
Şirket Satın Alırken İncelenmesi Gereken 30 Hukuki Belge: 2026 Due Diligence Rehberi
10 Ağustos 2026
Şirket Satın Alırken Devam Eden Davalar Nasıl Kontrol Edilir? 2026 Güncel Rehber
10 Ağustos 2026Şirket Satın Almadan Önce Yapılacak 25 Hukuki Sorgulama | 2026
Şirket satın almadan önce hangi hukuki sorgulamalar yapılmalı? Ticaret sicili, ortaklık, vergi, SGK, dava, icra, haciz, ipotek, kredi, kefalet, marka ve sözleşme risklerini kapsayan 25 maddelik 2026 due diligence rehberi.
Bir şirket satın alırken yalnızca bilanço, ciro, kârlılık veya şirketin piyasadaki itibarı üzerinden karar vermek ciddi risk taşır. Finansal olarak son derece güçlü görünen bir şirketin arka planında milyonlarca liralık vergi riski, SGK borcu, banka kredisi, üçüncü kişilere verilmiş kefalet, devam eden dava, haciz, çalışan alacağı veya lisans problemi bulunabilir.
Özellikle hisse devri yoluyla şirket satın alınmasında, şirket tüzel kişiliği değişmez. Alıcı şirketin paylarını devralırken şirket geçmişten gelen sözleşmeleri, borçları ve hukuki riskleriyle faaliyet göstermeye devam eder.
Bu nedenle satın alma işleminden önce kapsamlı bir legal due diligence (hukuki durum tespiti) yapılmalıdır.
Due diligence’ın amacı yalnızca:
“Şirketin borcu var mı?”
sorusunu cevaplamak değildir.
Asıl amaç:
“Bu şirketi satın aldıktan sonra karşıma hangi hukuki ve ekonomik riskler çıkabilir?”
sorusunun cevabını satın alma bedeli ödenmeden önce bulmaktır.
Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuatın güncel metinlerine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabilir.
1. Şirketin Ticaret Sicili Geçmişi Sorgulanmalıdır
İlk sorgulama şirketin ticaret sicili geçmişidir.
Yalnızca güncel kayıt değil, mümkün olduğunca şirketin kuruluşundan itibaren gerçekleşen önemli değişiklikler incelenmelidir.
Özellikle:
- şirket unvanı,
- merkez adresi,
- sermaye,
- ortaklık değişiklikleri,
- müdür ve yönetim kurulu değişiklikleri,
- temsil yetkileri,
- sermaye artırımları ve azaltımları
kontrol edilmelidir.
Resmî ilanlara Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi üzerinden ulaşılabilir.
2. Satıcının Gerçekten Pay Sahibi Olup Olmadığı Kontrol Edilmelidir
Şirketi satan kişinin gerçekten devretmek istediği payların sahibi olduğu doğrulanmalıdır.
Özellikle;
pay defteri, pay senetleri, ticaret sicili kayıtları ve geçmiş pay devirleri
birlikte incelenmelidir.
Satıcının %100 pay sahibi olduğunu söylemesi tek başına yeterli değildir.
3. Payların Üzerinde Rehin veya Üçüncü Kişi Hakkı Var mı?
Satın alınacak paylar üzerinde;
rehin, intifa hakkı, haciz veya başka bir üçüncü kişi hakkı
bulunabilir.
Alıcı, satın alma bedelini ödemeden önce payların hukuken serbest biçimde devredilebilir olduğundan emin olmalıdır.
4. Esas Sözleşmede Pay Devir Sınırlaması Var mı?
Şirket esas sözleşmesi mutlaka incelenmelidir.
Özellikle;
pay devri yasağı,
genel kurul onayı,
önalım hakkı,
imtiyazlı paylar
ve özel karar nisapları araştırılmalıdır.
Alıcının payı satın alması, her durumda şirket üzerinde beklediği kontrolü elde edeceği anlamına gelmez.
5. Ortaklar Arasında Ayrı Bir Hissedarlar Sözleşmesi Var mı?
Özellikle birden fazla ortağı bulunan şirketlerde shareholders’ agreement / hissedarlar sözleşmesi bulunabilir.
Bu sözleşmede;
önalım hakkı,
veto hakkı,
tag-along,
drag-along,
rekabet yasağı,
deadlock
ve pay devri sınırlamaları bulunabilir.
