
Şüpheli Sıfatıyla İfade Vermek Sicile İşler mi? 2026 Ceza Hukuku Rehberi
14 Ağustos 2026
Avukat Gelmeden İfade Vermek Zorunda mıyım? Şüphelinin Hakları – 2026 Güncel Rehber
14 Ağustos 2026Polis veya jandarmada verilen ifade mahkemede değiştirilebilir mi? Kolluk ifadesinden dönme, çelişkili savunma, avukatsız ifade, susma hakkı ve CMK 148 ve 213 kapsamında önceki ifadelerin delil değeri hakkında 2026 güncel rehber.
Karakolda polis veya jandarma tarafından alınan ifade, ceza soruşturmasının en önemli aşamalarından biri olabilir. Şüpheli bazen olayın stresini yaşarken, dosyadaki delilleri görmeden veya hukuki sonuçları tam olarak değerlendirmeden ifade verebilir. Daha sonra savcılıkta veya mahkemede önceki anlatımının eksik ya da yanlış olduğunu fark edebilir. Bu durumda en sık sorulan soru “Karakolda verdiğim ifadeyi mahkemede değiştirebilir miyim?” olmaktadır.
Kısa cevap: Evet. Şüpheli veya sanık, karakolda verdiği ifadeden daha sonra dönebilir, önceki beyanını düzeltebilir veya farklı bir savunma yapabilir. İlk kolluk ifadesi kişiyi yargılamanın sonuna kadar değiştirilemez biçimde bağlayan bir beyan değildir. Ancak bu, önceki ifadenin hiçbir öneminin kalmayacağı anlamına da gelmez. Özellikle iki ifade arasında esaslı çelişki bulunuyorsa mahkeme bunun nedenini sorgulayabilir ve önceki beyanın hangi koşullarda alındığını değerlendirebilir.
Daha da önemlisi, müdafi hazır bulunmaksızın kolluk tarafından alınan ifade, şüpheli veya sanık tarafından hâkim ya da mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Bu güvence Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 148. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.
Karakolda Verilen İfade Kesin ve Değiştirilemez midir?
Hayır.
Ceza muhakemesinde şüpheli veya sanığın savunmasını yalnızca ilk verdiği ifadeyle sınırlayan bir kural bulunmamaktadır. Kişi soruşturmanın veya kovuşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni deliller öğrendiğinde, önceki ifadesindeki hataları fark ettiğinde veya olayın ayrıntılarını daha doğru hatırladığında savunmasını açıklayabilir.
Dolayısıyla;
“Karakolda ne söylediysen mahkemede artık onu söylemek zorundasın.”
şeklindeki düşünce doğru değildir.
Ancak mahkemede tamamen farklı bir olay anlatıldığında doğal olarak;
“İlk ifadenizde neden başka türlü söylediniz?”
sorusu gündeme gelebilir.
Bu nedenle önemli olan yalnızca ifadeyi değiştirmek değil, değişikliğin nedenini hukuken ve olgusal olarak açıklayabilmektir.
Polis İfadesinden Dönmek Mümkün mü?
Evet.
Kişi kolluk ifadesinin tamamından veya belirli bölümlerinden dönebilir.
Örneğin ilk ifadesinde;
“Şikâyetçiyle olay günü hiç görüşmedim.”
diyen kişinin daha sonra kamera kayıtları ortaya çıktıktan sonra;
“Görüştüm ancak tartışma yaşanmadı.”
demesi mümkündür.
Fakat burada ciddi bir çelişki ortaya çıkmıştır.
Mahkeme doğal olarak kişinin ilk ifadede görüşmeyi neden inkâr ettiğini değerlendirebilir.
Bu nedenle objektif delillerle açıkça çelişen savunmalar, savunmanın güvenilirliği bakımından sorun yaratabilir.
Mahkemede Önceki İfademi Değiştirirsem Suç İşlemiş Olur muyum?
Şüpheli veya sanığın savunma hakkı bulunmaktadır ve kişi kendisini suçlamaya zorlanamaz.
Dolayısıyla yalnızca önceki savunmasını değiştirmesi nedeniyle otomatik olarak ayrı bir suç oluştuğu söylenemez.
