
Yabancı Eş Boşanma Duruşmasına Gelmezse Dava Devam Eder mi? 2026 Güncel Rehber
19 Ekim 2026
Yurt Dışında Boşanan Kişi Türkiye’de Yeniden Evlenebilir mi? 2026 Güncel Rehber
19 Ekim 2026Yurt dışında boşanan eşlerin Türkiye’de bulunan ev, arsa, banka hesabı, araç, şirket hissesi ve diğer malvarlıkları nasıl paylaşılır? Yabancı boşanma kararının Türkiye’de etkisi, tanıma, mal rejiminin tasfiyesi, tapu ve banka varlıkları ile yabancı eşlerin haklarını 2026 güncel düzenlemeleri kapsamında açıklıyoruz.
Yurt dışında yaşayan veya farklı ülke vatandaşlığına sahip eşlerin boşanması, Türkiye’de bulunan malvarlığının da kendiliğinden paylaşılması anlamına gelmez. Almanya, Fransa, Hollanda, İngiltere, ABD veya başka bir ülkede boşanmış eşlerin Türkiye’de evi, arsası, banka hesabı, şirket hissesi veya başka malvarlığı bulunuyorsa boşanma kararının Türkiye’deki etkisi ve mal rejiminin tasfiyesi ayrıca değerlendirilmelidir.
Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, eşlerden birinin “Yurt dışında boşandık, Türkiye’deki evin yarısı otomatik olarak benim oldu.” şeklinde düşünmesidir. Türk hukuku bakımından mesele çoğu zaman bu kadar basit değildir.
Yabancı boşanma kararının içeriği, eşlerin vatandaşlığı, uygulanacak hukuk, evliliğin ve mal rejiminin tarihleri, taşınmazın ne zaman ve hangi kaynakla alındığı, tapunun kimin adına olduğu ve yabancı mahkeme kararının Türkiye’de hangi sonuçları doğurabileceği birlikte incelenmelidir.
Yurt Dışında Boşanmak Türkiye’deki Malları Otomatik Olarak Paylaştırır mı?
Kural olarak yalnızca yabancı ülkede boşanmış olmak, Türkiye’de bulunan bütün malvarlığının otomatik şekilde yarı yarıya bölünmesi sonucunu doğurmaz.
Boşanma ile mal rejiminin tasfiyesi birbirinden farklı hukuki konulardır. Yabancı mahkeme yalnızca evliliğin sona ermesine karar vermiş olabilir. Bu durumda Türkiye’deki malvarlığı bakımından ayrıca mal rejiminin tasfiyesi gündeme gelebilir.
Yabancı karar mal paylaşımı konusunda da hükümler içeriyorsa bu kez söz konusu hükümlerin Türkiye’de tanınması veya icrası gerekip gerekmediği ve Türkiye’deki taşınmazlar bakımından hangi sonuçları doğurabileceği ayrıca incelenmelidir.
Yabancı Boşanma Kararı Türkiye’de Geçerli midir?
Yabancı mahkemeler tarafından verilen boşanma kararlarının Türkiye’de hukuki sonuç doğurması ayrı kurallara tabidir.
Bazı yabancı boşanma kararları, kanuni koşulların bulunması hâlinde nüfus kütüğüne tescil yoluyla işlenebilir. Bunun mümkün olmadığı veya yabancı kararın boşanmanın ötesinde Türkiye’de sonuç doğurması gereken hükümler içerdiği durumlarda tanıma ve gerektiğinde tenfiz süreçleri gündeme gelebilir.
Bu nedenle “Yurt dışında boşandım, Türkiye’de de hiçbir işlem yapmam gerekmiyor.” düşüncesi her olay bakımından doğru değildir.
Tanıma ve Tenfiz Arasındaki Fark Nedir?
Tanıma, yabancı mahkeme kararının kesin hüküm ve kesin delil etkisinin Türkiye’de kabul edilmesiyle ilgilidir. Tenfiz ise yabancı mahkeme kararındaki icra edilebilir hükümlerin Türkiye’de yerine getirilebilmesini sağlar.
Örneğin yabancı karar yalnızca tarafların boşanmasına ilişkinse tanıma meselesi ön plana çıkabilir. Buna karşılık yabancı mahkeme bir eşin diğerine belirli bir ödeme yapmasına ilişkin icra edilebilir hüküm kurmuşsa tenfiz ihtiyacı ortaya çıkabilir.
