
Enerji EPC Sözleşmesinde Performans Testi Başarısız Olursa Yatırımcının Hakları Nelerdir? 2026 Güncel Hukuki Rehber
18 Ağustos 2026
İcra Takibinde Borçlunun Ticari Faaliyetleri Nasıl Araştırılır? 2026 Güncel Rehber
18 Ağustos 2026İcra takibinde borçlunun şirketleri, ortaklıkları, ticari faaliyetleri, banka ve POS hareketleri, üçüncü kişilerdeki alacakları, şirket hisseleri ve gelir kaynakları nasıl araştırılır? Tahsilat için 2026 güncel hukuki rehber.
İcra takibinde alacaklının karşılaştığı en önemli sorunlardan biri, borçlunun adına kayıtlı kolayca haczedilebilir mal bulunmamasıdır. Ancak borçlunun üzerinde taşınmaz veya araç bulunmaması, gerçekte ödeme gücünün veya haczedilebilecek ekonomik değerlerinin bulunmadığı anlamına gelmez. Borçlu ticari faaliyetlerini şirketler üzerinden sürdürüyor, başka şirketlerde ortaklık sahibi bulunuyor, müşterilerinden düzenli tahsilat yapıyor, POS üzerinden satış gerçekleştiriyor, kira veya hakediş geliri elde ediyor ya da üçüncü kişilerden önemli miktarda ticari alacağı bulunuyor olabilir.
Bu nedenle özellikle yüksek tutarlı ticari alacaklarda icra stratejisinin yalnızca banka hesabı, araç ve taşınmaz sorgulamasından ibaret tutulması önemli bir hata olabilir. Etkili bir tahsilat çalışmasında borçlunun ticari faaliyet haritasının çıkarılması, şirket bağlantılarının belirlenmesi, üçüncü kişilerdeki alacaklarının araştırılması ve hukuken haczedilebilecek gelir kaynaklarının tespit edilmesi gerekir.
Burada önemli bir sınır bulunmaktadır: Alacaklı, borçlunun ticari faaliyetlerini araştırırken yalnızca hukuka uygun yolları kullanmalıdır. Yetkisiz banka hesabı erişimi, hukuka aykırı kişisel veri elde edilmesi veya gizli sistemlere erişim gibi yöntemler kullanılamaz.
Borçlunun Ticari Faaliyetlerinin Araştırılması Neden Önemlidir?
İcra takibinde asıl amaç borçlunun malvarlığını teorik olarak öğrenmek değil, alacağın tahsil edilebileceği ekonomik değeri bulmaktır.
Örneğin borçlunun adına taşınmaz bulunmayabilir. Ancak borçlu her ay büyük bir şirkete hizmet veriyor ve düzenli olarak 1 milyon TL hakediş alıyor olabilir.
Bu durumda taşınmaz araştırmasından sonuç alınamazken borçlunun üçüncü kişideki alacağına haciz uygulanması tahsilatı mümkün hâle getirebilir.
Aynı şekilde borçlu bir şirketin yüzde 40 ortağı olabilir, düzenli kâr payı elde edebilir veya başka şirketlere verdiği mal ve hizmetlerden önemli ticari alacakları bulunabilir.
İlk Aşamada Borçlunun Şirket Bağlantıları Araştırılmalı mıdır?
Evet.
Borçlu gerçek kişi ise hangi şirketlerde ortak, yönetici, müdür veya yetkili olduğunun araştırılması önemli olabilir.
Borçlu şirket ise şirketin ortaklık yapısı, yöneticileri, faaliyet alanı, merkez ve şubeleri ile geçmişte gerçekleşen önemli şirket değişiklikleri incelenebilir.
Ancak borçlu şirketin ortaklarının bulunması, şirket borcunun otomatik olarak ortaklardan tahsil edilebileceği anlamına gelmez. Şirket ile ortakların malvarlıklarının ayrılığı temel prensiptir.
Ticaret Sicili Kayıtlarından Hangi Bilgiler Öğrenilebilir?
Ticaret sicili kayıtları ticari faaliyet araştırmasının temel kaynaklarından biridir.
Şirketin kuruluşu, sermayesi, yöneticileri, temsil yetkilileri, adres değişiklikleri, sermaye değişiklikleri, birleşme, bölünme, tasfiye ve bazı pay devirleri gibi bilgiler ticaret sicili kayıtlarından anlaşılabilir.