Ancak savunma hakkı kullanılırken başka kişilere bilerek suç isnat edilmesi, sahte delil oluşturulması veya başka bağımsız suçların işlenmesi ayrı hukuki değerlendirmelere yol açabilir.
Bu nedenle savunmayı değiştirmek ile sahte delil üretmek birbirine karıştırılmamalıdır.
Avukatsız Karakol İfadesinin Delil Değeri Nedir?
Bu konu son derece önemlidir.
CMK’nın 148/4. maddesine göre:
Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
Dolayısıyla avukatsız alınmış bir polis ifadesinin ceza yargılamasındaki hukuki durumu, müdafi huzurunda alınmış ifadeden farklıdır.
Örneğin kişi karakolda avukatsız şekilde ikrar niteliğinde bir beyanda bulunmuş ancak daha sonra hâkim karşısında bu beyanı doğrulamamışsa, kolluk ifadesinin tek başına hükme esas alınması CMK 148/4 bakımından mümkün değildir.
Ancak buradan;
“Avukatsız ifade dosyada hiçbir şekilde dikkate alınamaz ve tamamen yok sayılır.”
sonucu çıkarılmamalıdır. Dosyadaki diğer hukuka uygun deliller ayrıca değerlendirilir.
Avukat Varken Verilen Karakol İfadesinden Dönülebilir mi?
Evet.
Müdafi huzurunda ifade verilmiş olması kişinin daha sonra savunmasını değiştirmesine engel değildir.
Ancak burada CMK 148/4’teki özel koruma aynı şekilde uygulanmaz. Bu nedenle müdafi huzurunda verilmiş önceki ifadenin yargılamadaki değerlendirilmesi daha farklı olabilir.
Özellikle kişinin avukatı yanında bulunurken ayrıntılı ve açık bir ifade vermesi, daha sonra mahkemede tamamen zıt bir savunma yapması hâlinde çelişkinin nedeni önem kazanabilir.
Mahkeme Eski Karakol İfadesini Okuyabilir mi?
Belirli koşullarda önceki ifadeler duruşmada gündeme gelebilir.
CMK’nın 213. maddesi, sanığın önceki ifadeleri ile duruşmadaki açıklamaları arasında çelişki bulunması hâlinde önceki ifadelerin duruşmada okunabilmesine ilişkin düzenleme içermektedir.
Bu nedenle;
“Mahkemede farklı konuşursam eski ifadeyi kimse görmez.”
şeklindeki düşünce doğru değildir.
Soruşturma aşamasında verilen ifadeler dosyanın parçasıdır ve kanuni şartlar altında duruşmada değerlendirme konusu olabilir.
Mahkeme Hangi İfadeye İnanır?
Mahkemenin otomatik olarak;
“İlk ifade her zaman doğrudur.”
veya;
“Mahkemedeki son ifade her zaman geçerlidir.”
şeklinde hareket etmesi söz konusu değildir.
Ceza yargılamasında beyanlar dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilir.
Örneğin kişinin ilk ifadesi banka kayıtları, kamera görüntüleri, HTS kayıtları ve tanık anlatımlarıyla uyumlu ancak mahkemedeki savunması bunların tamamıyla çelişiyorsa bu durum değerlendirmede önem taşıyabilir.
Buna karşılık ilk ifade baskı altında, hukuka aykırı yöntemlerle veya yanlış anlaşılma sonucunda alınmışsa bunun da ayrıca incelenmesi gerekir.
İlk İfade mi Daha Önemlidir, Mahkeme İfadesi mi?
Bu soruya her dosya için geçerli tek bir cevap verilemez.
Ceza muhakemesinde esas olan delillerin bütün olarak değerlendirilmesidir.
İlk ifade olay tarihine daha yakın olduğu için bazı durumlarda önemli görülebilir. Ancak bu durum;
“İlk ifade kesin doğrudur.”
şeklinde bir hukuk kuralı oluşturmaz.
Mahkeme, ifadenin hangi koşullarda alındığını, müdafi bulunup bulunmadığını, ifadeler arasındaki çelişkinin niteliğini ve objektif delilleri birlikte değerlendirir.
Baskıyla Alınan Karakol İfadesi Geçerli midir?
Şüpheli veya sanığın beyanının özgür iradesine dayanması gerekir.
CMK’nın 148. maddesi kapsamında kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehdit gibi iradeyi etkileyen yöntemlerin kullanılması yasaktır.
