
Şirket Ortağının Payına Haciz Gelirse Diğer Ortaklar Ne Yapabilir? 2026 Hukuki Rehber
17 Ağustos 2026
Ticari Alacaklarda İhtiyati Haciz Nasıl Alınır? Şartları ve Delilleri – 2026 Güncel Rehber
17 Ağustos 2026Borçlu şirket mallarını, araçlarını, taşınmazlarını veya parasını başka kişilere devrediyorsa alacaklı ne yapabilir? İhtiyati haciz, tasarrufun iptali, muvazaalı devirler, banka ve üçüncü kişi alacaklarının haczi hakkında 2026 güncel rehber.
Bir şirketin borcunu ödememek amacıyla taşınmazlarını ortaklarına veya yakınlarına devretmesi, araçlarını bağlantılı şirketlere satması, banka hesaplarındaki parayı başka hesaplara aktarması, ticari faaliyetini yeni kurulan bir şirkete taşıması veya değerli malvarlığını takip başlamadan hemen önce elinden çıkarması alacaklı açısından ciddi bir tahsil riski yaratır. Özellikle yüksek tutarlı ticari alacaklarda yalnızca dava açmak veya icra takibi başlatmak her zaman yeterli olmayabilir. Çünkü yargılama devam ederken borçlu şirketin malvarlığının boşaltılması, alacaklı davayı kazandığında ortada haczedilebilecek mal bulunmamasına yol açabilir. Türk hukukunda bu risklere karşı ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir, tasarrufun iptali davası, muvazaa iddiasına dayanan davalar, üçüncü kişilerdeki alacakların haczi, banka hesabı ve ticari alacak haczi gibi çeşitli koruma mekanizmaları bulunmaktadır. Ancak hangi yöntemin kullanılacağı alacağın niteliğine, borcun vadesine, devirlerin ne zaman ve kime yapıldığına ve elde bulunan delillere göre belirlenmelidir.
Borçlu Şirketin Mal Kaçırması Ne Anlama Gelir?
Uygulamada “mal kaçırma” ifadesi genellikle borçlunun alacaklıların cebri icra yoluyla ulaşabileceği malvarlığını azaltmaya yönelik işlemleri ifade eder. Borçlu şirket taşınmazını ortağına devredebilir, araçlarını başka bir şirkete satabilir, banka hesabındaki parayı ilişkili kişilere aktarabilir veya faaliyet gösterdiği işletmenin değerli unsurlarını yeni kurulan başka bir şirkete taşıyabilir.
Ancak her mal satışı mal kaçırma değildir. Ticari şirketler faaliyetleri gereği sürekli mal alıp satabilir. Burada önemli olan işlemin gerçek ticari gerekçesinin bulunup bulunmadığı, bedelin gerçek olup olmadığı ve işlemin alacaklıları zarara uğratma amacı taşıyıp taşımadığıdır.
Şirket Borçlarını Ödemeden Mallarını Satabilir mi?
Kural olarak şirketin ticari faaliyet kapsamında malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi vardır. Borcu bulunan şirketin bütün malvarlığı otomatik olarak dondurulmaz. Ancak şirketin borçlarını ödeyemeyeceğini bildiği hâlde malvarlığını gerçek değerinin çok altında ortaklarına veya yakın kişilere devretmesi farklı değerlendirilir.
Örneğin piyasa değeri 30 milyon TL olan şirket taşınmazının icra takibinden hemen önce şirket müdürünün kardeşine 3 milyon TL gösterilerek devredilmesi ciddi hukuki inceleme gerektirir.
Alacaklı Mal Kaçırıldığını Öğrenirse İlk Ne Yapmalıdır?
İlk aşamada paniğe kapılıp rastgele haciz talepleri göndermek yerine borçlunun malvarlığı hareketlerinin mümkün olduğunca hızlı şekilde tespit edilmesi gerekir. Taşınmaz, araç, banka hesapları, şirket payları, üçüncü kişilerden olan alacaklar ve bağlantılı şirketlerle yapılan işlemler araştırılmalıdır.
Özellikle devir tarihleri önemlidir. Çünkü tasarrufun borcun doğumundan önce mi sonra mı gerçekleştirildiği kullanılabilecek hukuki yolu etkileyebilir.
