
İcra Takibinden Önce Yapılan Mal Devirleri Geri Alınabilir mi? 2026 Güncel Rehber
11 Ağustos 2026
Borçlunun Çocuğuna Devrettiği Mallar İçin Tasarrufun İptali Davası Açılabilir mi? 2026 Güncel Rehber
11 Ağustos 2026Borçlu evini eşine devrederse alacaklı haciz koyabilir mi? Eşe yapılan taşınmaz devrinde tasarrufun iptali, muvazaalı satış, aciz vesikası ve alacaklının hukuki yolları.
Borçlunun hakkında icra takibi başlatılmadan kısa süre önce veya borçlarını ödeyemeyeceğini anladığı dönemde taşınmazını eşine devretmesi, alacak tahsilinde en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biridir.
Alacaklı icra takibi başlatır.
Borçlunun malvarlığı araştırılır.
Ancak daha önce borçlu adına kayıtlı olduğu bilinen evin artık eşinin üzerine geçtiği görülür.
Bu durumda alacaklının ilk sorusu genellikle şudur:
“Borçlu evi eşinin üzerine geçirmiş. Bu eve yine de haciz koyabilir miyim?”
Cevap somut olayın özelliklerine bağlıdır.
Taşınmaz artık borçlu adına kayıtlı değilse kural olarak doğrudan borçlunun malıymış gibi haczedilemez.
Ancak devir, İcra ve İflas Kanununda düzenlenen iptal şartlarını taşıyorsa tasarrufun iptali davası açılarak alacaklının taşınmaz üzerinden cebri icra yoluyla tahsilat yapması mümkün hale gelebilir.
İşlem gerçekte hiç yapılmamış, yalnızca alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla görünürde gerçekleştirilmişse muvazaa hükümleri de ayrıca gündeme gelebilir.
Dolayısıyla;
“Tapu eşin üzerine geçti, artık alacaklı hiçbir şey yapamaz.”
şeklindeki düşünce doğru değildir.
Borçlu Evini Eşine Devredebilir mi?
Kural olarak evet.
Bir kişinin borcu bulunması bütün malvarlığı üzerinde otomatik olarak satış veya devir yasağı oluşturmaz.
Borçlu;
evini satabilir,
eşine devredebilir,
bağışlayabilir,
mal rejiminden kaynaklanan bir işlem gerçekleştirebilir.
Ancak bu tasarruf alacaklıların tahsil imkanını ortadan kaldırıyorsa ve İcra ve İflas Kanunundaki şartları taşıyorsa işlem alacaklı bakımından iptale tabi olabilir.
Bu nedenle eşe yapılan her devir geçersiz olmadığı gibi, eşe yapılan her devir de alacaklıya karşı korunmaz.
Eşe Devredilen Eve Doğrudan Haciz Konulabilir mi?
Taşınmaz tapuda borçlunun eşi adına kayıtlıysa temel kural, eşin malvarlığının borçlunun kişisel borcu nedeniyle doğrudan haczedilememesidir.
Çünkü eşler ayrı kişilerdir.
Örneğin;
kocanın 5 milyon TL borcu varsa,
sırf evli oldukları gerekçesiyle kadının kendisine ait evine haciz konulamaz.
Ancak taşınmaz daha önce borçluya aitken borç doğduktan sonra eşe devredilmişse farklı bir hukuki inceleme gerekir.
Alacaklı bu durumda tasarrufun iptali davası veya olayın özelliklerine göre başka hukuki yollara başvurabilir.
Tasarrufun İptali Davası Nedir?
Tasarrufun iptali davası, İcra ve İflas Kanunu m.277 ve devamında düzenlenen özel bir dava türüdür.
Bu davanın temel amacı borçlunun alacaklılarına zarar veren ve kanundaki iptal şartlarını taşıyan belirli tasarruflarını alacaklı bakımından etkisiz hale getirmektir.
Örneğin;
borçlunun 4 milyon TL borcu,
12 milyon TL değerinde tek evi
bulunsun.
Borçlu borç doğduktan sonra bu evi eşine devretsin.
