
Miras Kalmış Taşınmazdaki Borçlu Hissesi Nasıl Haczedilir? 2026 Güncel Rehber
18 Ağustos 2026
Borçlunun Tapuda Kayıtlı Olmayan Mal Varlığı Nasıl Tespit Edilir? 2026 Güncel Rehber
18 Ağustos 2026Ortaklığın giderilmesi davası ile icra takibi aynı anda yürütülebilir mi? Borçlunun miras payının haczi, İİK 121 yetki belgesi, ortak taşınmazın satışı ve satış bedelinden alacağın tahsili hakkında 2026 güncel rehber.
Borçlunun miras yoluyla veya başka bir nedenle ortak olduğu taşınmazın bulunması, alacaklı açısından önemli bir tahsilat imkânı sağlayabilir. Özellikle borçlunun adına kayıtlı banka hesabı, araç veya tek başına sahip olduğu taşınmaz bulunmadığı hâlde miras kalan bir ev, arsa ya da tarlada hakkının bulunması durumunda icra takibi ile ortaklığın giderilmesi sürecinin birlikte yürütülmesi gündeme gelebilir. Ancak alacaklının doğrudan diğer paydaşlarla aynı konumdaymış gibi ortaklığın giderilmesi davası açması her durumda mümkün değildir. Borçlunun ortaklık veya miras hakkının niteliğine göre öncelikle haciz işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve özellikle elbirliği mülkiyetinde İcra ve İflas Kanunu’nun 121. maddesi kapsamında gerekli yetkinin alınması gerekebilir.
Burada iki hukuki süreç birbirinden ayrılmalıdır. İcra takibinin amacı borçludan alacağın tahsil edilmesidir; ortaklığın giderilmesi davasının amacı ise paylı veya elbirliği mülkiyetine konu mal üzerindeki ortaklığın sona erdirilmesidir. Buna rağmen borçlunun ortaklıktaki ekonomik hakkının paraya çevrilmesi gerektiğinde bu iki süreç birbirini tamamlayabilir. Doğru yürütüldüğünde ortaklığın giderilmesi sonucunda borçluya düşen satış bedeli icra dosyasındaki haciz nedeniyle alacağın tahsilinde kullanılabilir.
Ortaklığın Giderilmesi Davası ile İcra Takibi Aynı Anda Yürütülebilir mi?
Evet, şartları varsa iki süreç birlikte yürütülebilir.
Borçlu hakkında devam eden icra takibinin bulunması ortaklığın giderilmesi davasının açılmasına tek başına engel değildir.
Aynı şekilde ortaklığın giderilmesi davasının devam ediyor olması da borçlu hakkında başka malvarlığı unsurlarına yönelik icra işlemlerinin yürütülmesini kural olarak engellemez.
Ancak alacaklının ortaklığın giderilmesi davasını hangi sıfatla açabileceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Alacaklı Neden Ortaklığın Giderilmesi Davası Açmak İster?
En yaygın sebep borçlunun elbirliği mülkiyetine tabi bir miras hakkının bulunmasıdır.
Örneğin borçlu hakkında 3 milyon TL’lik kesinleşmiş icra takibi bulunduğunu ve borçlunun babasından kardeşleriyle birlikte 12 milyon TL değerinde bir taşınmaz kaldığını düşünelim.
Borçlunun banka hesaplarında veya başka malvarlığında tahsilata yeterli değer bulunmayabilir.
Bu durumda alacaklı borçlunun miras hakkını haczettirerek bu hakkın ekonomik değere dönüştürülmesini isteyebilir.
Ortaklığın giderilmesi davası bu noktada tahsilat stratejisinin bir parçası hâline gelebilir.
Alacaklı Doğrudan Ortaklığın Giderilmesi Davası Açabilir mi?
Her durumda hayır.
Taşınmazın paydaşı olmayan sıradan bir alacaklı, yalnızca “borçludan alacağım var” diyerek kendiliğinden paydaş sıfatı kazanmaz.
Özellikle elbirliği mülkiyetine tabi miras ortaklığında borçlunun hakkı haczedildikten sonra İİK m.121 kapsamında gerekli süreç işletilmelidir.