Türkiye’deki malvarlığı bakımından yabancı kararın içeriği görülmeden yalnızca “tanıma davası açılır” veya “tenfiz yeterlidir” şeklinde tek bir çözüm önerilmesi doğru olmaz.
Türkiye’deki Ev Yurt Dışındaki Boşanma Sonrasında Nasıl Paylaşılır?
Türkiye’de bulunan bir evin paylaşılmasında öncelikle taşınmazın ne zaman ve hangi kaynakla edinildiği belirlenmelidir.
Tapunun yalnızca eşlerden birinin adına olması, diğer eşin hiçbir mal rejimi alacağı bulunmadığı anlamına gelmez. Aynı şekilde evlilik sırasında alınmış her taşınmazın tapusunun yarısının otomatik olarak diğer eşe geçirileceği de söylenemez.
Türk hukukunda yasal mal rejiminin uygulanabildiği bir uyuşmazlıkta, taşınmazın edinilmiş mal mı yoksa kişisel mal mı olduğu, edinme tarihi, ödeme kaynağı, kredi kullanılıp kullanılmadığı ve eşlerin katkıları önem taşıyabilir.
Evlilik Sırasında Alınan Ev Her Zaman Yarı Yarıya mı Paylaşılır?
Hayır.
“Evlilik sırasında alınan her şey yüzde 50 bölünür.” şeklindeki ifade hukuken fazla geneldir.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde tasfiye, taşınmazın fiziksel olarak ikiye bölünmesi şeklinde gerçekleşmez. Öncelikle eşlerin edinilmiş ve kişisel malları, borçlar, değer artışları ve tasfiyede dikkate alınması gereken diğer kalemler belirlenir. Sonuçta katılma alacağı veya somut olaya göre başka mal rejimi alacakları ortaya çıkabilir.
Bu nedenle tapunun doğrudan yüzde 50’sinin diğer eşe geçeceği varsayılmamalıdır.
Türkiye’deki Ev Sadece Bir Eşin Adına Kayıtlıysa Diğer Eş Hak Talep Edebilir mi?
Evet, şartları bulunuyorsa edebilir.
Tapunun yalnızca eşlerden biri adına kayıtlı olması mal rejimi tasfiyesini tek başına ortadan kaldırmaz. Taşınmazın hangi tarihte, hangi parayla ve hangi hukuki sebeple edinildiği araştırılır.
Örneğin ev evlilik devam ederken çalışma gelirleriyle satın alınmışsa farklı, eşlerden birine miras yoluyla geçmişse farklı bir hukuki değerlendirme yapılabilir.
Evlilikten Önce Alınan Ev Paylaşıma Girer mi?
Evlilikten önce edinilmiş malın hukuki niteliği ile evlilik sırasında edinilmiş mal aynı değildir. Türk Medeni Kanunu kapsamındaki yasal mal rejiminde evlilik öncesinde sahip olunan mal kural olarak kişisel mal niteliğinde değerlendirilir.
Ancak evlilik sırasında bu mala yapılan katkılar, kredi ödemeleri, değer artışı veya diğer finansal hareketler ayrıca talep doğurabilir. Bu nedenle “Ev evlilikten önce alınmış, diğer eş hiçbir şey isteyemez.” şeklinde kesin bir sonuca yalnızca tapu tarihine bakılarak ulaşılmamalıdır.
Miras Kalan Türkiye’deki Taşınmaz Boşanmada Paylaşılır mı?
Miras yoluyla edinilen mal, yasal mal rejiminde kural olarak kişisel maldır.
Ancak kişisel malın gelirleri ve mal rejimi süresince bu mala yapılan katkılar bakımından farklı hesaplamalar gündeme gelebilir. Ayrıca eşler arasında geçerli bir mal rejimi sözleşmesi bulunuyorsa bunun içeriği de değerlendirilmelidir.
Yurt Dışında Boşanan Eşlerin Türkiye’deki Arsaları Nasıl Paylaşılır?
Arsa, konut, işyeri veya başka bir taşınmaz bakımından temel yaklaşım benzerdir. Taşınmazın edinilme tarihi, edinme sebebi, ödeme kaynağı, tapu kaydı ve uygulanacak mal rejimi belirlenmelidir.
