
Tasarrufun İptali Davası Açmak İçin Aciz Vesikası Şart mı? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026
Tasarrufun İptali Davası Kaç Yıl İçinde Açılmalıdır? 2026 Güncel Rehber
25 Ağustos 2026Tasarrufun iptali davasında en kritik konulardan biri dava açma süresidir. Borçlunun taşınmazını, aracını, şirket payını veya başka bir malvarlığını alacaklıdan kaçırdığı tespit edilse bile kanunda öngörülen süre geçirilmişse İcra ve İflas Kanunu’na dayalı tasarrufun iptali davası bakımından ciddi hak kaybı ortaya çıkabilir.
2026 itibarıyla temel kural açıktır: İİK m.284 uyarınca tasarrufun iptali davası, iptale konu tasarrufun gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır. Bu beş yıllık süre zamanaşımı değil, hak düşürücü süredir. (Kanun Yolu)
Ancak uygulamada en çok yapılan hata, bu 5 yıllık süre ile İİK m.278, m.279 ve m.280’deki farklı sürelerin birbirine karıştırılmasıdır.
Tasarrufun İptali Davasında 5 Yıllık Süre Nerede Düzenlenmiştir?
İcra ve İflas Kanunu’nun 284. maddesinde iptal davası hakkının, iptale tabi tasarrufun gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşeceği düzenlenmektedir. (Kanun Yolu)
Dolayısıyla örneğin borçlu taşınmazını 10 Ekim 2022 tarihinde üçüncü kişiye devretmişse İİK m.284 kapsamında beş yıllık süre hesabında esas alınacak başlangıç tarihi kural olarak bu tasarruf tarihidir.
Burada önemli olan alacaklının işlemi ne zaman öğrendiğinden ziyade tasarrufun gerçekleştiği tarihtir.
5 Yıllık Süre Zamanaşımı mı?
Hayır.
Bu süre hak düşürücü süredir.
Aradaki fark oldukça önemlidir. Hak düşürücü süre söz konusu olduğunda mahkeme, sürenin geçirilip geçirilmediğini tarafların ileri sürmesini beklemeksizin kendiliğinden dikkate alabilir. Yargıtay kararlarında da İİK m.284’teki beş yıllık sürenin hak düşürücü olduğu ve mahkeme tarafından re’sen dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir. (Librum Hukuk)
Bu nedenle davalı:
“Beş yıllık süre geçti.”
şeklinde savunma yapmasa bile mahkeme süreyi inceleyebilir.
5 Yıllık Süre Ne Zaman Başlar?
Kural olarak süre iptali istenen tasarrufun gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Örneğin:
Borcun doğumu: 1 Şubat 2022
Taşınmazın üçüncü kişiye devri: 15 Haziran 2022
İcra takibi: 10 Ocak 2024
ise İİK m.284 bakımından beş yıllık hak düşürücü süre hesaplanırken temel alınacak tarih, iptali istenen tasarrufun gerçekleştiği tarihtir. (DergiPark)
Borçlunun Mal Kaçırdığını Sonradan Öğrenirsem Süre O Zaman mı Başlar?
Kural olarak hayır.
İİK m.284’teki beş yıllık süre, alacaklının:
“Ben bu satışı yeni öğrendim.”
dediği tarihten başlamaz.
Kanun tasarrufun gerçekleştiği tarihi esas almaktadır.
Bu nedenle borçlunun geçmiş malvarlığı hareketlerinin erken araştırılması önemlidir.
Örneğin borçlu evini 2021 yılında devretmiş fakat alacaklı bunu 2026 yılında öğrenmişse, İİK m.284 açısından beş yıllık süre mutlaka hesaplanmalıdır.
Tapu Devrinde 5 Yıllık Süre Nasıl Hesaplanır?
Taşınmazlarda tasarrufun gerçekleştiği tarih önemlidir.
Örneğin borçlu:
5 Mayıs 2023 tarihinde taşınmazını eşine devretmişse, tasarrufun iptali davasının açılma süresinin belirlenmesinde bu devir tarihi esas alınır.
Alacaklının tapu devrini 2025 yılında öğrenmesi süreyi yeniden başlatmaz.
Araç Satışında Süre Ne Zaman Başlar?
Araçlarda da aynı temel mantık geçerlidir.
Örneğin borçlu aracını:
15 Mart 2022 tarihinde
arkadaşına devretmişse beş yıllık hak düşürücü sürenin hesabında araç devrinin gerçekleştiği tarih önemlidir.
Dolayısıyla borçlunun geçmiş araç kayıtları incelenirken yalnızca “araç kime satıldı?” değil, “hangi tarihte satıldı?” sorusu da mutlaka cevaplandırılmalıdır.
Şirket Payı Devredilmişse 5 Yıllık Süre Var mı?
Tasarrufun iptali yalnızca taşınmaz ve araç devirleriyle sınırlı değildir.
Borçlu:
limited şirket payını,
anonim şirket paylarını,
alacak hakkını,
ekonomik değer taşıyan başka bir hakkını
üçüncü kişiye devretmiş olabilir.
Bu işlemler tasarrufun iptali hükümlerinin kapsamına giriyorsa İİK m.284’teki beş yıllık hak düşürücü süre ayrıca dikkate alınmalıdır.
İİK m.278’deki 2 Yıl ile İİK m.284’teki 5 Yıl Aynı Şey mi?
Hayır. En fazla karıştırılan konulardan biri budur.
İİK m.284’teki 5 yıl, tasarrufun iptali davasının açılması bakımından hak düşürücü süredir.
İİK m.278 kapsamında ise belirli ivazsız tasarrufların ve kanunda belirtilen bazı işlemlerin iptale tabi olup olmadığının belirlenmesinde ayrıca özel bir zaman dilimi bulunmaktadır.
Dolayısıyla:
“İİK m.278’de 2 yıl var, o hâlde tasarrufun iptali davası her zaman 2 yılda açılmalıdır.”
sonucu yanlıştır.
Akademik kaynaklarda da İİK m.278 ve m.279’daki sürelerin tasarrufun iptale tabi olup olmadığını belirleyen dönemler olduğu, İİK m.284’teki beş yıllık sürenin ise dava hakkının kullanılmasına ilişkin hak düşürücü süre olduğu ayrımı yapılmaktadır. (E-Uyar)
İİK m.279’daki 1 Yıllık Süre Nedir?
İİK m.279’da aciz hâlinde gerçekleştirilen belirli tasarruflar bakımından özel düzenleme bulunmaktadır.
Buradaki bir yıllık dönem ile İİK m.284’teki beş yıllık hak düşürücü süre aynı değildir.
Bu nedenle tasarrufun iptali dosyasında yalnızca:
“Devir beş yıldan eski değil.”
demek yeterli olmayabilir.
Tasarrufun hangi madde kapsamında iptalinin talep edildiği ayrıca belirlenmelidir. (E-Uyar)
İİK m.280’de de 5 Yıl Var: İİK m.284 ile Aynı mı?
Hayır.
İİK m.280 kapsamında alacaklılara zarar verme kastıyla yapılan işlemler bakımından ayrıca beş yıllık bir dönem bulunmaktadır. Bu hükümde işlemin gerçekleşmesinden itibaren beş yıl içinde borçlu aleyhine haciz veya iflas yoluyla takip yapılmış olması önem taşır.
Bu süre, İİK m.284’teki dava açma hakkına ilişkin beş yıllık hak düşürücü süreyle karıştırılmamalıdır. (DergiPark)
Örnekle 1 Yıl, 2 Yıl ve 5 Yıl Ayrımı
Bu ayrım şöyle düşünülebilir:
İİK m.278: Bazı ivazsız ve benzeri tasarrufların iptale tabi olduğu dönemi belirleyen özel hükümler.
İİK m.279: Aciz hâlindeki belirli işlemler bakımından özel dönem.
İİK m.280: Alacaklıya zarar verme kastıyla gerçekleştirilen işlemler bakımından özel düzenleme ve takip şartı.
İİK m.284: Tasarrufun iptali davasının açılabileceği genel 5 yıllık hak düşürücü süre.
Dolayısıyla somut olayda birden fazla süre aynı anda kontrol edilmelidir.
5 Yıllık Sürenin Son Gününde Dava Açılabilir mi?
Hak düşürücü süre dolmadan dava açılması gerekir.
Ancak özellikle sürenin son günlerine yaklaşılmışsa hesaplamada hata yapılmaması önemlidir.
Örneğin tasarruf yaklaşık dört yıl on bir ay önce gerçekleştirilmişse:
aciz belgesinin hazırlanması,
icra dosyasının tamamlanması,
tapu ve araç kayıtlarının araştırılması,
üçüncü kişilerin belirlenmesi
gibi işlemler nedeniyle zaman kaybedilmemelidir.
Aciz Belgesi Alınmasını Beklerken 5 Yıllık Süre Geçerse Ne Olur?
Bu özellikle tehlikelidir.
Tasarrufun iptali davasında geçici veya kesin aciz belgesi önemli dava koşullarından biridir. Ancak aciz belgesine ilişkin icra işlemleri yürütülürken İİK m.284’teki beş yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmemesi gerekir.
Örneğin şüpheli taşınmaz devri dört yıl on ay önce yapılmışsa:
“Önce bütün hacizleri yapalım, malları satalım, kesin aciz belgesini alalım, sonra dava açarız.”
şeklindeki yaklaşım hak kaybına neden olabilir.
Şartları varsa geçici aciz belgesi seçeneği de değerlendirilmelidir.
Beş Yıl Geçtikten Sonra Tasarrufun İptali Davası Açılırsa Ne Olur?
İİK m.284 kapsamında beş yıllık süre geçmişse dava hak düşürücü süre nedeniyle reddedilebilir.
Yargıtay uygulamasında da tasarruf tarihinden itibaren beş yıllık sürenin geçirilmesi hâlinde davanın esasına girilmeden hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesi gerektiğine ilişkin kararlar bulunmaktadır. (Kanun Yolu)
Bu nedenle süre konusu dava açılmadan önce mutlaka kontrol edilmelidir.
Borçlu Malı Birden Fazla Kişiye Devrettiyse Süre Nasıl Hesaplanır?
Örneğin:
Borçlu → Arkadaş → Kardeş → Şirket
şeklinde devir zinciri bulunabilir.
Bu durumda ilk tasarruf ve sonraki tasarrufların hukuki niteliği ayrı ayrı değerlendirilmelidir. “Son devir yeni yapıldı, dolayısıyla bütün işlemler bakımından beş yıllık süre yeniden başladı” şeklinde otomatik bir sonuca gidilmesi doğru değildir.
Özellikle ilk tasarrufun tarihi dava stratejisi bakımından kritik olabilir.
Tasarrufun İptali Davasında Borcun Doğum Tarihi de Önemli midir?
Evet.
Sadece beş yıllık sürenin dolmamış olması davanın kabulü için yeterli değildir.
Tasarrufun iptali davalarında uygulamada alacağın tasarruftan önce doğmuş olması önemli koşullardan biridir.
Örneğin:
Mal devri: 1 Mart 2025
Borcun doğumu: 1 Eylül 2025
ise yalnızca “devir beş yıldan eski değil” denilerek tasarrufun iptali sonucuna gidilemez.
Borcun doğum tarihi ile tasarruf tarihi arasındaki ilişki ayrıca incelenmelidir.
Borçlu Malı Eşine Devrettiyse Süre Değişir mi?
İİK m.284’teki temel beş yıllık hak düşürücü süre bakımından alıcının eş, kardeş, arkadaş veya başka bir üçüncü kişi olması süreyi kendiliğinden değiştirmez.
Ancak üçüncü kişinin borçluyla yakınlığı, tasarrufun hangi iptal sebebine girdiğinin belirlenmesinde önemli olabilir.
Bu nedenle eşe yapılan devirlerde hem süre hem de İİK m.278 ve devamındaki özel hükümler birlikte incelenmelidir.
Borçlu Malını Arkadaşına Devrettiyse Ne Olur?
Arkadaşa yapılan satışlar da tasarrufun iptaline konu olabilir.
Özellikle:
satış takipten hemen önce yapılmışsa,
bedel piyasa değerinin çok altındaysa,
satış bedeli gerçekte ödenmemişse,
arkadaş borçlunun mali durumunu biliyorsa,
borçlu malı kullanmaya devam ediyorsa
İİK m.278 veya m.280 başta olmak üzere ilgili hükümler değerlendirilebilir.
Ancak yine İİK m.284’teki beş yıllık süre unutulmamalıdır.
Muvazaalı Devirde de 5 Yıllık Süre Var mı?
Burada çok önemli bir ayrım bulunmaktadır.
İİK m.277 ve devamına dayalı tasarrufun iptali davası ile TBK m.19’a dayalı muvazaa iddiası aynı hukuki kurum değildir.
Yargıtay’ın yakın tarihli kararlarında TBK m.19’a dayalı muvazaa iddiasının yalnızca İİK’daki tasarrufun iptali hükümleri kapsamında değerlendirilmesinin hatalı olabileceği; muvazaa iddiasında İİK’daki aciz belgesi ve hak düşürücü süre şartlarının aynı şekilde aranmadığı belirtilmiştir. (Kanun Yolu)
Dolayısıyla İİK m.284’teki beş yıllık süre geçmişse dosyada gerçek anlamda muvazaa bulunup bulunmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.
Ancak yalnızca beş yıllık süre kaçırıldığı için gerçekte mevcut olmayan bir muvazaa iddiası oluşturulamaz.
Tasarrufun İptali mi Muvazaa mı Olduğu Nasıl Anlaşılır?
Temel ayrım işlemin gerçekliğidir.
Borçlu malını gerçekten satmış, fakat bunu alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yapmışsa tasarrufun iptali hükümleri gündeme gelebilir.
Borçlu malı gerçekte satmamış, yalnızca kağıt üzerinde arkadaşının veya yakınının üzerine geçirmişse TBK m.19 kapsamında muvazaa tartışması doğabilir.
Bu ayrım özellikle beş yıllık süre bakımından büyük önem taşımaktadır.
2026’da Tasarrufun İptali Davası Açmadan Önce Süre Nasıl Kontrol Edilmeli?
En güvenli yöntem dosyanın kronolojisini çıkarmaktır:
Borcun doğum tarihi → şüpheli tasarruf tarihi → icra takip tarihi → haciz işlemleri → geçici/kesin aciz durumu → tasarrufun iptali davasının açılacağı tarih.
Daha sonra tasarrufun İİK m.278, m.279 veya m.280 hükümlerinden hangisi kapsamında değerlendirileceği belirlenmelidir.
Bu yöntem özellikle birden fazla taşınmaz, araç veya şirket payı devrinin bulunduğu yüksek tutarlı dosyalarda süre hatalarının önüne geçebilir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Tasarrufun İptali Davalarında Süre
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere tasarrufun iptali uyuşmazlıklarında borçlunun geçmiş malvarlığı devirlerinin mümkün olduğunca erken araştırılması önemlidir. Çünkü alacaklının şüpheli işlemi geç öğrenmesi, İİK m.284’teki sürenin kendiliğinden yeniden başlamasını sağlamaz.
Özellikle milyonlarca liralık alacaklarda borçlunun taşınmaz, araç veya şirket paylarını yıllar önce devrettiğinin ortaya çıkması hâlinde her tasarruf için ayrı tarih ve süre tablosu hazırlanması gerekir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK tarafından bu tür dosyalarda yalnızca mal devrinin muvazaalı veya iptale tabi olup olmadığı değil; borcun doğum tarihi, tasarruf tarihi, icra takip tarihi, aciz belgesi ve İİK m.284 kapsamındaki hak düşürücü süre birlikte değerlendirilmelidir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından özellikle yüksek tutarlı icra takiplerinde geçmiş malvarlığı hareketlerinin erken tespit edilmesi, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmemesi bakımından önem taşımaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Tasarrufun iptali davası kaç yıl içinde açılır?
İİK m.284 uyarınca iptale konu tasarrufun gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır. (Kanun Yolu)
2. Beş yıllık süre zamanaşımı mıdır?
Hayır. Hak düşürücü süredir ve mahkeme tarafından re’sen dikkate alınabilir. (Librum Hukuk)
3. Beş yıl alacaklının mal kaçırmayı öğrendiği tarihten mi başlar?
Kural olarak hayır. İİK m.284 tasarrufun gerçekleştiği tarihi esas almaktadır.
4. İİK m.278’deki 2 yıllık süre ile 5 yıllık süre aynı mı?
Hayır. İİK m.278’deki dönem ile m.284’teki dava açma hakkına ilişkin hak düşürücü süre farklı işlevlere sahiptir. (E-Uyar)
5. İİK m.279’daki 1 yıllık süre nedir?
Belirli tasarrufların iptale tabi olduğu döneme ilişkin özel düzenlemedir; İİK m.284’teki 5 yıllık genel hak düşürücü süreyle aynı değildir.
6. Borçlu malı eşine devrettiyse yine 5 yıl mı?
İİK m.284 bakımından temel beş yıllık hak düşürücü süre uygulanır; ancak işlemin hangi iptal sebebine girdiği ayrıca incelenir.
7. Beş yıl geçtikten sonra dava açılırsa ne olur?
İİK’ya dayalı tasarrufun iptali talebi hak düşürücü süre nedeniyle reddedilebilir. (Librum Hukuk)
8. Aciz belgesini beklerken 5 yıl geçerse ne olur?
Ciddi hak kaybı doğabilir. Bu nedenle aciz belgesi işlemleri ile İİK m.284 süresi birlikte takip edilmelidir.
9. Muvazaa davasında da aynı 5 yıllık süre uygulanır mı?
TBK m.19’a dayalı muvazaa iddiası ile İİK’daki tasarrufun iptali davası farklı hukuki rejimlere tabidir.
10. Birden fazla mal devri varsa süre nasıl hesaplanır?
Her tasarrufun tarihi ve hukuki niteliği ayrı ayrı incelenmelidir.
FFK Partner Hukuk ve Danışmanlık – İletişim
Tasarrufun iptali davalarında 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmesi, güçlü deliller bulunan bir mal kaçırma dosyasında dahi ciddi hak kaybına yol açabilir. Bu nedenle borçlunun geçmiş taşınmaz, araç, şirket payı ve diğer malvarlığı hareketlerinin icra takibinin erken aşamasında araştırılması önemlidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, tasarrufun iptali davaları, muvazaalı mal devirleri, aciz belgesi süreçleri, ihtiyati haciz ve yüksek tutarlı icra takiplerinde hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya
Tel: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Tower, Balgat, Çankaya / Ankara
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır. Tasarrufun iptali davalarında yalnızca İİK m.284’teki beş yıllık süre değil, tasarrufun niteliğine göre İİK m.278, m.279 ve m.280 hükümlerindeki özel dönem ve koşullar da ayrıca değerlendirilmelidir.