İcra takibi başladığında borçlunun üzerinde haczedilebilecek başka mal bulunmasın.
Bu durumda eşe yapılan taşınmaz devrinin tasarrufun iptaline tabi olup olmadığı araştırılabilir.
Tasarrufun İptali Davası Kazanılırsa Ev Borçluya Geri mi Döner?
Bu konu çok sık yanlış anlaşılmaktadır.
Tasarrufun iptali davasının temel amacı tapunun yeniden borçlu adına tescil edilmesi değildir.
Amaç, tasarrufu alacaklı bakımından etkisiz hale getirmektir.
Alacaklı, mahkeme kararının kapsamına göre taşınmaz üzerinde cebri icra yoluyla tahsilat yapma imkanına kavuşabilir.
Başka bir ifadeyle amaç;
“Evi tekrar borçlunun üzerine geçir.”
değil,
“Bu devir benim alacağımı tahsil etmeme engel olmasın.”
sonucunu sağlamaktır.
Borçlunun Eşine Yaptığı Her Ev Devri İptal Edilir mi?
Hayır.
Bu ayrım özellikle önemlidir.
Örneğin borçlu;
borcun doğumundan beş yıl önce,
eşine gerçek bir satış yapmış,
satış bedelini gerçekten almış
olabilir.
Böyle bir işlem yalnızca tarafların eş olması nedeniyle otomatik olarak iptal edilmez.
Buna karşılık borçlu;
borç doğduktan sonra,
ödeme güçlüğüne düştüğü dönemde,
tek taşınmazını,
gerçek bir bedel almadan,
eşine devretmişse
tasarrufun iptali bakımından çok daha farklı bir tablo ortaya çıkabilir.
Eşler Arasındaki Devirler Neden Özellikle Önemlidir?
Tasarrufun iptali hükümleri yakın kişiler arasında yapılan belirli işlemler bakımından özel düzenlemeler içermektedir.
Eşler arasındaki tasarruflar bu nedenle sıradan ve birbirini hiç tanımayan iki kişi arasındaki satışlarla tamamen aynı şekilde değerlendirilmez.
Özellikle;
devir tarihi,
işlemin karşılıklı olup olmadığı,
satış bedeli,
borçlunun mali durumu
ve ilgili İİK hükmü birlikte incelenmelidir.
Borçlu Evi Eşine Bağışladıysa Ne Olur?
Bağışlama niteliğindeki tasarruflar tasarrufun iptali bakımından özel önem taşır.
Borçlu herhangi bir karşılık almadan 10 milyon TL değerindeki evini eşine devretmişse, işlemin İİK kapsamında iptale tabi olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Burada;
“Tapuda devir yapılmış, artık eşin malıdır.”
denilerek inceleme sona erdirilemez.
Tapuda Satış Gösterildiyse Bağışlama Sayılamaz mı?
Tapuda işlemin “satış” olarak gösterilmesi tek başına gerçek bir satış bulunduğunu kesin olarak göstermez.
Örneğin;
evin piyasa değeri 15 milyon TL,
tapuda gösterilen bedel 1 milyon TL,
eşten borçluya hiçbir banka transferi yapılmamış,
eşin bu taşınmazı satın alabilecek ekonomik gücü bulunmuyor
olabilir.
Bu durumda işlemin gerçek niteliği araştırılır.
Tapudaki işlem adı kadar gerçekte ekonomik bir karşılık bulunup bulunmadığı da önemlidir.
Eş Satış Bedelini Gerçekten Ödediyse Ne Olur?
Bu durum önemli bir savunma konusu olabilir.
Örneğin eş;
taşınmazı piyasa değerine yakın bedelle satın almış,
bedeli banka üzerinden ödemiş,
paranın kaynağını gösterebiliyor
olabilir.
Ancak gerçek bedel ödenmiş olması her tasarrufun iptali davasında tek başına otomatik olarak davanın reddedileceği anlamına gelmez.
İİK’daki hangi iptal sebebine dayanıldığı ve diğer kanuni koşullar ayrıca değerlendirilmelidir.
Eşin Ödeme Gücü Araştırılır mı?