Bu hükümler şirketin ekonomik değerini doğrudan etkileyebilir.
6. Şirketin Vergi Borcu Var mı?
Şirket satın almadan önce mevcut vergi borçları mutlaka araştırılmalıdır.
Ancak yalnızca:
“Vergi borcu yoktur.”
belgesi almak yeterli olmayabilir.
Çünkü henüz tahakkuk etmemiş geçmiş dönem vergi riskleri bulunabilir.
7. Devam Eden Vergi İncelemesi Var mı?
Bu sorgulama özellikle önemlidir.
Şirketin bugün tahakkuk etmiş vergi borcu bulunmayabilir ancak geçmiş yıllara ilişkin vergi incelemesi devam ediyor olabilir.
İnceleme sonucunda yüksek tutarda;
vergi aslı, vergi ziyaı cezası ve fer’i alacaklar
ortaya çıkabilir.
Bu nedenle devam eden incelemeler ve geçmiş vergi uyuşmazlıkları ayrıca araştırılmalıdır.
8. Şirketin SGK Borcu ve Prim Riski Var mı?
Şirketin;
SGK prim borçları,
idari para cezaları,
eksik sigorta bildirimleri,
kayıt dışı çalışan riski
ve geçmiş denetimleri incelenmelidir.
Özellikle çalışan sayısı yüksek şirketlerde SGK riski önemli büyüklüklere ulaşabilir.
9. Şirket Hakkında Açılmış Davalar Var mı?
Şirketin taraf olduğu bütün önemli davalar araştırılmalıdır.
Bunlar;
ticari davalar,
iş davaları,
vergi davaları,
idari davalar,
tazminat davaları,
fikri mülkiyet davaları
olabilir.
Davanın yalnızca mevcut talep miktarına değil, şirket üzerindeki potansiyel etkisine bakılmalıdır.
10. Şirket Hakkında İcra Takibi Var mı?
Şirket hakkında devam eden icra takipleri ciddi bir finansal ve hukuki risk göstergesi olabilir.
Özellikle;
banka hesaplarına haciz,
araç haczi,
taşınmaz haczi
ve şirket alacaklarına yönelik hacizler araştırılmalıdır.
Çok sayıda icra takibi şirketin likidite problemi yaşadığını gösterebilir.
11. Şirket Malları Üzerinde Haciz Var mı?
Şirketin değerli malvarlığı üzerinde haciz bulunması, alıcının satın aldığı şirketin gerçek ekonomik değerini düşürebilir.
Örneğin 50 milyon TL değerindeki şirket fabrikası üzerinde haciz bulunması satın alma kararını doğrudan etkileyebilir.
12. Şirket Taşınmazları Üzerinde İpotek Var mı?
Tapu kayıtları ayrıntılı incelenmelidir.
Sadece malik bilgisine bakılmamalıdır.
Taşınmaz üzerinde;
ipotek,
haciz,
ihtiyati haciz,
intifa,
irtifak,
şerh
ve diğer takyidatlar araştırılmalıdır.
13. Şirketin Banka Kredileri Ne Kadar?
Banka kredi sözleşmeleri tek tek incelenmelidir.
Özellikle;
kalan anapara,
faiz,
teminat,
erken ödeme,
temerrüt
ve change of control
hükümleri önemlidir.
Şirketin hisselerinin satılması bazı kredi sözleşmelerinde kredinin erken muaccel olmasına neden olabilir.
14. Şirket Başkasının Borcuna Kefil mi?
Şirket satın almalarında en tehlikeli gizli risklerden biridir.
Örneğin şirketin bilançosu güçlü görünmektedir.
Ancak şirket eski ortağın başka şirketinin 30 milyon TL banka borcuna kefil olabilir.
Asıl borçlu ödeme yapmadığında banka satın alınan şirkete başvurabilir.
Bu nedenle şirketin yalnızca kendi borçları değil üçüncü kişiler için verdiği teminatlar da araştırılmalıdır.
15. Şirket Başka Şirketlere İpotek veya Rehin Vermiş mi?
Şirket, grup şirketlerinden birinin borcu için kendi fabrikasını ipotek etmiş olabilir.
Benzer şekilde makinelerini veya başka varlıklarını rehin vermiş olabilir.
