
Şirket Ortağı Borçlarını Ödemiyorsa Hissesine Haciz Konulabilir mi? 2026 Hukuki Rehber
17 Ağustos 2026
Şirket Hissesine Haciz Nasıl Konulur? Pay Haczi ve Satış Süreci 2026 Hukuki Rehber
17 Ağustos 2026Şirket ortağının şahsi borcu nedeniyle şirketin banka hesabı, aracı, taşınmazı veya makineleri haczedilebilir mi? Ortaklık payı haczi, şirket malvarlığının korunması, istihkak iddiası ve muvazaalı işlemler hakkında 2026 rehberi.
Şirket ortaklarının kişisel borçları nedeniyle başlatılan icra takiplerinde en fazla karıştırılan konulardan biri, alacaklının doğrudan şirketin mallarına haciz koydurup koyduramayacağıdır. Özellikle borçlu kişinin şirketin yüzde 50 veya yüzde 100 ortağı olması, şirket müdürlüğünü yürütmesi ya da şirketin bütün ticari faaliyetlerini fiilen kontrol etmesi, şirket malvarlığının da ortağa ait olduğu düşüncesine yol açabilmektedir. Ancak limited ve anonim şirketler ortaklarından ayrı tüzel kişiliğe ve ayrı malvarlığına sahiptir. Bu nedenle temel kural şudur: Şirket ortağının kişisel borcu nedeniyle şirkete ait banka hesabı, araç, taşınmaz, makine, stok veya diğer malvarlığı değerleri doğrudan haczedilemez. Buna karşılık borçlu ortağın şirkette sahip olduğu pay, kâr payı, tasfiye payı ve şartlarına göre şirketten olan diğer alacakları haczin konusu olabilir.
Şirket ile Şirket Ortağının Malvarlığı Aynı mıdır?
Hayır. Sermaye şirketlerinde şirket tüzel kişiliği ile ortak birbirinden ayrı hukuk süjeleridir. Şirketin kendi adına edindiği taşınmazlar, araçlar, makineler, banka hesaplarındaki paralar, ticari mallar ve diğer varlıklar şirket tüzel kişiliğine aittir. Ortağın kişisel malvarlığı ise bunlardan ayrıdır. Ortağın şirket sermayesinin tamamına sahip olması dahi bu ayrımı ortadan kaldırmaz. Tek ortaklı bir limited şirketin tek ortağı, şirketin yüzde 100 payına sahip olabilir ancak şirket adına kayıtlı otomobil hukuken doğrudan ortağın otomobili değildir. Ortağın malvarlığındaki değer, esas olarak şirkette sahip olduğu ortaklık payıdır.
Ortağın Kişisel Borcu İçin Şirketin Banka Hesabına Haciz Konulabilir mi?
Kural olarak hayır. İcra takibinin borçlusu şirket ortağıysa, şirket adına açılmış banka hesabındaki para üçüncü kişi olan şirketin malvarlığıdır. Bu nedenle ortağın kişisel borcunun tahsili amacıyla şirket banka hesabına doğrudan haciz uygulanması hukuken mümkün değildir. Ancak şirketin borçlu ortağa ödemesi gereken bir alacak bulunuyorsa bu alacağa yönelik haciz mekanizmaları kullanılabilir.
Örneğin A, X Ltd. Şti.’nin yüzde 80 ortağıdır ve B’ye kişisel olarak 5 milyon TL borçludur. X Ltd. Şti.’nin banka hesabında 10 milyon TL bulunması, B’nin bu hesaptaki parayı A’nın kişisel borcu için doğrudan haczettirebileceği anlamına gelmez. Para şirkete aittir. Buna karşılık A’nın şirketteki yüzde 80 payının ekonomik değeri veya şirketten olan belirli alacakları cebri icra bakımından değerlendirilebilir.
Şirketin Araçları Ortağın Borcu Nedeniyle Haczedilebilir mi?
Araç şirket adına tescilliyse kural olarak ortağın kişisel borcu nedeniyle haczedilemez. Aracın şirket ortağı tarafından günlük olarak kullanılıyor olması da tek başına mülkiyeti değiştirmez. Örneğin şirket müdürü şirket adına kayıtlı lüks bir otomobili sürekli kullanıyor olabilir. Borçlunun aracı fiilen kullanması, aracın otomatik olarak borçluya ait olduğunu göstermez.
