
İcra Takibinde Borçlunun Ticari Faaliyetleri Nasıl Araştırılır? 2026 Güncel Hukuki Rehber
18 Ağustos 2026
Borçlunun Şirketlerden Olan Alacaklarına Haciz Nasıl Konulur? 2026 Güncel Hukuki Rehber
18 Ağustos 2026İcra takibinde borçlunun şirketleri, ortaklıkları, müşterileri, banka ve POS gelirleri, hakedişleri, kira gelirleri ve üçüncü kişilerdeki alacakları nasıl araştırılır? 2026 güncel icra hukuku rehberi.
İcra takibinde alacaklının yaptığı en önemli hatalardan biri, borçlunun yalnızca banka hesabı, aracı ve taşınmazı bulunup bulunmadığına bakarak “borçlunun malı yok” sonucuna ulaşmaktır. Özellikle ticari faaliyet gösteren gerçek kişiler ve şirketlerde borçlunun asıl ekonomik değeri çoğu zaman mevcut malvarlığından ziyade devam eden ticari faaliyetinden kaynaklanan para akışında bulunur. Borçlu adına kayıtlı taşınmaz bulunmayabilir ancak başka şirketlerde pay sahibi olabilir, müşterilerinden düzenli tahsilat yapabilir, POS ve sanal POS üzerinden satış gerçekleştirebilir, devam eden projelerden hakediş alabilir, taşınmazlarından kira geliri elde edebilir veya üçüncü kişilerden yüksek tutarlı ticari alacakları bulunabilir.
Bu nedenle özellikle yüksek tutarlı alacaklarda etkili bir icra stratejisi için borçlunun ticari faaliyet haritasının çıkarılması gerekir. Amaç yalnızca “borçlunun üzerine ne kayıtlı?” sorusuna cevap vermek değil, “borçlu hangi faaliyetlerden para kazanıyor, kimlerden alacaklı, hangi şirketlerle bağlantılı ve tahsilat hangi ekonomik değere yöneltilebilir?” sorularını cevaplamaktır.
Borçlunun Ticari Faaliyetlerinin Araştırılması Neden Önemlidir?
İcra takibinin nihai amacı alacağın tahsilidir. Borçlunun malvarlığının araştırılması da bu amaca hizmet eden araçlardan biridir.
Örneğin 5 milyon TL borcu bulunan bir şirketin banka hesabında takip günü yalnızca 20.000 TL bulunabilir. Şirket adına taşınmaz da olmayabilir. Ancak şirket her ay büyük bir müşterisinden 2 milyon TL hakediş alıyorsa tahsilat açısından asıl önemli ekonomik değer bu alacaktır.
Dolayısıyla “hesapta para yok” ile “borçlunun haczedilebilir ekonomik değeri yok” aynı şey değildir.
Borçlunun Şirket Bağlantıları Nasıl Araştırılır?
Gerçek kişi borçlularda hangi şirketlerde ortaklık veya yöneticilik bulunduğunun araştırılması önemlidir. Şirket borçlularında ise şirketin ortaklık ve yönetim yapısı, faaliyet alanı, merkez ve şubeleri ile geçmiş ticaret sicili hareketleri incelenebilir.
Burada özellikle şirketin geçmişi önem taşır.
Takipten kısa süre önce meydana gelen adres, yönetici, sermaye veya şirket yapısı değişiklikleri diğer verilerle birlikte değerlendirilerek borçlunun ticari faaliyetindeki değişimin nedeni araştırılabilir.
Ticaret Sicili Gazetesi İncelenmeli midir?
Evet. Ticaret sicili kayıtları borçlunun ticari geçmişinin anlaşılmasında önemli kaynaklardan biridir.
Şirketin kuruluşu, unvan değişiklikleri, merkez adresleri, yöneticileri, temsil yetkileri, sermaye değişiklikleri, tasfiye işlemleri ve tescile tabi diğer gelişmeler kronolojik olarak incelenebilir.
Özellikle alacağın doğduğu tarihle şirket hareketlerinin karşılaştırılması yararlı olabilir.
