
Haksız İhtiyati Haciz Nedeniyle Tazminat Davası Açılabilir mi? 2026 Güncel Hukuki Rehber
25 Ağustos 2026
İcra İnkâr Tazminatı Yüzde Kaçtır? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi, ilamsız icra takibini durdurabilir. Bu nedenle gerçekte borcunu bilen bir borçlunun yalnızca zaman kazanmak amacıyla “borcum yoktur”, “alacak miktarına itiraz ediyorum” veya benzeri bir itirazda bulunması alacaklının tahsilatını aylarca geciktirebilir.
İşte icra inkâr tazminatı, belirli şartlar altında haksız itiraz eden borçluya karşı alacaklıya sağlanan önemli bir hukuki korumadır.
2026 itibarıyla İcra ve İflas Kanunu m.67 uyarınca, itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksız olduğuna karar verilmesi ve kanuni şartların gerçekleşmesi hâlinde, alacaklının talebi üzerine borçlu hükmolunan meblağın yüzde 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilebilir. (TCmevzuat)
Ancak önemli bir ayrıntı vardır: Her haksız itiraz otomatik olarak %20 icra inkâr tazminatı doğurmaz. Özellikle alacağın likit, yani borçlu tarafından miktarı belirlenebilir nitelikte olup olmadığı uygulamada büyük önem taşımaktadır.
İcra İnkâr Tazminatı Nedir?
İcra inkâr tazminatı, borçlunun haksız itirazı nedeniyle duran icra takibinin devamını sağlamak amacıyla açılan itirazın iptali davasında, şartlarının gerçekleşmesi hâlinde borçlu aleyhine hükmedilen özel bir icra hukuku tazminatıdır.
Örneğin bir şirket diğer şirkete 5.000.000 TL tutarında mal teslim etmiş, fatura düzenlenmiş, teslim belgeleri imzalanmış ve cari hesap mutabakatı yapılmış olsun.
Borç ödenmediği için ilamsız icra takibi başlatılmıştır.
Borçlu şirket ise:
“Böyle bir borcum yoktur.”
diyerek borcun tamamına itiraz etmiştir.
Süresinde yapılan itiraz nedeniyle takip durur. İİK m.66’ya göre süresinde yapılan itirazın takibi durdurduğu açıkça düzenlenmektedir. (AL Arabuluculuk)
Alacaklı bu durumda şartlarına göre itirazın iptali davası açarak hem takibin devamını hem de icra inkâr tazminatını talep edebilir.
İcra İnkâr Tazminatı Oranı 2026’da Yüzde Kaçtır?
İİK m.67’nin güncel düzenlemesine göre oran:
%20’den az olamaz.
Kanunda borçlunun, şartları gerçekleştiğinde diğer tarafın talebi üzerine hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edileceği düzenlenmiştir. (Türkoğlu Avukatlık Ofisi)
Dolayısıyla günümüzde internette karşılaşılabilen:
“İcra inkâr tazminatı en az %40’tır.”
bilgisi güncel değildir.
6352 sayılı Kanun ile asgari oran %20’ye düşürülmüştür. Mevzuatın değişiklik geçmişinde eski %40 oranı ile güncel %20 oranı açıkça görülebilmektedir. (LEXPERA)
Örnek: 5 Milyon TL Alacakta İcra İnkâr Tazminatı
Mahkemenin itirazın iptaline karar verdiği tutarın:
5.000.000 TL
olduğunu varsayalım.
Asgari %20 üzerinden hesaplandığında:
5.000.000 TL × %20 = 1.000.000 TL
icra inkâr tazminatı gündeme gelebilir.
Böylece borçlu yalnızca asıl alacak ve şartlarına göre faiz ile takip giderlerinden değil, ayrıca 1 milyon TL icra inkâr tazminatından sorumlu tutulabilir.
Ancak bu sonuç otomatik değildir. Tazminatın dava dilekçesinde talep edilmesi ve kanuni/içtihadi şartların gerçekleşmesi gerekir.
İcra İnkâr Tazminatı İçin Hangi Şartlar Aranır?
İtirazın iptali davası bakımından öncelikle geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresinde itiraz ederek takibi durdurması, alacaklının süresinde itirazın iptali davası açması ve davada alacağının varlığını ispatlaması gerekir.
İİK m.67 açık biçimde alacaklının, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde mahkemeye başvurarak itirazın iptalini dava edebileceğini düzenlemektedir. (TCmevzuat)
İcra inkâr tazminatı bakımından ayrıca alacaklının bunu talep etmesi gerekir.
İtirazın İptali Davası Kaç Yıl İçinde Açılmalıdır?
Burada “bir yıl” kritik süredir.
Borçlunun itirazı alacaklıya tebliğ edilmişse alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açmalıdır. (Türkoğlu Avukatlık Ofisi)
Bu süre geçirilirse alacaklının genel hükümlere göre alacak davası açma hakkı tamamen ortadan kalkmaz.
Nitekim İİK m.67 açıkça bir yıllık itirazın iptali süresini geçiren alacaklının genel hükümler çerçevesinde alacağını dava etme hakkının saklı olduğunu düzenlemektedir. (Kanun Yolu)
Ancak artık İİK m.67’ye özgü itirazın iptali davasının sonuçlarından yararlanılması meselesi değişir.
Bu nedenle itirazın tebliğ tarihi mutlaka dosyada kayıt altına alınmalıdır.
İcra İnkâr Tazminatı İçin Borçlunun Kötü Niyetli Olması Şart mı?
Genel kural bakımından borçlunun ayrıca kötü niyetinin ispat edilmesi şart değildir.
İİK m.67’nin lafzı da bu ayrımı açıkça göstermektedir. Borçlu bakımından itirazın haksızlığı, alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatı bakımından ise takibin haksız ve kötü niyetli olması düzenlenmiştir. (TCmevzuat)
Dolayısıyla:
“Borçlunun sırf beni zarara uğratmak amacıyla itiraz ettiğini ispatlayamazsam icra inkâr tazminatı alamam.”
şeklindeki düşünce genel kural bakımından doğru değildir.
Ancak veli, vasi veya mirasçı tarafından yapılan itirazlarda kanun özel bir istisna öngörmektedir. Bu kişiler bakımından borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesi kötü niyetin ispatına bağlıdır. (İcra İşleri Dairesi)
Alacağın Likit Olması Neden Önemlidir?
İcra inkâr tazminatı uyuşmazlıklarında en önemli konulardan biri alacağın likit veya belirlenebilir nitelikte olup olmadığıdır.
Basit ifadeyle borçlu:
“Ne kadar borcum olduğunu benim de hesaplayabileceğim şekilde biliyor veya belirleyebiliyor muyum?”
sorusuna cevap verebilecek durumda olmalıdır.
Örneğin imzalı bir cari hesap mutabakatında:
“31.12.2025 tarihi itibarıyla 4.250.000 TL borç bakiyesi bulunmaktadır.”
ifadesi varsa borç miktarının belirlenebilirliği oldukça güçlüdür.
Buna karşılık alacak miktarının ortaya çıkabilmesi için kapsamlı bilirkişi değerlendirmesi, teknik inceleme, hâkimin takdiri veya karmaşık hesaplamalar gerekiyorsa icra inkâr tazminatı şartları ayrıca değerlendirilir.
Bu nedenle itirazın iptali davasını kazanmak ile icra inkâr tazminatı kazanmak her durumda aynı şey değildir.
Fatura Alacağı İçin İcra İnkâr Tazminatı Alınabilir mi?
Alınabilir; ancak yalnızca faturanın bulunması otomatik olarak tazminat sonucunu doğurmaz.
Mahkeme öncelikle alacağın gerçekten doğup doğmadığını inceler.
Örneğin:
fatura,
mal teslim belgesi,
irsaliye,
banka hareketleri,
cari hesap kayıtları,
ticari defterler,
taraflar arasındaki yazışmalar
birlikte değerlendirilebilir.
Malın teslim edildiği, bedelin belirli olduğu ve borcun miktarının borçlu tarafından belirlenebilir olduğu ortaya konulabiliyorsa icra inkâr tazminatı talebi güçlenebilir.
Cari Hesap Mutabakatında Borç Kabul Edilmişse Ne Olur?
Bu durum alacaklı açısından önemli olabilir.
Örneğin borçlu şirket:
“31 Mart 2026 itibarıyla 3.800.000 TL borç bakiyesini kabul ediyoruz.”
şeklinde mutabakat imzalamış olsun.
Daha sonra bu tutarın tahsili için başlatılan icra takibinde:
“Borç yoktur.”
itirazında bulunulması hâlinde imzalı mutabakat alacağın varlığı ve belirlenebilirliği bakımından güçlü delil oluşturabilir.