Bununla birlikte görünürde şirket adına kayıtlı olmakla beraber gerçekte borçlunun mal kaçırmak amacıyla oluşturduğu muvazaalı işlemler bulunduğu ileri sürülüyorsa uyuşmazlığın niteliği değişebilir. Böyle durumlarda mülkiyet, finansman, ödeme kayıtları ve işlemlerin gerçek ekonomik niteliği ayrıca araştırılır.
Şirket Taşınmazına Ortağın Borcu İçin Haciz Konulabilir mi?
Kural olarak hayır. Tapuda limited veya anonim şirket adına kayıtlı fabrika, arsa, ofis, mağaza veya başka bir taşınmaz şirket tüzel kişiliğinin malıdır. Şirket ortağının kişisel alacaklısı, ortağın şahsi borcu için doğrudan bu taşınmaza haciz koyduramaz.
Örneğin A, X A.Ş.’nin yüzde 90 pay sahibidir. X A.Ş. adına kayıtlı 100 milyon TL değerinde fabrika bulunmaktadır. A’nın kişisel olarak 20 milyon TL borcu olması fabrikanın A’ya ait olduğu anlamına gelmez. Alacaklı A’nın şirket payına ve A’ya ait diğer malvarlığına yönelebilir; şirketin fabrikasına doğrudan A’nın malı gibi haciz uygulayamaz.
Şirketin Yüzde 100’ü Borçlu Kişiye Aitse Sonuç Değişir mi?
Hayır. Bu konu özellikle tek ortaklı şirketlerde yanlış anlaşılmaktadır. Kişinin şirketin yüzde 100 payına sahip olması şirket ile ortak arasındaki tüzel kişilik ayrımını ortadan kaldırmaz. Borçlu kişi şirketin tek ortağı olsa bile şirketin banka hesabındaki para, taşınmazları, makineleri ve araçları doğrudan ortağın kişisel malvarlığı sayılmaz.
Alacaklı açısından haczedilebilir temel ekonomik değer, borçlunun şirketin tamamını temsil eden ortaklık payıdır. Şirket çok değerliyse bu payın kendisi de yüksek ekonomik değere sahip olabilir.
Ortağın Hissesine Haciz Konulabilir mi?
Evet. Şirket mallarının doğrudan haczedilememesi alacaklının şirket ortaklığından kaynaklanan ekonomik değere ulaşamayacağı anlamına gelmez. Türk Ticaret Kanunu m.133 kapsamında sermaye şirketlerinde borçlu ortağın senede bağlanmış veya bağlanmamış payları haczedilebilir. Aynı şekilde belirli şartlar altında ortağın kâr payı ve tasfiye payı gibi ekonomik hakları da haczin konusu olabilir.
Bu nedenle kişisel borcu bulunan şirket ortağı bakımından şirket malının haczi ile şirket payının haczi mutlaka birbirinden ayrılmalıdır.
Limited Şirket Ortağının Payına Haciz Konulabilir mi?
Evet. Limited şirket esas sermaye payının fiziksel bir hisse senedine bağlanmamış olması haczi engellemez. Borçlu ortağın şirketteki payı malvarlığı değeri olduğundan icra takibinde haczedilebilir ve gerekli şartların gerçekleşmesi hâlinde paraya çevrilmesi gündeme gelebilir.
Örneğin borçlunun başka önemli bir malvarlığı bulunmuyor ancak kârlı bir limited şirkette yüzde 40 payı bulunuyorsa alacaklı bu payın haczini talep edebilir.
Anonim Şirket Ortağının Payına Haciz Konulabilir mi?
Evet. Anonim şirket paylarının da haczi mümkündür. Ancak payların senede bağlanıp bağlanmadığı, nama veya hamiline yazılı olması ve kaydi sistemde izlenip izlenmediği uygulanacak haciz prosedürünü etkileyebilir. Bu nedenle anonim şirketlerde payın hukuki niteliği belirlenmeden haciz işlemi planlanmamalıdır.
Şirket Ortağının Kâr Payına Haciz Konulabilir mi?
Evet. Borçlu ortağın şirketten elde edeceği kâr payı ekonomik bir hak olduğundan haczedilebilir. Bu durumda şirketin tamamının parasına değil, borçlu ortağa ödenmesi gereken ekonomik değere yönelinmektedir.
