
Borçlu Şirket Tasfiye Halindeyse Alacak Nasıl Tahsil Edilir? 2026 Güncel Rehber
18 Ağustos 2026
Borçlu Şirket Adresini Kapatmışsa Alacaklı Ne Yapmalıdır? 2026 Güncel Rehber
18 Ağustos 2026Kapanan şirkete karşı icra takibi yapılabilir mi? Ticaret sicilinden silinen şirketten alacak tahsili, şirketin ihyası, TTK 547 kapsamında ek tasfiye, tasfiye memurunun sorumluluğu ve ortaklara başvuru yollarını inceleyin.
Bir şirketin faaliyetlerini durdurması, vergi kaydını kapatması, tasfiyeye girmesi veya ticaret sicilinden tamamen silinmesi hukuken aynı sonucu doğurmaz. Bu nedenle “şirket kapandı” bilgisiyle karşılaşan alacaklının öncelikle şirketin ticaret sicilindeki güncel hukuki durumunu belirlemesi gerekir. Şirket yalnızca ticari faaliyetini durdurmuş ancak tüzel kişiliği devam ediyorsa şirkete karşı icra takibi yapılması mümkündür. Şirket tasfiye hâlindeyse yine tüzel kişilik tasfiye amacıyla devam eder. Buna karşılık tasfiye tamamlanmış ve şirket ticaret sicilinden terkin edilmişse tüzel kişilik sona erdiğinden doğrudan icra takibi bakımından farklı bir hukuki süreç gündeme gelir.
Özellikle alacaklılar açısından kritik hata, “şirket kapandı, artık borç tahsil edilemez” sonucuna varmaktır. Sicilden silinmiş bir şirketin tasfiye edilmemiş taşınmazı, banka varlığı, müşterilerinden alacağı veya devam eden bir hukuki uyuşmazlığı bulunabilir. Böyle durumlarda Türk Ticaret Kanunu m.547 kapsamında ek tasfiye ve şirketin yeniden tescili, uygulamada sıklıkla kullanılan ifadeyle şirketin ihyası, gündeme gelebilir.
Şirketin Kapanması Ne Anlama Gelir?
“Kapanan şirket” hukuki açıdan tek bir durumu ifade etmez.
Şirket fiilen ticari faaliyetini bırakmış olabilir. Vergi mükellefiyeti sona ermiş olabilir. Tasfiye kararı alınmış olabilir. Tasfiye süreci devam ediyor olabilir veya tasfiye tamamlanarak şirket ticaret sicilinden tamamen silinmiş olabilir.
İcra takibi bakımından bu ihtimallerin sonuçları farklıdır.
Bu nedenle ilk kontrol ticaret sicili üzerinden yapılmalıdır.
Faaliyetini Durduran Şirkete İcra Takibi Yapılabilir mi?
Evet.
Şirketin işyerini kapatması veya ticari faaliyetini fiilen durdurması tüzel kişiliğini kendiliğinden sona erdirmez.
Şirket hâlen ticaret sicilinde kayıtlıysa ve tüzel kişiliği devam ediyorsa alacağın niteliğine göre şirkete karşı icra takibi başlatılabilir.
Şirketin aktif ticaret yapmaması, borçlarını ortadan kaldırmaz.
Vergi Kaydı Kapanan Şirkete İcra Takibi Yapılabilir mi?
Vergi mükellefiyetinin sona ermesi ile şirketin ticaret sicilinden terkin edilmesi birbirinden ayrılmalıdır.
Vergi kaydının kapatılmış olması tek başına şirket tüzel kişiliğinin sona erdiği anlamına gelmeyebilir.
Bu nedenle yalnızca vergi kayıtlarına bakılarak karar verilmemelidir.
Ticaret sicilindeki kayıt ve şirketin hukuki statüsü ayrıca incelenmelidir.
Tasfiye Halindeki Şirkete İcra Takibi Yapılabilir mi?
Kural olarak evet.
Tasfiye hâlindeki şirketin tüzel kişiliği tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam eder.
Tasfiye sürecinin amaçlarından biri şirketin borçlarının ödenmesi ve alacaklılarla olan ilişkilerinin sonuçlandırılmasıdır.
Bu nedenle tasfiye hâlindeki şirkete karşı, iflas veya konkordato gibi özel bir engel bulunmadıkça icra takibi gündeme gelebilir.
Ticaret Sicilinden Silinmiş Şirkete İcra Takibi Yapılabilir mi?
Burada durum farklıdır.
Tasfiye tamamlanarak şirket ticaret sicilinden terkin edildiğinde tüzel kişilik sona erer.
Artık hukuken mevcut olmayan tüzel kişiye karşı yeni bir icra takibi başlatılması veya takibin normal şekilde sürdürülmesi mümkün değildir.
Bu durumda şirketin yeniden hukuki sürece dahil edilmesini sağlayacak ek tasfiye ve yeniden tescil mekanizmasının değerlendirilmesi gerekir.
Şirketin Tüzel Kişiliği Ne Zaman Sona Erer?
Sermaye şirketlerinde yalnızca tasfiye kararı alınması tüzel kişiliği sona erdirmez.
Şirket tasfiye süresince varlığını devam ettirir.
Tasfiye tamamlandıktan ve şirketin ticaret sicilinden silinmesi tescil edildikten sonra tüzel kişilik sona erer.
Bu ayrım icra takibinin taraf ehliyeti bakımından kritik önemdedir.
Kapanan Şirketin Borcu Silinir mi?
Hayır.
Şirketin sicilden silinmesi, maddi hukuk bakımından bütün borçların sihirli şekilde ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Tasfiye usulüne uygun yapılmış olsaydı şirket borçlarının tasfiye sırasında dikkate alınması gerekirdi.
Şirketin bilinen bir borcu ödenmeden veya gerekli güvence sağlanmadan tasfiye edilmesi hâlinde tasfiye işlemlerinin hukuka uygunluğu ve sorumluluk yolları gündeme gelebilir.
Şirket Sicilden Silinmiş Ama Borcu Ödenmemişse Ne Yapılabilir?
Öncelikle şirketin nasıl kapatıldığı araştırılmalıdır.
Tasfiye yoluyla mı terkin edildiği, başka bir sicil işlemiyle mi kapatıldığı, alacaklılara çağrı yapılıp yapılmadığı ve alacağın tasfiye memurları tarafından bilinip bilinmediği önemlidir.
Ardından şirketin tasfiye edilmemiş malvarlığının veya tamamlanması gereken hukuki işleminin bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
Şartları varsa TTK m.547 kapsamında ek tasfiye talep edilebilir.
Şirketin İhyası Nedir?
Uygulamada “şirketin ihyası” denildiğinde çoğu zaman ticaret sicilinden silinmiş şirketin belirli hukuki işlemlerin tamamlanması amacıyla yeniden sicile tescil edilmesi kastedilir.
Türk Ticaret Kanunu m.547 ek tasfiyeyi düzenlemektedir.
Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa şirketin yeniden tescili talep edilebilir.
Bu yeniden tescil, şirketin normal ticari faaliyetlerine sınırsız şekilde geri dönmesi anlamına gelmez.
Ek Tasfiye Ne Zaman İstenebilir?
Tasfiye tamamlandıktan sonra gerçekte tamamlanmamış işlemlerin bulunduğunun anlaşılması hâlinde ek tasfiye gündeme gelebilir.
Örneğin şirket adına kayıtlı unutulmuş bir taşınmaz bulunabilir. Şirketin üçüncü kişiden tahsil edilmemiş önemli bir alacağı ortaya çıkabilir. Devam eden dava veya icra uyuşmazlığının sonuçlandırılması gerekebilir.
Böyle durumlarda şirketin yeniden tescili gerekli olabilir.
Alacaklı Şirketin İhyasını İsteyebilir mi?
Şartları ve hukuki yararı varsa alacaklı ek tasfiye amacıyla şirketin yeniden tescilini talep edebilir.
Örneğin alacaklı şirketten 5 milyon TL alacaklıdır ve şirket sicilden silinmiştir. Daha sonra şirket adına kayıtlı değerli bir taşınmaz bulunduğu öğrenilmiştir.
Şirketin tüzel kişiliği bulunmadığından doğrudan normal haciz sürecinde sorun ortaya çıkar.
Bu durumda ek tasfiye amacıyla yeniden tescil sağlanarak ilgili malvarlığı üzerinde hukuki işlemlerin tamamlanması gündeme gelebilir.
Şirket İhya Edilmeden İcra Takibi Yapılırsa Ne Olur?
Sicilden terkin edilmiş ve tüzel kişiliği sona ermiş şirkete karşı taraf ehliyeti bakımından ciddi sorun ortaya çıkar.
Bu nedenle şirketin hukuki statüsü takip açılmadan önce mutlaka kontrol edilmelidir.
“Ticaret sicilinde şirket bulunamıyor ama eski unvanına takip açalım” yaklaşımı usuli sorunlara ve zaman kaybına neden olabilir.
Daha Önce Başlatılmış İcra Takibi Varsa Ne Olur?
Şirkete karşı icra takibi tüzel kişilik devam ederken başlatılmış ancak şirket daha sonra sicilden silinmiş olabilir.
Bu durumda devam eden takipte de şirketin taraf ehliyeti ve tasfiyenin eksik bırakılıp bırakılmadığı değerlendirilmelidir.
Takibin sonuçlandırılması için ek tasfiye ve yeniden tescil gerekebilir.
Şirketin takip devam ederken sicilden silinmesi alacaklının dosyayı görmezden gelmesini gerektirmez.
Şirket Dava Devam Ederken Kapatılırsa Ne Olur?
Benzer sorun davalarda da ortaya çıkar.
Şirket davanın tarafıyken ticaret sicilinden silinirse tüzel kişiliğin sona ermesi nedeniyle yargılamanın sağlıklı biçimde devam ettirilmesi için şirketin ek tasfiye amacıyla yeniden tescili gerekebilir.
Bu nedenle devam eden dava ve icra takipleri tasfiye işlemlerinde mutlaka dikkate alınmalıdır.
Şirketin Bilinen Alacaklısı Varken Şirket Kapatılabilir mi?
Tasfiye memurlarının şirketin borçlarını ve bilinen alacaklılarını dikkate alması gerekir.
Şirket kayıtlarında açıkça görünen veya hakkında dava ya da icra takibi bulunan bir alacaklı varken bu alacağın yok sayılarak tasfiyenin tamamlanması ciddi hukuki sorun yaratabilir.
Tasfiye memurlarının görevlerini özenle ve kanuna uygun şekilde yerine getirmesi gerekir.
Alacaklılara Çağrı Yapılması Zorunlu mudur?
Tasfiye sürecinde alacaklıların korunmasına yönelik ilan ve çağrı mekanizmaları bulunmaktadır.
Amaç şirket malvarlığının ortaklara dağıtılmasından önce alacaklıların alacaklarını bildirmelerine imkân sağlamaktır.
Bunun yanında tasfiye memurlarının bildikleri alacaklıların haklarını ayrıca dikkate almaları gerekir.
Alacaklı Tasfiye İlanını Görmediyse Alacağını Kaybeder mi?
Hayır, ilanı görmemiş olmak tek başına maddi alacağı otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Ancak şirketin hangi aşamada bulunduğu önemlidir.
Şirket henüz tasfiye hâlindeyse alacak derhal tasfiye memuruna bildirilmeli ve gerekiyorsa dava veya icra yoluna başvurulmalıdır.
Şirket tamamen terkin edilmişse ek tasfiye ve diğer hukuki yollar değerlendirilmelidir.
Kapanan Şirketin Bankada Parası Varsa Ne Olur?
Şirket sicilden silinmiş olmasına rağmen banka hesabında para bulunduğunun sonradan anlaşılması, tasfiyenin eksik kaldığını gösterebilir.
Bu varlığın hukuken tasfiye edilmesi gerekir.
Ek tasfiye amacıyla şirketin yeniden tescili ve gerekli tasfiye işlemlerinin tamamlanması gündeme gelebilir.
Alacaklı açısından bu tür bir varlığın tespiti ek tasfiye için önemli hukuki yarar oluşturabilir.
Kapanan Şirketin Taşınmazı Ortaya Çıkarsa Ne Olur?
Bu da ek tasfiyenin tipik örneklerinden biridir.
Şirket adına kayıtlı taşınmaz tasfiye sırasında gözden kaçmış olabilir.
Şirket sicilden silinmiş olsa bile taşınmazın hukuki tasfiyesi tamamlanmamıştır.
Bu durumda şirketin ek tasfiye amacıyla yeniden tescili talep edilerek taşınmazın tasfiye sürecine dahil edilmesi mümkün olabilir.
Kapanan Şirketin Müşterilerinden Alacağı Varsa Ne Olur?
Şirketin üçüncü kişilerden tahsil edilmemiş ticari alacakları da tasfiye edilmesi gereken malvarlığıdır.
Örneğin şirket sicilden silinmiş ancak müşterisinden 3 milyon TL hakediş alacağının bulunduğu sonradan ortaya çıkmış olabilir.
Bu alacağın tahsil edilerek şirket borçlarının ödenmesinde kullanılması için ek tasfiye gerekebilir.
Şirket Malları Kapanmadan Önce Ortaklara Devredilmişse Ne Yapılabilir?
Bu durum özellikle dikkatle incelenmelidir.
Şirket tasfiyeye girmeden kısa süre önce taşınmazlarını, araçlarını, ticari alacaklarını veya parasını ortaklarına aktarmış olabilir.
Her devir hukuka aykırı değildir.
Ancak şirket alacaklılarının tahsilatını engellemek amacıyla gerçekleştirilen karşılıksız veya şüpheli işlemlerde tasarrufun iptali ve diğer sorumluluk yolları değerlendirilebilir.
Şirket Malları İlişkili Başka Bir Şirkete Devredilmişse Ne Olur?
Borçlu şirket aktiflerini aynı ortakların kontrolündeki başka bir şirkete devretmiş olabilir.
Bu devir gerçek ticari işlem olabilir.
Ancak şirketin bütün ekonomik faaliyetinin ve değerli aktiflerinin düşük bedelle yeni kurulan ilişkili şirkete geçirilmesi, eski şirketin ise borçlarla bırakılıp kapatılması hâlinde işlemlerin ayrıntılı araştırılması gerekir.
Devir bedelleri, banka hareketleri, şirketler arasındaki ilişki ve işlemlerin ekonomik amacı incelenmelidir.
Şirketin Ticari Faaliyeti Başka Şirket Üzerinden Devam Ediyorsa Ne Olur?
Uygulamada eski şirket kapatılırken aynı işyeri, aynı ekipman, aynı müşteri portföyü ve aynı yöneticilerle başka şirket üzerinden faaliyete devam edildiği durumlar görülebilir.
Ancak yalnızca ticari benzerlik nedeniyle yeni şirket eski şirketin bütün borçlarından otomatik olarak sorumlu tutulamaz.
İşyeri devri, ticari işletme devri, malvarlığı devri, muvazaa ve diğer sorumluluk sebepleri somut olarak araştırılmalıdır.
Şirket Ortağı Borçtan Şahsen Sorumlu mudur?
Sermaye şirketlerinde kural olarak şirket borcu şirket tüzel kişiliğine aittir.
Şirketin özel hukuk borcu nedeniyle sırf ortak olması sebebiyle ortağın kişisel evine veya banka hesabına doğrudan haciz konulamaz.
Ancak ortağın şahsi kefaleti, borca katılması, sermaye yükümlülüğü veya başka özel sorumluluk sebebi varsa durum değişebilir.
Limited Şirket Ortağına Doğrudan Gidilebilir mi?
Özel hukuk alacakları bakımından limited şirket ile ortakların malvarlığı ayrıdır.
Şirketin tedarikçiye veya başka ticari alacaklıya borçlu olması, ortağı otomatik olarak kişisel borçlu yapmaz.
Kamu borçları bakımından ise limited şirket ortaklarının sorumluluğu farklı özel düzenlemelere tabidir.
Bu nedenle kamu alacağı ile özel hukuk alacağı birbirine karıştırılmamalıdır.
Şirket Müdürü Borçtan Sorumlu Olur mu?
Sırf şirket müdürü olmak şirketin bütün ticari borçlarından şahsen sorumluluk yaratmaz.
Ancak müdürün kendi hukuka aykırı işlemleriyle alacaklıya zarar vermesi, kanuni yükümlülüklerini ihlal etmesi veya şahsen garanti vermesi hâlinde farklı hukuki sorumluluklar gündeme gelebilir.
Bu nedenle yöneticinin kişisel sorumluluğu somut hukuki sebebe dayanmalıdır.
Tasfiye Memuru Borçtan Sorumlu Olabilir mi?
Tasfiye memuru şirket borcunun doğrudan borçlusu değildir.
Ancak bilinen alacaklıyı görmezden gelerek şirket mallarını ortaklara dağıtması, tasfiye malvarlığını hukuka aykırı biçimde elden çıkarması veya görevini kusurlu şekilde yerine getirmesi hâlinde sorumluluk hükümleri gündeme gelebilir.
Alacaklı açısından tasfiye memurunun yaptığı işlemler bu nedenle incelenmelidir.
Kapanan Şirkete Karşı İhtiyati Haciz Mümkün mü?
Şirket henüz tüzel kişiliğini koruyorsa ve İİK’daki şartlar mevcutsa ihtiyati haciz değerlendirilebilir.
