
İcra Takibinden Kaçmak İçin Banka Hesabını Boşaltan Borçluya Karşı Ne Yapılır? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Borçlunun Eşinin Banka Hesabındaki Paraya Haciz Konulabilir mi? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026İcra takibindeki borçlunun kendi banka hesaplarını kullanmayı bırakıp eşinin, kardeşinin, arkadaşının, çalışanının veya başka bir şirketin banka hesabını kullanması, özellikle yüksek tutarlı alacakların tahsilinde ciddi sorun yaratabilir. Borçlu ticari faaliyetini sürdürmesine ve para kazanmaya devam etmesine rağmen kendi adına açılmış hesaplarda haczedilebilir bakiye bırakmayabilir; müşterilerine de ödemeleri başka bir kişinin IBAN’ına yapmaları yönünde talimat verebilir.
Ancak borçlunun başka bir kişinin banka hesabını kullanması, alacağın artık tahsil edilemeyeceği anlamına gelmez. Burada kritik mesele üçüncü kişinin hesabına doğrudan haciz göndermek değil, hesaptaki paranın hukuken kime ait olduğunu ve borçlunun üçüncü kişiyle arasındaki hukuki ilişkiyi ortaya koymaktır.
Somut olayın özelliklerine göre İİK m.89 haciz ihbarnamesi, borçlunun üçüncü kişilerdeki alacaklarının haczi, müşterilerden doğan alacaklara yönelme, ihtiyati haciz, tasarrufun iptali davası ve muvazaa iddiaları gündeme gelebilir.
Borçlunun Başkasının IBAN’ını Kullanması Hukuken Ne Anlama Gelir?
Borçlu kendi adına banka hesabı kullanmak yerine başka bir kişinin hesabını tahsilat hesabı olarak kullanabilir.
Örneğin borçlu müşterisine:
“Ödemeyi benim hesabıma değil, kardeşimin IBAN’ına gönder.”
demiş olabilir.
Burada paranın üçüncü kişinin banka hesabına yatırılmış olması tek başına paranın ekonomik ve hukuki olarak üçüncü kişiye ait olduğunu kesin biçimde göstermez.
Ancak bunun tersi de doğrudur: Para borçlunun talimatıyla üçüncü kişinin hesabına gönderildi diye doğrudan borçluya ait kabul edilerek üçüncü kişinin bütün hesabına haciz uygulanamaz.
Öncelikle gerçek hukuki ilişkinin ortaya çıkarılması gerekir.
Üçüncü Kişinin Banka Hesabına Doğrudan Haciz Konulabilir mi?
Kural olarak borçlunun borcu nedeniyle başka bir kişinin bütün banka hesabına doğrudan haciz konulamaz.
İcra takibinin borçlusu A kişisiyse B kişisinin kendi malvarlığı A’nın borcundan sorumlu değildir.
Bu nedenle:
“Borçlu eşinin hesabını kullanıyor, eşinin bütün hesaplarını haczedelim.”
şeklindeki yaklaşım hukuken sorunludur.
Alacaklının öncelikle borçlunun üçüncü kişide bir hak veya alacağının bulunup bulunmadığını değerlendirmesi gerekir.
İİK 89 Haciz İhbarnamesi Kullanılabilir mi?
Borçlunun üçüncü kişide bulunan hak ve alacaklarının haczinde İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi önemli bir mekanizmadır.
Borçlunun başka bir kişide alacağı bulunduğu düşünülüyorsa ilgili üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesi gündeme gelebilir.
Üçüncü kişi ise kanundaki süre ve prosedüre göre borcun bulunmadığını, malın kendisine ait olduğunu veya başka itirazlarını ileri sürebilir.
Dolayısıyla İİK m.89, üçüncü kişinin savunma hakkını da içeren özel bir haciz sistemidir.
Borçlu Eşinin Banka Hesabını Kullanıyorsa Ne Yapılabilir?
Bu durum uygulamada en sık karşılaşılan örneklerden biridir.
Borçlu kendi banka hesaplarında para bırakmaz ancak müşterilerinden gelen ödemeler eşinin hesabına gönderilir.