Örneğin alacağın doğmasından hemen sonra şirketin faaliyet adresinin değiştirilmesi veya tasfiye sürecine girmesi tek başına mal kaçırmayı ispatlamaz. Ancak başka işlemlerle birlikte incelenmesi gereken bir veri oluşturabilir.
Borçlunun Başka Şirketlerdeki Hisseleri Haczedilebilir mi?
Şartları oluştuğunda borçluya ait şirket paylarının haczi mümkündür.
Ancak anonim şirket ve limited şirket paylarının hukuki yapısı aynı olmadığından uygulanacak haciz yöntemleri de farklılık gösterebilir.
Bu nedenle borçlunun şirket ortağı olduğunun tespit edilmesi tek başına yeterli değildir. Payın türü, oranı, ekonomik değeri ve üzerinde başka hak veya haciz bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Borçlunun Şirketten Kâr Payı Alacağı Haczedilebilir mi?
Borçlunun şirket ortaklığından doğan ekonomik hakları ayrıca değerlendirilebilir.
Şirket tarafından dağıtılmasına karar verilmiş ve borçlu bakımından doğmuş kâr payı alacağının haczi şartları oluştuğunda gündeme gelebilir.
Ancak şirket payının haczi ile kâr payı alacağının haczi birbirinden farklı işlemlerdir.
Borçlunun Müşterileri Neden Araştırılmalıdır?
Ticari tahsilatta en önemli sorulardan biri şudur:
Borçluya kim para ödüyor?
Örneğin borçlu bir inşaat şirketiyse devam eden projelerinden hakediş alabilir. Üretici ise bayileri ve müşterilerinden ticari alacakları bulunabilir. Lojistik şirketiyse düzenli hizmet verdiği şirketlerden taşıma bedeli alabilir.
Borçlunun müşterilerinin belirlenmesi, üçüncü kişilerde bulunan alacakların haczedilmesi açısından son derece önemli olabilir.
Üçüncü Kişilerdeki Alacaklar Nasıl Haczedilir?
İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacakların haczi bakımından önemli mekanizmalar içermektedir.
Borçlunun belirli bir şirketten alacağı bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde şartlarına göre üçüncü kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesi gündeme gelebilir.
Uygulamada 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri olarak bilinen süreç, hem alacaklı hem de üçüncü kişi bakımından ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle sürelerin dikkatle takip edilmesi gerekir.
Borçlunun Hakedişleri Haczedilebilir mi?
Şartları oluştuğunda evet.
Özellikle inşaat, enerji, altyapı, taşeronluk, lojistik ve hizmet sektörlerinde hakediş alacakları önemli tahsilat kaynağıdır.
Örneğin borçlu şirket bir GES projesinde alt yüklenici olarak çalışıyor ve ana yükleniciden 4 milyon TL hakediş bekliyorsa bu alacağın haczi, boş banka hesaplarına haciz göndermekten çok daha etkili olabilir.
Borçlunun Banka Hesapları Nasıl Araştırılır?
İcra dosyasında hukuken mümkün elektronik sorgu ve haciz yöntemleri kullanılabilir.
Ancak burada önemli olan yalnızca belirli bir tarihte hesapta bulunan bakiye değildir.
Ticari faaliyeti devam eden şirketin bugün hesabı boş olabilir ancak ertesi hafta önemli müşteri ödemeleri hesabına gelebilir.
Bu nedenle aktif ticari faaliyeti bulunan borçlularda para akışının niteliğinin anlaşılması önemlidir.
Borçlunun Banka Hareketlerinin Tamamı Görülebilir mi?
Hayır. İcra takibi açılması alacaklıya borçlunun bütün geçmiş banka hareketlerini serbestçe inceleme yetkisi vermez.
Banka sırrı, kişisel verilerin korunması ve ilgili diğer mevzuat nedeniyle önemli sınırlamalar bulunmaktadır.
Belirli kayıtların mahkeme veya yetkili makam tarafından getirtilmesinin mümkün olup olmadığı ise somut uyuşmazlığın hukuki niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
POS Gelirleri Haczedilebilir mi?
Borçlunun banka veya ödeme kuruluşundan doğmuş haczedilebilir POS alacakları bulunuyorsa haciz gündeme gelebilir.
