
Alt İşveren Değiştiğinde İşçinin Yıllık İzin Süresi Sıfırlanır mı? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026
Asıl İşveren Taşeron İşçinin Kıdem Tazminatından Sorumlu mudur? 2026 Güncel Rehber
16 Ekim 2026Taşeron işçinin maaşı ödenmezse asıl işveren sorumlu olur mu? Alt işveren işçisinin ücret, fazla mesai, kıdem ve diğer işçilik alacaklarında asıl işverenin sorumluluğunu, muvazaa iddialarını ve başvuru yollarını 2026 güncel iş hukuku kapsamında açıklıyoruz.
Taşeron veya hukuki ifadeyle alt işveren bünyesinde çalışan işçiler açısından en önemli sorunlardan biri ücretlerin ödenmemesidir. İşçinin bordrosunda ve SGK kayıtlarında taşeron şirket görünmesine rağmen fiilen başka bir işyerinde çalışması, ücret ödenmediğinde “Alacağımı yalnızca taşeron şirketten mi isteyebilirim, yoksa asıl işveren de sorumlu mudur?” sorusunu ortaya çıkarmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu kapsamında kanuni koşulları taşıyan bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcutsa asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunu’ndan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olabilir.
Bu nedenle taşeron şirketin işçinin maaşını ödememesi hâlinde işçinin her durumda yalnızca bordroda görünen taşeron şirkete yönelmesi gerektiği söylenemez. Ancak asıl işverenin sorumluluğunun belirlenebilmesi için taraflar arasındaki ilişkinin gerçekten İş Kanunu anlamında asıl işveren-alt işveren ilişkisi oluşturup oluşturmadığı incelenmelidir.
Taşeron İşçi Kimdir?
Uygulamada “taşeron işçi” denilen kişi, genellikle bir alt işveren tarafından işe alınmasına rağmen asıl işverene ait işyerinde çalışan işçidir.
Örneğin büyük bir fabrikanın temizlik hizmetlerini başka bir şirketten aldığını düşünelim. Temizlik şirketi kendi işçilerini fabrikada çalıştırıyorsa belirli şartlar altında fabrika işletmesi asıl işveren, temizlik şirketi ise alt işveren konumunda olabilir.
Ancak tarafların sözleşmelerinde “hizmet alımı” veya “taşeronluk” yazması tek başına hukuki ilişkinin niteliğini belirlemez. İşçinin gerçekte kimin işinde çalıştığı ve taraflar arasındaki organizasyon somut olay üzerinden değerlendirilir.
Taşeron İşçinin Maaşından Asıl İşveren Sorumlu mudur?
Kanuni anlamda asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunuyorsa asıl işverenin önemli bir sorumluluğu bulunmaktadır.
İş Kanunu m.2 kapsamında asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.
Bu düzenleme taşeron işçinin korunması bakımından son derece önemlidir.
Dolayısıyla taşeron şirketin işçinin ücretini ödememesi hâlinde, gerekli şartlar varsa asıl işverene karşı da ücret alacağı ileri sürülebilir.
“Benim İşçim Değil” Denilmesi Asıl İşvereni Sorumluluktan Kurtarır mı?
Her zaman hayır.
Asıl işverenin işçiyle doğrudan iş sözleşmesi bulunmaması zaten asıl işveren-alt işveren ilişkisinin tipik özelliklerinden biridir.
Bu nedenle asıl işveren yalnızca “İşçinin SGK kaydı taşeron şirkette, benim çalışanım değil” diyerek kanundan doğan birlikte sorumluluğu otomatik olarak ortadan kaldıramaz.
Önemli olan İş Kanunu anlamında geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığıdır.
İşçi Ücretinin Tamamını Asıl İşverenden İsteyebilir mi?
Birlikte sorumluluk bulunan durumlarda işçinin alacağını hangi sorumludan hangi kapsamda talep edebileceği somut işçilik alacağı ve çalışma dönemi dikkate alınarak belirlenmelidir.
Asıl işverenin sorumluluğu bakımından özellikle işçinin asıl işverene ait işyerindeki çalışma dönemi önem taşır.
Örneğin işçi taşeron şirkette toplam beş yıl çalışmış ancak bunun yalnızca son iki yılında belirli bir asıl işverenin işyerinde görevlendirilmişse asıl işverenin bütün beş yıllık dönemden otomatik olarak sorumlu olduğu sonucuna varılmamalıdır.