İhtiyati Haciz Talep Edilebilir mi?
Evet. Şartları mevcutsa ihtiyati haciz, mal kaçırma riski bulunan ticari alacaklarda en güçlü koruma araçlarından biridir. İhtiyati haciz sayesinde alacaklı, esas tahsil süreci tamamlanmadan önce borçlunun belirli malvarlığı değerleri üzerinde geçici haciz uygulanmasını sağlayabilir.
Amaç, alacaklının ileride elde edeceği takip veya dava sonucunun anlamsız hâle gelmesini önlemektir.
İhtiyati Haciz İçin Alacağın Vadesinin Gelmiş Olması Gerekir mi?
Temel olarak vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş para alacakları bakımından ihtiyati haciz gündeme gelir. Bununla birlikte İcra ve İflas Kanunu’nda belirli şartların bulunması hâlinde vadesi gelmemiş alacaklar bakımından da ihtiyati haciz imkânı öngörülmüştür.
Özellikle borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya ya da kendisinin kaçmaya hazırlanması gibi durumlar önem taşır.
İhtiyati Haciz İçin Mal Kaçırma İspatlanmak Zorunda mı?
Her ihtiyati haciz talebinde mutlaka mal kaçırmanın kesin olarak ispatlanması gerekmez. Vadesi gelmiş para alacaklarında İİK’daki genel şartlar çerçevesinde ihtiyati haciz talep edilebilir. Ancak özellikle vadesi gelmemiş alacaklarda mal kaçırma davranışları çok daha önemli hâle gelir.
Mahkemeye sunulan sözleşmeler, faturalar, banka kayıtları, yazışmalar ve devir belgeleri alacağın ve riskin ortaya konulmasında kullanılabilir.
İhtiyati Haciz Kararı Alınırsa Ne Olur?
Mahkeme ihtiyati haciz kararı verdiğinde kararın kanunda öngörülen şekilde ve sürede icra edilmesi gerekir. Borçlunun banka hesapları, araçları, taşınmazları veya haczi mümkün diğer malvarlığı değerleri üzerinde ihtiyati haciz uygulanabilir.
Ancak ihtiyati haciz kararı alınması davanın kazanıldığı anlamına gelmez. Alacaklı daha sonra esas takip veya dava sürecini de usulüne uygun şekilde yürütmelidir.
Teminat Yatırılması Gerekir mi?
Mahkeme ihtiyati haciz talebinde alacaklıdan teminat isteyebilir. Bunun amacı haksız ihtiyati haciz nedeniyle borçlunun uğrayabileceği zararların güvence altına alınmasıdır. Teminatın gerekip gerekmediği ve miktarı alacağın dayanağı ile somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
İhtiyati Tedbir ile İhtiyati Haciz Aynı Şey midir?
Hayır. İhtiyati haciz para alacaklarının güvence altına alınmasına yönelik özel bir geçici hukuki korumadır. İhtiyati tedbir ise uyuşmazlık konusu hak veya malvarlığı bakımından farklı şartlarda uygulanabilen geçici hukuki korumadır.
Para alacağının tahsili amacıyla her durumda “ihtiyati tedbir” istenmesi doğru değildir. Somut uyuşmazlıkta ihtiyati haciz mi yoksa tedbir mi gerektiği doğru belirlenmelidir.
Borçlu Taşınmazını Başkasına Devrettiyse Ne Yapılabilir?
Taşınmaz hacizden önce üçüncü kişiye devredilmişse artık tapuda borçlu adına görünmediğinden doğrudan haciz uygulamak mümkün olmayabilir. Ancak devir alacaklılardan mal kaçırma amacı taşıyorsa tasarrufun iptali davası gündeme gelebilir.
Bu dava özellikle borçlunun malvarlığını eşine, ortağına, yakınlarına veya bağlantılı şirketlere aktardığı dosyalarda önemlidir.
Tasarrufun İptali Davası Nedir?
Tasarrufun iptali davası, borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı belirli tasarrufların alacaklı bakımından etkisiz hâle getirilmesini amaçlayan özel bir dava türüdür.
Burada amaç çoğu zaman taşınmazın tapusunu yeniden borçlu adına geçirmek değildir. Alacaklıya dava konusu mal üzerinde cebri icra yoluyla tahsil imkânı sağlanması hedeflenir.