Örneğin şirket genel kurulu borçlu ortağa 2 milyon TL kâr payı ödenmesine karar vermişse ve ortağın kâr payı alacağı üzerinde haciz bulunuyorsa ödemenin doğrudan ortağa yapılması engellenebilir.
Ortağın Şirketten Olan Cari Hesap Alacağı Haczedilebilir mi?
Evet. Şirket ortağı aynı zamanda şirkete borç para vermiş veya başka bir nedenle şirketten alacaklı hâle gelmiş olabilir. Bu durumda alacaklının ortağın şirketten olan alacağına yönelmesi mümkündür. İcra ve İflas Kanunu’nun üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların haczine ilişkin mekanizmaları bu noktada önem kazanır.
Burada da şirketin bütün banka hesabı haczedilmemekte, şirketin borçlu ortağa karşı mevcut olan borcu hedef alınmaktadır.
Ortağın Şirketteki Maaşına Haciz Konulabilir mi?
Ortak aynı zamanda şirket çalışanı veya müdürü olarak ücret alıyorsa ücret alacağı da kanuni sınırlar içerisinde haczedilebilir. Ancak ücret haczine ilişkin özel kurallar uygulanır. Dolayısıyla “şirket malları haczedilemez” ilkesi borçlunun şirketten elde ettiği bütün kişisel gelirlerin haczedilemeyeceği anlamına gelmez.
Ortağın Kişisel Borcu İçin Şirket Merkezine Hacze Gelinebilir mi?
Uygulamada önemli sorunlardan biri budur. Borçlu ortağın şirket merkezinde bulunması veya şirket adresini kendi faaliyet adresi olarak kullanması nedeniyle icra işlemleri sırasında şirket merkezine gidilmesi gündeme gelebilir. Ancak haciz mahallinde bulunan malların kime ait olduğu ayrıca önemlidir.
Şirkete ait makineler, bilgisayarlar, mobilyalar, stoklar ve diğer mallar üzerinde şirket mülkiyet iddiasında bulunabilir. Borçlunun kişisel borcu nedeniyle şirkete ait malların haczedilmesi hâlinde üçüncü kişinin istihkak iddiası gündeme gelebilir.
Şirket Merkezindeki Her Mal Borçlu Ortağa Ait Sayılır mı?
Hayır. Ancak haciz mahallindeki zilyetlik ve İcra ve İflas Kanunu’nun istihkak hükümleri nedeniyle somut olayın koşulları önemlidir. Borçlunun şirket adresinde fiilen bulunması, şirketin tek ortağı olması veya şirket ile kişisel faaliyetlerin birbirine karışmış olması uyuşmazlığı karmaşıklaştırabilir.
Bu nedenle şirketin mallarının şirkete ait olduğunu gösteren faturalar, demirbaş kayıtları, banka ödeme belgeleri, amortisman kayıtları, ruhsatlar ve muhasebe kayıtları son derece önemlidir.
Şirket Malları Yanlışlıkla Haczedilirse Ne Yapılabilir?
Şirketin borçlu olmadığı bir icra dosyasında şirkete ait mallar haczedilmişse üçüncü kişi sıfatıyla istihkak hükümleri gündeme gelebilir. Şirket haczedilen malların kendisine ait olduğunu ileri sürebilir ve İcra ve İflas Kanunu’nda öngörülen prosedür çerçevesinde hakkını koruyabilir.
Burada sürelerin kaçırılmaması önemlidir. Haciz tutanağında şirketin mülkiyet iddiasının açık biçimde belirtilmesi ve mülkiyeti gösteren belgelerin dosyaya sunulması gerekir.
İstihkak İddiası Nedir?
İstihkak iddiası, haczedilen malın aslında takip borçlusuna değil üçüncü kişiye ait olduğunun ileri sürülmesidir. Şirket ortağının kişisel borcu için şirkete ait bir makine haczedilmişse şirket, malın kendisine ait olduğunu ileri sürebilir.
Ancak yalnızca “bu mal şirketindir” demek her zaman yeterli olmayabilir. Fatura, banka ödeme kaydı, ticari defter, demirbaş kaydı, satın alma sözleşmesi ve diğer delillerle mülkiyet ilişkisinin ortaya konulması gerekebilir.