Asıl İşveren Taşerona Ödeme Yaptığını Söylerse İşçinin Maaş Hakkı Kaybolur mu?
Kural olarak asıl işveren ile taşeron şirket arasındaki ticari ödeme ilişkisi ile işçinin ücret alacağı birbirinden ayrılmalıdır.
Asıl işveren taşeron şirkete hizmet bedelini ödemiş olabilir. Buna rağmen taşeron şirket çalışanlarının maaşlarını ödememiş olabilir.
Asıl işverenin “Ben taşeron şirkete bütün hakedişlerini ödedim” savunması, İş Kanunu kapsamında işçiye karşı doğmuş bir birlikte sorumluluğu tek başına ortadan kaldırmaz.
Asıl işveren ile alt işveren arasındaki iç ilişki ve birbirlerine karşı rücu hakları ayrı bir meseledir.
Taşeron Şirket İflas Ederse İşçi Asıl İşverene Başvurabilir mi?
Alt işverenin ekonomik durumunun bozulması, faaliyetini sona erdirmesi veya alacakların tahsil edilememesi uygulamada asıl işveren sorumluluğunu daha da önemli hâle getirir.
Kanuni birlikte sorumluluk koşulları bulunuyorsa taşeron şirketin ödeme gücünün bulunmaması işçinin asıl işverene karşı sahip olduğu hakkı kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İşçinin taşeron şirketten tahsilat yapamamasını beklemesi gerektiği şeklinde genel bir kural da bulunmamaktadır.
Asıl İşveren Sadece Maaştan mı Sorumludur?
Asıl işverenin sorumluluğu yalnızca çıplak ücretle sınırlı olmayabilir.
Somut olayın koşullarına göre ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacakları ile bazı feshe bağlı işçilik alacakları bakımından da asıl işveren-alt işveren ilişkisinin sonuçları gündeme gelebilir.
Ancak her alacak kalemi için çalışma dönemi, fesih şekli ve sorumluluk kapsamı ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle bütün işçilik alacaklarını hiçbir ayrım yapmadan aynı şekilde değerlendirmek doğru değildir.
Taşeron İşçinin Fazla Mesai Ücretinden Asıl İşveren Sorumlu Olabilir mi?
Evet, gerekli şartların bulunması hâlinde fazla çalışma alacağı bakımından da asıl işverenin sorumluluğu gündeme gelebilir.
İşçinin fazla çalışma yaptığını ve karşılığının ödenmediğini ispatlaması gerekir. İşyerindeki giriş-çıkış kayıtları, vardiya çizelgeleri, puantajlar, elektronik kayıtlar, yazışmalar ve tanık anlatımları somut uyuşmazlıkta önem taşıyabilir.
Asıl işverenin işçinin çalışma düzeninden fiilen haberdar olup olmadığı da olayın değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek hususlardan biridir.
Taşeron İşçinin Kıdem Tazminatından Asıl İşveren Sorumlu Olur mu?
Şartları oluşmuş kıdem tazminatı bakımından asıl işverenin sorumluluğu gündeme gelebilir. Ancak işçinin farklı dönemlerde farklı asıl işverenlerin işyerlerinde çalışmış olması veya taşeronların değişmesi gibi durumlarda sorumluluk kapsamı ayrıca hesaplanmalıdır.
Özellikle kamu kurumlarında alt işveren işçilerinin kıdem tazminatı konusunda özel kanuni düzenlemeler bulunduğundan kamu ve özel sektör uyuşmazlıklarının her zaman aynı şekilde değerlendirilmemesi gerekir.
Taşeron Değişti Ama İşçi Aynı İşyerinde Çalışmaya Devam Etti: Hakları Ne Olur?
Uygulamada çok sık karşılaşılan modellerden biri budur. İşçi yıllarca aynı fabrikada, hastanede, alışveriş merkezinde veya işyerinde çalışır ancak bordrosundaki taşeron şirket birkaç kez değişir.
Örneğin işçi 2022 yılında A şirketinde, 2024 yılında B şirketinde ve 2026 yılında C şirketinde görünmesine rağmen aynı işyerinde aynı işi kesintisiz şekilde yapmış olabilir.