Bu yöntem özellikle perakende sektöründe önemlidir.
Restoran, mağaza, klinik, otel, e-ticaret işletmesi veya yoğun kredi kartı tahsilatı yapan başka bir işletmenin banka hesabında sürekli düşük bakiye bulunabilir ancak POS üzerinden önemli miktarda para akışı gerçekleşebilir.
Bu nedenle ticari tahsilatta yalnızca mevcut hesap bakiyesi değil, hesaba para getiren ticari mekanizma araştırılmalıdır.
Sanal POS Gelirleri Haczedilebilir mi?
Borçlu e-ticaret yapıyorsa sanal POS ve ödeme kuruluşlarından doğan alacaklar önemli olabilir.
Özellikle satışların doğrudan banka hesabına değil ödeme kuruluşu üzerinden gerçekleştirildiği işletmelerde borçlunun ödeme kuruluşundan doğmuş alacakları araştırılabilir.
Haczin hukuki kapsamı ve uygulanma şekli somut ödeme ilişkisine göre belirlenmelidir.
E-Ticaret Pazaryeri Alacakları Haczedilebilir mi?
Borçlu büyük bir e-ticaret platformunda satıcıysa platformdan düzenli olarak satış bedeli tahsil ediyor olabilir.
Bu durumda borçlunun platform işletmecisinden doğmuş ve haczi mümkün alacaklarının bulunması hâlinde üçüncü kişideki alacağın haczi gündeme gelebilir.
Özellikle fiziksel mağazası veya önemli sabit malvarlığı bulunmayan e-ticaret şirketlerinde bu yöntem kritik olabilir.
Borçlunun Kira Geliri Haczedilebilir mi?
Borçlunun kiraya verdiği taşınmaz bulunuyorsa kira alacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Şartları oluştuğunda kiracının borçluya yapacağı kira ödemelerine yönelik haciz işlemleri gündeme gelebilir.
Bu yöntem taşınmazın satışını beklemeden düzenli gelir akışına yönelmeyi sağlayabilir.
Borçlunun Devam Eden Projeleri Nasıl Araştırılır?
Hukuka açık ticari kaynaklar kullanılabilir.
Borçlu şirketin internet sitesi, kurumsal duyuruları, kamuya açık proje bilgileri, ticaret sicili kayıtları ve hukuken erişilebilen diğer kaynaklar şirketin devam eden faaliyetleri hakkında bilgi sağlayabilir.
Örneğin şirket kendi internet sitesinde devam eden 10 projesini açıklamış olabilir.
Bu bilgi doğrudan haciz yapılmasına yetmez ancak borçlunun hangi şirketlerden hakediş veya ticari alacak elde edebileceğinin araştırılmasına yardımcı olabilir.
Kamu Kurumlarından Hakediş Alan Borçluya Karşı Ne Yapılabilir?
Borçlu kamu ihalesi kapsamında iş yapıyorsa kamu kurumundan hakediş alacağı bulunabilir.
Ancak kamu kurumları nezdindeki alacakların haczinde özel mevzuattan kaynaklanan sınırlamalar bulunabileceğinden her hakedişin otomatik olarak haczedilebilir olduğu varsayılmamalıdır.
Sözleşmenin ve alacağın hukuki niteliği ayrıca incelenmelidir.
Borçlunun Araç Filosu Araştırılabilir mi?
Evet.
Özellikle lojistik, nakliye, inşaat, saha hizmetleri ve dağıtım şirketlerinde araç filosu önemli ekonomik değer oluşturabilir.
Ancak aracın bulunması tek başına yeterli değildir.
Araç üzerinde rehin, önceki haciz veya başka takyidatlar bulunup bulunmadığı ve aracın gerçek piyasa değeri de değerlendirilmelidir.
İş Makineleri Haczedilebilir mi?
Borçlunun faaliyet alanına göre iş makineleri çok değerli malvarlığı unsurları olabilir.
İnşaat, enerji, madencilik ve altyapı şirketlerinde ekskavatör, vinç, jeneratör ve diğer ekipmanların ekonomik değeri yüksek olabilir.
Ancak mülkiyetin borçluya ait olup olmadığı belirlenmelidir. Leasing veya kiralama yoluyla kullanılan makinelerin hukuki durumu farklıdır.
Borçlunun Taşınmazında İpotek Varsa Haciz Yapılmalı mı?
Taşınmazın ekonomik değeri analiz edilmelidir.
Örneğin 20 milyon TL değerindeki taşınmaz üzerinde 18 milyon TL öncelikli banka ipoteği ve başka hacizler bulunuyorsa alacaklının satıştan elde edeceği tutar sınırlı olabilir.
Bu nedenle yalnızca haciz koymak değil, haczin tahsilat getirip getirmeyeceğini hesaplamak gerekir.
Borçlunun Marka Hakları Haczedilebilir mi?
Haczi mümkün fikri mülkiyet hakları ekonomik değer oluşturabilir.
Bazı şirketlerde marka değeri, fiziksel malvarlığından çok daha yüksek olabilir.
Bu nedenle özellikle güçlü marka üzerinden faaliyet gösteren şirketlerde marka ve diğer fikri mülkiyet haklarının hukuki ve ekonomik durumu ayrıca incelenebilir.
Borçlunun İşyerinde Fiili Haciz Yapılabilir mi?
Kanuni şartları oluştuğunda işyerinde haciz yapılması mümkündür.
Ancak işyerinde bulunan her mal otomatik olarak borçluya ait olmayabilir.
Özellikle aynı adreste birden fazla şirket faaliyet gösteriyorsa üçüncü kişilerin mülkiyet iddiaları ve istihkak uyuşmazlıkları ortaya çıkabilir.
Bu nedenle fiili haciz stratejisi hazırlanırken işyerindeki malların ekonomik değeri kadar mülkiyet durumu da önemlidir.
Borçlu Aynı Adreste Başka Şirket Kurmuşsa Ne Olur?
Bu durum tek başına yeni şirketin eski şirketin borcundan sorumlu olduğu anlamına gelmez.
Ancak eski ve yeni şirket arasında aynı faaliyet alanı, aynı adres, aynı ekipman, aynı müşteri portföyü, aynı yöneticiler veya yakın kişiler üzerinden devam eden faaliyet gibi bağlantılar bulunuyorsa daha ayrıntılı inceleme yapılabilir.
Özellikle ticari faaliyetin borç doğduktan sonra yeni şirkete aktarıldığına ilişkin veriler varsa işlemler hukuki açıdan ayrıca değerlendirilmelidir.
Organik Bağ Nedeniyle Diğer Şirketten Tahsilat Yapılabilir mi?
Şirketler arasında yalnızca organik bağ bulunması diğer şirketin borçtan otomatik olarak sorumlu tutulması için yeterli değildir.
Aynı ortakların bulunması, aynı adreste faaliyet gösterilmesi veya şirketler arasında ticaret yapılması tek başına tüzel kişilik ayrılığını ortadan kaldırmaz.
Somut olayda muvazaa, işletme devri, mal kaçırma veya başka bir hukuki sorumluluk sebebinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Borçlu Mallarını Yeni Şirkete Devrettiyse Ne Yapılabilir?
Devirlerin zamanı, bedeli ve ekonomik gerekçesi incelenmelidir.
Örneğin icra takibinden hemen önce şirketin bütün makinelerinin ortakla bağlantılı yeni şirkete piyasa değerinin çok altında devredildiği iddia ediliyorsa bu işlemler ayrıca araştırılabilir.
Şartları oluştuğunda tasarrufun iptali davası veya başka hukuki yollar gündeme gelebilir.
Borçlunun Yakınlarına Yaptığı Devirler Araştırılabilir mi?
Evet.
Borçlunun eşine, kardeşine, çocuklarına veya yakın ilişki içerisinde bulunduğu kişilere yaptığı işlemler özellikle borcun doğduğu dönemle bağlantılıysa incelenebilir.
Ancak yakın kişiye yapılan her devir otomatik olarak muvazaalı veya geçersiz değildir.
İşlemin tarihi, bedeli, gerçek ödeme bulunup bulunmadığı, borçlunun mali durumu ve taraflar arasındaki ilişki birlikte değerlendirilmelidir.