Alacaklıya ortaklığın giderilmesi davası açması için yetki verilmesi gündeme gelebilir.
Dolayısıyla haciz + yetki + ortaklığın giderilmesi şeklinde ilerleyen bir süreç söz konusu olabilir.
İİK 121 Yetki Belgesi Nedir?
İİK m.121, iştirak hâlinde tasarruf edilen mal ve hakların paraya çevrilmesinde uygulanacak özel yöntemleri düzenlemektedir.
Borçlunun miras ortaklığı gibi elbirliği mülkiyetine tabi bir hakkı haczedildiğinde bu hakkın normal bir taşınmaz hissesi gibi doğrudan satılması her zaman mümkün değildir.
Bu nedenle icra mahkemesi ilgilileri dinleyerek somut olay açısından uygun paraya çevirme yöntemini belirleyebilir.
Ortaklığın giderilmesi yoluna başvurulması gerekiyorsa alacaklıya bu davayı takip etmesi için yetki verilmesi gündeme gelebilir.
Önce İcra Takibi mi Açılmalıdır?
Alacaklının İİK m.121 üzerinden borçlunun ortaklıktaki hakkını paraya çevirmek istemesi hâlinde öncelikle icra takibinin ve haciz aşamasının bulunması gerekir.
Tipik süreç şöyledir:
İcra takibi → Takibin kesinleşmesi → Borçlunun ortaklık/miras hakkının tespiti → Haciz → İİK m.121 süreci → Yetkilendirme → Ortaklığın giderilmesi → Satış → Borçluya düşen bedelden tahsilat.
Bu aşamaların somut dosyanın mülkiyet yapısına göre değişebileceği unutulmamalıdır.
Borçlunun Miras Payı Önce Haczedilmeli mi?
Elbirliği mülkiyetindeki miras hakkının alacaklının takibi amacıyla paraya çevrilmesi isteniyorsa haciz kritik aşamadır.
Borçlunun miras ortaklığındaki ekonomik hakkının icra dosyasına bağlanması gerekir.
Hacizden sonra paraya çevirme yöntemi belirlenir.
Bu nedenle doğrudan ortaklığın giderilmesi davasına yönelmek yerine icra dosyasındaki haciz sürecinin doğru tamamlanması önemlidir.
Tapu İntikali Yapılmamışsa Ne Olur?
Tapu intikalinin yapılmamış olması tek başına süreci engellemez.
Türk Medeni Kanunu m.599 gereğince miras, mirasbırakanın ölümüyle mirasçılara geçer.
Dolayısıyla taşınmaz tapuda hâlen ölen kişinin adına kayıtlı olsa dahi borçlunun miras hakkının tespiti ve haczi gündeme gelebilir.
Ancak mirasçılık belgesi, tapu kayıtları ve terekenin hukuki durumu araştırılmalıdır.
Elbirliği Mülkiyetinde Ortaklığın Giderilmesi Nasıl Sağlanır?
Miras paylaşılmamışsa mirasçılar tereke üzerinde elbirliği hâlinde hak sahibidir.
Bu durumda borçlunun “belirli taşınmazdaki 1/4 bağımsız tapu hissesi” bulunduğunu varsaymak doğru olmayabilir.
Borçlunun terekenin bütünü üzerinde miras hakkı vardır.
Bu hakkın haczedilmesinden sonra İİK m.121 çerçevesinde ortaklığın sona erdirilmesi ve borçluya düşecek ekonomik değerin ortaya çıkarılması sağlanabilir.
Paylı Mülkiyette Durum Farklı mı?
Evet.
Borçlunun tapuda açıkça belirlenmiş bağımsız payı bulunuyorsa durum daha farklıdır.
Örneğin taşınmazın tapusunda borçlu 1/4 pay sahibi olarak kayıtlıysa bu payın haczedilip cebri icra yoluyla satılması mümkün olabilir.
Bu nedenle alacaklının her paylı taşınmazda mutlaka ortaklığın giderilmesi davası açması gerekmez.
Bazen borçlunun payının doğrudan icra yoluyla satılması daha hızlı ve ekonomik olabilir.
