
Telefonuma Polis El Koydu Ne Zaman Geri Alabilirim? 2026 Güncel Rehber
7 Ağustos 2026
Telefon İncelemesinde WhatsApp Mesajlarına Bakılabilir mi? 2026 Güncel Rehber
7 Ağustos 2026Savcılık veya polis telefon şifresini isteyebilir mi? Şifreyi vermemek suç mu? iPhone, Android, Face ID, parmak izi, CMK 134, susma hakkı, kendini suçlamama ilkesi ve el konulan telefonun incelenmesini 2026 güncel ceza hukuku kapsamında inceleyin.
Ceza soruşturmasında telefonunuza el konulduktan sonra polis veya savcılık:
“Telefonun şifresi nedir?”
diye sorabilir.
Hatta uygulamada;
“Şifreyi vermezsen telefon açılamaz.”
“Şifreyi söylemezsen bu senin aleyhine olur.”
“Telefon şifresini vermek zorundasın.”
şeklinde ifadelerle karşılaşılması mümkündür.
Burada birbirinden ayrılması gereken iki soru vardır:
Savcılık veya polis telefonun şifresini isteyebilir mi?
ve
Şüpheli bu şifreyi vermeye zorlanabilir mi?
Kısa cevap şudur:
Savcılık veya kolluk telefon şifresini sorabilir. Ancak şüpheli veya sanığın kendisini suçlayabilecek bir delilin elde edilmesini sağlamak amacıyla telefon şifresini açıklamaya zorlanıp zorlanamayacağı, Anayasa m.38/5’teki kendini suçlamama hakkı bakımından değerlendirilmelidir.
Anayasa Mahkemesi açık biçimde, hiç kimsenin kendisini veya kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamayacağını vurgulamaktadır. Mahkeme ayrıca susma hakkının kullanılmasının kişi aleyhine değerlendirilemeyeceğini belirtmektedir.
Üstelik Anayasa Mahkemesinin doğrudan telefon şifresinin hatırlanmadığının söylenmesi meselesini ele aldığı bir karar da bulunmaktadır. AYM, başvurucunun telefon şifresini hatırlamadığını söylemesinin örgütsel bir tavır olarak değerlendirilmesini, Anayasa m.38’deki kendini suçlamaya zorlanamama ilkesi bakımından ikna edici bulmamıştır.
Güncel mevzuata Mevzuat Bilgi Sistemi, anayasal içtihatlara Anayasa Mahkemesi ve yüksek mahkeme kararlarına Yargıtay Başkanlığı üzerinden ulaşılabilir.
Polis Telefon Şifresini Sorabilir mi?
Evet, sorabilir.
Polis veya savcılık soruşturma kapsamında el konulan telefonun incelenmesi amacıyla cihazın;
PIN kodunu,
ekran kilidi şifresini,
desen kilidini
veya başka erişim bilgisini sorabilir.
Ancak:
Şifrenin sorulabilmesi ile şüphelinin şifreyi açıklamaya hukuken zorlanabilmesi aynı şey değildir.
Ceza muhakemesi açısından önemli tartışma ikinci noktadadır.
Telefon Şifresini Vermek Zorunlu mu?
Şüpheli veya sanık bakımından bu konu susma ve kendini suçlamama hakkıyla doğrudan bağlantılıdır.
Anayasa m.38/5 şu temel güvenceyi getirir:
“Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.”
Anayasa Mahkemesi, bu güvencenin yalnızca kişinin sözlü olarak suçunu itiraf etmemesi anlamına gelmediğini; kendi aleyhine delil göstermeye zorlanmamayı da kapsadığını ifade etmektedir.
Dolayısıyla şüphelinin zihninde bulunan bir şifreyi açıklamaya zorlanması meselesinin bu anayasal güvence çerçevesinde ele alınması gerekir.
Telefon Şifresini Vermemek Suç mu?
Şüpheli veya sanığın yalnızca telefonunun şifresini açıklamaması nedeniyle otomatik olarak ayrı bir suç işlediğini söylemek doğru değildir.
Özellikle:
“Şifreyi vermezsen ayrıca ceza alırsın.”