Bu durumda yalnızca bordrodaki şirket isimlerinin değişmiş olması üzerinden işçinin her döneminin tamamen bağımsız olduğu sonucuna varılması doğru olmayabilir. İşyeri devri, alt işveren değişiklikleri, hizmet ilişkisinin devamlılığı ve işçinin kesintisiz çalışması birlikte değerlendirilmelidir.
Taşeron İşçi Doğrudan Asıl İşverenin Talimatıyla Çalışıyorsa Ne Olur?
Bu durum uyuşmazlık bakımından önemli olabilir.
Alt işveren ilişkisinin varlığı, asıl işverenin işyerindeki koordinasyon veya denetim yetkisinin bulunmasını tek başına hukuka aykırı hâle getirmez. Ancak işçinin işe alınmasından günlük çalışma düzenine, izinlerinden disiplin işlemlerine kadar bütün yönetimin gerçekte asıl işveren tarafından yürütülmesi, ilişkinin gerçek niteliğinin incelenmesini gerektirebilir.
Özellikle alt işverenin bağımsız bir işveren organizasyonu bulunmuyorsa muvazaa iddiası gündeme gelebilir.
Muvazaalı Taşeronluk Nedir?
Kanunun öngördüğü alt işverenlik koşullarının aşılması ve görünürdeki taşeronluk ilişkisinin işçilerin haklarını sınırlamak amacıyla kullanılması durumunda muvazaa tartışması ortaya çıkabilir.
İş Kanunu m.2 kapsamında asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak haklarının kısıtlanması veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kişiyle alt işveren ilişkisi kurulması gibi durumlara ilişkin özel hükümler bulunmaktadır.
Ayrıca işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl işin bölünerek alt işverenlere verilmesine ilişkin sınırlamalar bulunmaktadır.
Muvazaalı ilişkinin tespit edilmesi hâlinde işçilerin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılması sonucu doğabilir.
Asıl İşverenin Kendi İşçisiyle Taşeron İşçi Aynı İşi Yapıyorsa Ne Olur?
Bu durum tek başına otomatik olarak muvazaa anlamına gelmez; ancak önemli bir inceleme konusu olabilir.
İşçilerin gerçekte aynı organizasyon içinde aynı işi yapıp yapmadığı, alt işverenin hangi işi üstlendiği, kendi yönetim organizasyonunun bulunup bulunmadığı ve işin asıl işin bir bölümü olup olmadığı araştırılmalıdır.
Bu değerlendirme özellikle işçinin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılması gerektiği iddiasında önemlidir.
Bordroda Taşeron Şirket Görünmesi Kesin Delil midir?
Hayır. SGK kayıtları ve ücret bordroları önemli delillerdir ancak hukuki ilişkinin gerçek niteliği yalnızca bu kayıtlardan belirlenmez.
İş hukukunda fiili çalışma ilişkisi de önemlidir.
İşçinin nerede çalıştığı, kimin işini yaptığı, iş organizasyonunun nasıl kurulduğu ve alt işverenin gerçekten bağımsız bir işveren olarak faaliyet gösterip göstermediği birlikte değerlendirilir.
Taşeron İşçi Maaşının Ödenmediğini Nasıl İspatlayabilir?
Ücret ödemelerinin banka aracılığıyla yapılması gereken işyerlerinde banka kayıtları son derece önemlidir.
İşçinin hesabına ücret yatırılmadıysa banka hareketleri ücretin ödenmediği iddiasını destekleyebilir.
Ayrıca ücret bordroları, SGK kayıtları, iş sözleşmesi, şirket yazışmaları ve diğer işyeri kayıtları uyuşmazlığın özelliklerine göre önem taşıyabilir.
İşverenin ücretin ödendiğini ileri sürmesi hâlinde ödeme iddiasının ispatı ayrıca değerlendirilir.
Bordroda Maaş Ödenmiş Görünüyor Ama Bankaya Yatmadıysa Ne Olur?
Bu durumda bordronun niteliği önemlidir.
İmzalı veya imzasız olması, bordroda ödemenin nasıl gösterildiği, banka kayıtlarıyla uyumlu olup olmadığı ve işçinin bordroya yönelik itirazları birlikte değerlendirilmelidir.
Sadece muhasebe kayıtlarında “ödendi” yazması, gerçek ödemenin yapıldığını her durumda kesin olarak göstermez.