Tasarrufun İptali Davası İçin Hangi Şartlar Aranır?
Tasarrufun iptali davalarında İcra ve İflas Kanunu’ndaki özel şartların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Alacağın doğum zamanı, icra takibinin durumu, borçlunun aciz hâli ve dava konusu tasarrufun niteliği önemlidir.
Her şüpheli satış otomatik olarak iptal edilmez. İşlemin kanundaki iptal sebeplerinden birine girmesi gerekir.
Aciz Vesikası Gerekir mi?
Tasarrufun iptali davalarında borçlunun aciz durumunun ortaya konulması temel dava şartlarından biridir. Kesin veya geçici aciz vesikası niteliğindeki belgelerin hangi aşamada ve nasıl kullanılacağı somut dosyaya göre değerlendirilmelidir.
Bu nedenle tasarrufun iptali stratejisi icra takibinden bağımsız düşünülmemelidir.
Tasarrufun İptali Davası İçin Süre Var mı?
Evet. İcra ve İflas Kanunu m.284 uyarınca iptal davası hakkı, iptale tabi tasarrufun tarihinden itibaren beş yıl geçmekle düşer. Bu süre nedeniyle şüpheli malvarlığı devirlerinin öğrenilmesinden sonra dosyanın gecikmeden incelenmesi önemlidir.
Borçlu Şirket Malını Kendi Ortağına Devrederse Ne Olur?
Şirket ile ortağın ayrı tüzel kişilik ve malvarlığına sahip olması, aralarında yapılan bütün işlemlerin otomatik olarak geçerli ve alacaklılara karşı korunmuş olduğu anlamına gelmez.
Şirketin değerli taşınmazını, aracını veya başka bir malını gerçek değerinin çok altında şirket ortağına devretmesi hâlinde işlemin zamanı, bedeli, ödeme yöntemi ve tarafların ekonomik ilişkisi incelenebilir.
Şirket Malını Müdürün Eşine Devrederse Ne Olur?
Yakın kişilere yapılan devirler tasarrufun iptali bakımından özellikle dikkatle değerlendirilir. Borçlu şirketin yöneticisinin eşine, çocuklarına veya başka yakınlarına gerçekleştirilen işlemlerde tarafların borçlunun mali durumunu bilip bilmediği ve işlemin gerçek niteliği önem kazanabilir.
Mallar Başka Bir Şirkete Devredilirse Ne Yapılabilir?
Borçlu şirketin ortakları bazen yeni bir şirket kurarak eski şirketin araçlarını, makinelerini, müşterilerini ve faaliyetini yeni şirkete aktarabilir. Eski şirket ise yalnızca borçlarla bırakılabilir.
Bu durumda işlemlerin tek tek incelenmesi gerekir. Varlık satışları, işletme devri, müşteri portföyünün aktarılması, ticari faaliyetlerin fiilen taşınması ve iki şirket arasındaki ortaklık veya yönetim bağlantıları önemli deliller oluşturabilir.
Yeni Şirket Aynı Ortaklara Aitse Bu Mal Kaçırma Olduğunu Kanıtlar mı?
Tek başına kanıtlamaz ancak önemli bir emare olabilir. Eski ve yeni şirketin aynı ortaklara, aynı müdürlere, aynı adrese, aynı çalışanlara ve aynı müşterilere sahip olması; faaliyetlerin eski şirketten yeni şirkete aktarılmasıyla birlikte değerlendirildiğinde daha güçlü bir tablo ortaya çıkarabilir.
Her olay kendi ekonomik gerçekliği içerisinde incelenmelidir.
Şirket Mallarını Piyasa Değerinin Altında Satarsa Ne Olur?
Piyasa değerinin çok altında gerçekleştirilen satışlar özellikle alacaklıların zararına sonuç doğuruyorsa tasarrufun iptali ve diğer hukuki yollar bakımından önemli olabilir.
Örneğin şirketin 20 milyon TL değerindeki makine parkını ilişkili şirkete 2 milyon TL’ye satması ve satış bedelinin dahi gerçekte ödenmemesi kuvvetli bir inceleme sebebidir.
Satış Bedelinin Gerçekten Ödenip Ödenmediği Araştırılabilir mi?