şeklindeki kategorik yaklaşım hukuken dikkatle değerlendirilmelidir.
Şüphelinin susma ve kendisini suçlamama hakkı bulunmaktadır.
Bununla birlikte somut olayda kişinin statüsü, talebin hukuki dayanağı ve varsa başka özel yükümlülükler ayrıca incelenmelidir.
Şifreyi Vermemek Aleyhe Delil Sayılabilir mi?
Bu konu son derece önemlidir.
Anayasa Mahkemesi, kendini suçlamama ilkesi kapsamında kişinin susma hakkını kullanmasının aleyhine değerlendirilmemesi gerektiğini açıkça belirtmektedir.
Daha da önemlisi AYM’nin doğrudan telefon şifresine ilişkin bir kararında başvurucu telefon şifresini hatırlamadığını söylemiştir.
Soruşturma makamları bunu örgütsel bir tavır olarak değerlendirmiştir.
AYM ise soruşturma makamlarının başvurucunun savunmasının aksini gösteremediğini ve Anayasa m.38’deki nemo tenetur, yani kendini suçlamaya zorlanamama ilkesini dikkate alarak bu olgunun örgütsel tavrı gösterdiği iddiasını ikna edici bulmamıştır.
Bu karar telefon şifresi tartışmaları açısından oldukça önemlidir.
“Şifreyi Hatırlamıyorum” Demek Suç Sayılır mı?
Burada gerçek durum önemlidir.
Kişi gerçekten şifresini hatırlamıyorsa bunu ifade edebilir.
Ancak bilinçli şekilde gerçeğe aykırı beyanda bulunmak yerine hukuki hakkın açıkça kullanılması farklı bir konudur.
Şüpheli;
susma hakkını kullandığını
veya belirli bir konuda beyanda bulunmak istemediğini ifade edebilir.
Savunmanın gerçeğe aykırı bir hikâye üzerine kurulması doğru değildir.
CMK 147 Şüphelinin Susma Hakkını Koruyor mu?
Evet.
CMK m.147 kapsamında ifade veya sorgu sırasında şüpheli veya sanığa, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu bildirilmelidir.
Bu nedenle şüpheli;
“Sorulan her soruya cevap vermek zorundayım.”
şeklinde düşünmemelidir.
Müdafi yardımından yararlanma hakkı da özellikle soruşturmanın ilk aşamasında önemlidir. Anayasa Mahkemesi, kolluk tarafından ilk sorgudan itibaren avukata erişimin susma ve kendini suçlamama haklarının etkili biçimde korunmasında önemli olduğunu vurgulamaktadır.
CMK 134 Telefon Şifresi Konusunda Ne Diyor?
CMK m.134 bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerinde arama, kopyalama ve el koymaya ilişkin özel hükümler içermektedir.
Maddede, şifre nedeniyle sisteme girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması durumunda gerekli kopyanın alınabilmesi amacıyla cihazlara el konulmasına ilişkin düzenleme bulunmaktadır.
Bu hüküm önemli bir noktayı ortaya koymaktadır:
Kanun, şifre nedeniyle verilere erişilememesi ihtimalini zaten öngörmektedir.
Dolayısıyla dijital veriye erişim sağlanamaması halinde adli makamların kullanabileceği teknik ve hukuki yöntemler ayrıca bulunmaktadır.
Telefonun Şifresi Çözüldüğünde Telefon İade Edilir mi?
Telefonun dijital incelemesi tamamlandıktan sonra fiziksel cihazın tutulmasına ihtiyaç bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Örneğin;
telefon açılmış,
adli bilişim imajı alınmış,
gerekli veriler kopyalanmış,
inceleme raporu hazırlanmış
olabilir.
Bu durumda:
“Telefonun kendisinin hâlen neden tutulması gerekiyor?”
sorusu gündeme gelir.
CMK m.131 kapsamında cihazın muhafazasına artık ihtiyaç kalmamışsa iade talebi değerlendirilebilir.
Şifreyi Vermediğim İçin Telefon Aylarca Tutulabilir mi?
Şifreli cihazın teknik olarak incelenememesi süreci uzatabilir.
Ancak telefonun uzun süre tutulması halinde tedbirin;
gerekliliği,
süresi,
amacı
ve ölçülülüğü
ayrıca değerlendirilmelidir.
Telefonun süresiz biçimde muhafaza edilmesi kendiliğinden haklı hale gelmez.
Telefon Şifresini Vermemek Tutuklama Sebebi Olabilir mi?
Tek başına şifreyi vermemenin otomatik tutuklama nedeni olduğunu söylemek doğru değildir.
Tutuklama için CMK’daki şartların bulunması gerekir.
Nitekim Anayasa Mahkemesinin bir kararında kişinin telefon şifresini hatırlamadığını söylemesinin örgütsel bir tavrı ortaya koyduğu iddiası, kendini suçlamama ilkesi de dikkate alınarak ikna edici bulunmamıştır.
Dolayısıyla:
“Şifreyi vermedi, demek ki suçlu.”
şeklindeki otomatik çıkarım hukuken sorunludur.
Savcılık iPhone Şifresini İsteyebilir mi?
Evet, isteyebilir.
Ancak iPhone olması şüphelinin temel ceza muhakemesi haklarını değiştirmez.
Telefonun;
iPhone,
Samsung,
Xiaomi
veya başka bir marka olması anayasal susma ve kendini suçlamama hakkı bakımından temel yaklaşımı değiştirmez.
Face ID ile Telefon Açtırılabilir mi?
Burada şifre açıklamaktan farklı ve daha tartışmalı bir hukuki mesele ortaya çıkar.
PIN veya parola, kişinin zihnindeki bilgiyi açıklamasını gerektirir.
Parmak izi veya yüz tanıma ise kişinin fiziksel/biyometrik özelliğinin kullanılması anlamına gelir.
Kendini suçlamama hakkının “iradeye dayalı açıklamalar” ile kişinin bedeninden veya fiziksel özelliklerinden elde edilen deliller bakımından kapsamı aynı şekilde değerlendirilmeyebilir.
Bu nedenle:
“Şifreyi söylemeye zorlanamazsa parmağı zorla telefona bastırılabilir.”
şeklinde otomatik bir sonuç çıkarmak da doğru değildir.
Biyometrik erişimin hukuki dayanağı, arama/inceleme kararının kapsamı ve müdahalenin ölçülülüğü ayrıca değerlendirilmelidir.
Parmak İziyle Telefon Açtırmak ile Parmak İzi Örneği Almak Aynı mı?
Tam olarak aynı değildir.
Ceza soruşturmasında kimlik tespiti amacıyla parmak izi alınması ile kişinin parmak izinin dijital cihazındaki özel verilere erişim anahtarı olarak kullanılması farklı amaçlara hizmet eder.
İkinci durumda telefonun içindeki çok geniş kişisel veri alanına erişim söz konusudur.
Bu nedenle özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması da değerlendirmeye dahil olur.
Telefon Şifresini Vermek Ne Gibi Sonuçlar Doğurabilir?
Şifre verildiğinde telefon içerisinde;
WhatsApp konuşmaları,
Telegram mesajları,
fotoğraflar,
videolar,
e-postalar,
banka uygulamaları,
kripto hesapları,
internet geçmişi,
konum bilgileri,
notlar
gibi çok sayıda veri incelenebilir.
Bu nedenle şifre verilmesi basit bir teknik işlem olarak görülmemelidir.
Telefonun Açılması Her Verinin İncelenebileceği Anlamına Gelir mi?
Hayır.
Dijital incelemenin hukuki yetkilendirmeye ve soruşturmanın amacıyla bağlantılı sınırlara uygun olması gerekir.
Bir kişinin telefonunda bugün neredeyse bütün özel hayatı bulunmaktadır.
Bu nedenle dijital inceleme;
özel hayatın gizliliği,
kişisel verilerin korunması
ve adil yargılanma hakkı
bakımından ciddi sonuçlar doğurabilir.
Savcılık WhatsApp Mesajlarını İnceleyebilir mi?
Gerekli hukuki şartların bulunması ve dijital incelemenin hukuka uygun şekilde gerçekleştirilmesi halinde telefonda bulunan WhatsApp verileri ceza soruşturmasında incelenebilir.
Ancak:
Telefonun kolluğun elinde bulunması tek başına her türlü verinin sınırsız biçimde incelenebileceği anlamına gelmemelidir.
İncelemenin dayanak kararı ve kapsamı önemlidir.
Silinen Mesajlar Geri Getirilebilir mi?
Teknik olarak bazı silinen verilerin kurtarılması mümkün olabilir.
Bu;
telefon modeline,
işletim sistemine,
şifreleme sistemine,
silinmenin üzerinden geçen süreye,
yeni verilerin yazılıp yazılmadığına
bağlıdır.
Dolayısıyla “silinen her mesaj kesin bulunur” veya “silinen hiçbir mesaj bulunamaz” şeklinde genelleme yapmak doğru değildir.
Telefon Şifresini Polis Zorla Aldıysa Ne Yapılabilir?
Örneğin kişinin şifreyi;
tehdit,
baskı,
hukuka aykırı zorlama
altında açıkladığı ileri sürülüyorsa delilin elde edilme yöntemi ayrıca tartışılabilir.
Anayasa Mahkemesi, kendini suçlamama hakkının temel amacının kişinin yetkililer tarafından uygunsuz biçimde zorlanmasına karşı korunması olduğunu belirtmektedir.
Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller bakımından Anayasa ve CMK’daki hukuka aykırı delil yasakları ayrıca gündeme gelebilir.
“Şifreyi Vermezsen Tutuklanırsın” Denilirse Ne Yapılmalı?
Böyle bir durumda mümkünse müdafi yardımından yararlanılması önemlidir.
Tutuklama;
telefon şifresinin verilmesini sağlamak amacıyla kullanılan bir baskı mekanizması değildir.
Tutuklama kararının CMK’daki bağımsız şartlara dayanması gerekir.
Anayasa Mahkemesinin telefon şifresinin hatırlanmadığının söylenmesine ilişkin değerlendirmesi de bu açıdan özellikle dikkat çekicidir.
Telefon Şifresini Vermemek Delil Karartma Sayılır mı?
Otomatik olarak hayır.
Şifreyi açıklamamak ile mevcut delilleri;
silmek,
yok etmek,
değiştirmek,
uzaktan telefondan kaldırmak
aynı şey değildir.
Bu ayrım çok önemlidir.
Telefon el konulduktan sonra başka bir cihazdan hesaba girerek verileri silmeye çalışmak tamamen farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.
Şifreyi Vermemek ile Telefonu Sıfırlamak Aynı Şey mi?
Kesinlikle hayır.
Şüphelinin susma veya kendini suçlamama hakkını kullanması başka;
mevcut delilleri kasıtlı olarak yok etmeye yönelik davranışlar başka bir meseledir.
Bu nedenle telefon soruşturma kapsamına girdikten sonra;
uzaktan sıfırlama,
bulut hesabından veri silme,
mesajları uzaktan kaldırma
gibi davranışlardan kaçınılmalıdır.
Tanığın Telefon Şifresi İstenebilir mi?
Tanıkların durumu şüpheli veya sanıktan farklıdır.
Ancak Anayasa m.38/5 yalnızca sanıkları koruyan dar bir hüküm değildir.
Anayasa Mahkemesi, kişinin kendisini suçlayacak beyanda bulunmaya veya delil göstermeye zorlanması yasağını tanıklar bakımından da değerlendirmiş ve kişiyi kendisini suçlamak ile yaptırıma maruz kalmak arasında seçim yapmaya zorlamanın anayasal güvenceyle bağdaşmadığını belirtmiştir.
Dolayısıyla kişinin statüsü tek başına belirleyici değildir.
Telefon Başkasına Aitse Şifreyi Kimden İsteyebilirler?
Örneğin telefon şirket adına kayıtlı ancak çalışan tarafından kullanılıyor olabilir.
Ya da cihaz eşe ait olabilir.
Bu durumda;
telefonun mülkiyeti,
fiili kullanıcısı,
şifreyi bilen kişi
birbirinden farklı olabilir.
Telefonun sahibi olmak, cihazın bütün içeriğinin kişiye ait olduğu anlamına da gelmez.
Telefon Şifresi Savunmasında 15 Kritik Soru
- Telefon hangi soruşturma kapsamında alındı?
- El koymanın hukuki dayanağı nedir?
- Telefon incelemesi için karar var mı?
- Kararın kapsamı nedir?
- Şifre kim tarafından istendi?
- Kişi şüpheli mi, sanık mı, tanık mı?
- Şifre gönüllü mü verildi?
- Herhangi bir baskı veya tehdit uygulandı mı?
- Şifre vermeme aleyhe yorumlandı mı?
- Şifre vermeme nedeniyle ek yaptırım uygulandı mı?
- Telefon başka teknik yöntemle açıldı mı?
- İmaj alındı mı?
- Hangi veriler incelendi?
- İnceleme kararının sınırları aşıldı mı?
- Elde edilen dijital deliller hukuka uygun mu?
Bu soruların cevapsız bırakılmaması, dijital delillere dayalı ceza soruşturmalarında önemlidir.
Telefon Şifresi Konusunda Yapılan 10 Büyük Hata
- Haklarını öğrenmeden şifreyi vermek
- Avukat istemeden ayrıntılı ifade vermek
- “Şifreyi vermezsem kesin tutuklanırım” diye düşünmek
- Şifre vermemenin otomatik suç olduğunu sanmak
- Şifreyi açıklamamak ile delil silmeyi aynı görmek
- Telefon inceleme kararını kontrol etmemek
- El koyma tutanağını almamak
- Hangi verilerin incelendiğini araştırmamak
- Hukuka aykırı baskı iddiasını kayıt altına almamak
- Telefon incelemesinden elde edilen delillerin hukuka uygunluğunu sorgulamamak
Örnek Olay 1: Şüpheli Şifreyi Vermek İstemiyor
A, nitelikli dolandırıcılık soruşturmasında şüphelidir.
Telefonuna el konulur.
Polis:
“Şifreyi söyle.”
der.
A, telefonunda kendisini suçlayabilecek bilgiler bulunduğunu düşünerek kendini suçlamama hakkını kullanmak ister.
Burada şifreyi istemek ile A’nın iradesi dışında şifreyi açıklamaya zorlanması birbirinden ayrılmalıdır.
Örnek Olay 2: “Şifreyi Hatırlamıyorum” Beyanı Aleyhe Kullanılıyor
B, telefon şifresini hatırlamadığını söyler.
Savcılık bu davranışı suç örgütü üyeliğine ilişkin şüpheyi destekleyen olgulardan biri olarak değerlendirir.
Anayasa Mahkemesinin yukarıda değinilen kararındaki yaklaşım özellikle önemlidir: Mahkeme, telefon şifresini hatırlamadığını söylemenin örgütsel tavır olarak değerlendirilmesini, kendini suçlamaya zorlanamama ilkesi de gözetildiğinde ikna edici bulmamıştır.
Örnek Olay 3: Şifre Baskıyla Alınıyor
C’nin telefonu alınır.
C, şifreyi vermek istemediğini belirtir.
Kendisine şifreyi vermediği takdirde hukuken dayanaksız bir yaptırım uygulanacağı söylenerek baskı yapıldığı ileri sürülmektedir.
Bu durumda şifrenin ve sonrasında elde edilen dijital delillerin hangi koşullarda elde edildiği ayrıca değerlendirilmelidir.
Örnek Olay 4: Şifre Verilmiyor Ancak Telefon Teknik Olarak Açılıyor
D şifreyi açıklamaz.
Adli bilişim incelemesinde cihaz başka teknik yöntemlerle açılır ve veriler elde edilir.
Bu durumda tartışma artık yalnızca:
“Şifre verilmedi.”
noktasında değildir.
Cihazın incelenmesinin dayandığı karar, uygulanan yöntemin hukuka uygunluğu ve elde edilen dijital delillerin kapsamı ayrıca incelenmelidir.
Sık Sorulan Sorular
1. Savcılık telefon şifresini isteyebilir mi?
Evet. Savcılık veya kolluk şifreyi sorabilir. Ancak şüphelinin şifreyi açıklamaya zorlanması kendini suçlamama hakkı bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.
2. Telefon şifresini vermek zorunda mıyım?
Şüpheli veya sanığın susma ve kendini suçlamama hakkı bulunmaktadır. Anayasa m.38/5 kişinin kendisini suçlayan beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamayacağını güvence altına almaktadır.
3. Şifreyi vermemek suç mu?
Şüphelinin yalnızca telefon şifresini açıklamaması nedeniyle otomatik olarak ayrı bir suç işlediği söylenemez.
4. Şifreyi vermediğim için tutuklanabilir miyim?
Şifreyi vermemek tek başına otomatik tutuklama sebebi değildir. Tutuklama için CMK’daki şartların oluşması gerekir.
5. Şifreyi vermemem aleyhime kullanılabilir mi?
Susma ve kendini suçlamama hakkının kullanılması otomatik biçimde suçluluk göstergesi olarak değerlendirilemez. AYM’nin telefon şifresine ilişkin kararı bu açıdan önemlidir.
6. Polis Face ID ile telefonu açabilir mi?
Biyometrik erişim, kişinin zihnindeki şifreyi açıklamasından farklı hukuki sorunlar doğurur. Hukuki dayanak ve ölçülülük somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
7. Polis parmağımı zorla telefona bastırabilir mi?
Böyle bir müdahalenin hukuki dayanağı, kararın kapsamı, kendini suçlamama hakkı, beden bütünlüğü ve özel hayatın korunması bakımından somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerekir; otomatik bir yetkiden söz etmek doğru değildir.
8. Şifreyi vermedim diye telefonumu uzun süre tutabilirler mi?
Teknik inceleme ihtiyacı cihazın tutulma süresini etkileyebilir. Ancak tedbirin gerekliliği ve ölçülülüğü devamlı olarak değerlendirilebilir.
9. Telefon açıldıktan sonra geri alabilir miyim?
İnceleme ve gerekli kopyalama tamamlandıysa ve fiziksel cihazın tutulmasına başka nedenle ihtiyaç kalmadıysa CMK m.131 kapsamında iade talebi değerlendirilebilir.
10. Şifre vermemek ile mesajları silmek aynı şey mi?
Hayır. Susma/kendini suçlamama hakkını kullanmak ile delilleri yok etmeye yönelik aktif davranışlar hukuken farklıdır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK – Telefon Şifresi ve Dijital Deliller
Telefon şifresi talep edilen bir ceza soruşturmasında konu yalnızca:
“Şifreyi vereyim mi, vermeyeyim mi?”
sorusundan ibaret değildir.
Dosyada özellikle şu hususlar incelenmelidir:
Telefon hangi kararla alındı?
Dijital inceleme için hukuki yetkilendirme bulunuyor mu?
Kararın kapsamı nedir?
Şifre hangi sıfatla bulunan kişiden isteniyor?
Şifre gönüllü mü verildi?
Baskı veya yaptırım tehdidi kullanıldı mı?
Şifre verilmemesi kişinin aleyhine değerlendirildi mi?
Telefon hangi yöntemle açıldı?
Hangi veriler elde edildi?
İnceleme soruşturmanın kapsamını aştı mı?
Elde edilen dijital deliller hukuka uygun mu?
İmaj alındıktan sonra fiziksel telefonun tutulmasına hâlen ihtiyaç var mı?
Özellikle Anayasa Mahkemesinin telefon şifresini hatırlamadığını söylemenin tek başına suçluluğu destekleyen bir davranış olarak değerlendirilmesine mesafeli yaklaşması, dijital ceza soruşturmaları bakımından önemlidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Av. Arb. Fırat Fesih Kaya liderliğinde; Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelinde telefona el koyma, telefon şifresi, dijital materyal incelemesi, hukuka aykırı dijital deliller, bilişim suçları, nitelikli dolandırıcılık ve ceza soruşturmalarında hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Web Sitesi: FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık
Güncel mevzuat için Mevzuat Bilgi Sistemi, anayasal içtihatlar için Anayasa Mahkemesi ve yüksek mahkeme kararları için Yargıtay Başkanlığı kullanılabilir.




