
Borçlunun Eşine Devrettiği Ev İçin Haciz veya İptal Davası Açılabilir mi? 2026 Güncel Rehber
11 Ağustos 2026
Borçlunun Şirket Kurarak Mal Kaçırması Halinde Alacak Nasıl Tahsil Edilir? 2026 Güncel Rehber
11 Ağustos 2026Borçlu evini, arabasını veya şirket hissesini çocuğuna devrederse tasarrufun iptali davası açılabilir mi? 2026 İİK değişikliği, altsoy devirleri, gerçek satış, bağış, aciz vesikası ve mal kaçırma şartlarını inceleyin.
Borçlunun icra takibinden önce veya borçlarını ödeyemeyeceğini anladığı dönemde malvarlığını çocuklarının üzerine geçirmesi, alacak tahsilinde en sık karşılaşılan mal kaçırma iddialarından biridir.
Örneğin borçlu;
evini oğluna,
arsasını kızına,
aracını çocuğuna,
şirket hisselerini çocuklarına
devretmiş olabilir.
İcra takibi başladığında ise borçlu adına yapılan malvarlığı sorgularında haczedilebilecek hiçbir mal bulunamayabilir.
Bu durumda alacaklının;
“Borçlu bütün mallarını çocuklarının üzerine geçirmiş. Artık bu mallara ulaşamam mı?”
sorusu gündeme gelir.
Cevap her olayda aynı değildir.
Ancak şartları oluştuğunda İcra ve İflas Kanunu m.277 ve devamı kapsamında tasarrufun iptali davası açılması mümkündür.
Üstelik 25 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun ile İİK m.278 önemli ölçüde değiştirilmiş ve çocuklar yani altsoy ile yapılan tasarruflar bakımından yeni bir sistem getirilmiştir. Güncel düzenlemeye göre altsoy ile yapılan işlemler, gerçek değerine uygun biçimde ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılmaktadır.
Borçlu Malını Çocuğuna Devredebilir mi?
Kural olarak evet.
Bir kişinin borçlu olması bütün malvarlığını satmasını veya devretmesini otomatik olarak yasaklamaz.
Borçlu;
taşınmazını satabilir,
aracını devredebilir,
şirket hissesini devredebilir,
çocuğuna bağış yapabilir.
Ancak yapılan işlem alacaklıların tahsil imkanını ortadan kaldırıyor ve İcra ve İflas Kanununda belirtilen iptal şartlarını taşıyorsa alacaklı bu tasarrufa karşı dava açabilir.
Dolayısıyla;
“Mal artık çocuğumun üzerine geçti, alacaklı hiçbir şey yapamaz.”
düşüncesi hukuken doğru değildir.
2026’da Çocuğa Yapılan Mal Devirlerinde Ne Değişti?
25 Aralık 2025 tarihinde kabul edilen 7571 sayılı Kanun ile İİK m.278 yeniden düzenlendi.
Güncel hükme göre;
altsoy ve üstsoy, üçüncü derece dahil kan hısımları, belirli eş ve kayın hısımları ve ortak konutta yaşayan kişiler arasında yapılan tasarruflar, gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılıyor.
Bu değişiklik son derece önemlidir.
Eski düzenleme yakın hısımlar arasındaki bazı ivazlı tasarrufları çok daha katı biçimde bağışlama gibi değerlendiriyordu. Yeni düzenlemenin amacı, gerçek ve ekonomik karşılığı bulunan işlemlerde aksinin ispatına imkan tanımaktır. TBMM Adalet Komisyonu görüşmelerinde de değişikliğin, yakın hısımlarla yapılan işlemler bakımından gerçek bir karşılık bulunduğunun ispat edilebilmesine imkan sağlamak amacı taşıdığı açıklanmıştır.
Çocuk Altsoy Sayılır mı?
Evet.
Hukuken çocuk, borçlunun altsoyu içerisindedir.
Dolayısıyla borçlunun;
oğluna,
kızına
yaptığı tasarruflar İİK m.278’deki altsoy düzenlemesi bakımından değerlendirilebilir.
Torun gibi aşağı doğru devam eden soy ilişkileri de altsoy kavramı içerisinde değerlendirilir.
Borçlu Evini Çocuğuna Bağışlarsa Ne Olur?
Bağışlamalar tasarrufun iptali bakımından en önemli işlem türlerinden biridir.
Güncel İİK m.278 uyarınca alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği yahut iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabidir.