Yasak yöntemlerle elde edilen ifadeler rıza gösterilmiş olsa dahi delil olarak değerlendirilemez.
Dolayısıyla karakoldaki ifade;
baskı, tehdit, cebir veya yasak sorgu yöntemleri
altında alınmışsa bu durum açıkça ileri sürülmeli ve mümkün olan delillerle desteklenmelidir.
“Polis Böyle Söyle, Sonra Mahkemede Düzeltirsin Dedi” Ne Olur?
Böyle bir durum yaşanmışsa mahkemede açıklanabilir.
Ancak yalnızca;
“Polis öyle söyledi.”
demek her durumda yeterli olmayabilir.
İfade tutanağının içeriği, ifade sırasında müdafi bulunup bulunmadığı, kamera kayıtları, tutanaklar ve diğer koşullar birlikte değerlendirilebilir.
Bu nedenle ifade tutanağının imzalanmadan önce okunması son derece önemlidir.
İfade Tutanağını Okumadan İmzaladıysam Ne Olur?
Bu durum uygulamada sık karşılaşılan sorunlardan biridir.
Kişi;
“Ben bunu söylemedim ama tutanağa yazılmış.”
diyebilir.
İfade tutanağının imzalanmış olması önemli bir husustur ancak kişi mahkemede tutanağın gerçeği yansıtmadığını ileri sürebilir.
Mahkeme bu iddiayı dosyanın bütün koşullarıyla birlikte değerlendirir.
Bu nedenle ifade sonunda tutanak mutlaka dikkatlice okunmalı; eksik veya yanlış cümle varsa imzadan önce düzeltilmesi istenmelidir.
Karakolda İtiraf Ettim, Mahkemede İnkâr Edebilir miyim?
Kişi önceki ikrar niteliğindeki beyanından dönebilir.
Ancak ikrarın hangi koşullarda alındığı büyük önem taşır.
Özellikle kolluk ifadesi müdafi olmadan alınmışsa CMK 148/4’teki özel hüküm dikkate alınmalıdır.
Bunun yanında dosyada ikrarı destekleyen bağımsız deliller bulunup bulunmadığı da önemlidir.
Örneğin kişi;
“Parayı ben aldım ve sahte hesaba aktardım.”
şeklinde ifade vermiş ve banka kayıtları da bu beyanı doğruluyorsa daha sonra yalnızca;
“İfademden dönüyorum.”
demek diğer delilleri ortadan kaldırmaz.
İkrar Tek Başına Mahkûmiyet İçin Yeterli midir?
Ceza yargılamasında ikrarın güvenilirliği ve diğer delillerle ilişkisi önemlidir.
Özellikle kollukta müdafisiz şekilde elde edilmiş ve mahkeme huzurunda doğrulanmamış bir beyan bakımından CMK 148/4 açık bir sınırlama getirmektedir.
Mahkeme yalnızca “itiraf etti” yaklaşımıyla değil, ikrarın hukuka uygun şekilde elde edilip edilmediğini ve maddi olayla uyumlu olup olmadığını değerlendirmelidir.
Savcılıkta Verilen İfade de Mahkemede Değiştirilebilir mi?
Evet.
Yalnızca polis ifadesi değil, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısına verilen açıklamalar bakımından da kişi mahkemede farklı savunma yapabilir.
Ancak önceki ifadeyle çelişki bulunuyorsa bunun nedeni yine değerlendirme konusu olabilir.
Örneğin savcılıkta;
“Olay yerindeydim.”
deyip mahkemede;
“Olay günü başka şehirdeydim.”
demek önemli bir çelişkidir.
Bu durumda mahkeme objektif kayıtları inceleyerek hangi açıklamanın gerçeğe uygun olduğunu değerlendirecektir.
Mahkemede Susma Hakkımı Kullanabilir miyim?
Evet.
Sanığın yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkı bulunmaktadır.
Daha önce karakolda ifade vermiş olması kişinin mahkemede mutlaka ayrıntılı savunma yapmak zorunda olduğu anlamına gelmez.
Ancak önceki ifadelerin dosyadaki hukuki durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
Susma hakkının kullanılması suçun kabulü anlamına gelmez.
Karakolda Susup Mahkemede Savunma Yapabilir miyim?