Faturanın Şirket Adına Olması Yeterli midir?
Şirket adına düzenlenmiş fatura önemli bir delildir ancak uyuşmazlığın tamamı yalnızca faturaya dayanılarak çözülmeyebilir. Özellikle borçlu ile şirket arasında yakın ekonomik ilişki varsa faturanın gerçekliği, ödemenin kim tarafından yapıldığı, malın ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığı ve fiili kullanım biçimi birlikte değerlendirilebilir.
Bu nedenle şirketlerin demirbaş ve malvarlığı kayıtlarını düzenli tutması haciz uyuşmazlıklarında büyük önem taşır.
Borçlu Ortağın Evindeki Şirkete Ait Mallar Haczedilebilir mi?
Bu durumda ispat sorunu daha da önem kazanır. Örneğin şirket adına alınmış bir bilgisayar veya başka ekipman borçlu ortağın evinde bulunabilir. Malın şirket mülkiyetinde olduğu ileri sürülebilir ancak haciz mahallindeki zilyetlik nedeniyle istihkak uyuşmazlığı doğabilir. Şirketin mülkiyeti destekleyen güçlü belgeler sunması gerekebilir.
Borçlu Ortağın Kişisel Malları Şirket Merkezindeyse Ne Olur?
Tersi de mümkündür. Borçlu ortağa ait kişisel bir mal şirket merkezinde bulunuyor olabilir. Bu malın gerçekten borçluya ait olduğu ispatlanabiliyorsa sırf şirket merkezinde bulunduğu için haciz dışında kalması gerekmez. Önemli olan malın hukuken kime ait olduğudur.
Şirketin Aracı Borçlu Ortağın Üzerine Kayıtlıysa Ne Olur?
Bu durumda durum değişir. Şirket aracın bedelini ödemiş olsa bile araç resmi kayıtlarda borçlu ortak adına tescilli olabilir. Böyle bir durumda haciz riski çok daha yüksektir ve şirketin mülkiyet iddiası ayrıca değerlendirilir. Şirket ile ortak arasındaki malvarlığı sınırlarının düzgün kurulmamış olması ciddi icra hukuku sorunlarına neden olabilir.
Borçlu Ortağın Aracı Şirket Üzerine Devretmesi Haczi Engeller mi?
Her zaman değil. Özellikle borçlu kişinin icra takibinden veya alacaklıların tahsil girişimlerinden hemen önce kişisel aracını kendi şirketine devretmesi durumunda devir işleminin amacı ve şartları incelenebilir. Alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirilen işlemler bakımından tasarrufun iptali hükümleri gündeme gelebilir.
Borçlu Taşınmazını Kendi Şirketine Devrederse Ne Olur?
Örneğin A’nın 20 milyon TL kişisel borcu bulunmaktadır. A, kendisine ait 30 milyon TL değerindeki taşınmazı icra takibinden kısa süre önce yüzde 100 sahibi olduğu X Ltd. Şti.’ne düşük bedelle devreder. Tapuda artık şirket malik görünmektedir.
Alacaklı doğrudan “şirket A’nın şirketidir, taşınmazı haczediyorum” diyemez. Ancak şartları oluşmuşsa devir işlemi hakkında tasarrufun iptali davası açılması gündeme gelebilir. İşlemin muvazaalı olduğu ileri sürülebiliyorsa somut olayın özelliklerine göre başka dava yolları da değerlendirilebilir.
Şirket Kurarak Malları Şirkete Devretmek Alacaklıdan Korur mu?
Borç doğmadan önce olağan ticari gerekçelerle kurulmuş ve bağımsız şekilde faaliyet gösteren şirket ile alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kullanılan şirket yapısı aynı değildir. Borçlu kişisel malvarlığını takipten kaçırmak amacıyla kontrolündeki şirkete devrediyorsa bu işlemler belirli şartlarda alacaklı tarafından dava konusu yapılabilir.
Dolayısıyla şirket tüzel kişiliğinin ayrı olması, kötü niyetli mal kaçırma işlemlerine sınırsız koruma sağlamaz.
Şirket Tüzel Kişiliğinin Perdesi Her Durumda Koruma Sağlar mı?
