
Dolandırıcılık Parasının Hesabınıza Gelmesi Suçlu Olduğunuz Anlamına Gelir mi? 2026 Güncel Ceza Hukuku Rehberi
14 Ağustos 2026
Kripto Para Hesabına Savcılık Tarafından Bloke Konulabilir mi? 2026 Güncel Hukuki Rehber
14 Ağustos 2026Banka hesabını, IBAN’ını veya banka kartını başkasına kullandıran kişi dolandırıcılıktan ceza alır mı? Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2021/16966 E., 2024/7470 K. sayılı kararı ışığında kast, komisyon, müşterek faillik, yardım etme ve beraat kriterleri hakkında 2026 güncel hukuki inceleme.
Banka hesabının veya IBAN’ın başka bir kişiye kullandırılması nedeniyle açılan dolandırıcılık soruşturmalarında en önemli tartışmalardan biri şudur: Dolandırıcılık mağdurunun parasının sanığın hesabına gönderilmiş olması, hesap sahibinin dolandırıcılık suçundan cezalandırılması için tek başına yeterli midir?
Yargıtay’ın güncel yaklaşımı bakımından cevap her olay için otomatik olarak “evet” değildir. Özellikle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 04.06.2024 tarihli, 2021/16966 Esas ve 2024/7470 Karar sayılı ilamı, hesap kullandırma dosyalarında son derece önemli kriterler ortaya koymaktadır. Kararda Yargıtay, bir taraftan banka hesaplarını temin eden, hesaba gelen paraları bizzat çeken ve bundan pay alan kişilerin suçun icrasındaki rollerinin müşterek faillik boyutuna ulaşabileceğini kabul ederken; diğer taraftan tanışıklığa dayalı güven nedeniyle hesabını kullandıran ve para üzerinden pay aldığı kanıtlanamayan kişi bakımından cezalandırmaya yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını belirtmiştir. (Son Karar)
Dolayısıyla hesap kullandırma dosyalarında yalnızca “IBAN kime ait?” sorusuna bakılması yeterli değildir. Asıl araştırılması gereken, hesap sahibinin dolandırıcılık planını bilip bilmediği, para hareketlerini yönetip yönetmediği, suçun icrasına hangi ölçüde katkıda bulunduğu ve bu işlemlerden menfaat sağlayıp sağlamadığıdır.
Banka Hesabını Başkasına Kullandırmak Tek Başına Dolandırıcılık Suçu mudur?
Öncelikle önemli bir kavram ayrımı yapılmalıdır. Günlük dilde sıklıkla “IBAN kullandırma suçu” veya “banka hesabı kullandırma suçu” ifadeleri kullanılmaktadır. Ancak her hesap kullandırma vakası otomatik olarak dolandırıcılık suçunun oluştuğu anlamına gelmez.
Bir kişinin arkadaşına tek bir meşru ödeme için IBAN vermesiyle, banka hesabını komisyon karşılığında tanımadığı kişilerin para transferlerinde kullanılmak üzere teslim etmesi aynı hukuki nitelikte değildir.
Ceza sorumluluğu açısından kişinin kastı, olay hakkındaki bilgisi ve suça sağladığı katkı belirlenmelidir.
Bu nedenle yalnızca mağdur parasının A kişisinin hesabına gönderilmiş olması;
“A kişisi dolandırıcılık suçunu işlemiştir.”
sonucuna ulaşmak için her olayda tek başına yeterli değildir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2021/16966 E., 2024/7470 K. Sayılı Kararı Neden Önemli?
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 04.06.2024 tarihli, 2021/16966 E., 2024/7470 K. sayılı kararı, aynı dosyada hesap kullandıran farklı kişilerin davranışlarını birbirinden ayırması nedeniyle özellikle önemlidir. (Son Karar)
Kararda bazı sanıkların üçüncü kişilere ait hesap bilgileri ile banka kartlarını temin ettikleri, hesaplara gelen paraları bizzat çektikleri ve belirli bir pay karşılığında diğer sanığa verdikleri tespit edilmiştir.
Yargıtay bu kişiler bakımından son derece önemli bir değerlendirme yapmıştır.
Sanıkların suçun icrasında üstlendikleri rol ve katkıların asıl failin eylemlerini tamamladığını ve fiiller üzerinde ortak hâkimiyet kurduklarını kabul etmiştir.
Bunun sonucunda Yargıtay, söz konusu sanıkların yalnızca yardım eden olarak değil, müşterek fail olarak cezalandırılmaları gerektiği sonucuna ulaşmıştır. (Son Karar)
Bu tespit hesap kullandırma dosyaları açısından kritik önemdedir.
Çünkü hesap sahibinin rolünün;
“Ben sadece IBAN verdim.”
savunmasıyla sınırlı olup olmadığı dosyadaki somut işlemler üzerinden araştırılmaktadır.
Aynı Yargıtay Kararında Neden Bir Sanık İçin Beraat Değerlendirmesi Yapıldı?
Kararın hesap kullandırma dosyaları bakımından en dikkat çekici kısmı budur.
Sanıklardan biri, diğer sanığı komşusu olması ve aynı iş yerinde çalışmaları nedeniyle tanıdığını; diğer kişinin kendisine para geleceğini ancak kartının iptal edildiğini söylemesi üzerine ona güvendiğini ve bu nedenle hesap numarasını verdiğini savunmuştur.
Ayrıca hesaba gelen paradan pay almadığını belirtmiştir.
Yargıtay, diğer kişinin benzer bahanelerle başka tanıdıklarından da hesap ve kart bilgilerini aldığını dikkate almıştır.
Sonuçta bu sanığın diğer kişilerin dolandırıcılık eylemlerine iştirak ettiğini gösterecek cezalandırmaya yeterli kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığını belirterek mahkûmiyet hükmünü hukuka aykırı bulmuştur. (Son Karar)
Bu nedenle karar;
“Banka hesabını kullandıran herkes beraat eder.”
anlamına gelmez.
Tam tersine karar, hesap kullandıran kişinin gerçek rolünün bireyselleştirilmesi gerektiğini göstermektedir.
Yargıtay Kararına Göre Komisyon veya Pay Almak Neden Önemlidir?
Yargıtay kararındaki ayrımlardan biri hesap üzerinden maddi menfaat sağlanıp sağlanmadığıdır.
Bir tarafta hesaplara gelen paraları bizzat çeken ve bunları belirli bir pay karşılığında diğer sanığa veren kişiler bulunmaktadır.
Diğer tarafta ise tanışıklığa dayalı güven nedeniyle hesabını verdiğini savunan ve gelen paradan pay aldığı kanıtlanamayan kişi vardır.
Yargıtay ilk gruptaki sanıkların suçun icrasındaki rollerinin müşterek faillik düzeyinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtirken ikinci kişi bakımından beraat gerektiğini kabul etmiştir. (Son Karar)
Dolayısıyla komisyon, pay veya başka bir ekonomik menfaat hesap sahibinin kastının değerlendirilmesinde önemli olabilir.
Ancak buradan;
“Komisyon yoksa kesin beraat, komisyon varsa kesin mahkûmiyet.”
şeklinde mekanik bir kural çıkarılamaz.
Her dosyanın bütün delilleri birlikte değerlendirilmelidir.
Yargıtay’a Göre Hesabı Kullandıran Kişi Müşterek Fail Olabilir mi?
Evet.
2024 tarihli kararın en önemli sonuçlarından biri budur.
Yargıtay, bazı hesap sahiplerinin yalnızca tali nitelikte yardım sağlamadığını; hesapları temin etmeleri, paraları çekmeleri ve pay karşılığında diğer faile teslim etmeleri nedeniyle suçun icrasında üstlendikleri rolün fiiller üzerinde ortak hâkimiyet oluşturduğunu değerlendirmiştir. (Son Karar)
Bu nedenle yerel mahkemenin TCK m.39 kapsamında “yardım etme” hükümlerini uygulayarak cezada indirim yapmasını hukuka aykırı bulmuş ve bu kişiler bakımından müşterek faillik değerlendirmesi yapılması gerektiğini belirtmiştir.
Bu ayrım ceza miktarı bakımından son derece önemlidir.
Müşterek Faillik ile Yardım Etme Arasındaki Fark Nedir?
Türk Ceza Kanunu’nun 37. maddesinde faillik, 39. maddesinde ise yardım etme düzenlenmektedir.
Hesap kullandırma dosyalarında temel soru kişinin suça sağladığı katkının niteliğidir.
Bir kişinin dolandırıcılık organizasyonunun işleyişi içerisinde banka hesaplarını temin etmesi, mağdur paralarını yönetmesi, paraları çekmesi ve organizasyona aktarması gibi eylemleri varsa rolünün müşterek faillik boyutuna ulaşıp ulaşmadığı tartışılabilir.
Buna karşılık kişinin katkısı suçun icrası üzerinde ortak hâkimiyet oluşturmayacak nitelikteyse yardım etme hükümleri gündeme gelebilir.
Ancak her iki durumda da öncelikle kişinin suça iştirak iradesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir.
Sadece IBAN Vermek Müşterek Faillik İçin Yeterli midir?
Her durumda yeterli değildir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin söz konusu kararının önemli sonucu tam olarak burada ortaya çıkmaktadır.
Hesabını tanışıklığa dayalı güven nedeniyle kullandıran, dolandırıcılık faaliyetinden pay aldığı kanıtlanamayan ve diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair yeterli kesin delil bulunmayan kişi bakımından mahkûmiyet değil beraat gerektiği kabul edilmiştir. (Son Karar)
Dolayısıyla hesap sahibinin yalnızca banka hesabının kullanılmış olması nedeniyle otomatik olarak müşterek fail kabul edilmesi doğru değildir.
“Hesabımı Arkadaşıma Güvendiğim İçin Verdim” Savunması Yargıtay’a Göre Geçerli Olabilir mi?
Somut delillerle uyumlu olması hâlinde önem taşıyabilir.
2024 tarihli kararda tam da böyle bir savunma değerlendirilmiştir.
Sanık, hesabını kullanan kişiyi komşusu olması ve aynı iş yerinde çalışmaları nedeniyle tanıdığını belirtmiştir. Diğer kişi kartının iptal edildiğini söylemiş ve para almak için sanığın hesabını kullanmıştır.
Yargıtay ayrıca aynı kişinin başka tanıdıklarından da benzer bahanelerle hesap bilgileri aldığını dikkate almıştır. (Son Karar)
Buradaki önemli nokta, savunmanın dosyadaki başka deliller tarafından desteklenmesidir.
Dolayısıyla;
“Arkadaşıma güvendim.”
cümlesi tek başına bütün hesap kullandırma dosyalarında beraat sağlamaz.
Hesabını Kullandıran Kişinin Dolandırıcılık Kastı Nasıl İspatlanır?
Kast doğrudan kişinin zihninden okunamayacağı için çoğunlukla dış dünyaya yansıyan davranışlardan hareketle değerlendirilir.
Örneğin kişinin hesabına birkaç ay boyunca 30 farklı kişiden para gelmişse, bütün paraları saniyeler veya dakikalar içerisinde farklı hesaplara aktarmışsa ve bunun karşılığında düzenli komisyon almışsa bu olgular birlikte değerlendirilebilir.
Buna karşılık tek bir transfer söz konusuysa, hesap sahibi gönderen kişiyi tanımıyorsa, para üzerinde herhangi bir menfaat sağlamamışsa ve hesabını hangi gerekçeyle verdiğine ilişkin açıklaması diğer delillerle doğrulanıyorsa farklı bir sonuç ortaya çıkabilir.
Anayasa Mahkemesinin Hesap Kullandırma Dosyasındaki Yaklaşımı
Hesap kullandırma tartışmasının yalnızca Yargıtay kararlarında değil, adil yargılanma hakkı bakımından Anayasa Mahkemesi önünde de gündeme geldiği görülmektedir.
Anayasa Mahkemesinin 2021/10332 başvuru numaralı kararında, başvurucu banka hesap bilgilerini bir başka kişiye verdiğini; bu kişinin banka borcu nedeniyle kendi hesabını kullanamadığını söyleyerek hesabını kullanmak istediğini ve kendisinin hesaba gelen parayı çekerek bu kişiye verdiğini savunmuştur. Başvurucu ayrıca hesabı kullandırdığı kişinin kimliğine ilişkin somut bilgiler verdiğini ve bu kişinin araştırılmasını istediğini ileri sürmüştür. (Kararlar Bilgi Bankası)
Bu tür dosyalar açısından önemli meselelerden biri, sanığın suçlamaya karşı ileri sürdüğü sonuca etkili savunmaların ve araştırma taleplerinin gerçekten değerlendirilip değerlendirilmediğidir.
Dolayısıyla hesap sahibinin savunması yalnızca şeklen dinlenmemeli; savunmanın doğruluğunu ortaya çıkarabilecek ulaşılabilir delillerin dosyanın koşullarına göre araştırılması gerekir.
Hesap Sahibinin Savunmasının Araştırılmaması Sorun Yaratabilir mi?
Evet.
Örneğin sanık;
“Hesabı ben kullanmadım, şu kişi kullandı.”
diyor ve bu kişinin adı, telefon numarası veya diğer kimlik bilgilerini veriyorsa bu savunmanın dosyanın özelliklerine göre araştırılması önemlidir.
Aynı şekilde;
“Transferi benim telefonumdan ben yapmadım.”
deniliyorsa mobil bankacılık cihaz ve IP kayıtlarının incelenmesi gündeme gelebilir.
“Parayı ben ATM’den çekmedim.”
deniliyorsa ATM kamera görüntüleri önem kazanabilir.
“Hesabı kullandırdığım kişi bana bu işlemin meşru olduğunu söyledi.”
deniliyorsa WhatsApp ve diğer mesajlaşmalar incelenebilir.
Savunmanın gerçeğe uygun olup olmadığı ancak delillerle karşılaştırılarak belirlenebilir.
Hesap Sahibinin Para Çekmesi Ceza Sorumluluğunu Artırır mı?
Tek başına otomatik mahkûmiyet anlamına gelmese de son derece önemli bir olgudur.
Yargıtay’ın 2024 tarihli kararında da hesaplara gelen paraların sanıklar tarafından bizzat çekilmesi ve belirli pay karşılığında diğer sanığa verilmesi, müşterek faillik değerlendirmesinde dikkate alınmıştır. (Son Karar)
Dolayısıyla;
“Sadece hesabımı verdim.”
diyen kişinin aynı zamanda mağdur parasını ATM’den çektiğinin belirlenmesi hâlinde bunun nedeninin açıklanması gerekecektir.
Hesaba Gelen Parayı Başka IBAN’a Göndermek Nasıl Değerlendirilir?
Bu durum da önemlidir.
Örneğin mağdur 250.000 TL’yi sizin hesabınıza göndermiş ve siz üç dakika sonra parayı başka hesaba aktarmışsanız savcılık;
“Bu transferi neden yaptınız ve kimin talimatıyla gerçekleştirdiniz?”
sorusunu soracaktır.
Bir defalık, açıklanabilir bir işlem ile onlarca mağdurdan gelen paranın sürekli farklı hesaplara aktarılması arasında delil değerlendirmesi bakımından ciddi fark bulunabilir.
Hesabını Kullandıran Kişinin Para Almaması Beraat İçin Yeterli midir?
Tek başına yeterli değildir.
Yargıtay kararında hesaba gelen paradan pay alınmadığının ispatlanması önemli bir unsur olmakla birlikte karar yalnızca buna dayanmamaktadır.
Sanığın diğer kişiyle tanışıklığı, hesabını neden verdiğine ilişkin savunması, diğer kişinin başka tanıdıklardan da benzer şekilde hesap temin etmiş olması ve iştirak iradesini gösteren kesin delil bulunmaması birlikte değerlendirilmiştir. (Son Karar)
Bu nedenle savunma stratejisi;
“Komisyon almadım, beraat etmeliyim.”
şeklinde tek bir noktaya indirgenmemelidir.
Komisyon Almak Kesin Mahkûmiyet Nedeni midir?
Yine otomatik bir kural bulunmamaktadır.
Ancak komisyon alınması son derece önemli bir delildir.
Örneğin hesabına giren her 100.000 TL için 5.000 TL alan kişinin neden böyle bir ödeme aldığı araştırılacaktır.
Bunun yanında;
hesabın kaç kez kullanıldığı, transfer sayısı, para miktarı, paranın nereye gönderildiği, diğer sanıklarla iletişim ve hesabı fiilen kimin yönettiği
birlikte değerlendirilmelidir.
Banka Kartını ve Mobil Bankacılık Şifresini Vermek Nasıl Değerlendirilir?
Yalnızca IBAN numarasının paylaşılması ile banka kartı, mobil bankacılık şifresi ve doğrulama araçlarının teslim edilmesi aynı ağırlıkta değildir.
Özellikle hesabın fiilî kontrolünün üçüncü kişiye bırakılması durumunda;
hesabın neden bu kişiye teslim edildiği
sorusunun açıklanması gerekir.
Bununla birlikte hesabın üçüncü kişi tarafından fiilen kullanıldığını gösteren teknik kayıtlar, bazı dosyalarda hesap sahibinin belirli transferleri bizzat yapmadığı yönündeki savunmasını destekleyebilir.
Mobil Bankacılık IP ve Cihaz Kayıtları Neden Önemlidir?
Hesap sahibinin;
“Transferleri ben yapmadım.”
savunmasının bulunduğu dosyalarda teknik kayıtlar kritik hâle gelebilir.
İşlemlerin hangi cihazdan, hangi zamanlarda ve hangi oturumlar üzerinden gerçekleştirildiğine ilişkin banka kayıtları incelenebilir.
Bu kayıtların telefon incelemeleri ve diğer delillerle karşılaştırılması hesabı fiilen kimin kullandığının belirlenmesine katkı sağlayabilir.
ATM Kamera Görüntüleri Beraat İçin Önemli Olabilir mi?
Evet.
Mağdur parası hesabınıza geldikten sonra ATM’den çekilmişse parayı kimin çektiği önemlidir.
Hesap sahibi;
“Kartı başka kişiye vermiştim, parayı ben çekmedim.”
diyorsa mevcut kamera görüntülerinin ve işlem kayıtlarının değerlendirilmesi gerekebilir.
Buna karşılık parayı bizzat hesap sahibinin çektiği belirlenirse paranın kime ve neden teslim edildiğinin açıklanması gerekir.
WhatsApp Mesajları Hesap Kullandırma Davasında Delil Olabilir mi?
Somut olayda son derece önemli olabilir.
Örneğin hesabınızı isteyen kişinin;
“Kartım iptal oldu, bana para gelecek, hesabını bir kez kullanabilir miyim?”
şeklindeki mesajı hesap sahibinin savunmasını destekleyebilir.
Buna karşılık;
“Bugün üç kişi para gönderecek. Gelenleri hemen çek, yüzde 10’u senin.”
şeklindeki mesaj tamamen farklı bir hukuki değerlendirmeye neden olabilir.
Bu nedenle hesap kullandırma soruşturması başladığında mesajların silinmesi yerine mevcut dijital delillerin korunması önemlidir.
Çok Sayıda Mağdur Olması Savunmayı Etkiler mi?
Evet, dosyanın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Bir kişinin hesabına tek seferlik para gelmesi ile aylar boyunca farklı şehirlerdeki 50 mağdurdan para gelmesi aynı olgusal tablo değildir.
Özellikle sürekli ve sistematik transferlerde hesap sahibinin;
“Hesabımın kullanıldığını bilmiyordum.”
savunması banka hareketleri ve teknik kayıtlarla karşılaştırılacaktır.
Ancak mağdur sayısının fazla olması da tek başına kişinin kastını otomatik olarak ispatlayan bir kural değildir.
Farklı Şehirlerde Birden Fazla Soruşturma Açılabilir mi?
Evet.
Banka hesabına farklı mağdurlardan para gelmişse mağdurlar bulundukları yerlerde şikâyette bulunabilir ve farklı savcılıklarda dosyalar oluşabilir.
Bu nedenle hakkında yalnızca bir soruşturma olduğunu düşünen hesap sahibi daha sonra farklı illerden ifade çağrıları veya tebligatlar alabilir.
Dosyalar arasındaki bağlantının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bir Dosyada Beraat Etmek Diğer Dosyaları Otomatik Kapatır mı?
Hayır.
Her dosyada mağdur, para transferi ve olayın gerçekleşme şekli farklı olabilir.
Ancak önceki beraat veya takipsizlik kararında kişinin hesabını nasıl kullandırdığına ilişkin yapılan tespitler, şartları varsa diğer dosyalarda savunma açısından önem taşıyabilir.
Hesap Sahibinin Mağdurla Hiç Görüşmemiş Olması Önemli midir?
Önemlidir ancak tek başına belirleyici değildir.
Hesap sahibinin mağdurla telefon görüşmesi, mesajlaşması veya başka bir iletişiminin bulunmaması kişinin dolandırıcılık planındaki rolünün değerlendirilmesinde dikkate alınabilir.
Ancak dolandırıcılık suçuna iştirak için kişinin mağdurla mutlaka doğrudan iletişim kurmuş olması gerektiği şeklinde genel bir kural yoktur.
Suç organizasyonu içerisindeki rol ayrıca araştırılır.
Hesap Sahibinin Asıl Dolandırıcıyla İlişkisi Araştırılır mı?
Evet.
Özellikle;
telefon görüşmeleri, mesajlaşmalar, geçmiş para transferleri, birlikte kullanılan cihazlar ve tarafların birbirleriyle olan ilişkileri
dosyanın özelliklerine göre incelenebilir.
Yargıtay’ın 2024 tarihli kararında da sanıklar arasındaki tanışıklığın niteliği değerlendirmede önem taşımıştır. (Son Karar)
Hesap Kullandırma Davalarında “Şüpheden Sanık Yararlanır” İlkesi Nasıl Uygulanır?
Ceza mahkûmiyetinin ihtimallere değil, suçun sanık tarafından işlendiğini ortaya koyan yeterli kesinlikte delillere dayanması gerekir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin söz konusu kararında hesap ve kart bilgilerini güven ilişkisi nedeniyle paylaşan sanığın diğer kişilerin eylemlerine iştirak ettiğine ilişkin cezalandırmaya yeterli kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı açıkça vurgulanmıştır. (Son Karar)
Bu yaklaşım hesap kullandırma davalarında kritik önemdedir.
Hesabın sanığa ait olması kuvvetli bir araştırma sebebidir; fakat ceza mahkûmiyetinin yalnızca hesap sahipliğinden hareketle otomatik kurulması farklı bir meseledir.
Hesap Kullandıran Kişi Dolandırıcılıktan Beraat Edebilir mi?
Evet.
Yargıtay’ın 2024 tarihli kararı bunun açık bir örneğidir.
Ancak beraat için standart bir formül bulunmamaktadır.
Özellikle şu hususlar birlikte önem kazanabilir:
Hesabın neden kullandırıldığı, hesabı isteyen kişiyle ilişki, komisyon alınıp alınmadığı, transfer sayısı, para miktarı, parayı kimin çektiği, mobil bankacılığı kimin kullandığı, mesajlaşmalar, mağdurlarla bağlantı ve suç planından haberdar olunduğunu gösteren başka deliller.
Hesap Kullandırma Dosyasında Takipsizlik Kararı Verilebilir mi?
Evet.
Soruşturma sonunda kişinin dolandırıcılık suçuna iştirak ettiğine ilişkin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığı değerlendirilirse Cumhuriyet savcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi gündeme gelebilir.
Bu nedenle savunmanın yalnızca dava aşamasında değil, soruşturmanın erken aşamasında delillerle desteklenmesi önemlidir.
Savcılık İfadesinden Önce Neler İncelenmelidir?
Öncelikle banka hesap hareketleri kronolojik olarak çıkarılmalıdır.
Hangi mağdurdan hangi tarihte ne kadar para geldiği, para geldikten sonra kaç dakika veya saat içinde ne yapıldığı, paranın hangi hesaba aktarıldığı ve ATM’den çekim bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Ardından dijital kayıtlar incelenmelidir.
Hesabı isteyen kişiyle WhatsApp veya diğer mesajlaşmalar, telefon görüşmeleri, para transferleri ve hesabın neden verildiğine ilişkin belgeler tespit edilmelidir.
Böylece savunma yalnızca hafızaya değil, somut kayıtların oluşturduğu kronolojiye dayanabilir.
Hesap Kullandırma Davalarında Savunmada Araştırılması Gereken 12 Kritik Nokta
- Banka hesabı kime ve hangi nedenle kullandırıldı?
- Hesabı isteyen kişiyle önceden nasıl bir ilişki vardı?
- Hesap sahibi dolandırıcılık planını biliyor muydu?
- Hesaba kaç farklı kişiden para geldi?
- Transferler ne kadar süre devam etti?
- Hesap sahibi komisyon veya pay aldı mı?
- Gelen paraları kim başka hesaplara aktardı?
- ATM’den parayı kim çekti?
- Mobil bankacılık hangi cihazlardan kullanıldı?
- Hesap sahibi mağdurlarla iletişim kurdu mu?
- WhatsApp ve diğer mesajlaşmalar ne gösteriyor?
- Hesap sahibinin diğer şüphelilerle para veya iletişim bağlantısı bulunuyor mu?
Bu unsurlar tek tek değil, bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
Örnek 1: Arkadaşına Güvenerek Hesabını Kullandıran Kişi
A kişisinin iş arkadaşına;
“Kartım iptal oldu. Kardeşim bana 30.000 TL gönderecek, senin hesabına gönderebilir mi?”
dediğini düşünelim.
A, arkadaşına güvenerek IBAN’ını verir.
Para gelir ve arkadaşına teslim edilir.
Daha sonra parayı gönderen kişinin dolandırıcılık mağduru olduğu ortaya çıkar.
A’nın komisyon almadığı, dolandırıcılık planını bilmediği ve hesabını neden kullandırdığına ilişkin açıklamasının diğer delillerle doğrulandığı durumda Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2024 tarihli kararındaki ilkeler özellikle önem kazanabilir. (Son Karar)
Örnek 2: Komisyon Karşılığında Hesabını Kullandıran Kişi
B kişisine sosyal medyadan;
“Hesabını bize bir hafta ver, gelen paranın yüzde 5’i senin.”
teklifi yapılır.
B kabul eder.
Bir hafta içerisinde hesabına 15 farklı kişiden 1.200.000 TL gelir.
B paraları ATM’den çeker ve yüzde 5’ini aldıktan sonra kalan parayı başka kişiye teslim eder.
Bu durumda Yargıtay kararındaki hesaba gelen paraları bizzat çekme, pay alma ve suçun icrasını tamamlayan katkıda bulunma kriterleri ciddi biçimde gündeme gelebilir. Yargıtay, incelenen dosyada bu tür aktif katkılar bakımından yardım etmeden daha ileri giderek müşterek faillik değerlendirmesi yapmıştır. (Son Karar)
Örnek 3: Mobil Bankacılığı Tamamen Başkasına Veren Kişi
C kişisi banka kartını ve mobil bankacılık bilgilerini arkadaşına verir.
İki ay boyunca hesaba farklı kişilerden para gelir ve başka hesaplara aktarılır.
C;
“Hesabı hiç kontrol etmedim, hiçbir şey bilmiyordum.”
savunmasını yapar.
Bu durumda yalnızca hesabın kime ait olduğu değil, mobil bankacılık işlemlerinin hangi cihazlardan gerçekleştirildiği, C’nin iki aylık süreçte hesabı kullanıp kullanmadığı, herhangi bir ödeme alıp almadığı ve arkadaşının hesabı neden kullandığı araştırılmalıdır.
Yargıtay Kararından Çıkarılabilecek 5 Temel Sonuç
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2021/16966 E., 2024/7470 K. sayılı kararından hesap kullandırma dosyaları bakımından beş önemli sonuç çıkarılabilir.
Birincisi, banka hesabının dolandırıcılıkta kullanılması tek başına hesap sahibinin kastını otomatik olarak kanıtlamaz.
İkincisi, hesabın hangi nedenle ve hangi ilişki içerisinde kullandırıldığı araştırılmalıdır.
Üçüncüsü, hesap üzerinden pay veya komisyon elde edilmesi son derece önemli bir delildir.
Dördüncüsü, paraları bizzat çekmek, hesapları temin etmek ve suçun icrasını tamamlayan aktif görevler üstlenmek müşterek faillik değerlendirmesine yol açabilir.
Beşincisi, kişinin dolandırıcılığa iştirak ettiğini gösteren cezalandırmaya yeterli kesin ve inandırıcı delil yoksa yalnızca hesap sahipliğinden hareketle mahkûmiyet kurulması doğru değildir. (Son Karar)
Sıkça Sorulan Sorular
Banka hesabını başkasına kullandırmak tek başına dolandırıcılık suçu mudur?
Her durumda hayır. Hesap sahibinin dolandırıcılık planından haberdar olup olmadığı ve suça bilinçli katkısı araştırılmalıdır.
Yargıtay hesap kullandıran kişinin beraatine karar verdi mi?
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 04.06.2024 tarihli 2021/16966 E., 2024/7470 K. sayılı kararında, tanışıklığa dayalı güvenle hesabını kullandırdığı ve paradan pay aldığı ispatlanamadığı belirtilen sanık bakımından cezalandırmaya yeterli kesin delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat yerine mahkûmiyet kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. (Son Karar)
Komisyon almadıysam kesin beraat eder miyim?
Hayır. Komisyon alınmaması önemli olabilir ancak tek başına beraat garantisi değildir. Bütün deliller birlikte değerlendirilir.
Hesaba gelen parayı çekmek müşterek faillik sayılabilir mi?
Somut olayın diğer koşullarıyla birlikte evet. Yargıtay’ın incelediği olayda paraları bizzat çekip belirli pay karşılığında diğer sanığa veren kişilerin katkısının müşterek faillik boyutunda olduğu kabul edilmiştir. (Son Karar)
Sadece IBAN’ımın kullanılması ceza almam için yeterli midir?
Tek başına hesap sahipliği her olayda mahkûmiyet için yeterli kabul edilemez. Kişinin kastı ve suça katılımı ortaya konulmalıdır.
Arkadaşıma güvenerek hesabımı verdim, beraat edebilir miyim?
Somut olayın delillerine göre mümkündür. Ancak güven ilişkisinin gerçekliği ve hesabın neden kullandırıldığı araştırılacaktır.
Mobil bankacılık kayıtları savunmada kullanılabilir mi?
Evet. Hesabı fiilen kimin kullandığının tartışmalı olduğu dosyalarda cihaz, IP ve işlem kayıtları önemli olabilir.
WhatsApp mesajları beraat açısından önemli midir?
Evet. Hesabın hangi amaçla istendiğini ve hesap sahibinin ne bildiğini ortaya koyabilecek mesajlar önemli deliller olabilir.
Birden fazla mağdur varsa mutlaka ceza alır mıyım?
Hayır. Mağdur sayısı önemli bir olgudur ancak tek başına kastı ispatlamaz. Her olayın delilleri değerlendirilmelidir.
Hesabını kullandıran kişi müşterek fail sayılabilir mi?
Evet. Yargıtay, suçun icrasını tamamlayan aktif görevler üstlenen ve fiil üzerinde ortak hâkimiyet kuran hesap sahiplerinin şartları varsa müşterek fail olarak sorumlu tutulabileceğini kabul etmektedir. (Son Karar)
Sonuç: Yargıtay’a Göre Her Hesap Sahibi Dolandırıcı Değildir, Ancak “Sadece IBAN Verdim” Savunması da Tek Başına Yeterli Değildir
Hesap kullandırma dosyalarında yapılabilecek en büyük hata iki uç yaklaşımdan birini benimsemektir.
İlk yanlış yaklaşım;
“Para onun hesabına gelmişse dolandırıcıdır.”
demektir.
İkinci yanlış yaklaşım ise;
“Dolandırıcılığı bizzat yapmadım, sadece hesabımı verdim; hiçbir şekilde ceza alamam.”
şeklinde düşünmektir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 04.06.2024 tarihli kararı bu iki yaklaşımın da yetersiz olduğunu göstermektedir. Aynı dosyada bazı hesap sahipleri bakımından müşterek faillik, başka bir hesap sahibi bakımından ise beraat gerekliliği değerlendirilmiştir. (Son Karar)
Belirleyici olan kişinin gerçek rolüdür.
Hesabını tanışıklığa dayalı güven nedeniyle kullandıran, suçtan pay aldığı kanıtlanamayan ve dolandırıcılık eylemlerine iştirak ettiğini gösteren yeterli kesin delil bulunmayan kişi ile hesapları temin eden, mağdur paralarını bizzat çeken ve belirli bir pay karşılığında organizasyona aktaran kişinin hukuki konumu aynı değildir.
Bu nedenle hesap kullandırma soruşturmalarında savunmanın merkezine yalnızca banka hesabının kime ait olduğu değil; hesabı fiilen kimin kullandığı, hesap sahibinin kastı, komisyon veya pay alıp almadığı, para hareketlerine aktif katılımı ve diğer faillerle ilişkisi yerleştirilmelidir.
Özellikle banka hesap hareketleri, mobil bankacılık cihaz ve IP kayıtları, ATM görüntüleri, WhatsApp yazışmaları, telefon kayıtları ve taraflar arasındaki diğer para transferlerinin birlikte incelenmesi gerekir.
Yargıtay’ın güncel yaklaşımının gösterdiği temel nokta şudur: Banka hesabının suçta kullanılması ile hesap sahibinin dolandırıcılık suçuna kasten iştirak etmesi aynı şey değildir. Ancak hesabın bilinçli biçimde suç organizasyonunun kullanımına sunulması, mağdur paralarının çekilmesi veya aktarılması ve bundan pay alınması hâlinde hesap sahibinin ceza sorumluluğu, somut rolüne göre müşterek faillik düzeyine kadar çıkabilir. (Son Karar)
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; banka hesabı ve IBAN kullandırma soruşturmaları, hesap kiralama, nitelikli dolandırıcılık, dolandırıcılık parasının banka hesabına gelmesi, banka hesabı blokesi, savcılık ve MASAK kaynaklı hesap kısıtlamaları, hesap üzerindeki tedbirlerin kaldırılması, savcılık ifadeleri ve ceza davalarında Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin ve Türkiye genelinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