Taşınmazın Türkiye’de bulunması ayrıca milletlerarası özel hukuk bakımından önem taşır. Özellikle Türkiye’de bulunan taşınmazların aynına ilişkin uyuşmazlıklarda Türk hukukunun emredici nitelikteki kuralları ve Türk mahkemelerinin yetkisi göz önünde bulundurulmalıdır.
Yabancı Mahkeme Türkiye’deki Tapunun Kime Ait Olacağına Karar Verebilir mi?
Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de bulunan taşınmaz üzerindeki etkisi son derece dikkatli değerlendirilmelidir.
Yabancı mahkemenin Türkiye’deki bir taşınmazın mülkiyetine ilişkin verdiği kararın Türkiye’de doğrudan tapu değişikliği yaratacağı varsayılamaz. Türkiye’de bulunan taşınmazların aynına ilişkin uyuşmazlıklarda özel yetki ve uygulanacak hukuk kuralları bulunmaktadır.
Bu nedenle yabancı boşanma kararında “Türkiye’deki ev eşlerden birine bırakılmıştır” şeklinde bir hüküm bulunması hâlinde dahi bunun Türkiye’de nasıl sonuç doğuracağı ayrıca incelenmelidir.
Yurt Dışındaki Mal Paylaşımı Kararı Türkiye’de Uygulanabilir mi?
Yabancı mahkeme malvarlığı konusunda karar vermişse öncelikle kararın tam metni incelenmelidir.
Kararın Türkiye’de bulunan bir taşınmaz üzerinde doğrudan ayni hak değişikliği mi öngördüğü, yoksa taraflardan birine parasal ödeme yükümlülüğü mü getirdiği önemli bir ayrımdır.
Yabancı kararın Türkiye’de tanınması veya tenfizi bakımından Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümleri dikkate alınır.
Yabancı Eş Türkiye’deki Evden Pay Alabilir mi?
Yabancı vatandaş olmak tek başına eşin mal rejiminden doğan haklarını ortadan kaldırmaz.
Ancak yabancı eşin hangi hakka sahip olduğu; tarafların vatandaşlıkları, evlilik ve mal rejimi tarihleri, uygulanacak hukuk ve malın niteliği gibi unsurlara bağlıdır.
Bu nedenle Türk vatandaşı eşin:
“Ev Türkiye’de ve benim üzerime kayıtlı, yabancı eş hiçbir şey alamaz.”
şeklindeki yaklaşımı her durumda doğru değildir.
Her İki Eş de Yabancıysa Türkiye’deki Mallar Nasıl Paylaşılır?
Her iki eşin yabancı olması da Türkiye’deki malvarlığı hakkında hiçbir hak ileri sürülemeyeceği anlamına gelmez.
Örneğin iki yabancı eş Türkiye’de yatırım amacıyla konut satın almış ve daha sonra kendi ülkelerinde boşanmış olabilir. Böyle bir uyuşmazlıkta yabancı boşanma kararının etkisi, uygulanacak mal rejimi hukuku ve Türkiye’deki taşınmazlara ilişkin özel kurallar birlikte değerlendirilmelidir.
Eşlerden Biri Türk, Diğeri Yabancıysa Hangi Hukuk Uygulanır?
Milletlerarası unsurlu mal rejimi uyuşmazlıklarında uygulanacak hukuk, yalnızca eşlerden birinin Türk vatandaşı olmasına bakılarak belirlenmez.
Eşlerin mal rejimi konusunda hukuk seçimi yapıp yapmadıkları, evlilik sırasındaki vatandaşlık ve mutad mesken bağlantıları ile taşınmazlar bakımından kanunun öngördüğü özel kurallar dikkate alınabilir.
Bu nedenle uygulanacak hukuk belirlenmeden doğrudan Türk Medeni Kanunu’ndaki tasfiye hesabına geçmek hatalı olabilir.
Mal Rejimi Sözleşmesi Varsa Ne Olur?
Eşler geçerli bir mal rejimi sözleşmesi yapmış olabilir.
Örneğin mal ayrılığı veya başka bir mal rejimi seçilmişse paylaşımın esasları değişebilir.