Evet. Tapuda veya sözleşmede bir satış bedelinin yazması bedelin gerçekten ödendiğini tek başına ispatlamayabilir. Banka transferleri, muhasebe kayıtları, ticari defterler ve tarafların finansal hareketleri incelenebilir.
Özellikle yüksek değerli malvarlığının nakit ödendiği iddiaları somut delillerle desteklenmelidir.
Borçlu Şirket Parasını Ortakların Hesabına Aktarıyorsa Ne Yapılabilir?
Şirket hesabından ortaklara yapılan yüksek tutarlı ve açıklamasız transferler incelenebilir. Transferin kâr payı, borç ödemesi, ücret, avans veya başka hukuki sebebe dayanıp dayanmadığı araştırılmalıdır.
Gerçek bir hukuki sebep olmadan şirket malvarlığının ortaklara aktarılması hem alacaklıların hakları hem de yöneticilerin sorumluluğu açısından sonuç doğurabilir.
Şirket Parasını Müdürün Yakınlarına Aktarıyorsa Ne Olur?
Bu tür transferlerde ödemenin ticari sebebi özellikle önemlidir. Şirketle hiçbir ticari ilişkisi bulunmayan kişilere yüksek tutarlı para transferlerinin yapılması, mal kaçırma iddialarında delil olarak değerlendirilebilir.
Ancak banka transferinin bulunması tek başına işlemin hukuka aykırı olduğunu kanıtlamaz. Ödemenin sebebi araştırılmalıdır.
Şirketin Banka Hesaplarına Haciz Konulabilir mi?
İcra takibi haciz aşamasına geldiyse borçlu şirketin banka hesaplarına haciz uygulanması mümkündür. Bankalardaki mevcut mevduatın haczi alacağın tahsilinde en hızlı yöntemlerden biri olabilir.
Ancak hesaplarda para bulunmaması hâlinde diğer malvarlığı değerlerinin araştırılması gerekir.
Şirketin POS Alacakları Haczedilebilir mi?
Şirketin bankalardan veya ödeme kuruluşlarından doğmuş ve haczedilebilir nitelikteki alacakları cebri icra kapsamında hedef alınabilir. Özellikle perakende, restoran, e-ticaret ve hizmet sektörlerinde POS kaynaklı alacaklar önemli tahsil kaynağı olabilir.
Şirketin Müşterilerinden Olan Alacakları Haczedilebilir mi?
Evet. Borçlu şirketin üçüncü kişilerden olan mevcut alacakları İcra ve İflas Kanunu hükümleri kapsamında haczedilebilir. İİK m.89 kapsamındaki haciz ihbarnameleri bu noktada önemli bir araçtır.
Borçlunun banka hesabını boşaltması, müşterilerinden doğan alacaklarının da ulaşılamaz olduğu anlamına gelmez.
89/1 Haciz İhbarnamesi Neden Önemlidir?
Borçlu şirketin üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacaklarına ulaşılmasını sağlar. Örneğin borçlu şirketin büyük bir müşteriden 5 milyon TL alacağı bulunuyorsa bu alacağın borçlu şirkete ödenmesi yerine icra dosyasına yönlendirilmesi mümkün olabilir.
Bu nedenle büyük ticari alacak dosyalarında yalnızca banka hacziyle yetinmek çoğu zaman yeterli değildir.
Şirketin Kira Gelirleri Haczedilebilir mi?
Borçlu şirket taşınmazlarını kiraya vermişse kiracılardan doğan kira alacakları haczedilebilir. Özellikle taşınmazı ipotekli veya doğrudan satışı zor olan şirketlerde kira gelirlerinin haczi etkili tahsil yöntemi olabilir.
Şirketin Araçlarına Haciz Konulabilir mi?
Araçlar borçlu şirket adına kayıtlıysa icra dosyasında haciz uygulanabilir. Ancak araçların hacizden hemen önce başka kişilere devredildiği görülürse devirlerin zamanı ve niteliği ayrıca araştırılmalıdır.
Araçlar Hacizden Önce Başka Şirkete Devredilmişse Ne Olur?
Araç artık üçüncü kişi adına kayıtlıysa doğrudan borçlu şirketin aracı gibi haczedilmesi mümkün olmayabilir. Ancak devir alacaklıları zarara uğratmak amacıyla yapılmışsa tasarrufun iptali davası gündeme gelebilir.
Şirketin Taşınmazına İhtiyati Haciz Konulabilir mi?
Şartları oluşmuş ihtiyati haciz kararının icrası kapsamında borçlu şirkete ait taşınmaz üzerine ihtiyati haciz uygulanabilir. Böylece şirketin taşınmazı serbestçe devrederek alacaklının tahsil imkânını ortadan kaldırmasının önüne geçilebilir.
Bu nedenle taşınmaz devri riskinin bulunduğu yüksek tutarlı dosyalarda hızlı hareket etmek önemlidir.
Tapuya İhtiyati Tedbir Konulabilir mi?
Uyuşmazlığın doğrudan taşınmazın mülkiyetine ilişkin olduğu veya Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki tedbir şartlarının gerçekleştiği durumlarda ihtiyati tedbir gündeme gelebilir. Ancak sırf para alacağını tahsil etmek amacıyla ihtiyati tedbir ile ihtiyati haczin birbirine karıştırılmaması gerekir.
Borçlu Şirket Mallarını Hacizden Sonra Devredebilir mi?
Haczedilmiş mal üzerinde borçlunun tasarruf yetkisi cebri icra hukuku bakımından sınırlandırılmıştır. Hacizden sonra gerçekleştirilen devir mevcut haciz alacaklısının hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Bu nedenle alacaklı açısından malvarlığının devir gerçekleşmeden önce haczedilmesi çoğu zaman en güçlü korumayı sağlar.
Borçlu Şirket Hisse Devri Yaparsa Borçtan Kurtulur mu?
Hayır. Şirket ortaklarının değişmesi şirket tüzel kişiliğinin mevcut borçlarını ortadan kaldırmaz. Şirket aynı tüzel kişilik olarak faaliyetini sürdürüyorsa eski ticari borçlar da kural olarak devam eder.
Şirketin hisselerinin üçüncü kişiye devredilmiş olması alacaklının şirketten olan alacağını kendiliğinden sona erdirmez.
Şirketin Tamamı Başka Kişiye Satılırsa Alacak Devam Eder mi?
Pay devri ile şirketin malvarlığının devri birbirinden farklıdır. Şirket hisselerinin tamamının yeni kişilere geçmesi hâlinde şirket tüzel kişiliği devam eder ve şirketin mevcut borçları da ortadan kalkmaz.
Bu nedenle borçlu şirket “ortaklar değişti” diyerek eski borçlardan kurtulamaz.
Şirket Faaliyetini Yeni Şirkete Taşıyıp Eski Şirketi Boş Bırakırsa Ne Yapılabilir?
Bu senaryo özellikle tahsil kabiliyeti düşük hâle getirilen şirketlerde görülmektedir. Yeni şirketin ortakları, yöneticileri, adresi, çalışanları, müşterileri, makineleri ve ticari faaliyetleri araştırılmalıdır. Eski şirketten yeni şirkete hangi varlıkların hangi bedelle geçtiği belirlenmelidir.
Somut olayın niteliğine göre tasarrufun iptali, muvazaa, işletme devrine ilişkin sorumluluk hükümleri ve yöneticilerin sorumluluğu gibi farklı hukuki yollar gündeme gelebilir.
Ticari İşletme Devri Alacaklılardan Mal Kaçırmak İçin Kullanılabilir mi?
Ticari işletmenin devrinde Türk Borçlar Kanunu’nun işletme devrine ilişkin hükümleri de önem taşır. Bir malvarlığının veya işletmenin aktif ve pasifleriyle devri hâlinde devralanın sorumluluğu bakımından özel hükümler bulunmaktadır.
Bu nedenle “şirketi boşalttılar ve aynı işi başka şirketle sürdürüyorlar” durumunda yalnızca tasarrufun iptali düşünülmemeli, işletme devri olup olmadığı da araştırılmalıdır.
Şirket Müdürüne Karşı Tazminat Davası Açılabilir mi?
Şirket yöneticilerinin kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmeleri hâlinde Türk Ticaret Kanunu kapsamında sorumlulukları gündeme gelebilir. Ancak şirket alacaklısının yöneticiden doğrudan hangi şartlarda talepte bulunabileceği, şirketin iflas durumu ve zararın niteliği gibi hususlara göre değişebilir.
Bu nedenle şirket borcunun ödenmemesi tek başına müdürü kişisel borçlu hâline getirmez.
Şirket Müdürü Mal Kaçırırsa Kişisel Olarak Sorumlu Olur mu?
Şirket müdürünün yalnızca şirketin borçlu olması nedeniyle kişisel sorumluluğu doğmaz. Ancak müdürün hukuka aykırı işlemlerle şirket malvarlığını boşaltması, sahte işlemler düzenlemesi veya görevlerini kusurlu şekilde ihlal etmesi hâlinde hukuki sorumluluk ve olayın niteliğine göre başka sonuçlar gündeme gelebilir.
Mal Kaçırma Ceza Sorumluluğu Doğurabilir mi?
Bazı davranışlar İcra ve İflas Kanunu veya Türk Ceza Kanunu kapsamında ayrıca değerlendirme konusu olabilir. Ancak her borcun ödenmemesi veya her mal devri suç değildir.
Ceza şikâyeti yalnızca alacağı tahsil etmek için baskı aracı olarak kullanılmamalı; somut fiilin gerçekten suç oluşturup oluşturmadığı ayrıca incelenmelidir.
Şirket Mallarını Gizlemek Suç Olabilir mi?
Borçlunun cebri icrayı etkisiz bırakmak amacıyla gerçekleştirdiği bazı davranışlar İcra ve İflas Kanunu kapsamında yaptırıma bağlanmış olabilir. Bununla birlikte suçun maddi ve manevi unsurlarının somut olayda gerçekleşmesi gerekir.
Alacaklı Şirketin Ticari Defterlerini İnceleyebilir mi?
Alacaklı sırf alacaklı olması nedeniyle şirket ortağı gibi şirket defterlerini serbestçe inceleyemez. Ancak dava veya takip sırasında mahkeme tarafından ticari defterlerin ve ilgili belgelerin ibrazı istenebilir.
Bilirkişi incelemeleri aracılığıyla malvarlığı hareketleri ve şirketler arasındaki işlemler ortaya çıkarılabilir.
Banka Hareketleri Mahkemeden İstenebilir mi?
Uyuşmazlığın çözümü için gerekli ve hukuken uygun olması hâlinde mahkeme ilgili banka kayıtlarının getirtilmesine karar verebilir. Özellikle muvazaalı ödeme, gerçek bedelin ödenip ödenmediği veya şirket varlıklarının ilişkili kişilere aktarılması iddialarında banka hareketleri önemli delil olabilir.
Ticaret Sicili Kayıtları Delil Olarak Kullanılabilir mi?
Evet. Şirket ortaklarının ve yöneticilerinin değişiklikleri, birleşme, bölünme, sermaye işlemleri ve tescile tabi başka hususlar bakımından ticaret sicili kayıtları önemli delil kaynağıdır.
Borçlu şirket ile malların devredildiği yeni şirket arasındaki bağlantının ortaya konulmasında da kullanılabilir.
WhatsApp ve E-Posta Yazışmaları Delil Olabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş elektronik yazışmalar, mal kaçırma planının veya işlemlerin gerçek amacının ortaya konulmasında delil niteliği taşıyabilir. Ancak delilin elde edilme biçimi önemlidir. Hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirilen yazışmalar ayrı hukuki sorunlara yol açabilir.
Borçlu Şirketin Mal Kaçırdığı Nasıl İspatlanır?
Tek bir delil yerine çoğu zaman birden fazla emarenin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Devrin takipten hemen önce yapılması, malın piyasa değerinin çok altında satılması, alıcının şirket ortağı veya yakını olması, satış bedelinin banka üzerinden ödenmemesi, malı borçlu şirketin kullanmaya devam etmesi, yeni şirketin aynı adreste aynı müşterilerle çalışması gibi unsurlar birlikte güçlü bir delil zinciri oluşturabilir.
Örnek Olay: Fabrika Ortağın Şirketine Devrediliyor
X Ltd. Şti.’nin A’ya 20 milyon TL borcu bulunmaktadır. Borcun vadesinden kısa süre sonra X Ltd. Şti., 40 milyon TL değerindeki fabrikasını aynı ortakların kontrolündeki Y Ltd. Şti.’ne 5 milyon TL bedelle devreder. Satış bedelinin ödendiğine ilişkin güvenilir banka kaydı bulunmamaktadır.
