
Borçlu Mallarını Başkasının Üzerine Geçirirse Alacaklı Ne Yapabilir? 2026 Güncel Rehber
11 Ağustos 2026
Borçlunun Eşine Devrettiği Ev İçin Haciz veya İptal Davası Açılabilir mi? 2026 Güncel Rehber
11 Ağustos 2026Borçlu icra takibinden önce evini, aracını veya şirket hissesini başkasına devrettiyse ne olur? Tasarrufun iptali, muvazaalı satış, aciz vesikası ve mal kaçırmaya karşı hukuki yollar.
Borçluların ve alacaklıların icra hukukunda en çok yanıldığı konulardan biri, icra takibi başlamadan önce yapılan mal devirlerinin artık haciz veya dava konusu olamayacağı düşüncesidir.
Uygulamada borçlu henüz hakkında icra takibi başlatılmadan önce;
evini eşine,
arsasını kardeşine,
aracını çocuğuna,
şirket paylarını arkadaşına
devredebilir.
Alacaklı daha sonra icra takibi başlattığında borçlunun üzerinde herhangi bir mal görünmeyebilir.
Peki borçlu;
“Ben bu evi icra takibinden önce sattım. Artık hiçbir şey yapılamaz.”
diyebilir mi?
Her durumda hayır.
İcra takibinden önce gerçekleştirilen mal devri, yalnızca takipten önce yapılmış olması nedeniyle alacaklıya karşı kesin olarak korunmuş hale gelmez.
Somut olayın özelliklerine göre İcra ve İflas Kanunu m.277 ve devamında düzenlenen tasarrufun iptali davası veya Türk Borçlar Kanunu m.19 kapsamında muvazaa hukuksal nedenine dayanan hukuki yollar gündeme gelebilir.
Ancak her mal devri iptal edilmez.
Borcun doğum tarihi, tasarruf tarihi, devrin niteliği, satış bedeli, tarafların ilişkisi, borçlunun mali durumu ve üçüncü kişinin hukuki konumu birlikte değerlendirilmelidir.
İcra Takibinden Önce Mal Satmak Yasak mı?
Hayır.
Bir kişinin borcu bulunması malvarlığı üzerinde otomatik bir tasarruf yasağı yaratmaz.
Borçlu, üzerinde haciz veya başka bir hukuki kısıtlama bulunmayan;
taşınmazını,
aracını,
şirket payını
kural olarak devredebilir.
Ancak yapılan tasarruf alacaklıların tahsil imkanını ortadan kaldırıyor ve İcra ve İflas Kanununda öngörülen iptal nedenlerinden birini oluşturuyorsa alacaklı sonradan bu işleme karşı dava açabilir.
Dolayısıyla;
“İcra başlamadıysa istediğim bütün malları devredebilirim ve alacaklı hiçbir şey yapamaz.”
düşüncesi hukuken güvenli değildir.
Takipten Önce Satılan Ev Haczedilebilir mi?
Taşınmaz artık üçüncü kişi adına kayıtlıysa, kural olarak doğrudan borçlunun malıymış gibi haciz konulamaz.
Öncelikle üçüncü kişiye yapılan devrin hukuki etkisinin ortadan kaldırılmasına veya alacaklı bakımından etkisiz hale getirilmesine yönelik uygun hukuki yolun kullanılması gerekir.
Koşulları oluşmuşsa tasarrufun iptali davası sonucunda alacaklı, devredilen taşınmaz üzerinde cebri icra yoluyla alacağını tahsil etme imkanına kavuşabilir.
Bu nedenle “geri alma” ifadesi teknik açıdan her zaman doğru değildir.
Tasarrufun iptali davasında amaç çoğu zaman tapuyu yeniden borçlu adına geçirmek değil, alacaklıya o mal üzerinde cebri icra yetkisi sağlamaktır.
Tasarrufun İptali Davası Nedir?
Tasarrufun iptali davası İcra ve İflas Kanununun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Bu dava, borçlunun belirli koşulları taşıyan tasarruflarının alacaklıya karşı etkisiz hale getirilmesini amaçlar.
Örneğin;
borçlunun 5 milyon TL borcu,
10 milyon TL değerinde bir evi
bulunsun.
Borçlu borç doğduktan sonra, ancak henüz icra takibi başlamadan önce evi yakın bir kişiye devretsin.
İcra takibi başladığında borçlunun haczedilebilir başka malı bulunmasın.
Bu durumda tasarrufun iptali şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılabilir.
İcra Takibinden Önce Yapılan Her Satış İptal Edilir mi?
Hayır.
Bu nokta son derece önemlidir.
Borçlunun icra takibinden önce yaptığı her satış mal kaçırma değildir.
Örneğin borçlu;
piyasa değerine uygun bedelle,
gerçek bir alıcıya,
satış bedelini banka aracılığıyla tahsil ederek,
normal ticari veya kişisel ihtiyaç nedeniyle
taşınmazını satmış olabilir.
Böyle bir işlemin yalnızca daha sonra icra takibi başlaması nedeniyle otomatik olarak iptal edilmesi söz konusu değildir.
İptal için kanundaki özel şartların oluşması gerekir.
Borcun Doğum Tarihi Neden Önemlidir?
Tasarrufun iptali davalarında en kritik tarihlerden biri alacağın doğum tarihidir.
Kural olarak iptali istenen tasarruftan önce alacağın doğmuş olması gerekir.
Örneğin:
Borcun doğumu: 10 Ocak 2025
Evin eşe devri: 15 Eylül 2025
İcra takibi: 10 Mart 2026
Burada evin icra takibinden yaklaşık altı ay önce devredilmiş olması tek başına tasarrufun iptaline engel değildir.
Çünkü borç, mal devrinden önce doğmuştur.
Ancak diğer dava koşullarının da bulunması gerekir.
İcra Takibi Tarihi mi, Borcun Doğduğu Tarih mi Önemlidir?
Bu iki tarih karıştırılmamalıdır.
Tasarrufun iptali açısından çoğu zaman belirleyici mesele icra takibinin ne zaman açıldığı değil, alacağın tasarruftan önce doğup doğmadığıdır.
Alacak;
ödünç sözleşmesi,
mal satışı,
hizmet sözleşmesi,
çek,
senet,
fatura,
haksız fiil
gibi farklı hukuki ilişkilerden doğabilir.
Bu nedenle borcun doğum tarihi somut hukuki ilişkiye göre belirlenmelidir.
Borçlu Evini İcra Takibinden Bir Gün Önce Devrettiyse Ne Olur?
Bu durum doğal olarak ciddi inceleme gerektirir.
Ancak yalnızca devir ile takip arasında bir gün bulunması dahi otomatik olarak tasarrufun iptali anlamına gelmez.
Şunlara bakılmalıdır:
Borcun doğum tarihi nedir?
Taşınmaz kime devredildi?
Satış gerçek mi?
Bedel gerçekten ödendi mi?
Taşınmazın piyasa değeri neydi?
Borçlu satıştan sonra malı kullanmaya devam etti mi?
Borçlunun başka haczedilebilir malı kaldı mı?
Devralan kişi borçlunun durumunu biliyor muydu?
Bu kriterler birlikte değerlendirilir.
Borçlu Evini Eşine Devrettiyse Ne Olur?
Takipten önce eşe yapılan taşınmaz devirleri tasarrufun iptali davalarında sık karşılaşılan uyuşmazlıklardandır.
Ancak eşe yapılan her devir otomatik olarak geçersiz değildir.
Örneğin taşınmaz;
borcun doğumundan yıllar önce,
gerçek bir bedel karşılığında
devredilmiş olabilir.
Buna karşılık borçlu borçlandıktan sonra tek değerli taşınmazını eşine devretmiş ve gerçek bir satış bedeli de ödenmemişse İİK hükümleri kapsamında ayrıntılı değerlendirme yapılması gerekir.
Borçlu Malını Kardeşine Devrettiyse Ne Olur?
Kardeş veya diğer yakın kişilere yapılan devirlerde de;
akrabalık,
satış bedeli,
ödemenin gerçekliği,
devir tarihi,
borçlunun mali durumu
önemlidir.
Yakınlık ilişkisi tek başına bütün satışları geçersiz hale getirmez.
Ancak işlemin gerçek ekonomik niteliğinin belirlenmesinde önemli bir unsur olabilir.
Borçlu Malını Çocuğuna Bağışladıysa Ne Olur?
Karşılıksız tasarruflar İcra ve İflas Kanununda özel olarak düzenlenmiştir.
Borçlunun taşınmazını veya başka değerli bir malını karşılıksız biçimde çocuğuna ya da başka bir kişiye vermesi halinde İİK m.278 kapsamında iptal şartları değerlendirilmelidir.
Bağışlama ile gerçek bir satış arasında bu nedenle önemli hukuki fark bulunmaktadır.
Satış Gibi Gösterilen Bağışlama İptal Edilebilir mi?
Tapuda işlemin adına “satış” denilmiş olması tek başına belirleyici değildir.
Örneğin;
taşınmazın piyasa değeri 15 milyon TL,
tapuda gösterilen bedel 1 milyon TL,
gerçekte banka transferi yok,
devralanın ödeme gücü bulunmuyor
ise işlemin gerçek niteliği ayrıntılı biçimde araştırılabilir.
İİK m.278’de bazı tasarrufların bağışlama hükmünde kabul edilmesine ilişkin hükümler bulunmaktadır.
Çok Düşük Bedelle Yapılan Satış Ne Olur?
Borçlunun malını gerçek değerine göre çok düşük bir bedelle devretmesi tasarrufun iptali bakımından önemli olabilir.
Ancak;
“Tapudaki bedel rayiç değerden düşükse satış kesin iptal edilir.”
şeklinde otomatik bir kural yoktur.
Satış tarihindeki gerçek değer ile karşı edim arasında ciddi oransızlık bulunup bulunmadığı somut delillerle değerlendirilir.
Gerekirse bilirkişi incelemesi yapılabilir.
Satış Bedelinin Gerçekten Ödenip Ödenmediği Nasıl Anlaşılır?
Özellikle yüksek tutarlı mal devirlerinde şu deliller önemlidir:
Banka havalesi.
EFT kayıtları.
Hesap hareketleri.
Satış sözleşmesi.
Ödeme makbuzları.
Alıcının mali gücü.
Kredi kayıtları.
Malın satış tarihindeki piyasa değeri.
Örneğin düzenli geliri ve malvarlığı bulunmayan bir kişinin 20 milyon TL değerindeki taşınmazı nakit olarak satın aldığını ileri sürmesi halinde bedelin kaynağı uyuşmazlık bakımından önem kazanabilir.
Borçlu Satıştan Sonra Evde Oturmaya Devam Ediyorsa Ne Olur?
Tek başına kesin ispat değildir.
Ancak satışın gerçekliği değerlendirilirken önemli bir emare olabilir.
Borçlu;
evi yakın kişiye devretmiş,
satış bedeli almamış,
evde yaşamaya devam etmiş,
bütün giderleri kendisi ödemeye devam etmiş
ise işlemin gerçek ekonomik niteliği sorgulanabilir.
İİK m.278 Neyi Düzenler?
İİK m.278 temel olarak ivazsız tasarruflar ve bağışlama hükmünde sayılan belirli işlemler bakımından iptal rejimini düzenlemektedir.
Kanunda öngörülen süre ve şartlar içerisinde yapılan belirli karşılıksız tasarruflar iptale tabi olabilir.
Bu hüküm uygulanırken tasarrufun tarihi ve haciz/aciz kronolojisi dikkatle hesaplanmalıdır.
İİK m.279 Neyi Düzenler?
İİK m.279, borçlunun aciz halinde yaptığı belirli tasarrufları düzenlemektedir.
Kanunda belirtilen;
belirli teminat işlemleri,
vadesi gelmemiş borç ödemeleri,
alışılmış ödeme araçları dışındaki ödemeler
gibi bazı işlemler şartları oluştuğunda iptal edilebilir.
Bu nedenle tasarrufun iptali yalnızca ev veya araç satışlarından ibaret değildir.
İİK m.280 Neden Çok Önemlidir?
İİK m.280, alacaklılara zarar verme kastıyla yapılan tasarruflar bakımından en önemli hükümlerden biridir.
Borçlunun mali durumunun ve zarar verme kastının üçüncü kişi tarafından bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu işlemler belirli koşullarda iptale konu olabilir.
Bu madde özellikle;
yakın kişilere devir,
ticari bağlantılı kişilere devir,
şüpheli şirket devirleri,
mal kaçırma amacı taşıdığı ileri sürülen satışlar
bakımından önemlidir.
Tasarrufun İptali Davasında Aciz Vesikası Gerekir mi?
Borçlunun aciz halinin ortaya konulması tasarrufun iptali davasında temel konulardan biridir.
İcra dosyasında yapılan haciz sonucunda borçlunun haczedilebilir malının bulunmaması veya malların alacağı karşılamaması halinde geçici veya kesin aciz vesikası gündeme gelebilir.
Haciz tutanağı da kanuni koşullar altında geçici aciz vesikası niteliği taşıyabilir.
Somut dosyada hangi belgenin yeterli olduğu ayrıca incelenmelidir.
Önce İcra Takibi Yapmadan Tasarrufun İptali Davası Açılabilir mi?
Tasarrufun iptali davası cebri icra sistemiyle bağlantılı özel bir davadır.
Alacaklının İİK m.277 ve devamındaki koşulları yerine getirmesi gerekir.
Bu nedenle yalnızca;
“Borçlum evini sattı.”
denilerek doğrudan tasarrufun iptali davası açılması yeterli değildir.
Alacağın varlığı, takip ve aciz durumuna ilişkin şartlar birlikte değerlendirilmelidir.
Aciz Vesikası Alınmadan Dava Açılırsa Ne Olur?
Aciz belgesinin dava şartı niteliği ve hangi aşamada ibraz edilebileceği yargı uygulamasında önemlidir.
Belgenin dava açıldığı anda bulunmaması her somut olayda otomatik olarak aynı sonucu doğurmayabilir.
Ancak dava stratejisi oluşturulurken aciz halinin nasıl ortaya konulacağı baştan planlanmalıdır.
Tasarrufun İptali Davası Kime Karşı Açılır?
Dava genel olarak;
borçlu
ve
borçluyla hukuki işlem yapan üçüncü kişi
bakımından gündeme gelir.
Malın daha sonra başka kişilere devredilmiş olması halinde sonraki kişilerin hukuki durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
Zincirleme devirlerde davalıların doğru belirlenmesi özellikle önemlidir.
Ev Birkaç Kez El Değiştirdiyse Ne Olur?
Örneğin;
borçlu evi kardeşine,
kardeşi arkadaşına,
arkadaşı başka bir kişiye
devretmiş olabilir.
Bu durumda sonraki kişilerin;
iyi niyetli olup olmadığı,
borçlunun durumunu bilip bilmediği,
işlemlerin bedelleri,
devirler arasındaki süre,
kişiler arasındaki bağlantılar
incelenir.
İyi niyetli sonraki kişilerin bulunması halinde malın aynına yönelik hukuki sonuçlarla tazminat sorumluluğu birbirinden ayrılabilir.
Tasarrufun İptali Davası Kazanılırsa Tapu Geri Döner mi?
Tasarrufun iptali davasının amacı klasik anlamda tapu iptali ve tescil değildir.
Alacaklı, iptal kararının kapsamına göre tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra işlemleri yapma hakkı kazanabilir.
Başka bir ifadeyle;
“Tapuyu borçluya geri ver.”
yerine esas amaç;
“Bu devir bana karşı sonuç doğurmasın ve alacağımı bu mal üzerinden tahsil edebileyim.”
şeklindedir.
Taşınmaz Satılırsa Alacaklı Parasının Tamamını Alır mı?
Her zaman değil.
Alacaklının tahsilatı;
alacak miktarı,
taşınmazın satış bedeli,
öncelikli haklar,
hacizler,
ipotekler,
takip giderleri
gibi unsurlara bağlıdır.
Tasarrufun iptali davasının kazanılması alacağın her durumda tamamının tahsil edileceği garantisini vermez.
Borçlunun Arabasını Takipten Önce Devretmesi Halinde Ne Olur?
Tasarrufun iptali yalnızca taşınmazlar için geçerli değildir.
Borçlu;
otomobil,
kamyon,
iş makinesi,
tekne,
değerli taşınır
gibi malvarlığı unsurlarını takipten önce üçüncü kişilere devretmiş olabilir.
Şartları varsa bu tasarruflar da dava konusu yapılabilir.
Borçlu Şirket Hissesini Takipten Önce Devrederse Ne Olur?
Ekonomik değeri bulunan şirket payları da önemlidir.
Borçlu yüksek değerli bir şirketteki payını;
eşine,
kardeşine,
ortağına,
yakın arkadaşına
takipten hemen önce devretmişse tasarrufun gerçekliği ve İİK kapsamındaki iptal koşulları araştırılabilir.
Şirket türüne göre pay devrinin hukuki şekli ve ticaret sicili kayıtları ayrıca incelenmelidir.
Borçlu Parasını Başka Hesaba Aktarırsa Ne Olur?
Tasarrufun iptali yalnızca tapu devri değildir.
Borçlu;
banka hesabındaki parayı eşine,
yüksek miktardaki nakdi kardeşine,
başka bir alacağını üçüncü kişiye
aktarmış olabilir.
Transferin hukuki sebebi bulunmuyorsa ve kanundaki diğer şartlar oluşmuşsa tasarrufun iptali bakımından değerlendirme yapılabilir.
Borçlu Alacağını Başkasına Devrederse Ne Olur?
Borçlu üçüncü kişiden olan yüksek tutarlı alacağını başka bir kişiye temlik etmiş olabilir.
Bu da borçlunun malvarlığını azaltan bir tasarruf niteliğinde olabilir.
Temlikin;
tarihi,
bedeli,
tarafları,
gerçek ekonomik amacı
incelenerek tasarrufun iptali hükümlerinin uygulanabilirliği değerlendirilmelidir.
Tasarrufun İptali Davasında Süre Ne Kadardır?
İİK m.284 uyarınca iptal davası hakkı, batıl tasarrufun gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşer.
Bu süre hak düşürücü niteliktedir.
Ancak önemli bir ayrım vardır:
İİK m.278, m.279 ve m.280 kapsamında düzenlenen iptal sebeplerinin kendi özel şartları ve zaman dilimleri bulunmaktadır.
Dolayısıyla;
“Son beş yıldaki bütün mal devirleri iptal edilir.”
şeklindeki bilgi yanlıştır.
Her tasarruf için ayrı hukuki inceleme yapılmalıdır.
Beş Yıldan Eski Devirlerde Ne Yapılabilir?
İİK’ya dayalı tasarrufun iptali bakımından m.284’teki süre kritik önemdedir.
Ancak işlem gerçekten muvazaalıysa somut olayın özelliklerine göre TBK m.19’a dayalı muvazaa hukuksal nedeni ayrıca değerlendirilebilir.
Tasarrufun iptali ile muvazaa aynı hukuki kurum değildir.
Muvazaalı Satış Nedir?
Muvazaada görünürde yapılan işlem tarafların gerçek iradesini yansıtmaz.
Örneğin borçlu;
evini gerçekte satmamış,
ancak tapuda arkadaşına satış yapılmış gibi göstermiş
olabilir.
Satış bedeli ödenmemiş ve borçlu taşınmazı kendi malı gibi kullanmaya devam ediyor olabilir.
Bu durumda görünürdeki satışın muvazaalı olduğu ileri sürülebilir.
Tasarrufun İptali ile Muvazaa Davası Arasındaki Fark Nedir?
Tasarrufun iptali davasında hukuki işlem esasen geçerlidir; fakat alacaklı bakımından belirli ölçüde etkisiz hale getirilir.
Muvazaada ise görünürdeki işlemin tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı ileri sürülmektedir.
Ayrıca;
dava şartları,
süreler,
ispat,
sonuçlar
bakımından önemli farklılıklar vardır.
Bu nedenle mal kaçırma iddiasında hangi hukuki sebebe dayanılacağı dosyanın başında doğru belirlenmelidir.
İcradan Önce Mal Kaçırmanın İspatında Hangi Deliller Kullanılabilir?
Somut olaya göre özellikle;
tapu tedavül kayıtları,
araç devir kayıtları,
ticaret sicili kayıtları,
banka hesap hareketleri,
satış ve ödeme belgeleri,
ekspertiz raporları,
tarafların ekonomik durumları,
şirket kayıtları,
hukuka uygun elde edilmiş yazışmalar,
haciz tutanakları,
aciz belgeleri
önemli olabilir.
WhatsApp Mesajları Delil Olabilir mi?
Hukuka uygun elde edilmiş mesajlar somut olayda delil olarak değerlendirilebilir.
Örneğin borçlunun;
“İcra gelmeden evi kardeşimin üzerine geçirelim.”
şeklinde bir mesajının bulunduğu iddia ediliyorsa bu mesaj tasarrufun amacı bakımından önemli olabilir.
Ancak mesajın gerçekliği ve hukuka uygun elde edilip edilmediği ayrıca incelenmelidir.
Borçlu Mal Kaçırmaya Başladıysa İhtiyati Haciz İstenebilir mi?
Alacağın niteliği ve İİK m.257 ve devamındaki şartlar oluşmuşsa ihtiyati haciz önemli bir koruma sağlayabilir.
Özellikle borçlu henüz bütün malvarlığını devretmemişse hızlı hareket edilmesi tahsilat bakımından kritik olabilir.
İhtiyati haciz, tasarrufun iptali davasından farklı bir kurumdur ve şartları ayrıca değerlendirilir.
İcra Takibinden Önce Yapılan Mal Devirlerinde 20 Noktalı Kontrol Listesi
- Borcun doğum tarihini belirleyin.
- Malın devir tarihini belirleyin.
- Borç ile devir kronolojisini karşılaştırın.
- Devralanın kim olduğunu tespit edin.
- Tarafların yakınlık ilişkisini inceleyin.
- Malın satış tarihindeki gerçek değerini belirleyin.
- Tapuda veya sözleşmede gösterilen bedeli kontrol edin.
- Satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediğini araştırın.
- Banka transferlerini inceleyin.
- Alıcının ödeme gücünü değerlendirin.
- Borçlunun satış sonrası malı kullanıp kullanmadığını araştırın.
- Borçlunun başka mallarını kontrol edin.
- Araç devir geçmişini inceleyin.
- Şirket payı devirlerini araştırın.
- Üçüncü kişilere yapılan para transferlerini değerlendirin.
- İİK m.278 şartlarını inceleyin.
- İİK m.279 şartlarını inceleyin.
- İİK m.280 şartlarını inceleyin.
- Aciz vesikası ve takip koşullarını değerlendirin.
- İİK m.284’teki hak düşürücü süreyi kontrol edin.
Örnek 1: Takipten Üç Ay Önce Ev Eşe Devredildi
Borçlunun;
6 milyon TL borcu
bulunsun.
Borç doğduktan sonra borçlu;
15 milyon TL değerindeki tek evini eşine
devretsin.
Üç ay sonra icra takibi başlatılsın.
Eşin satış bedelini ödediğine ilişkin banka kaydı bulunmasın ve borçlu evde yaşamaya devam etsin.
Burada;
borcun devirden önce doğmuş olması,
eşler arasındaki ilişki,
satış bedelinin gerçekliği,
borçlunun mali durumu,
aciz hali
ve diğer İİK koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
Örnek 2: Takipten Önce Araç Kardeşe Satıldı
Borçlunun 2 milyon TL borcu varken 3 milyon TL değerindeki aracını kardeşine devrettiğini düşünelim.
Tapu gibi araç sicilinde de artık borçlu adına mal görünmemektedir.
Ancak satış bedelinin ödendiğine ilişkin herhangi bir belge yoktur.
Bu durumda tasarrufun iptali şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılabilir.
Örnek 3: Gerçek Üçüncü Kişiye Piyasa Değerinden Satış Yapıldı
Borçlu borçlandıktan sonra evini;
borçluyla hiçbir bağlantısı bulunmayan üçüncü kişiye,
piyasa değerine uygun bedelle
satsın.
Satış bedeli banka aracılığıyla eksiksiz ödensin.
Bu durumda yalnızca satışın icra takibinden önce yapılmış olması işlemi otomatik olarak iptale tabi hale getirmez.
Bu örnek, her mal devrinin mal kaçırma olmadığını göstermektedir.
Örnek 4: Ev Önce Kardeşe, Sonra Başka Kişiye Satıldı
Borçlu taşınmazını kardeşine, kardeşi de kısa süre sonra başka kişiye devretsin.
Bu durumda ikinci devralanın;
iyi niyeti,
borçluyla ilişkisi,
ödediği bedel,
işlemler arasındaki süre
ayrıca araştırılmalıdır.
Zincirleme devirler tasarrufun iptali davalarını daha teknik hale getirir.
Alacaklıların En Sık Yaptığı 10 Hata
1. Takipten önce yapılan devirlere karşı hiçbir şey yapılamayacağını düşünmek.
2. Yalnızca güncel tapu kaydını incelemek.
3. Borcun doğum tarihini yanlış belirlemek.
4. Devir geçmişini araştırmamak.
5. Satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediğini incelememek.
6. Devralanın ekonomik gücünü araştırmamak.
7. Aciz vesikası konusunu ihmal etmek.
8. Tasarrufun iptali ile muvazaa davasını karıştırmak.
9. Sonraki malikleri araştırmamak.
10. Hak düşürücü süre geçtikten sonra harekete geçmek.
Sıkça Sorulan Sorular
1. İcra takibinden önce satılan ev geri alınabilir mi?
Koşulları oluşmuşsa tasarrufun iptali veya somut olayın niteliğine göre muvazaa hükümleri gündeme gelebilir. Ancak her satış iptal edilmez.
2. Borçlu icradan önce evini eşine devrederse ne olur?
Borcun doğum tarihi, devir tarihi, satış bedeli, ödeme ve İİK’daki diğer şartlar incelenerek tasarrufun iptali değerlendirilebilir.
3. Takipten önce yapılan satışa haciz konulabilir mi?
Mal artık üçüncü kişiye ait olduğundan kural olarak doğrudan borçlunun malı gibi haczedilemez. Öncelikle uygun hukuki yolun kullanılması gerekir.
4. Tasarrufun iptali davası için icra takibi gerekir mi?
Tasarrufun iptali cebri icrayla bağlantılı özel bir dava olduğundan İİK’daki takip ve aciz koşullarının oluşması gerekir.
5. Mal devri takipten bir yıl önce yapılmışsa iptal edilebilir mi?
Yalnızca süreye bakılarak cevap verilemez. Alacağın doğum tarihi ve İİK m.278, 279, 280 ve 284’teki şartlar birlikte incelenmelidir.
6. Borçlu evi çocuğuna bağışladıysa ne olur?
Karşılıksız tasarruflar İİK m.278 kapsamında özel olarak değerlendirilir. Kanuni süre ve şartlar mevcutsa iptal gündeme gelebilir.
7. Tasarrufun iptali davasında tapu borçluya geri döner mi?
Temel amaç tapunun borçluya geri dönmesi değil, alacaklının tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yoluyla tahsilat yapabilmesidir.
8. Tasarrufun iptali davası kaç yıl içinde açılmalıdır?
İİK m.284’te tasarruf tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre bulunmaktadır. Bunun yanında ilgili iptal nedenlerinin özel şartları ayrıca değerlendirilmelidir.
9. Beş yıldan eski devirlerde dava açılamaz mı?
İİK’ya dayalı tasarrufun iptali bakımından m.284 kritik önemdedir. Ancak gerçekten muvazaalı işlemlerde TBK m.19 kapsamında farklı hukuki değerlendirmeler gündeme gelebilir.
10. Borçlunun malı kime devrettiği önemli midir?
Evet. Devralanın borçluyla ilişkisi, işlemin koşulları ve borçlunun mali durumunu bilip bilmediği bazı iptal sebepleri bakımından önemlidir.
İcra Takibinden Önce Yapılan Devirler Alacaklıdan Mal Kaçırmayı Her Zaman Engellemez
Borçlunun;
“Evi icra başlamadan sattım.”
demesi tek başına alacaklının hukuki imkanlarını ortadan kaldırmaz.
Asıl sorular şunlardır:
Borç ne zaman doğdu?
Mal ne zaman devredildi?
Kime devredildi?
Gerçek satış bedeli neydi?
Bedel gerçekten ödendi mi?
Borçlunun başka malı kaldı mı?
Devralan kişi borçlunun mali durumunu biliyor muydu?
İİK’daki süreler devam ediyor mu?
Bu soruların cevapları tasarrufun iptali davasının sonucunu doğrudan etkileyebilir.
Özellikle yüksek tutarlı alacaklarda yalnızca borçlunun güncel malvarlığı değil, borcun doğduğu tarihten sonraki malvarlığı hareketleri ve devir geçmişi de incelenmelidir.
İcradan Önce Mal Kaçırma ve Tasarrufun İptali Davalarında Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelindeki icra uyuşmazlıklarında FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık, takipten önce yapılan şüpheli mal devirlerinin hukuki analizi konusunda destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle;
tasarrufun iptali davaları,
İİK m.277 ve devamı,
muvazaalı taşınmaz devirleri,
eş ve yakın akrabalara yapılan mal devirleri,
şirket paylarının devri,
aciz vesikası,
ihtiyati haciz,
malvarlığı araştırması
ve yüksek tutarlı alacakların tahsiline ilişkin hukuki süreçler değerlendirilmektedir.
Mal Devri Tespit Edildiğinde Zaman Kaybetmeyin
Tasarrufun iptali uyuşmazlıklarında tarihler kritik önemdedir.
Özellikle;
borcun doğum tarihi,
malın devir tarihi,
icra takibinin tarihi
ve
İİK m.284 kapsamındaki hak düşürücü süre
birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle borçlunun icra takibinden önce taşınmaz, araç veya şirket hisselerini üçüncü kişilere devrettiğinin tespit edilmesi halinde hukuki incelemenin geciktirilmemesi önemlidir.
İcra takibinden önce gerçekleştirilen mal devirlerinin iptali ve alacağın tahsili konusunda FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık bünyesinde Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve hukuk ekibiyle iletişime geçebilirsiniz.
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




