
Hisse Devir Sözleşmesinden Caymak Mümkün mü? 2026 Güncel Rehber
10 Ağustos 2026
Şirket Satın Alırken İncelenmesi Gereken 30 Hukuki Belge: 2026 Due Diligence Rehberi
10 Ağustos 2026Şirket Satışından Sonra Gizli Borçlardan Kim Sorumlu? 2026
Şirket satın alındıktan sonra vergi, SGK, banka, çalışan veya dava borcu çıkarsa kim sorumlu olur? Hisse devri, işletme devri, satıcının sorumluluğu, due diligence ve tazminat haklarını 2026 güncel rehberimizde inceleyin.
Bir şirket satın alındıktan aylar sonra milyonlarca liralık vergi borcu, SGK borcu, banka kredisi, çalışan alacağı, tedarikçi borcu, idari para cezası veya devam eden dava riski ortaya çıkabilir.
Bu durumda şirketi satın alan kişinin ilk sorusu genellikle şudur:
“Bu borç şirketi satın almadan önce oluşmuş. Neden ben ödemek zorundayım?”
Satıcının cevabı ise çoğu zaman:
“Şirketi bütün aktif ve pasifleriyle satın aldınız; artık benim sorumluluğum yok.”
şeklindedir.
Oysa hukuki sonuç bu kadar basit değildir.
Şirket satışından sonra ortaya çıkan gizli borçlarda kimin sorumlu olduğunun belirlenmesi için öncelikle işlemin hisse devri mi (share deal), yoksa işletme/malvarlığı devri mi (asset deal) olduğu tespit edilmelidir.
Özellikle hisse devrinde şirket tüzel kişiliği değişmediği için, devirden önce doğmuş şirket borçları kural olarak şirket üzerinde kalmaya devam eder. Ancak bu durum satıcının alıcıya karşı hiçbir sorumluluğu bulunmadığı anlamına gelmez.
Satıcının sözleşmede yanlış beyanda bulunması, önemli borçları gizlemesi veya garanti hükümlerini ihlal etmesi hâlinde tazminat, bedel indirimi ve şartlarına göre sözleşmesel diğer haklar gündeme gelebilir.
Güncel Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerine Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden ulaşılabilir.
Önce Şunu Belirleyin: Hisse Devri mi, İşletme Devri mi?
Şirket satın almalarında hukuki sorumluluğu belirleyen en önemli ayrımlardan biri budur.
Hisse Devri – Share Deal
Alıcı şirketin paylarını satın alır.
Örneğin:
A, X Ltd. Şti.’nin %100 ortağıdır.
A, şirketteki bütün paylarını B’ye devreder.
Bu işlem sonucunda:
şirket aynı şirkettir,
vergi numarası değişmez,
tüzel kişilik devam eder,
şirketin sözleşmeleri devam eder,
şirketin alacak ve borçları kural olarak aynı tüzel kişilik üzerinde kalır.
Sadece şirketin ortaklık yapısı değişmiştir.
Bu nedenle hisse devri, şirket borçlarını kendiliğinden eski ortağın üzerine bırakmaz.
Örnek: Şirketi Satın Aldınız, 10 Milyon TL Vergi Borcu Çıktı
B, X Ltd. Şti.’nin bütün paylarını A’dan satın alır.
Satış bedeli:
50 milyon TL
olsun.
Altı ay sonra vergi incelemesi sonucunda şirketin devirden önceki dönemiyle ilgili:
10 milyon TL vergi aslı, vergi ziyaı cezası ve faiz/fer’i alacak
riski ortaya çıkar.
Vergi borcunun dayandığı işlemler eski döneme ait olsa dahi vergi borçlusu öncelikle şirket tüzel kişiliği olabilir.
Alıcı:
“Ben o dönemde ortak değildim.”
diyerek şirketin kendi borcunu ortadan kaldıramaz.
Ancak alıcı ile satıcı arasındaki ilişki ayrıca değerlendirilir.
