
Savcılıktan İfadeye Çağrılmak Tutuklanacağınız Anlamına Gelir mi? 2026 Ceza Hukuku Rehberi
14 Ağustos 2026
Karakolda Verilen İfade Mahkemede Değiştirilebilir mi? 2026 Ceza Hukuku Rehberi
14 Ağustos 2026Polis veya savcılıkta şüpheli sıfatıyla ifade vermek adli sicil kaydına işler mi? Soruşturma, sabıka kaydı, arşiv kaydı, takipsizlik, beraat, HAGB ve mahkûmiyet arasındaki farkları 2026 yılı için ayrıntılı olarak öğrenin.
Polis veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılan kişilerin en sık sorduğu sorulardan biri “Bu ifade sicilime işler mi?” sorusudur. Özellikle kamu görevlileri, şirket yöneticileri, öğrenciler, iş başvurusu yapacak kişiler ve yurt dışına çıkmayı planlayan kişiler, haklarında bir soruşturma bulunmasının sabıka kaydında görüneceğinden endişe edebilmektedir.
Kısa cevap şudur: Kural olarak yalnızca şüpheli sıfatıyla ifade vermek adli sicil kaydına işlemez. Hakkınızda şikâyet bulunması, savcılık soruşturması açılması, polis veya savcılıkta ifade vermeniz ya da hakkınızda ceza davası açılması tek başına kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmez. Adli sicil sistemi esas itibarıyla kanunda belirtilen kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbiri kararlarının kaydedilmesine dayanır.
Bununla birlikte adli sicil kaydı, adli sicil arşiv kaydı, UYAP’taki soruşturma/dava kayıtları ve kolluk veya yargı bilişim sistemlerindeki kayıtlar aynı şey değildir. “Sicile işlemek” ifadesinin hangi kayıt bakımından kullanıldığı bu nedenle önemlidir.
Şüpheli Ne Demektir?
Ceza Muhakemesi Kanunu bakımından şüpheli, soruşturma evresinde suç şüphesi altında bulunan kişidir.
Bu noktada önemli ayrım şudur:
Şüpheli olmak = suçlu olmak değildir.
Bir kişi hakkında şikâyette bulunulmuş veya savcılık tarafından soruşturma başlatılmış olabilir. Ancak soruşturmanın amacı zaten suç işlendiğine ilişkin iddiaların araştırılması ve kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunup bulunmadığının belirlenmesidir.
Soruşturma sonucunda savcılık yeterli şüphe görmeyebilir ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verebilir.
Dolayısıyla kişinin şüpheli sıfatını kazanması tek başına mahkûmiyet sonucu doğurmaz.
Şüpheli Sıfatıyla İfade Vermek Adli Sicile İşler mi?
Kural olarak hayır.
Adli Sicil Kanunu’nun 4. maddesinde adli sicile kaydedilecek bilgiler düzenlenmiştir. Sistem, esas itibarıyla kesinleşmiş mahkûmiyet kararları ve kanunda açıkça belirtilen diğer kararlar üzerinden işlemektedir.
Bu nedenle yalnızca;
hakkınızda şikâyet yapılması, soruşturma numarası oluşturulması, şüpheli olarak ifadeye çağrılmanız veya ifade vermeniz
normal anlamdaki sabıka kaydınıza mahkûmiyet olarak işlenmez.
Başka bir ifadeyle bugün polis merkezinde şüpheli olarak ifade vermeniz, ertesi gün e-Devlet’ten aldığınız standart adli sicil belgesinde otomatik olarak “şüpheli” şeklinde bir kayıt çıkacağı anlamına gelmez.
Savcılık Soruşturması Sabıka Kaydında Görünür mü?
Kural olarak hayır.
Savcılık soruşturması ile adli sicil kaydı birbirinden farklıdır.
Savcılık soruşturması, bir suç şüphesinin araştırıldığı ceza muhakemesi aşamasıdır. Adli sicil ise kanunda belirtilen kesinleşmiş kararların tutulduğu farklı bir kayıt sistemidir.
Bu nedenle;
“Hakkımda 2026/12345 numaralı soruşturma açılmış, artık sabıkalıyım.”
düşüncesi doğru değildir.
Soruşturma dosyasının bulunması kişinin sabıkalı olduğu anlamına gelmez.
Polis Merkezinde Verilen İfade Sicile İşler mi?
Yalnızca polis merkezinde şüpheli sıfatıyla ifade verilmesi adli sicile mahkûmiyet olarak işlenmez.
Aynı durum Cumhuriyet savcısına verilen ifade bakımından da geçerlidir.
Ancak ifade sonrasında soruşturmanın nasıl sonuçlandığı önemlidir.
Savcılık soruşturmayı devam ettirebilir, kovuşturmaya yer olmadığına karar verebilir veya yeterli şüphe görürse iddianame düzenleyebilir.
İddianamenin mahkeme tarafından kabul edilmesiyle ceza davası başlar.
Hakkımda Şikâyet Olması Sicile İşler mi?
Hayır.
Bir kişinin savcılığa veya kolluğa hakkınızda şikâyette bulunması tek başına adli sicil kaydı oluşturmaz.
Aksi kabul edilseydi herhangi bir kişinin gerçeğe aykırı bir şikâyette bulunması bile karşı tarafın sabıkalı hâle gelmesine neden olurdu.
Ceza hukukunda böyle bir sistem bulunmamaktadır.
Şikâyet üzerine savcılık iddiaları araştırır ve delilleri değerlendirir.
Suç Duyurusu Yapılması Sicile İşler mi?
Tek başına işlemez.
Savcılığa hakkınızda suç duyurusunda bulunulması ile mahkeme tarafından hakkınızda kesinleşmiş mahkûmiyet kararı verilmesi tamamen farklı hukuki durumlardır.
Suç duyurusu soruşturmanın başlamasına neden olabilir ancak suç duyurusu mahkûmiyet değildir.
İfade Vermek E-Devlet Adli Sicil Kaydında Görünür mü?
Kural olarak hayır.
e-Devlet üzerinden alınan Adli Sicil Kaydı Belgesi, Adli Sicil Kanunu kapsamında tutulan kayıtlar üzerinden oluşturulur.
Şüpheli olarak ifade verdiğiniz için standart adli sicil belgesinde;
“Savcılıkta ifade verdi”, “şüpheli”, “hakkında soruşturma yürütülüyor”
şeklinde bir ibare bulunmaz.
Bu nokta özellikle iş başvurularında adli sicil belgesi istenen kişiler açısından önemlidir.
UYAP’ta Görünmesi Sicile İşlediği Anlamına Gelir mi?
Hayır.
Bu iki sistem birbirine karıştırılmamalıdır.
UYAP, yargı süreçlerinin yürütülmesine ilişkin bir bilişim sistemidir. Bir kişinin soruşturma veya dava dosyasının UYAP ortamında bulunması ile kişinin adli sicil kaydının bulunması aynı şey değildir.
Dolayısıyla bir ceza dosyasının yargı sisteminde kayıtlı olması otomatik olarak;
“Sabıkam var.”
anlamına gelmez.
Soruşturma Dosyası İşveren Tarafından Görülebilir mi?
Standart bir işveren, yalnızca sizden aldığı normal adli sicil belgesine bakarak devam eden her savcılık soruşturmasını göremez.
Adli sicil belgesi;
“Bu kişi şu tarihte polis tarafından ifadeye çağrıldı.”
şeklinde soruşturma geçmişini gösteren genel bir rapor değildir.
Ancak bazı meslekler, güvenlik soruşturmaları, özel mevzuata tabi görevler ve kamu görevleri bakımından farklı kanuni değerlendirmeler bulunabilir. Bu nedenle özellikle güvenlik soruşturması gerektiren görevlerde mesele yalnızca standart sabıka belgesi üzerinden değerlendirilmemelidir.
Takipsizlik Kararı Sicile İşler mi?
Uygulamada “takipsizlik” olarak bilinen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, kişinin mahkûm edildiği anlamına gelmez.
Dolayısıyla kovuşturmaya yer olmadığı kararı normal anlamda bir sabıka kaydı oluşturmaz.
Örneğin hakkınızda dolandırıcılık şikâyeti yapıldığını ve savcılığın altı aylık soruşturma sonucunda yeterli şüphe bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiğini düşünelim.
Bu durumda hakkınızda mahkûmiyet kararı bulunmamaktadır.
Takipsizlik Kararı Verilince Soruşturma Hiç Yapılmamış Gibi mi Olur?
Burada önemli bir ayrım vardır.
Takipsizlik kararının adli sicil kaydına mahkûmiyet olarak işlenmemesi, soruşturma dosyasının yargı sistemindeki bütün izlerinin fiziksel veya elektronik olarak tamamen yok edildiği anlamına gelmez.
Savcılık dosyaları yargı kayıtları kapsamında muhafaza edilebilir.
Ancak bu durum ile kişinin sabıkalı olması birbirinden farklıdır.
Dolayısıyla;
“Dosya sistemde mevcut”
ile;
“Adli sicilim var”
aynı anlama gelmez.
Ceza Davası Açılması Sicile İşler mi?
Yalnızca hakkınızda ceza davası açılması da tek başına kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmez.
İddianamenin kabul edilmesiyle kişi soruşturma aşamasındaki şüpheli sıfatından kovuşturma aşamasındaki sanık sıfatına geçer.
Ancak sanık olmak da suçlu olmak değildir.
Yargılama sonunda beraat kararı verilebilir.
Bu nedenle;
Şüpheli → sanık → mahkûm
şeklinde otomatik bir süreç yoktur.
Beraat Kararı Sicile İşler mi?
Beraat, kişinin isnat edilen suçtan mahkûm edilmediğini gösterir.
Bu nedenle beraat kararını kesinleşmiş bir mahkûmiyet kaydı gibi değerlendirmek doğru değildir.
Örneğin hakkında ceza davası açılan kişinin iki yıllık yargılama sonunda beraat etmesi, kişinin o suçtan sabıkalı olduğu anlamına gelmez.
Mahkûmiyet Kararı Verilirse Hemen Sicile İşler mi?
Adli sicil bakımından kesinleşme son derece önemlidir.
İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı vermesi her durumda kararın kesinleştiği anlamına gelmez. Karara karşı istinaf veya temyiz gibi kanun yolları açık olabilir.
Adli Sicil Kanunu’nun kayıt sistemi bakımından kanunda belirtilen kesinleşmiş mahkûmiyet kararları esas alınmaktadır.
Bu nedenle ceza mahkemesi kararının hukuki durumu ayrıca incelenmelidir.
Adli Sicil Kaydı ile Arşiv Kaydı Aynı Şey midir?
Hayır.
Adli sicil kaydı ve arşiv kaydı farklı kavramlardır.
Belirli şartların gerçekleşmesi üzerine bazı mahkûmiyet kayıtları adli sicilden çıkarılarak arşiv kaydına alınabilir.
Arşiv kayıtlarının kimlere ve hangi koşullarda verilebileceği de kanunda ayrıca düzenlenmiştir.
Dolayısıyla;
“Adli sicil kaydım temiz.”
ifadesi ile;
“Hakkımda hiçbir şekilde arşiv kaydı bulunmamaktadır.”
ifadeleri her durumda aynı sonucu göstermeyebilir.
Adli Sicil Kaydı Nasıl Sorgulanır?
Kişiler adli sicil belgelerini e-Devlet üzerinden alabilirler.
Belgede kişinin adli sicil kaydının bulunup bulunmadığı görülebilir.
Ancak tekrar vurgulamak gerekir ki bu belge bütün savcılık soruşturmalarını gösteren bir soruşturma geçmişi belgesi değildir.
Dolayısıyla kişinin geçmişte şüpheli olarak ifade vermiş olması tek başına adli sicil belgesinde görünmez.
Gözaltına Alınmak Sicile İşler mi?
Yalnızca gözaltına alınmak da kesinleşmiş mahkûmiyet değildir.
Gözaltı bir koruma tedbiridir.
Bir kişi gözaltına alınabilir, ifadesi alınabilir ve daha sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilebilir.
Dolayısıyla;
gözaltı = sabıka
değildir.
Ancak gözaltı işlemine ilişkin yargısal ve kolluk kayıtlarının bulunması ile standart adli sicil kaydı birbirinden ayrılmalıdır.
Tutuklanmak Sicile İşler mi?
Tutuklama da mahkûmiyet değildir.
Tutuklama, soruşturma veya kovuşturma sırasında uygulanan bir koruma tedbiridir.
Bir kişi tutuklu yargılanıp sonunda beraat edebilir.