Şirket ile ortak arasındaki malvarlığı ayrılığı temel ilkedir. Ancak şirket tüzel kişiliğinin kötüye kullanıldığı istisnai uyuşmazlıklarda tüzel kişilik perdesinin kaldırılması veya aralanmasına ilişkin doktrinsel ve yargısal değerlendirmeler gündeme gelebilir.
Bunun son derece istisnai bir mekanizma olduğu unutulmamalıdır. Ortağın borçlu olması, şirketin tek ortağı olması veya şirket üzerinde güçlü kontrol sahibi bulunması tek başına şirket mallarının ortağın borcu için haczedilmesine yeterli değildir.
Şirket ile Ortak Arasında Malvarlığı Karışmışsa Ne Olur?
Ortak kişisel harcamalarını sürekli şirket hesabından ödüyor, şirket gelirlerini kişisel hesabına aktarıyor, şirket mallarını hiçbir kayıt olmadan kendi malı gibi kullanıyor ve şirket ile kişisel finansmanı tamamen iç içe geçiriyorsa ileride ciddi ispat ve sorumluluk sorunları ortaya çıkabilir.
Bu nedenle özellikle tek ortaklı şirketlerde şirket hesabı ile kişisel banka hesabının ayrılması, şirket varlıklarının doğru şekilde kaydedilmesi ve ortak cari hesaplarının usulüne uygun tutulması önemlidir.
Vergi Borcu Ortağın Kişisel Borcuysa Şirket Malları Haczedilebilir mi?
Kişinin şahsi vergi borcu ile şirketin vergi borcu birbirinden ayrılmalıdır. Şirket ortağının kendisine ait bir kamu borcu bulunuyorsa şirket tüzel kişiliğine ait malvarlığının otomatik olarak bu borcun tahsilinde kullanılması kural değildir. Ancak ortağın şirketteki payı ve şirketten olan ekonomik hakları kamu alacağının cebren tahsili kapsamında değerlendirilebilir.
Şirketin Vergi Borcu Varsa Durum Farklı mıdır?
Evet. Borcun doğrudan şirkete ait olması hâlinde vergi idaresi şirketin kendi malvarlığına yönelebilir. Bu durumda artık “ortağın kişisel borcu” değil “şirketin borcu” söz konusudur. Limited şirketlerde şirketten tahsil edilemeyen bazı kamu alacakları bakımından ortakların ve kanuni temsilcilerin sorumluluğuna ilişkin özel hükümler ayrıca uygulanabilir.
Limited Şirket Ortağı Şirket Borcundan Sorumlu Olabilirken Şirket Ortağın Borcundan Sorumlu mudur?
Bu iki durum birbirinden farklıdır. Limited şirketlerde belirli kamu alacaklarının şirketten tahsil edilememesi durumunda ortakların kanundan kaynaklanan sorumluluğu gündeme gelebilir. Ancak bu durum tersine çevrilerek şirketin de ortağın bütün kişisel borçlarından sorumlu olduğu sonucuna ulaşılamaz.
Şirket tüzel kişiliğinin ortağın kişisel borcunu üstlenmiş olması veya başka özel bir hukuki sebep bulunmadıkça şirket ortağın şahsi borçlusu değildir.
Ortağın Kişisel Borcu İçin Şirkete 89/1 Haciz İhbarnamesi Gönderilebilir mi?
Şirketin borçlu ortağa karşı bir borcu veya ortağa ait haczedilebilir mal veya hakkı bulunduğu düşünülüyorsa üçüncü kişi konumundaki şirkete İcra ve İflas Kanunu m.89 kapsamında haciz ihbarnamesi gönderilmesi gündeme gelebilir. Burada amaç şirket mallarını haczetmek değil, şirketin borçlu ortağa karşı mevcut borç veya yükümlülüğünü tespit ederek bu alacağa yönelmektir.
Şirketin böyle bir borcu bulunmuyorsa haciz ihbarnamesine karşı kanuni süre içinde doğru cevap verilmesi son derece önemlidir.
Şirket 89/1 Haciz İhbarnamesini Cevaplamazsa Ne Olur?