Ayrıca sözleşmenin hangi ülkede yapıldığı, şeklen geçerli olup olmadığı ve Türkiye’de hangi sonuçları doğurduğu milletlerarası özel hukuk bakımından incelenmelidir.
1 Ocak 2002 Tarihi Neden Önemlidir?
Türkiye’de yasal mal rejimi bakımından 1 Ocak 2002 önemli bir tarihtir.
Bu tarihten önce ve sonra edinilen mallar bakımından uygulanacak rejim farklılaşabilir. Özellikle uzun yıllar önce evlenmiş ve daha sonra yurt dışına taşınmış çiftlerde taşınmazların edinme tarihleri tek tek incelenmelidir.
Bu nedenle 1995 yılında alınan taşınmaz ile 2015 yılında alınan taşınmaz aynı kurallara göre değerlendirilmek zorunda değildir.
Türkiye’deki Banka Hesapları Nasıl Paylaşılır?
Türkiye’deki banka hesapları da mal rejimi tasfiyesinde gündeme gelebilir.
Ancak hesabın kimin adına olduğu tek başına yeterli değildir. Hesaptaki paranın kaynağı, ne zaman biriktirildiği, kişisel maldan mı yoksa edinilmiş gelirlerden mi oluştuğu araştırılabilir.
Örneğin miras kalan paranın yatırıldığı hesap ile evlilik sırasında maaş gelirlerinin biriktiği hesap aynı hukuki nitelikte olmayabilir.
Boşanmadan Önce Bankadaki Para Çekilirse Ne Olur?
Eşlerden birinin boşanma öncesinde hesabındaki parayı çekmesi, o paranın mal rejimi bakımından mutlaka hesaptan çıkacağı anlamına gelmez.
Tasfiye sırasında belirli devirlerin veya malvarlığı azaltıcı işlemlerin hesaba eklenmesi gündeme gelebilir. Özellikle diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan işlemler ayrıca incelenebilir.
Bu nedenle “Parayı boşanmadan önce çektim, artık paylaşılmaz.” yaklaşımı her durumda sonuç doğurmaz.
Türkiye’deki Şirket Hisseleri Mal Paylaşımına Girer mi?
Eşlerden birinin Türkiye’de limited veya anonim şirket hissesi bulunabilir.
Bu durumda şirket hissesi ile şirketin malvarlığı birbirine karıştırılmamalıdır.
Eş şirketin yüzde 50 ortağıysa mal rejimi tasfiyesinde şirketin kasasındaki veya banka hesabındaki paranın yüzde 50’si doğrudan diğer eşe verilmez. Öncelikle eşin sahip olduğu payın hukuki niteliği ve gerekiyorsa ekonomik değeri değerlendirilir.
Diğer Eş Şirketin Yüzde 50’sini Otomatik Olarak Alır mı?
Hayır.
Mal rejiminin tasfiyesi, diğer eşin otomatik olarak şirket ortağı yapılması anlamına gelmez.
Şirket payının değeri tasfiye hesabında dikkate alınabilir ve sonuçta parasal bir alacak ortaya çıkabilir. Şirketler hukuku ile mal rejimi hukuku birbirinden ayrılmalıdır.
Şirket Evlilikten Önce Kurulmuşsa Diğer Eş Hak Talep Edebilir mi?
Şirket payının evlilikten önce edinilmiş olması önemli olmakla birlikte inceleme burada sona ermez.
Evlilik süresince şirketin değeri, pay sahibinin emeği, dağıtılan kârlar, şirketten elde edilen gelirler ve mal rejimine ilişkin diğer unsurlar ayrıca önem taşıyabilir.
Ayrıca şirket bünyesinde bırakılan değerlerin şirket payının değerlemesinde zaten dikkate alınıp alınmadığına dikkat edilmelidir. Aynı ekonomik değerin iki kez hesaba katılması doğru olmaz.
Türkiye’deki Araçlar Nasıl Paylaşılır?
Araçların kimin adına kayıtlı olduğu, hangi tarihte satın alındığı ve finansmanın nereden sağlandığı değerlendirilir.
Evlilik sırasında edinilen aracın yalnızca eşlerden biri adına kayıtlı olması, diğer eşin mal rejimi kapsamında hiçbir talepte bulunamayacağı anlamına gelmez.