Bu durumda alacaklı, devir tarihlerini, şirketler arasındaki organik bağlantıyı, gerçek piyasa değerini ve ödemenin yapılıp yapılmadığını araştırarak tasarrufun iptali ve somut olayın niteliğine uygun diğer hukuki yolları değerlendirebilir.
Örnek Olay: Şirket Hesapları Boşaltılıyor
A şirketinin B şirketinden 10 milyon TL alacağı bulunmaktadır. Borçlu B şirketi dava açılacağını öğrendikten sonra banka hesabındaki paraları ortakların hesaplarına aktarır.
Alacaklı açısından banka haczi, üçüncü kişilerdeki alacakların haczi, ihtiyati haciz ve yapılan transferlerin hukuki niteliğine göre tasarrufun iptali gibi yollar birlikte değerlendirilebilir.
Örnek Olay: Eski Şirket Borçlarla Bırakılıyor
X Ltd. Şti.’nin yüksek tutarlı borçları vardır. Ortaklar Y Ltd. Şti.’ni kurar. X’in çalışanları Y’ye geçirilir, makineler Y’ye devredilir, müşteriler artık Y adına faturalandırılır ve X’in hesabında haczedilecek mal kalmaz.
Bu durumda iki şirket arasındaki varlık ve işletme devirleri, bedeller, ortaklık ve yönetim bağlantıları ayrıntılı şekilde araştırılmalıdır. Tasarrufun iptali yanında işletme devrine ilişkin sorumluluk ve diğer hukuki mekanizmalar gündeme gelebilir.
Alacaklının Alabileceği 15 Kritik Önlem
- Borçlunun güncel malvarlığını mümkün olduğunca erken araştırmak.
- Şartları varsa ihtiyati haciz talep etmek.
- Borçlu şirketin banka hesaplarına haciz uygulamak.
- Şirket adına kayıtlı araçları tespit ederek haciz istemek.
- Şirket taşınmazlarını araştırarak haciz veya ihtiyati haciz uygulamak.
- Borçlu şirketin üçüncü kişilerden olan alacaklarını tespit etmek.
- İİK m.89 kapsamında haciz ihbarnamelerini etkin kullanmak.
- POS ve ödeme kuruluşlarından doğan alacakları araştırmak.
- Kira gelirlerine ve diğer düzenli gelir kaynaklarına yönelmek.
- Şirketin ilişkili kişilere yaptığı taşınmaz ve araç devirlerini incelemek.
- Ortaklara ve yöneticilere yapılan yüksek tutarlı para transferlerini araştırmak.
- Hacizden önce yapılan şüpheli işlemler bakımından tasarrufun iptali davasını değerlendirmek.
- Muvazaalı işlemler varsa uygun dava yolunu belirlemek.
- Eski şirketten yeni şirkete faaliyet aktarılmışsa işletme devri ve sorumluluk hükümlerini incelemek.
- Mal kaçırma riski yüksekse dava ve icra stratejisini eş zamanlı yürütmek.
Sıkça Sorulan Sorular
Borçlu şirket mal kaçırıyorsa ne yapılabilir?
Şartlarına göre ihtiyati haciz, icra haczi, tasarrufun iptali, muvazaa iddiasına dayalı hukuki yollar ve üçüncü kişilerdeki alacakların haczi değerlendirilebilir.
Şirket mallarını ortağına devrederse haczedilebilir mi?
Mal artık üçüncü kişi adına geçmişse doğrudan haciz her durumda mümkün olmayabilir. Ancak şartları varsa tasarrufun iptali davası açılabilir.
Mal kaçıran şirkete ihtiyati haciz konulabilir mi?
İİK’daki şartların bulunması hâlinde ihtiyati haciz talep edilebilir.
Şirket banka hesaplarını boşaltırsa ne yapılabilir?
Şirketin üçüncü kişilerdeki alacakları, POS alacakları, kira gelirleri, araçları, taşınmazları ve diğer malvarlığı araştırılabilir.
Tasarrufun iptali davası kaç yıl içinde açılır?
İİK m.284 kapsamında iptale tabi tasarruf tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre bulunmaktadır.
Şirket malını eşe veya yakına devrederse işlem otomatik olarak geçersiz midir?
Hayır. Ancak yakın kişiye yapılan devir, bedel ve diğer şartlarla birlikte tasarrufun iptali bakımından önemli olabilir.
Borçlu yeni şirket kurup faaliyeti oraya taşırsa ne yapılabilir?
Varlık ve işletme devirleri araştırılarak tasarrufun iptali, muvazaa, işletme devri ve somut olaya uygun diğer sorumluluk yolları değerlendirilebilir.
Şirket müdürü şirket borcundan şahsen sorumlu mudur?
Kural olarak yalnızca müdür olduğu için şirketin özel hukuk borçlarından şahsen sorumlu olmaz. Ancak hukuka aykırı ve kusurlu işlemleri nedeniyle ayrı sorumluluk doğabilir.
Müşterilerdeki şirket alacakları haczedilebilir mi?
Evet. Şartları varsa üçüncü kişilerdeki alacaklara haciz uygulanabilir.
Mal kaçırıldığını nasıl ispatlayabilirim?
Devir tarihleri, tapu ve araç kayıtları, banka hareketleri, ticaret sicili kayıtları, piyasa değerleri, ticari defterler ve hukuka uygun elde edilmiş yazışmalar birlikte kullanılabilir.
Sonuç: Mal Kaçırma Şüphesinde En Önemli Unsur Hızlı ve Doğru Tahsil Stratejisidir
Borçlu şirketin mal kaçırdığı düşünüldüğünde alacaklının yalnızca dava açıp yıllarca sonucu beklemesi ciddi tahsil riski yaratabilir. Şirket dava devam ederken banka hesaplarını boşaltabilir, taşınmazlarını devredebilir, araçlarını satabilir veya ticari faaliyetini yeni kurulan başka bir şirkete taşıyabilir. Alacaklı davayı kazandığında ise borçlu şirket üzerinde haczedilebilecek değer kalmamış olabilir.
Bu nedenle özellikle yüksek tutarlı ticari alacaklarda ihtiyati haciz imkânı henüz sürecin başında değerlendirilmelidir. Borçlu şirketin taşınmazları, araçları, banka hesapları, üçüncü kişilerden olan alacakları, POS gelirleri ve diğer ekonomik hakları birlikte araştırılmalıdır.
Malvarlığı daha önce üçüncü kişilere devredilmişse konu sona ermiş sayılmaz. Devrin zamanı, taraflar arasındaki ilişki, gerçek satış bedeli, ödemenin yapılıp yapılmadığı ve malın fiilen kim tarafından kullanılmaya devam edildiği incelenerek tasarrufun iptali veya somut olayın niteliğine uygun diğer dava yolları gündeme gelebilir.
Özellikle borçlu şirketin ortakları tarafından yeni bir şirket kurulması, eski şirketin müşterilerinin ve çalışanlarının yeni şirkete geçirilmesi, makinelerin ve diğer varlıkların devredilmesi ve eski şirketin yalnızca borçlarla bırakılması durumunda işlemler bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
Alacaklı açısından amaç yalnızca “mal kaçırıldığını” ortaya koymak değil, alacağın gerçekten tahsil edilebileceği malvarlığı değerlerini zamanında tespit ederek bunları hukuken güvence altına almaktır. Bu nedenle ihtiyati haciz, icra takibi, üçüncü kişilerdeki alacakların haczi ve tasarrufun iptali davalarının birbirinden bağımsız değil, aynı tahsil stratejisinin parçaları olarak planlanması önemlidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – Mal Kaçırma ve Yüksek Tutarlı Alacakların Tahsilinde Hukuki Destek
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; borçlu şirketlerin mal kaçırması, ihtiyati haciz talepleri, şirket banka hesaplarının ve ticari alacaklarının haczi, İİK m.89 haciz ihbarnameleri, muvazaalı taşınmaz ve araç devirleri, tasarrufun iptali davaları, ilişkili şirketlere yapılan malvarlığı aktarımları ve yüksek tutarlı ticari alacakların tahsiline ilişkin uyuşmazlıklarda Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin ve Türkiye genelinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