Satıcı sözleşmede:
“Şirketin açıklananlar dışında herhangi bir vergi borcu veya vergi incelemesi riski bulunmamaktadır.”
garantisi vermişse alıcının satıcıya karşı sözleşmesel talepleri doğabilir.
Şirketin Eski Borcu Yeni Ortağın Kişisel Borcu Olur mu?
Kural olarak hayır.
Özellikle sermaye şirketlerinde şirket ile ortak birbirinden ayrı kişilerdir.
Şirket borcunun bulunması otomatik olarak:
“Yeni ortak bu borcu kendi cebinden ödemek zorundadır.”
anlamına gelmez.
Ancak kamu borçları bakımından limited şirket ortakları ve kanuni temsilciler yönünden özel sorumluluk hükümleri bulunduğundan ayrıca dikkatli olunmalıdır.
Bu nedenle “şirket borcu” ile “ortağın kişisel sorumluluğu” birbirine karıştırılmamalıdır.
Limited Şirketin Vergi Borcundan Yeni Ortak Sorumlu Olabilir mi?
Kamu alacaklarında özel hükümler bulunmaktadır.
Özellikle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m.35, limited şirket ortaklarının kamu borçlarına ilişkin sorumluluğu bakımından kritik önemdedir.
Pay devri yapılan limited şirketlerde devir öncesi ve sonrası dönem bakımından özel müteselsil sorumluluk hükümleri gündeme gelebilir.
Bu nedenle:
“Borç eski ortağın dönemine ait, yeni ortağa hiçbir şekilde gidilemez.”
şeklinde genel bir sonuç çıkarmak doğru değildir.
Şirket satın almadan önce yalnızca bilanço değil, vergi ve SGK borçları ile potansiyel kamu borcu riskleri de ayrıntılı biçimde incelenmelidir.
Anonim Şirkette Durum Aynı mıdır?
Hayır.
Anonim şirket pay sahiplerinin şirket borçlarından sorumluluğu ile limited şirket ortaklarının özellikle kamu alacaklarına ilişkin durumu aynı değildir.
Anonim şirket pay sahibi kural olarak şirkete karşı taahhüt ettiği sermaye ile sınırlı sorumluluk taşır.
Ancak kişinin aynı zamanda;
yönetim kurulu üyesi,
kanuni temsilci
veya başka bir sorumluluk doğuran sıfata sahip olması hâlinde durum değişebilir.
Bu nedenle anonim şirket satın alırken “ortak sorumluluğu” ve “yönetici/kanuni temsilci sorumluluğu” ayrı ayrı incelenmelidir.
Gizli Borç Nedir?
“Gizli borç” kanunda tek başına özel bir borç türü değildir.
Uygulamada bu ifade genellikle şirket satın alınırken alıcıya açıklanmayan veya finansal tablolardan açıkça anlaşılamayan yükümlülükler için kullanılır.
Örneğin:
vergi incelemesi riski,
SGK primi borçları,
kayıt dışı çalışan yükümlülükleri,
fazla çalışma ve kıdem tazminatı riskleri,
devam eden davalar,
verilmiş kefaletler,
şirket garantileri,
banka kredileri,
tedarikçi borçları,
müşteri tazminat talepleri,
idari para cezaları,
çevre yükümlülükleri
gizli borç/risk niteliğinde karşımıza çıkabilir.
Bilançoda Görünmeyen Borçlardan Satıcı Sorumlu mudur?
Her durumda otomatik olarak değil.
Satıcının sorumluluğunu belirlemek için öncelikle hisse devir sözleşmesi (SPA) incelenmelidir.
Özellikle sözleşmedeki;
representations and warranties,
indemnity,
disclosure letter,
liability cap,
de minimis,
basket,
survival period
ve özel tazminat hükümleri önemlidir.
Representations and Warranties Nedir?
Türkçe uygulamada bunlar genellikle beyan ve garantiler olarak adlandırılır.