Tasarrufun İptali Davası Ne Sağlar?
Şartları oluştuğunda tasarrufun iptali davası, borçlunun alacaklıdan mal kaçırma sonucunu doğuran belirli işlemleri karşısında alacaklıya cebri icra imkânı sağlayabilir.
Burada önemli nokta şudur: Tasarrufun iptali davası her durumda taşınmazın veya malın mülkiyetini yeniden borçluya döndürmeyi amaçlayan klasik bir tapu iptal davası değildir.
Amaç, alacaklıya belirli mal üzerinde alacağını tahsil edebilmek için cebri icra imkânı sağlamaktır.
Borçlunun E-Fatura Kayıtları Görülebilir mi?
Alacaklının borçlunun elektronik fatura sistemine serbestçe erişme hakkı bulunmaz.
Vergi mahremiyeti, ticari sır ve kişisel veri düzenlemeleri dikkate alınmalıdır.
Ancak belirli bir uyuşmazlık kapsamında ilgili kayıtların yetkili makamlar aracılığıyla elde edilmesinin mümkün olup olmadığı ayrıca değerlendirilebilir.
Borçlunun Sosyal Medya Hesapları İncelenebilir mi?
Kamuya açık ticari paylaşımlar yardımcı bilgi sağlayabilir.
Borçlu şirket yeni fabrika açtığını, önemli bir sözleşme imzaladığını, yeni mağaza veya şube açtığını veya büyük bir projeye başladığını duyurmuş olabilir.
Bu bilgiler tek başına haciz imkânı yaratmaz fakat borçlunun gerçek ticari faaliyetinin devam ettiğini ve hangi alanlardan gelir elde edebileceğini gösterebilir.
Borçlunun İnternet Sitesindeki Müşteri Referansları Kullanılabilir mi?
Başlangıç noktası olarak kullanılabilir ancak güncelliği doğrulanmalıdır.
Bir şirketin beş yıl önce çalıştığı müşteriyi hâlen müşterisi kabul ederek işlem yapılması doğru olmayabilir.
Bu nedenle özellikle üçüncü kişilerdeki alacakların haczinde güncel ticari ilişkinin bulunup bulunmadığının araştırılması önemlidir.
Borçlunun Ticari Faaliyetini Başka Şirket Üzerinden Sürdürdüğü Nasıl Anlaşılır?
Tek bir kriter yerine bütün tablo incelenmelidir.
Eski şirketin faaliyetini durdurmasıyla eş zamanlı olarak yeni şirketin kurulması, aynı sektörde çalışılması, aynı işyerinin kullanılması, aynı ekipmanların yeni şirkete geçmesi, müşteri portföyünün aktarılması, çalışanların önemli bölümünün yeni şirkete geçmesi ve şirketler arasında ekonomik açıklaması tartışmalı devirlerin bulunması birlikte değerlendirilebilir.
Ancak bunların varlığı dahi diğer şirketin borçtan otomatik sorumlu olduğu anlamına gelmez.
İhtiyati Haciz Neden Önemlidir?
Alacak henüz tahsil edilmeden borçlunun malvarlığını elden çıkarma riski bulunuyorsa şartları oluştuğunda ihtiyati haciz önemli bir koruma sağlayabilir.
Özellikle yüksek tutarlı ticari para alacaklarında ihtiyati haciz ihtimali, icra takibi veya alacak davası başlatılmadan önce değerlendirilmelidir.
Borçlunun ticari faaliyetleri araştırılırken ciddi mal kaçırma belirtilerinin tespit edilmesi hâlinde hızlı hareket edilmesi gerekebilir.
Ticari Faaliyet Araştırması Takipten Önce mi Yapılmalıdır?
Mümkün olan durumlarda takip öncesi hazırlık önemli avantaj sağlayabilir.
Örneğin borçlunun önemli müşterisinin, devam eden hakedişinin ve banka ilişkilerinin hukuka uygun kaynaklardan önceden belirlenmesi hâlinde kesinleşen takip sonrasında haciz işlemleri daha hızlı planlanabilir.
Aksi hâlde takip başladıktan sonra aylarca “hangi mala haciz koyalım?” araştırması yapılması borçluya zaman kazandırabilir.
Milyonluk Alacaklarda Nasıl Bir Araştırma Yapılmalıdır?
Yüksek tutarlı alacaklarda tek kanallı haciz stratejisi yerine çok katmanlı araştırma yapılması daha etkili olabilir.
Örneğin aynı anda borçlunun taşınmazlarının ekonomik değeri, araçları, banka ilişkileri, şirket payları, üçüncü kişilerdeki ticari alacakları, kira gelirleri, hakedişleri, POS kaynaklı alacakları ve şüpheli malvarlığı devirleri değerlendirilebilir.
Böylece alacaklı en hızlı tahsilat sağlayabilecek ekonomik değere yöneltilebilir.
Örnek: Borçlunun Üzerinde Hiçbir Mal Bulunmuyor
Bir şirket hakkında 10 milyon TL tutarında kesinleşmiş icra takibi bulunduğunu düşünelim. Şirket adına taşınmaz yoktur, araçlarında önceki hacizler vardır ve banka hesaplarında yeterli para bulunmamaktadır.
İlk bakışta takip sonuçsuz görünebilir.
Ancak ticari faaliyet araştırmasında şirketin büyük bir üreticiye düzenli hizmet verdiği ve her ay yüksek tutarlı hakediş aldığı belirlenmiştir.
Bu durumda borçlunun üçüncü kişideki doğmuş ve haczedilebilir alacaklarına yönelmek, klasik malvarlığı hacizlerinden çok daha etkili sonuç verebilir.
Örnek: Borçlu Şirket Faaliyetlerini Yeni Şirkete Aktarıyor
Borçlu şirket icra takiplerinin başlamasından kısa süre sonra faaliyetini önemli ölçüde azaltmıştır. Aynı sektörde başka bir şirket faaliyete başlamış, bazı ekipman ve müşterilerin yeni şirkete geçtiğine ilişkin bulgular ortaya çıkmıştır.
Bu durumda yeni şirkete doğrudan “eski şirketin borçlusu” gibi haciz uygulanabileceği sonucuna varılmamalıdır.
Öncelikle şirketler arasındaki işlemler ve malvarlığı hareketleri araştırılmalıdır. Somut olayın özelliklerine göre tasarrufun iptali, muvazaa, işletme devri veya diğer hukuki sorumluluk nedenleri değerlendirilebilir.
Örnek: Borçlu E-Ticaret Yapıyor ve Banka Hesabında Para Tutmuyor
Borçlu şirketin banka hesabına haciz uygulanmış ancak sonuç alınamamıştır. Buna rağmen şirket internet üzerinden yoğun satış yapmaya devam etmektedir.
Araştırmada satışların e-ticaret platformu ve ödeme kuruluşu üzerinden gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
Borçlunun bu üçüncü kişilerden doğmuş haczedilebilir alacakları bulunuyorsa tahsilat stratejisinin doğrudan bu alacaklara yöneltilmesi değerlendirilebilir.
Bu örnek, ticari icrada paranın bulunduğu yeri değil, paranın geldiği yeri bulmanın önemini göstermektedir.
İcra Takibinde Borçlunun Ticari Faaliyetlerini Araştırırken Yapılan Kritik Hatalar
En sık yapılan hata yalnızca banka, araç ve tapu sorgusu yaptıktan sonra dosyayı sonuçsuz bırakmaktır. Bunun yanında borçlunun müşterilerinin araştırılmaması, şirket paylarının gözden kaçırılması, hakediş ve kira gelirlerine yönelinmemesi, POS ve e-ticaret gelirlerinin dikkate alınmaması, ilişkili şirketlere yapılan devirlerin geç fark edilmesi ve tasarrufun iptali davasına ilişkin sürelerin kaçırılması önemli hak kayıplarına yol açabilir.
Diğer taraftan tahsilat amacıyla hukuka aykırı şekilde banka, vergi veya kişisel veri elde edilmesi de doğru değildir. Etkili bir icra stratejisi hukuka uygun araştırmaya dayanmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
İcra takibinde borçlunun şirketleri araştırılabilir mi?
Evet. Hukuken erişilebilen ticaret sicili ve diğer kayıtlar üzerinden borçlunun şirket bağlantıları araştırılabilir.
Borçlunun başka şirketteki hisselerine haciz konulabilir mi?
Şartları oluştuğunda mümkündür. Şirket türü ve payın niteliği uygulanacak yöntemi etkiler.
Borçlunun müşterisinden olan alacağı haczedilebilir mi?
Borçlunun üçüncü kişide doğmuş ve haczedilebilir alacağı bulunuyorsa haciz gündeme gelebilir.
89/1 haciz ihbarnamesi neden önemlidir?
Borçlunun üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacaklarına yönelmeyi sağlayan önemli icra hukuku araçlarından biridir.
Borçlunun POS gelirlerine haciz konulabilir mi?
Banka veya ödeme kuruluşu nezdinde borçluya ait haczedilebilir alacak mevcutsa mümkün olabilir.
Borçlunun kira gelirine haciz konulabilir mi?
Şartları oluştuğunda kira alacaklarının haczi mümkündür.
Borçlu yeni şirket kurarsa eski borç yeni şirketten tahsil edilir mi?
Otomatik olarak hayır. Yeni şirket ayrı tüzel kişidir. Ancak malvarlığı ve faaliyet devirlerinin hukuki niteliği ayrıca araştırılabilir.
Borçlunun kardeşine veya eşine devrettiği mallar geri alınabilir mi?
Her devir kendiliğinden geçersiz değildir. Şartları varsa tasarrufun iptali veya başka hukuki yollar gündeme gelebilir.
Borçlunun banka hesap hareketleri incelenebilir mi?
Alacaklının bütün hesap hareketlerine sınırsız erişimi yoktur. Gerekli kayıtların hukuki yollarla getirtilip getirilemeyeceği somut uyuşmazlığa göre değerlendirilir.
Borçlunun adına mal bulunmuyorsa alacak tahsil edilemez mi?
Hayır. Üçüncü kişilerdeki alacaklar, şirket payları, hakedişler, kira gelirleri, POS ve diğer ticari gelir kaynakları ayrıca araştırılabilir.
Sonuç: Borçlunun Malvarlığından Çok Para Akışını Bulmak Tahsilatı Hızlandırabilir
İcra takibinde özellikle ticari borçlularda yalnızca tapu, araç ve banka sorgusu yapılması yeterli değildir. Aktif şekilde ticaret yapan bir borçlunun en önemli ekonomik değeri çoğu zaman üzerinde kayıtlı malları değil, sürekli devam eden para akışıdır.
Bu nedenle etkili tahsilatta üç soru birlikte sorulmalıdır: Borçlunun neyi var, borçlu kimden alacaklı ve borçlu parasını nereden kazanıyor?
Borçlunun müşterileri, devam eden projeleri, hakedişleri, şirket payları, kira gelirleri, POS ve e-ticaret kaynaklı alacakları ile üçüncü kişilerde bulunan diğer ekonomik değerleri araştırıldığında klasik haciz yöntemlerinden sonuç alınamayan dosyalarda dahi yeni tahsilat imkânları ortaya çıkabilir.
Özellikle yüksek tutarlı ticari alacaklarda takip öncesinden başlayan bir borçlu ticari faaliyet ve malvarlığı analizi, hangi haciz işlemlerinin öncelikle uygulanması gerektiğinin belirlenmesini sağlayabilir. Borçlunun malvarlığını yakınlarına veya ilişkili şirketlere devrettiğine ilişkin emareler varsa ihtiyati haciz, tasarrufun iptali ve diğer hukuki koruma yolları da gecikmeden değerlendirilmelidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İcra Takibi ve Ticari Alacak Tahsilatı
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; yüksek tutarlı ticari alacakların tahsili, borçlu şirketlerin ticari faaliyet ve malvarlığı araştırması, banka ve üçüncü kişi alacaklarının haczi, İİK m.89 haciz ihbarnameleri, şirket hisselerinin haczi, POS ve kira gelirlerinin haczi, hakediş alacakları, ihtiyati haciz, tasarrufun iptali davaları ve mal kaçırmaya yönelik işlemlere karşı hukuki süreçlerde destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




