
Ticari Sözleşmede Ödeme Gecikirse Hangi Faiz Talep Edilebilir? 2026 Güncel Rehber
24 Ağustos 2026
Ticari Sözleşmenin Tek Taraflı Feshi Hangi Durumlarda Geçerlidir? 2026 Güncel Rehber
24 Ağustos 2026Ticari sözleşmelerde taraflardan birinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi, teslimatı geciktirmesi, sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi, rekabet yasağını ihlal etmesi, gizlilik yükümlülüğüne aykırı davranması veya sözleşmede öngörülen başka bir borcu ihlal etmesi halinde cezai şart ile tazminatın birlikte talep edilip edilemeyeceği uygulamada en fazla tartışılan konulardan biridir.
Kısa cevap şudur: Evet, belirli şartların gerçekleşmesi halinde cezai şart ile tazminat birlikte talep edilebilir; ancak aynı zarar için otomatik olarak hem cezai şartın hem de zararın tamamının ayrıca tahsil edilmesi mümkün değildir. Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) m.180 uyarınca alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılmış ceza koşulunu talep edebilir. Buna karşılık gerçek zarar cezai şart tutarını aşmışsa, alacaklı kural olarak cezai şartı aşan zararını ayrıca talep edebilir; bunun için borçlunun kusurunu ispat etmesi gerekir. (Mevzuat)
Örneğin sözleşmede ihlal halinde 2.000.000 TL cezai şart kararlaştırılmış, ancak ihlal nedeniyle alacaklının ispatlanabilir toplam zararı 3.500.000 TL olmuşsa, şartları gerçekleştiğinde 2.000.000 TL cezai şartın yanında cezai şartı aşan 1.500.000 TL zarar da talep edilebilir. Ancak bu sonucun ortaya çıkabilmesi için sözleşmenin içeriği, cezai şartın türü, zararın kapsamı, kusur ve illiyet bağı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Cezai Şart Nedir?
Cezai şart veya Türk Borçlar Kanunu’nun terminolojisiyle ceza koşulu, borçlunun sözleşmeden kaynaklanan belirli bir yükümlülüğünü ihlal etmesi halinde alacaklıya ödemeyi önceden kabul ettiği ekonomik yaptırımdır.
Örneğin bir distribütörlük sözleşmesinde:
“Distribütör rekabet yasağını ihlal ederse 2.000.000 TL cezai şart öder.”
hükmü bulunabilir.
Bir inşaat sözleşmesinde:
“Yüklenici işi kararlaştırılan tarihte teslim etmezse gecikilen her gün için 50.000 TL cezai şart öder.”
denilebilir.
Bir gizlilik sözleşmesinde ise:
“Gizli bilgilerin üçüncü kişilere açıklanması halinde her ihlal için 1.000.000 TL cezai şart uygulanır.”
hükmü bulunabilir.
Cezai şartın en önemli özelliklerinden biri, alacaklının cezai şart tutarını talep edebilmesi için kural olarak cezai şart kadar zarar gördüğünü ispatlamak zorunda olmamasıdır.
Zarar Meydana Gelmese Bile Cezai Şart İstenebilir mi?
Evet.
TBK m.180 bu konuda açık bir düzenleme içermektedir. Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa dahi kararlaştırılan cezanın ifasını isteyebilir. (Mevzuat)
Örneğin taraflar rekabet yasağının ihlali halinde 500.000 TL cezai şart kararlaştırmış olabilir.
Borçlu rekabet yasağını ihlal etmiş ancak alacaklı:
“Bu ihlal nedeniyle tam olarak 500.000 TL zarar ettim.”
şeklinde bir zarar hesabı ortaya koyamıyor olabilir.
Bu durum tek başına cezai şart talebini ortadan kaldırmaz.
Zaten cezai şart kurumunun temel amaçlarından biri, sözleşme ihlali gerçekleştiğinde alacaklının her defasında zarar miktarını ayrıntılı biçimde ispatlamak zorunda kalmasını önlemektir.
Cezai Şart ile Tazminat Arasındaki Temel Fark Nedir?
Cezai şart sözleşmede önceden kararlaştırılır. Tazminat ise sözleşmenin ihlal edilmesi sonucunda ortaya çıkan gerçek zararın giderilmesini amaçlar.
Cezai şart bakımından alacaklının zararının bulunması zorunlu değildir.
Tazminat bakımından ise kural olarak zarar, sözleşmeye aykırılık, uygun illiyet bağı ve sorumluluğun diğer şartları önem taşır.
Bu nedenle iki kurum birbirinden farklıdır.
Ancak aynı sözleşme ihlali hem cezai şartın doğmasına hem de cezai şartı aşan gerçek zararın ortaya çıkmasına neden olabilir.
Asıl mesele burada başlamaktadır.
Cezai Şart ile Tazminat Aynı Anda İstenebilir mi?
Belirli koşullarda evet.
TBK m.180’e göre alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa, alacaklı borçlunun kusurunu ispat ederek aşan miktarı talep edebilir. (Mevzuat)
Dolayısıyla sistem genel olarak şu şekilde çalışır:
Cezai şart + cezai şartı aşan zarar = şartları varsa birlikte talep edilebilir.
Örneğin:
Cezai şart: 1.000.000 TL
Gerçek zarar: 1.600.000 TL
ise şartları gerçekleştiğinde alacaklı 1.000.000 TL cezai şart yanında 600.000 TL aşkın zarar talep edebilir.
Burada 1.000.000 TL cezai şart + 1.600.000 TL tazminat şeklinde toplam 2.600.000 TL istenmesi, aynı zararın mükerrer şekilde giderilmesine yol açabilecekse hukuken sorun yaratacaktır.
Aşkın Zarar Nedir?
Aşkın zarar, gerçek zararın cezai şart tutarını aşan bölümüdür.
Örneğin bir şirket sözleşmeye aykırı olarak kritik bir makineyi teslim etmemiş olsun.
Tarafların sözleşmesinde:
Cezai şart: 3 milyon TL
kararlaştırılmıştır.
Ancak alıcı şirket üretimin durması, üçüncü kişilere ödediği sözleşme cezaları ve başka doğrudan ekonomik sonuçlar nedeniyle toplam 5 milyon TL zarar gördüğünü ispatlamaktadır.
Bu durumda cezai şart gerçek zararın tamamını karşılamamaktadır.
Aradaki:
5.000.000 TL – 3.000.000 TL = 2.000.000 TL
aşkın zarar olarak gündeme gelebilir.
TBK m.180 kapsamında alacaklının bu aşan bölümü isteyebilmesi için borçlunun kusurunu da ispat etmesi gerekir. (Mevzuat)
Gerçek Zarar Cezai Şarttan Düşükse Ne Olur?
Cezai şartın önemli avantajlarından biri burada ortaya çıkar.
Örneğin sözleşmede 2 milyon TL cezai şart bulunmaktadır ancak alacaklının fiilen uğradığı zarar yalnızca 500.000 TL’dir.
Kural olarak:
“Zararın 500.000 TL, dolayısıyla cezai şart da 500.000 TL olabilir.”
sonucuna otomatik olarak varılmaz.
TBK m.180 açık biçimde alacaklının hiç zarar görmese dahi cezai şartı isteyebileceğini düzenlemektedir. (Mevzuat)
Bununla birlikte cezai şartın indirilmesi meselesi ayrıca değerlendirilmelidir.
Cezai Şart ile Asıl Borç Birlikte Talep Edilebilir mi?
Bu sorunun cevabı cezai şartın türüne göre değişir.
TBK m.179’a göre sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi için cezai şart kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı kural olarak ya asıl borcun ifasını ya da cezai şartı talep edebilir.
Buna karşılık ceza, borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesi için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmemiş veya ifayı çekincesiz kabul etmemiş olmak şartıyla asıl borç ile cezai şartı birlikte isteyebilir. (Mevzuat)
Dolayısıyla “cezai şart varsa hem borcu hem cezayı her zaman alırım” düşüncesi doğru değildir.
Gecikme Cezası ile Asıl Alacak Birlikte İstenebilir mi?
Çoğu ticari sözleşmede cezai şart gecikmeye bağlanmaktadır.
Örneğin:
“Yüklenici 1 Eylül 2026 tarihinde teslim etmezse gecikilen her gün için 25.000 TL cezai şart öder.”
hükmü bulunabilir.
Bu tür düzenlemeler TBK m.179/2 kapsamında ifaya eklenen cezai şart niteliğinde değerlendirilebilir.
Kanun, borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesine bağlanan cezai şart bakımından şartları mevcutsa asıl borçla cezanın birlikte talep edilmesine imkân vermektedir. (Mevzuat)
Ancak alacaklının cezai şart hakkından feragat etmemiş olması veya geç ifayı çekincesiz kabul etmemesi önemlidir.
Geç Teslimi Kabul Eden Şirket Cezai Şart İsteyebilir mi?
Bu konuda şirketlerin yaptığı önemli hatalardan biri teslimi hiçbir çekince koymadan kabul etmektir.
Örneğin yüklenici tesisi üç ay gecikmeyle teslim etmiş ve iş sahibi teslim tutanağına:
“Herhangi bir hak ve alacağımız kalmamıştır.”
veya benzer kapsamda bir ifade yazmış olabilir.
TBK m.179/2 bakımından ifayı çekincesiz kabul etmek cezai şart talebini riske sokabilir. (Mevzuat)
Bu nedenle geç teslim kabul edilirken:
gecikmeden kaynaklanan cezai şart, tazminat ve diğer hakların saklı tutulduğunun
açıkça belirtilmesi önemlidir.
Sözleşmenin Erken Feshi Halinde Hem Cezai Şart Hem Tazminat İstenebilir mi?
Sözleşme hükmünün nasıl düzenlendiğine bağlıdır.
Örneğin beş yıllık distribütörlük sözleşmesinde:
“Taraflardan biri sözleşmeyi haklı neden olmaksızın süresinden önce feshederse 5 milyon TL cezai şart öder.”
denilmiş olabilir.
Sözleşme haksız biçimde feshedildiğinde cezai şart gündeme gelebilir.
Alacaklının gerçek zararı 8 milyon TL ise TBK m.180 kapsamında cezai şartı aşan 3 milyon TL’lik zarar bakımından ayrıca tazminat talebinin şartları araştırılabilir.
Ancak cezai şartın niteliği ve sözleşmenin diğer hükümleri mutlaka birlikte incelenmelidir.
Rekabet Yasağı İhlalinde Cezai Şart ve Tazminat İstenebilir mi?
Ticari sözleşmelerde bu durum oldukça yaygındır.
Distribütörlük, bayilik, acentelik, ortaklık veya şirket pay devir sözleşmelerinde belirli bir süre ve bölge bakımından rekabet yasağı kararlaştırılabilir.
Örneğin şirketini satan eski ortak:
“Üç yıl boyunca aynı sektörde rakip işletme kurmayacaktır.”
taahhüdünde bulunmuş ve ihlal halinde 10 milyon TL cezai şart kabul etmiş olabilir.
Eski ortak daha sonra doğrudan rakip şirket kurarsa cezai şart talebi gündeme gelebilir.
İhlal nedeniyle alıcının gerçek zararı cezai şartı aşmışsa, TBK m.180’deki şartlar çerçevesinde aşkın zarar da ayrıca talep konusu olabilir.
Gizlilik İhlalinde Cezai Şart ile Tazminat Birlikte İstenebilir mi?
Evet, şartları varsa mümkündür.
Örneğin taraflar gizlilik sözleşmesinde:
“Gizli bilgilerin üçüncü kişilere açıklanması halinde her ihlal için 1 milyon TL cezai şart uygulanır.”
hükmüne yer vermiş olabilir.
Gizli müşteri listesinin rakibe verilmesi sonucunda şirket 4 milyon TL değerinde müşteri kaybetmişse, cezai şartın yanı sıra cezayı aşan zararın TBK m.180 kapsamında talep edilip edilemeyeceği değerlendirilebilir.
Ancak zararın yalnızca ileri sürülmesi yeterli değildir.
Zararın miktarı ve ihlalle arasındaki nedensellik bağının ispatlanması gerekir.
Müşteri Kaybı Tazminat Olarak İstenebilir mi?
Somut ve ispatlanabilir olması halinde değerlendirilebilir.
Örneğin gizlilik veya rekabet yasağının ihlali sonucunda şirketin uzun süredir çalıştığı beş önemli müşterisinin rakibe geçtiği belgelenebiliyorsa ekonomik kayıp hesaplanabilir.
Ancak:
“Rakip şirket kuruldu, kesin çok para kaybettik.”
şeklindeki soyut iddia tek başına yeterli olmayabilir.
Müşteri sözleşmeleri, geçmiş satışlar, faturalar, kârlılık oranları ve ihlal sonrasındaki gelir değişiklikleri bilirkişi tarafından incelenebilir.
Kâr Kaybı Cezai Şartı Aşan Zarar Olarak Talep Edilebilir mi?
Somut olayın özelliklerine göre mümkündür.
Sözleşmenin ihlal edilmemesi halinde elde edilmesi kuvvetle muhtemel olan ancak ihlal nedeniyle elde edilemeyen kazanç, şartları oluşmuşsa zarar hesabında gündeme gelebilir.
Örneğin tedarikçi üretim hattı için gerekli parçaları teslim etmemiş ve fabrika 20 gün üretim yapamamış olabilir.
Şirketin bu nedenle ispatlanabilir 15 milyon TL ekonomik kaybı oluşmuş ve sözleşmedeki cezai şart 5 milyon TL ise aşan zarar bakımından tazminat talebi değerlendirilebilir.
Üçüncü Kişiye Ödenen Cezai Şart Zarar Olarak İstenebilir mi?
Somut şartlara bağlı olarak evet.
Örneğin A şirketi, B şirketinden belirli tarihte ürün teslim alarak C şirketine teslim etmeyi taahhüt etmiş olabilir.
B ürünü zamanında teslim etmez.
Bunun sonucunda A, C’ye 2 milyon TL gecikme cezası öder.
A ile B arasındaki sözleşmede ise 500.000 TL cezai şart bulunmaktadır.
A’nın C’ye ödediği tutarın B’nin sözleşme ihlalinin öngörülebilir ve uygun nedensellik bağı bulunan sonucu olduğu ispatlanabiliyorsa cezai şartı aşan zarar bakımından talep gündeme gelebilir.
Cezai Şart Talep Etmek İçin Borçlunun Kusurunu İspatlamak Gerekir mi?
Cezai şart ile aşkın zarar bakımından ispat yükü aynı değildir.
TBK m.180, cezai şartın zarar olmasa dahi talep edilebileceğini düzenler. Ancak gerçek zarar cezai şartı aşıyorsa aşan bölümün talep edilebilmesi için borçlunun kusurunun alacaklı tarafından ispatlanmasını öngörür. (Mevzuat)
Dolayısıyla dava dilekçesinde cezai şart ile aşkın zarar aynı hukuki gerekçeyle açıklanmamalıdır.
Cezai Şartın Miktarını Taraflar Serbestçe Belirleyebilir mi?
TBK m.182 uyarınca taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilir. Bununla birlikte aynı madde hâkimin aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indireceğini düzenlemektedir. (Mevzuat)
Örneğin 1 milyon TL değerindeki bir sözleşmede tek bir günlük gecikme için 20 milyon TL cezai şart kararlaştırılmış olması halinde cezanın aşırılığı tartışılabilir.
Ancak ticari sözleşmelerde borçlunun tacir olması halinde çok önemli bir istisna bulunmaktadır.
Tacir Cezai Şartın İndirilmesini İsteyebilir mi?
TTK m.22 uyarınca tacir sıfatını taşıyan borçlu, kanunda belirtilen durumlarda aşırı ceza kararlaştırıldığı gerekçesiyle sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez. (LEXPERA)
Bu nedenle iki ticari şirket arasındaki sözleşmede:
“Cezai şart çok yüksek, hâkim zaten indirir.”
şeklindeki yaklaşım son derece risklidir.
Tacirin basiretli hareket etme yükümlülüğü nedeniyle ticari sözleşme imzalanmadan önce cezai şart hükümlerinin ekonomik etkisinin ciddi biçimde hesaplanması gerekir.
Bununla birlikte somut olayda ceza koşulunun ekonomik özgürlüğü ortadan kaldıracak derecede ağır sonuç yaratması, kişilik hakları, ahlak ve kamu düzeni gibi daha temel geçerlilik tartışmaları ayrı bir hukuki inceleme gerektirebilir.
Şirket Müdürü Sözleşmedeki Yüksek Cezai Şarttan Sorumlu Olabilir mi?
Şirket adına son derece ağır bir cezai şart içeren sözleşmenin imzalanması tek başına otomatik olarak müdürün şahsi sorumluluğunu doğurmaz.
Ancak yönetici şirket menfaatlerine açıkça aykırı hareket etmiş, gerekli özeni göstermemiş veya yetkisini kötüye kullanmışsa TTK kapsamındaki yönetici sorumluluğu hükümleri ayrıca gündeme gelebilir.
Örneğin 5 milyon TL değerindeki sözleşmeye makul ekonomik gerekçe bulunmadan 100 milyon TL cezai şart konulması ve yöneticinin bunun sonuçlarını değerlendirmeden sözleşmeyi imzalaması farklı bir sorumluluk tartışması yaratabilir.
Cezai Şart Faturaya Sonradan Yazılabilir mi?
Cezai şartın taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin parçası olması gerekir.
Tarafların daha önce kararlaştırmadığı bir cezai şartın alacaklı tarafından tek taraflı biçimde faturaya:
“Gecikmede %20 ceza uygulanır.”
şeklinde yazılması, bu hükmün otomatik olarak taraflar arasında geçerli bir cezai şart haline geldiği anlamına gelmez.
TTK m.21, faturanın içeriğine sekiz gün içerisinde itiraz edilmemesinin sonuçlarını düzenlemekle birlikte faturaya sözleşmede bulunmayan yeni ve ağır bir borç eklenmesi ayrı değerlendirilmelidir. TTK m.21’in fatura ve teyit mektubuna ilişkin düzenlemesi ticari sözleşmelerde ispat bakımından önem taşımaktadır. (LEXPERA)
Cezai Şart İçin Fatura Düzenlemek Zorunlu mudur?
Cezai şart alacağının doğması ile fatura düzenlenmesi aynı hukuki mesele değildir.
Cezai şartın talep edilebilirliği öncelikle sözleşmedeki hükme, ihlalin gerçekleşmesine ve TBK hükümlerine göre belirlenir.
Vergisel ve muhasebesel olarak belgelendirmenin nasıl yapılacağı ise işlemin niteliğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Cezai Şart İçin İhtar Göndermek Gerekir mi?
Her olayda zorunlu değildir.
Cezai şartın hangi olayla doğacağı sözleşmede açıkça düzenlenmiş olabilir. Örneğin:
“Teslimin 1 Eylül 2026 tarihini geçmesi halinde gecikilen her gün için 20.000 TL cezai şart doğar.”
denilmişse belirli vadeye bağlı ihlal söz konusu olabilir.
Buna karşılık cezai şartın doğması için önce fesih bildirimi, süre verilmesi veya başka bir sözleşmesel prosedür gerekiyorsa bu işlemlerin yerine getirilmesi gerekir.
Bu nedenle cezai şart talep edilmeden önce sözleşmedeki ihbar, cure period, fesih ve uyuşmazlık çözüm hükümleri mutlaka kontrol edilmelidir.
Cezai Şart ile Temerrüt Faizi Birlikte İstenebilir mi?
Bu da sık karşılaşılan bir sorudur.
Cezai şart ile temerrüt faizi farklı hukuki kurumlar olmakla birlikte aynı gecikme nedeniyle birlikte talep edilip edilemeyecekleri, cezai şartın neyi karşılamak üzere düzenlendiğine ve sözleşmenin içeriğine göre değerlendirilmelidir.
Örneğin ticari para borcunun geç ödenmesi halinde hem aylık gecikme cezası hem yüksek temerrüt faizi öngörülmüşse iki hükmün birlikte uygulanabilirliği ve ortaya çıkan toplam ekonomik sonuç ayrıca incelenmelidir.
Dolayısıyla:
“Cezai şart varsa faiz istenemez.”
veya
“Cezai şartla faiz her zaman birlikte istenir.”
şeklindeki iki mutlak yaklaşım da doğru değildir.
Cezai Şart Döviz Olarak Kararlaştırılabilir mi?
Sözleşmenin niteliği ve Türkiye’deki dövizle sözleşme yapma sınırlamaları dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
Tarafların sözleşme bedelini ve cezai şartı EUR veya USD olarak belirlediği uluslararası ticari sözleşmeler bulunabilir.
Ancak Türkiye’de yerleşik kişiler arasındaki bazı sözleşmeler bakımından Türk Parası Kıymetini Koruma mevzuatındaki dövizle sözleşme sınırlamalarının da ayrıca incelenmesi gerekir.
Bu nedenle:
“Cezai şart 100.000 EUR’dur.”
hükmünün geçerliliği yalnızca TBK m.179-182 açısından değil, sözleşmenin türüne göre ilgili döviz mevzuatı bakımından da değerlendirilmelidir.
Cezai Şart Alacağı İçin İcra Takibi Yapılabilir mi?
Muaccel hale gelmiş para alacağı niteliğindeki cezai şart için şartları varsa icra takibi başlatılabilir.
Ancak borçlu:
“İhlal gerçekleşmedi.”
“Cezai şart doğmadı.”
“Benim kusurum yok.”
“Sözleşme feshedildi.”
“Cezai şart hükmü geçersiz.”
gibi itirazlarda bulunabilir.
Böyle bir durumda uyuşmazlık itirazın iptali, itirazın kaldırılması veya alacak davası gibi süreçlere taşınabilir.
Özellikle yüksek tutarlı cezai şart alacaklarında doğrudan takip öncesinde sözleşmenin ayrıntılı hukuki analizi önemlidir.
Cezai Şart ve Tazminat Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?
Uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve ticari dava niteliği taşıması halinde kural olarak asliye ticaret mahkemesi görevli olacaktır.
Örneğin iki şirket arasındaki distribütörlük, bayilik, tedarik, üretim, franchise, yazılım, lojistik, EPC veya hizmet sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart ve tazminat uyuşmazlıkları ticari dava niteliği taşıyabilir.
Ancak sözleşmenin tarafları ve hukuki niteliği görevli mahkemenin belirlenmesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Dava Açmadan Önce Arabuluculuk Zorunlu mudur?
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde TTK m.5/A kapsamında dava şartı arabuluculuk gündeme gelir.
Dolayısıyla:
“5 milyon TL cezai şart ve 3 milyon TL aşkın zarar tazminatı istiyorum.”
şeklindeki ticari para taleplerinde dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin tamamlanması gerekebilir.
Arabuluculuk uygulamasına ilişkin resmî bilgilere Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı üzerinden ulaşılabilir.
Cezai Şart ve Tazminat Davasında Neler İspatlanmalıdır?
Cezai şart bakımından öncelikle geçerli bir sözleşme hükmünün bulunduğu ve cezai şartın bağlandığı sözleşme ihlalinin gerçekleştiği ortaya konulmalıdır.
Aşkın zarar talep ediliyorsa ayrıca gerçek zararın cezai şartı aştığı, aşan zararın miktarı, sözleşme ihlaliyle zarar arasındaki uygun nedensellik bağı ve TBK m.180 kapsamında borçlunun kusuru ispatlanmalıdır. (Mevzuat)
Bu nedenle cezai şart ile aşkın zarar talebinin ispat yapıları birbirinden farklıdır.
Hangi Belgeler Delil Olarak Kullanılabilir?
Ticari sözleşmenin kendisi başta olmak üzere ek protokoller, sipariş formları, teslim tutanakları, faturalar, e-faturalar, banka kayıtları, KEP yazışmaları, noter ihtarnameleri, e-postalar, WhatsApp yazışmaları, ticari defterler, ERP kayıtları ve üçüncü kişilerle yapılan sözleşmeler uyuşmazlığın niteliğine göre delil olarak önem taşıyabilir.
Özellikle aşkın zarar talebinde yalnızca ihlalin değil zararın parasal büyüklüğünün de belgelenmesi gerekir.
Cezai Şart ve Tazminat İçin Bilirkişi İncelemesi Yapılır mı?
Yüksek tutarlı ticari uyuşmazlıklarda bilirkişi incelemesi sıkça gündeme gelir.
Örneğin üretimin durması nedeniyle oluşan kâr kaybı, kaybedilen müşteri portföyü, üçüncü kişilere ödenen cezalar veya sözleşme ihlali nedeniyle ortaya çıkan finansman maliyetlerinin hesaplanması teknik inceleme gerektirebilir.
Ancak bilirkişinin hukuki değerlendirme yapması değil, mahkemenin belirlediği çerçevede teknik ve mali hesaplama yapması esastır.
Sözleşmede “Cezai Şart Dışında Her Türlü Zarar Ayrıca Talep Edilir” Yazıyorsa Ne Olur?
Bu tür hükümler özellikle kurumsal ticari sözleşmelerde sıkça görülmektedir.
Örneğin:
“Cezai şartın ödenmesi, alacaklının cezai şartı aşan zarar ve diğer kanuni haklarını talep etmesine engel değildir.”
şeklinde hüküm konulabilir.
Bu düzenleme tarafların iradesinin yorumlanması bakımından son derece yararlıdır.
Ancak bu hüküm bulunmasa bile TBK m.180, kanundaki şartlar gerçekleştiğinde cezai şartı aşan zararın talep edilmesine imkân tanımaktadır. (Mevzuat)
Sözleşmede “Cezai Şart Tek ve Nihai Tazminattır” Yazıyorsa Ne Olur?
Bu durumda sözleşme yorumu çok daha kritik hale gelir.
Taraflar cezai şartı ihlal halinde ödenecek tek ve nihai ekonomik karşılık olarak düzenlemiş olabilir.
Özellikle uluslararası ticari sözleşmelerde “sole and exclusive remedy”, “liquidated damages” veya sorumluluk sınırlaması hükümleri bulunabilir.
Bu durumda cezai şartın yanında ayrıca tazminat istenip istenemeyeceği, sözleşmenin tamamı, uygulanacak hukuk, emredici hükümler ve sorumluluk sınırlamalarının geçerliliği dikkate alınarak belirlenmelidir.
2026 Yılında Ticari Sözleşmelerde Cezai Şart Açısından Ne Değişti?
2026 yılı itibarıyla TBK m.179, m.180 ve m.182 ile TTK m.22 cezai şart uyuşmazlıklarının temel mevzuat hükümleri olmaya devam etmektedir. TBK m.179 cezanın asıl ifayla ilişkisini, m.180 ceza ile zarar arasındaki ilişkiyi, m.182 ise cezanın miktarı ve indirilmesini düzenlemektedir. (Mevzuat)
Tacirler açısından ise TTK m.22’nin özel önemi devam etmektedir. Buna göre tacir sıfatını taşıyan borçlu, hükmün kapsamındaki durumlarda aşırı ceza kararlaştırıldığı gerekçesiyle sözleşme cezasının indirilmesini talep edemez. (LEXPERA)
Dolayısıyla 2026 yılında şirketlerin sözleşme hazırlarken cezai şart tutarını gelişigüzel belirlemesi ciddi risk taşımaktadır.
Ticari Sözleşmede Cezai Şart Maddesi Nasıl Hazırlanmalı?
İyi hazırlanmış bir cezai şart maddesinde yalnızca:
“İhlal halinde 1 milyon TL ceza ödenir.”
yazılması çoğu zaman yeterli değildir.
Hangi yükümlülüğün ihlalinin cezai şartı doğuracağı, cezanın bir defalık mı yoksa her ihlal için mi uygulanacağı, gecikme cezasının günlük mı aylık mı hesaplanacağı, bir üst sınır bulunup bulunmadığı, cezai şartın asıl ifaya ek olarak istenip istenemeyeceği, cezai şartı aşan zararların saklı olup olmadığı ve fesih halinde cezai şartın akıbeti mümkün olduğunca açık düzenlenmelidir.
Bu ayrıntılar dava çıktığında milyonlarca liralık fark yaratabilir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’da Ticari Sözleşme Uyuşmazlıkları
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde şirketler arasındaki tedarik, distribütörlük, bayilik, hizmet, üretim, lojistik, teknoloji, yazılım, inşaat ve diğer ticari sözleşmelerde cezai şart hükümleri yoğun biçimde kullanılmaktadır.
Bursa’daki üretim sözleşmesinde gecikme cezası, Mersin’deki lojistik sözleşmesinde teslim yükümlülüğü, İzmir’deki ihracat ilişkisinde münhasırlık ihlali, İstanbul’daki distribütörlük sözleşmesinde rekabet yasağı, Ankara’daki teknoloji veya hizmet sözleşmesinde gizlilik ihlali uyuşmazlığın merkezinde olabilir.
Her durumda cezai şartın hangi ihlale bağlandığı ve hangi zararı güvence altına aldığı öncelikle belirlenmelidir.
Cezai Şart ile Tazminat Talep Ederken En Sık Yapılan Hatalar
Uygulamadaki en önemli hatalardan biri cezai şart ile gerçek zararın tamamını üst üste ekleyerek talep etmektir. İkinci önemli hata, aşkın zarar bakımından kusur ve zarar ispatının ayrıca gerektiğinin gözden kaçırılmasıdır. Üçüncü hata ise geç ifanın çekincesiz kabul edilmesi nedeniyle TBK m.179/2 kapsamındaki cezai şart hakkının riske atılmasıdır.
Bir diğer önemli hata, tacir olan borçlunun cezai şartın mutlaka mahkeme tarafından indirileceğini varsaymasıdır. TTK m.22 bu konuda tacirler bakımından son derece önemli bir sınırlama içermektedir. (LEXPERA)
Cezai Şart ve Tazminat Talebi İçin İzlenecek Hukuki Yol
Öncelikle sözleşmedeki cezai şart hükmü ayrıntılı biçimde incelenmelidir. Ardından cezai şartın hangi ihlale bağlandığı, ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediği ve cezanın muaccel olup olmadığı belirlenmelidir.
Gerçek zarar cezai şarttan yüksekse zarar kalemleri tek tek belgelenmeli; özellikle kaybedilen kâr, üçüncü kişilere yapılan ödemeler, ek finansman maliyetleri ve diğer ekonomik zararların sözleşme ihlaliyle bağlantısı ortaya konulmalıdır.
Para alacağı niteliğindeki ticari taleplerde dava şartı arabuluculuk tamamlandıktan sonra şartları varsa cezai şart ve cezai şartı aşan zararın tahsili için ticari alacak ve tazminat davası gündeme gelebilir.
Buradaki temel formül şu şekilde özetlenebilir:
Cezai şart gerçek zarardan yüksekse kural olarak cezai şart; gerçek zarar cezai şartı aşıyorsa TBK m.180 şartları altında cezai şart ile aşan zarar birlikte gündeme gelebilir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK Açısından Cezai Şart ve Tazminat Uyuşmazlıkları
Ticari sözleşmelerde cezai şart uyuşmazlıklarının yalnızca sözleşmedeki rakama bakılarak değerlendirilmesi yeterli değildir. FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK tarafından bu tür uyuşmazlıklarda cezai şartın türünün, sözleşme ihlalinin niteliğinin, TBK m.179 ve m.180 kapsamındaki seçimlik ve ek hakların, gerçek zararın, kusurun ve TTK m.22’nin birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Özellikle distribütörlük, bayilik, tedarik, üretim, hizmet, yazılım, gizlilik, rekabet yasağı ve uzun süreli ticari iş birliği sözleşmelerinde yanlış hazırlanmış tek bir cezai şart maddesi taraflardan biri açısından ciddi ekonomik sonuçlar doğurabilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından da ticari sözleşme uyuşmazlıklarında “cezai şart var mı?” sorusunun tek başına yeterli olmadığı; cezai şartın hangi ihlal için, hangi hukuki türde ve gerçek zararla nasıl ilişkilendirilerek düzenlendiğinin incelenmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. Cezai şart ile tazminat aynı anda istenebilir mi?
Evet. Gerçek zarar cezai şartı aşıyorsa TBK m.180 kapsamında ve gerekli şartların gerçekleşmesi halinde cezai şartın yanında aşan zarar da talep edilebilir. Aşan bölüm bakımından borçlunun kusurunun ispatlanması gerekir. (Mevzuat)
2. Hiç zarar oluşmadıysa cezai şart istenebilir mi?
Evet. TBK m.180 açıkça alacaklının hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılmış cezanın ifasını isteyebileceğini düzenlemektedir. (Mevzuat)
3. Cezai şart 1 milyon TL, zarar 3 milyon TL ise ne kadar istenebilir?
Şartları gerçekleşmişse 1 milyon TL cezai şart ile bunu aşan 2 milyon TL zarar talep edilebilir. Aşkın zarar bakımından zarar, nedensellik ve TBK m.180’in öngördüğü kusur şartı ispatlanmalıdır.
4. Cezai şart 2 milyon TL, gerçek zarar 500.000 TL ise yalnızca 500.000 TL mi istenir?
Kural olarak hayır. Cezai şart zarar bulunmasa dahi talep edilebildiğinden gerçek zararın daha düşük olması tek başına cezai şartı gerçek zarar seviyesine indirmez. Ceza koşulunun indirilmesine ilişkin hükümler ayrıca değerlendirilir.
5. Tacir cezai şartın çok yüksek olduğunu söyleyerek indirim isteyebilir mi?
TTK m.22 kapsamındaki tacir borçlu, hükümde belirtilen durumlarda aşırı sözleşme cezasının indirilmesini talep edemez. Bu nedenle ticari sözleşmelerde cezai şart tutarı imza öncesinde dikkatle değerlendirilmelidir. (LEXPERA)
6. Gecikme halinde hem sözleşmenin ifası hem cezai şart istenebilir mi?
TBK m.179/2 kapsamında borcun belirlenen zamanda veya yerde ifa edilmemesine bağlanan cezada, alacaklı hakkından feragat etmemiş veya ifayı çekincesiz kabul etmemişse asıl borç ile cezai şartı birlikte talep edebilir. (Mevzuat)
7. Geç teslimi kabul edersem cezai şart hakkımı kaybeder miyim?
Çekincesiz kabul TBK m.179/2 kapsamındaki cezai şart hakkı bakımından risk yaratabilir. Bu nedenle teslim sırasında cezai şart ve tazminat haklarının açıkça saklı tutulması önemlidir.
8. Cezai şart ile temerrüt faizi birlikte istenebilir mi?
Otomatik bir cevap yoktur. Cezai şartın hangi yükümlülüğe bağlandığı, temerrüt faizinin hangi borca ilişkin olduğu ve sözleşmenin düzenleniş biçimi birlikte incelenmelidir.
9. Cezai şart alacağı için icra takibi yapılabilir mi?
Muaccel para alacağı niteliğindeki cezai şart için şartları mevcutsa icra takibi başlatılabilir. Borçlunun itirazı halinde uyuşmazlık mahkemeye taşınabilir.
10. Cezai şart ve tazminat davası hangi mahkemede açılır?
Uyuşmazlık ticari dava niteliğindeyse kural olarak asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Para alacağı ve tazminat talepleri bakımından dava şartı arabuluculuk hükümleri de dikkate alınmalıdır.
Uzman Hukuki Destek
Ticari sözleşmenizde cezai şart bulunuyorsa, karşı taraf sözleşmeyi ihlal etmişse, teslim gecikmişse, sözleşme haksız şekilde feshedilmişse, rekabet veya gizlilik yükümlülüğü ihlal edilmişse ya da uğradığınız gerçek zarar sözleşmedeki cezai şart tutarından daha yüksekse cezai şart ile tazminat taleplerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi önemlidir.
Hak kaybı yaşamamak için uzman desteği şarttır. Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Türkiye genelinde hizmet veren ticaret ve sözleşmeler hukuku alanında uzman avukat ile çalışarak haklarınızı güvence altına alabilirsiniz. Ticari sözleşmelerde cezai şart, aşkın zarar, sözleşmenin ihlali, gecikme cezası, haksız fesih, rekabet yasağı, gizlilik ihlali, ticari alacak ve tazminat uyuşmazlıklarında FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK olarak profesyonel hukuki destek sunuyoruz.
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
Cezai şartın temel hükümleri bakımından TBK m.179-182 düzenlemeleri, tacirler bakımından ise TTK m.22 özellikle önem taşımaktadır. (Mevzuat)
Bu makale genel bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir hak kaybına uğramamak adına kendi özel durumunuz için avukatınıza danışmanızı tavsiye ederiz.