Eş Malını Akrabasına Devrederse Ne Olur?
Boşanma veya mal paylaşımı yaklaşırken eşlerden biri Türkiye’deki taşınmazını, aracını veya başka malını kardeşine, anne-babasına ya da üçüncü kişiye devredebilir.
Her akrabaya yapılan devir otomatik olarak muvazaalı değildir.
Ancak işlemin gerçek olup olmadığı, satış bedelinin ödenip ödenmediği, bedelin nereye gittiği ve işlemin diğer eşin mal rejimi alacağını azaltmak amacıyla yapılıp yapılmadığı araştırılabilir.
Boşanmadan Önce Ev Satılırsa Mal Paylaşımından Kurtulmak Mümkün mü?
Taşınmazın satılması mal rejiminden doğabilecek hakları kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Gerçek bir satış yapılmışsa satış bedelinin akıbeti önem kazanabilir. Diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla gerçekleştirilen karşılıksız veya belirli nitelikteki kazandırmalar ise tasfiye hesabında ayrıca gündeme gelebilir.
Türkiye’deki Mal Başkasının Üzerine Kaçırılırsa Ne Yapılabilir?
Öncelikle “mal kaçırma” iddiasının somutlaştırılması gerekir.
Taşınmazın kime, ne zaman ve hangi bedelle devredildiği; gerçek ödeme bulunup bulunmadığı ve taraflar arasındaki ilişki incelenmelidir.
Mal rejimi hukukunda bazı işlemler tasfiyede eklenecek değer olarak hesaba katılabilir. Bunun yanında somut işlemin niteliğine göre farklı hukuki talepler de gündeme gelebilir.
Türkiye’deki Taşınmaza Tedbir Konulabilir mi?
Mal rejimi davasında şartları bulunuyorsa ihtiyati tedbir talep edilmesi gündeme gelebilir.
Özellikle taşınmazın dava sırasında üçüncü kişilere devredilmesi ihtimali varsa geçici hukuki koruma önem kazanabilir.
Ancak tedbir otomatik değildir. Talep edilen korumanın dava konusu hakla bağlantısı, yaklaşık ispat ve gecikme nedeniyle doğabilecek zarar mahkeme tarafından değerlendirilir.
Tapuya Aile Konutu Şerhi Konulmuşsa Ne Olur?
Aile konutu meselesi mal rejiminin tasfiyesinden farklı bir hukuki kurumdur.
Türk Medeni Kanunu’nun aile konutuna ilişkin koruması kapsamında belirli koşullarda eşin rızası olmadan aile konutunun devri veya üzerindeki hakların sınırlandırılması mümkün olmayabilir.
Ancak her Türkiye taşınmazı aile konutu değildir. Özellikle eşlerin uzun süredir yurt dışında yaşadığı durumlarda taşınmazın fiili kullanım şekli önem taşır.
Yabancı Boşanma Kararı Tanınmadan Mal Paylaşımı Davası Açılabilir mi?
Mal rejiminin tasfiyesi bakımından evliliğin sona erdiğinin Türkiye’de hukuken dikkate alınabilmesi önemlidir.
Yabancı boşanma kararının Türkiye’de tanınması veya ilgili tescil mekanizmasının tamamlanması gerekebilir.
Somut olayda yabancı kararın kesinleşme durumu ve Türkiye’deki hukuki etkisi öncelikle kontrol edilmelidir.
Yurt Dışında Boşanma Tarihi Mal Paylaşımında Önemli midir?
Evet, son derece önemlidir.
Mal rejiminin hangi tarihte sona erdiği, hangi mal ve gelirlerin tasfiye hesabına dahil edileceğini etkileyebilir.
Bu nedenle yalnızca yabancı kararın verildiği tarihe bakılmamalı; uygulanacak hukuk ve somut mal rejimi bakımından sona erme tarihi doğru belirlenmelidir.
Yabancı Boşanma Kararının Kesinleşme Belgesi Gerekir mi?
Yabancı mahkeme kararının Türkiye’de hukuki sonuç doğurabilmesi bakımından kararın kesinleştiğini gösteren belgeler önem taşıyabilir.
Ayrıca karar ve kesinleşme belgelerinin usulüne uygun onayları ve Türkçe tercümeleri gerekebilir.
Belge gereklilikleri kararın verildiği ülkeye ve izlenecek hukuki yola göre değerlendirilmelidir.
Apostil Her Zaman Gerekli midir?
Her yabancı belge için koşulsuz biçimde “mutlaka apostil gerekir” demek doğru değildir.
Belgenin düzenlendiği ülke, Türkiye ile uygulanabilir uluslararası sözleşmeler ve belgenin kullanılacağı işlem dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle yabancı boşanma dosyasındaki belgeler ülke bazında kontrol edilmelidir.
Türkiye’de Mal Paylaşımı Davasında Hangi Belgeler Önemlidir?
Yabancı boşanma kararının tamamı ve kesinleşme belgesi temel belgeler arasındadır. Bunun yanında evlilik kayıtları, varsa mal rejimi sözleşmesi, Türkiye’deki tapu kayıtları, banka kayıtları, araç kayıtları, şirket paylarına ilişkin belgeler, taşınmazların satın alma evrakları, kredi kayıtları ve ödeme belgeleri de önem taşıyabilir.
Özellikle malın hangi kaynakla alındığını gösteren belgeler tasfiye hesabının sonucunu ciddi şekilde değiştirebilir.
Tapu Eşin Adına Ama Parayı Diğer Eş Ödediyse Ne Olur?
Bu durumda ödeme kaynağı ayrıntılı olarak incelenmelidir.
Diğer eşin kişisel malından veya kendi kaynaklarından yaptığı katkı, somut koşullara göre değer artış payı veya başka bir mal rejimi alacağı bakımından önem taşıyabilir.
“Tapu kimin adınaysa bütün para onundur.” şeklinde mekanik bir yaklaşım doğru değildir.
Ev Kredisi Yurt Dışındaki Gelirlerle Ödenmişse Ne Olur?
Kredinin hangi tarihlerde, hangi eşin hangi kaynaklarıyla ödendiği tasfiye bakımından önemli olabilir.
Örneğin Türkiye’deki konutun kredi taksitleri Almanya’da çalışan eşin maaşından ödenmiş olabilir. Bu durumda banka transferleri ve kredi ödeme kayıtları delil niteliği taşıyabilir.
Yurt Dışındaki Banka Transferleri Türkiye’deki Davada Delil Olabilir mi?
Evet.
Türkiye’deki taşınmazın satın alınması için yabancı ülkedeki hesaptan para gönderilmişse transfer kayıtları ödeme kaynağının belirlenmesinde önemli olabilir.
Ancak transferin varlığı tek başına hukuki niteliğini belirlemez. Paranın bağış, borç, kişisel mal veya edinilmiş mal niteliğinde olup olmadığı ayrıca incelenebilir.
Eşlerden Birinin Türkiye’deki Malvarlığı Nasıl Tespit Edilebilir?
Dava kapsamında somut talepler doğrultusunda tapu, araç, banka ve şirket kayıtlarının araştırılması gündeme gelebilir.
Ancak malvarlığı araştırması sınırsız bir “her şeyi bulma” yöntemi değildir. Dava konusu taleple bağlantılı kayıtların hukuka uygun usullerle araştırılması gerekir.
Türkiye’de Mal Paylaşımı Davası Nerede Açılır?
Görev ve yetki, davanın niteliğine göre belirlenir.
Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin uyuşmazlıklarda aile mahkemeleri görevli olabilir. Milletlerarası unsurlu dosyalarda ayrıca Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi değerlendirilmelidir.
Türkiye’de bulunan taşınmazların aynına ilişkin davalarda ise taşınmazın bulunduğu yerle bağlantılı kesin yetki kuralları ayrıca önem kazanabilir.
Bu nedenle yabancı boşanma dosyasında dava türü belirlenmeden mahkeme seçilmemelidir.
Eşler Yurt Dışında Yaşıyorsa Türkiye’ye Gelmeden Dava Takip Edilebilir mi?
Birçok hukuki işlem avukat aracılığıyla yürütülebilir.
Yurt dışında yaşayan kişinin Türkiye’de avukata vereceği vekâletnamenin düzenlenme şekli ve gerekli onay işlemleri bulunduğu ülkeye göre değişebilir.
Ancak mahkemenin tarafı bizzat dinlemek istemesi veya özel bir usuli işlem gerekmesi hâlinde ayrıca değerlendirme yapılır.
Mal Paylaşımı Davasında Zamanaşımı Var mı?
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan taleplerde süre meselesi önemlidir ve özellikle yabancı boşanmalarda başlangıç tarihi ayrıca dikkatle belirlenmelidir.
Bu nedenle yabancı ülkede yıllar önce boşanmış bir kişinin “Türkiye’deki mallar için istediğim zaman dava açabilirim.” düşüncesiyle hareket etmesi risklidir.
Yabancı kararın kesinleşme tarihi, Türkiye’de tanınması ve ileri sürülen talebin hukuki niteliği birlikte değerlendirilmelidir.
Yıllar Önce Yurt Dışında Boşanan Kişi Türkiye’deki Mallardan Hak İsteyebilir mi?
Bazı durumlarda mümkün olabilir; ancak süreler kritik önemdedir.
Örneğin çift 2015 yılında yurt dışında boşanmış ancak Türkiye’de hiçbir işlem yapmamış olabilir. Böyle bir dosyada doğrudan “dava açılabilir” sonucuna varılmadan önce yabancı kararın Türkiye’deki durumu ve talep bakımından zamanaşımı ayrıntılı biçimde incelenmelidir.
Yurt Dışında Yapılan Mal Paylaşımı Anlaşması Türkiye’de Geçerli midir?
Eşler yabancı ülkede boşanırken mal paylaşımı konusunda anlaşmış olabilir.
Bu anlaşmanın Türkiye’deki mallar bakımından etkisi; belgenin hukuki niteliğine, şekline, uygulanacak hukuka ve özellikle Türkiye’deki taşınmazlar bakımından emredici kurallara göre değerlendirilmelidir.
Yabancı anlaşmanın varlığı tek başına Türkiye’de tapunun otomatik değiştirilmesini sağlamaz.
Türkiye’deki Mallar İçin İkinci Kez Paylaşım Yapılması Mümkün mü?
Bu, yabancı ülkedeki karar veya anlaşmanın kapsamına bağlıdır.
Türkiye’deki malvarlığı yabancı yargılamada açıkça ve kesin biçimde tasfiye edilmiş olabilir. Başka bir dosyada ise yabancı mahkeme Türkiye’deki mallar hakkında hiçbir karar vermemiş olabilir.
Aynı malvarlığı hakkında kesinleşmiş bir hükmün bulunup bulunmadığı araştırılmadan yeni dava açılmamalıdır.
Yurt Dışında Boşanan Eşlerin Türkiye’deki Malları İçin En Büyük Hata Nedir?
En önemli hatalardan biri yabancı boşanma kararının Türkiye’deki bütün malvarlığını otomatik olarak çözdüğünü düşünmektir.
İkinci önemli hata ise tapu kimin adınaysa malın kesin olarak ona ait olacağını ve diğer eşin hiçbir talepte bulunamayacağını varsaymaktır.
Üçüncü hata, uygulanacak hukuku belirlemeden Türk Medeni Kanunu’ndaki yüzde 50 mantığıyla doğrudan hesaplama yapmaktır.
Uluslararası boşanma dosyalarında önce hangi kararın bulunduğu, hangi hukukun uygulanacağı ve Türkiye’de hangi talebin ileri sürüleceği belirlenmelidir.
Türkiye’deki Mallar Yurt Dışında Boşanan Eşler Arasında Nasıl Paylaşılır?
Yurt dışında boşanan eşlerin Türkiye’deki mallarının paylaşımında tek bir formül bulunmamaktadır. Yabancı boşanma kararının Türkiye’deki hukuki etkisi, eşlerin mal rejimine uygulanacak hukuk, taşınmazların ve diğer varlıkların edinilme tarihleri, ödeme kaynakları ve yabancı mahkeme kararının malvarlığı konusunda hüküm içerip içermediği birlikte değerlendirilmelidir.
Türkiye’de bulunan evin yalnızca bir eş adına kayıtlı olması diğer eşin mal rejiminden doğabilecek haklarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Buna karşılık evlilik sırasında alınmış her taşınmazın yarısının doğrudan diğer eş adına tescil edileceği de söylenemez.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, yurt dışında boşanmış eşlerin Türkiye’deki malvarlığı uyuşmazlıklarında önce yabancı kararın tamamının, kesinleşme durumunun ve Türkiye’deki etkisinin incelenmesi; ardından her taşınmaz, banka hesabı, araç ve şirket payının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Uluslararası Boşanma ve Mal Paylaşımı
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde yurt dışında boşanmış kişilerin Türkiye’deki taşınmazları, banka hesapları ve şirket payları konusunda uyuşmazlıklar ortaya çıkabilmektedir. Özellikle Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, İngiltere, ABD ve diğer ülkelerde verilen boşanma kararlarının Türkiye’deki etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, yabancı boşanma kararlarının Türkiye’de sonuç doğurması, tanıma ve tenfiz, mal rejiminin tasfiyesi, Türkiye’deki taşınmazların hukuki durumu, mal kaçırma iddiaları, ihtiyati tedbir ve milletlerarası aile hukuku uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Almanya’da boşandık, Türkiye’deki ev otomatik olarak yarı yarıya paylaşılır mı?
Hayır. Yabancı boşanmanın gerçekleşmesi Türkiye’deki evin tapusunu otomatik olarak ikiye bölmez. Mal rejimi, uygulanacak hukuk, taşınmazın edinilme tarihi ve yabancı kararın kapsamı ayrıca incelenmelidir.
2. Türkiye’deki ev eski eşimin adına; yine de hak talep edebilir miyim?
Şartları bulunuyorsa evet. Tapunun yalnızca diğer eş adına olması mal rejiminden doğabilecek alacakları tek başına ortadan kaldırmaz.
3. Yabancı eş Türkiye’deki taşınmazdan hak alabilir mi?
Yabancı vatandaşlık tek başına mal rejimi haklarını ortadan kaldırmaz. Uygulanacak hukuk ve taşınmazın hukuki niteliği belirlenmelidir.
4. Yabancı boşanma kararını Türkiye’de tanıtmak gerekir mi?
Kararın niteliğine ve Türkiye’de doğurulmak istenen sonuca göre nüfus kütüğüne tescil, tanıma veya tenfiz mekanizmaları gündeme gelebilir.
5. Yurt dışındaki mahkeme Türkiye’deki evi bana verdiyse tapu doğrudan üzerime geçer mi?
Her durumda hayır. Türkiye’deki taşınmazların aynına ilişkin kurallar ve yabancı kararın Türkiye’deki etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.
6. Boşanmadan önce Türkiye’deki ev satılırsa diğer eş hakkını kaybeder mi?
Otomatik olarak kaybetmez. Satışın niteliği, satış bedelinin akıbeti ve işlemin mal rejiminden doğan alacağı azaltma amacı taşıyıp taşımadığı araştırılabilir.
7. Türkiye’deki şirket hisseleri de mal paylaşımına dahil olabilir mi?
Şartlarına göre şirket payının ekonomik değeri tasfiye hesabında dikkate alınabilir. Ancak diğer eş otomatik olarak şirketin yarısına ortak olmaz.
8. Türkiye’deki banka hesabındaki para paylaşılır mı?
Hesabın kimin adına olduğundan ziyade paranın kaynağı ve mal rejimi bakımından niteliği önemlidir.
9. Yurt dışında yaşıyorum, Türkiye’ye gelmeden mal paylaşımı davası takip edilebilir mi?
Birçok işlem avukat aracılığıyla yürütülebilir. Vekâletnamenin düzenlenme ve onay şekli bulunduğunuz ülkeye göre değerlendirilir.
10. Yıllar önce yurt dışında boşandım, Türkiye’deki mallar için hâlâ dava açabilir miyim?
Mümkün olup olmadığı talebin niteliği ve süreler incelenerek belirlenmelidir. Özellikle yabancı kararın kesinleşme ve Türkiye’de hukuki sonuç doğurma durumu önemlidir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, yurt dışında boşanan eşlerin Türkiye’de bulunan taşınmaz, banka hesabı, araç ve şirket paylarına ilişkin uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, yabancı boşanma kararlarının Türkiye’de tanınması ve tenfizi, milletlerarası mal rejimi uyuşmazlıkları, mal rejiminin tasfiyesi, katılma ve değer artış payı alacağı, mal kaçırma iddiaları ve Türkiye’deki malvarlığının korunmasına ilişkin süreçlerde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