Şirket satışından önce bu teminatların kaldırılması kapanış ön koşulu (condition precedent) yapılabilir.
16. Şirketin Çalışanlara Karşı Gizli Borçları Var mı?
İşçilik alacakları önemli bir gizli yükümlülük kaynağıdır.
Özellikle;
kıdem tazminatı,
fazla çalışma,
yıllık izin,
prim,
bonus,
ücret
ve diğer çalışan hakları araştırılmalıdır.
Şirketin 200 çalışanı varsa küçük görünen kişi başı risk toplamda milyonlarca liraya ulaşabilir.
17. Şirket Hakkında İş Davaları Var mı?
Devam eden ve yakın zamanda sonuçlanmış iş davaları incelenmelidir.
Örneğin aynı konuda çok sayıda çalışan tarafından dava açılmış olması sistematik bir iş hukuku problemi bulunduğunu gösterebilir.
Bu durumda yalnızca mevcut davalar değil henüz dava açmamış çalışanlardan kaynaklanabilecek potansiyel riskler de hesaplanmalıdır.
18. Şirketin Önemli Müşteri Sözleşmeleri Devam Edecek mi?
Şirketin değerinin büyük bölümü birkaç müşteriden kaynaklanabilir.
Örneğin şirket yıllık gelirinin %45’ini tek müşteriden elde ediyor olabilir.
Müşteri sözleşmesinde:
“Şirket kontrolünün değişmesi hâlinde müşteri sözleşmeyi feshedebilir.”
hükmü varsa şirket satın alındıktan sonra en büyük müşteri kaybedilebilir.
Bu nedenle change of control maddeleri kritik önemdedir.
19. Şirketin Kritik Tedarikçi Sözleşmeleri İncelendi mi?
Şirket belirli bir hammaddenin tamamını tek tedarikçiden alıyor olabilir.
Tedarik sözleşmesi kısa süre sonra sona erecekse veya şirket satışı karşı tarafa fesih hakkı veriyorsa operasyonel risk ortaya çıkabilir.
Due diligence yalnızca borçları değil şirketin faaliyetlerini devam ettirebilme kapasitesini de incelemelidir.
20. Şirketin Ruhsat ve Lisansları Geçerli mi?
Şirket faaliyet alanına göre çeşitli izinlere tabi olabilir.
Örneğin;
EPDK lisansı,
belediye işyeri ruhsatı,
çevre izinleri,
üretim izinleri,
turizm işletme belgesi
veya sektörel başka izinler gerekebilir.
Şirketin yüksek kâr elde ediyor olması, faaliyet lisansı hukuken sorunluysa yeterli değildir.
21. Şirketin Marka ve Patentleri Gerçekten Kendisine mi Ait?
Şirketin en değerli varlığı markası olabilir.
Ancak marka şirket adına değil eski ortak adına tescilli olabilir.
Bu durumda alıcı şirketi satın almış fakat şirketin kullandığı ana markayı satın almamış olabilir.
Marka ve patent kayıtları Türk Patent ve Marka Kurumu üzerinden araştırılabilir.
22. Şirketin Yazılım ve Kaynak Kodlarının Sahibi Kim?
Özellikle teknoloji şirketlerinde bu sorgulama kritik önemdedir.
Şirket milyonlarca lira değerinde bir yazılım kullanıyor olabilir.
Ancak kaynak kodu;
şirket çalışanına,
freelance geliştiriciye
veya başka bir şirkete
ait olabilir.
Fikri mülkiyet devri yapılmamışsa şirket yazılımın gerçek sahibi olmayabilir.
23. Şirket KVKK Yükümlülüklerine Uygun mu?
Özellikle müşteri veya çalışan verilerini yoğun biçimde işleyen şirketlerde KVKK uyumu araştırılmalıdır.
Şirketin;
aydınlatma metinleri,
kişisel veri işleme süreçleri,
veri aktarımı,
saklama ve imha politikaları,
VERBİS yükümlülüğü
ve geçmiş veri ihlalleri incelenmelidir.
Güncel karar ve düzenlemelere Kişisel Verileri Koruma Kurumu üzerinden ulaşılabilir.
24. Şirket Hakkında İdari Soruşturma veya Para Cezası Riski Var mı?
Şirketin sektörüne göre;
Rekabet Kurumu,
EPDK,
BTK,
SPK,
BDDK,
KVKK
veya başka düzenleyici kurumlar tarafından yürütülen incelemeler bulunabilir.
Henüz ceza verilmemiş olması risk bulunmadığı anlamına gelmez.
Devam eden soruşturma şirket satın alma fiyatını önemli ölçüde etkileyebilir.
25. Şirketin Geçmiş İşlemlerinde Hukuka Aykırılık veya Ceza Riski Var mı?
Due diligence’ın en hassas bölümlerinden biridir.
Şirketin geçmiş faaliyetlerinde;
sahte fatura,
yolsuzluk,
rüşvet,
kara para aklama,
ihaleye fesat,
vergi kaçakçılığı,
kişisel verilerin hukuka aykırı kullanılması
gibi iddialara yol açabilecek işlemler bulunup bulunmadığı risk bazlı olarak incelenmelidir.
Özellikle uluslararası yatırımcıların satın alma işlemlerinde compliance due diligence bu nedenle önem taşır.
25 Sorgulama Sonucunda Risk Bulunursa Ne Yapılmalı?
Risk bulunması şirketin mutlaka satın alınmaması gerektiği anlamına gelmez.
Asıl mesele riskin fiyatlandırılması ve sözleşmeyle doğru tarafa dağıtılmasıdır.
Örneğin 100 milyon TL bedelle satın alınması planlanan şirkette 10 milyon TL potansiyel vergi riski tespit edilmiş olabilir.
Alıcı;
satın alma bedelinin düşürülmesini,
satıcıdan özel tazminat taahhüdü alınmasını,
bedelin bir kısmının escrow hesabında tutulmasını
veya vergi riski kesinleşmeden belirli tutarın ödenmemesini talep edebilir.
Satıcıdan Hangi Garantiler Alınmalıdır?
Pay devir sözleşmesinde (SPA – Share Purchase Agreement) satıcıdan kapsamlı representations and warranties alınmalıdır.
Örneğin satıcı;
“Şirketin açıklananlar dışında vergi borcu bulunmamaktadır.”
“Şirket hakkında açıklanmayan dava veya icra takibi bulunmamaktadır.”
“Şirket üçüncü kişilerin borçlarına ilişkin açıklanmayan kefalet veya garanti vermemiştir.”
“Şirketin önemli sözleşmeleri geçerli ve yürürlüktedir.”
şeklinde garanti verebilir.
Tax Indemnity Neden Önemlidir?
Şirket satışlarında özellikle geçmiş dönem vergileri için ayrı bir tax indemnity hükmü düzenlenebilir.
Örneğin:
“Kapanış tarihinden önceki vergilendirme dönemlerinden kaynaklanan ve kapanış sonrasında ortaya çıkan vergi, ceza ve fer’ilerinin ekonomik sonucu satıcı tarafından karşılanacaktır.”
şeklinde hüküm oluşturulabilir.
Bu tür özel tazminat mekanizmaları alıcının riskini önemli ölçüde azaltabilir.
Escrow Kullanılmalı mı?
Özellikle yüksek bedelli satın almalarda değerlendirilebilir.
Örneğin:
Şirket satış bedeli: 150 milyon TL
Bunun:
120 milyon TL’si kapanışta satıcıya,
30 milyon TL’si escrow hesabına
ödenebilir.
Belirli süre içerisinde geçmiş dönemden kaynaklanan garanti ihlali veya gizli borç çıkarsa escrow tutarı güvence sağlayabilir.
Satın Alma Bedelinin Bir Kısmı Bekletilebilir mi?
Evet. Holdback mekanizması kullanılabilir.
Örneğin satış bedelinin %10’u, geçmiş dönem vergi ve dava risklerine karşı 18 veya 24 ay süreyle tutulabilir.
Bu yöntem, alıcının sonradan satıcıdan para tahsil etmeye çalışması riskini azaltır.
Due Diligence Sonucu Satın Alma Fiyatını Değiştirir mi?
Evet.
Örneğin başlangıçta şirket değeri:
200 milyon TL
olarak belirlenmiş olabilir.
İncelemede;
20 milyon TL gizli banka borcu,
10 milyon TL vergi riski,
8 milyon TL işçilik riski
ortaya çıkabilir.
Bu durumda satın alma fiyatının yeniden müzakere edilmesi gündeme gelebilir.
Ancak risklerin tamamı otomatik olarak fiyattan birebir düşülmez. Riskin gerçekleşme ihtimali ve ekonomik etkisi ayrıca hesaplanmalıdır.
En Büyük Hata: Satıcının Verdiği Bilgilere Tek Başına Güvenmek
Şirket satın alan kişinin:
“Satıcı şirketin borcu olmadığını söyledi.”
demesi yeterli koruma sağlamaz.
Satıcının açıklamaları mümkün olduğunca;
belgelerle doğrulanmalı,
due diligence yapılmalı
ve SPA içerisinde açık garanti hükümlerine dönüştürülmelidir.
Sözlü açıklamaların uyuşmazlık çıktıktan sonra ispatı çok daha zor olabilir.
Due Diligence Raporunda Riskler Nasıl Sınıflandırılabilir?
Uygulamada riskler örneğin:
Kritik Risk: İşlemin yapılmasını engelleyebilecek veya şirket değerini ciddi etkileyebilecek sorunlar.
Yüksek Risk: Önemli ekonomik kayıp yaratabilecek hukuki sorunlar.
Orta Risk: Sözleşmesel korumayla yönetilebilecek sorunlar.
Düşük Risk: Düzeltilmesi kolay veya ekonomik etkisi sınırlı konular.
şeklinde sınıflandırılabilir.
Bu yöntem yatırımcının yüzlerce belge arasında gerçekten önemli risklere odaklanmasını sağlar.
Red Flag Due Diligence Nedir?
Her işlemde binlerce sayfalık ayrıntılı rapor hazırlanması gerekmeyebilir.
Özellikle işlemin ilk aşamasında red flag due diligence yapılabilir.
Bu inceleme:
“Şirketi satın almaktan vazgeçmemize veya fiyatı ciddi şekilde değiştirmemize neden olacak önemli bir risk var mı?”
sorusuna odaklanır.
İşlem ilerlerse daha kapsamlı due diligence yapılabilir.
Örnek Olay: 120 Milyon TL’lik Şirket Satın Alma İşlemi
Bir yatırımcı X Ltd. Şti.’nin %100 paylarını 120 milyon TL bedelle satın almak istemektedir.
Şirket yıllık yüksek kâr göstermektedir.
Legal due diligence sonucunda ise:
12 milyon TL potansiyel vergi riski,
15 milyon TL grup şirketi kredisine verilmiş kefalet,
şirket fabrikası üzerinde 25 milyon TL ipotek,
6 milyon TL potansiyel işçilik alacağı
ve şirket gelirlerinin %40’ını oluşturan müşteri sözleşmesinde change of control fesih hakkı
tespit edilir.
Bu durumda alıcı satın alma işlemini tamamen bırakmak zorunda değildir.
Örneğin;
ipoteğin kapanıştan önce kaldırılması,
kefaletin sona erdirilmesi,
vergi riski için özel indemnity alınması,
satış bedelinin bir bölümünün escrow’da tutulması
ve kritik müşteriden kontrol değişikliğine ilişkin onay alınması kapanış şartı hâline getirilebilir.
Böylece due diligence yalnızca risk tespit eden değil, işlemi güvenli hâle getiren bir araç olur.
Şirket Satın Almadan Önce Kısa Kontrol Listesi
Şirket satın alma işlemi kapanmadan önce şu beş sorunun cevabı net olmalıdır:
Satıcı gerçekten sattığı payların sahibi mi?
Şirketin açıklanmayan borç veya teminatı var mı?
Şirket hakkında önemli dava, vergi veya idari soruşturma riski var mı?
Şirketin değerini oluşturan sözleşme, marka, lisans ve varlıklar satış sonrasında devam edecek mi?
Bulunan riskler SPA içerisinde satıcıya doğru şekilde yüklenmiş mi?
Bu sorulardan biri dahi cevapsızsa satın alma işleminin kapanışından önce ek inceleme yapılması gerekebilir.
Sık Sorulan Sorular
1. Şirket satın almadan önce borç sorgulaması yapılabilir mi?
Evet. Ancak tek bir sorgu bütün borçları göstermez. Vergi, SGK, kredi, icra, teminat ve sözleşmesel yükümlülükler ayrı ayrı araştırılmalıdır.
