
İş Mahkemesinde Delil ve İspat Yükü Kimdedir?
10 Nisan 2025
İş Davalarında Tanık Dinletme ve Tanıklık Şartları?
10 Nisan 20251. İş Mahkemesi Kararlarına Karşı Kanun Yolları Nelerdir?
İş mahkemeleri tarafından verilen kararlara karşı başvurulabilecek iki temel kanun yolu vardır: istinaf ve temyiz. İlk derece mahkemesi olan iş mahkemesi bir karar verdikten sonra, taraflar bu karara karşı belirli şartlar ve süreler dahilinde üst mahkemelere başvurabilir. İstinaf, Bölge Adliye Mahkemelerine yapılırken; temyiz, Yargıtay’a başvuru anlamına gelir. Bu iki kanun yolu, davanın hem usul hem esas bakımından yeniden değerlendirilmesini sağlar. Bu süreç, hem adaletin sağlanması hem de hukuk kurallarının doğru uygulanması açısından büyük önem taşır.
2. İstinaf Nedir? Hangi Durumlarda Başvurulabilir?
İstinaf, ilk derece mahkemesi kararının bir üst mahkeme tarafından esastan ve usulden yeniden incelenmesi demektir. 2016 yılında hukuk yargılamasında yürürlüğe giren istinaf sistemiyle, tarafların mahkeme kararına doğrudan Yargıtay’a değil, önce Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurmaları öngörülmüştür. İş mahkemesinin verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu düşünen taraf, kararda maddi hata, usul hatası ya da eksik inceleme olduğunu ileri sürerek istinafa gidebilir. Bu başvuru hem işçi hem işveren tarafından yapılabilir ve dava değerine bakılmaksızın mümkündür.
3. Temyiz Nedir ve Ne Zaman Devreye Girer?
Temyiz, Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği kararlara karşı son denetim mercii olan Yargıtay’a başvuru yapılmasıdır. Yargıtay, istinaf mahkemesinin kararını hukuka uygunluk açısından inceler, ancak delil değerlendirmesi yapmaz. Temyiz, iş hukukunda genellikle davanın konusu olan parasal miktarın belirli bir sınırı aşması durumunda mümkündür. 2025 yılı için bu sınır her yıl yeniden belirlenmektedir. Temyiz başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içinde yapılmalıdır. Süresinde yapılmayan başvurular reddedilir ve karar kesinleşmiş sayılır.
4. Hangi Kararlar İstinafa Götürülebilir?
İş mahkemesinin verdiği hemen her nihai karar, istinafa götürülebilir. Ancak bazı istisnalar mevcuttur. Örneğin, dava değeri 2025 yılı için belirlenen parasal sınırın altında olan bazı kararlar istinafa açık değildir. Bununla birlikte, işe iade davaları, kıdem-ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti, iş kazasından doğan tazminatlar gibi iş hukukuna özgü davaların büyük çoğunluğu istinafa konu olabilir. İstinaf başvurusu yapılması halinde mahkeme, dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderir ve bu mahkeme hem şekil hem de esas yönünden karar verir.
5. Hangi Kararlar Temyize Götürülebilir?
Temyiz yoluna başvurulabilmesi için, ilk derece kararının istinaf sonrası Bölge Adliye Mahkemesi tarafından onanması ve dava değerinin belirli bir parasal sınırın üzerinde olması gerekir. Yani, istinafa başvurulan bir karar sonrasında hâlâ bir hukuka aykırılık olduğunu düşünen taraf, Yargıtay’a temyiz başvurusunda bulunabilir. Ancak dava konusu miktar sınırın altında kalıyorsa veya Bölge Adliye Mahkemesi kararı “kesin nitelikte” ise temyiz yolu kapanmış olur. Temyiz, özellikle içtihat birliği ve hukuk kurallarının doğru uygulanması açısından önemlidir.
6. İstinaf ve Temyiz Süreleri Nedir?
Her iki kanun yolunun da belirli süreleri vardır ve bu sürelerin geçirilmesi halinde hak kaybı yaşanır. İstinaf için başvuru süresi, iş mahkemesi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta olarak belirlenmiştir. Temyiz süresi ise, Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraflara tebliğinden itibaren yine 2 haftadır. Bu süreler kesindir. Tatil günlerine denk gelse dahi dikkatli hesaplama yapılmalı ve gerekli belgeler süresinde hazırlanarak mahkemeye sunulmalıdır. Aksi takdirde başvuru hakkı kaybedilir ve karar kesinleşir.
7. İstinaf Başvurusu Nasıl Yapılır?
İstinaf başvurusu, kararı veren iş mahkemesine bir istinaf dilekçesi sunularak yapılır. Bu dilekçede kararın hangi yönlerinin hukuka aykırı olduğu, hangi maddi ve usuli hataların yapıldığı açıkça belirtilmelidir. Dilekçe, ayrıntılı, gerekçeli ve dayanaklı olarak hazırlanmalıdır. İstinaf dilekçesi sunulduğunda, mahkeme dosyayı Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderir. Bu mahkeme, kararı kaldırabilir, değiştirebilir ya da onaylayabilir. Profesyonel hazırlanmış bir dilekçe, davanın seyrini olumlu etkileyebilir.
8. Temyiz Başvurusu Nasıl Yapılır?
Temyiz başvurusu da yine kararı veren istinaf mahkemesine dilekçe ile yapılır. Ancak burada, Yargıtay yalnızca hukuki denetim yaptığı için, dilekçede usul hataları, kanun maddelerine aykırılıklar, içtihatlara uygunluk gibi unsurların öne çıkarılması gerekir. Delil değerlendirmesi yapılmadığı için, yeni belge sunulması ya da tanık gösterilmesi mümkün değildir. Bu süreçte bir avukatla çalışmak, dilekçenin hukuki düzeyde güçlü olmasını sağlar. Zira Yargıtay kararları bağlayıcı içtihat oluşturabilir ve temyiz süreci bir bakıma hukukun yeniden şekillendirilmesidir.
9. İstinaf ve Temyiz Aşamalarının Karar Süreçleri
İstinaf mahkemeleri genellikle birkaç ay içerisinde karar verirken, temyiz süreci biraz daha uzun sürebilir. Özellikle dosya yoğunluğu ve davanın niteliğine göre, Yargıtay kararlarının çıkması 1 yılı bulabilir. Bu süreçte taraflar yeni bir dilekçe sunamaz, yalnızca daha önce sunulan beyanlar üzerinden inceleme yapılır. Her iki süreç de dosya üzerinden yürütüldüğünden, duruşma yapılmaz. Bu da yazılı savunmanın ve dilekçelerin içeriğini daha da önemli hale getirir.
10. İstinaf ve Temyiz Sürecinde Kararın İcrası Mümkün mü?
İstinaf ya da temyiz başvurusu yapılmış olması, kural olarak kararın icrasını durdurmaz. Ancak kararın kesinleşmemiş olması, bazı işlemleri engelleyebilir. Taraflardan biri icranın durdurulmasını talep edebilir ve mahkeme bu talebi uygun görürse, kararın uygulanması ertelenebilir. Özellikle işe iade davalarında istinaf sonucu beklenmeden karar uygulanırsa, istinaf sonucunda karar değiştiğinde geriye dönük telafi zor olabilir. Bu nedenle icra ve tahsilat aşamasında temyiz sürecinin dikkatle takip edilmesi önemlidir.
11. Kararın Kesinleşmesi ve Hukuki Sonuçları
İstinaf veya temyiz başvurusu yapılmazsa ya da bu yollar tüketildikten sonra karar bozulmazsa, mahkeme kararı kesinleşir. Bu andan itibaren kararın icrası zorunlu hale gelir. Örneğin, işçiye tazminat ödenmesi gerekiyorsa, artık işveren bu ödemeyi yapmak zorundadır. Aksi halde icra takibi başlatılabilir. Kararın kesinleşmesi aynı zamanda yeni bir dava açılamayacağı anlamına gelir. Kesin hüküm niteliği kazanan karar, taraflar açısından bağlayıcıdır. Bu nedenle, kararın kesinleşip kesinleşmediği, dava sürecinde mutlaka takip edilmelidir.
12. Kanun Yollarında Profesyonel Hukuki Yardımın Önemi
İstinaf ve temyiz süreçleri, iş hukuku davalarının en teknik ve dikkat gerektiren aşamalarıdır. Bu süreçte yapılan bir hata, haklı olunan bir davanın kaybedilmesine neden olabilir. Bu nedenle özellikle kararın analiz edilmesi, dilekçenin hazırlanması ve sürecin takibi için uzman bir avukatla çalışmak büyük avantaj sağlar. İşveren ya da işçi fark etmeksizin, hak kaybı yaşamamak için profesyonel destek alınması tavsiye edilir. Unutulmamalıdır ki kanun yolları, sadece bir hak arama yolu değil; aynı zamanda hukukun doğru uygulanmasını sağlayan denetim mekanizmalarıdır.
İlgili Resmi Kurum Linkleri
- T.C. Adalet Bakanlığı – Mahkeme Rehberi
- UYAP Vatandaş Portalı – Dava Takibi
- Türkiye Barolar Birliği – Avukat Arama
- Yargıtay Başkanlığı – Karar Arama Sistemi
- Bölge Adliye Mahkemeleri Bilgi Sistemi
Daha detaylı bilgi almak ve hukuki destek almak için FFK Partner Hukuk olarak sizlere profesyonel destek sağlıyoruz!