Örneğin borçlu aylık yüz binlerce liralık ticari faaliyet yürütmesine rağmen kendi hesabında sürekli 2.000–3.000 TL bulunuyor; buna karşılık müşterilerine eşinin IBAN’ını veriyor olabilir.
Bu durumda önemli olan, eşin hesabına gelen paraların gerçekten borçlunun faaliyetinden kaynaklandığının ortaya konulmasıdır.
Faturalar, sipariş kayıtları, müşteri yazışmaları, ödeme açıklamaları ve ticari kayıtlar önemli deliller oluşturabilir.
Borçlu Kardeşinin veya Arkadaşının Hesabını Kullanırsa Ne Olur?
Aynı prensip geçerlidir.
Akrabalık veya arkadaşlık ilişkisi tek başına üçüncü kişinin hesabındaki paranın borçluya ait olduğunu göstermez.
Ancak borçlunun bütün ticari tahsilatlarının sistematik olarak aynı kişinin hesabına yönlendirildiği ortaya çıkarsa durum farklılaşabilir.
Özellikle üçüncü kişinin borçluyla gerçek bir ticari ilişkisi bulunmaması ve hesaba gelen paraların kısa süre sonra yeniden borçlunun kullanımına sunulması önemli olabilir.
Borçlu Çalışanının Hesabını Kullanıyorsa Ne Yapılabilir?
Ticari işletmelerde zaman zaman çalışanların hesaplarının kullanıldığı iddialarıyla karşılaşılmaktadır.
Örneğin işletmenin müşterilerine:
“Şirket hesabımızda sorun var, ödemeyi muhasebe çalışanımızın hesabına gönderin.”
denilebilir.
Bu durumda müşteriden gelen ödemenin gerçekte hangi borcu sona erdirdiği araştırılmalıdır.
Müşteri borçlu şirkete olan fatura borcunu çalışanın hesabına ödüyorsa bu işlem, borçlu şirketin müşteriden olan alacağının tahsil edildiğini gösterebilir.
Dolayısıyla tahsilat stratejisinde çalışanın hesabından önce müşterilerden doğan alacaklara yönelmek daha etkili olabilir.
Borçlu Müşterilerine Başkasının IBAN’ını Veriyorsa En Etkili Yol Nedir?
Bu durumda önemli stratejilerden biri paranın üçüncü kişinin hesabına ulaşmasını beklemek yerine müşterideyken haczetmektir.
Örneğin borçlu şirketin A müşterisinden 800.000 TL, B müşterisinden 1.200.000 TL ve C müşterisinden 500.000 TL alacağı bulunabilir.
Borçlu bu müşterilere eşinin hesabını vermiş olabilir.
Hukuki şartları varsa müşterilerdeki alacaklara yönelik haciz işlemleri gerçekleştirilerek para başka IBAN’a aktarılmadan önce borçlunun alacağına yönelinebilir.
Bu nedenle yüksek tutarlı icra dosyalarında “Borçlunun müşterileri kim?” sorusu son derece önemlidir.
Müşterilere İİK 89 Haciz İhbarnamesi Gönderilebilir mi?
Borçlunun müşteriden doğmuş veya hukuken haczi mümkün bir alacağı bulunuyorsa İİK m.89 mekanizması değerlendirilebilir.
Üçüncü kişi durumundaki müşteri, borçluya karşı borcu bulunup bulunmadığı konusunda kanundaki prosedüre göre hareket eder.
Bu yöntem özellikle düzenli olarak hakediş, kira, hizmet bedeli veya mal satış bedeli tahsil eden borçlularda etkili olabilir.
Borçlu Şirket Başka Şirketin Banka Hesabını Kullanıyorsa Ne Yapılır?
Burada daha dikkatli olunmalıdır.
A Ltd. Şti. ile B Ltd. Şti. ayrı tüzel kişiliklerdir. Aynı ortaklara sahip olmaları veya aynı adreste faaliyet göstermeleri tek başına B şirketinin hesabındaki paranın A şirketine ait olduğunu göstermez.
Ancak A şirketinin müşterilerine B şirketinin IBAN’ını vermesi, faturaları A şirketinin düzenlemesi ve bedellerin B şirketine aktarılması dikkatle incelenmelidir.
Özellikle B şirketinin bu tahsilatlar karşılığında herhangi bir gerçek mal veya hizmet sunmadığı görülüyorsa muvazaa ve mal kaçırma iddiaları güçlenebilir.
Grup Şirketleri Arasında Para Aktarımı Otomatik Olarak Mal Kaçırma mıdır?
Hayır.
Grup şirketleri arasında mal ve hizmet alımları, finansman ilişkileri, cari hesap işlemleri veya başka gerçek ticari işlemler bulunabilir.
Bu nedenle bir şirketten diğerine para gönderilmiş olması tek başına tasarrufun iptali veya muvazaa sonucunu doğurmaz.
İşlemin gerçek ekonomik nedeni ve karşılığının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Borçlu POS Tahsilatlarını Başka Şirkete Yönlendiriyorsa Ne Yapılabilir?
Özellikle perakende, restoran, e-ticaret ve hizmet işletmelerinde önemli bir durumdur.
Borçlu şirket ticari faaliyeti fiilen yürütmesine rağmen POS cihazı veya sanal POS başka bir şirket adına olabilir.
Bu durumda yalnızca banka hesabına bakmak yeterli değildir.
Satışı kimin gerçekleştirdiği, faturayı kimin düzenlediği, POS sözleşmesinin kimin adına olduğu ve satış gelirinin hukuken hangi şirkete ait olduğu incelenmelidir.
Borçlunun E-Ticaret Gelirini Başkasının Hesabına Yönlendirmesi Halinde Ne Olur?
Borçlu pazaryeri veya e-ticaret platformunda satış yapıyor ancak ödemeleri başka kişinin hesabına yönlendiriyor olabilir.
Burada platform nezdinde borçluya ait bir alacak bulunup bulunmadığı araştırılabilir.
Para banka hesabına aktarılmadan önce borçlunun platformdan doğan hak ve alacaklarına yönelik haciz imkânının değerlendirilmesi, sonradan para transfer zincirini takip etmeye çalışmaktan daha etkili olabilir.
Borçlu Kira Gelirini Başkasının Hesabına Aldırıyorsa Ne Yapılabilir?
Örneğin taşınmaz borçluya ait ancak kiracıya:
“Kirayı bundan sonra eşimin hesabına yatırın.”
denilmiş olabilir.
Kira sözleşmesinin tarafı ve kira alacağının gerçek sahibi borçluysa, ödeme hesabının değiştirilmesi kira alacağının hukuki sahibini otomatik olarak değiştirmez.
Şartları varsa kiracıdaki kira borcuna yönelik haciz işlemleri değerlendirilebilir.
Bu nedenle IBAN sahibi ile alacağın sahibi birbirine karıştırılmamalıdır.
Borçlu Maaşını Başkasının Hesabına Aldırabilir mi?
Ücret alacağı bakımından da benzer şekilde paranın yatırıldığı hesap ile ücret alacağının sahibi farklı kavramlardır.
Borçlunun işverenden doğan ücret alacağı varsa kanundaki ücret haczi sınırlamaları dikkate alınarak işverene yönelik haciz işlemleri gerçekleştirilebilir.
Borçlunun maaşının sonradan eşinin veya başka kişinin hesabına yatırılması, ücret alacağının kaynağına yönelme imkânını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Banka Transfer Açıklamaları Delil Olabilir mi?
Evet, uyuşmazlığın diğer delilleriyle birlikte önemli olabilir.
Örneğin üçüncü kişinin hesabına düzenli şekilde:
“Mart hakedişi”,
“2026/145 fatura bedeli”,
“ABC projesi ödeme”,
“Nisan kira”
açıklamasıyla ödeme geliyorsa bu kayıtlar paranın kaynağı hakkında önemli bilgiler sağlayabilir.
Ancak tek bir banka açıklaması üzerinden kesin sonuca ulaşılmamalıdır.
WhatsApp Yazışmaları Delil Olarak Kullanılabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş yazışmalar somut olayda delil niteliği taşıyabilir.
Örneğin borçlunun müşterisine:
“Benim hesabım hacizli. Parayı kardeşimin IBAN’ına gönder.”
şeklinde mesaj gönderdiği iddia ediliyorsa bu yazışmanın gerçekliği ve hukuka uygun elde edilip edilmediği değerlendirilmelidir.
Banka kayıtları, faturalar ve müşteri beyanlarıyla birlikte değerlendirilmesi ispat gücünü artırabilir.
Banka Kayıtları Nasıl Elde Edilebilir?
Alacaklı sırf icra takibi yaptığı için üçüncü kişilerin bütün banka hareketlerini doğrudan bankadan isteyemez.
Bankacılık gizliliği ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin kurallar bulunmaktadır.
Uyuşmazlığın yargısal aşamaya taşınması hâlinde gerekli ve uyuşmazlıkla bağlantılı banka kayıtlarının mahkeme aracılığıyla celbi talep edilebilir.
Bu nedenle hangi banka, hesap, tarih aralığı ve transferin araştırılmasının istendiğinin mümkün olduğunca somutlaştırılması önemlidir.
Para Birkaç Kişinin Hesabından Geçiriliyorsa Ne Yapılabilir?
Borçlu para akışını karmaşıklaştırmak amacıyla zincirleme transferler gerçekleştirebilir.
Örneğin:
Müşteri → Borçlunun kardeşi → Eşi → İlişkili şirket
şeklinde para hareketi bulunabilir.
Her transfer ayrı hukuki işlem olduğundan bütün hesapların otomatik olarak borçluya ait kabul edilmesi mümkün değildir.
Ancak transferlerin kısa aralıklarla gerçekleştirilmesi, aynı tutarların dolaştırılması ve ekonomik açıklamanın bulunmaması muvazaa veya mal kaçırma iddiaları bakımından önemli olabilir.
Tasarrufun İptali Davası Açılabilir mi?
Şartları gerçekleşmişse evet.
Borçlunun kendi parasını veya malvarlığını alacaklılardan kaçırmak amacıyla üçüncü kişilere aktardığı durumlarda İcra ve İflas Kanunu’ndaki tasarrufun iptali hükümleri değerlendirilebilir.
Ancak tasarrufun iptali davasının kendine özgü dava şartları ve süreleri bulunmaktadır.
Her banka transferinin otomatik olarak iptal edileceği düşünülmemelidir.
Tasarrufun İptali Davası Kazanılırsa Para Geri Mi Döner?
Tasarrufun iptali davasının mantığı çoğu zaman yanlış anlaşılmaktadır.
Amaç işlemi herkes açısından tamamen ortadan kaldırmak değildir. Şartları gerçekleştiğinde alacaklıya ilgili mal veya değer üzerinde cebri icra yoluyla tahsil imkânı sağlanır.
Bu nedenle tasarrufun iptali davası özellikle borçlunun taşınmaz, araç veya önemli para varlıklarını üçüncü kişilere çıkardığı dosyalarda güçlü bir tahsilat aracı olabilir.
Muvazaa Davası ile Tasarrufun İptali Aynı Şey midir?
Hayır.
Tasarrufun iptali davası İcra ve İflas Kanunu’na özgü özel bir dava türüdür.
Muvazaa iddiasında ise tarafların görünürde gerçekleştirdikleri işlemin gerçek iradelerini yansıtmadığı ileri sürülür.
Somut olayda hangi hukuki yolun daha uygun olduğu işlemin niteliğine, eldeki delillere ve takip durumuna göre belirlenmelidir.
İhtiyati Haciz İstenebilir mi?
Alacağın ve kanuni şartların uygun olması hâlinde ihtiyati haciz önemli bir koruma sağlayabilir.
Özellikle borçlu henüz takip başlamadan kendi hesaplarını kapatmaya, tahsilatlarını başkalarının hesaplarına yönlendirmeye ve malvarlığını devretmeye başlamışsa hızlı hareket edilmesi gerekebilir.
İhtiyati haciz, alacaklının uzun sürecek yargılama sırasında borçlunun haczedilebilir malvarlığını tamamen kaybetmesini önlemeye yardımcı olabilir.
Üçüncü Kişi Haciz İhbarnamesine Gerçeğe Aykırı İtiraz Ederse Ne Olur?
İİK m.89 sistemi üçüncü kişinin beyan ve itirazlarına ilişkin özel sonuçlar öngörmektedir.
Üçüncü kişinin borçluya borcu bulunduğu hâlde gerçeğe aykırı şekilde borcu olmadığını bildirdiği iddia ediliyorsa alacaklının kanunda öngörülen yollara başvurması gündeme gelebilir.
Bu aşamada banka kayıtları, faturalar, cari hesap kayıtları ve ticari defterler önemli deliller hâline gelebilir.
Borçlunun Ticari Defterleri Önemli midir?
Özellikle şirket borçlularında son derece önemlidir.
Cari hesap kayıtları, satış faturaları, müşteri listeleri, e-faturalar ve tahsilat kayıtları borçlunun kimlerden alacaklı olduğunu gösterebilir.
Örneğin şirket defterinde müşteriden 4 milyon TL alacak görünürken ödeme başka şirketin hesabına yapılmışsa bu durum ayrıntılı inceleme gerektirir.
Borçlunun Başka İcra Dosyasındaki Alacağına Haciz Konulabilir mi?
Şartları varsa mümkündür. Borçlu başka bir dosyada alacaklı konumunda olabilir.
Adalet Bakanlığı İcra İşleri Dairesi Başkanlığının konuya ilişkin görüşünde, hakkında icra takibi kesinleşen borçlunun alacaklı olduğu başka bir icra dosyasındaki alacağına UYAP üzerinden veya yazışma yoluyla haciz konulabileceği açıklanmıştır.
Dolayısıyla başka IBAN kullanılması tahsilat araştırmasının yalnızca banka hesaplarıyla sınırlandırılmaması gerektiğini gösterir.
UYAP Üzerinden Borçlunun Malvarlığı Araştırılabilir mi?
Kesinleşmiş takip kapsamında mevzuatın izin verdiği malvarlığı sorguları ve haciz işlemleri UYAP üzerinden gerçekleştirilebilmektedir.
Adalet Bakanlığı, UYAP Avukat Portal üzerinden avukatların elektronik ortamda dosya işlemleri yapabildiğini ve ilgili sistemlerin elektronik entegrasyonlarla çalıştığını belirtmektedir.
2026 yılında da UYAP altyapısındaki icra uygulamalarına yönelik güncellemeler devam etmektedir.
Başkasının Hesabını Kullanan Borçluya Karşı En Etkili Strateji Nedir?
Bu tür dosyalarda yalnızca “hangi IBAN kullanılıyor?” sorusuna odaklanmak yeterli değildir.
Üç aşamalı bir tahsilat analizi daha etkili olabilir:
Birinci aşama: Borçlunun mevcut malvarlığı. Bankalar, araçlar, taşınmazlar, şirket payları ve diğer haczedilebilir değerler araştırılır.
İkinci aşama: Borçlunun gelir kaynakları. Müşteriler, kiracılar, işverenler, ana yükleniciler, pazaryerleri, ödeme kuruluşları ve borçluya düzenli ödeme yapan diğer kişiler belirlenir.
Üçüncü aşama: Para çıkışları. Borçlunun kendi malvarlığından eşine, yakınlarına veya ilişkili şirketlere gerçekleştirdiği önemli transferler incelenir.
Böylece tahsilat stratejisi boş banka hesabını takip etmekten çıkarılıp borçlunun gerçek para akışına yöneltilmiş olur.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Başkasının IBAN’ını Kullanan Borçlulara Karşı Tahsilat
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere ticari alacakların tahsilinde borçluların kendi hesaplarını kullanmayıp eş, akraba, çalışan veya ilişkili şirket hesaplarını kullanması hâlinde hızlı ve delile dayalı hareket edilmesi önemlidir.