Evet.
Şüpheli kollukta susma hakkını kullanmış olabilir ve daha sonra dosyadaki delilleri gördükten sonra savcılıkta veya mahkemede ayrıntılı savunma yapabilir.
Bu durum tek başına hukuka aykırı değildir.
Bazı dosyalarda savunma stratejisi bakımından önce dosyanın incelenmesi ve daha sonra ayrıntılı açıklama yapılması tercih edilebilir.
Ek İfade Verilebilir mi?
Evet.
Soruşturma devam ederken yeni bir delil ortaya çıkması veya önceki ifadenin açıklanması gerekmesi hâlinde ek ifade alınması söz konusu olabilir.
Ayrıca somut olayın niteliğine göre savcılığa yazılı savunma ve delil dilekçesi sunulması da mümkündür.
Bu nedenle ilk ifadedeki eksikliklerin giderilmesi için mutlaka ceza davasının açılmasını beklemek gerekmez.
İlk İfadedeki Hata Savcılık Aşamasında Düzeltilebilir mi?
Evet.
Örneğin karakoldaki ifadede olay tarihi yanlış yazılmış olabilir.
Kişi;
“Olay 5 Mayıs’ta oldu.”
demiş ancak banka ve kamera kayıtları olayın 15 Mayıs’ta gerçekleştiğini göstermiş olabilir.
Bu tür maddi hatalar fark edildiğinde soruşturma aşamasında açıklanabilir.
Önemli olan düzeltmenin nedeninin anlaşılır biçimde ortaya konulmasıdır.
“Hatırlamıyorum” Dedikten Sonra Mahkemede Ayrıntılı Anlatabilir miyim?
Evet, ancak bunun da makul açıklaması önem taşıyabilir.
Örneğin kişi olayın hemen sonrasında ciddi stres yaşamış ve ayrıntıları hatırlayamamış olabilir. Daha sonra belgeleri, yazışmaları ve tarihleri incelediğinde olay kronolojisini hatırlayabilir.
Buna karşılık;
“Hiçbir şey hatırlamıyorum.”
şeklindeki ilk beyanın ardından aylar sonra hiçbir yeni bilgi veya belge olmadan son derece ayrıntılı bir anlatım yapılması mahkeme tarafından sorgulanabilir.
Çelişkili İfade Beraati Engeller mi?
Hayır.
Savunmalar arasında çelişki bulunması otomatik olarak mahkûmiyet sonucunu doğurmaz.
Ceza yargılamasında mahkûmiyet için suçun sanık tarafından işlendiğinin hukuka uygun delillerle ortaya konulması gerekir.
Sanığın çelişkili savunması, savunmanın güvenilirliği bakımından değerlendirilebilir ancak iddia makamının ispat yükünü ortadan kaldırmaz.
Dolayısıyla;
“İfadeleri çelişkili, o hâlde kesin suçlu.”
şeklinde otomatik bir sonuç çıkarılamaz.
Çelişkili İfade Tutuklama Nedeni midir?
Tek başına ifadelerin farklı olması otomatik bir tutuklama nedeni değildir.
Tutuklama için CMK’da öngörülen şartların bulunması gerekir.
Ancak ifadelerdeki değişiklik, dosyanın diğer unsurlarıyla birlikte değerlendirme konusu olabilir. Özellikle delilleri değiştirme veya tanıklara müdahale gibi başka somut olgular varsa durum farklılaşabilir.
Tanık İfadesi de Değiştirilebilir mi?
Tanığın hukuki konumu şüpheli veya sanıktan farklıdır.
Şüpheli ve sanık kendisini suçlamama ve susma hakkına sahipken tanık bakımından doğruyu söyleme yükümlülüğü ve yalan tanıklık hükümleri gündeme gelebilir.
Bu nedenle;
“Sanık ifadesini değiştirebiliyorsa tanık da istediği gibi değiştirir.”
sonucu çıkarılamaz.
Tanığın önceki ve sonraki anlatımları arasındaki çelişkinin nedenleri ayrıca değerlendirilir.
Şikâyetçi İfadesini Değiştirirse Ne Olur?
Şikâyetçinin anlatımını değiştirmesi de dosyanın değerlendirilmesini etkileyebilir.
Örneğin ilk ifadesinde;
“Beni yumrukladı.”
diyen kişinin daha sonra;
“Aslında fiziksel temas olmadı.”
demesi önemli bir çelişkidir.
Mahkeme bu değişikliğin nedenini, sağlık raporlarını, kamera görüntülerini, tanıkları ve diğer delilleri birlikte değerlendirir.
Şikâyetçinin ifadesini değiştirmesi tek başına her durumda dosyanın kapanacağı anlamına gelmez.
İfadeyi Değiştirmenin En Riskli Yolu Nedir?
En riskli yöntem, dosyadaki objektif deliller bilinmeden tamamen yeni ve gerçeğe aykırı bir olay anlatısı oluşturulmasıdır.
Örneğin banka kayıtları para transferini açıkça gösterirken;
“Bu kişiden hiçbir zaman para almadım.”
demek yerine paranın neden alındığı ve hukuki ilişkinin ne olduğu açıklanmalıdır.
Aynı şekilde kamera görüntüsü kişinin olay yerinde olduğunu gösteriyorsa;
“Olay yerinde değildim.”
şeklindeki savunma yerine isnat edilen fiilin gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılabilir.
Savunmanın objektif gerçeklerle uyumlu kurulması güvenilirlik açısından önemlidir.
Karakol İfadesini Değiştirmeden Önce Dosyada Neler İncelenmelidir?
Öncelikle ilk ifade tutanağının tamamı okunmalıdır. Ardından soruşturma veya dava dosyasında mevcut şikâyetçi beyanları, tanık anlatımları, kamera görüntüleri, banka kayıtları, HTS ve dijital veriler, bilirkişi raporları, sözleşmeler ve diğer belgeler değerlendirilmelidir.
Sonrasında ilk ifadeyle objektif deliller karşılaştırılmalıdır.
Buradaki amaç;
“Eski ifadeden nasıl kurtuluruz?”
değil;
“Gerçek olay nedir ve dosyadaki deliller bunu nasıl gösteriyor?”
sorusuna cevap vermektir.
Örnek: Dolandırıcılık Dosyasında Karakol İfadesinin Değiştirilmesi
Bir şirket yöneticisinin dolandırıcılık şüphesiyle karakolda ifade verdiğini düşünelim.
İlk ifadesinde;
“Şikâyetçiden herhangi bir ödeme almadım.”
demiş olsun.
Daha sonra banka kayıtlarında şikâyetçiden şirkete 2.500.000 TL ödeme yapıldığı ortaya çıkıyor.
Mahkemede;
“Ödeme hiç yapılmadı.”
savunmasını sürdürmek objektif delille açıkça çelişecektir.
Ancak dosya incelendiğinde ödemenin bir satış sözleşmesine ilişkin avans olduğu, şirketin üretime başladığı, hammadde satın aldığı ve taraflar arasında teslim süresine ilişkin yazışmalar bulunduğu görülüyorsa savunmanın hukuki ekseni değişebilir.
Bu durumda mesele paranın alınıp alınmadığından çok;
“Para alınırken baştan itibaren hileli kast var mıydı, yoksa sonradan ortaya çıkan ticari bir uyuşmazlık mı söz konusuydu?”
sorusuna dönüşebilir.
Bu örnek, ifade değişikliğinin neden dosyadaki objektif delillere göre hazırlanması gerektiğini göstermektedir.
Karakol İfadesini Değiştirirken Yapılan 8 Büyük Hata
- İlk ifade tutanağını yeniden okumadan yeni savunma hazırlamak.
- Dosyadaki objektif delilleri görmeden ilk ifadeyi tamamen inkâr etmek.
- “Avukatsız verdim, otomatik olarak yok hükmünde” sanmak.
- Çelişkinin nedenini açıklamamak.
- Kamera veya banka kayıtlarıyla açıkça çelişen savunma yapmak.
- Yeni savunmayı desteklemek için sahte belge veya yapay delil üretmeye çalışmak.
- Diğer şüpheli veya tanıklarla ortak ifade oluşturmaya çalışmak.
- İlk ifadenin hiçbir şekilde mahkemede gündeme gelemeyeceğini düşünmek.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Karakolda verdiğim ifadeyi mahkemede değiştirebilir miyim?