Bu konu şirket açısından ciddi risk yaratabilir. İcra ve İflas Kanunu m.89’daki haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilmemesi, sonraki ihbarnameler ve hukuki sonuçlar bakımından şirketi zor durumda bırakabilir. Bu nedenle şirket merkezine gelen icra tebligatlarının “ortağın kişisel borcu, bizi ilgilendirmez” denilerek göz ardı edilmemesi gerekir.
Borçlu Ortağa Kâr Payı Ödenirse Şirket Sorumlu Olabilir mi?
Kâr payı veya başka bir alacak üzerinde usulüne uygun haciz bulunmasına rağmen şirket bu parayı borçlu ortağa öderse şirket açısından ayrıca sorumluluk sorunları ortaya çıkabilir. Bu nedenle şirket, ortağın payına veya şirketten olan alacaklarına ilişkin haciz bildirimlerini dikkatle takip etmelidir.
Hacizli Ortağa Şirketten Para Aktarmak Riskli midir?
Evet. Özellikle şirkete tebliğ edilmiş haciz ihbarnameleri veya başka cebri icra bildirimleri varsa borçlu ortağa yapılacak ödemeler dikkatle değerlendirilmelidir. Şirketin haciz bildirimine rağmen ortağa ödeme yapması, aynı tutarı icra dosyasına ayrıca ödeme riski doğurabilir.
Ortağın Kişisel Borcu Şirketin Faaliyetini Durdurur mu?
Kural olarak hayır. Pay haczi şirket faaliyetini otomatik olarak durdurmaz. Şirket ticari faaliyetine devam edebilir. Ancak çoğunluk payının haczedilmesi ve sonrasında cebri satışa konu olması şirket kontrolünün değişmesi riskini doğurabilir.
Özellikle yüzde 50–50 ortaklık yapılarında payın satılması şirket yönetim dengesini ciddi şekilde etkileyebilir.
Alacaklı Şirketin Yüzde 100 Hissesini Haczedebilir mi?
Borçlu kişi şirketin yüzde 100 payına sahipse bu payın tamamı haczin konusu olabilir. Ancak bu, şirketin her bir malının ayrı ayrı ortağın kişisel borcu için haczedilmesiyle aynı şey değildir.
Şirketin fabrikası, banka hesabı ve araçları şirkette kalırken şirketin tamamını temsil eden ortaklık payı cebri icra konusu olabilir. Payın satışından sonra şirketin sahibi değişebilir ancak şirket tüzel kişiliği devam eder.
Hisse Satılırsa Şirket Malları Yeni Ortağın mı Olur?
Hukuken şirket malları yine şirket tüzel kişiliğine aittir. Yeni kişi şirket paylarını edinerek şirket ortağı olur; şirketin taşınmazlarının doğrudan kişisel maliki hâline gelmez. Bu ayrım şirketler hukukunun temel prensiplerinden biridir.
Şirket Mallarına Haksız Haciz Gelirse Tazminat İstenebilir mi?
Haksız haczin koşullarına, takipteki kusura ve meydana gelen zarara göre tazminat talepleri gündeme gelebilir. Özellikle üretim makinelerinin hukuka aykırı şekilde haczedilmesi nedeniyle şirket faaliyetinin durması ve önemli ticari zarar oluşması durumunda haksız hacizden kaynaklanan zararların talep edilip edilemeyeceği ayrıca değerlendirilmelidir.
Ancak her kaldırılan haciz otomatik olarak tazminat hakkı doğurmaz. Haczin hukuka aykırılığı, kusur, zarar ve nedensellik şartları somut olay üzerinden incelenmelidir.
Şirket Mallarını Korumak İçin Hangi Belgeler Hazır Tutulmalıdır?
Özellikle ortağın ciddi kişisel borçlarının bulunduğu şirketlerde şirket malvarlığının belgelenmesi önemlidir. Şirket adına düzenlenen faturalar, banka ödeme kayıtları, demirbaş listeleri, amortisman kayıtları, araç ruhsatları, tapu kayıtları, kira ve finansal kiralama sözleşmeleri, stok kayıtları ve ticari defterler düzenli tutulmalıdır. Böylece olası bir haciz sırasında malların şirkete ait olduğu daha kolay ortaya konulabilir.
Örnek Olay: Yüzde 100 Şirket Ortağının 20 Milyon TL Kişisel Borcu
A, X Ltd. Şti.’nin tek ortağıdır. Şirketin banka hesabında 15 milyon TL, şirket adına kayıtlı üç araç ve 30 milyon TL değerinde fabrika bulunmaktadır. A’nın ise B’ye kişisel olarak 20 milyon TL borcu vardır.
B, A’nın kişisel borcu nedeniyle X Ltd. Şti.’nin banka hesabındaki 15 milyon TL’yi veya şirket adına kayıtlı fabrikayı doğrudan A’nın malı gibi haczettiremez. Çünkü bu varlıklar X Ltd. Şti.’ye aittir. Buna karşılık A’nın X Ltd. Şti.’deki yüzde 100 ortaklık payına haciz konulması ve kanuni süreç içerisinde payın paraya çevrilmesi gündeme gelebilir.
Örnek Olay: Haciz İçin Şirket Merkezine Geliniyor
A, X Ltd. Şti.’nin yüzde 70 ortağı ve müdürüdür. A’nın kişisel borcu nedeniyle şirket merkezine haciz için gelinir. Ofiste şirket adına alınmış bilgisayarlar, üretim ekipmanları ve mobilyalar bulunmaktadır.
Bu malların X Ltd. Şti.’ye ait olduğunu gösteren faturalar, banka kayıtları ve demirbaş kayıtları mevcutsa şirket bunların üçüncü kişiye ait olduğunu ileri sürebilir. Buna rağmen haciz işlemi gerçekleştirilirse istihkak prosedürü gündeme gelebilir.
Örnek Olay: Borçlu Evini Kendi Şirketine Devrediyor
A hakkında yüksek tutarlı icra takipleri başlamadan kısa süre önce kendisine ait taşınmazı yüzde 100 ortağı olduğu şirkete devretmiştir. Alacaklı daha sonra taşınmazın şirket adına olduğunu görür.
Alacaklının doğrudan şirket malına haciz koyması yerine devrin şartlarını incelemesi gerekir. Devir alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirilmişse İcra ve İflas Kanunu’ndaki tasarrufun iptali hükümleri veya somut olayın niteliğine göre muvazaa iddiaları gündeme gelebilir.
Örnek Olay: Şirkete 89/1 Haciz İhbarnamesi Geliyor
A’nın kişisel borcu nedeniyle A’nın yüzde 50 ortağı olduğu X Ltd. Şti.’ne haciz ihbarnamesi gönderilir. Şirketin A’ya 2 milyon TL ortak cari hesap borcu bulunmaktadır. Böyle bir durumda şirketin “borç bizim değil” diyerek ihbarnameyi görmezden gelmesi ciddi hata olabilir. İhbarname şirketin kendi malvarlığını değil, şirketin A’ya olan borcunu hedeflemektedir. Şirketin kanuni süre içerisinde dosyanın gerçek durumuna uygun hareket etmesi gerekir.
Şirket Açısından En Büyük 5 Risk
1. Şirket ile ortak malvarlığının birbirine karıştırılması: Kişisel harcamaların şirket hesabından yapılması ileride mülkiyet ve sorumluluk tartışmalarını artırabilir.
2. Şirket demirbaşlarının belgesiz olması: Fatura ve ödeme kayıtlarının bulunmaması istihkak uyuşmazlığında ispatı zorlaştırabilir.
3. İcra tebligatlarının önemsenmemesi: Özellikle İİK m.89 kapsamındaki haciz ihbarnamelerinin süresinde cevaplanmaması ciddi sonuç yaratabilir.
4. Borçlu ortağa haciz sonrasında ödeme yapılması: Kâr payı veya başka alacak üzerinde haciz bulunmasına rağmen ödeme yapılması şirket açısından ikinci kez ödeme riskine neden olabilir.
5. Mal kaçırma amacıyla şirkete devir yapılması: Borçlunun kişisel mallarını kontrolündeki şirkete devretmesi tasarrufun iptali ve diğer davaların konusu olabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Şirket ortağının kişisel borcu için şirket malları haczedilebilir mi?
Kural olarak hayır. Limited ve anonim şirketlerin malvarlığı ortakların kişisel malvarlığından ayrıdır.
Ortak şirketin yüzde 100 sahibiyse şirket malları haczedilebilir mi?
Sırf yüzde 100 ortak olması nedeniyle hayır. Ancak ortağın şirketteki yüzde 100 payı haczedilebilir.
Şirketin banka hesabına ortağın borcu nedeniyle bloke konulabilir mi?
Şirket hesabındaki para şirkete ait olduğundan ortağın kişisel borcu için doğrudan haczedilmesi kural olarak mümkün değildir.
Şirket aracına ortağın borcu için haciz konulabilir mi?
Araç şirket adına kayıtlıysa kural olarak hayır.
Şirket hissesine haciz konulabilir mi?
Evet. Borçlu ortağın limited veya anonim şirketteki payı haczedilebilir.
Ortağın kâr payı haczedilebilir mi?
Evet. Borçlu ortağın şirketten elde edeceği kâr payı hacze konu olabilir.
Şirket merkezine ortağın borcu için hacze gelinebilir mi?
Fiilen böyle bir durum ortaya çıkabilir. Ancak şirkete ait mallar bakımından üçüncü kişinin istihkak iddiası gündeme gelebilir.
Şirket malları yanlışlıkla haczedilirse ne yapılır?
Somut olayın şartlarına göre istihkak iddiası ve ilgili icra hukuku yollarına başvurulabilir.
Şirkete 89/1 haciz ihbarnamesi gelirse cevap vermek gerekir mi?
Evet. Haciz ihbarnameleri kesinlikle göz ardı edilmemeli ve kanuni süre içinde gerçek duruma uygun cevap verilmelidir.
Borçlu mallarını kendi şirketine devrederek hacizden kurtulabilir mi?
Her zaman hayır. Alacaklılardan mal kaçırma amacı taşıyan işlemler şartları varsa tasarrufun iptali veya başka davalara konu olabilir.
Sonuç: Ortağın Borcu ile Şirketin Malvarlığı Birbirinden Ayrılmalıdır
Şirket ortağının kişisel borcu nedeniyle şirketin malvarlığına doğrudan yönelmek kural olarak mümkün değildir. Limited ve anonim şirketler ortaklarından ayrı tüzel kişiliğe sahiptir. Şirket adına kayıtlı taşınmazlar, araçlar, banka hesapları, makineler ve diğer varlıklar şirketindir. Borçlu kişinin şirketin yüzde 10, yüzde 50 hatta yüzde 100 ortağı olması tek başına bu malları onun kişisel malvarlığı hâline getirmez.
Bununla birlikte ortağın şirket içerisindeki ekonomik hakları alacaklılardan tamamen korunmuş değildir. Borçlu ortağın şirket payı, kâr payı, tasfiye payı ve şirketten olan diğer haczedilebilir alacakları cebri icranın konusu olabilir. Özellikle şirketin önemli ekonomik değere sahip olduğu durumlarda pay haczi alacaklı açısından güçlü bir tahsil yöntemi hâline gelebilir.
Uygulamada asıl sorun çoğu zaman şirket ile ortağın malvarlığının birbirine karıştığı şirketlerde ortaya çıkmaktadır. Ortak kişisel harcamalarını şirket hesabından yapıyor, şahsi mallarını şirkete aktarıyor veya şirket varlıklarını hiçbir kayıt olmadan kişisel malı gibi kullanıyorsa haciz sırasında ciddi mülkiyet uyuşmazlıkları yaşanabilir. Bu nedenle şirket malvarlığının muhasebe ve mülkiyet kayıtlarının düzenli tutulması önemlidir.
Şirketin borçlu olmadığı bir icra dosyasında şirket mallarına haciz uygulanmışsa haciz tutanağından itibaren hızlı hareket edilmesi gerekir. İstihkak iddiası, mülkiyet belgelerinin sunulması ve gerekli icra hukuku başvurularının süresinde gerçekleştirilmesi şirketin ticari faaliyetinin korunması açısından kritik olabilir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – Haciz ve Şirket Malvarlığının Korunmasında Hukuki Destek
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; şirket ortağının kişisel borçları, şirket mallarına uygulanan hacizler, şirket payı haczi, üçüncü kişinin istihkak iddiası ve istihkak davaları, İİK m.89 haciz ihbarnameleri, kâr payı haczi, muvazaalı devirler, tasarrufun iptali davaları ve şirket malvarlığının korunmasına ilişkin uyuşmazlıklarda Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Mersin ve Türkiye genelinde hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