Satıcı şirket hakkında belirli hususların doğru olduğunu sözleşmeyle taahhüt eder.
Örneğin:
“Şirketin mali tablolarında açıklananlar dışında borcu bulunmamaktadır.”
“Şirket hakkında devam eden vergi incelemesi bulunmamaktadır.”
“Şirketin açıklanmayan üçüncü kişi kefaleti veya garantisi yoktur.”
“Çalışanlara ilişkin vadesi geçmiş ücret ve sosyal güvenlik borcu bulunmamaktadır.”
Bu beyanlardan biri yanlış çıkarsa alıcının sözleşmesel talep hakları doğabilir.
Satıcı Borcu Biliyordu Ama Söylemediyse Ne Olur?
Bu durum satıcının sorumluluğunu önemli ölçüde ağırlaştırabilir.
Örneğin satıcı şirketin;
20 milyon TL’lik vergi incelemesine tabi olduğunu
biliyor ancak alıcıdan bunu gizliyorsa yalnızca garanti ihlali değil, olayın özelliklerine göre aldatma (hile) hükümleri de gündeme gelebilir.
Türk Borçlar Kanunu bakımından aldatma, sözleşmenin irade sakatlığı sebeplerinden biridir.
Satıcı Borcu Gerçekten Bilmiyorsa Sorumluluktan Kurtulur mu?
Her durumda değil.
Satıcının sözleşmede verdiği garanti:
“Bildiğim kadarıyla borç yoktur.”
şeklinde olabilir.
Başka bir sözleşmede ise:
“Şirketin açıklananlar dışında hiçbir vergi borcu bulunmamaktadır.”
şeklinde kesin bir garanti bulunabilir.
İkinci durumda satıcının borcu gerçekten bilip bilmediği sözleşmesel sorumluluğun değerlendirilmesinde farklı sonuç doğurabilir.
Bu nedenle knowledge qualifier olarak adlandırılan bilgi sınırlamaları önemlidir.
Disclosure Letter Nedir?
Şirket satın almalarında satıcı, garanti hükümlerinin istisnalarını bir disclosure letter/açıklama mektubu ile alıcıya bildirebilir.
Örneğin sözleşmede:
“Şirket hakkında dava bulunmamaktadır.”
garantisi vardır.
Ancak disclosure letter’da:
“Ankara 5. İş Mahkemesinde 8 milyon TL talepli dava devam etmektedir.”
denilmiş olabilir.
Alıcı bu riski bilerek şirketi satın almışsa daha sonra aynı dava nedeniyle garanti ihlali iddiası ileri sürmesi güçleşebilir.
Due Diligence Yapılmamışsa Alıcı Haklarını Kaybeder mi?
Otomatik olarak hayır.
Ancak hukuki inceleme yapılmaması uyuşmazlığın sonucunu etkileyebilir.
Özellikle borcun alıcı tarafından kolaylıkla görülebilecek durumda olup olmadığı ve sözleşmedeki hükümler önemlidir.
Bu nedenle şirket satın almalarında:
“Satıcı zaten her şeyi söylemek zorunda.”
yaklaşımı ciddi risk yaratır.
Alıcı bağımsız bir legal, financial ve tax due diligence gerçekleştirmelidir.
Legal Due Diligence’da Hangi Gizli Borçlar Araştırılmalıdır?
En azından şu alanlar kontrol edilmelidir:
- Vergi borçları
- SGK borçları
- Banka kredileri
- Ticari borçlar
- Kefaletler
- Şirket garantileri
- Rehinler
- İpotekler
- Hacizler
- Devam eden davalar
- İcra takipleri
- İşçi alacakları
- Kıdem tazminatı yükümlülükleri
- İdari para cezaları
- Rekabet hukuku riskleri
- Çevre hukuku yükümlülükleri
- Fikri mülkiyet uyuşmazlıkları
- İlişkili şirket işlemleri
- Ortaklar cari hesapları
- Bilanço dışı yükümlülükler
Şirketin Verdiği Kefaletler Neden Tehlikelidir?