Ancak her mutabakat belgesinin içeriği ve imza durumu ayrıca incelenmelidir.
Borçlu Borcun Bir Kısmına İtiraz Ederse Tazminat Ne Olur?
Borçlunun borcun tamamına itiraz etmesi şart değildir.
Örneğin:
Takip miktarı: 10.000.000 TL
Borçlunun kabul ettiği: 4.000.000 TL
İtiraz ettiği: 6.000.000 TL
ise uyuşmazlık esas olarak itiraz edilen 6 milyon TL üzerinde devam eder.
İİK m.66 uyarınca borçlu yalnızca borcun bir kısmına itiraz etmişse takip kabul ettiği miktar bakımından devam eder. (AL Arabuluculuk)
İcra inkâr tazminatının hesabında da mahkemenin hükmettiği ve tazminata esas alınabilecek miktar dikkate alınır.
İcra İnkâr Tazminatı Takipteki Bütün Alacak Üzerinden mi Hesaplanır?
Her zaman değil.
Kanunun güncel düzenlemesine göre icra inkâr tazminatı ve benzeri tazminatların belirlenmesinde takip talebi veya davadaki talep esas alınır. (TCmevzuat)
Örneğin alacaklı 10 milyon TL takip yapmış ancak mahkeme yalnızca 7 milyon TL yönünden itirazın haksız olduğuna karar vermişse tazminat hesabında hükmolunan ve tazminat koşullarını taşıyan tutar dikkate alınacaktır.
Dolayısıyla reddedilen alacak kısmı üzerinden alacaklı lehine icra inkâr tazminatı hesaplanmaz.
Borçlunun “Borcum Yok” Demesi Yeterli Bir İtiraz mıdır?
Borçlu ödeme emrine karşı süresinde itiraz ederek takibi durdurabilir.
Ancak takibi durdurabilmesi ile yargılama sonunda itirazında haklı bulunması farklı konulardır.
Borçlu hiçbir ödeme yapmadığı hâlde açıkça belirli ve mevcut bir borca itiraz etmişse alacaklı itirazın iptali davasında borcun varlığını ispatlayarak takibin devamını sağlayabilir.
Şartları bulunuyorsa ayrıca icra inkâr tazminatı talep edilir.
İtirazın İptali Davasında İcra İnkâr Tazminatı Kendiliğinden Verilir mi?
Hayır.
Bu nokta son derece önemlidir.
İİK m.67 tazminat bakımından açıkça:
“diğer tarafın talebi üzerine”
ifadesini kullanmaktadır. (Türkoğlu Avukatlık Ofisi)
Dolayısıyla dava dilekçesinde icra inkâr tazminatının açıkça talep edilmesi gerekir.
Uygulamada talep genellikle:
“Davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının takip konusu alacağın/hükmolunacak uygun tutarın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine”
yönelik kurulmaktadır.
Talep unutulursa mahkemenin kendiliğinden icra inkâr tazminatına hükmetmesi beklenmemelidir.
İtirazın Kaldırılması Yolunda da İcra İnkâr Tazminatı Var mı?
İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması birbirinden farklı hukuki yollardır.
İİK m.68’e göre takip belirli nitelikteki belgelere dayanıyorsa alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. (TCmevzuat)
İtirazın kaldırılması prosedüründe de İİK’nın ilgili hükümleri kapsamında tazminat düzenlemeleri bulunmaktadır.
Bu nedenle borçlunun itirazından sonra:
“İtirazın iptali davası mı açılmalı, yoksa itirazın kaldırılması mı istenmeli?”
sorusu eldeki belgelere göre belirlenmelidir.
İtirazın İptali mi, İtirazın Kaldırılması mı Daha Avantajlıdır?
İtirazın kaldırılması daha sınırlı belge sistemi içerisinde icra mahkemesinde yürütülen takip hukukuna özgü bir yoldur.
İİK m.68 kapsamında özellikle imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış borç ikrarını içeren senetler ile kanunda belirtilen diğer belgeler önem taşır. (İcra İşleri Dairesi)
Alacak bu belge sistemine uygun değilse genel mahkemede itirazın iptali davası gündeme gelebilir.
Bu nedenle yol seçimi yapılırken yalnızca:
“Hangisi daha hızlı?”
sorusuna değil:
“Elimdeki belgeler hangi hukuki yolu mümkün kılıyor?”
sorusuna bakılmalıdır.
Ticari Alacaklarda Arabuluculuk Unutulmamalıdır
Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk düzenlemeleri ayrıca dikkate alınmalıdır.
Özellikle para alacağına ilişkin ticari nitelikteki itirazın iptali davalarında dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk kapsamında olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Dava şartının yerine getirilmemesi davanın usulden sonuçlanmasına neden olabileceğinden, yüksek tutarlı ticari alacaklarda itirazın tebliğinden sonraki süreç baştan planlanmalıdır.
Borçlu “Mal Ayıplıydı” Derse İcra İnkâr Tazminatı Alınabilir mi?
Bu tür savunmalar alacağın belirlenebilirliği bakımından önemlidir.
Örneğin satıcı 5 milyon TL fatura alacağı talep etmektedir. Borçlu ise teslim edilen makinelerin ayıplı olduğunu ve bu nedenle bedelden indirim yapılması gerektiğini ileri sürmektedir.
Mahkemenin:
ayıbın bulunup bulunmadığını,
ayıp oranını,
bedelden indirim miktarını,
zarar miktarını
bilirkişi incelemesiyle belirlemesi gerekiyorsa icra inkâr tazminatı bakımından alacağın likit olup olmadığı ayrıca tartışılacaktır.
Dolayısıyla davanın kabul edilmesi tek başına her zaman tazminatın da kabul edileceği anlamına gelmez.
Borçlu Borcu Biliyorsa ve Sadece Zaman Kazanmak İçin İtiraz Ediyorsa Ne Yapılmalıdır?
Bu durumlarda alacaklı öncelikle delilleri korumalıdır.
Özellikle borçlunun borcu kabul ettiği:
WhatsApp veya e-posta yazışmaları,
cari hesap mutabakatları,
ödeme planları,
kısmi ödeme kayıtları,
banka dekontları,
imzalı sözleşmeler
önemli olabilir.
Borçlu takipten önce:
“Borcu gelecek ay ödeyeceğim.”
deyip ödeme emrini aldıktan sonra:
“Böyle bir borcum yoktur.”
şeklinde itiraz etmişse önceki borç kabulünün ispat bakımından önemi artabilir.
Örnek: 20 Milyon TL Ticari Alacağa Haksız İtiraz
Bir şirketin başka bir şirketten 20.000.000 TL alacağı bulunduğunu düşünelim.
Taraflar arasında:
yazılı sözleşme,
faturalar,
teslim tutanakları,
imzalı cari hesap mutabakatı
bulunmaktadır.
Borçlu ödeme yapmadığı için ilamsız icra takibi başlatılmış ancak borçlu borcun tamamına itiraz ederek takibi durdurmuştur.
Alacaklı itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde itirazın iptali davası açar ve mahkeme 20 milyon TL’nin tamamı bakımından itirazı haksız bulursa, diğer şartların da gerçekleşmesi ve talep bulunması hâlinde %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı gündeme gelebilir. (TCmevzuat)
Asgari %20 üzerinden:
20.000.000 TL × %20 = 4.000.000 TL
tazminat söz konusu olabilir.
Böylece borçlunun sırf itiraz etmiş olması borcu ortadan kaldırmadığı gibi, şartları oluştuğunda ciddi bir ek mali sonuç doğurabilir.
İcra İnkâr Tazminatı Tahsilat Stratejisinde Neden Önemlidir?
Özellikle yüksek tutarlı ticari alacaklarda borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi alacaklı üzerinde önemli zaman ve finansman maliyeti yaratabilir.
Bu nedenle Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından icra takibine yapılan itirazın yalnızca kaldırılması gereken bir usul engeli olarak değil, şartları varsa icra inkâr tazminatı talebiyle birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Özellikle borç miktarının faturalar, teslim belgeleri, cari hesap mutabakatları veya borç ikrarlarıyla açık biçimde belirlenebildiği dosyalarda, itirazın iptali davasının başından itibaren tazminat koşullarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Alacaklı da Kötü Niyet Tazminatı Ödeyebilir mi?
Evet.
İcra inkâr tazminatı sistemi yalnızca alacaklıyı korumaz.
İİK m.67’ye göre borçlunun itirazının haksız çıkması hâlinde borçlu tazminata mahkûm edilebilirken, takibinde haksız ve kötü niyetli görülen alacaklı da borçlunun talebi üzerine tazminata mahkûm edilebilir. (Hukukçular Birliği Mevzuat)
Bu nedenle gerçekte bulunmayan veya ödendiği bilinen bir borç için icra takibi başlatılması da alacaklı açısından risk yaratabilir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da İtirazın İptali ve İcra İnkâr Tazminatı
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere ticari alacakların tahsilinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Ancak itirazın yapılması borcun ortadan kalktığı anlamına gelmez; yalnızca ilamsız takibin durmasına neden olabilir.
Alacaklı bakımından asıl önemli konu, itirazın tebliğinden sonra doğru hukuki yolun ve sürenin belirlenmesidir. İtirazın iptali, itirazın kaldırılması, ihtiyati haciz ve icra inkâr tazminatı seçenekleri dosyanın belgelerine göre birlikte değerlendirilmelidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, itirazın iptali davaları, icra inkâr tazminatı, itirazın kaldırılması, ihtiyati haciz, ticari alacak tahsili ve malvarlığı araştırması süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. İcra inkâr tazminatı yüzde kaçtır?
2026 itibarıyla İİK m.67 kapsamında şartları gerçekleştiğinde %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilebilir. (TCmevzuat)
2. İcra inkâr tazminatı %40 mı %20 mi?
Güncel asgari oran %20’dir. %40 eski düzenlemeye ilişkin bilgidir. (LEXPERA)
3. Borçlunun kötü niyetli olduğunu ispatlamak gerekir mi?
Genel olarak icra inkâr tazminatı için ayrıca kötü niyet şartı aranmaz. Ancak veli, vasi veya mirasçının itirazında kanun kötü niyetin ispatını özel olarak aramaktadır. (Türkoğlu Avukatlık Ofisi)
4. İtirazın iptali davası kaç yıl içinde açılır?
Borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde açılmalıdır. (Kanun Yolu)
5. İcra inkâr tazminatı mahkeme tarafından kendiliğinden verilir mi?
Hayır. İİK m.67 uyarınca tarafın talebi gerekir. (Türkoğlu Avukatlık Ofisi)
6. Alacak likit değilse icra inkâr tazminatı alınabilir mi?
Alacağın miktarının borçlu tarafından belirlenebilir olup olmadığı tazminat bakımından önemlidir. Özellikle kapsamlı yargılama ve takdir gerektiren alacaklarda ayrıca değerlendirme yapılmalıdır.
7. Borcun yalnızca bir kısmına itiraz edilmişse tazminat istenebilir mi?
Evet. Tazminat bakımından itiraz edilen ve mahkemece haksız bulunan kısım ile hükmolunan miktar esas alınır.
8. İtirazın kaldırılması için süre ne kadardır?
İİK m.68 kapsamındaki belgelerin bulunması hâlinde itirazın tebliğinden itibaren altı ay içerisinde itirazın kaldırılması istenebilir. (İcra İşleri Dairesi)
9. İtirazın iptali davası kazanılırsa takip devam eder mi?
Evet. İtirazın iptaliyle duran takibin devamı sağlanabilir; hükmün kapsamına göre icra inkâr tazminatı da tahsil sürecine konu olabilir.
10. Haksız icra takibi yapan alacaklı da tazminat öder mi?
Takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu belirlenen alacaklı, borçlunun talebi üzerine İİK m.67 kapsamında kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilir. (Hukukçular Birliği Mevzuat)
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Borçlunun icra takibine itiraz etmesi tahsilatın sona erdiği anlamına gelmez. Özellikle borcun sözleşme, fatura, teslim belgesi, cari hesap mutabakatı veya borç ikrarıyla açık biçimde ispatlanabildiği dosyalarda itirazın iptali ile birlikte icra inkâr tazminatı talep edilmesi, alacaklının haklarının korunması bakımından önem taşıyabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, icra takibine itiraz, itirazın iptali, icra inkâr tazminatı, itirazın kaldırılması, ihtiyati haciz ve yüksek tutarlı ticari alacakların tahsili süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Tel: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır. İcra inkâr tazminatına hükmedilip hükmedilemeyeceği; takip türü, itirazın kapsamı, alacağın niteliği, belirlenebilirliği ve somut dosyadaki delillere göre ayrıca değerlendirilmelidir.