2. Ticaret siciline bakmak yeterli midir?
Hayır. Ticaret sicili şirketin bütün borçlarını, davalarını, banka kredilerini ve sözleşmesel risklerini göstermez.
3. Şirketin vergi borcu olmadığını görmek yeterli mi?
Hayır. Henüz tahakkuk etmemiş geçmiş dönem vergi incelemesi riski bulunabilir.
4. Şirketin eski borçları satın alan kişiye geçer mi?
Hisse devrinde şirket tüzel kişiliği değişmediğinden şirketin borçları şirket üzerinde kalmaya devam eder. Yeni ortağın kişisel sorumluluğu ise ayrıca değerlendirilmelidir.
5. Şirket hakkında dava olup olmadığı araştırılabilir mi?
Due diligence kapsamında şirketin devam eden ve önemli geçmiş uyuşmazlıklarına ilişkin bilgi ve belgeler incelenmelidir.
6. Şirketin kefil olduğu borçlar neden önemlidir?
Şirket kendi borcu bulunmasa bile başka bir kişinin borcuna kefil olmuşsa asıl borçlunun ödeme yapmaması hâlinde önemli bir yükümlülükle karşılaşabilir.
7. Marka sorgulaması gerekli mi?
Evet. Özellikle şirket değerinin önemli kısmı markadan kaynaklanıyorsa markanın gerçekten şirkete ait olduğu doğrulanmalıdır.
8. Due diligence yapılmadan şirket satın alınabilir mi?
Hukuken her satın alma için aynı kapsamda zorunlu olmayabilir. Ancak özellikle yüksek bedelli işlemlerde due diligence yapılmaması önemli finansal risk doğurur.
9. Hukuki risk çıkarsa satış bedeli düşürülebilir mi?
Tarafların müzakeresine bağlı olarak fiyat indirimi, escrow, holdback veya özel tazminat mekanizmaları kullanılabilir.
10. Due diligence ne zaman yapılmalıdır?
İdeal olarak bağlayıcı nihai satın alma sözleşmesi ve kapanıştan önce yapılmalıdır. İncelemede bulunan riskler SPA hükümlerine ve satın alma fiyatına yansıtılmalıdır.
Sonuç: Şirket Satın Almadan Önce Şirketin Geçmişini de Satın Aldığınızı Unutmayın
Özellikle hisse devri yoluyla şirket satın alınırken alıcı yalnızca şirketin gelecekteki kazanç potansiyelini değil, ekonomik açıdan geçmiş dönem risklerini de devralabilecek bir pozisyona girer.
Bu nedenle satın alma öncesinde en azından;
ticaret sicili, ortaklık yapısı, paylar, vergi, SGK, dava, icra, haciz, ipotek, kredi, kefalet, çalışanlar, önemli sözleşmeler, lisanslar, marka, yazılım, KVKK ve idari soruşturmalar
bakımından hukuki inceleme yapılmalıdır.
En önemli nokta ise bulunan risklerin raporda bırakılmamasıdır.
Due diligence’ın gerçek değeri, bulunan hukuki risklerin satın alma fiyatına ve sözleşmeye doğru şekilde yansıtılmasıdır.
Gerekirse satış fiyatı yeniden belirlenmeli, satıcıdan özel garanti alınmalı, belirli borçların kapanış öncesinde kapatılması istenmeli veya satın alma bedelinin bir kısmı escrow/holdback mekanizmasıyla güvence altında tutulmalıdır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK – Şirket Satın Alma ve Legal Due Diligence
Şirket satın alma işlemlerinde milyonlarca liralık hukuki risk çoğu zaman satış tamamlandıktan sonra değil, doğru bir legal due diligence süreciyle işlem öncesinde tespit edilebilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Av. Arb. Fırat Fesih Kaya liderliğinde Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelinde şirket satın alma, pay devri, birleşme ve devralmalar, legal due diligence, SPA hazırlanması, gizli borç analizi, satıcı beyan ve garantileri, escrow ve şirket satın alma risklerinin yönetilmesi süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
İletişim: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Şirket tescil ve ilan kayıtları için Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, marka ve patent araştırmaları için Türk Patent ve Marka Kurumu, kişisel veri mevzuatı için Kişisel Verileri Koruma Kurumu ve güncel kanun metinleri için Mevzuat Bilgi Sistemi kullanılabilir.