Örneğin borçlu;
10 milyon TL değerindeki evini,
hiçbir bedel almadan,
oğluna bağışlamışsa
tasarrufun tarihi ve diğer dava şartları kontrol edilerek İİK m.278 kapsamında tasarrufun iptali gündeme gelebilir.
Borçlu Evi Çocuğuna Satarsa Yine Dava Açılabilir mi?
Evet.
Tapuda işlem türünün;
“satış”
olarak görünmesi tek başına tasarrufun iptal edilmesini engellemez.
2026 itibarıyla önemli soru şudur:
Çocuk taşınmazın gerçek değerine uygun bir karşılık ödedi mi?
Güncel İİK m.278’e göre altsoy ile yapılan tasarruf, gerçek değerine uygun olarak ivazlı olduğu ispatlanmadıkça bağışlama sayılır.
Dolayısıyla sadece tapuda satış yapılmış olması yeterli olmayabilir.
Gerçek Değerine Uygun Satış Ne Demektir?
Örneğin taşınmazın devir tarihindeki gerçek piyasa değeri;
12 milyon TL
olsun.
Borçlu evi kızına;
11,5 milyon TL
karşılığında satsın.
Kız;
bedeli banka üzerinden ödesin,
paranın kaynağını gösterebilsin,
satış gerçek bir ekonomik işlem olsun.
Bu durumda işlemin gerçek değerine uygun ve ivazlı olduğu savunulabilir.
Buna karşılık 12 milyon TL değerindeki taşınmaz tapuda;
1 milyon TL
bedelle çocuğa geçirilmiş ve gerçek bir ödeme yapılmamışsa tasarrufun iptali açısından çok daha ciddi risk doğar.
Satış Bedelinin Gerçekten Ödendiği Nasıl İspatlanır?
Özellikle çocuk ile ebeveyn arasındaki yüksek tutarlı işlemlerde şu belgeler önem taşıyabilir:
Banka havalesi,
EFT kayıtları,
kredi sözleşmesi,
hesap hareketleri,
çocuğun önceki birikimleri,
başka mal satışından gelen para,
miras veya diğer gelir kaynakları.
Örneğin 25 yaşındaki bir kişinin hiçbir gelir ve birikimi bulunmadığı halde 20 milyon TL değerindeki taşınmazı babasından satın aldığı ileri sürülüyorsa, bedelin gerçekten nasıl ödendiği uyuşmazlığın merkezine yerleşebilir.
“Parayı Elden Ödedi” Savunması Yeterli midir?
Her olayda tek başına yeterli olmayabilir.
Özellikle yüksek bedelli taşınmaz veya şirket payı devirlerinde;
satış bedeli,
çocuğun ekonomik gücü,
nakdin kaynağı,
işlemin tarihi,
tarafların sonraki davranışları
birlikte değerlendirilir.
Mahkeme somut olayın bütün delillerini inceler.
Çocuk Malı Gerçek Fiyatından Satın Almışsa Tasarruf Kesinlikle Korunur mu?
Her durumda otomatik olarak böyle söylenemez.
Gerçek bedelin ödenmesi İİK m.278 bakımından son derece önemli olmakla birlikte tasarrufun İİK m.279 veya özellikle alacaklıya zarar verme kastına ilişkin m.280 kapsamında ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu nedenle;
“Gerçek bedeli ödedik, artık hiçbir dava açılamaz.”
şeklinde mutlak sonuç çıkarılmamalıdır.
Tasarrufun bütün hukuki şartları incelenmelidir.
Borçlu Arabasını Çocuğuna Devrederse Ne Olur?
Tasarrufun iptali yalnızca ev ve arsalara ilişkin değildir.
Borçlu;
otomobil,
motosiklet,
kamyon,
iş makinesi,
tekne
gibi ekonomik değeri bulunan mallarını da çocuğuna devredebilir.
Örneğin;
3 milyon TL değerindeki araç,
borçlu tarafından oğluna,
hiçbir bedel alınmadan
devredilmişse işlemin tasarrufun iptali hükümlerine tabi olup olmadığı araştırılabilir.
Borçlu Şirket Hissesini Çocuğuna Devrederse Ne Olur?
Şirket payları da önemli malvarlığı değerleridir.
Borçlu;
karlı bir limited şirketteki %50 payını,
anonim şirketteki yüksek değerli hisselerini
çocuklarına devretmiş olabilir.