Özellikle borç doğduktan sonra meydana gelen olağan dışı şirket değişiklikleri ayrıca incelenmelidir.
Ticaret Sicili Gazetesi Neden Önemlidir?
Geçmiş şirket hareketlerini kronolojik olarak incelemeye yardımcı olabilir.
Borçlu şirketin yıllar içerisindeki unvan değişiklikleri, adresleri, sermaye yapısı, yöneticileri ve diğer tescile tabi işlemleri değerlendirilebilir.
Örneğin icra takibinden kısa süre önce şirket müdürünün değişmiş olması tek başına mal kaçırma anlamına gelmez. Ancak başka şüpheli işlemlerle birlikte değerlendirilmesi gereken bir gösterge olabilir.
Borçlunun Başka Şirketlerdeki Ortaklıkları Araştırılabilir mi?
Hukuken erişilebilen kayıtlar ve icra dosyasındaki yetkiler çerçevesinde araştırma yapılabilir.
Borçlunun başka bir şirkette pay sahibi olduğunun belirlenmesi hâlinde şirket türüne göre payın haczi ve borçluya ait ekonomik haklar bakımından farklı hukuki yollar gündeme gelebilir.
Burada şirket türü son derece önemlidir. Limited şirket payı ile anonim şirket payının hukuki yapısı aynı değildir.
Şirket Hisseleri Haczedilebilir mi?
Şartları oluştuğunda borçluya ait şirket paylarının haczi mümkündür.
Ancak haczin nasıl uygulanacağı şirket türüne, payın niteliğine ve ilgili mevzuata göre belirlenir.
Özellikle yüksek değerli şirketlerde borçlunun adına kayıtlı taşınmaz bulunmamasına rağmen sahip olduğu şirket payları çok daha önemli bir malvarlığı unsuru olabilir.
Borçlunun Şirketten Olan Alacağı Haczedilebilir mi?
Borçlunun şirketten doğmuş ve haczi mümkün bir alacağı bulunuyorsa şartları çerçevesinde haciz gündeme gelebilir.
Örneğin borçlu şirkete borç vermiş ve şirketten cari hesap alacağı doğmuş olabilir.
Ancak alacağın gerçekten mevcut olup olmadığı, hukuki niteliği ve muacceliyeti ayrıca değerlendirilmelidir.
Borçlunun Kâr Payı Haczedilebilir mi?
Borçlu bir şirketin ortağıysa şirketten doğan ekonomik haklarının haczi gündeme gelebilir.
Ancak henüz doğmamış veya dağıtılmasına karar verilmemiş kâr payı ile doğmuş ve talep edilebilir hâle gelmiş kâr payının hukuki durumu aynı değildir.
Bu nedenle şirket payının haczi ile kâr payı alacağının haczi birbirinden ayrılmalıdır.
Borçlunun Müşterileri Tespit Edilebilir mi?
Ticari tahsilat açısından en değerli araştırmalardan biri budur.
Borçlunun düzenli mal veya hizmet sattığı müşteriler belirlenebilirse bu kişilerde bulunan borçluya ait alacakların haczi gündeme gelebilir.
Özellikle inşaat, lojistik, enerji, üretim, danışmanlık, toptan satış ve taşeronluk sektörlerinde borçlunun üçüncü kişilerden önemli hakediş ve ticari alacakları bulunabilir.
Borçlunun Üçüncü Kişilerdeki Alacağı Nasıl Haczedilir?
İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi kapsamındaki haciz ihbarnameleri bu noktada son derece önemli araçlardan biridir.
Borçlunun üçüncü kişide alacağı bulunduğuna ilişkin hukuki koşullar mevcutsa üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesi gündeme gelebilir.
Uygulamada 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri önemli sonuçlar doğurabildiğinden hem alacaklı hem üçüncü kişi açısından sürelerin dikkatle takip edilmesi gerekir.
Rastgele Şirketlere 89/1 Haciz İhbarnamesi Gönderilebilir mi?
Tahsilat stratejisinin hukuka uygun, somut ve ölçülü yürütülmesi gerekir.
Borçluyla ticari ilişkisi bulunduğuna dair makul veriler bulunan üçüncü kişilerin tespit edilmesi çok daha etkili bir yöntemdir.