Ancak şirket tamamen sicilden terkin edilmişse öncelikle taraf ehliyeti ve ek tasfiye meselesi çözülmelidir.
Şirketin kapanmak üzere olması tek başına ihtiyati haciz için yeterli değildir; kanuni koşullar bulunmalıdır.
Şirket Kapatılmadan Önce Alacaklarını Temlik Ettiyse Ne Olur?
Şirket müşterilerinden olan alacaklarını bankaya, factoring şirketine, ortağa veya ilişkili şirkete devretmiş olabilir.
Gerçek ve hukuken geçerli temlikler sonuç doğurabilir.
Ancak tasfiyeden hemen önce yapılan bedelsiz veya şüpheli alacak devirleri tasarrufun iptali ve muvazaa bakımından incelenebilir.
Özellikle temlik karşılığında alınan bedelin nereye gittiği araştırılmalıdır.
Şirketin Kapanması Zamanaşımını Durdurur mu?
Kural olarak şirketin tasfiyeye girmesi veya kapanması bütün alacaklar bakımından zamanaşımını otomatik olarak durdurmaz.
Alacağın türüne göre zamanaşımı süresi ayrıca belirlenmelidir.
Bu nedenle şirketin ihyası veya ek tasfiyesi düşünülürken asıl alacağa ilişkin süreler de ayrıca korunmalıdır.
Örnek: Şirket Kapatılmış Ancak 15 Milyon TL’lik Taşınmazı Bulunuyor
Alacaklının şirkete karşı 4 milyon TL alacağı bulunduğunu düşünelim.
Şirket tasfiye edilmiş ve ticaret sicilinden silinmiş olsun.
Daha sonra şirket adına kayıtlı 15 milyon TL değerinde bir taşınmazın tasfiye edilmediği tespit edilsin.
Tüzel kişilik sona erdiğinden doğrudan şirkete yeni bir icra takibi açıp taşınmazı satmaya çalışmak yerine ek tasfiye gündeme gelir.
Alacaklı hukuki yararını ortaya koyarak şirketin yeniden tescilini talep edebilir.
Ek tasfiye kapsamında şirketin hukuki varlığı gerekli işlemlerle sınırlı olarak yeniden oluşturulduktan sonra taşınmaz tasfiyeye dahil edilebilir ve alacaklının tahsilat hakkı değerlendirilebilir.
Örnek: Şirket Borcu Bırakıp Mallarını Ortağa Devretmiş
Şirketin alacaklıya 8 milyon TL borcu bulunduğunu ve kapanmadan iki ay önce 12 milyon TL değerindeki taşınmazını şirket ortağına 1 milyon TL bedelle devrettiğini varsayalım.
Şirket daha sonra tasfiye edilerek sicilden silinmiş olsun.
Bu durumda yalnızca şirketin ihyası değil, taşınmaz devrinin gerçekliği ve hukuki niteliği de incelenmelidir.
Şartları varsa tasarrufun iptali, tasfiye memurunun sorumluluğu veya somut olayın özelliklerine uygun diğer hukuki yollar birlikte değerlendirilebilir.
Kapanan Şirketten Alacak Tahsilinde 25 Kritik Kontrol
- Şirket gerçekten ticaret sicilinden silinmiş mi?
- Yoksa yalnızca faaliyetini mi durdurmuş?
- Vergi kaydı mı kapanmış?
- Şirket tasfiye hâlinde mi?
- Tasfiye ne zaman başlamış?
- Terkin tarihi nedir?
- Tasfiye memurları kim?
- Alacak tasfiye memurlarına bildirilmiş mi?
- Alacaklılara çağrı yapılmış mı?
- Alacak şirket kayıtlarında bulunuyor mu?
- Şirkete karşı daha önce takip başlatılmış mı?
- Devam eden dava var mı?
- Şirket adına taşınmaz kalmış mı?
- Banka varlığı bulunuyor mu?
- Şirket adına araç var mı?
- Müşterilerden tahsil edilmemiş alacağı var mı?
- Hakedişleri bulunuyor mu?
- Şirket alacaklarını temlik etmiş mi?
- Kapanmadan önce malvarlığı devri yapılmış mı?
- Ortaklara para aktarılmış mı?
- İlişkili şirketlere şüpheli devir var mı?
- Tasfiye memurunun sorumluluğu gündeme geliyor mu?
- TTK m.547 kapsamında ek tasfiye mümkün mü?
- Tasarrufun iptali şartları bulunuyor mu?
- Zamanaşımı ve diğer kanuni süreler korunmuş mu?
