
İŞ HUKUKU AVUKATI
24 Mayıs 2023
İSİM VE SOY İSİM DEĞİŞİKLİĞİ DAVASI
26 Mayıs 2023Hacizde istihkak davası nedir?
Borçluya ait olduğu gerekçesiyle haczedilen bir mal üzerinde üçüncü kişinin üstün bir hak iddia etmesi halinde istihkak iddiası gündeme gelir. Bu durumda istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişinin açacağı davaya istihkak davası denir. İstihkak iddiası üstün hak anlamında kullanılmaktadır. Üçüncü kişinin mal üzerindeki hakkı mülkiyet olmak zorunda değildir. İstihkak iddiası rehin hakkı, intifa hakkı, oturma hakkı veya geçit hakkı gibi haklara da dayanabilir.
Hacizde istihkak iddiası hangi hallerde gündeme gelebilir?
Hacizde istihkak iddiası iki şekilde gündeme gelebilmektedir. Bunlar:
Birinci ihtimalde mal borçlunun elinde veya üçüncü kişi ile birlikte borçlunun elinde olabilir. (İcra İflas Kanunu m. 96-97). Örneğin borçlunun iş yerine hacze gidildiğinde borçlunun mallarının yanı sıra köşede yığılmış inşaat malzemeleri bulunuyorsa ve bu inşaat malzemelerinin haczi sırasında üçüncü kişi, icra müdürüne, inşaat malzemelerini borçluya emaneten bıraktığını aslında kendisine ait olduğunu iddia ederse istihkak iddiası gündeme gelmiş olur. İcra müdürü böyle bir durumda üçüncü kişinin istihkak iddiasını haciz tutanağına geçirir. Üçüncü kişi istihkak iddiasını haciz sırasında ileri sürmek zorunda değildir. Haczin öğrenildiği andan itibaren yedi günlük süre içerisinde icra dairesinde istihkak iddiasında bulunulabilir. Üçüncü kişi yedi günlük süre içerisinde icra dairesinde istihkak iddiasında bulunursa icra müdürü bu istihkak iddiasını borçluya ve alacaklıya bildirir. Bu bildirim sonrası alacaklı ve borçlunun yapabileceği iki şey vardır.
Alacaklı veya borçlu üç günlük süre içerisinde istihkak iddiasına itiraz etmeyebilir. Böylece istihkak iddiası kabul edilmiş olur. Örneğin yukarıdaki örneğimizden gidersek alacaklı ve borçlu istihkak iddiasına üç gün içerisinde itiraz etmezse icra müdürü üçüncü kişinin inşaat malzemeleri üzerindeki mülkiyet hakkını kabul ederek haczedilen malzemeleri üçüncü kişiye iade eder.
İkinci durumdaysa alacaklı veya borçlu üçüncü kişinin istihkak iddiasına üç günlük süre içerisinde itiraz edebilir. İtiraz halinde icra müdürü icra takibi dosyasını icra mahkemesine gönderir (İİK m.97/1). Dosya kendisine gelen icra mahkemesi takibin ertelenmesi veya takibin devamı yönünde bir karar verir. Eğer takibin ertelenmesi yönünde bir karar verilmişse icra mahkemesi üçüncü kişiden teminat göstermesini ister. (İİK m.97/3).
Üçüncü kişi takibin ertelenmesi veya devamına yönelik icra mahkemesi kararının kendisine tebliğ edilmesinden itibaren yedi günlük süre içerisinde asıl icra takibinin yapıldığı yerdeki veya davalının yerleşim yerindeki icra mahkemesinde istihkak iddiasına itiraz eden kişiye karşı bir istihkak davası açmalıdır (İİK m.97/6). Aksi halde istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır. İstihkak davası genel hükümlere göre görülür. Bu sebeple icra mahkemesinin verdiği kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder.
İstihkak davası sonucunda mahkeme davanın kabulüne veya reddine karar verebilir. Dava kabul edilirse; istihkak iddiası sabit olur, takip durur ve istihkak iddiasına itiraz eden kişi kötüniyetli ise haczolunan malın değerinin %15’inden az olmamak üzere tazminata hükmedilir.
Dava reddedilirse; istihkak iddiası haksız çıkmış olur, takip durmuşsa takibe devam edilir. Takip durmuşsa istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi aleyhine geciken alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilir.
İkinci ihtimalde mal tamamen üçüncü kişinin elinde olabilir. (İcra İflas Kanunu m. 99). Haciz aşamasında borçluya ait bir mal üçüncü kişinin elinde olabilir. Alacaklının talebi ile bu mal haczedilebilir. Ancak üçüncü kişi haciz esnasında istihkak iddiasında bulunabilir. Bu durumda üçüncü kişinin istihkak iddiası icra müdürü tarafından haciz tutanağına geçirilir. Mal üçüncü kişinin elindeyken haczedildiğinden üçüncü kişi rıza göstermeden mal muhafaza altına alınamaz. Üçüncü kişi kabul ederse mal üçüncü kişiye yediemin olarak bırakılmak zorundadır.
Üçüncü kişi kendi elindeki mal için istihkak iddiasında bulunursa malın borçlunun elinde bulunması durumundan tamamen farklı olarak icra dairesi alacaklıya istihkak davası açması için yedi günlük süre verir. Alacaklının bu durumda yapabileceği iki şey bulunmaktadır.
Alacaklı kendisine verilen yedi günlük süre içerisinde istihkak davası açmayabilir. Bu durumda alacaklı üçüncü kişinin istihkak iddiasını kabul etmiş olur. Üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunduğu mal üzerindeki haciz kalkar.
Alacaklı kendisine verilen yedi günlük süre içerisinde istihkak davası açabilir. Süresi içerisinde dava açılırsa dava sona erinceye kadar satış işlemi gerçekleştirilemez. Bu dava; icra mahkemesinde açılır ve genel hükümlere görülür. İcra mahkemesi tarafından takibin ertelenmesine karar verilmediğinden ve bu sebeple alacaklı zarara uğramadığından icra tazminatına hükmedilmez. Mülkiyet karinesi üçüncü kişi lehine olduğundan alacaklı haczedilen malın borçluya ait olduğunu ispat yükü altındadır.
İstihkak davası açılabilecek diğer haller nelerdir?
Malın rıza dışında elden çıkması halinde istihkak davası açılabilir. Bu dava zilyet olmayan malikin, malik olmayan zilyede açılır. Malikin amacı dolaysız zilyetliği yeniden ele geçirmektir. Malın rıza dışında elden çıkması halinde açılacak istihkak davası hem taşınırlar hem de taşınırlar için açılabilmektedir. Ayrıca bu dava mülkiyet hakkına dayanan bir dava olarak da ayni bir dava mahiyetinde olduğundan zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere tabi değildir.
Miras sebebiyle istihkak davası açılabilir. Bu istihkak davası Türk Medeni Kanunu’nun 687 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup bu davayı, zilyet olmayan mirasçının, mirasçı olmayan haksız zilyede karşı açtığı dava olarak tanımlamak mümkündür. Miras sebebiyle istihkak davası malın rıza dışında elden çıkması halinde açılacak istihkak davasından farklı olarak zamanaşımına tabidir. TMK’nın 639. maddesinde zamanaşımı süreleri “Miras sebebiyle istihkak davası, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.” ve “İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Sonuç olarak; istihkak davaları oldukça komplike davalardan olup usulünce istihkak iddiasında bulunulmaması, sürelerin kaçırılması veya mülkiyet hakkına ilişkin delillerin doğru ortaya koyulmaması gibi sebeplerle kişiler hak kaybına uğrayabilmektedir. Bu sebeple istihkak davanızı icra hukuku ve taşınır/taşınmaz hukuku alanlarında yetkin bir avukat ile takip etmeniz faydanıza olacaktır.