Borçlunun müşterileri, ana yüklenicileri, iş ortakları veya kendisine düzenli ödeme yapan şirketlerin belirlenmesi bu nedenle değerlidir.
Borçlunun Hakedişleri Haczedilebilir mi?
Haczi mümkün ve doğmuş bir hakediş alacağı bulunuyorsa haciz gündeme gelebilir.
Örneğin borçlu şirket büyük bir projenin taşeronu olarak çalışıyor ve ana yükleniciden düzenli hakediş alıyorsa bu alacak önemli tahsilat kaynağı olabilir.
Enerji, inşaat ve altyapı projelerinde yüksek tutarlı hakediş alacaklarının araştırılması özellikle önemlidir.
Devam Eden Sözleşmeler Araştırılabilir mi?
Hukuka uygun kaynaklardan borçlunun devam eden ticari ilişkilerinin belirlenmesi tahsilat stratejisine katkı sağlayabilir.
Örneğin şirketin internet sitesinde devam eden projeleri açıklanmış olabilir. Kamuya açık ihale veya proje bilgileri bulunabilir. Borçlu belirli bir şirketin taşeronu olarak biliniyor olabilir.
Ancak internet üzerinde bulunan her bilginin güncel ve doğru olduğu varsayılmamalıdır.
Kamu İhaleleri Borçlunun Ticari Faaliyetini Gösterebilir mi?
Borçlunun kamu kurumlarıyla yaptığı işler bulunuyorsa bu ilişkiler önemli olabilir.
Borçlunun kamu kurumundan doğmuş hakediş veya başka bir alacağı bulunması hâlinde ilgili alacağın haczedilebilirliği, sözleşmenin niteliği ve özel mevzuat hükümleri ayrıca incelenmelidir.
Kamu alacaklarında veya kamuya karşı doğmuş özel nitelikli haklarda genel ticari alacaklardan farklı sınırlamalar bulunabilir.
Borçlunun Banka Hesapları Araştırılabilir mi?
İcra dosyası üzerinden hukuken mümkün sorgulama ve haciz işlemleri gerçekleştirilebilir.
Borçlunun bankalardaki mevcut haczedilebilir varlıklarına elektronik haciz uygulanması tahsilatta en sık kullanılan yöntemlerden biridir.
Ancak yalnızca takip tarihinde banka hesabının boş olması borçlunun ticari faaliyetinin bulunmadığını göstermez.
Aktif ticaret yapan şirketin hesaplarına daha sonra para girişi olabilir. Bu nedenle tahsilat stratejisinin tek bir banka sorgusuyla sınırlı tutulmaması gerekir.
Borçlunun Banka Hareketleri Görülebilir mi?
Alacaklının borçlunun bütün banka hareketlerini istediği gibi inceleme hakkı bulunmamaktadır.
Bankacılık ve kişisel veri mevzuatı bakımından ciddi sınırlamalar vardır.
Belirli banka kayıtlarının mahkeme veya yetkili merci aracılığıyla getirtilmesi ise somut uyuşmazlık ve hukuki dayanağa göre farklı şekilde değerlendirilebilir.
Bu nedenle “icra takibi açıldı, borçlunun bütün banka geçmişini görebilirim” düşüncesi doğru değildir.
POS Hesapları Haczedilebilir mi?
Borçlunun POS üzerinden yaptığı satışlardan kaynaklanan banka veya ödeme kuruluşu nezdindeki haczedilebilir alacaklarının bulunması hâlinde bunların haczi gündeme gelebilir.
Özellikle restoran, mağaza, e-ticaret işletmesi, sağlık kuruluşu veya yoğun kartlı satış yapan işletmeler bakımından POS tahsilatları önemli olabilir.
Bu nedenle yalnızca mevcut hesap bakiyesi değil, ticari faaliyetten doğan ödeme akışı da araştırılmalıdır.
Sanal POS ve E-Ticaret Gelirleri Araştırılabilir mi?
Evet, hukuka uygun yöntemlerle ticari faaliyetin e-ticaret üzerinden yürütüldüğünün belirlenmesi tahsilat stratejisinde önemli olabilir.
Borçlu internet üzerinden yoğun satış yapıyor ancak klasik banka hesaplarında sürekli düşük bakiye bırakıyor olabilir.