Sıkça Sorulan Sorular
Kapanan şirkete icra takibi yapılabilir mi?
Şirket yalnızca faaliyetini durdurmuş veya tasfiye hâlindeyse kural olarak mümkündür. Ticaret sicilinden tamamen terkin edilmişse tüzel kişilik sona erdiğinden ek tasfiye meselesi değerlendirilmelidir.
Vergi kaydı kapanan şirket hukuken sona ermiş midir?
Her zaman değil. Ticaret sicili kaydı ayrıca kontrol edilmelidir.
Tasfiye halindeki şirkete haciz yapılabilir mi?
İflas veya konkordato gibi özel bir engel bulunmadıkça kanuni şartlarla haciz işlemleri uygulanabilir.
Sicilden silinen şirketin borcu silinir mi?
Hayır. Terkin tek başına maddi alacağı otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
Kapanan şirket yeniden açılabilir mi?
Şartları varsa TTK m.547 kapsamında ek tasfiye amacıyla yeniden tescil edilebilir.
Alacaklı şirketin ihyasını isteyebilir mi?
Hukuki yararı ve ek tasfiye şartları varsa mümkün olabilir.
Şirket sicilden silinmiş ancak taşınmazı kalmışsa ne yapılır?
Ek tasfiye amacıyla yeniden tescil talep edilmesi gündeme gelebilir.
Kapanan şirketin ortağından borç istenebilir mi?
Özel hukuk alacaklarında sırf ortaklık nedeniyle otomatik kişisel sorumluluk bulunmaz. Özel bir sorumluluk sebebi araştırılmalıdır.
Tasfiye memuruna dava açılabilir mi?
Tasfiye memurunun görevini hukuka aykırı ve kusurlu biçimde yerine getirerek zarar vermesi hâlinde sorumluluk hükümleri değerlendirilebilir.
Şirket mallarını ortaklarına devredip kapanmışsa ne yapılabilir?
Devirlerin niteliğine göre tasarrufun iptali, ek tasfiye, sorumluluk veya diğer hukuki yollar birlikte değerlendirilebilir.
Sonuç: Şirketin Kapanmış Olması Alacağın Tahsil Edilemeyeceği Anlamına Gelmez
“Kapanan şirket” ifadesinin arkasındaki hukuki durum belirlenmeden tahsilat konusunda karar verilmemelidir. Şirket yalnızca ticari faaliyetini bırakmış veya vergi kaydını kapatmış olabilir; bu durumda tüzel kişiliği hâlen devam ediyor olabilir. Şirket tasfiye hâlindeyse yine tasfiye amacıyla hukuki varlığını sürdürür ve uygun koşullarda icra takibine devam edilebilir.
Asıl farklılık şirket ticaret sicilinden tamamen terkin edildiğinde ortaya çıkar. Tüzel kişiliği sona ermiş şirkete karşı normal biçimde yeni icra takibi yürütmek yerine, tasfiye edilmemiş malvarlığı veya tamamlanması gereken hukuki işlemler bulunuyorsa TTK m.547 kapsamında ek tasfiye ve yeniden tescil yolu değerlendirilmelidir.
Alacaklı açısından yalnızca şirketin sicil durumuna bakmak da yeterli değildir. Şirketin kapanmadan önce taşınmazlarını, araçlarını, parasını, ticari alacaklarını veya hakedişlerini ortaklara ve ilişkili şirketlere aktarıp aktarmadığı araştırılmalıdır. Şüpheli işlemlerde tasarrufun iptali, muvazaa ve sorumluluk hükümleri gündeme gelebilir.
Bu nedenle kapanan şirketten alacak tahsilinde en etkili yaklaşım; şirketin sicil geçmişinin, tasfiye dosyasının, eski ve mevcut malvarlığının, ortaklara yapılan dağıtımların ve tasfiye öncesindeki devirlerin birlikte incelenmesidir. Şirketin bugün sicilde görünmemesi, geçmişteki ekonomik değerlerinin ve alacaklıların hukuki haklarının da ortadan kalktığı anlamına gelmez.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – Kapanan Şirketlerden Alacak Tahsili
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; kapanan ve tasfiye edilen şirketlerden alacak tahsili, ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin ek tasfiyesi ve yeniden tescili, devam eden icra takipleri, tasfiye öncesi malvarlığı devirleri, tasarrufun iptali, tasfiye memurlarının sorumluluğu ve yüksek tutarlı ticari alacakların tahsilinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