En kritik gizli yükümlülüklerden biridir.
Örneğin satın alınan şirket, eski ortağın başka bir şirketinin:
30 milyon TL banka kredisine kefil
olmuş olabilir.
Bu borç şirket bilançosunda normal ticari borç gibi açıkça görünmeyebilir.
Asıl borçlu ödeme yapmayınca banka satın alınan şirkete başvurabilir.
Bu nedenle due diligence sırasında yalnızca şirketin kendi kredileri değil:
“Şirket başkalarının borçları için herhangi bir teminat verdi mi?”
sorusu da araştırılmalıdır.
Grup Şirketlerine Verilen Garantiler Ne Olur?
Şirket eski sahibinin grup şirketleri için;
kefalet,
garanti,
ipotek,
rehin
veya başka teminatlar vermiş olabilir.
Şirket satıldıktan sonra bu teminatların otomatik olarak sona erdiği düşünülmemelidir.
Satış öncesinde bu teminatların kaldırılması closing condition olarak düzenlenebilir.
Vergi İncelemesi Satıştan Sonra Başlarsa Kim Sorumlu?
Vergi incelemesinin satıştan sonra başlaması, incelenen dönemin satıştan sonraki dönem olduğu anlamına gelmez.
Örneğin şirket:
2026 yılında satılmış
ancak 2024 işlemleri 2027 yılında incelenmiş olabilir.
Vergi idaresi açısından muhatap şirket olabilir.
Alıcı ile satıcı arasındaki nihai ekonomik sorumluluk ise pay devir sözleşmesindeki tax indemnity/vergi tazminatı hükümlerine göre farklılaşabilir.
Tax Indemnity Nedir?
Şirket satın alma sözleşmelerinde özel olarak düzenlenen vergi tazminatı hükmüdür.
Örneğin:
“Kapanış tarihinden önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak sonradan tahakkuk edecek vergi, ceza ve fer’ilerinden kaynaklanan ekonomik kayıp satıcı tarafından alıcıya tazmin edilir.”
şeklinde hüküm konulabilir.
Bu düzenleme alıcı bakımından önemli bir koruma sağlar.
SGK Borcu Sonradan Çıkarsa Ne Olur?
Şirketin geçmiş döneme ait;
sigorta primi,
idari para cezası,
kayıt dışı çalışan
veya eksik prime esas kazanç bildirimi
nedeniyle SGK yükümlülüğü ortaya çıkabilir.
Şirket tüzel kişiliğinin borcu devam eder.
Bunun satıcıya ekonomik olarak yansıtılıp yansıtılamayacağı ise sözleşme ve somut olay üzerinden değerlendirilir.
Eski Çalışan Dava Açarsa Gizli Borç Sayılır mı?
Olabilir.
Örneğin şirket satın alındıktan sonra eski bir çalışan:
kıdem tazminatı,
ihbar tazminatı,
fazla çalışma,
yıllık izin
ve diğer işçilik alacaklarını talep edebilir.
İş ilişkisi şirketle kurulmuş olduğundan şirket tüzel kişiliğinin değişmemesi hâlinde şirket davanın tarafı olabilir.
Ancak satıcı, sözleşmede tüm çalışan yükümlülüklerinin eksiksiz açıklandığını garanti etmişse alıcının satıcıya rücu/tazminat talebi gündeme gelebilir.
Şirketin Devam Eden Davası Gizlendiyse Ne Olur?
Bu önemli bir garanti ihlali olabilir.
Örneğin satıcı:
“Şirket hakkında önemli dava bulunmamaktadır.”
beyanında bulunmuştur.
Satıştan sonra şirket aleyhine 25 milyon TL talepli ticari dava bulunduğu ortaya çıkar.
Bu durumda sözleşmedeki garanti ve tazminat hükümlerine göre satıcının sorumluluğu gündeme gelebilir.
Henüz Dava Açılmamış Bir Risk Gizli Borç Olabilir mi?
Evet.
Şirket satış tarihinde henüz dava açılmamış olabilir.
Ancak dava doğuracak olay gerçekleşmiştir.
Örneğin şirket satıştan önce bir müşteriye kusurlu ürün teslim etmiş, müşteri satıştan sonra tazminat davası açmıştır.
Burada kritik soru:
“Borcu veya hukuki riski doğuran olay hangi dönemde gerçekleşti?”
olabilir.
Banka Borcu Gizlendiyse Ne Olur?
Şirket adına çekilmiş kredi şirketin borcudur.
Ancak satıcı bu krediyi alıcıdan gizlemişse sözleşmesel garanti ihlali ve şartlarına göre aldatma iddiası gündeme gelebilir.
Özellikle satın alma bedeli şirketin net borç seviyesine göre belirlenmişse gizli banka borcu doğrudan satın alma fiyatını etkilemiş olabilir.
Net Debt Adjustment Nedir?
Şirket satın almalarında fiyat çoğu zaman:
Enterprise Value – Net Debt = Equity Value
mantığıyla belirlenir.
Örneğin:
Şirket işletme değeri: 100 milyon TL
Açıklanan net borç: 20 milyon TL
Hisse değeri: 80 milyon TL
olarak hesaplanmış olabilir.
Satıştan sonra 15 milyon TL gizli banka borcu ortaya çıkarsa gerçekte net borç:
35 milyon TL
olacaktır.
Bu nedenle şirket payları için ödenen bedelin ekonomik temeli değişebilir.
Sözleşmede purchase price adjustment mekanizması varsa bedel düzeltmesi gündeme gelebilir.
Şirketin Gerçek Borcu Gizlenerek Yüksek Fiyata Satılması Hile Sayılabilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre evet.
Satıcının şirketin borçlarını bilerek gizlemesi ve alıcının bu nedenle normalde ödemeyeceği yüksek bir satın alma bedelini ödemesi, TBK bakımından aldatma hükümlerinin değerlendirilmesine yol açabilir.
Ancak her bilanço hatası hile değildir.
Kasıt ve aldatmanın sözleşmenin kurulmasına etkisi araştırılmalıdır.
Gizli Borç Nedeniyle Sözleşmeden Dönülebilir mi?
Her gizli borç otomatik olarak sözleşmeden dönme hakkı vermez.
Öncelikle;
borcun büyüklüğü,
sözleşmedeki garanti hükümleri,
özel tazminat maddeleri,
ihlal halinde öngörülen yaptırımlar,
TBK hükümleri
ve varsa aldatmanın sözleşmeye etkisi incelenmelidir.
Bazı durumlarda en uygun talep sözleşmeden dönmek değil zararın tazmini veya satın alma bedelinin düzeltilmesi olabilir.
Satın Alma Bedelinden İndirim Talep Edilebilir mi?
Sözleşmenin içeriğine ve hukuki sebebe göre bedel indirimi veya fiyat düzeltmesi gündeme gelebilir.
Özellikle sözleşmede closing accounts, net debt adjustment veya başka fiyat ayarlama mekanizmaları varsa sonradan ortaya çıkan borç satın alma fiyatını etkileyebilir.
Satıcıdan Tazminat İstenebilir mi?
Evet, şartları oluşmuşsa.
Satıcının;
garanti ihlali,
sözleşmeye aykırılık,
özel indemnity yükümlülüğü
veya somut olayda aldatıcı davranışları
nedeniyle alıcının uğradığı zararların tazmini talep edilebilir.
Ancak zarar kalemlerinin ve illiyet bağının somutlaştırılması gerekir.
Satıcının Sorumluluğu Sözleşmeyle Sınırlandırılabilir mi?
Şirket satın alma sözleşmelerinde genellikle sorumluluk sınırlamaları bulunur.
Örneğin:
Liability cap: Satıcının toplam sorumluluğu satış bedelinin %30’unu aşamaz.
De minimis: Belirli tutarın altındaki tekil talepler ileri sürülemez.
Basket: Talepler belirli toplam eşiği aşınca talep edilebilir.
Survival period: Garanti talepleri belirli süre içerisinde ileri sürülmelidir.
Ancak özellikle hile veya ağır kusur söz konusu olduğunda sorumluluğu kaldıran/sınırlayan hükümler bakımından TBK’nın emredici hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.
Escrow Hesabı Gizli Borç Riskini Nasıl Azaltır?
Satın alma bedelinin tamamı kapanış tarihinde satıcıya ödenmeyebilir.
Örneğin:
Satış bedeli: 100 milyon TL
Bunun:
80 milyon TL’si satıcıya,
20 milyon TL’si escrow hesabına
ödenebilir.
Belirli süre içerisinde geçmiş dönemden kaynaklanan gizli borç çıkarsa escrow tutarından karşılanması kararlaştırılabilir.
Bu yöntem özellikle yüksek değerli şirket satın almalarında önemli bir risk yönetimi aracıdır.
Holdback Sistemi Nedir?
Escrow’a benzer şekilde satın alma bedelinin bir bölümü belirli süre boyunca alıcı tarafından tutulabilir.
Örneğin:
“Satış bedelinin %15’i vergi ve dava riskleri için 24 ay boyunca tutulacaktır.”
şeklinde hüküm konulabilir.
Böylece alıcı gizli borç çıktığında satıcıdan yeniden tahsilat yapmak zorunda kalmayabilir.
İşletme Devri Yapılmışsa Durum Değişir mi?
Evet.
Bir ticari işletmenin aktif ve pasifleriyle devrinde TBK m.202 özel önem taşır.
Malvarlığını veya işletmeyi aktif ve pasifleriyle devralan kişinin borçlara ilişkin sorumluluğu ve eski borçlunun belirli süre devam eden sorumluluğu bu hüküm kapsamında değerlendirilir.
Dolayısıyla şirket paylarının satın alınması ile işletmenin aktif-pasif olarak devralınması birbirinden farklıdır.
Hisse Devri ile İşletme Devri Neden Karıştırılmamalıdır?
Örneğin A, X Ltd. Şti.’nin %100 hissesini B’ye satıyorsa:
şirket değişmez, ortak değişir.
Ancak X Ltd. Şti. fabrikasını, makinelerini, müşteri sözleşmelerini ve işletmesini Y Ltd. Şti.’ye devrediyorsa:
işletme/malvarlığı devri
gündeme gelebilir.
Borç sorumluluğunun hukuki rejimi tamamen farklılaşabilir.
Gizli Borç Çıktığında İlk Yapılması Gereken 15 İşlem
- Hisse devir sözleşmesini inceleyin.
- Borcun hukuki sebebini belirleyin.
- Borcun hangi dönemde doğduğunu tespit edin.
- Borcun şirkete mi ortağa mı ait olduğunu belirleyin.
- Satıcının borcu bilip bilmediğini araştırın.
- Disclosure letter’ı inceleyin.
- Beyan ve garantileri kontrol edin.
- Tax indemnity hükümlerini kontrol edin.
- Genel indemnity maddesini inceleyin.
- Liability cap olup olmadığını belirleyin.
- De minimis ve basket hükümlerini kontrol edin.
- Bildirim sürelerini belirleyin.
- Due diligence dosyasını yeniden inceleyin.
- Zararı ve satın alma fiyatına etkisini hesaplayın.
- Satıcıya süresinde claim notice gönderilmesini değerlendirin.
Claim Notice Neden Önemlidir?
M&A sözleşmelerinde alıcının garanti ihlali talebini belirli süre ve şekilde satıcıya bildirmesi gerekebilir.
Örneğin sözleşmede:
“Alıcı, garanti ihlalini öğrendikten sonra 30 gün içinde yazılı bildirimde bulunmalıdır.”
hükmü bulunabilir.
Alıcının doğrudan dava açmadan önce bu prosedürü yerine getirmesi gerekebilir.
Bu nedenle gizli borç ortaya çıktığında sözleşme derhâl incelenmelidir.
Gizli Borç İçin Hangi Deliller Toplanmalıdır?
Özellikle;
SPA/pay devir sözleşmesi,
disclosure letter,
due diligence raporu,
mali tablolar,
vergi inceleme raporları,
SGK kayıtları,
banka sözleşmeleri,
kefalet ve garanti belgeleri,
dava dosyaları,
icra takipleri,
satıcının e-postaları ve açıklamaları,
satın alma fiyatı hesaplamaları
önemli deliller arasında yer alabilir.
Ticaret Sicili İncelemesi Yeterli midir?
Hayır.
Ticaret sicili önemli bilgiler verir ancak şirketin bütün borç ve risklerini göstermez.
Şirketlerin tescil ve ilan kayıtlarına Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi üzerinden ulaşılabilir.
Gerçek bir şirket satın alma incelemesinde ticaret sicili yalnızca başlangıç noktalarından biridir.
Örnek Olay: 80 Milyon TL’ye Şirket Satın Alındı, 25 Milyon TL Gizli Borç Çıktı
B, A’nın sahip olduğu X Ltd. Şti.’nin %100 payını:
80 milyon TL
bedelle satın alır.
Sözleşmede A:
“Şirketin açıklanan mali tablolar dışında önemli borcu, üçüncü kişi garantisi ve devam eden vergi incelemesi bulunmamaktadır.”
garantisi vermiştir.
Satıştan dört ay sonra;
8 milyon TL geçmiş dönem vergi yükümlülüğü,
10 milyon TL grup şirketi kredisine verilmiş kefalet
ve
7 milyon TL tutarında açıklanmamış işçilik/dava riski
ortaya çıkar.
Toplam potansiyel yük:
25 milyon TL’dir.
Bu durumda ilk sonuç:
“Eski ortak döneminin borcu olduğu için A otomatik olarak bütün borçları öder.”
değildir.
Önce şirketin üçüncü kişilere/kamu idaresine karşı hukuki sorumluluğu belirlenir.
Daha sonra A ile B arasındaki SPA incelenir.
A’nın verdiği garantiler ihlal edilmişse B’nin;
sözleşmesel tazminat,
özel indemnity,
fiyat ayarlaması
ve olayın ağırlığına göre başka hukuki talepleri gündeme gelebilir.
A’nın borçları bilerek gizlediği ispatlanırsa hukuki değerlendirme daha da değişebilir.
Sık Sorulan Sorular
1. Şirketi satın aldıktan sonra eski vergi borcu çıkarsa kim öder?
Vergi borçlusu bakımından öncelikle şirketin ve kamu alacaklarına ilişkin özel sorumluluk hükümlerinin incelenmesi gerekir. Satıcı ile alıcı arasındaki ekonomik sorumluluk ise pay devir sözleşmesine göre ayrıca belirlenebilir.
2. Eski şirket sahibi bütün borçlardan otomatik olarak sorumlu mudur?
Hayır. Hisse devrinde şirket tüzel kişiliği devam eder. Satıcının alıcıya karşı sorumluluğu sözleşme ve hukuka aykırı davranışlarına göre ayrıca değerlendirilir.
3. Satıcı borcu gizlediyse dava açılabilir mi?
Şartları varsa tazminat, garanti ihlali ve diğer sözleşmesel talepler ileri sürülebilir. Bilinçli gizleme durumunda aldatma hükümleri de gündeme gelebilir.
4. Şirketin SGK borcu sonradan çıkarsa ne olur?
Şirketin geçmiş dönem SGK yükümlülüğü şirket üzerinde devam edebilir. Bunun satıcıya yansıtılıp yansıtılamayacağı SPA hükümlerine göre incelenir.
5. Gizli banka kredisi çıkarsa satıcı sorumlu olur mu?
Satıcı şirketin borçlarına ilişkin garanti vermiş ve krediyi açıklamamışsa sözleşmesel sorumluluğu gündeme gelebilir.
6. Devam eden dava gizlendiyse ne yapılabilir?
Garanti ihlali, tazminat ve somut olayın özelliklerine göre aldatma dahil diğer hukuki yollar değerlendirilebilir.
7. Due diligence yapmadıysam dava hakkımı kaybeder miyim?
Otomatik olarak hayır. Ancak borcun bilinebilirliği ve sözleşmedeki hükümler talebin sonucunu etkileyebilir.
8. Şirket satın alırken gizli borçlardan nasıl korunabilirim?
Kapsamlı due diligence, güçlü beyan ve garantiler, tax indemnity, escrow/holdback ve satın alma fiyatı ayarlama mekanizmaları kullanılabilir.
9. Limited şirketin eski kamu borçlarından yeni ortak sorumlu olabilir mi?
6183 sayılı Kanun m.35 kapsamında pay devri hâlinde özel sorumluluk hükümleri bulunduğundan evet, belirli şartlarda ciddi risk doğabilir.
10. Gizli borç nedeniyle şirket satış sözleşmesi iptal edilebilir mi?
Her gizli borç otomatik iptal sebebi değildir. Borcun büyüklüğü, sözleşmedeki hükümler ve aldatma gibi durumlar birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuç: “Borç Eski Döneme Ait” Demek Tek Başına Sorunu Çözmez
Şirket satışından sonra ortaya çıkan gizli borçlarda yapılabilecek en büyük hata:
“Borç şirket satılmadan önce doğduysa eski ortak öder.”
şeklinde düşünmektir.
Özellikle hisse devrinde şirket tüzel kişiliği değişmez. Bu nedenle şirketin eski borçları şirket üzerinde kalmaya devam edebilir.
Ancak şirketin borçtan sorumlu olması ile satıcının alıcıya karşı ekonomik sorumluluğu farklı konulardır.
Satıcı şirketin gerçek borçlarını gizlemiş, yanlış garanti vermiş veya sözleşmedeki özel tazminat yükümlülüğünü ihlal etmişse alıcı;
tazminat,
fiyat düzeltmesi,
sözleşmesel indemnity
ve şartlarına göre daha ileri hukuki haklarını kullanabilir.
Bu nedenle şirket satın alma işlemlerinde uyuşmazlık çıkmadan önce yapılacak kapsamlı legal due diligence, güçlü bir SPA ve doğru garanti/tazminat mekanizması, sonradan açılacak milyonlarca liralık davadan çok daha etkili bir koruma sağlayabilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK – Şirket Satın Alma ve Gizli Borç Uyuşmazlıkları
Şirket satın alındıktan sonra ortaya çıkan gizli borçların kime ait olduğunun belirlenmesi; şirketler hukuku, sözleşmeler hukuku, vergi hukuku, iş hukuku ve icra hukukunun birlikte değerlendirilmesini gerektirebilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, Av. Arb. Fırat Fesih Kaya liderliğinde Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelinde şirket satın alma ve pay devirleri, hukuki due diligence, gizli borç uyuşmazlıkları, SPA hazırlanması, beyan ve garanti ihlalleri, satıcıya karşı tazminat talepleri ve şirket ortaklığı uyuşmazlıklarında hukuki destek sunmaktadır.
İletişim: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Güncel mevzuat için Mevzuat Bilgi Sistemi, şirketlerin tescil ve ilan kayıtları için Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ve yüksek mahkeme kararlarının araştırılması için Yargıtay Karar Arama Sistemi kullanılabilir.