Bu durumda ödeme kuruluşları, pazaryerleri veya diğer üçüncü kişiler nezdinde borçluya ait doğmuş alacakların bulunup bulunmadığı önem kazanabilir.
Pazaryerlerinden Doğan Alacaklar Haczedilebilir mi?
Borçlu bir e-ticaret platformunda satıcı olarak faaliyet gösteriyorsa platform işletmecisinden doğmuş ve haczi mümkün alacaklarının bulunması söz konusu olabilir.
Bu durumda üçüncü kişideki alacağın haczi mekanizmaları değerlendirilebilir.
Özellikle yüksek hacimli e-ticaret yapan borçlular bakımından bu araştırma klasik taşınır haczinden daha etkili olabilir.
Borçlunun Kira Gelirleri Araştırılabilir mi?
Borçlunun taşınmazını üçüncü kişiye kiraya verdiği belirlenirse doğmuş veya hukuken haczedilebilir nitelikteki kira alacaklarının haczi gündeme gelebilir.
Burada amaç yalnızca taşınmazı haczetmek değildir.
Taşınmaz satılmadan önce dahi belirli koşullarda borçlunun kira gelirine yönelmek tahsilat açısından daha hızlı sonuç verebilir.
Borçlunun Araçları Ticari Faaliyeti Hakkında Bilgi Verir mi?
Evet.
Özellikle lojistik, taşımacılık, inşaat veya saha hizmetleri yapan şirketlerde araç filosu önemli ekonomik değer oluşturabilir.
Araçların mülkiyeti, üzerinde rehin veya haciz bulunup bulunmadığı ve gerçek satış değeri değerlendirilmelidir.
Ancak araç üzerinde çok sayıda öncelikli haciz veya yüksek tutarlı rehin bulunması hâlinde haczin ekonomik faydası sınırlı olabilir.
İş Makineleri Araştırılabilir mi?
Özellikle inşaat, madencilik, enerji ve altyapı sektörlerinde iş makineleri önemli malvarlığı unsurlarıdır.
Borçlunun faaliyet alanı incelenirken yalnızca otomobil ve ticari araçlarla yetinilmemelidir.
Sahada kullanılan ekonomik değeri yüksek makinelerin mülkiyet durumu ve haczedilebilirliği ayrıca araştırılabilir.
Borçlunun Taşınmazları Nasıl Değerlendirilmelidir?
Tapu araştırması yalnızca “taşınmaz var mı?” sorusuna cevap vermemelidir.
Taşınmazın yaklaşık değeri, ipotekleri, önceki hacizleri, takyidat sırası ve satış kabiliyeti değerlendirilmelidir.
10 milyon TL değerindeki taşınmaz üzerinde 12 milyon TL öncelikli ipotek bulunması hâlinde yeni haczin tahsil kabiliyeti sınırlı olabilir.
Borçlunun Marka ve Diğer Fikri Hakları Önemli midir?
Bazı şirketlerde fiziksel malvarlığından daha değerli fikri mülkiyet hakları bulunabilir.
Marka ve diğer devredilebilir ekonomik hakların haczi, niteliğine göre gündeme gelebilir.
Özellikle tanınmış markayla faaliyet gösteren ancak üzerinde önemli fiziksel malvarlığı bulunmayan şirketlerde bu alan gözden kaçırılmamalıdır.
Borçlunun Ticari İşletmesi Haczedilebilir mi?
Ticari işletmenin ekonomik bütünlüğü ve haczin kapsamı özel olarak değerlendirilmelidir.
İcra hukukunda işletmenin faaliyetine devam edebilmesi, haczedilecek malın niteliği ve ölçülülük gibi unsurlar önem taşır.
Bu nedenle işletmedeki bütün varlıkların gelişigüzel haczedilmesi yerine tahsilat açısından ekonomik değeri olan unsurlar belirlenmelidir.
Şirket Merkezinde Fiili Haciz Yapılabilir mi?
Şartları oluştuğunda borçlunun işyerinde haciz işlemi gerçekleştirilebilir.
Ancak adreste bulunan her malın otomatik olarak borçluya ait olduğu kabul edilerek işlem yapılması üçüncü kişi istihkak uyuşmazlıklarına yol açabilir.
Özellikle borçlu ile başka şirketlerin aynı adreste faaliyet göstermesi hâlinde mülkiyet iddiaları dikkatle değerlendirilmelidir.
Borçlu Başka Şirketle Aynı Adreste Faaliyet Gösteriyorsa Ne Olur?
Bu durum ticari araştırmada önemli bir göstergedir ancak tek başına muvazaa ispatı değildir.
Şirketlerin ortakları, yöneticileri, faaliyet alanları, çalışanları, telefonları, internet siteleri, ticari ekipmanları ve faaliyet geçmişleri birlikte incelenebilir.
Amaç, gerçekten bağımsız iki şirket mi bulunduğunu yoksa borçlunun ticari faaliyetinin başka şirket üzerinden devam ettirildiğine ilişkin hukuken anlamlı veriler mi bulunduğunu belirlemektir.
Borçlunun Yeni Şirket Kurması Ne Anlama Gelir?
Takipten önce veya sonra yeni şirket kurulması tek başına hukuka aykırılık değildir.
Ancak borçlu eski şirketin faaliyetini durdurmuş, aynı sektörde, aynı adreste, aynı müşterilerle ve benzer ticari yapı altında yeni şirket üzerinden faaliyet göstermeye başlamışsa işlemler daha ayrıntılı incelenebilir.
Özellikle malvarlığı devirleri bulunuyorsa tasarrufun iptali ve muvazaa iddiaları bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekebilir.
Şirket Malvarlığının Başka Şirkete Devredilmesi Araştırılabilir mi?
Evet.
Borç doğduktan sonra şirketin araç, taşınmaz, makine, stok veya başka değerlerini ilişkili şirkete devretmesi önemli olabilir.
Ancak her devir mal kaçırma değildir.
Satış bedeli, işlemin zamanı, taraflar arasındaki ilişki, gerçek ödeme bulunup bulunmadığı ve borçlunun mali durumu birlikte değerlendirilmelidir.
Tasarrufun İptali Davası Ne Zaman Gündeme Gelir?
Borçlunun alacaklıdan mal kaçırma sonucunu doğuran belirli tasarrufları bulunuyorsa İcra ve İflas Kanunu’ndaki koşullar çerçevesinde tasarrufun iptali davası gündeme gelebilir.
Bu davanın amacı her durumda mülkiyeti tekrar borçluya geçirmek değildir. Alacaklıya, belirli mal veya değer üzerinde cebri icra yoluyla tahsil imkânı sağlanması hedeflenir.
Ancak dava için kanuni şartların ve sürelerin somut olay bakımından ayrıca incelenmesi gerekir.
Borçlunun Yakınlarına Yaptığı Devirler Araştırılmalı mıdır?
Özellikle takip öncesinde gerçekleştirilen olağan dışı devirler incelenebilir.
Borçlunun eşine, kardeşine, çocuğuna veya yakın ilişki içerisindeki kişilere yaptığı satışlar otomatik olarak geçersiz değildir.
Ancak işlemin bedeli, zamanı, gerçek ödeme bulunup bulunmadığı ve tarafların ekonomik ilişkisi tasarrufun iptali veya muvazaa değerlendirmesinde önem taşıyabilir.
Borçlunun Fatura Düzenlediği Şirketler Araştırılabilir mi?
Fatura ilişkileri borçlunun müşterilerini ve ticari alacaklarını gösterebilir.
Ancak alacaklının borçlunun vergi sistemine veya elektronik fatura kayıtlarına doğrudan erişim hakkı bulunmamaktadır.
Bu kayıtların elde edilmesi için hukuki yetki ve usul gerekir.
Dolayısıyla hukuka aykırı yollarla ticari kayıt elde edilmemelidir.
Vergi Kayıtları İcra Dosyasından İstenebilir mi?
Vergi mahremiyeti ve kişisel veri düzenlemeleri nedeniyle her vergi kaydının alacaklıya açık olduğu söylenemez.
Hangi bilginin hangi makamdan talep edilebileceği, icra dosyasının niteliği ve yasal yetkiler çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Burada amaç mümkün olan her veriyi toplamak değil, tahsilata hizmet eden bilgiyi hukuka uygun şekilde elde etmektir.
Borçlunun Çalışanları Ticari Faaliyet Hakkında Gösterge Olabilir mi?
Bir şirketin faaliyetini sürdürüp sürdürmediğinin değerlendirilmesinde çalışan yapısı dolaylı bir gösterge olabilir.
Ancak çalışanların kişisel verilerinin gelişigüzel araştırılması hukuka uygun değildir.
Ticari faaliyet araştırması yapılırken kişisel verilerin korunması sınırlarına dikkat edilmelidir.
Borçlunun İnternet Sitesi ve Sosyal Medya Hesapları İncelenebilir mi?
Kamuya açık ticari bilgiler belirli ölçüde faydalı olabilir.
Şirket internet sitesinde devam eden projeler, müşteriler, yeni yatırımlar, şubeler veya faaliyet alanları açıklanmış olabilir.
Şirketin kurumsal sosyal medya hesaplarında yeni fabrika açılışı, yeni proje, yeni mağaza veya ticari işbirliği duyuruları bulunabilir.
Bunlar doğrudan haciz sağlamaz ancak haczedilebilir ekonomik değerin nerede aranması gerektiğini gösterebilir.
Borçlunun Müşterilerini İnternetten Bulmak Yeterli midir?
Hayır.
İnternet araştırması başlangıç noktası olabilir ancak bilgiler doğrulanmalıdır.
Eski bir referans projesinin hâlen devam ettiği varsayılamaz.
Özellikle 89. madde kapsamında üçüncü kişilere yapılacak işlemlerde güncel ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı önemlidir.
Borçlunun Ticari Faaliyetini Başka Şirket Üzerinden Yürüttüğü Nasıl Anlaşılır?
Tek bir belirti yeterli değildir.
Şu unsurlar birlikte önem kazanabilir: aynı faaliyet alanı, aynı işyeri, aynı yöneticiler veya yakın kişiler, aynı telefon ve iletişim kanalları, aynı müşteriler, eski şirketin ekipmanlarının yeni şirket tarafından kullanılması, faaliyetlerin borç doğduktan sonra aktarılması ve ekonomik karşılığı açıklanamayan malvarlığı devirleri.
Ancak şirketler arasındaki benzerlik tek başına diğer şirketin borçtan sorumlu olduğu anlamına gelmez.
Organik Bağ Varsa Yeni Şirket Eski Şirketin Borcundan Otomatik Sorumlu mudur?
Hayır.
Bu önemli bir hukuki ayrımdır.
Şirketler arasında ortak, yönetici, adres veya ticari ilişki bulunması tek başına bir şirketin borcunun diğerinden tahsil edilmesini sağlamaz.
Somut olayda muvazaa, işletme devri, kanuni sorumluluk veya başka bir hukuki sebep bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Borçlunun Mal Kaçırdığı Düşünülüyorsa Ne Yapılmalıdır?
Öncelikle işlemler belgelenmelidir.
Tapu devirleri, şirket kayıtları, araç hareketleri, ticaret sicili değişiklikleri ve hukuken elde edilebilen diğer veriler kronolojik olarak değerlendirilmelidir.
Ardından somut olaya göre tasarrufun iptali, muvazaa iddiası, ihtiyati haciz veya diğer hukuki yollar değerlendirilebilir.
İhtiyati Haciz Ticari Alacaklarda Neden Önemlidir?
Şartları oluştuğunda ihtiyati haciz, borçlu malvarlığını elden çıkarmadan önce geçici hukuki koruma sağlayabilir.
Özellikle yüksek tutarlı ve vadesi gelmiş para alacaklarında tahsilat riski bulunuyorsa icra takibinden önce veya dava sürecinde ihtiyati haciz imkânı değerlendirilmelidir.
Ancak ihtiyati haciz için İcra ve İflas Kanunu’ndaki koşulların bulunması gerekir.
Borçlunun Ticari Faaliyet Araştırması Ne Zaman Yapılmalıdır?
En etkili yöntem çoğu zaman takip başlamadan önce tahsilat stratejisinin oluşturulmasıdır.
Alacaklı önce takip başlatıp aylar sonra borçlunun malvarlığını araştırmaya başladığında borçluya önemli zaman kazandırılmış olabilir.
Özellikle yüksek tutarlı ticari alacaklarda borçlunun şirket bağlantıları, temel malvarlığı, bilinen müşterileri ve tahsilat kaynakları takip öncesinde hukuka uygun kaynaklardan analiz edilmelidir.
Yüksek Tutarlı Alacaklarda Nasıl Bir Strateji İzlenmelidir?
Milyonluk ticari alacaklarda yalnızca standart UYAP sorguları ile yetinmek yerine çok katmanlı bir tahsilat stratejisi oluşturulması daha etkili olabilir.
Borçlunun banka varlıkları, taşınmazları, araçları, şirket payları, üçüncü kişilerdeki alacakları, kira gelirleri, hakedişleri, POS ve e-ticaret kaynaklı alacakları ile şüpheli malvarlığı devirleri birlikte değerlendirilmelidir.
Böylece “borçlunun malı yok” sonucuna erken ulaşılması önlenebilir.
Örnek Olay: Borçlu Şirketin Üzerinde Mal Yok Ancak Ticari Faaliyeti Devam Ediyor
Alacaklı 8 milyon TL’lik alacak için takip başlatmıştır. İlk sorgulamalarda borçlu şirket adına taşınmaz bulunmamış, banka hesaplarında yeterli bakiye tespit edilememiştir.
Ancak şirketin büyük bir üreticinin düzenli tedarikçisi olarak faaliyetini sürdürdüğü belirlenmiştir.
Borçlunun bu şirketten doğmuş ticari alacaklarının bulunması hâlinde üçüncü kişideki alacağın haczi değerlendirilerek doğrudan ödeme akışına yönelmek mümkün olabilir.
Bu örnek, borçlunun “malının bulunmaması” ile “gelirinin bulunmaması” arasındaki farkı göstermektedir.
Örnek Olay: Borçlu Faaliyeti Yeni Şirkete Aktarıyor
Borçlu şirket takipten kısa süre önce faaliyetini önemli ölçüde azaltmıştır. Ardından aynı sektörde yeni bir şirket kurulmuş; eski şirketin bazı faaliyetlerinin, ekipmanlarının ve müşterilerinin yeni yapıya geçtiğine ilişkin veriler ortaya çıkmıştır.
Bu durumda yeni şirketin borçtan otomatik sorumlu olduğu sonucuna varılamaz.
Ancak gerçekleşen devirlerin tarihleri, bedelleri, taraflar arasındaki ilişkiler ve ticari faaliyetin aktarılma biçimi incelenerek tasarrufun iptali, muvazaa veya diğer hukuki yollar bakımından değerlendirme yapılabilir.
Örnek Olay: Borçlu E-Ticaret Yapıyor Ancak Banka Hesapları Boş
Borçlu şirket internet üzerinden yoğun satış yapmaktadır. Klasik banka hesaplarında yapılan hacizlerden sonuç alınamamıştır.
Ancak satışların bir pazaryeri ve ödeme kuruluşu üzerinden gerçekleştiği belirlenmiştir.
Borçlunun bu üçüncü kişilerden doğmuş ve haczi mümkün alacakları varsa doğrudan bu alacaklara yönelik haciz stratejisi klasik banka haczinden daha etkili olabilir.
İcra Takibinde Ticari Faaliyet Araştırmasının 10 Kritik Noktası
- Borçlunun güncel ve geçmiş şirket bağlantıları araştırılmalıdır.
- Ticaret sicili hareketleri kronolojik olarak incelenmelidir.
- Şirket payları ve ortaklıktan kaynaklanan ekonomik haklar değerlendirilmelidir.
- Borçlunun düzenli müşterileri ve üçüncü kişilerdeki alacakları araştırılmalıdır.
- Hakediş, kira, POS ve e-ticaret kaynaklı gelirler gözden kaçırılmamalıdır.
- Banka, araç ve taşınmaz araştırması birlikte yürütülmelidir.
- Malvarlığının yakınlara veya ilişkili şirketlere devredilip devredilmediği incelenmelidir.
- Aynı faaliyetlerin yeni şirket üzerinden sürdürülüp sürdürülmediği araştırılmalıdır.
- Tasarrufun iptali ve ihtiyati haciz ihtimalleri erken aşamada değerlendirilmelidir.
- Bütün araştırmalar hukuka uygun yöntemlerle yürütülmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
İcra takibinde borçlunun şirketleri araştırılabilir mi?
Evet. Hukuken erişilebilen ticaret sicili ve diğer kayıtlar üzerinden borçlunun şirket bağlantıları araştırılabilir.
Borçlunun başka şirketteki hissesi haczedilebilir mi?
Şartları oluştuğunda mümkündür. Şirket türü ve payın hukuki niteliği önemlidir.
Borçlunun müşterilerinden olan alacakları haczedilebilir mi?
Haczi mümkün bir alacak mevcutsa üçüncü kişideki alacağın haczi gündeme gelebilir.
89/1 haciz ihbarnamesi ne işe yarar?
Borçlunun üçüncü kişide bulunan hak ve alacaklarının haczi bakımından İİK m.89 kapsamında kullanılan önemli bir icra hukuku aracıdır.
Borçlunun POS gelirleri haczedilebilir mi?
Borçlunun banka veya ödeme kuruluşundan doğmuş haczedilebilir alacaklarının bulunması hâlinde haciz gündeme gelebilir.
Borçlunun kira gelirine haciz konulabilir mi?
Şartları oluştuğunda borçluya ait kira alacaklarının haczi mümkündür.
Borçlu yeni şirket kurarsa borç yeni şirketten alınabilir mi?
Otomatik olarak hayır. Yeni şirketin ayrı tüzel kişiliği vardır. Ancak muvazaa, işletme devri veya başka hukuki sorumluluk nedenleri ayrıca araştırılabilir.
Borçlunun kardeşine veya eşine devrettiği mallar haczedilebilir mi?
Doğrudan her durumda haczedilemez. Devrin niteliğine göre tasarrufun iptali veya başka hukuki yollar gündeme gelebilir.
Borçlunun banka hareketlerini alacaklı görebilir mi?
Alacaklının borçlunun bütün banka hareketlerine sınırsız erişim hakkı yoktur. Bankacılık ve kişisel veri mevzuatı dikkate alınmalıdır.
Borçlunun adına mal yoksa icra dosyası sonuçsuz mu kalır?
Hayır. Şirket payları, üçüncü kişilerdeki alacaklar, hakedişler, kira gelirleri ve diğer ekonomik değerler ayrıca araştırılabilir.
Sonuç: Etkili İcra Takibinde Borçlunun Malından Önce Para Akışı Araştırılmalıdır
Özellikle ticari alacaklarda borçlunun adına kayıtlı araç veya taşınmaz bulunmaması tahsilatın mümkün olmadığı anlamına gelmez. Aktif ticaret yapan bir borçlunun ekonomik değeri çoğu zaman kasasında değil, müşterilerinden gelecek ödemelerde, hakedişlerinde, şirket paylarında, POS tahsilatlarında, kira gelirlerinde ve üçüncü kişilerdeki alacaklarında bulunabilir.
Bu nedenle etkili bir icra stratejisinde ilk soru yalnızca “borçlunun üzerine kayıtlı ne var?” olmamalıdır. İkinci ve çoğu zaman daha önemli soru “borçlu parasını nereden kazanıyor ve kimlerden tahsilat yapıyor?” olmalıdır.
Borçlunun ticari faaliyet haritası çıkarıldığında haczin hangi ekonomik değere yöneltilmesinin daha hızlı sonuç verebileceği belirlenebilir. Özellikle milyonluk ticari alacaklarda banka, tapu ve araç sorgularıyla yetinmek yerine şirket bağlantıları, üçüncü kişi alacakları, ticari sözleşmeler, hakedişler ve şüpheli malvarlığı hareketlerinin birlikte değerlendirilmesi tahsilat ihtimalini önemli ölçüde artırabilir.
Bununla birlikte araştırma ile hukuka aykırı veri toplama birbirinden kesin şekilde ayrılmalıdır. Banka, vergi, kişisel veri ve ticari sır niteliğindeki bilgilere yalnızca kanunun izin verdiği usullerle erişilebilir. Etkili tahsilatın temelini hızlı hareket etmek, doğru ekonomik değeri belirlemek ve doğru haciz yöntemini seçmek oluşturur.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İcra Takibi ve Ticari Alacak Tahsilatı
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; şirketlerden ve gerçek kişilerden ticari alacakların tahsili, borçlu malvarlığı ve ticari faaliyetlerinin hukuka uygun yöntemlerle araştırılması, banka ve üçüncü kişi alacaklarının haczi, İİK m.89 haciz ihbarnameleri, şirket hissesi ve kira geliri haczi, hakediş ve ticari alacak haczi, ihtiyati haciz, tasarrufun iptali davaları ve yüksek tutarlı icra takiplerinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