İşçiye Maaşın Bir Kısmı Elden Ödeniyorsa Ne Olur?
Uygulamada ücretin SGK’ya düşük bildirilmesi ve kalan kısmının elden ödenmesi uyuşmazlıkları görülebilmektedir.
Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin yaptığı iş, kıdemi, mesleki niteliği, emsal ücretler, banka ödemeleri ve diğer deliller birlikte değerlendirilebilir.
Gerçek ücretin bordroda gösterilen tutardan yüksek olduğu ispatlanırsa işçilik alacaklarının hesabı da buna göre etkilenebilir.
Maaş Bir Ay Gecikirse İşçi Asıl İşverene Başvurabilir mi?
Ücretin zamanında ödenmesi işverenin temel yükümlülüklerinden biridir.
Kanuni asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunuyorsa ücret alacağı bakımından birlikte sorumluluk gündeme gelebilir.
Bunun için ücretin aylarca ödenmemiş olması şart değildir. Ancak ücretin ödeme günü ve gecikmenin hukuki sonuçları somut sözleşme ve kanuni düzenlemeler dikkate alınarak belirlenmelidir.
Ücreti Ödenmeyen İşçi Çalışmaktan Kaçınabilir mi?
İş Kanunu m.34 kapsamında ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir.
Ancak bu hakkın kullanılmasının koşulları vardır.
İşçinin herhangi bir ücret gecikmesinde doğrudan işe gitmemesi doğru bir yaklaşım değildir. Ödeme günü, yirmi günlük süre ve mücbir sebep bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.
Maaşı Ödenmeyen Taşeron İşçi İş Sözleşmesini Haklı Nedenle Feshedebilir mi?
Ücretin kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun şekilde hesaplanmaması veya ödenmemesi, İş Kanunu m.24 kapsamında işçi açısından haklı fesih sebebi oluşturabilir.
Ancak işçinin fesih iradesini nasıl açıkladığı önemlidir.
Sadece:
“Maaşımı alamıyorum, artık gelmiyorum.”
şeklinde hareket edilmesi ileride fesih sebebinin tartışılmasına neden olabilir.
Fesih gerekçesinin açık ve ispatlanabilir biçimde ortaya konulması önemlidir.
Haklı Fesih Yapan Taşeron İşçi Kıdem Tazminatı Alabilir mi?
İşçinin kıdem tazminatı bakımından gerekli çalışma süresini ve diğer şartları sağlaması ve fesih sebebinin kıdem tazminatına hak kazandıran nitelikte olması hâlinde kıdem tazminatı gündeme gelebilir.
Ücretin ödenmemesi işçi açısından haklı fesih sebebi oluşturabildiğinden, şartları varsa kıdem tazminatı talep edilebilir.
Ancak her ücret uyuşmazlığında otomatik olarak kıdem tazminatı doğduğu düşünülmemelidir.
Haklı Fesih Yapan İşçi İhbar Tazminatı Alabilir mi?
İşçinin haklı nedenle derhal fesih yaptığı durumda ihbar tazminatı bakımından farklı bir hukuki rejim söz konusudur.
Haklı nedenle sözleşmesini sona erdiren işçi kural olarak kendi lehine ihbar tazminatı talep edemez.
Bu nedenle kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı birbirine karıştırılmamalıdır.
Taşeron İşçi Önce Kime İhtar Göndermeli?
Somut olayda alt işverene ve sorumluluğu bulunan asıl işverene karşı taleplerin açık şekilde ileri sürülmesi düşünülebilir.
İhtarnamede hangi ücret dönemlerinin ödenmediği, varsa diğer işçilik alacakları ve talebin hukuki niteliği açıkça belirtilmelidir.
Ancak her uyuşmazlıkta noter ihtarnamesi dava şartı değildir. Bununla birlikte uyuşmazlığın ve fesih gerekçesinin belgelenmesi bakımından yazılı bildirim önemli olabilir.
İşçi Doğrudan Dava Açabilir mi?
İşçi alacağı ve tazminatı taleplerinde dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.
Bu nedenle ücret, fazla çalışma, kıdem tazminatı ve benzeri işçilik alacaklarının tahsili için doğrudan iş mahkemesinde dava açılması yerine öncelikle zorunlu arabuluculuk süreci işletilmelidir.
Anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde dava açılması gündeme gelir.
Arabuluculuk Başvurusunda Asıl İşveren de Gösterilmeli mi?