Hisse Satışı mı Ortaklığın Giderilmesi mi Daha Avantajlıdır?
Bu sorunun tek cevabı yoktur.
Borçlunun bağımsız tapu payının satışında yalnızca pay satışa çıkarılır. Ancak üçüncü kişiler ortak kullanılan bir taşınmazın küçük bir payını satın almak istemeyebilir.
Bu nedenle payın piyasa değeri 5 milyon TL olmasına rağmen icra ihalesinde çok daha düşük talep oluşabilir.
Ortaklığın giderilmesinde ise şartları oluştuğunda taşınmazın tamamının satılması mümkün olabilir. Bu da bazı dosyalarda daha yüksek ekonomik değer yaratabilir.
Fakat süreç daha uzun ve masraflı olabilir.
Örnek: Borçlunun 1/4 Hissesi Bulunan Ev
Taşınmazın toplam değerinin 20 milyon TL olduğunu düşünelim.
Borçlunun payı 1/4 ise teorik ekonomik değeri 5 milyon TL’dir.
Borçlunun icra borcu ise 3 milyon TL olsun.
Borçlunun payı bağımsız tapu payı niteliğindeyse haczedilip satışa çıkarılabilir. Ancak ihalede pay için yalnızca 2,5 milyon TL teklif oluşabilir.
Taşınmazın tamamının ortaklığın giderilmesi kapsamında 20 milyon TL civarında satılması hâlinde ise borçlunun payına yaklaşık 5 milyon TL düşebilir.
Bu nedenle tahsilat stratejisi belirlenirken iki yöntemin ekonomik sonucu karşılaştırılmalıdır.
Ortaklığın Giderilmesi Davası İcra Takibini Durdurur mu?
Hayır.
Ortaklığın giderilmesi davasının açılması icra takibinin tamamını kendiliğinden durdurmaz.
Alacaklı borçlunun diğer haczedilebilir malvarlığı unsurlarına yönelmeye devam edebilir.
Örneğin ortaklığın giderilmesi davası devam ederken borçlunun banka hesabı, araçları, üçüncü kişilerdeki alacakları veya ticari gelirleri haczedilebilir.
Bu özellik tahsilat açısından önemlidir.
İcra Takibi Ortaklığın Giderilmesi Davasını Durdurur mu?
Kural olarak hayır.
İcra takibinin devam etmesi ortaklığın giderilmesi davasının görülmesine tek başına engel değildir.
İki süreç farklı hukuki amaçlara sahiptir.
Ancak ortaklık hakkı üzerindeki hacizler, satış işlemleri ve tarafların hukuki konumları dava sırasında dikkate alınır.
Ortaklığın Giderilmesi Davasında Taşınmazın Tamamı Satılabilir mi?
Evet.
Aynen taksim mümkün değilse satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilebilir.
Örneğin tek bir apartman dairesinin dört mirasçı arasında fiziksel olarak bölünmesi çoğu durumda mümkün değildir.
Bu durumda taşınmazın tamamının satılması ve satış bedelinin paydaşların hakları oranında dağıtılması gündeme gelir.
Borçlu paydaşa düşen bedel ise haciz nedeniyle icra dosyasına yönlendirilebilir.
Diğer Mirasçıların Payı Alacaklıya Ödenir mi?
Hayır.
Borç yalnızca bir mirasçıya aitse diğer mirasçıların satış bedelindeki hakları korunur.
Örneğin taşınmaz 12 milyon TL’ye satılmış ve dört mirasçının eşit hakkı bulunuyorsa basitleştirilmiş hesapta her birine 3 milyon TL düşer.
Borçlu mirasçının 3 milyon TL’lik hakkı hacze konu olabilir.
Diğer üç mirasçıya ait toplam 9 milyon TL, sırf kardeşlerinin borcu nedeniyle alacaklıya verilmez.
Ortaklığın Giderilmesi Satışından Gelen Para Nereye Ödenir?
Satış sonucunda borçlu paydaşa düşecek bedel üzerinde geçerli haciz bulunuyorsa bu haciz dikkate alınır.
