
Borçlunun Şirketlerden Olan Alacaklarına Haciz Nasıl Konulur? 2026 Güncel Hukuki Rehber
18 Ağustos 2026
Borçlunun Vergi İadesi Alacağı Haczedilebilir mi? 2026 Güncel Hukuki Rehber
18 Ağustos 2026Borçlunun devletten, kamu kurumundan veya belediyeden olan alacağına haciz konulabilir mi? Hakediş, mal ve hizmet bedeli, kamu ihalesi alacağı ve İİK 89 haciz ihbarnamesi hakkında 2026 güncel rehber.
İcra takibinde borçlunun banka hesaplarında yeterli para bulunmaması veya adına kayıtlı taşınmaz ve araçların tahsilata yeterli olmaması, başka haciz yöntemlerinin araştırılmasını gerekli hâle getirebilir. Özellikle ticari faaliyet gösteren borçlular bakımından gözden kaçırılmaması gereken önemli malvarlığı unsurlarından biri, devletten veya diğer kamu kurumlarından olan para alacaklarıdır. Borçlu bir kamu ihalesini kazanmış olabilir, belediyeye mal veya hizmet sağlamış olabilir, bir kamu kurumunun yapım işini üstlenmiş olabilir veya tamamladığı iş nedeniyle hakediş alacağı doğmuş olabilir.
Genel olarak borçlunun üçüncü kişilerde bulunan haczedilebilir hak ve alacaklarının haczi mümkündür. Bununla birlikte borçlunun alacaklı olduğu üçüncü kişinin bir kamu kurumu olması, özel şirketten olan alacağın haczine kıyasla daha dikkatli bir inceleme gerektirir. Her kamu alacağı aynı hukuki rejime tabi değildir ve kamu kurumundan doğan her ödeme kalemi otomatik olarak haczedilebilir kabul edilemez. Kamu kurumunun niteliği, alacağın kaynağı, özel kanun hükümleri, hakedişin doğup doğmadığı ve alacağın haczedilmesini engelleyen özel bir düzenleme bulunup bulunmadığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Borçlunun Devletten Olan Alacağı Haczedilebilir mi?
Kural olarak borçlunun üçüncü kişilerde bulunan ve kanunen haczi yasaklanmamış mal, hak ve alacakları haczedilebilir. Bu kapsamda borçlunun bir kamu kurumundan doğmuş, belirlenebilir ve haczi yasaklanmamış para alacağı bulunuyorsa bu alacağın haczi gündeme gelebilir.
Ancak burada iki kavram birbirinden ayrılmalıdır.
Devlet malının haczi ile borçlunun devletten olan alacağının haczi aynı şey değildir.
İcra ve İflas Kanunu m.82 kapsamında devlet malları haczedilemez. Ancak alacaklı, devlete ait bir malı haczetmeye değil, kendi borçlusunun devletten olan alacağını haczetmeye çalışıyorsa farklı bir hukuki durum söz konusudur.
Bu ayrım uygulamada son derece önemlidir.
Devlet Mallarının Haczedilememesi Ne Anlama Gelir?
İİK m.82 kapsamında devlet malları haczedilemez.
Örneğin bir kamu kurumunun hizmet binasına, kamu hizmetinde kullanılan aracına veya doğrudan devlete ait başka bir mala özel hukuk alacağının tahsili amacıyla haciz uygulanması genel olarak mümkün değildir.
Ancak A şirketinin devletten 5 milyon TL hakediş alacağı bulunuyorsa A şirketinin alacaklısı devletin malına değil, A şirketine ait alacak hakkına yönelmektedir.
Dolayısıyla iki durum hukuken aynı değildir.
Kamu Kurumundan Olan Hakediş Alacağı Haczedilebilir mi?
Uygulamada en sık karşılaşılan konulardan biridir.
Borçlu bir kamu ihalesi kapsamında yapım işi gerçekleştirmiş ve kamu kurumundan hakediş almaya hak kazanmış olabilir.
Örneğin borçlu şirket bir kamu binasının inşaatını tamamlamış ve idare tarafından onaylanan 10 milyon TL hakedişi bulunuyor olabilir.
Bu alacağın haczedilebilirliği değerlendirilirken hakedişin hukuken doğup doğmadığı, kesinleşip kesinleşmediği, sözleşmesel kesintiler, kamu ihale mevzuatından kaynaklanan hükümler ve özel haciz sınırlamaları birlikte incelenmelidir.
Hakediş Henüz Onaylanmamışsa Haciz Mümkün müdür?
Bu durumda konu daha karmaşık hâle gelir.
Yüklenicinin işi gerçekleştirmiş olması tek başına her durumda kesin ve muaccel bir hakediş alacağının doğduğu anlamına gelmeyebilir.
Hakediş raporunun hazırlanması, kontrol edilmesi, onaylanması, kesintilerin yapılması ve ödeme şartlarının gerçekleşmesi gerekebilir.
Bu nedenle kamu kurumuna gönderilecek haciz talebinde borçlunun gerçekten doğmuş bir alacağı bulunup bulunmadığının araştırılması önemlidir.
Kesinleşmiş Hakedişe Haciz Konulabilir mi?
Haczi engelleyen özel bir hüküm bulunmaması ve diğer kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde doğmuş hakediş alacağı haczin konusu olabilir.
Ancak kamu yapım işlerinde yüklenicinin hakedişi üzerinde vergi, SGK, teminat, ceza, avans mahsubu veya başka kesintiler bulunabilir.
Dolayısıyla örneğin 10 milyon TL brüt hakediş bulunması, borçlunun serbestçe tahsil edebileceği 10 milyon TL alacağı bulunduğu anlamına gelmeyebilir.
Haciz açısından gerçek ve ödenebilir bakiye önemlidir.
Kamu İhalesinden Doğan Alacak Haczedilebilir mi?
Kamu ihalesinin kazanılması tek başına haczedilebilir bir alacak yaratmaz.
Borçlunun ihaleyi kazanmış olması gelecekte gelir elde edeceğini gösterebilir ancak henüz mal teslim edilmemiş, hizmet gerçekleştirilmemiş veya hakediş oluşmamış olabilir.
Bu nedenle “borçlu ihaleyi kazandı” bilgisi ile “borçlunun kamu kurumundan doğmuş para alacağı var” sonucu birbirinden ayrılmalıdır.
Belediyeden Olan Alacağa Haciz Konulabilir mi?
Borçlunun belediyeden olan para alacakları bakımından da benzer değerlendirme yapılır.
Örneğin borçlu belediyeye araç kiralamış, temizlik hizmeti sağlamış, yapım işi gerçekleştirmiş veya mal satmış olabilir.
Bu faaliyetlerden doğmuş ve haczi yasaklanmamış alacaklar bakımından haciz gündeme gelebilir.
Ancak belediyelerin ve diğer kamu tüzel kişilerinin tabi olduğu özel mevzuat ile belirli gelir ve malvarlığı kalemlerine ilişkin haciz yasakları ayrıca dikkate alınmalıdır.
Belediye Şirketinden Olan Alacak ile Belediyeden Olan Alacak Aynı mıdır?
Hayır.
Bu ayrım uygulamada önemlidir.
Belediyenin kendisi ile belediyenin iştirak ettiği anonim veya limited şirket farklı tüzel kişiliklerdir.
Borçlunun belediyeden olan alacağı ile belediyeye ait bir şirketten olan ticari alacağının haczi aynı hukuki değerlendirmeye tabi olmayabilir.
Bu nedenle haciz talebi gönderilmeden önce gerçek borçlu üçüncü kişinin tüzel kişiliği doğru tespit edilmelidir.
Kamu İktisadi Teşebbüsünden Olan Alacak Haczedilebilir mi?
KİT’ler ve diğer kamu bağlantılı kuruluşlar bakımından ilgili kuruluşun hukuki statüsü önemlidir.
Her kamu bağlantılı tüzel kişi doğrudan “devlet” olarak değerlendirilemez.
Kuruluş kanunu, tüzel kişilik yapısı, tabi olduğu özel hükümler ve alacağın niteliği incelenmelidir.
Dolayısıyla yalnızca şirketin veya kurumun kamuya ait olması üzerinden haczedilebilirlik konusunda kesin sonuca ulaşılmamalıdır.
Üniversiteden Olan Alacağa Haciz Konulabilir mi?
Devlet üniversiteleri kamu tüzel kişiliğine sahiptir. Borçlunun üniversiteye gerçekleştirdiği mal teslimi, hizmet veya yapım işi nedeniyle doğmuş alacağı bulunabilir.
Bu alacağın haczedilebilirliği bakımından alacağın niteliği ve özel mevzuattan kaynaklanan sınırlamalar araştırılmalıdır.
Vakıf üniversiteleri ise farklı hukuki yapıya sahip olduğundan aynı değerlendirme otomatik olarak uygulanamaz.
Kamu Hastanesinden Olan Alacak Haczedilebilir mi?
Burada öncelikle borcun hangi tüzel kişiliğe ait olduğunun belirlenmesi gerekir.
Hastanenin bağlı bulunduğu kamu kurumu, döner sermaye yapısı veya ilgili tüzel kişilik tespit edilmeden haciz talebi gönderilmesi uygulamada sorun yaratabilir.
Özellikle sağlık sektöründe kamu kurumlarına mal veya hizmet sağlayan şirketlerin yüksek tutarlı alacakları bulunabileceğinden doğru muhatabın tespiti kritik önem taşır.
Borçlunun Vergi İadesi Alacağı Haczedilebilir mi?
Vergi iadesi alacakları klasik ticari hakedişlerden farklı hukuki özellikler taşır.
Borçlunun vergi idaresinden iade alacağının bulunması hâlinde, bu tutarın haczedilebilirliği yanında kamu alacaklarıyla mahsup, vergi borçları ve özel vergi mevzuatı hükümleri de dikkate alınmalıdır.
Örneğin borçlunun KDV iadesi alacağı bulunması, bu tutarın tamamının doğrudan özel hukuk alacaklısına ödeneceği anlamına gelmez.
Öncelikle kamu alacaklarının ve mahsup mekanizmalarının etkisi araştırılmalıdır.
Borçlunun Devletten Tazminat Alacağı Haczedilebilir mi?
Tazminatın niteliğine göre değerlendirme değişebilir.
Ticari veya malvarlıksal nitelikte bir tazminat alacağı ile kişinin şahsına sıkı sıkıya bağlı veya özel koruma altında bulunan bir ödeme aynı değildir.
Dolayısıyla “devletten alınacak her tazminat haczedilir” şeklinde genel bir kural kurulamaz.
Alacağın kaynağı ve özel kanunlarda haciz yasağı bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Borçlunun Kamulaştırma Bedeline Haciz Konulabilir mi?
Borçlunun taşınmazı kamulaştırılmış ve bunun karşılığında kamulaştırma bedeli alacağı doğmuşsa bu alacağın haczi gündeme gelebilir.
Ancak kamulaştırma sürecinin hangi aşamada bulunduğu, bedelin belirlenip belirlenmediği ve para üzerinde başka hakların bulunup bulunmadığı önemlidir.
Özellikle bedelin banka hesabına yatırılmış olması hâlinde haczin uygulanma yöntemi değişebilir.
Kamu Kurumundaki Teminat İadesine Haciz Konulabilir mi?
Borçlu yüklenicinin kamu kurumunda bulunan kesin teminatının iadesini talep etme hakkı bulunabilir.
Ancak teminatın iade şartları gerçekleşmeden yüklenicinin serbestçe talep edebileceği kesin bir para alacağının bulunduğunu söylemek her durumda mümkün değildir.
Kesin kabul, SGK ilişiksizlik belgesi, vergi yükümlülükleri veya sözleşmesel başka şartların gerçekleşmesi gerekebilir.
Bu nedenle teminat iadesi alacağının haczinde alacağın doğup doğmadığı özellikle incelenmelidir.
İİK 89 Haciz İhbarnamesi Kamu Kurumuna Gönderilebilir mi?
Borçlunun üçüncü kişideki alacaklarının haczinde İİK m.89 mekanizması önem taşır. Kamu kurumunun üçüncü kişi konumunda bulunduğu durumlarda da somut alacağın hukuki niteliğine göre haciz ihbarnamesi gündeme gelebilir.
Ancak kamu kurumlarına ilişkin özel kanun hükümleri ve haciz yasakları mutlaka ayrıca kontrol edilmelidir.
Kamu kurumunun kendisine ulaşan haciz ihbarnamesine vereceği cevap da tahsilat süreci açısından önem taşır.
Kamu Kurumu “Borçluya Borcumuz Yok” Derse Ne Olur?
Kurum gerçekten borçluya ödeme yapmakla yükümlü değilse buna göre cevap verebilir.
Örneğin yüklenicinin hakedişi henüz onaylanmamış, sözleşme feshedilmiş veya borçlunun hakedişi yapılan kesintiler nedeniyle sıfırlanmış olabilir.
Alacaklı kurumun cevabının gerçeğe aykırı olduğunu düşünüyorsa elindeki belgeler ve İİK m.89 kapsamında kullanılabilecek hukuki yollar ayrıca değerlendirilmelidir.
Kamu Kurumu Hakedişin Henüz Doğmadığını Söylerse Ne Olur?
Bu cevap özellikle yapım işlerinde sık karşılaşılabilecek bir durumdur.
Borçlunun devam eden bir sözleşmesinin bulunması, kurumun o anda borçluya kesinleşmiş para borcu bulunduğu anlamına gelmeyebilir.
Bu nedenle alacaklının devam eden sözleşme ile doğmuş hakedişi birbirinden ayırması gerekir.
Hakediş daha sonra doğduğunda haczin hukuki etkisinin devam edip etmediği ve yeni haciz işlemi gerekip gerekmediği somut haciz kararının kapsamına göre değerlendirilmelidir.
Kamu Kurumuna Fatura Kesilmiş Olması Yeterli midir?
Hayır.
Fatura önemli bir ticari belge olmakla birlikte kamu kurumlarında ödeme sürecinde ayrıca muayene ve kabul, hakediş onayı, bütçe ve ödeme prosedürleri bulunabilir.
Dolayısıyla yalnızca faturanın düzenlenmiş olması her durumda kesin ve muaccel alacak bulunduğunu göstermez.
Kamu Kurumundaki Alacağın Miktarı Bilinmiyorsa Ne Yapılabilir?
Alacaklı her zaman borçlunun kamu kurumundan ne kadar alacağı bulunduğunu başlangıçta bilemeyebilir.
Ancak haciz talebinde mümkün olduğunca borçlu ile kamu kurumu arasındaki hukuki ilişkinin somutlaştırılması yararlıdır.
Örneğin belirli bir ihale, sözleşme veya proje numarasının bilinmesi doğru alacağın tespit edilmesini kolaylaştırabilir.
Hakediş Üzerinde Daha Önce Haciz Varsa Ne Olur?
Özellikle mali sıkıntı içerisindeki yüklenicilerin hakedişleri üzerinde çok sayıda haciz bulunabilir.
Bu durumda haciz tarihi ve alacaklıların sırası önem kazanır.
Borçlunun kamu kurumundan 5 milyon TL hakedişi bulunması, sonradan haciz koyan alacaklının 5 milyon TL’nin tamamını tahsil edeceği anlamına gelmez.
Önceki hacizler ve kanuni öncelikler araştırılmalıdır.
Vergi ve SGK Borçları Özel Alacaklıdan Önce Gelebilir mi?
Kamu alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun ve ilgili diğer hükümler nedeniyle kamu alacaklarının belirli durumlarda özel hukuk alacaklarına göre avantajlı veya öncelikli konumda bulunması mümkündür.
Bu nedenle kamu kurumundaki hakedişe haciz koymadan önce borçlunun vergi ve SGK borçlarının ödeme üzerinde yaratabileceği etkilerin de değerlendirilmesi gerekir.
Aksi hâlde yüksek görünen hakedişten özel alacaklıya çok düşük bir tutar kalabilir.
Alt Yüklenicilerin Hakları Hakedişi Etkileyebilir mi?
Özellikle kamu yapım işlerinde ana yüklenici, alt yüklenici, çalışanlar ve diğer hak sahipleri arasında farklı hukuki ilişkiler bulunabilir.
Hakedişten yapılması gereken kanuni veya sözleşmesel kesintiler haczedilebilir net tutarı etkileyebilir.
Bu nedenle brüt hakediş ile borçluya gerçekten ödenebilir tutar birbirinden ayrılmalıdır.
Haciz Kamu Kurumuna Ulaştıktan Sonra Borçluya Ödeme Yapılabilir mi?
Usulüne uygun haciz bildirimi sonrasında kamu kurumunun haczedilmiş alacak bakımından haczi dikkate alması gerekir.
Hacze rağmen borçluya ödeme yapılması kurum bakımından hukuki sorun doğurabilir.
Ancak haczin kapsamı, ödeme kaleminin niteliği ve özel mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir.
Kamu Kurumundaki Alacak Başka Bir Bankaya Temlik Edilmişse Ne Olur?
Proje finansmanlarında veya ticari kredilerde yükleniciler hakediş alacaklarını bankalara temlik etmiş olabilir.
Bu durumda hacizden önce yapılmış geçerli bir alacak devrinin bulunup bulunmadığı önem kazanır.
Temlik tarihi, haciz tarihi ve temliğin hukuki geçerliliği karşılaştırılmalıdır.
Borçlunun devletten 10 milyon TL alacağı bulunması, bu alacağın tamamının hâlen borçlunun serbest malvarlığında bulunduğu anlamına gelmeyebilir.
Borçlunun Kamu Kurumundan Alacağı Nasıl Tespit Edilebilir?
Hukuka uygun kaynaklardan borçlunun devam eden kamu işleri araştırılabilir.
Kamu ihale sonuçları, sözleşme bilgileri, şirketin kamuya açık açıklamaları ve icra dosyasında bulunan belgeler önemli başlangıç noktaları olabilir.
Ancak ihalenin kazanılmış olmasıyla hakediş alacağının doğmuş olması birbirine karıştırılmamalıdır.
Tahsilat açısından asıl önemli bilgi, borçluya hangi kurumun ne zaman ve hangi hukuki sebeple ödeme yapacağıdır.
İhale Bilgilerinden Hakediş Tespit Edilebilir mi?
İhale bedeli borçlunun tahsil edeceği güncel tutarı göstermez.
Örneğin şirket 100 milyon TL’lik kamu ihalesi kazanmış olabilir ancak işin yalnızca yüzde 10’unu tamamlamış olabilir.
Ayrıca avanslar, cezalar, fiyat farkları, kesintiler ve sözleşme değişiklikleri bulunabilir.
Bu nedenle ihale bedeli yalnızca ticari faaliyetin büyüklüğü hakkında fikir verir.
Devletten Alacak Haczinde Hız Neden Önemlidir?
Borçlunun hakediş alacağı ödeme aşamasına gelmişse zaman kritik olabilir.
Ödeme borçlunun banka hesabına geçtikten sonra başka hesaplara aktarılabilir veya başka alacaklıların hacizleri devreye girebilir.
Ayrıca aynı hakediş üzerinde birden fazla haciz bulunabilir.
Bu nedenle kamu kurumundan doğmuş yüksek tutarlı alacak tespit edildiğinde haciz sırası ve ödeme takvimi gecikmeden değerlendirilmelidir.
Örnek Olay: Borçlunun Belediyeden 8 Milyon TL Hakedişi Bulunuyor
Alacaklının borçludan 4 milyon TL alacağı bulunduğunu düşünelim. Borçlunun banka hesaplarında yeterli para ve adına kayıtlı haczedilebilir taşınmaz bulunmamaktadır.
Ancak borçlu şirketin belediyeye yaptığı altyapı işi nedeniyle onaylanmış 8 milyon TL hakedişi bulunduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda öncelikle hakedişin hukuki durumu, kesintiler, önceki hacizler ve özel mevzuat araştırılır. Haczi engelleyen bir hüküm bulunmaması ve şartların gerçekleşmesi hâlinde borçlunun belediyeden olan alacağına haciz uygulanması değerlendirilebilir.
Böylece alacaklı borçlunun malvarlığını beklemek yerine doğrudan borçluya yapılacak kamu ödemesine yönelmiş olur.
Örnek Olay: Borçlu 50 Milyon TL’lik Kamu İhalesini Kazanmış
Borçlunun 50 milyon TL tutarında ihale kazanması ilk bakışta güçlü bir tahsilat imkânı gibi görünebilir.
Ancak henüz işe başlanmamışsa borçlunun kamu kurumundan doğmuş 50 milyon TL alacağı bulunmaz.
Bu nedenle ihale bedeline doğrudan “borçlunun mevcut alacağı” gibi yaklaşmak doğru değildir.
İş ilerledikçe doğan hakedişler ayrıca takip edilmelidir.
Örnek Olay: Hakediş Var Ancak Bankaya Temlik Edilmiş
Borçlunun kamu kurumundan 15 milyon TL hakedişi bulunmaktadır. Alacaklı haciz koydurmak istemektedir.
Ancak incelemede borçlunun proje finansmanı kapsamında bu alacağını daha önce bankaya temlik ettiği ortaya çıkmıştır.
Bu durumda yalnızca hakediş miktarına bakılarak tahsilat beklentisi oluşturulmamalıdır. Temliğin tarihi, kapsamı, geçerliliği ve hacizle ilişkisi incelenmelidir.
Devletten Olan Alacağın Haczinde Yapılan Kritik Hatalar
En sık karşılaşılan hatalardan biri devlet malının haczedilememesi kuralı ile borçlunun devletten olan alacağının haczinin birbirine karıştırılmasıdır. Bunun yanında yalnızca kamu ihalesinin kazanılmış olmasına dayanarak kesin alacak bulunduğunun varsayılması, hakediş onayının araştırılmaması, yanlış kamu tüzel kişisine haciz gönderilmesi, belediye ile belediye şirketinin karıştırılması, önceki hacizlerin dikkate alınmaması, vergi ve SGK kesintilerinin hesaplanmaması, bankaya yapılmış temliklerin araştırılmaması ve özel kanunlardaki haciz yasaklarının kontrol edilmemesi önemli tahsilat hatalarıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Borçlunun devletten olan alacağı haczedilebilir mi?
Haczi yasaklanmamış ve hukuken doğmuş bir para alacağı bulunuyorsa kural olarak haciz gündeme gelebilir. Ancak ilgili kamu kurumu ve özel mevzuat mutlaka incelenmelidir.
Devlet malları haczedilebilir mi?
İİK m.82 uyarınca devlet malları haczedilemez. Bu kural borçlunun devletten olan alacağının hacziyle aynı konu değildir.
Borçlunun belediyeden olan hakedişine haciz konulabilir mi?
Alacağın niteliği ve ilgili özel hükümler çerçevesinde, haczi engelleyen bir durum yoksa mümkün olabilir.
Kamu ihalesini kazanan şirketin ihale bedeline hemen haciz konulabilir mi?
İhalenin kazanılması tek başına ihale bedelinin tamamı kadar doğmuş alacak yaratmaz. Hakediş ve ödeme şartları araştırılmalıdır.
Kamu kurumuna 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilebilir mi?
Borçlunun kamu kurumundaki haczedilebilir alacağının niteliğine göre İİK m.89 kapsamında haciz ihbarnamesi gündeme gelebilir; özel mevzuat ayrıca kontrol edilmelidir.
Borçlunun KDV iadesine haciz konulabilir mi?
Vergi iadesinin hukuki niteliği, mahsup edilecek kamu borçları ve özel vergi mevzuatı birlikte değerlendirilmelidir.
Kamulaştırma bedeli haczedilebilir mi?
Somut alacağın niteliğine ve özel bir haciz yasağı bulunup bulunmadığına göre haciz gündeme gelebilir.
Kamu hakedişi bankaya temlik edilmişse haciz ne olur?
Temliğin hacizden önce veya sonra yapılması, kapsamı ve hukuki geçerliliği önemlidir.
Hakediş üzerinde başka hacizler varsa kim ödeme alır?
Haciz tarihleri, iştirak koşulları, sıra ve kanuni öncelikler değerlendirilir.
Borçlunun kamu kurumlarından alacağı nasıl bulunur?
Devam eden kamu işleri, ihale ve sözleşme bilgileri ile hukuka uygun diğer ticari kaynaklar incelenebilir. Ancak ihale bilgisi ile doğmuş hakediş alacağı birbirinden ayrılmalıdır.
Sonuç: Borçlunun Devletten Alacağı Tahsilatta Çok Değerli Bir Haciz Hedefi Olabilir
İcra takibinde borçlunun banka hesabında para bulunmaması tahsilatın sona erdiği anlamına gelmez. Özellikle kamuya iş yapan şirketlerin belediyelerden, kamu kurumlarından ve diğer kamu tüzel kişilerinden yüksek tutarlı hakediş, mal veya hizmet bedeli alacakları bulunabilir.
Burada temel ayrım devlet malının haczi ile borçlunun devletten olan alacağının haczi arasındadır. Alacaklı kamu kurumunun malına değil, kendi borçlusuna ait para alacağına yönelmektedir. Bununla birlikte kamu hukukundan kaynaklanan özel düzenlemeler nedeniyle her ödeme kalemi aynı şekilde haczedilemez.
Bu nedenle kamu kurumundaki alacağa haciz uygulanmadan önce beş konu özellikle araştırılmalıdır: alacağın gerçekten doğup doğmadığı, doğru kamu tüzel kişisinin kim olduğu, özel bir haciz yasağının bulunup bulunmadığı, hakediş üzerinde önceki haciz veya temlik bulunup bulunmadığı ve vergi, SGK veya diğer kanuni kesintilerden sonra borçluya gerçekten ne kadar ödeme yapılacağı.
Özellikle yüksek tutarlı ticari alacaklarda borçlunun devam eden kamu projelerinin ve hakedişlerinin erken aşamada tespit edilmesi tahsilat açısından önemli avantaj sağlayabilir. Çünkü çoğu zaman en etkili haciz, borçlunun hesabına ulaşmış paraya değil, henüz borçluya ödenmeden önce üçüncü kişide bulunan alacağa yöneltilen hacizdir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – Kamu Kurumlarındaki Alacakların Haczi
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; yüksek tutarlı ticari alacakların tahsili, borçlunun kamu kurumları ve şirketlerden olan alacaklarının haczi, hakediş haczi, İİK m.89 haciz ihbarnameleri, üçüncü kişilerdeki alacakların haczi, ihtiyati haciz, sıra cetveli, tasarrufun iptali ve kapsamlı icra takiplerinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




