel bir kural kabul edilmemelidir. Tesisin ve yapıların niteliğine göre ruhsat yükümlülüğü belirlenmelidir. Bakanlığın müstakil depolama tesisi kabul belgelerinde yapı ruhsatı/yapı kullanma izin belgesi bulunmaktadır. (Enerji Bakanlığı)
6. Batarya depolama tesisi için imar planı gerekir mi?
Projenin durumuna göre imar süreci gündeme gelir. Bakanlığın müstakil elektrik depolama tesisi kabul dokümanında 1/1.000 ve 1/5.000 ölçekli onaylı imar planları kabul dosyasındaki belgeler arasında yer almaktadır. (Enerji Bakanlığı)
7. ÇED kararı alındıktan sonra batarya kapasitesi değiştirilebilir mi?
Değişiklik yapılabilirliği proje özelinde değerlendirilmelidir. Kapasite veya santral sahası değişiyorsa mevcut ÇED kararının yeni projeyi kapsayıp kapsamadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
8. ÇED kararı sonradan geçersiz sayılabilir mi?
Evet. Bakanlığın 2025 ve 2026 uygulamasında GES + elektrik depolama projeleri için verilmiş bazı ÇED Olumlu kararlarının ÇED Yönetmeliğinin 14. maddesi kapsamında geçersiz sayıldığı örnekler bulunmaktadır. (Çevre Bakanlığı)
9. ÇED kararı tek başına batarya tesisini kurmak için yeterli midir?
Hayır. Projenin yapısına göre EPDK işlemleri, bağlantı, arazi, imar, yapı ruhsatı, proje onayı ve kabul dahil başka süreçlerin de tamamlanması gerekir.
10. Batarya tesisi kabulünde hangi ruhsatlar kontrol edilir?
Müstakil elektrik depolama tesisleri bakımından Bakanlığın kabul dosyasında proje onayı, genel yerleşim planı, imar planları, yapı ruhsatı/yapı kullanma izin belgesi ile bağlantı ve sistem kullanım anlaşmaları gibi belgeler bulunmaktadır. (Enerji Bakanlığı)
Uzman Hukuki Destek
Hak kaybı yaşamamak için uzman desteği şarttır. Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Türkiye genelinde hizmet veren enerji hukuku, batarya depolama tesisleri, ÇED, EPDK lisans ve enerji yatırımları alanında uzman avukat ile çalışarak yatırım ve lisans haklarınızı güvence altına alabilirsiniz. Batarya depolama tesislerinde ÇED süreci, depolamalı GES ve RES izinleri, imar planları, yapı ruhsatları, arazi izinleri, EPDK ön lisans yükümlülükleri, bağlantı işlemleri, proje onayı ve kabul süreçlerinde FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK olarak profesyonel hukuki destek sunuyoruz.
Batarya depolama yatırımına başlanmadan önce taşınmazın hukuki due diligence çalışmasının yapılması, projenin ÇED kapsamının belirlenmesi, 90 günlük ÇED başvuru süresinin takip edilmesi, EPDK ön lisansı ile ÇED kapasite ve koordinatlarının karşılaştırılması, imar ve ruhsat süreçlerinin yürütülmesi, proje değişikliklerinin mevcut ÇED kararına etkisinin değerlendirilmesi ve çevresel izinlere ilişkin idari uyuşmazlıkların çözümünde profesyonel hukuki destek alınabilir.
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Bu makale genel bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir hak kaybına uğramamak adına kendi özel durumunuz için avukatınıza danışmanızı tavsiye ederiz.