Bu durumda;
payın gerçek değeri,
devir bedeli,
ödemenin gerçekliği,
şirketin mali durumu,
devir tarihi
incelenebilir.
Özellikle şirket paylarının nominal değeriyle gerçek ekonomik değeri birbirinden farklı olabilir.
Şirket Hissesini 100.000 TL’ye Devretmek Gerçek Bedel Sayılır mı?
Her zaman değil.
Örneğin şirketin öz kaynakları ve ticari değeri nedeniyle %50 hissenin gerçek değeri 20 milyon TL olabilir.
Payın nominal sermaye değeri;
100.000 TL
olabilir.
Borçlunun payı çocuğuna yalnızca nominal değer üzerinden devretmesi halinde işlemin gerçek ekonomik karşılığının ne olduğu ayrıca incelenmelidir.
Borçlu Parasını Çocuğunun Hesabına Aktarırsa Ne Olur?
Tasarrufun iptali davasının konusu yalnızca sicile kayıtlı mallar değildir.
Borçlu;
banka hesabındaki parayı,
alacak haklarını,
başka ekonomik değerlerini
çocuğuna aktarmış olabilir.
Örneğin icra riskini öğrendikten sonra hesabındaki;
5 milyon TL’yi oğlunun banka hesabına
göndermiş olabilir.
Transfer gerçek bir borç ödemesine veya hukuki sebebe dayanmıyorsa ve kanuni şartları taşıyorsa tasarrufun iptali bakımından değerlendirme yapılabilir.
Borçlu Kripto Parasını Çocuğuna Aktarırsa Ne Olur?
Ekonomik değeri bulunan kripto varlıkların başka cüzdana transfer edilmesi teknik ispat sorunları yaratabilir.
Hukuka uygun şekilde elde edilen;
platform kayıtları,
transfer kayıtları,
hesap bağlantıları
önem taşıyabilir.
Ancak kripto transferlerinde malvarlığının tespiti ve cebri icra uygulaması klasik tapu devrinden çok daha karmaşıktır.
Borçlu Mallarını Çocuğuna Devrettikten Sonra Kullanmaya Devam Ederse Ne Olur?
Bu durum önemli bir emare olabilir.
Örneğin borçlu;
evini oğluna satmış,
hiç bedel almamış,
evde aynen yaşamaya devam etmiş,
vergileri ve bütün giderleri kendisi ödemiş
olabilir.
Tek başına kullanımın devam etmesi işlemin kesin olarak muvazaalı olduğunu göstermez.
Ancak diğer delillerle birlikte işlemin ekonomik gerçekliğinin değerlendirilmesinde önem kazanabilir.
Tasarrufun İptali Davası İçin Borcun Önceden Doğmuş Olması Gerekir mi?
Genel olarak tasarrufun iptali bakımından kritik şartlardan biri alacağın iptali istenen tasarruftan önce doğmuş olmasıdır.
Örneğin;
Borcun doğumu: 1 Şubat 2025
Evin çocuğa devri: 1 Haziran 2025
İcra takibi: 1 Mart 2026
ise mal devrinin icra takibinden önce yapılmış olması tek başına davaya engel değildir.
Önemli noktalardan biri borcun tasarruftan önce doğmuş olmasıdır.
Borcun Doğum Tarihi İcra Takibi Tarihi midir?
Hayır.
Borcun doğum tarihi ile icra takip tarihi birbirinden farklı olabilir.
Örneğin alacak;
2024 tarihli ödünç sözleşmesinden,
2025 tarihli mal satışından,
çek veya senetten,
ticari sözleşmeden
doğmuş olabilir.
İcra takibi ise çok daha sonra başlatılabilir.
Tasarrufun iptali davasında bu kronolojinin doğru kurulması son derece önemlidir.
Çocuğa Mal Devri İcra Takibinden Önce Yapılmışsa Dava Açılabilir mi?
Evet.
Tasarrufun mutlaka icra takibinden sonra yapılması gerekmez.
Borçlu alacaklıların kendisine yöneleceğini fark ederek takip başlamadan önce mallarını çocuklarına geçirmiş olabilir.
Diğer dava şartları mevcutsa takip öncesindeki tasarruflar da iptal davasına konu olabilir.
Çocuğa Mal Devri Hacizden Sonra Yapılmışsa Ne Olur?
Mal üzerinde daha önce haciz kurulmuşsa sonraki devir mevcut haczi kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Çocuk malı hacizle yüklü olarak devralabilir.
Bu nedenle;
hacizden önce yapılan devir
ile
hacizden sonra yapılan devir
hukuken aynı değildir.
2026 Değişikliğiyle İİK m.278’de Süre Ne Oldu?
25 Aralık 2025 tarihli değişiklikle İİK m.278’in ilk fıkrası da yenilendi.
Güncel düzenlemede alışılmış hediyeler dışında, geçici veya kesin aciz belgesinin ya da aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağının düzenlendiği veya iflasın açıldığı tarihten önceki bir yıl içinde yapılan bağışlamalar ve ivazsız tasarruflar iptale tabi tutulmaktadır.
Bu nedenle internette hâlen bulunan eski “iki yıllık süre” açıklamalarının önemli bir kısmı 2026 itibarıyla güncel değildir.
Tasarrufun İptali Davasında Beş Yıllık Süre de Var mı?
Evet.
İİK m.284’te ayrıca tasarrufun iptali hakkına ilişkin tasarruf tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre bulunmaktadır.
Ancak m.278’deki bir yıllık dönem ile m.284’teki beş yıllık hak düşürücü süre aynı şey değildir.
Bunun yanında İİK m.279 ve m.280’in kendi koşulları da ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu nedenle;
“Son beş yıldaki her çocuk devri iptal edilir.”
şeklindeki ifade doğru değildir.
Aciz Vesikası Gerekir mi?
Tasarrufun iptali davasında borçlunun alacağı karşılamaya yeterli malvarlığının bulunmadığının ortaya konulması temel konulardan biridir.
Bu kapsamda;
geçici aciz belgesi,
kesin aciz belgesi
veya kanunun öngördüğü şartları taşıyan haciz tutanağı
önem kazanabilir.
Güncel İİK m.278 de geçici veya kesin aciz belgesi ile aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanağına açıkça atıf yapmaktadır.
Çocuğa Devredilen Mal İçin Doğrudan Haciz Konulabilir mi?
Mal artık çocuk adına kayıtlıysa kural olarak;
“Bu aslında babasının/annesinin malıydı.”
denilerek doğrudan borçlunun malı gibi haczedilmemelidir.
Alacaklının uygun hukuki yol aracılığıyla tasarrufun kendisine karşı etkisiz hale getirilmesini sağlaması gerekir.
Tasarrufun iptali davasının amacı da budur.
Tasarrufun İptali Davası Kazanılırsa Mal Borçluya Geri Döner mi?
Kural olarak davanın amacı malın mülkiyetini tekrar borçluya geçirmek değildir.
Alacaklıya, iptal edilen tasarruf konusu mal üzerinden cebri icra yoluyla alacağını tahsil etme yetkisi sağlanır.
Örneğin çocuğa devredilen ev bakımından;
tapu tekrar anne veya baba adına dönmeden
alacaklı lehine cebri icra imkanı doğabilir.
Çocuk Evi Başka Birine Satarsa Ne Olur?
Bu durum davayı daha karmaşık hale getirir.
Örneğin;
Borçlu → çocuk → üçüncü kişi
şeklinde iki ayrı satış yapılmış olabilir.
Bu durumda sonraki devralan kişinin;
iyi niyeti,
borçluyla ilişkisi,
ödediği bedel,
tasarrufun şartlarını bilip bilmediği
ayrıca değerlendirilir.
Bazı durumlarda malın aynına ulaşmak yerine bedele yönelik sorumluluk gündeme gelebilir.
Çocuk Evi Kardeşine Devrederse Ne Olur?
Örneğin;
baba evi oğluna,
oğlu da kız kardeşine
devretmiş olabilir.
Kısa süre içerisinde gerçekleşen zincirleme aile içi devirler özellikle ayrıntılı biçimde incelenmelidir.
Her tasarrufun;
tarihi,
bedeli,
gerçekliği
ayrı ayrı değerlendirilir.
Çocuğun İyi Niyetli Olması Önemli midir?
Hangi iptal sebebine dayanıldığına göre önem taşır.
Özellikle İİK m.280 kapsamındaki alacaklıya zarar verme kastına ilişkin tasarruflarda üçüncü kişinin borçlunun durumunu bilmesi veya bilmesini gerektiren koşullar önemli olabilir.
Bunun yanında güncel m.278, altsoyla yapılan tasarruflarda işlemin gerçek değerine uygun ivazlı olduğunun ispatını özel olarak düzenlemektedir.
“Çocuğum Bilmiyordu” Savunması Her Durumda Yeterli midir?
Hayır.
Hangi İİK maddesine dayanıldığına göre farklı değerlendirme yapılır.
Örneğin doğrudan bağış niteliğindeki bir işlem ile m.280 kapsamında zarar verme kastına dayalı iptal talebinin hukuki şartları aynı değildir.
Bu nedenle tasarrufun iptali davasında bütün iptal nedenleri birlikte analiz edilmelidir.
Muvazaalı Çocuğa Devir Nedir?
Borçlu gerçekte malını satmak istememiş ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla satış yapılmış gibi göstermiş olabilir.
Örneğin;
tapuda satış yapılmış,
çocuk hiçbir para ödememiş,
borçlu taşınmazı kendi malı gibi kullanmaya devam etmiş
olabilir.
Bu durumda Türk Borçlar Kanunu m.19 kapsamında muvazaa hukuki sebebi ayrıca değerlendirilebilir.
Tasarrufun İptali ile Muvazaa Davası Aynı mıdır?
Hayır.
Tasarrufun iptali davasında yapılan işlem geçerlidir fakat kanuni şartlarla alacaklıya karşı etkisiz hale getirilir.
Muvazaada ise görünürdeki işlemin tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı ileri sürülür.
Dava şartları, ispat, süre ve hukuki sonuçlar farklıdır.
Bu nedenle hangi davanın açılacağı somut olay incelenmeden belirlenmemelidir.
Çocuğa Devredilen Mala İhtiyati Haciz Konulabilir mi?
Tasarrufun iptali davası devam ederken malın yeniden devredilmesi tahsilat riskini artırabilir.
İİK m.281 kapsamında dava konusu mallarla ilgili geçici hukuki koruma imkanı bulunmaktadır.
Somut olayda ihtiyati haciz talebinin şartları ve kapsamı ayrıca değerlendirilmelidir.
Özellikle yüksek değerli taşınmaz ve şirket paylarında dava açılırken geçici hukuki korumanın gözden kaçırılmaması önemlidir.
Mal Kaçırmanın İspatında Hangi Deliller Kullanılır?
Çocuğa yapılan tasarruflarda özellikle;
tapu tedavül kayıtları,
araç devir kayıtları,
ticaret sicili kayıtları,
banka hesap hareketleri,
satış bedeli ödeme kayıtları,
ekspertiz raporları,
çocuğun ekonomik gücü,
şirket değerleme belgeleri,
hukuka uygun yazışmalar,
haciz tutanakları,
aciz belgeleri
önem taşıyabilir.
WhatsApp Mesajı Delil Olabilir mi?
Hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesajlar somut olayın özelliklerine göre kullanılabilir.
Örneğin borçlunun;
“Evi senin üzerine yapalım, icrada alamazlar.”
şeklinde çocuğuyla yazıştığı iddia ediliyorsa bu mesaj tasarrufun amacı bakımından önemli bir delil haline gelebilir.
Ancak ekran görüntüsünün gerçekliği ve elde edilme şekli ayrıca değerlendirilmelidir.
Örnek 1: Baba Evini Oğluna Bağışladı
Borçlunun;
5 milyon TL
borcu olsun.
Borç doğduktan sonra borçlu;
12 milyon TL değerindeki tek taşınmazını oğluna karşılıksız devretsin.
Bir süre sonra icra takibinde borçlunun alacağı karşılayacak başka malı bulunamasın.
Tasarrufun tarihi ile aciz belgesi/haciz tutanağı arasındaki dönem ve diğer dava şartları incelenerek güncel İİK m.278 kapsamında iptal talebi gündeme gelebilir.
Örnek 2: Kız Çocuğu Evi Gerçek Değerinden Satın Aldı
Taşınmazın gerçek değeri;
8 milyon TL
olsun.
Borçlunun kızı başka bir taşınmazını sattıktan sonra elde ettiği;
8 milyon TL’yi
banka üzerinden babasına ödesin.
Tapu devri de buna uygun biçimde gerçekleşsin.
2026 düzenlemesi bakımından bu belgeler işlemin gerçek değerine uygun şekilde ivazlı olduğunu ispatlama bakımından son derece önemli olacaktır.
Ancak diğer İİK iptal sebeplerinin uygulanıp uygulanamayacağı ayrıca incelenebilir.
Örnek 3: 15 Milyon TL’lik Ev 1 Milyon TL’ye Çocuğa Devredildi
Taşınmazın devir tarihindeki gerçek değeri;
15 milyon TL
olsun.
Tapuda satış bedeli;
1 milyon TL
gösterilsin.
Üstelik çocuğun 1 milyon TL’yi dahi ödediğine ilişkin herhangi bir banka kaydı bulunmasın.
Bu durumda işlemin gerçek değerine uygun ivazlı olduğu iddiasının ispatı ciddi sorun oluşturabilir.
Güncel İİK m.278 bakımından tasarrufun bağışlama sayılması gündeme gelebilir.
Örnek 4: Borçlu Bütün Mallarını Üç Çocuğuna Paylaştırdı
Borçlunun;
bir evini oğluna,
arsasını kızına,
aracını diğer oğluna
devrettiğini düşünelim.
İşlemler borç doğduktan kısa süre sonra yapılmış olsun.
İcra takibinde borçlu üzerinde hiçbir mal bulunmasın.
Bu durumda her tasarruf ayrı ayrı incelenmeli ancak işlemlerin bütünü de borçlunun ekonomik davranışını değerlendirmek bakımından önem taşıyabilir.
Çocuğa Yapılan Mal Devri İçin 20 Maddelik Kontrol Listesi
- Alacağın doğum tarihini belirleyin.
- Devir tarihini tespit edin.
- Malın ne olduğunu belirleyin.
- Gerçek piyasa değerini tespit edin.
- Tapuda veya sözleşmede gösterilen bedeli kontrol edin.
- Çocuğun ödeme yapıp yapmadığını araştırın.
- Banka transferlerini inceleyin.
- Çocuğun ekonomik gücünü değerlendirin.
- Devrin bağış mı satış mı olduğunu belirleyin.
- Borçlunun malı kullanmaya devam edip etmediğini inceleyin.
- Borçlunun başka mallarını araştırın.
- Aciz durumunu değerlendirin.
- Güncel İİK m.278’i uygulayın.
- İİK m.279 şartlarını kontrol edin.
- İİK m.280’i ayrıca değerlendirin.
- Tasarrufun sonraki kişilere devredilip devredilmediğini araştırın.
- İİK m.281 kapsamında geçici korumayı değerlendirin.
- İİK m.284’teki süreyi kontrol edin.
- TBK m.19 muvazaa seçeneğini inceleyin.
- İcra ve dava stratejisini birlikte planlayın.
Alacaklıların Yaptığı En Büyük 10 Hata
1. Mal çocuk adına geçtiği için hiçbir şey yapılamayacağını düşünmek.
2. Çocuğun malına doğrudan haciz koymaya çalışmak.
3. Borcun doğum tarihini belirlememek.
4. 2025 sonunda değişen İİK m.278’in eski halini uygulamak.
5. Gerçek satış bedelini araştırmamak.
6. Çocuğun ödeme gücünü incelememek.
7. Banka kayıtlarını önemsememek.
8. Aciz koşullarını ihmal etmek.
9. Sonraki devirlere karşı geçici koruma istememek.
10. Beş yıllık hak düşürücü süreyi ve diğer özel süreleri karıştırmak.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Borçlu evini çocuğuna devrederse tasarrufun iptali davası açılabilir mi?
Evet. Kanuni şartlar mevcutsa çocuğa yapılan taşınmaz devri tasarrufun iptali davasına konu olabilir.
2. Çocuğa yapılan her satış iptal edilir mi?
Hayır. 2026 itibarıyla güncel İİK m.278, altsoy ile yapılan tasarruflarda gerçek değerine uygun biçimde ivazlı olduğunun ispatına imkan vermektedir.
3. Borçlu evini oğluna bağışlarsa ne olur?
Bağış ve ivazsız tasarruflar güncel İİK m.278’de özel olarak düzenlenmektedir. Tasarruf tarihi ve diğer dava koşulları incelenmelidir.
4. Çocuk gerçek satış bedelini öderse dava açılamaz mı?
Gerçek bedelin ispatı m.278 açısından önemli olmakla birlikte m.279, m.280 veya başka hukuki sebeplerin uygulanabilirliği ayrıca değerlendirilmelidir.
5. Çocuğun satın alma gücü araştırılır mı?
Evet. Özellikle yüksek bedelli tasarruflarda ödeme kaynağı ve banka kayıtları işlemin gerçekliğinin değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
6. Çocuğa devredilen eve doğrudan haciz konulabilir mi?
Mal üçüncü kişi olan çocuk adına kayıtlıysa kural olarak doğrudan borçlunun malı gibi haczedilmez. Öncelikle uygun hukuki yol kullanılmalıdır.
7. Tasarrufun iptali kazanılırsa ev tekrar borçlunun adına geçer mi?
Genellikle amaç tapuyu geri geçirmek değil, alacaklıya ilgili mal üzerinden cebri icra imkanı sağlamaktır.
8. Çocuk evi başka bir kişiye satarsa ne olur?
Sonraki devralanın hukuki durumu ve iyi niyeti ayrıca incelenir. Bu nedenle dava açılırken geçici hukuki koruma konusu önemlidir.
9. 2026’da İİK m.278’de süre ne kadardır?
Güncel düzenleme bağışlama ve ivazsız tasarruflar bakımından aciz belgesi veya ilgili haciz tutanağı ya da iflastan önceki bir yıllık dönemi esas almaktadır.
10. Tasarrufun iptali davasında ayrıca beş yıllık süre var mı?
Evet. İİK m.284’te tasarruf tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre bulunmaktadır. Bu süre m.278’deki bir yıllık dönemle aynı hukuki kavram değildir.
Çocuğun Üzerine Mal Geçirmek Alacaklıya Karşı Otomatik Koruma Sağlamaz
Borçlu;
“Ev artık oğlumun.”
veya;
“Arabayı kızıma sattım.”
diyebilir.
Ancak hukuk yalnızca sicilde kimin adının yazdığına bakmaz.
Özellikle şu sorular önemlidir:
Borç ne zaman doğdu?
Mal ne zaman devredildi?
Devir bağış mı, satış mı?
Gerçek piyasa değeri neydi?
Çocuk gerçekten bedel ödedi mi?
Ödeme nereden yapıldı?
Borçlunun başka malı kaldı mı?
İşlemin ardından borçlu malı kullanmaya devam etti mi?
Sonradan başka devirler yapıldı mı?
2026 itibarıyla bu soruların arasına özellikle;
“İşlem gerçek değerine uygun şekilde ivazlı mıydı?”
sorusu eklenmiştir.
Çünkü 7571 sayılı Kanunla değişen güncel İİK m.278, altsoyla yapılan işlemlerde gerçek ekonomik karşılığın ispat edilebilmesine imkan veren yeni bir sistem kurmuştur.
Çocuğa Yapılan Mal Devirlerinde Tasarrufun İptali Davası İçin Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelindeki icra ve alacak tahsili uyuşmazlıklarında FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, borçluların çocuklarına ve diğer yakın kişilere yaptığı malvarlığı devirlerinin hukuki incelemesi konusunda destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle;
İİK m.277 ve devamı tasarrufun iptali davaları,
2026 güncel İİK m.278 uygulaması,
çocuğa yapılan taşınmaz ve araç devirleri,
şirket payı devirleri,
gerçek satış bedelinin araştırılması,
aciz vesikası,
İİK m.280 kapsamında zarar verme kastı,
muvazaalı işlemler,
ihtiyati haciz
ve yüksek tutarlı alacakların tahsili süreçleri değerlendirilmektedir.
Borçlu Mallarını Çocuklarının Üzerine Geçirdiyse Devirleri Tek Tek İnceleyin
Çocuğa yapılan her devir mal kaçırma değildir.
Ancak borçlunun;
yüksek borç altına girdikten sonra,
haczedilebilir başka mal bırakmadan,
yüksek değerli varlıklarını çocuklarına,
gerçek bir ekonomik karşılık almadan
devretmesi halinde tasarrufların hukuki açıdan ayrıntılı biçimde incelenmesi gerekir.
Özellikle 2026 yılında tasarrufun iptali dosyalarında eski mevzuat metinlerine dayanılması ciddi hata yaratabilir. İİK m.278, 7571 sayılı Kanunla 24 Aralık 2025’te kabul edilerek yeniden düzenlenmiştir.
Çocuğa devredilen taşınmaz, araç, şirket payı veya diğer malvarlığı için tasarrufun iptali davası ve alacak tahsili imkanlarının değerlendirilmesi amacıyla FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık bünyesinde Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve hukuk ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