Evet. Sanık mahkemede önceki kolluk ifadesinden farklı savunma yapabilir. Ancak önemli çelişkilerin nedeninin açıklanması gerekebilir.
2. İlk ifadeden tamamen dönebilir miyim?
Evet. Ancak mahkeme önceki ve sonraki beyanları dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirebilir.
3. Avukatsız verdiğim polis ifadesi mahkûmiyete esas alınabilir mi?
CMK 148/4 uyarınca müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
4. Avukatla verdiğim ifadeden dönebilir miyim?
Evet. Müdafi huzurunda verilmiş olması daha sonra farklı savunma yapılmasını engellemez. Ancak önceki ifade hukuki değerlendirmede önem taşıyabilir.
5. Mahkeme eski ifademi okuyabilir mi?
Kanuni koşulları oluştuğunda önceki ifadeler, özellikle çelişkinin ortaya konulması amacıyla duruşmada gündeme gelebilir.
6. Karakolda suçumu kabul ettim, mahkemede inkâr edebilir miyim?
Önceki ikrarınızdan dönebilirsiniz. Ancak ikrarın alınma koşulları ve onu destekleyen başka deliller bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilir.
7. Baskıyla alınan ifade geçerli midir?
CMK 148 kapsamında yasak yöntemlerle elde edilen ifadeler delil olarak değerlendirilemez.
8. İfade tutanağını okumadan imzaladım, düzeltebilir miyim?
Mahkemede veya soruşturma aşamasında tutanağın gerçeği yansıtmadığını açıklayabilirsiniz. Ancak imzalı tutanağın bulunması nedeniyle iddianın somut biçimde açıklanması önemlidir.
9. Karakolda sustum, mahkemede konuşabilir miyim?
Evet. Kollukta susma hakkını kullanmış olmak daha sonra savunma yapmanıza engel değildir.
10. Çelişkili ifade vermek otomatik olarak mahkûmiyet nedeni midir?
Hayır. Çelişki savunmanın güvenilirliği bakımından değerlendirilebilir ancak tek başına suçun ispatlandığı anlamına gelmez.
Karakol İfadesini Değiştirmek Gerekiyorsa Nasıl Bir Savunma Stratejisi İzlenmelidir?
Karakolda verilen ifadenin yanlış, eksik veya gerçeği tam olarak yansıtmadığı düşünülüyorsa yapılması gereken ilk şey eski ifadeyi yok saymak değil, neden hatalı olduğunu tespit etmektir.
Öncelikle ifade tutanağı satır satır incelenmelidir. Hangi cümle yanlış? Hangi olay eksik anlatılmış? Tarih veya para miktarında maddi hata mı var? Yoksa ilk savunmanın temel anlatımı mı değişiyor? Bu ayrım önemlidir.
İkinci aşamada ilk ifade dosyadaki objektif delillerle karşılaştırılmalıdır. Kamera kayıtları, banka hareketleri, WhatsApp konuşmaları, e-postalar, HTS kayıtları, sözleşmeler, faturalar, sağlık raporları ve tanık anlatımları yeni savunmanın güvenilirliğini destekleyebilir veya aksine çürütebilir.
Üçüncü aşamada değişikliğin nedeni açık biçimde ortaya konulmalıdır. Örneğin olayın yanlış anlaşılması, soru soruluş biçimi, ciddi stres, maddi hata, yeni ortaya çıkan belge veya önceki anlatımın eksikliği gibi gerçek nedenler varsa bunlar açıklanmalıdır.
Özellikle müdafisiz kolluk ifadelerinde CMK 148/4, önceki ifadeler ile duruşmadaki savunma arasında çelişki bulunan durumlarda ise CMK 213 hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuç olarak karakolda verilen ifade değiştirilebilir, ancak ceza savunmasında asıl mesele yalnızca ifadeyi değiştirmek değil; yeni savunmanın hukuka uygun delillerle desteklenen, tutarlı ve gerçek olay örgüsüne dayanan bir savunma hâline getirilmesidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; polis ve savcılık ifadeleri, kolluk ifadesinden dönme, çelişkili ifadelerin değerlendirilmesi, şüpheli ve sanık müdafiliği, savcılık soruşturmaları, yazılı savunma hazırlanması, gözaltı ve tutuklama süreçleri ile ceza davalarında Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin ve Türkiye genelinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