Borçluya düşen miktarın icra dosyasındaki alacak, faiz ve giderleri karşılayacak kısmı alacaklıya ödenebilir.
Alacak tamamen karşılandıktan sonra borçluya ait artan bedel varsa borçluya verilmesi gündeme gelir.
Birden Fazla Haciz Varsa Ne Olur?
Borçlunun payı üzerinde birden fazla icra dosyasından haciz bulunabilir.
Bu durumda ortaklığın giderilmesi sonucunda borçluya düşen bedel bütün alacakları karşılamıyorsa hacizlerin sırası ve hacze iştirak hükümleri önem kazanır.
Gerekli hâllerde sıra cetveli düzenlenebilir.
Dolayısıyla ortaklığın giderilmesi davasını açan alacaklının bütün satış bedelini otomatik olarak alacağı düşünülmemelidir.
Ortak Taşınmazda İpotek Varsa Ne Olur?
Taşınmaz üzerinde banka veya başka bir kişi lehine ipotek bulunabilir.
Bu durumda ortaklığın giderilmesi ve satış sürecinde ipoteğin niteliği ve kapsamı ayrıca incelenmelidir.
Özellikle satış sonucunda borçluya gerçekten ne kadar net değer düşeceğinin belirlenmesi için tapu takyidatının ayrıntılı incelenmesi gerekir.
Yüksek ipotek borcu varsa ortaklığın giderilmesi ekonomik açıdan beklenen tahsilatı sağlamayabilir.
Ortaklığın Giderilmesi Davası Ne Kadar Sürer?
Süre dosyanın özelliklerine göre önemli ölçüde değişebilir.
Taraf sayısının fazla olması, mirasçıların adreslerinin tespit edilememesi, tebligat sorunları, bilirkişi incelemesi, taşınmazın imar durumu, aynen taksim tartışmaları ve kanun yolu süreçleri davayı uzatabilir.
Bu nedenle alacaklı tahsilat stratejisini yalnızca ortaklığın giderilmesi davasına bağlamamalıdır.
İcra takibindeki diğer haciz yöntemleri eş zamanlı yürütülmelidir.
Ortaklığın Giderilmesi Davasında Arabuluculuk Gerekir mi?
Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar 1 Eylül 2023’ten itibaren dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır.
Bu nedenle ortaklığın giderilmesi davası açılmadan önce güncel dava şartlarının yerine getirilmesi gerekir.
Alacaklının İİK m.121 kapsamında yetkilendirilerek dava açacağı durumlarda da usul süreci bu düzenlemeler dikkate alınarak yürütülmelidir.
Ortaklığın Giderilmesi Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?
Ortaklığın giderilmesi davalarında görevli mahkeme kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesidir.
Taşınmazlara ilişkin yetki kuralları da ayrıca dikkate alınmalıdır.
Ancak İİK m.121 kapsamında alacaklıya dava açma yetkisi verilmesi süreci ile ortaklığın giderilmesi davasının kendisi birbirinden ayrılmalıdır.
Borçlu Payını Dava Sırasında Devredebilir mi?
Pay üzerinde haciz varsa sonraki devir işlemleri haciz alacaklısının hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Haciz tapuya veya ilgili sicile işlendiğinde üçüncü kişilerin de haczi dikkate alması gerekir.
Hacizden önce yapılan devirlerde ise işlemin gerçekliği ve alacaklıdan mal kaçırma amacı taşıyıp taşımadığı ayrıca araştırılabilir.
Borçlu Hissesini Kardeşine Devretmişse Ne Yapılabilir?
Özellikle miras payının yakın akrabaya karşılıksız veya gerçek değerinin çok altında devredilmesi durumunda İİK m.277 ve devamındaki tasarrufun iptali hükümleri gündeme gelebilir.
Ancak her aile içi devir otomatik olarak geçersiz değildir.
Devir tarihi, bedeli, borcun doğum tarihi, borçlunun mali durumu ve tarafların işlemin gerçek niteliğini bilip bilmediği değerlendirilmelidir.
Borçlu Mirası Reddederse Ortaklığın Giderilmesi Davası Açılabilir mi?
Geçerli bir miras reddi varsa borçlunun mirasçılık hakkının durumu değişir.