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinden kaynaklanan birlikte sorumluluk ileri sürülecekse tarafların doğru belirlenmesi önemlidir.
Sadece taşeron şirkete karşı işlem yapılması, daha sonra asıl işverene yöneltilecek talepler bakımından usuli sorunlara neden olabilir.
Bu nedenle uyuşmazlığın başında işçinin hangi dönemlerde hangi alt işveren ve asıl işveren yanında çalıştığı belirlenmelidir.
Taşeron İşçinin Ücret Davasında Hangi Belgeler Önemlidir?
İşçinin elindeki belgelerin eksiksiz olması süreci önemli ölçüde kolaylaştırabilir.
İş sözleşmesi, SGK hizmet dökümü, ücret bordroları, banka hesap hareketleri, vardiya ve puantaj kayıtları, işe giriş ve çıkış kayıtları, işyeri yazışmaları, ücretin ödenmediğine ilişkin mesajlar ve varsa fesih bildirimi somut uyuşmazlıkta önem taşıyabilir.
Özellikle taşeronların yıllar içinde değiştiği dosyalarda SGK kayıtlarının kronolojik şekilde incelenmesi yararlıdır.
Asıl İşveren “Taşeronla Sözleşmem Bitti” Diyerek Sorumluluktan Kurtulabilir mi?
Hizmet sözleşmesinin sona ermesi geçmiş dönemde doğmuş işçilik alacaklarına ilişkin kanuni sorumluluğu otomatik olarak ortadan kaldırmaz.
İşçinin hangi tarihler arasında o asıl işverenin işyerinde çalıştığı belirlenmelidir.
Sorumluluk da ilgili çalışma dönemleri dikkate alınarak değerlendirilir.
Asıl İşveren ile Taşeron Arasındaki Sözleşmede “İşçi Alacaklarından Taşeron Sorumludur” Yazıyorsa Ne Olur?
Asıl işveren ile alt işveren kendi aralarındaki sözleşmede işçilik alacaklarından kimin sorumlu olacağına ilişkin hükümler koyabilir.
Ancak bu tür iç ilişki hükümleri, kanunun işçiyi korumak amacıyla getirdiği sorumluluğu işçiye karşı her durumda ortadan kaldırmaz.
Sözleşmedeki hüküm daha çok asıl işveren ile alt işverenin kendi aralarındaki rücu ve sorumluluk paylaşımı bakımından önem taşıyabilir.
İşçinin Asıl İşverenden Ücret Talep Edebilmesi İçin En Önemli Şart Nedir?
En önemli konulardan biri, gerçekten İş Kanunu anlamında bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmasıdır.
Her hizmet alan şirket “asıl işveren” değildir.
Örneğin bir şirket başka bir şirketten tamamen bağımsız bir ürün satın aldığında sırf ticari ilişki bulunduğu için satıcının çalışanlarının ücretlerinden sorumlu olmaz.
Bu nedenle asıl işverenin kendi işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin iş ile alt işverenin üstlendiği faaliyet arasındaki bağlantı incelenmelidir.
Taşeron İşçinin Ücreti Ödenmezse Asıl İşverenden Talep Edilebilir mi?
Kanuni koşulları taşıyan bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi varsa, taşeron işçinin ücret alacağından asıl işveren de alt işverenle birlikte sorumlu olabilir.
Bu nedenle işçi yalnızca kendisini bordroda gösteren taşeron şirketin ödeme gücüne mahkûm değildir.
Ancak asıl işverenin sorumluluğu belirlenirken işçinin hangi tarihler arasında hangi işyerinde çalıştığı, alt işveren ilişkisinin gerçek niteliği, ücretin miktarı, ödeme kayıtları ve talep edilen alacakların hangi çalışma döneminden kaynaklandığı ayrı ayrı incelenmelidir.
Ayrıca görünürde taşeronluk ilişkisi bulunmasına rağmen işçinin gerçekte doğrudan asıl işveren organizasyonu içinde çalıştırıldığı durumlarda muvazaa iddiası da gündeme gelebilir. Böyle bir tespit, işçinin hukuki statüsünü ve talep edebileceği hakları önemli ölçüde değiştirebilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, taşeron işçilik uyuşmazlıklarında yalnızca işçinin bordrosunda hangi şirketin yazdığına bakılmaması gerektiğini; fiili çalışma düzeninin, asıl işveren-alt işveren sözleşmesinin, SGK kayıtlarının, ücret ödemelerinin ve işçinin gerçekte kimin organizasyonu içinde çalıştığının birlikte incelenmesinin önemli olduğunu vurgulamaktadır.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK ile Taşeron İşçi Alacakları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde taşeron işçilerin ücretlerinin ödenmemesi, kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacakları ile muvazaalı alt işverenlik uyuşmazlıkları iş davalarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır.
Özellikle taşeron şirketin faaliyetini durdurması, işçinin yıllar içinde farklı taşeron şirketler üzerinden gösterilmesi veya asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumluluğunu reddetmesi hâlinde çalışma dönemlerinin ve hukuki ilişkinin doğru belirlenmesi önemlidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, taşeron işçi alacakları, asıl işveren-alt işveren sorumluluğu, muvazaalı taşeronluk, ücret alacağı, kıdem tazminatı, fazla mesai ve zorunlu arabuluculuk süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Taşeron maaşımı ödemezse asıl işverenden isteyebilir miyim?
Kanuni anlamda asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunuyorsa ücret alacağı bakımından asıl işverenin de birlikte sorumluluğu gündeme gelebilir.
2. Önce taşeron şirkete icra takibi yapmak zorunda mıyım?
Birlikte sorumluluk bulunan hâllerde işçinin mutlaka önce alt işverenden tahsilatı denemesi gerektiği şeklinde genel bir zorunluluk bulunmamaktadır.
3. Taşeron şirket kapandıysa asıl işverene dava açabilir miyim?
Asıl işverenin kanuni sorumluluk şartları bulunuyorsa taşeron şirketin kapanmış olması bu sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
4. Asıl işveren taşerona ödeme yaptığını söylerse ücretimi isteyemez miyim?
Asıl işverenin alt işverene yaptığı ticari ödeme, kanundan doğan işçiye karşı sorumluluğunu tek başına ortadan kaldırmaz.
5. Taşeron değişti ama aynı işyerinde çalışmaya devam ettim. Haklarım sıfırlanır mı?
Taşeron değişikliği tek başına geçmiş çalışmanın yok olduğu anlamına gelmez. Kesintisiz çalışma, işyeri devri ve alt işveren değişikliklerinin niteliği incelenmelidir.
6. Ücret ödenmediği için işten ayrılırsam kıdem tazminatı alabilir miyim?
Ücretin kanuna veya sözleşmeye uygun ödenmemesi haklı fesih sebebi oluşturabilir. Diğer şartlar da bulunuyorsa kıdem tazminatı gündeme gelebilir.
7. Yirmi gün maaş ödenmezse çalışmaktan kaçınabilir miyim?
İş Kanunu m.34’teki koşullar oluşmuşsa işçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Ödeme günü ve mücbir sebep bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
8. Fazla mesai ücretinden asıl işveren de sorumlu olabilir mi?
Kanuni asıl işveren-alt işveren ilişkisi ve diğer koşullar mevcutsa asıl işverenin fazla çalışma alacağından da sorumluluğu gündeme gelebilir.
9. İşçilik alacağı için doğrudan mahkemeye gidebilir miyim?
İşçi alacağı ve tazminatı taleplerinde dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekir.
10. Bordroda taşeron şirket yazması asıl işverene karşı talepte bulunmamı engeller mi?
Hayır. Bordro ve SGK kaydı önemlidir ancak asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı ve sorumluluk kapsamı fiili çalışma düzeniyle birlikte değerlendirilir.
Uzman Hukuki Destek
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Bursa ve Türkiye genelinde hizmet veren FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK, taşeron işçilerin ödenmeyen ücret ve diğer işçilik alacaklarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki destek sunmaktadır.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya, özellikle asıl işveren-alt işveren ilişkisinin tespiti, ödenmeyen maaşların tahsili, muvazaalı taşeronluk, kıdem tazminatı, fazla çalışma alacağı, gerçek ücretin tespiti ve işçilik alacaklarına ilişkin zorunlu arabuluculuk ile dava süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır.
Adres: Mevlana Bulvarı No:221, Yıldırım Kule Plaza, Balgat, Çankaya / Ankara
Hemen Ara: +90 532 769 22 22
Ofis: +90 312 434 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr




