
Çocuğa Diğer Ebeveyn Hakkında Yalan Söylemek Velayet Davasını Nasıl Etkiler? 2026 Güncel Rehber
19 Ekim 2026
Velayet Sahibi Ebeveyn Çocuğun Telefonunu Kontrol Ederek Görüşmeleri Engelleyebilir mi? 2026 Güncel Rehber
19 Ekim 2026Velayet sahibi anne veya baba çocuğun diğer ebeveyni telefonla aramasını yasaklayabilir mi? Telefon ve görüntülü görüşmenin engellenmesi, kişisel ilişki kararına uyulmaması, velayetin değiştirilmesi ve çocuğun üstün yararı bakımından 2026 güncel uygulamayı açıklıyoruz.
Boşanma veya ayrılık sonrasında velayetin anne ya da babadan birine verilmiş olması, velayet sahibi ebeveyne çocuğun diğer ebeveynle bütün iletişimini istediği gibi kesme yetkisi vermez. Çocuğun diğer ebeveyniyle kişisel ilişkisinin korunması yalnızca anne veya babanın talebi olarak değil, aynı zamanda çocuğun üstün yararı bakımından değerlendirilmelidir.
Bu nedenle velayet sahibi ebeveynin çocuğa “Babanı aramayacaksın”, “Annenle görüntülü konuşmayacaksın” veya “Telefonuna cevap vermeyeceksin” şeklinde sistematik baskı uygulaması hukuken önem taşıyabilir.
Ancak her telefon görüşmesinin engellenmesi otomatik olarak velayetin değiştirilmesi sonucunu doğurmaz. Mahkeme olayın sürekliliğine, nedenine, çocuğun yaşına, mevcut kişisel ilişki kararına ve davranışın çocuk üzerindeki etkisine birlikte bakar.
Velayet Sahibi Ebeveyn Çocuğun Diğer Ebeveyni Aramasını Yasaklayabilir mi?
Velayet hakkı, anne veya babaya çocuğun diğer ebeveyniyle ilişkisini keyfî şekilde sona erdirme yetkisi sağlamaz. Türk Medeni Kanunu çerçevesinde velayet kendisine bırakılmayan anne veya babanın çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı bulunmaktadır.
Ayrıca kişisel ilişki yalnızca yüz yüze görüşmeden ibaret düşünülmemelidir. Günümüzde çocuğun yaşı ve koşulları uygunsa telefon görüşmeleri, görüntülü görüşmeler ve diğer iletişim yöntemleri de ebeveyn-çocuk ilişkisinin sürdürülmesi bakımından önem taşıyabilir.
Bu nedenle çocuğun diğer ebeveynini aramasının hiçbir haklı gerekçe bulunmadan sürekli engellenmesi velayet hakkının kullanılması bakımından mahkeme tarafından dikkate alınabilecek bir davranıştır.
Telefonla Görüşmenin Engellenmesi Velayet İhlali Sayılır mı?
Tek bir telefon görüşmesinin gerçekleştirilememesi ile çocuğun diğer ebeveynle iletişiminin sistematik şekilde engellenmesi aynı değildir.
Örneğin çocuk okuldayken, uyurken, hastayken veya uygun olmayan bir saatte yapılan aramanın cevaplanmaması tek başına velayet hakkının kötüye kullanıldığını göstermez.
Buna karşılık velayet sahibi ebeveyn aylar boyunca diğer ebeveynin numarasını engelliyor, çocuğun telefonunu elinden alıyor, arama yapmasını yasaklıyor ve görüntülü görüşmelere sürekli engel oluyorsa durum farklı değerlendirilir.
Mahkeme burada münferit bir olaydan çok ebeveynin süreklilik gösteren davranış biçimini inceleyebilir.
Çocuğun Telefonundan Diğer Ebeveynin Numarasının Engellenmesi Hukuka Uygun mu?
Bunun tek bir cevabı yoktur. Somut olayın nedeni önemlidir.
Diğer ebeveyn çocuğu tehdit ediyor, psikolojik olarak ciddi şekilde etkiliyor veya çocuk bakımından somut bir güvenlik riski oluşturuyorsa iletişimin sınırlandırılmasını gerektiren hukuki sebepler ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda mahkemeden kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi veya gerekli koruyucu tedbirlerin alınması istenebilir.
Ancak yalnızca eski eşler arasındaki anlaşmazlık nedeniyle diğer ebeveynin telefon numarasını çocuğun cihazından engellemek farklıdır. Anne ve babanın birbirleriyle kötü ilişkisi, tek başına çocuğun diğer ebeveyniyle ilişkisinin kesilmesini haklı hâle getirmez.
Çocuk Kendi İsteğiyle Diğer Ebeveyni Aramak İstiyorsa Engellenebilir mi?
Çocuğun yaşı ve olgunluk düzeyi burada önemlidir.
Özellikle görüşünü açıklayabilecek yaş ve olgunluğa ulaşmış bir çocuk diğer ebeveyniyle iletişim kurmak istediğini açıkça ifade ediyorsa bu isteğin hiçbir gerekçe olmadan sürekli bastırılması çocuğun üstün yararı bakımından değerlendirilmelidir.
Çocuğun düşüncesi önemlidir ancak velayet uyuşmazlığı yalnızca çocuğun “istiyorum” veya “istemiyorum” demesiyle sonuçlandırılmaz. Mahkeme çocuğun görüşünün özgür iradesini yansıtıp yansıtmadığını ve ebeveynlerden birinin etkisi altında olup olmadığını da değerlendirebilir.
Çocuk Diğer Ebeveyni Aramak İstemiyorsa Zorlanabilir mi?
Bu durumda da çocuğun neden iletişim kurmak istemediği araştırılmalıdır.
Çocuk gerçekten yaşadığı olumsuz bir olay nedeniyle mi görüşmek istemiyor, yoksa velayet sahibi ebeveynin etkisi altında mı kalıyor? Çocuğun yaşı ve gelişim düzeyi nedir? Diğer ebeveynle geçmiş ilişkisi nasıldır?
Özellikle uzun süre devam eden görüşmeme durumlarında çocuğun iradesinin nasıl oluştuğunun değerlendirilmesi önemlidir.
Bu nedenle çocuğu zorlamak veya diğer ebeveynden tamamen uzaklaştırmak yerine çocuğun üstün yararını merkeze alan bir çözüm aranmalıdır.
“Babanı Ararsan Telefonunu Alırım” Demek Velayet Davasında Önemli midir?
Bu tür ifadeler tek başına bütün davanın sonucunu belirlemez. Ancak tekrar eden bir davranışın parçasıysa önem kazanabilir.
Örneğin velayet sahibi ebeveyn sürekli olarak çocuğun diğer ebeveynle görüşmesini cezalandırıyor, telefonunu elinden alıyor ve iletişim kurduğu için çocuğu suçluyorsa mahkeme bu davranışların çocuk üzerindeki etkisini değerlendirebilir.
Velayet hakkının kullanılmasında temel amaç diğer ebeveyni cezalandırmak değil, çocuğun sağlıklı gelişimini sağlamaktır.
“Anneni Aramayacaksın” Şeklindeki Baskı Delil Olabilir mi?
Somut olayın ispatı için hukuka uygun şekilde elde edilmiş deliller kullanılabilir.
Örneğin taraflar arasındaki mesajlaşmalar, çocuğun teslim veya görüşme süreçlerine ilişkin kayıtlar, tanık anlatımları, sosyal inceleme raporları ve dosyanın diğer delilleri birlikte değerlendirilebilir.
Ancak diğer ebeveynin telefonuna izinsiz girmek, şifre kırmak, casus yazılım kullanmak veya hukuka aykırı yöntemlerle özel yazışmaları ele geçirmek ayrı hukuki sorunlara yol açabilir.
Velayet davasında delil elde etmeye çalışırken hukuka aykırı yöntemlere başvurulmamalıdır.
WhatsApp Mesajları Delil Olabilir mi?
Tarafların kendi aralarındaki WhatsApp yazışmaları somut olayda delil olarak ileri sürülebilir.
Örneğin velayet sahibi ebeveyn diğer tarafa “Çocuğu artık aramayacaksın, onunla görüştürmeyeceğim” şeklinde mesaj göndermişse bu mesaj uyuşmazlığın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Ancak ekran görüntüsünün kime ait olduğu, mesajların bütünlüğü, tarihleri ve hukuka uygun elde edilip edilmediği önemlidir. Tek bir ekran görüntüsünün her durumda kesin delil olduğu düşünülmemelidir.
Telefon Arama Kayıtları Kullanılabilir mi?
Arama kayıtları iletişim girişimlerinin sıklığını göstermesi bakımından yardımcı olabilir.
Örneğin diğer ebeveyn belirli bir dönem boyunca çocuğa ulaşmaya çalıştığını ancak hiçbir aramanın cevaplanmadığını ileri sürebilir.
Bununla birlikte yalnızca arama kaydı görüşmenin neden gerçekleşmediğini göstermez. Bu nedenle diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi daha anlamlıdır.
Çocuğun Görüntülü Konuşmasının Engellenmesi de Önemli midir?
Evet. Özellikle ebeveynlerden birinin başka şehirde veya ülkede yaşadığı durumlarda görüntülü iletişim çocuğun ebeveyniyle bağının sürdürülmesi bakımından önemli olabilir.
Örneğin Ankara’da yaşayan çocuk ile İstanbul, İzmir, Mersin veya Bursa’da yaşayan diğer ebeveyn arasında yüz yüze görüşmelerin yanında telefon veya görüntülü iletişimin nasıl gerçekleştirileceği uyuşmazlık konusu olabilir.
Mahkeme çocuğun yaşı, eğitim düzeni ve tarafların yaşam koşullarını dikkate alarak uygun kişisel ilişki düzenlemesi yapabilir.
Mahkeme Kararında Telefonla Görüşme Düzenlenebilir mi?
Somut olayın gerektirdiği hâllerde kişisel ilişkinin kapsamı belirlenirken uzaktan iletişim yöntemleri de gündeme gelebilir.
Özellikle ebeveynlerin farklı şehirlerde veya ülkelerde yaşaması hâlinde yalnızca belirli hafta sonlarında yüz yüze görüşme yapılması çocuğun ebeveynle düzenli bağ kurması bakımından yetersiz kalabilir.
Bu nedenle uygun şartlarda telefon veya görüntülü görüşme düzeninin belirlenmesi talep edilebilir.
Mahkeme Kararında Telefon Görüşmesi Yazmıyorsa Çocuk Diğer Ebeveyni Arayamaz mı?
Hayır. Mahkeme kararında belirli yüz yüze görüşme günlerinin düzenlenmiş olması, diğer zamanlarda ebeveyn ile çocuk arasında her türlü makul iletişimin otomatik olarak yasak olduğu anlamına gelmez.
Ancak tarafların birbirlerinin ve çocuğun günlük yaşamına müdahale etmeyecek şekilde hareket etmesi gerekir.
Diğer ebeveyn de kişisel ilişki hakkını kullanırken çocuğu gün içerisinde sürekli arayarak okulunu, uykusunu veya sosyal yaşamını aksatmamalıdır.
Velayet Sahibi Anne Telefon Görüşmelerini Engellerse Baba Ne Yapabilir?
Öncelikle engellemenin kapsamı ve nedeni değerlendirilmelidir.
Sorun sürekli hâle gelmişse mevcut kişisel ilişki kararının uygulanması, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi ve şartları oluşmuşsa velayetin değiştirilmesi gibi hukuki yollar gündeme gelebilir.
Ancak doğrudan “Telefonu açmadı, velayet hemen bana verilsin” yaklaşımı yerine çocuğun üstün yararı ve davranışların sürekliliği ortaya konulmalıdır.
Velayet Sahibi Baba Çocuğun Anneyle Görüşmesini Engellerse Anne Ne Yapabilir?
Aynı hukuki ilkeler anne bakımından da geçerlidir.
Velayet hakkı anneye veya babaya verilmiş olmasına göre diğer ebeveynin çocukla ilişkisinin önemi değişmez.
Velayet sahibi babanın çocuğun anneyle telefon, görüntülü görüşme veya mahkemece belirlenmiş yüz yüze kişisel ilişkisini sistematik şekilde engellemesi de hukuki sonuç doğurabilir.
Velayet Hakkı Diğer Ebeveyni Cezalandırmak İçin Kullanılabilir mi?
Hayır.
Boşanmış eşler arasında ağır uyuşmazlık bulunabilir. Taraflar birbirleriyle konuşmak istemeyebilir ve geçmişten kaynaklanan ciddi anlaşmazlıklar yaşayabilir.
Ancak velayet hakkının amacı eski eşi cezalandırmak değildir.
Çocuğun anne ve babasıyla ilişkisi, eşler arasındaki kişisel çatışmadan mümkün olduğunca ayrı tutulmalıdır.
Diğer Ebeveyni Kötülemek Velayet Davasında Dikkate Alınır mı?
Çocuğun diğer ebeveyne karşı sistematik biçimde olumsuz yönlendirilmesi velayet değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Örneğin çocuğa sürekli olarak “Baban seni sevmiyor”, “Annen seni terk etti” veya benzeri ifadeler söylenmesi çocuğun diğer ebeveynle ilişkisinin bozulmasına neden olabilir.
Mahkeme bu davranışların gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediğini ve çocuk üzerindeki etkisini somut deliller üzerinden değerlendirebilir.
Çocuğun Diğer Ebeveynle Görüşmesini Engellemek Velayetin Değiştirilmesine Neden Olur mu?
Bazı durumlarda olabilir ancak otomatik değildir.
Velayetin değiştirilmesinde temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır.
Mahkeme yalnızca tek bir telefon görüşmesinin engellenmesine değil, olayların bütününe bakar.
Örneğin diğer ebeveynle yüz yüze görüşmeler sürekli engelleniyor, telefon iletişimi yasaklanıyor, çocuk diğer ebeveyne karşı sistematik biçimde yönlendiriliyor ve mevcut durum çocuğun psikolojik veya sosyal gelişimini olumsuz etkiliyorsa velayetin değiştirilmesi talebi daha ciddi şekilde gündeme gelebilir.
Velayetin Değiştirilmesi İçin Kaç Kez Görüşmenin Engellenmesi Gerekir?
Kanunda “üç kez engellenirse” veya “beş kez telefon açılmazsa” şeklinde sayısal bir kriter bulunmamaktadır.
Her olay kendi koşullarına göre değerlendirilir.
Davranışın sıklığı kadar niteliği ve çocuk üzerindeki etkisi önemlidir.
Bu nedenle belirli bir sayı üzerinden velayet değişikliği garantisi verilemez.
Bir Kez Telefonun Açılmaması Velayetin Değişmesi İçin Yeterli midir?
Kural olarak tek bir münferit olaydan velayet değişikliği sonucu çıkarılması doğru değildir.
Çocuk uyuyor, okulda bulunuyor, telefonu yanında taşımıyor veya başka makul bir neden mevcut olabilir.
Velayet değişikliği gibi önemli bir karar bakımından olayın sürekliliği ve çocuğun üstün yararına etkisi önem taşır.
Sürekli Telefon Numarası Değiştirmek Görüşmeyi Engelleme Sayılabilir mi?
Telefon numarasının değiştirilmesinin haklı nedenleri olabilir. Ancak numaranın özellikle diğer ebeveynin çocukla iletişim kurmasını engellemek amacıyla sürekli değiştirilmesi ve yeni iletişim bilgisinin verilmemesi diğer davranışlarla birlikte değerlendirmeye alınabilir.
Mahkeme yalnızca yapılan işlemin şekline değil, davranışın gerçek amacına ve çocuk üzerindeki sonucuna bakabilir.
Çocuğun Telefonunun Elinden Alınması Velayet İhlali midir?
Ebeveynlerin çocuğun telefon kullanımını yaşına ve gelişimine göre sınırlandırması normal ebeveynlik yetkisi içinde olabilir.
Örneğin ders saatlerinde veya gece geç saatlerde telefon kullanımının sınırlandırılması tek başına hukuka aykırı değildir.
Ancak telefon yalnızca çocuğun diğer ebeveynle görüşmesini engellemek amacıyla elinden alınıyorsa durum farklı değerlendirilebilir.
Çocuğa Gizlice Telefon Vermek Doğru mudur?
Diğer ebeveynin çocukla ilişki kurma hakkı bulunmakla birlikte çocuk anne ve baba arasındaki çatışmanın aracı hâline getirilmemelidir.
Çocuğa gizli telefon vererek diğer ebeveynden saklamasını istemek, çocuğu taraflar arasındaki uyuşmazlığın içine çekebilir.
Daha sağlıklı yöntem, iletişim düzeninin açık ve uygulanabilir şekilde belirlenmesidir.
Çocuğun Ebeveynler Arasında Mesaj Taşıması Doğru mudur?
Hayır. Özellikle yüksek çatışmalı boşanmalarda çocukların “Annene bunu söyle”, “Babana bunu ilet” şeklinde aracı olarak kullanılması çocuğun üzerinde ciddi baskı yaratabilir.
Ebeveynlerin çocukla ilgili iletişimi mümkün olduğunca doğrudan kendi aralarında veya gerekli hukuki mekanizmalar üzerinden yürütmeleri daha uygundur.
Kişisel İlişki Kararına Uyulmaması Halinde Ne Yapılabilir?
Çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin kararların yerine getirilmesi güncel sistemde Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri birimleri aracılığıyla yürütülen özel usule tabidir.
Bu nedenle eski uygulamadaki gibi doğrudan klasik icra takibi mantığıyla hareket edilmemelidir.
Mevcut kararın içeriği, ihlalin niteliği ve uygulanacak güncel prosedür birlikte değerlendirilmelidir.
Telefon Görüşmesini Engelleyen Ebeveyn Hakkında Şikâyet Edilebilir mi?
Telefon görüşmesinin engellenmesi tek başına her durumda ceza suçu oluşturmaz.
Ancak mahkeme veya yetkili makam tarafından belirlenen kişisel ilişki düzeninin uygulanmaması hâlinde özel yaptırım mekanizmaları gündeme gelebilir.
Somut olayda hangi kararın bulunduğu ve hangi yükümlülüğün ihlal edildiği belirlenmeden cezai sonuç bulunduğu söylenmemelidir.
Çocuğun Teslim Edilmemesi ile Telefon Görüşmesinin Engellenmesi Aynı Şey midir?
Hayır.
Mahkeme kararında belirlenen yüz yüze kişisel ilişkinin gerçekleştirilmemesi ile telefon iletişiminin engellenmesi hukuken aynı olay değildir.
Ancak her iki davranış birlikte ve sürekli gerçekleşiyorsa, diğer ebeveynle ilişkinin sistematik olarak engellendiğini gösteren daha geniş bir olgunun parçası olabilir.
Çocukla Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi İstenebilir mi?
Evet. Mevcut kişisel ilişki düzeni artık çocuğun ihtiyaçlarını karşılamıyorsa değişen koşullara göre yeniden düzenleme talep edilebilir.
Örneğin çocuk büyümüş, okul düzeni değişmiş veya ebeveynlerden biri başka şehre taşınmış olabilir.
Telefon ve görüntülü görüşmelerin daha açık biçimde düzenlenmesi de somut olayda talep konusu yapılabilir.
Diğer Ebeveyn Çocuğu Sürekli Arıyorsa Velayet Sahibi Ebeveyn Sınırlama Getirebilir mi?
Kişisel ilişki hakkı sınırsız değildir.
Diğer ebeveyn çocuğu günde onlarca kez arıyor, okul sırasında iletişim kurmaya çalışıyor, gece geç saatlerde arıyor veya çocuğu ebeveynler arasındaki uyuşmazlığa çekiyorsa makul sınırlandırmalar gerekebilir.
Ancak tek taraflı ve süresiz iletişim yasağı yerine çocuğun üstün yararına uygun, ölçülü bir düzenleme tercih edilmelidir.
Şiddet veya Tehdit Varsa Telefon Görüşmesi Engellenebilir mi?
Çocuğun güvenliği her şeyden önce gelir.
Diğer ebeveynin çocuğa karşı şiddeti, ciddi tehdidi veya çocuğun fiziksel ya da psikolojik güvenliğini tehlikeye düşüren davranışları varsa kişisel ilişkinin sınırlandırılması veya kaldırılması gündeme gelebilir.
Böyle bir durumda velayet sahibi ebeveynin güvenlik kaygısı ile sıradan eşler arası anlaşmazlık birbirinden ayrılmalıdır.
Gerekli hâllerde mahkemeden kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi ve uygun koruyucu tedbirlerin alınması istenmelidir.
Uzaklaştırma Kararı Varsa Çocukla Telefon Görüşmesi Yapılabilir mi?
Uzaklaştırma veya koruma kararının kapsamına bakılmalıdır.
Karar yalnızca eşe yaklaşmayı yasaklıyor olabilir veya çocukla iletişime ilişkin ayrıca sınırlamalar içerebilir.
Bu nedenle kararın kapsamı görülmeden telefon görüşmesinin serbest veya yasak olduğu yönünde genel bir sonuç çıkarılmamalıdır.
Çocuğun Üstün Yararı Nasıl Belirlenir?
Mahkeme çocuğun üstün yararını değerlendirirken tek bir faktöre bağlı kalmaz.
Çocuğun yaşı, fiziksel ve psikolojik ihtiyaçları, eğitim düzeni, mevcut yaşam istikrarı, ebeveynlerin bakım kapasitesi, çocuk ile ebeveynler arasındaki ilişkinin niteliği ve gerektiğinde çocuğun görüşü birlikte değerlendirilebilir.
Diğer ebeveynle iletişimin sürekli engellenmesi de bu bütünsel değerlendirmenin parçalarından biri olabilir.
Sosyal İnceleme Raporu Önemli midir?
Velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlıklarında uzman incelemesi önemli olabilir.
Uzmanlar çocuğun yaşam koşullarını, ebeveynlerle ilişkisini ve uyuşmazlığın çocuk üzerindeki etkisini değerlendirebilir.
Ancak sosyal inceleme raporu mahkemenin yerine geçmez. Nihai hukuki değerlendirme hâkim tarafından dosyanın bütününe göre yapılır.
Çocuğun Beyanı Alınabilir mi?
Yaşı ve olgunluğu uygun olan çocuğun görüşünün alınması gündeme gelebilir.
Ancak çocuk taraflardan birini seçmek zorunda bırakılmamalıdır.
Özellikle “Anneni mi babanı mı istiyorsun?” şeklindeki çatışmayı artıran yaklaşımlar yerine çocuğun yaşamı ve ilişkileri hakkında özgürce görüşünü ifade edebilmesine önem verilmelidir.
Velayet Davasında En Büyük Hatalardan Biri Nedir?
En önemli hatalardan biri velayet davasını eski eşler arasındaki mücadeleye dönüştürmektir.
“Beni aramasına izin vermiyor, velayeti bana verin” şeklindeki tek boyutlu iddia yerine davranışın çocuk üzerindeki somut etkisi ortaya konulmalıdır.
Aynı şekilde velayet sahibi ebeveyn de diğer tarafı cezalandırmak amacıyla çocuğun iletişimini kesmemelidir.
Mahkemenin temel değerlendirme noktası anne veya babanın birbirine karşı üstünlüğü değil, çocuğun üstün yararıdır.
Çocuğun Diğer Ebeveyni Aramasının Yasaklanması Velayet İhlali Sayılır mı?
Çocuğun diğer ebeveyni aramasının haklı bir sebep olmaksızın sürekli ve sistematik biçimde yasaklanması, velayet hakkının kullanılması ve kişisel ilişkinin korunması bakımından hukuken önem taşıyabilir.
Ancak tek bir aramanın cevaplanmaması veya belirli saatlerde telefon kullanımının sınırlandırılması otomatik olarak velayet ihlali veya velayetin değiştirilmesi sebebi değildir.
Mahkeme özellikle davranışın sürekliliğini, çocuğun diğer ebeveynle ilişkisinin ne ölçüde zarar gördüğünü, engellemenin gerekçesini ve çocuğun üstün yararını birlikte değerlendirir.
Eğer telefon görüşmelerinin engellenmesine yüz yüze kişisel ilişkinin sürekli engellenmesi, diğer ebeveynin kötülenmesi ve çocuğun diğer ebeveynden uzaklaştırılmasına yönelik başka davranışlar da eşlik ediyorsa durum velayetin değiştirilmesi davası bakımından daha önemli hâle gelebilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, bu tür uyuşmazlıklarda yalnızca “telefonu açmadı” iddiasına dayanmak yerine engellemenin süresinin, sıklığının, mevcut kişisel ilişki kararının, taraflar arasındaki yazışmaların ve davranışların çocuk üzerindeki etkisinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Velayet ve Kişisel İlişki Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde boşanma sonrasında çocuğun diğer ebeveynle görüştürülmemesi, telefon ve görüntülü görüşmelerin engellenmesi, kişisel ilişki kararlarına uyulmaması ve velayetin değiştirilmesi talepleri önemli aile hukuku uyuşmazlıkları arasında yer almaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, velayetin değiştirilmesi, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi, görüşmenin engellenmesi ve çocukla kişisel ilişki kararlarının uygulanmasına ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Velayet sahibi anne çocuğun babasını aramasını yasaklayabilir mi?
Haklı bir güvenlik veya koruma sebebi bulunmaksızın çocuğun babasıyla iletişiminin sistematik biçimde kesilmesi hukuki değerlendirmeye konu olabilir.
2. Velayet sahibi baba çocuğun annesiyle telefon görüşmesini engelleyebilir mi?
Aynı esaslar geçerlidir. Velayetin babada olması, annenin çocukla ilişkisinin keyfî biçimde tamamen kesilmesi yetkisini vermez.
3. Telefon görüşmesini engellemek velayetin değiştirilmesi için yeterli midir?
Tek başına her durumda yeterli değildir. Engellemenin sürekliliği, nedeni ve çocuk üzerindeki etkisi değerlendirilir.
4. Çocuğun telefonundan diğer ebeveynin numarasını engellemek önemli midir?
Özellikle bunun sistematik iletişim engelleme amacıyla yapıldığı ortaya konulabiliyorsa velayet ve kişisel ilişki uyuşmazlığında önem taşıyabilir.
5. WhatsApp mesajları görüşmenin engellendiğini ispatlamak için kullanılabilir mi?
Hukuka uygun elde edilmiş mesajlar somut olayda delil olarak ileri sürülebilir. Mesajların aidiyeti, bütünlüğü ve bağlamı ayrıca değerlendirilir.
6. Çocuk diğer ebeveyni görmek istemediğini söylüyorsa görüşme hemen kaldırılır mı?
Hayır. Çocuğun yaşı, olgunluğu, görüşünün oluşma nedeni ve üstün yararı birlikte değerlendirilir.
7. Çocuğun diğer ebeveynle görüntülü konuşması mahkeme tarafından düzenlenebilir mi?
Somut olayın gerektirdiği hâllerde kişisel ilişkinin kapsamı içinde uzaktan iletişime ilişkin uygun düzenlemeler gündeme gelebilir.
8. Diğer ebeveyn çocuğu sürekli arıyorsa görüşmeler sınırlandırılabilir mi?
Çocuğun günlük yaşamını bozan aşırı iletişim bakımından makul düzenlemeler yapılabilir. Ancak bunun diğer ebeveynle bütün iletişimi keyfî şekilde kesmeye dönüşmemesi gerekir.
9. Çocuğu diğer ebeveyne karşı doldurmak velayet bakımından önemli midir?
Evet. Sistematik yönlendirme ve diğer ebeveynle ilişkinin bozulmasına yönelik davranışlar çocuğun üstün yararı bakımından değerlendirilebilir.
10. Telefon görüşmeleri sürekli engelleniyorsa ne yapılmalı?
Mevcut kişisel ilişki kararı ve engellemenin delilleri incelenmeli; olayın niteliğine göre kişisel ilişkinin uygulanması veya yeniden düzenlenmesi ve şartları varsa velayetin değiştirilmesi değerlendirilmelidir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, velayet ve çocukla kişisel ilişki uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, çocuğun diğer ebeveynle görüştürülmemesi, telefon ve görüntülü iletişimin engellenmesi, kişisel ilişki kararlarına uyulmaması, kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi ve velayetin değiştirilmesi süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