Evet, somut uyuşmazlık bakımından önemli olabilir.
Örneğin eşin;
hiç geliri bulunmuyor,
banka hesabında yeterli para yok,
kredi kullanmamış,
başka bir mal satmamış
olmasına rağmen 20 milyon TL değerindeki evi satın aldığı ileri sürülüyorsa satış bedelinin nasıl ödendiği önemli bir ispat konusu haline gelebilir.
Eş;
birikimini,
mirasını,
kredi kullanımını,
başka mal satışından elde ettiği parayı
belgeliyorsa durum farklı değerlendirilebilir.
Satış Bedelinin Ödendiği Nasıl İspatlanır?
Özellikle;
banka havalesi,
EFT kayıtları,
kredi sözleşmeleri,
hesap hareketleri,
satış sözleşmeleri,
ödeme belgeleri
önem taşıyabilir.
Yüksek tutarlı taşınmaz satışında;
“Parayı elden verdim.”
savunması somut olayın diğer özellikleriyle birlikte değerlendirilir.
Borçlu Evi Eşine Devredip Evde Yaşamaya Devam Ederse Ne Olur?
Bu durum tek başına devir işleminin muvazaalı olduğunu kanıtlamaz.
Eşler aynı konutta yaşamaya doğal olarak devam edebilir.
Ancak başka emarelerle birleştiğinde önem kazanabilir.
Örneğin;
satış bedeli ödenmemiş,
eşin ekonomik gücü yok,
devir takipten hemen önce yapılmış,
borçlu taşınmazın bütün giderlerini karşılamaya devam ediyor
ise işlemin gerçekliği daha ayrıntılı incelenebilir.
Borçlu Boşanmadan Önce Evi Eşine Devrettiyse Ne Olur?
Boşanma veya mal rejiminin tasfiyesiyle bağlantılı devirlerde işlemin hukuki sebebi ayrıca araştırılmalıdır.
Gerçek bir mal rejimi tasfiyesi ile alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla yapılan görünürdeki tasfiye aynı değildir.
Borçlu ile eşinin sonradan boşanmış olması geçmişteki tasarrufun otomatik olarak alacaklıya karşı geçerli hale gelmesini sağlamaz.
Eski Eşe Yapılan Devir İçin Tasarrufun İptali Davası Açılabilir mi?
Somut olayın şartları varsa evet.
Devir tarihinde tarafların eş olup olmadığı, sonradan boşanıp boşanmadıkları ve devir ile boşanma arasındaki ilişki incelenebilir.
Özellikle tarafların fiili ilişkilerinin devam etmesi veya işlemlerin ekonomik gerçekliğine ilişkin başka emareler bulunması ispat bakımından önem taşıyabilir.
Borç Evin Devrinden Sonra Doğmuşsa Ne Olur?
Bu durum tasarrufun iptali açısından kritik önemdedir.
İİK m.277 ve devamındaki tasarrufun iptali davalarında kural olarak takip konusu alacağın iptali istenen tasarruftan önce doğmuş olması aranır.
Örneğin;
Ev eşe devredildi: 1 Mart 2024
Borç doğdu: 1 Mart 2025
ise İİK’ya dayalı tasarrufun iptali bakımından ciddi bir dava şartı problemi ortaya çıkabilir.
Bu nedenle ilk yapılması gereken incelemelerden biri;
“Borç mu önce doğdu, ev mi önce devredildi?”
sorusunun cevaplandırılmasıdır.
Borcun Doğduğu Tarih İcra Takibinin Başladığı Tarih midir?
Her zaman değil.
Bu önemli bir ayrımdır.
Örneğin;
sözleşme 2024 yılında yapılmış,
borç 2024 yılında doğmuş,
ev 2025 yılında eşe devredilmiş,
icra takibi ise 2026 yılında başlatılmış
olabilir.
Evin icra takibinden önce devredilmiş olması tek başına tasarrufun iptalini engellemez.
Önemli olan alacağın tasarruftan önce doğmuş olup olmadığıdır.
İcra Takibinden Önce Eşe Devredilen Ev İçin Dava Açılabilir mi?
Evet, diğer kanuni şartlar da oluşmuşsa mümkündür.
Tasarrufun mutlaka icra takibi başladıktan sonra yapılmış olması gerekmez.
Borçlu hakkında henüz takip bulunmadığı dönemde yapılan tasarruf da İİK hükümleri kapsamında iptale tabi olabilir.
Bu nedenle;
“Evi icra başlamadan eşime devrettim, artık haczedilemez.”
düşüncesi her durumda doğru değildir.
Hacizden Sonra Ev Eşe Devredilirse Ne Olur?
Taşınmaz üzerinde haciz şerhi bulunuyorsa sonraki devir haczin hukuki etkisini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Eş taşınmazı mevcut haciz yüküyle birlikte devralabilir.
Bu durum, henüz haciz konulmadan önce yapılan eşe devirlerden farklıdır.
Dolayısıyla haciz öncesi devir ile haciz sonrası devir birbirinden ayrılmalıdır.
Tasarrufun İptali Davası İçin İcra Takibi Gerekir mi?
Tasarrufun iptali, icra hukukuna özgü ve cebri icrayla bağlantılı bir davadır.
Davanın dinlenebilmesi bakımından;
alacağın gerçek olması,
takibin hukuki durumu,
tasarrufun alacaktan sonra yapılması,
borçlunun aciz durumunun ortaya konulması
gibi koşullar önem taşır.
Bu nedenle yalnızca eşe yapılan tapu devrinin bulunması dava için tek başına yeterli değildir.
Aciz Vesikası Neden Önemlidir?
Tasarrufun iptali davasında borçlunun alacağı karşılayacak malvarlığının bulunmadığının ortaya konulması önemlidir.
İcra dosyasındaki haciz işlemleri sonucunda borçlunun mallarının borcu karşılamadığı anlaşılırsa kesin veya geçici aciz vesikası gündeme gelebilir.
Kanuni koşulları taşıyan haciz tutanağı da geçici aciz vesikası niteliğinde değerlendirilebilir.
Bu nedenle tasarrufun iptali davası ile icra dosyasının doğru biçimde birlikte yürütülmesi gerekir.
Borçlunun Başka Malları Varsa Yine Dava Açılabilir mi?
Borçlunun haczedilebilir malvarlığının alacağı tamamen karşılayıp karşılamadığı önemlidir.
Örneğin;
alacak 10 milyon TL,
borçlunun haczedilebilir diğer malvarlığı 1 milyon TL
ise alacaklının önemli ölçüde karşılanmamış alacağı bulunabilir.
Borçlunun başka bir malının bulunması tek başına her durumda tasarrufun iptali davasını anlamsız hale getirmez.
Ancak aciz koşulu bakımından bütün malvarlığının değerlendirilmesi gerekir.
Tasarrufun İptali Davasında Eş de Davalı Olur mu?
Genel olarak tasarrufun tarafı olan borçlu ile malı devralan üçüncü kişi davanın tarafları arasında yer alır.
Dolayısıyla borçlunun taşınmazı eşine devretmesi halinde eşin de davada yer alması gündeme gelir.
Taşınmaz daha sonra başka kişilere devredilmişse sonraki maliklerin hukuki durumu ayrıca değerlendirilir.
Eş Evi Başka Birine Satarsa Ne Olur?
Bu durum davayı daha karmaşık hale getirir.
Örneğin;
borçlu evi eşine,
eş de üçüncü bir kişiye
satmış olabilir.
Bu durumda sonraki kişinin;
iyi niyetli olup olmadığı,
borçluyla veya eşiyle bağlantısı,
ödediği bedel,
devir tarihleri
incelenir.
Sonraki kişi iyiniyetli ise malın aynına yönelik sonuç yerine belirli durumlarda bedele ilişkin sorumluluk gündeme gelebilir.
Eş Evi Çocuğa Devrederse Ne Olur?
Zincirleme yakın akraba devirleri özellikle ayrıntılı incelenmelidir.
Örneğin;
borçlu → eş → çocuk
şeklinde kısa aralıklarla yapılan devirlerde her işlemin;
tarihi,
bedeli,
hukuki sebebi,
gerçekliği
ayrı ayrı araştırılır.
Zincirleme devir yapılması tasarrufun iptali davası açılmasını kendiliğinden engellemez.
Ev Bankaya İpotekliyse Tasarrufun İptali Davası Açılabilir mi?
İpotek bulunması davayı otomatik olarak engellemez.
Ancak taşınmazın gerçek tahsil değeri bakımından ipotek son derece önemlidir.
Örneğin;
evin değeri 10 milyon TL,
banka ipoteği ve öncelikli alacaklar toplamı 9,5 milyon TL
ise dava kazanılsa bile alacaklının elde edeceği ekonomik sonuç sınırlı olabilir.
Bu nedenle dava açılmadan önce yalnızca hukuki başarı ihtimali değil net tahsilat ihtimali de hesaplanmalıdır.
Eş Evi Gerçekten Satın Aldıysa Ne Olur?
Gerçek bir satışın bulunduğu savunuluyorsa özellikle;
satış bedelinin gerçekliği,
ödeme tarihi,
paranın kaynağı,
taşınmazın piyasa değeri,
eşin ekonomik gücü
incelenmelidir.
Ancak tekrar belirtmek gerekir ki İİK’daki farklı iptal sebepleri nedeniyle yalnızca bedelin ödendiğinin gösterilmesi her durumda uyuşmazlığı tek başına çözmez.
Muvazaalı Eşe Devir Nedir?
Muvazaa, görünürde yapılan hukuki işlemin tarafların gerçek iradesini yansıtmamasıyla ilgilidir.
Örneğin borçlu;
gerçekte evini satmak istememiş,
eş de satın almamış,
ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla tapuda satış yapılmış gibi göstermiş
olabilir.
Bu durumda Türk Borçlar Kanunu m.19 kapsamında muvazaa hukuksal nedenine dayalı değerlendirme gündeme gelebilir.
Tasarrufun İptali Davası ile Muvazaa Davası Aynı mı?
Hayır.
İki kurum birbirinden ayrılmalıdır.
Tasarrufun iptali davasında işlem esasen geçerlidir ancak alacaklıya karşı belirli ölçüde etkisiz hale getirilir.
Muvazaada ise görünürdeki hukuki işlemin gerçek iradeyi yansıtmadığı ileri sürülür.
Dava şartları, süreler, ispat ve hukuki sonuçlar farklılık gösterebilir.
Bu nedenle somut dosyada hangi hukuki sebebe dayanılacağının doğru belirlenmesi önemlidir.
Eşe Yapılan Mal Devrinin Muvazaalı Olduğu Nasıl İspatlanır?
Tek bir delil yoktur.
Özellikle;
satış bedelinin ödenmemesi,
eşin ekonomik gücünün bulunmaması,
devir ile icra süreci arasındaki yakınlık,
borçlunun taşınmazı kullanmaya devam etmesi,
tarafların banka hareketleri,
tapudaki bedel ile gerçek değer arasındaki fark,
hukuka uygun elde edilen yazışmalar
birlikte değerlendirilebilir.
Banka Hesapları İncelenebilir mi?
Alacaklı eşlerin banka hesaplarına doğrudan erişemez.
Ancak açılmış davada uyuşmazlığın çözümü için gerekli ve hukuken uygun görülmesi halinde ilgili banka kayıtlarının mahkeme aracılığıyla celbi gündeme gelebilir.
Özellikle;
“Eş 15 milyon TL satış bedeli ödedi.”
iddiasının bulunduğu dosyada bu ödemenin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği önemli olabilir.
WhatsApp Mesajları Delil Olabilir mi?
Hukuka uygun biçimde elde edilmiş mesajlar somut olayın özelliklerine göre delil olarak değerlendirilebilir.
Örneğin;
“Evi senin üzerine geçirelim, icrada alamazlar.”
şeklindeki bir yazışma bulunduğu iddia ediliyorsa bu, işlemin amacı bakımından önemli olabilir.
Ancak mesajların gerçekliği, bütünlüğü ve elde edilme yöntemi ayrıca değerlendirilmelidir.
Evin Gerçek Değeri Nasıl Belirlenir?
Taşınmazın devir tarihindeki gerçek piyasa değeri önemlidir.
Bu konuda;
konum,
metrekare,
imar durumu,
emsal satışlar,
yapının özellikleri
incelenebilir.
Dava sırasında bilirkişi incelemesi yapılması gündeme gelebilir.
Önemli olan çoğu durumda bugünkü değer değil, tasarruf tarihindeki ekonomik koşulların da dikkate alınmasıdır.
Tasarrufun İptali Davasında İhtiyati Haciz İstenebilir mi?
İİK m.281 kapsamında tasarrufun iptali davalarında geçici hukuki koruma imkanları son derece önemlidir.
Çünkü dava devam ederken eş taşınmazı başka kişilere devredebilir.
Kanuni koşullar çerçevesinde dava konusu mal üzerinde ihtiyati haciz talep edilmesi gündeme gelebilir.
Bu nedenle davanın yalnızca esasının değil, dava devam ederken taşınmazın korunmasının da planlanması gerekir.
Eşe Devredilen Ev İçin İhtiyati Tedbir mi, İhtiyati Haciz mi?
Bu ayrım teknik olarak önemlidir.
Tasarrufun iptali davasının niteliği ve İİK m.281’deki özel düzenleme nedeniyle somut olayda hangi geçici hukuki korumanın talep edileceği doğru belirlenmelidir.
Yanlış hukuki koruma talebi davanın devamında taşınmazın üçüncü kişilere devredilmesi riskini artırabilir.
Tasarrufun İptali Davasında Süre Ne Kadardır?
İİK m.284 uyarınca tasarrufun iptali hakkı bakımından tasarruf tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre bulunmaktadır.
Ancak bu;
“Son beş yılda eşe yapılan bütün taşınmaz devirleri iptal edilir.”
anlamına gelmez.
İİK m.278, m.279 ve m.280 kapsamındaki her iptal sebebinin kendi özel şartları ve zaman bakımından değerlendirmeleri bulunmaktadır.
Beş Yıldan Eski Eşe Devirlerde Hiçbir Şey Yapılamaz mı?
Her durumda böyle bir sonuç çıkarılamaz.
İİK m.284 tasarrufun iptali davası bakımından kritik olmakla birlikte işlem gerçekten muvazaalıysa somut olayın özelliklerine göre TBK m.19 kapsamında muvazaa hukuksal nedeni ayrıca değerlendirilebilir.
Ancak muvazaa davası ile İİK’ya dayalı tasarrufun iptali davasının aynı şartlara sahip olduğu düşünülmemelidir.
Eşe Devredilen Evde Tasarrufun İptali İçin En Önemli 20 Kontrol
- Alacağın gerçek olup olmadığını belirleyin.
- Borcun doğum tarihini tespit edin.
- Evin devir tarihini belirleyin.
- Borç ile devir kronolojisini karşılaştırın.
- İcra takibinin kesinleşme durumunu kontrol edin.
- Borçlunun diğer malvarlığını araştırın.
- Aciz durumunu değerlendirin.
- Taşınmazın devir tarihindeki değerini belirleyin.
- Tapudaki satış bedelini kontrol edin.
- Eşin gerçekten ödeme yapıp yapmadığını araştırın.
- Ödemenin banka yoluyla yapılıp yapılmadığını inceleyin.
- Eşin satın alma gücünü değerlendirin.
- Borçlunun evde yaşamaya devam edip etmediğini inceleyin.
- Evin sonradan başka kişilere devredilip devredilmediğini araştırın.
- Taşınmazdaki ipotekleri kontrol edin.
- İİK m.278 hükümlerini değerlendirin.
- İİK m.279 hükümlerini değerlendirin.
- İİK m.280 hükümlerini değerlendirin.
- TBK m.19 kapsamında muvazaa ihtimalini inceleyin.
- İİK m.284’teki hak düşürücü süreyi kontrol edin.
Örnek 1: Borçlu Tek Evini Eşine Devretti
Borçlunun;
5 milyon TL borcu
bulunsun.
Borç doğduktan altı ay sonra;
12 milyon TL değerindeki tek taşınmazını eşine
devretsin.
Eş tarafından gerçek bir ödeme yapıldığına ilişkin kayıt bulunmasın.
Borçlu da taşınmazda yaşamaya devam etsin.
İcra takibinde başka haczedilebilir mal bulunamasın.
Bu durumda tasarrufun iptali bakımından;
borcun doğum tarihi,
eşler arasındaki işlem,
ödeme,
malın değeri,
aciz durumu
birlikte incelenmelidir.
Örnek 2: Eş Evi Gerçek Bedelle Satın Aldı
Borçlu evini eşine devretsin.
Ancak eş;
kendi adına kayıtlı başka taşınmazını satmış,
satıştan elde ettiği 8 milyon TL’yi banka üzerinden borçluya göndermiş,
devredilen evin piyasa değeri de yaklaşık 8 milyon TL
olsun.
Bu tablo, görünürde hiçbir ödeme bulunmayan devirden farklıdır.
Ancak tasarrufun İİK’daki diğer iptal nedenleri bakımından da değerlendirilmesi gerekebilir.
Örnek 3: Borçlu Evi Eşine, Eş de Çocuğa Devretti
Borçlu yüksek miktarda borçlandıktan sonra evini eşine, eş de üç ay sonra ortak çocuklarına devretsin.
Bu durumda iki ayrı tasarrufun;
tarihleri,
bedelleri,
hukuki sebepleri,
tarafların mali durumları
incelenmelidir.
Zincirleme devir yapılmış olması alacaklının hukuki imkanlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Örnek 4: Borçtan Yıllar Önce Eşe Devredilen Ev
Borçlu taşınmazını 2021 yılında eşine gerçek bir satışla devretmiş olsun.
Takip konusu borç ise 2025 yılında doğsun.
Bu durumda İİK m.277 ve devamındaki tasarrufun iptali bakımından alacağın tasarruftan önce doğmuş olması şartı nedeniyle farklı bir sonuç ortaya çıkabilir.
Bu örnek, yalnızca eşe devir bulunmasının dava açmak için yeterli olmadığını göstermektedir.
Alacaklıların Yaptığı En Büyük 10 Hata
1. Tapu eşe geçtiği için artık hiçbir şey yapılamayacağını düşünmek.
2. Doğrudan eşin malına haciz koymaya çalışmak.
3. Borcun doğum tarihini araştırmamak.
4. Tapu devir geçmişini incelememek.
5. Satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediğini araştırmamak.
6. Eşin ekonomik gücünü incelememek.
7. Aciz vesikası konusunu ihmal etmek.
8. Tasarrufun iptali ile muvazaayı karıştırmak.
9. Taşınmazın yeniden devredilmesine karşı geçici hukuki koruma istememek.
10. Hak düşürücü süreyi kaçırmak.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Borçlu evini eşine devrederse haciz konulabilir mi?
Taşınmaz eş adına kayıtlıysa doğrudan borçlunun malıymış gibi haciz uygulanması kural olarak mümkün değildir. Ancak tasarrufun iptali şartları varsa alacaklı taşınmaz üzerinden cebri icra imkanı elde edebilir.
2. Eşe yapılan tapu devri iptal edilir mi?
Her devir iptal edilmez. Borcun ve devrin tarihi, işlemin niteliği ve İİK’daki diğer şartlar değerlendirilir.
3. Borçlu evi icra başlamadan eşine devrettiyse dava açılabilir mi?
Evet. İcra takibinden önce yapılmış olması tek başına tasarrufun iptaline engel değildir.
4. Eş satış bedelini ödediğini söylerse ne olur?
Ödemenin gerçekliği banka kayıtları ve diğer delillerle değerlendirilebilir. Ayrıca uygulanacak İİK hükmünün diğer şartları da incelenir.
5. Tasarrufun iptali davası kazanılırsa tapu geri alınır mı?
Temel amaç tapuyu borçluya geri geçirmek değil, alacaklıya taşınmaz üzerinde cebri icra imkanı sağlamaktır.
6. Borçlunun eşinin kendi evi haczedilebilir mi?
Sırf eşinin borcu nedeniyle hayır. Eşin kendi malvarlığı ile borçlunun eşe devrettiği ve iptale tabi olduğu iddia edilen mal birbirinden ayrılmalıdır.
7. Borçlu evi eşine bağışladıysa ne olur?
Karşılıksız tasarruflar İİK kapsamında özel olarak değerlendirilir ve şartları varsa tasarrufun iptali gündeme gelebilir.
8. Eş evi başka kişiye satarsa dava biter mi?
Hayır. Sonraki devralanın hukuki durumu ve iyi niyeti incelenir. Somut olaya göre dava malın aynından bedele dönüşebilir.
9. Tasarrufun iptali davasında aciz vesikası gerekir mi?
Borçlunun aciz halinin ortaya konulması önemli bir ön koşuldur. Kesin veya geçici aciz belgesi ve haciz tutanaklarının hukuki niteliği dosya özelinde değerlendirilmelidir.
10. Eşe yapılan mal devrine karşı kaç yıl içinde dava açılabilir?
İİK m.284’te tasarruf tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre öngörülmektedir. Ancak ilgili iptal sebebinin özel şartları ayrıca dikkate alınmalıdır.
Eşin Üzerine Geçirmek Evi Otomatik Olarak Hacizden Korur mu?
Hayır.
Bir taşınmazın tapuda eş adına geçirilmesi tek başına o taşınmazı alacaklılara karşı mutlak biçimde korumaz.
Özellikle;
borç doğduktan sonra,
borçlunun ödeme güçlüğüne düştüğü dönemde,
başka haczedilebilir mal bırakılmadan,
gerçek bir bedel alınmaksızın
yapılan eşe devirlerin ayrıntılı hukuki incelemeye tabi tutulması gerekir.
Buna karşılık eşin kendi parasıyla gerçekten satın aldığı veya takip konusu borç doğmadan önce hukuken edindiği malvarlığının, sırf evlilik ilişkisi nedeniyle borçlunun malı kabul edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenle doğru soru;
“Ev eşin adına mı?”
değil;
“Ev ne zaman, hangi hukuki nedenle, hangi bedelle ve hangi ekonomik koşullarda eşe devredildi?”
olmalıdır.
Eşe Yapılan Mal Devirleri ve Tasarrufun İptali Davalarında Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelindeki icra uyuşmazlıklarında FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, borçluların eşlerine veya diğer yakın kişilere yaptığı taşınmaz devirlerinin hukuki analizi konusunda destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle;
eşe yapılan taşınmaz devirleri,
tasarrufun iptali davaları,
İİK m.277 ve devamı,
muvazaalı tapu devirleri,
aciz vesikası,
ihtiyati haciz,
zincirleme mal devirleri,
borçlu malvarlığı araştırması
ve yüksek tutarlı alacakların tahsiline ilişkin hukuki süreçler değerlendirilmektedir.
Borçlu Evi Eşine Devrettiyse Devir Tarihini Hemen Kontrol Edin
Bu uyuşmazlıklarda zaman kritik önemdedir.
Öncelikle;
borcun doğduğu tarih,
evin eşe devredildiği tarih,
satış bedeli ve ödeme kayıtları,
borçlunun diğer malvarlığı,
taşınmazın sonraki devirleri
tespit edilmelidir.
Ardından tasarrufun iptali, muvazaa ve geçici hukuki koruma yollarından hangisinin uygulanabileceği belirlenmelidir.
İcra takibi sırasında borçlunun evini eşine devrettiğinin tespit edilmesi halinde hukuki incelemenin geciktirilmemesi, özellikle tasarrufun iptali davalarındaki süreler ve taşınmazın yeniden devredilme ihtimali nedeniyle önem taşır.
Eşe yapılan taşınmaz devirlerinin iptali ve alacak tahsili konusunda FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık bünyesinde Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve hukuk ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