Dolayısıyla yalnızca tutuklanmış olması kişinin o suçtan kesinleşmiş mahkûmiyeti bulunduğu anlamına gelmez.
Bu ayrım ceza hukukunun temel noktalarından biridir:
Tutuklu olmak ≠ hükümlü olmak.
Adli Kontrol Sicile İşler mi?
Adli kontrol de ceza muhakemesi kapsamında uygulanan bir koruma tedbiridir.
Örneğin kişiye;
yurt dışına çıkış yasağı veya belirli aralıklarla imza verme yükümlülüğü
getirilmiş olabilir.
Bu tedbirlerin uygulanması kişinin suçtan mahkûm olduğu anlamına gelmez.
Dolayısıyla adli kontrol ile kesinleşmiş mahkûmiyet kaydı birbirinden ayrılmalıdır.
HAGB Sicile İşler mi?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) konusunda 2026 yılında özellikle dikkatli olunmalıdır. HAGB’nin hukuki rejimi son yıllarda önemli mevzuat ve Anayasa Mahkemesi kararlarına konu olmuştur. Bu nedenle eski internet içeriklerinde yer alan “HAGB kesinlikle şöyledir” biçimindeki açıklamalar güncel hukuki durumu yansıtmayabilir.
Somut dosyada HAGB kararı verilmişse karar tarihi, suç tarihi, uygulanan mevzuat ve kararın kesinleşme durumu ayrıca incelenmelidir.
Ancak HAGB tartışması, kişinin yalnızca şüpheli sıfatıyla ifade vermesinden tamamen farklıdır.
Savcılık Soruşturması Memuriyete Engel Olur mu?
Yalnızca hakkında soruşturma bulunması ile belirli bir suçtan kesinleşmiş mahkûmiyet bulunması aynı şey değildir.
Kamu görevlerine girişte 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili özel mevzuatta belirli mahkûmiyetler bakımından şartlar bulunmaktadır.
Ancak bazı görevlerde güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması gibi ayrıca değerlendirilmesi gereken süreçler bulunabilir.
Bu nedenle;
“Soruşturma var, kesin memur olamam.”
veya;
“Adli sicilim temiz, hiçbir kamu görevinde başka inceleme yapılamaz.”
şeklindeki iki uç yaklaşım da doğru değildir.
Savcılık Soruşturması Özel Sektörde İşe Girmeye Engel Olur mu?
Kural olarak yalnızca şüpheli sıfatıyla ifade verilmiş olması standart adli sicil belgesinde mahkûmiyet olarak görünmez.
Dolayısıyla işverenin sizden standart sabıka kaydı istemesi hâlinde yalnızca ifade vermiş olmanız nedeniyle belgede bir mahkûmiyet kaydı çıkmaz.
Ancak bankacılık, finans, güvenlik veya özel düzenlemelere tabi bazı sektörlerde farklı mevzuat hükümleri söz konusu olabilir.
Şüpheli Olarak İfade Vermek Pasaport Almaya Engel Olur mu?
Tek başına şüpheli sıfatıyla ifade vermek otomatik olarak pasaport alamayacağınız anlamına gelmez.
Ancak soruşturma kapsamında hakkınızda yurt dışına çıkış yasağı gibi bir adli kontrol kararı bulunuyorsa durum farklıdır.
Bu nedenle;
“Hakkımda soruşturma var”
ile;
“Hakkımda yurt dışına çıkış yasağı kararı var”
birbirinden ayrılmalıdır.
Şüpheli Olarak İfade Vermek Vize Başvurusunda Sorun Yaratır mı?
Bu konu başvurulan ülkenin vize prosedürüne ve başvuru formundaki sorulara bağlıdır.
Bazı ülkeler yalnızca mahkûmiyetleri sorarken bazı başvurularda geçmiş ceza soruşturmaları, gözaltılar veya farklı hukuki durumlar hakkında daha kapsamlı sorular bulunabilir.
Bu nedenle yabancı ülke vize başvurularında formdaki sorular kelimesi kelimesine incelenmeli ve gerçeğe aykırı beyanda bulunulmamalıdır.
Türkiye’deki standart adli sicil belgesinde soruşturmanın görünmemesi, yabancı devletin başvuru formunda sorduğu bütün sorulara otomatik olarak “hayır” cevabı verilebileceği anlamına gelmez.
İşveren “Sabıka Kaydı Getir” Derse Soruşturma Görünür mü?
Standart adli sicil belgesinde yalnızca şüpheli olarak ifade vermiş olmanız nedeniyle;
“Hakkında soruşturma yürütülmektedir.”
şeklinde bir kayıt çıkması beklenmez.
Ancak devam eden ceza davasının veya başka yargı kayıtlarının farklı sistemlerde bulunması, standart sabıka belgesiyle aynı konu değildir.
Şüpheli Sıfatıyla İfade Verdiğim Dosya Kapanırsa Ne Olur?
Savcılık yeterli şüphe bulunmadığını değerlendirirse kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verebilir.
Bu karar mahkûmiyet değildir.
Ancak soruşturma dosyasının yargı kayıtlarında muhafaza edilmesi ile adli sicile mahkûmiyet kaydı düşülmesi birbirinden farklıdır.
Bu ayrım özellikle internette;
“Takipsizlik bile sicile işler.”
şeklinde yapılan genellemelerin neden hatalı olduğunu göstermektedir.
Sicile İşleyen Asıl Kararlar Nelerdir?
Adli Sicil Kanunu bakımından esas olan, kanunda kayıt altına alınacağı belirtilen kesinleşmiş ceza ve güvenlik tedbiri kararlarıdır.
Bu nedenle şu zinciri birbirinden ayırmak gerekir:
Şikâyet → Soruşturma → Şüpheli ifadesi → İddianame → Ceza davası → Mahkeme kararı → Kesinleşme
Bu aşamaların tamamı aynı hukuki sonucu doğurmaz.
Özellikle ilk üç aşamada bulunmak kişinin otomatik olarak sabıkalı olduğu anlamına gelmez.
Örnek Üzerinden Açıklayalım
Bir şirket yöneticisinin eski iş ortağı tarafından güveni kötüye kullanma iddiasıyla savcılığa şikâyet edildiğini düşünelim.
Savcılık soruşturma açar ve şirket yöneticisini şüpheli olarak ifadeye çağırır.
Yönetici avukatıyla birlikte ifade verir ve taraflar arasındaki sözleşmeleri, banka dekontlarını, faturaları ve yazışmaları sunar.
Savcılık yaptığı inceleme sonucunda olayın ceza hukuku kapsamında suç oluşturmadığı ve yeterli şüphe bulunmadığı kanaatine ulaşarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verir.
Bu kişinin;
şikâyet edilmiş olması, soruşturulması ve şüpheli sıfatıyla ifade vermesi
tek başına onu sabıkalı hâle getirmez.
Şüpheli Sıfatıyla İfade Verenlerin En Sık Yaptığı 7 Yanlış Varsayım
- “Poliste ifade verdim, artık sabıkam var.” Yanlış. İfade mahkûmiyet değildir.
- “Hakkımda savcılık dosyası varsa adli sicilim bozulmuştur.” Yanlış. Soruşturma ile adli sicil farklıdır.
- “Gözaltına alınırsam sabıkalı olurum.” Yanlış. Gözaltı bir koruma tedbiridir.
- “Tutuklanırsam kesin suçluyum.” Yanlış. Tutuklama mahkûmiyet değildir.
- “Ceza davası açılırsa otomatik sabıkam olur.” Yanlış. Sanık olmak mahkûm olmak değildir.
- “Takipsizlik kararı sabıka kaydıdır.” Yanlış. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı mahkûmiyet değildir.
- “Adli sicilim temizse hiçbir resmi sistemde geçmiş dosyam bulunamaz.” Yanlış. Adli sicil ile yargı ve diğer kanuni kayıt sistemleri birbirinden farklıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Polis beni şüpheli olarak ifadeye çağırdı, sicilime işler mi?
Kural olarak hayır. Yalnızca şüpheli olarak ifade vermek kesinleşmiş mahkûmiyet değildir ve bu nedenle standart adli sicil kaydına mahkûmiyet olarak işlenmez.
2. Savcılıkta ifade vermek sabıka oluşturur mu?
Hayır. Savcılık ifadesi ile kesinleşmiş mahkûmiyet birbirinden farklıdır.
3. Hakkımda şikâyet bulunması e-Devlet sabıka kaydında çıkar mı?
Yalnızca hakkınızda şikâyette bulunulması standart adli sicil belgesinde mahkûmiyet kaydı oluşturmaz.
4. Takipsizlik kararı sicile işler mi?
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar mahkûmiyet değildir ve normal anlamda sabıka kaydı oluşturmaz.
5. Beraat sicile işler mi?
Beraat, mahkûmiyet kararı değildir. Bu nedenle kesinleşmiş mahkûmiyet kaydı gibi değerlendirilmez.
6. Gözaltına alınmak sabıka mıdır?
Hayır. Gözaltı bir koruma tedbiridir.
7. Tutuklanmak sabıka mıdır?
Hayır. Tutuklama da bir koruma tedbiridir. Tutuklanan kişi yargılama sonunda beraat edebilir.
8. Ceza davası açılması sabıka oluşturur mu?
Tek başına dava açılması kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmez.
9. İşveren savcılık soruşturmamı sabıka kaydından görebilir mi?
Standart adli sicil belgesi bütün savcılık soruşturmalarını gösteren bir belge değildir.
10. Şüpheli olarak ifade verdikten sonra ne yapmalıyım?
Soruşturmanın takibi, lehe delillerin sunulması ve dosyanın sonucunun kontrol edilmesi önemlidir. Soruşturmanın niteliğine göre yazılı savunma ve delil dilekçesi sunulması da değerlendirilebilir.
Adli Sicil, Soruşturma Kaydı ve UYAP Kaydı Arasındaki Fark Neden Önemlidir?
Bu konuda en büyük kafa karışıklığı “sicil” kelimesinin günlük dilde çok geniş anlamda kullanılmasından kaynaklanmaktadır.
Adli sicil, kişinin bütün polis temaslarının tutulduğu bir liste değildir. Savcılık soruşturması ise kişinin suç şüphesi altında bulunduğu ancak henüz suçluluğuna karar verilmediği bir muhakeme aşamasıdır. UYAP da yargısal işlemlerin elektronik ortamda yürütüldüğü ayrı bir sistemdir.
Bu nedenle;
“Hakkımda savcılık soruşturması var mı?”
“Adli sicil kaydım var mı?”
“UYAP’ta dosyam var mı?”
“Arşiv kaydım var mı?”
sorularının hukuki cevapları birbirinden farklı olabilir.
Özellikle iş başvurusu, memuriyet, güvenlik soruşturması, ruhsat başvurusu, vize, oturma izni veya yabancı ülkeye göç süreçlerinde hangi kurumun hangi kayıt türünü değerlendirdiği ayrıca incelenmelidir.
Şüpheli Olarak İfadeye Çağrıldıysanız Sicilden Önce Savunmayı Düşünün
Şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılan kişilerin önemli bir kısmı ilk olarak;
“Sicilime işler mi?”
sorusuna odaklanmaktadır. Oysa soruşturmanın erken aşamasında daha kritik mesele, dosyanın nasıl sonuçlanacağıdır.
İsnat edilen suçun ne olduğu, şikâyetçinin hangi iddiaları ileri sürdüğü, savcılığın elinde hangi delillerin bulunduğu ve şüphelinin lehine hangi kayıtların toplanabileceği belirlenmelidir.
Özellikle kamera görüntüleri, banka kayıtları, WhatsApp konuşmaları, e-postalar, sözleşmeler ve ticari belgeler zamanında dosyaya sunulduğunda soruşturmanın sonucunu önemli ölçüde etkileyebilir.
Savunmanın hedeflerinden biri, suçun unsurlarının oluşmadığı veya yeterli şüphe bulunmadığı dosyalarda daha ceza davası açılmadan soruşturmanın şüpheli lehine sonuçlanmasını sağlamak olmalıdır.
Bu nedenle yalnızca sicil kaygısıyla hareket etmek yerine soruşturmanın kendisinin doğru yönetilmesi gerekir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; savcılık soruşturmaları, şüpheli müdafiliği, polis ve savcılık ifadeleri, dosya inceleme, yazılı savunma hazırlanması, lehe delillerin sunulması, gözaltı ve tutuklama süreçleri ile ceza davalarında Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin ve Türkiye genelinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