Ancak borçlu, malvarlığı borcuna yetmediği hâlde alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddetmişse Türk Medeni Kanunu m.617 kapsamında reddin iptali gündeme gelebilir.
Kanundaki şartların bulunması hâlinde alacaklıların ret tarihinden itibaren altı ay içerisinde dava açması gerekir.
Dolayısıyla mirasın reddi her durumda tahsilatın sona erdiği anlamına gelmez.
Alacaklı İçin En Etkili Strateji Nedir?
Öncelikle borçlunun ortaklık hakkının hukuki niteliği belirlenmelidir.
Borçlunun bağımsız tapu payı varsa doğrudan haciz ve pay satışı daha hızlı olabilir.
Elbirliği mülkiyetindeki miras hakkı söz konusuysa İİK m.121 süreci ve ortaklığın giderilmesi gerekebilir.
Bunun yanında banka hesapları, araçlar, şirket hisseleri, üçüncü kişilerdeki alacaklar, kira gelirleri, POS ve diğer haczedilebilir ekonomik değerler araştırılmaya devam edilmelidir.
Amaç tek bir hukuki yönteme bağlı kalmak değil, en hızlı ve ekonomik tahsilat kombinasyonunu oluşturmaktır.
Örnek Tahsilat Senaryosu
Borçlunun 4 milyon TL borcu bulunduğunu ve adına kayıtlı başka malvarlığı tespit edilemediğini düşünelim. Borçlunun annesinden kalan 24 milyon TL değerindeki bir taşınmazda üç mirasçıdan biri olduğu tespit edilmiş olsun.
Alacaklı borçlunun miras hakkını haczettirir.
Miras ortaklığı elbirliği mülkiyetine tabi olduğundan İİK m.121 kapsamında gerekli süreç yürütülür ve ortaklığın giderilmesi için yetki alınır.
Dava şartı arabuluculuk sürecinden sonra ortaklığın giderilmesi davası açılır.
Taşınmaz aynen bölünemediği için satışına karar verilir ve örneğin 24 milyon TL bedelle satılır.
Basitleştirilmiş hesapta borçlunun ekonomik payına 8 milyon TL düşmektedir.
Borçlunun hakkı üzerinde geçerli haciz bulunduğundan takip konusu 4 milyon TL alacak, faiz ve takip giderleri bu bedelden tahsil edilebilir.
Kalan miktarın hukuki durumu diğer haciz ve borçlar da dikkate alınarak belirlenir.
Bu örnek, icra takibi ile ortaklığın giderilmesi davasının birbirini tamamlayarak nasıl tahsilat sağlayabileceğini göstermektedir.
Birlikte Yürütülen Süreçte 20 Kritik Kontrol
- İcra takibi kesinleşmiş mi?
- Borçlunun ortaklık hakkı tespit edilmiş mi?
- Tapu kayıtları güncel mi?
- Mirasçılık belgesi incelenmiş mi?
- Paylı mı elbirliği mülkiyeti mi söz konusu?
- Borçlunun hakkı haczedilmiş mi?
- Haciz ilgili sicile bildirilmiş mi?
- İİK m.121 uygulanması gerekiyor mu?
- Alacaklı gerekli dava yetkisini almış mı?
- Dava şartı arabuluculuk tamamlanmış mı?
- Doğru mahkemede dava açılmış mı?
- Bütün paydaşlar davaya dahil edilmiş mi?
- Taşınmazın gerçek piyasa değeri araştırılmış mı?
- İpotek ve diğer takyidatlar incelenmiş mi?
- Borçlunun payı üzerinde başka hacizler var mı?
- Aynen taksim mümkün mü?
- Payın doğrudan satışı daha avantajlı mı?
- Ortaklığın giderilmesi ekonomik olarak daha yüksek tahsilat sağlar mı?
- Satış bedelindeki haciz korunuyor mu?
- İcra dosyasında diğer malvarlığı araştırmaları devam ediyor mu?
Sıkça Sorulan Sorular
Ortaklığın giderilmesi davası ile icra takibi aynı anda yürütülebilir mi?
Evet. Kanuni şartlar sağlandığında iki süreç birlikte yürütülebilir ve birbirini tamamlayabilir.
İcra takibi ortaklığın giderilmesi davasını durdurur mu?
Kural olarak hayır. İki süreç farklı amaçlara sahiptir.
Ortaklığın giderilmesi davası icra takibini durdurur mu?
Hayır. Alacaklı borçlunun diğer malvarlığına yönelik haciz işlemlerini sürdürebilir.
Alacaklı doğrudan ortaklığın giderilmesi davası açabilir mi?
Her durumda değil. Özellikle elbirliği mülkiyetindeki miras hakkında haciz ve İİK m.121 kapsamında yetkilendirme gerekebilir.
İİK 121 yetkisi neden gereklidir?
Borçlunun elbirliği mülkiyetindeki hakkının paraya çevrilmesi amacıyla alacaklının ortaklığın giderilmesi sürecini yürütebilmesini sağlayabilir.
Borçlunun payı doğrudan satılabilir mi?
Borçlunun bağımsız tapu payı varsa mümkün olabilir. Elbirliği mülkiyetinde ise farklı prosedür uygulanır.
Taşınmazın tamamı satılırsa diğer mirasçıların parası borca gider mi?
Hayır. Diğer mirasçıların kendi ekonomik hakları korunur.
Satıştan borçluya düşen para haczedilebilir mi?
Evet. Borçlunun hakkı üzerinde geçerli haciz varsa satıştan ona düşen bedel alacağın tahsilinde kullanılabilir.
Ortaklığın giderilmesi davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Evet. Ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamındadır.
Pay satışı mı ortaklığın giderilmesi mi daha avantajlıdır?
Dosyaya göre değişir. Payın değeri, alıcı talebi, taşınmazın toplam değeri, süreç maliyeti ve tahsilat süresi birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuç: İcra Takibi ve Ortaklığın Giderilmesi Tahsilat İçin Birlikte Kullanılabilir
Ortaklığın giderilmesi davası ile icra takibinin aynı anda yürütülmesine genel bir engel bulunmamaktadır. Özellikle borçlunun önemli bir miras veya ortak taşınmaz hakkı bulunmasına rağmen doğrudan haczedilebilir başka malvarlığının olmadığı durumlarda bu iki hukuki süreç birlikte etkili bir tahsilat yöntemi oluşturabilir.
Ancak alacaklı açısından en önemli nokta, doğrudan ortaklığın giderilmesi davası açmak yerine önce borçlunun hakkının hukuki niteliğini belirlemektir. Borçlunun tapuda bağımsız payı bulunuyorsa bu payın doğrudan haczi ve satışı mümkün olabilir. Buna karşılık paylaşılmamış miras nedeniyle elbirliği mülkiyeti söz konusuysa İİK m.121 kapsamında yetkilendirme ve ardından ortaklığın giderilmesi süreci gerekebilir.
Ortaklığın giderilmesi sonucunda taşınmazın tamamının satılması, diğer paydaşların borçtan sorumlu hâle geldiği anlamına gelmez. Diğer paydaşların satış bedelindeki hakları korunur; borçluya düşen bedel ise geçerli hacizler kapsamında alacağın tahsilinde kullanılabilir.
Bu süreç devam ederken icra takibindeki diğer tahsilat yöntemlerinden vazgeçilmemelidir. Borçlunun banka hesapları, araçları, maaşı, kira gelirleri, şirket hisseleri ve üçüncü kişilerdeki alacakları eş zamanlı olarak araştırılabilir ve haczedilebilir. Böylece aylar veya yıllar sürebilecek ortaklığın giderilmesi davası beklenirken başka bir malvarlığından daha hızlı tahsilat imkânı ortaya çıkabilir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – Ortaklığın Giderilmesi ve İcra Takibi
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; ortaklığın giderilmesi davaları, borçlunun miras payının haczi, elbirliği mülkiyetindeki hakların paraya çevrilmesi, İİK m.121 yetkilendirme işlemleri, miras kalan taşınmazların satışı, sıra cetveli uyuşmazlıkları ve yüksek tutarlı alacakların icra yoluyla tahsilinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara




