
Şirket Kasasından Ortağa Para Verilmesi Vergi Cezasına Neden Olur mu? 2026 Güncel Rehber
14 Ağustos 2026
Şirket Aracının Şahsi Kullanımı Vergi İncelemesinde Sorun Yaratır mı? 2026 Güncel Rehber
14 Ağustos 2026Şirket ortağına borç para verilmesi vergi cezasına neden olur mu? 131 Ortaklardan Alacaklar, emsal faiz, adatlandırma, transfer fiyatlandırması, örtülü kazanç dağıtımı, KDV ve vergi ziyaı cezası açısından 2026 güncel rehber.
Şirketlerin ortaklarına borç para vermesi uygulamada oldukça sık karşılaşılan bir işlemdir. Özellikle limited ve anonim şirketlerde ortakların şirket banka hesabından veya kasasından para çekmesi, kişisel harcamalarının şirket tarafından karşılanması ya da şirket kaynaklarının belirli sürelerle ortakların kullanımına bırakılması sonucunda 131 Ortaklardan Alacaklar hesabında yüksek bakiyeler oluşabilmektedir.
Şirketten ortağa borç verilmesi tek başına otomatik olarak vergi cezası doğuran bir işlem değildir. Bununla birlikte şirket ile ortak arasındaki işlem, vergi hukuku bakımından sıradan iki bağımsız kişi arasındaki işlem gibi değerlendirilmez. Ortak, şirket bakımından ilişkili kişi olduğundan özellikle Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesindeki transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı hükümleri önem kazanır.
Asıl risk çoğu zaman verilen ana paradan değil; şirketin ortağa sağladığı finansmanın emsallere uygun olup olmadığından, faiz hesaplanıp hesaplanmadığından, paranın ne kadar süreyle ortakta kaldığından ve işlemin muhasebe ile vergi kayıtlarına doğru yansıtılıp yansıtılmadığından kaynaklanır.
Şirket Ortağına Borç Para Verebilir mi?
Vergi hukuku açısından şirketin ortağına borç vermesi başlı başına yasaklanmış bir işlem değildir. Ancak işlemin şirketler hukuku, şirketin mali durumu, yöneticilerin sorumluluğu ve özellikle Türk Ticaret Kanunu’ndaki pay sahiplerinin şirkete borçlanmasına ilişkin sınırlamalar bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Vergisel açıdan ise şirket ile ortak arasındaki borç verme işlemi ilişkili kişiler arasında gerçekleştirilen finansman işlemi niteliği taşıyabilir.
Bu nedenle şirketin ortağına verdiği paranın tutarı, vadesi, faiz oranı ve geri ödeme şartları önemlidir.
Türk Ticaret Kanunu Açısından Ortağın Şirkete Borçlanması Serbest midir?
Vergi mevzuatından önce şirketler hukuku bakımından önemli bir ayrım yapılmalıdır.
Anonim şirketlerde pay sahiplerinin şirkete borçlanması Türk Ticaret Kanunu’nun 358. maddesinde belirli şartlara bağlanmıştır. Limited şirketlerde de ilgili atıf hükümleri nedeniyle bu düzenlemeler önem taşımaktadır.
Dolayısıyla “vergi hesaplanırsa ortak şirketten istediği kadar para çekebilir” şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.
İşlemin hem Türk Ticaret Kanunu hem de vergi mevzuatı açısından hukuka uygun olması gerekir.
131 Ortaklardan Alacaklar Hesabı Nedir?
Şirketin ortağına verdiği ve geri alınması gereken tutarlar muhasebede genellikle 131 Ortaklardan Alacaklar hesabında takip edilir.
Örneğin şirket ortağı şirket banka hesabından kişisel kullanımı için 2 milyon TL çekmişse ve bu tutar ücret, kâr payı veya başka bir ödeme değilse ortağın şirkete olan borcu olarak muhasebeleştirilebilir.
Ancak paranın 131 hesabına kaydedilmiş olması bütün vergisel risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Vergi incelemesinde asıl sorulardan biri şu olacaktır:
Şirket bu parayı bağımsız bir üçüncü kişiye de aynı şartlarla faizsiz olarak verir miydi?
Ortağa Faizsiz Borç Para Verilebilir mi?
Vergisel riskin en yoğun olduğu alanlardan biri budur.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinde şirket ortakları ilişkili kişiler arasında değerlendirilmekte; ödünç para alınması ve verilmesi de transfer fiyatlandırması kapsamında dikkate alınan işlemler arasında yer almaktadır.
Şirketin ortağına uzun süre faizsiz borç vermesi halinde şirketin tahsil etmesi gereken faiz gelirinden vazgeçerek ortağa ekonomik menfaat sağladığı ileri sürülebilir.
Bu durumda transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı tartışması ortaya çıkabilir.
Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Nedir?
Şirketin ilişkili kişiyle gerçekleştirdiği işlemde uyguladığı fiyat veya bedelin emsallere uygun olmaması nedeniyle şirket kazancının tamamen veya kısmen ilişkili kişiye aktarılması belirli şartlarda transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı olarak değerlendirilebilir.
Borç para işlemlerinde “fiyat” esas itibarıyla finansmanın bedeli olan faizdir.
Örneğin şirketin üçüncü kişilere yıllık belirli bir faiz oranıyla finansman sağlayacağı ekonomik koşullarda ortağına aynı parayı sıfır faizle kullandırması emsallere uygunluk açısından sorgulanabilir.
Emsal Faiz Nedir?
Emsal faiz, şirket ile borç alan kişi arasında ortaklık ilişkisi bulunmasaydı benzer finansman işleminin hangi şartlarda yapılacağını belirlemeye yönelik bir kavramdır.
Her şirket ve her dönem için geçerli tek bir sabit emsal faiz oranı bulunduğunu söylemek doğru değildir.
Paranın;
tutarı, para birimi, kullanım süresi, piyasa faizleri, şirketin finansman maliyeti, teminat durumu ve benzer finansman işlemleri değerlendirmede önem taşıyabilir.
Bu nedenle vergi incelemesinde kullanılan emsal faiz oranının da hukuken ve ekonomik olarak gerekçelendirilmesi gerekir.
Adatlandırma Neden Yapılır?
Ortak cari hesaplarında sık kullanılan yöntemlerden biri adatlandırmadır.
Adat hesabında esas olarak ortağın şirket parasını hangi tutarda ve kaç gün kullandığı dikkate alınarak finansman bedeli hesaplanır.
Örneğin ortağın 5 milyon TL’yi 15 gün kullanması ile aynı tutarı 300 gün boyunca kullanması aynı ekonomik sonucu doğurmaz.
Bu nedenle vergi incelemesinde yalnızca yıl sonundaki 131 hesap bakiyesine bakılması yeterli olmayabilir.
131 Hesabı Yıl Sonunda Sıfırlanırsa Risk Ortadan Kalkar mı?
Hayır.
Bu uygulamada yapılan önemli hatalardan biridir.
Örneğin ortak 10 Ocak’ta şirketten 4 milyon TL çekmiş ve 25 Aralık’ta aynı tutarı şirkete yatırmış olabilir. 31 Aralık itibarıyla 131 hesabı sıfır görünür.
Ancak ortak yaklaşık bir yıl boyunca şirket kaynaklarını kullanmıştır.
Vergi incelemesinde hesap hareketleri yıl boyunca incelenebileceğinden, dönem sonu bakiyesinin sıfır olması geçmişteki finansman işlemini ortadan kaldırmaz.
Ortağın Parayı Kısa Sürede İade Etmesi Durumu Değiştirir mi?
Evet, kullanım süresi önemlidir.
Ortağın şirketten aldığı tutarı birkaç gün içerisinde iade etmesi ile parayı birkaç yıl kullanması aynı değildir.
Finansman bedeli hesaplanırken kullanım süresi dikkate alınır.
Ancak kısa süreli fakat sürekli tekrarlanan yüksek tutarlı çekimlerin bulunması halinde toplam ekonomik ilişkinin ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Ortağın Borcu Uzun Süre Açık Kalırsa Ne Olur?
131 Ortaklardan Alacaklar hesabının yıllarca yüksek bakiye vermesi vergi incelemesi riskini artırabilir.
Özellikle şirket kendisi banka kredisi kullanıp faiz öderken aynı kaynakları ortağına faizsiz kullandırıyorsa işlemin ekonomik gerekçesi daha fazla sorgulanabilir.
Şirketin finansman maliyetine katlanmasına rağmen ortağına karşılıksız finansman sağlaması, emsallere uygunluk değerlendirmesinde önemli olabilir.
Şirket Bankadan Kredi Çekip Ortağa Para Verirse Risk Artar mı?
Bu durum özellikle dikkat gerektirir.
Şirket bankadan yüksek faizle kredi kullanıp aynı dönemde ortağına faizsiz para veriyorsa şirketin ödediği finansman giderlerinin şirket faaliyetiyle ilişkisi ve ortağa sağlanan finansmanın şartları tartışılabilir.
Vergi incelemesinde banka kredisi ile ortağa verilen para arasında doğrudan bağlantı kurulabiliyorsa risk daha belirgin hale gelebilir.
Bu nedenle yalnızca ortağa faiz hesaplanıp hesaplanmadığı değil, şirketin kendi finansman maliyetlerinin vergisel durumu da incelenmelidir.
Ortağa Verilen Para İçin KDV Hesaplanır mı?
Şirketin ortağına finansman sağlaması KDV bakımından da tartışma yaratabilecek bir konudur.
Vergi idaresinin uygulamasında şirketin ortağına faiz karşılığında veya emsal faiz hesaplanması gereken şekilde finansman sağlamasının finansman hizmeti olarak değerlendirilmesi ve faiz tutarı üzerinden KDV hesaplanması gerektiği yönünde yaklaşımlar bulunmaktadır.
Dolayısıyla ortak cari hesabındaki risk yalnızca kurumlar vergisiyle sınırlı olmayabilir.
Somut olayda KDV yönünden ayrıca inceleme yapılması gerekir.
Emsal Faiz Hesaplanmazsa Hangi Vergiler Gündeme Gelebilir?
Somut dosyanın özelliklerine göre birden fazla sonuç ortaya çıkabilir.
Şirketin tahsil etmesi gerektiği ileri sürülen faiz gelirinin kurum kazancına eklenmesi sonucunda kurumlar vergisi farkı doğabilir.
Finansman hizmeti değerlendirmesi yapılması halinde KDV tartışması ortaya çıkabilir.
Örtülü kazanç dağıtımının kâr payı sayılmasına bağlı olarak ilgili şartların bulunması halinde kâr dağıtım stopajı da gündeme gelebilir.
Bunlara vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi gibi mali sonuçlar eklenebilir.
Örtülü Kazanç Kâr Payı Sayılabilir mi?
Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesi kapsamında transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtıldığı kabul edilen kazanç bakımından ikincil düzeltme mekanizması bulunmaktadır.
Kanundaki şartlar dahilinde örtülü dağıtılan tutar ilgili hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı olarak değerlendirilebilir.
Bu nedenle ortak cari hesabı incelemesinin sonuçları yalnızca şirketin kurumlar vergisiyle sınırlı kalmayabilir.
Ortağın gerçek kişi, kurum veya dar mükellef olması gibi özellikler vergisel sonucu değiştirebilir.
Kâr Payı Stopajı Riski Var mı?
Somut olayda örtülü kazanç dağıtımı tespit edilmesi ve ilgili şartların oluşması halinde kâr dağıtımına ilişkin stopaj sonuçları gündeme gelebilir.
Bu nedenle vergi incelemesinde yalnızca “emsal faiz ne kadar?” sorusunun cevaplanması yeterli değildir.
Şirket açısından olası risk analizi yapılırken kurumlar vergisi, KDV, stopaj, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi birlikte değerlendirilmelidir.
Ortağa Borç Verilen Ana Para Vergiye Tabi midir?
Kural olarak gerçek bir borç ilişkisinde ortağa verilen ana para doğrudan şirketin geliri değildir.
Vergisel tartışma esas olarak şirketin bu finansman karşılığında tahsil etmesi gereken bedel ve işlemin gerçek niteliği üzerinde yoğunlaşır.
Ancak “borç” olarak gösterilen tutarın gerçekte geri ödenmesi beklenmiyor ve fiilen başka bir ekonomik aktarım niteliği taşıyorsa işlemin gerçek mahiyeti ayrıca sorgulanabilir.
Borç Sözleşmesi Yapılması Vergi Riskini Ortadan Kaldırır mı?
Hayır, ancak önemli bir ispat aracıdır.
Şirket ile ortak arasında yazılı bir borç sözleşmesi yapılması işlemin gerçek niteliğini ortaya koymak bakımından faydalıdır.
Sözleşmede borcun tutarı, vadesi, faiz oranı, ödeme şekli ve teminat şartları düzenlenebilir.
Ancak yalnızca kağıt üzerinde sözleşme yapılması yeterli değildir.
Örneğin sözleşmede faiz öngörülmesine rağmen yıllarca faiz tahsil edilmemesi veya vade sürekli uzatılırken herhangi bir ticari gerekçe bulunmaması vergi incelemesinde sorgulanabilir.
Borç İçin Teminat Alınması Gerekir mi?
Her ortak borcunda mutlaka belirli bir teminat alınacağına ilişkin genel bir vergi kuralı bulunmamaktadır.
Ancak emsallere uygunluk değerlendirmesinde teminat önemli olabilir.
Bağımsız bir şirket milyonlarca liralık uzun vadeli finansmanı teminatsız vermeyecekse şirketin ortağına aynı finansmanı tamamen teminatsız sağlaması işlemin şartlarının emsallere uygun olup olmadığı tartışmasını güçlendirebilir.
Ortağın Şirkete Borcunu Ödememesi Halinde Ne Olur?
Borç vadesinde ödenmiyor ve şirket yıllarca tahsilat için herhangi bir işlem yapmıyorsa gerçek bir borç ilişkisi bulunup bulunmadığı sorgulanabilir.
Özellikle şirketin üçüncü kişilerden alacaklarını aktif şekilde takip ederken ortağından olan milyonluk alacağını yıllarca tahsil etmemesi ekonomik açıdan açıklama gerektirebilir.
Ayrıca şirket yöneticilerinin şirket malvarlığını koruma yükümlülükleri açısından şirketler hukuku sorumlulukları da gündeme gelebilir.
Ortağa Borç Verilmesi Türk Ticaret Kanunu Açısından Yönetici Sorumluluğu Doğurabilir mi?
Somut şartlara göre evet.
Şirket kaynaklarının şirketin menfaatine aykırı biçimde ortakların kişisel kullanımına bırakılması yalnızca vergi hukukunun konusu değildir.
Özellikle şirketin ödeme güçlüğü yaşadığı, alacaklıların zarar gördüğü veya şirket kaynaklarının belirli ortaklara sistematik şekilde aktarıldığı durumlarda yönetim kurulu üyeleri veya müdürlerin sorumluluğu ayrıca değerlendirilebilir.
Bu nedenle ortak cari hesapları hem vergi hukuku hem şirketler hukuku açısından incelenmelidir.
Şirket Kasasındaki Fazla Bakiye Ortağa Borç Verilmiş Sayılabilir mi?
Muhasebe kayıtlarında 100 Kasa hesabında yüksek tutarda para görünmesine rağmen bu nakdin gerçekte şirket kasasında bulunmaması vergi incelemesinde önemli bir risk oluşturabilir.
Örneğin kayıtlarda 15 milyon TL nakit bulunmasına rağmen fiilen şirket kasasında bu paranın olmadığı tespit edilirse paranın nerede olduğu sorulabilir.
Tutarın fiilen ortaklar tarafından kullanıldığı değerlendirilirse şirketin ortaklarına finansman sağladığı iddiası gündeme gelebilir.
Bu nedenle şişkin kasa ve ortaklardan alacaklar hesapları birlikte incelenebilmektedir.
Ortağın Kişisel Harcamalarının Şirket Tarafından Ödenmesi Borç Sayılabilir mi?
Evet, işlemin gerçek niteliğine göre ortağın şirkete borcu olarak değerlendirilebilir.
Örneğin şirket ortağının kişisel tatilinin, konut giderlerinin veya özel kredi kartı borcunun şirket banka hesabından ödenmesi halinde tutarın doğrudan şirket gideri yazılması ile ortak adına alacak kaydedilmesi aynı değildir.
Ortak cari hesabına kaydedilmesi kişisel harcamanın şirket gideri olarak indirilmesi riskini azaltabilir; ancak para uzun süre ortakta kalıyorsa emsal faiz riski devam eder.
Şirketten Ortağa Borç Verilmesi Vergi Ziyaı Cezasına Neden Olur mu?
Borç verilmesi tek başına otomatik olarak vergi ziyaı cezasına neden olmaz.
Ancak emsal faiz hesaplanmaması sonucunda kurum kazancının eksik beyan edildiği veya başka bir verginin eksik ödendiği tespit edilirse vergi ziyaı gündeme gelebilir.
Bunun sonucunda eksik vergi yanında Vergi Usul Kanunu hükümleri kapsamında vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi uygulanması söz konusu olabilir.
Cezanın hukuka uygunluğu ve miktarı somut dosya üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.
Şirketten Ortağa Borç Para Vermek Vergi Kaçakçılığı Suçu mudur?
Hayır. Tek başına şirketten ortağa borç verilmesi VUK 359 kapsamında vergi kaçakçılığı suçu değildir.
Vergisel açıdan hatalı faiz hesaplanması veya transfer fiyatlandırması uyuşmazlığı ile vergi kaçakçılığı suçunu birbirinden ayırmak gerekir.
Ancak borç ilişkisini gizlemek amacıyla sahte belge düzenlenmesi veya kullanılması, defter ve kayıtların tahrif edilmesi veya VUK 359’da ayrıca suç olarak düzenlenen başka fiillerin bulunması halinde ceza soruşturması riski ortaya çıkabilir.
Ortağın Aldığı Parayı Sonradan İade Etmesi Sorunu Çözer mi?
Her zaman değil.
Örneğin ortak 10 milyon TL’yi iki yıl boyunca kullanmış ve vergi incelemesinden kısa süre önce şirkete geri yatırmış olabilir.
Ana para geri dönmüş olsa dahi şirketin iki yıl boyunca tahsil etmesi gerektiği ileri sürülen emsal faiz bakımından uyuşmazlık devam edebilir.
Ayrıca önceki dönemlerde KDV veya başka vergiler açısından eksik beyan bulunduğu ileri sürülüyorsa ana paranın sonradan ödenmesi geçmiş dönem sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Vergi İncelemesinde 131 Hesabı Nasıl Savunulmalıdır?
Öncelikle hesabın bütün hareketleri kronolojik olarak çıkarılmalıdır.
Hangi ortağın hangi tarihte ne kadar para aldığı, ne zaman geri ödediği, faiz hesaplanıp hesaplanmadığı ve paranın hangi hukuki sebebe dayanarak verildiği belirlenmelidir.
Varsa borç sözleşmeleri, banka dekontları, yönetim kararları, faiz hesapları ve geri ödeme belgeleri dosyalanmalıdır.
Vergi incelemesi sırasında sonradan gerçeğe aykırı sözleşme veya belge oluşturulması ise kesinlikle doğru bir savunma yöntemi değildir.
Vergi Müfettişinin Emsal Faiz Hesabına İtiraz Edilebilir mi?
Evet.
Vergi idaresinin ortağa verilen finansman nedeniyle emsal faiz hesaplaması, kullanılan her faiz oranının otomatik olarak doğru olduğu anlamına gelmez.
İşlemin para birimi, vadesi, teminat yapısı, şirketin finansman koşulları ve karşılaştırılabilir işlemler dikkate alınmadan belirlenen oranlara karşı itiraz edilebilir.
Tarhiyat yapılması halinde kullanılan transfer fiyatlandırması yönteminin ve emsal oranının hukuka uygunluğu vergi mahkemesinde tartışılabilir.
2026’da Şirketlerin En Çok Dikkat Etmesi Gereken Riskler Nelerdir?
Şirketten ortağa borç verilmesinde özellikle yüksek ve uzun süre açık kalan 131 hesapları, faizsiz finansman, yıl sonunda geçici olarak kapatılan ortak cari hesapları, gerçekte bulunmayan yüksek kasa bakiyeleri, şirket banka kredilerinin ortaklara aktarılması ve kişisel harcamaların şirket tarafından karşılanması önemli risk alanlarıdır.
Şirketler açısından en güvenli yaklaşım şirket ve ortak malvarlığını açık biçimde ayırmak, finansman işlemlerini belgelendirmek ve ilişkili kişi işlemlerini emsallere uygunluk ilkesi çerçevesinde yürütmektir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Limited şirket ortağı şirketten borç para alabilir mi?
İşlemin Türk Ticaret Kanunu’ndaki borçlanma sınırlamaları ve vergi mevzuatı birlikte değerlendirilmelidir. Her para çekimi otomatik olarak hukuka uygun kabul edilemez.
2. Şirket ortağına faizsiz borç verebilir mi?
Faizsiz finansman transfer fiyatlandırması açısından önemli risk yaratabilir. Şirket ortağı ilişkili kişi olduğundan emsallere uygunluk ilkesi dikkate alınmalıdır.
3. 131 Ortaklardan Alacaklar hesabının yüksek olması ceza sebebi midir?
Tek başına yüksek bakiye otomatik ceza sebebi değildir. Ancak paranın uzun süre faizsiz kullandırılması vergi tarhiyatına ve cezaya yol açabilecek bir inceleme konusu olabilir.
4. Adat faizi hesaplanması zorunlu mudur?
Ortağın şirket kaynaklarını finansman amacıyla kullandığı durumlarda emsal faiz hesaplanması vergisel açıdan önem taşır. Kullanılan yöntem somut işlemin özelliklerine uygun olmalıdır.
5. Ortağın borcu yıl sonunda kapatılırsa sorun biter mi?
Hayır. Yıl içerisinde paranın ne kadar süreyle kullanıldığı ayrıca değerlendirilebilir.
6. Ortağa verilen borç üzerinden KDV hesaplanır mı?
Şirketin ortağına finansman sağlamasının finansman hizmeti olarak değerlendirilmesi halinde faiz üzerinden KDV tartışması gündeme gelebilir. Somut işlemin niteliği ayrıca incelenmelidir.
7. Örtülü kazanç dağıtımı nedeniyle stopaj çıkar mı?
Şartların oluşması ve örtülü kazancın dağıtılmış kâr payı olarak değerlendirilmesi halinde ortağın statüsüne göre stopaj sonuçları gündeme gelebilir.
8. Ortağa borç vermek VUK 359 kapsamında suç mudur?
Tek başına değildir. Ancak sahte belge veya VUK 359’da ayrıca suç olarak düzenlenen fiiller bulunuyorsa ceza soruşturması söz konusu olabilir.
9. Borç sözleşmesi yapılması yeterli midir?
Tek başına yeterli değildir. Sözleşmenin gerçek olması, şartlarının uygulanması ve finansman koşullarının emsallere uygunluğu da önemlidir.
10. Vergi incelemesinde emsal faiz tarhiyatına dava açılabilir mi?
Evet. Vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı süresi içerisinde vergi mahkemesinde dava açılarak işlemin niteliği, emsal faiz oranı, hesaplama yöntemi ve diğer hukuki unsurlar tartışılabilir.
Şirket-Ortak Borç İlişkilerinde Hukuki Destek
Şirketten ortağa borç verilmesinde en önemli hata, işlemin yalnızca 131 Ortaklardan Alacaklar hesabına kaydedilmesinin bütün sorunları çözdüğünün düşünülmesidir. Yüksek tutarlı ve uzun süreli ortak borçlarında emsal faiz, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı, KDV, kâr payı stopajı ve vergi ziyaı cezası riskleri birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle vergi incelemesine alınmış şirketlerde ortak cari hesaplarının, 100 Kasa hesabının, banka hareketlerinin ve borç sözleşmelerinin incelemenin erken aşamasında analiz edilmesi savunmanın doğru kurulması açısından önem taşır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya ve FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık; şirketlerin vergi incelemeleri, 131 Ortaklardan Alacaklar hesabı, adatlandırma, emsal faiz, transfer fiyatlandırması, örtülü kazanç dağıtımı, vergi ziyaı cezaları ve vergi mahkemesi davalarında hukuki destek sunmaktadır.
Telefon: 0312 434 22 22 / 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower No:148, 06520 Balgat, Çankaya, Ankara, Türkiye