Özellikle yüksek tutarlı alacaklarda banka haczinin sonuç vermemesinin ardından yalnızca tekrar banka haczi yapılması yerine borçlunun gerçek gelir kaynaklarının ve para akışının belirlenmesi gerekir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK tarafından bu tür icra dosyalarında banka ve malvarlığı hacizlerinin yanında İİK m.89 haciz ihbarnameleri, müşteri ve hakediş alacakları, ihtiyati haciz, tasarrufun iptali ve muvazaa iddialarının birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından icra ve alacak tahsili uyuşmazlıklarında özellikle yüksek tutarlı dosyalarda borçlunun görünürdeki banka bakiyesi yerine gerçek ekonomik faaliyetinin ve para akışının analiz edilmesi, etkili tahsilat stratejisinin oluşturulması bakımından önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Borçlu eşinin banka hesabını kullanıyorsa eşin hesabına haciz konulabilir mi?
Eşin bütün hesabına sırf borçlunun eşi olduğu için haciz konulamaz. Borçlunun üçüncü kişide haczedilebilir bir hak veya alacağının bulunup bulunmadığı ortaya konulmalıdır.
2. Borçlu müşterilerine kardeşinin IBAN’ını veriyorsa ne yapılabilir?
Borçlunun müşterilerden doğan alacaklarının haczi ve şartları varsa İİK m.89 haciz ihbarnamesi değerlendirilebilir.
3. Başkasının hesabına gönderilen para otomatik olarak borçlunun parası sayılır mı?
Hayır. Paranın kaynağı ve hukuki sebebi araştırılmalıdır.
4. Borçlu şirket başka şirketin hesabını kullanıyorsa o şirketin hesabına haciz konulur mu?
Doğrudan ve otomatik olarak hayır. Şirketler ayrı tüzel kişilerdir. Aralarındaki hukuki ve ekonomik ilişkinin incelenmesi gerekir.
5. Borçlu kira gelirini eşinin hesabına alıyorsa kira haczedilebilir mi?
Kira alacağının gerçek sahibi borçluysa şartları çerçevesinde kiracıdaki alacağa yönelik haciz değerlendirilebilir.
6. Borçlu POS gelirlerini başka şirket üzerinden alıyorsa ne yapılabilir?
Satışı yapan şirket, fatura sahibi, POS sözleşmesi ve alacağın gerçek sahibi belirlenerek üçüncü kişilerdeki alacaklara yönelik haciz imkânları incelenebilir.
7. Borçlu parayı akrabalarına aktardıysa tasarrufun iptali davası açılabilir mi?
İİK’daki koşullar gerçekleşmişse mümkündür. Akrabalık tek başına davanın kabulü için yeterli değildir.
8. WhatsApp’ta “ödemeyi eşimin hesabına gönder” mesajı delil olur mu?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş ve gerçekliği ortaya konulmuş yazışmalar diğer delillerle birlikte kullanılabilir.
9. Borçlunun müşterileri üzerinden tahsilat yapılabilir mi?
Borçlunun müşterilerden doğmuş haczedilebilir alacağı varsa üçüncü kişideki alacağın haczi önemli bir tahsilat yöntemi olabilir.
10. Başkasının banka hesabını kullanan borçluya karşı en etkili yöntem nedir?
Dosyanın özelliklerine göre malvarlığı haczi, gelir kaynaklarının tespiti, İİK m.89 haciz ihbarnameleri, ihtiyati haciz ve geçmiş tasarrufların iptali birlikte değerlendirilmelidir.
Uzman Hukuki Destek
Borçlunun kendi banka hesaplarını kullanmayı bırakması, müşterilerine eşinin veya yakınlarının IBAN’ını vermesi, ticari tahsilatlarını ilişkili şirketlere yönlendirmesi veya banka hesaplarında haczedilebilir bakiye bırakmaması durumunda yalnızca klasik banka hacziyle sonuç alınması güçleşebilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK olarak borçlunun üçüncü kişilerdeki alacaklarının haczi, İİK m.89 haciz ihbarnameleri, ihtiyati haciz, tasarrufun iptali, muvazaa iddiaları ve yüksek tutarlı ticari alacakların tahsiline ilişkin icra süreçlerinde profesyonel hukuki destek sunuyoruz.
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Bu makale genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Üçüncü kişilerin hesaplarına yönelik işlemlerde mülkiyet hakkı, bankacılık gizliliği ve usul hükümleri bulunduğundan somut dosya özelinde hukuki değerlendirme yapılması gerekir.




