
Şirket Ortağının Payının Gerçek Değerinin Tespiti İçin Dava Açılabilir mi? 2026 Güncel Rehber
24 Ağustos 2026
Ticari Sözleşmede Cezai Şart ile Tazminat Birlikte Talep Edilebilir mi? 2026 Güncel Rehber
24 Ağustos 2026Ticari sözleşmelerde mal teslim edilmiş, hizmet eksiksiz yerine getirilmiş veya fatura düzenlenmiş olmasına rağmen ödeme yapılmıyorsa alacaklı şirketin yalnızca ana parayı değil, şartları oluşmuşsa temerrüt faizini de talep etmesi mümkündür. Ancak ticari alacaklarda hangi faiz oranının uygulanacağı; sözleşmede faiz hükmü bulunup bulunmadığına, tarafların tacir olup olmadığına, borcun ticari işten kaynaklanıp kaynaklanmadığına, mal veya hizmet tedariki söz konusu olup olmadığına, borcun Türk lirası veya yabancı para üzerinden kararlaştırılmasına ve temerrüdün hangi tarihte başladığına göre değişmektedir.
2026 yılı bakımından özellikle iki oran birbirine karıştırılmamalıdır. Genel ticari işlerde şartları varsa TCMB kısa vadeli avans faiz oranı gündeme gelebilirken, TTK m.1530 kapsamındaki ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikinde geç ödemeler için özel bir faiz sistemi bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından 2026 yılı için TTK m.1530/7 kapsamında belirlenen özel temerrüt faizi yıllık %43, alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarı ise 2.020 TL’dir. Bu oran 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerlidir. (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası)
Bu nedenle “Ticari faturam ödenmedi, yüzde kaç faiz isteyebilirim?” sorusunun cevabı yalnızca tek bir faiz oranı verilerek açıklanamaz. Öncelikle sözleşme, ticari ilişkinin niteliği ve temerrüt tarihi birlikte incelenmelidir.
Ticari Sözleşmede Ödeme Gecikmesi Ne Anlama Gelir?
Bir ticari sözleşmede taraflardan birinin ödeme borcunu kararlaştırılan tarihte yerine getirmemesi borçlunun temerrüdünü gündeme getirebilir.
Örneğin bir şirket başka bir şirkete 5 milyon TL değerinde makine satmış ve sözleşmede:
“Satış bedeli 1 Temmuz 2026 tarihinde ödenecektir.”
hükmüne yer verilmiş olabilir.
Alıcı ödeme gününde borcunu yerine getirmezse temerrüt ve buna bağlı faiz sonuçları ortaya çıkabilir.
Ancak her ticari uyuşmazlıkta temerrüdün aynı şekilde başladığı düşünülmemelidir. Özellikle ödeme tarihinin sözleşmede açıkça belirlenip belirlenmediği önemlidir.
Ticari Sözleşmede Faiz Oranı Kararlaştırılmışsa Hangi Faiz Uygulanır?
İlk bakılması gereken yer sözleşmedir.
Taraflar ticari sözleşmede gecikme halinde uygulanacak temerrüt faizini kararlaştırmış olabilir.
Örneğin sözleşmede:
“Ödeme tarihinde yapılmayan borçlara yıllık %40 temerrüt faizi uygulanır.”
hükmü bulunabilir.
Bu durumda kural olarak öncelikle tarafların sözleşmesel düzenlemesi değerlendirilir.
Tacirler arasında sözleşme serbestisi geniş olmakla birlikte faiz hükümlerinin her durumda sınırsız olduğu düşünülmemelidir. Uygulanması gereken emredici hükümler, özel kanun düzenlemeleri, TTK m.1530 gibi özel hükümler ve somut sözleşmenin niteliği ayrıca dikkate alınmalıdır.
Sözleşmede Faiz Yazmıyorsa Faiz Talep Edilebilir mi?
Evet.
Sözleşmede:
“Ödeme gecikirse faiz uygulanacaktır.”
şeklinde bir hükmün bulunmaması, alacaklının her durumda faiz talep edemeyeceği anlamına gelmez.
Borçlu temerrüde düşmüşse kanundan kaynaklanan temerrüt faizi gündeme gelebilir.
Hangi oranın uygulanacağı ise borcun niteliğine göre belirlenir.
Özellikle ticari işlerde 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun ile TTK hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Kanuni Faiz ile Temerrüt Faizi Aynı Şey midir?
Hayır.
Bu kavramlar uygulamada sıkça birbirine karıştırılmaktadır.
Kanuni faiz, faiz ödenmesi gereken ancak oranının taraflarca belirlenmediği bazı durumlarda uygulanan yasal faizdir. Temerrüt faizi ise para borcunun zamanında ödenmemesinin hukuki sonucudur.
3095 sayılı Kanun kapsamında kanuni faiz oranı, 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren yıllık %24 olarak uygulanmaktadır. (LEXPERA)
Ancak ticari alacak söz konusu olduğunda:
“Kanuni faiz %24, o halde her ticari alacakta %24 uygulanır.”
sonucuna varılması doğru değildir.
Ticari işlerde daha yüksek oranların uygulanmasını sağlayan özel hükümler bulunabilir.
Ticari İşlerde Avans Faizi Talep Edilebilir mi?
Şartları oluştuğunda evet.
3095 sayılı Kanun’un ticari işlere ilişkin sistemi kapsamında, uygulanması gereken temerrüt faizi TCMB’nin kısa vadeli avans işlemlerinde uyguladığı faiz oranına göre belirlenebilmektedir.
TCMB’nin güncel tablosuna göre avans işlemlerinde uygulanan faiz oranı 17 Eylül 2025 tarihinden itibaren yıllık %42,25 olarak belirlenmiştir ve Ağustos 2026 itibarıyla TCMB’nin yayımladığı tabloda daha sonraki bir değişiklik görünmemektedir. (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası)
Güncel oranların kontrolü için TCMB Reeskont ve Avans Faiz Oranları sayfası kullanılabilir.
Dolayısıyla 2026 yılında bir ticari alacak davasında faiz talep edilirken, somut borcun genel ticari temerrüt faizi sistemine mi yoksa TTK m.1530’daki özel mal ve hizmet tedariki sistemine mi tabi olduğu mutlaka belirlenmelidir.
2026’da Ticari Mal ve Hizmet Tedarikinde Temerrüt Faizi Yüzde Kaç?
2026 yılındaki en önemli güncel oranlardan biri budur.
TCMB tarafından TTK m.1530/7 kapsamında yayımlanan düzenlemeye göre, mal ve hizmet tedarikinde alacaklıya yapılan geç ödemelerde sözleşmede temerrüt faizi öngörülmemişse veya ilgili sözleşme hükmü geçersizse uygulanacak yıllık faiz oranı %43,00 olarak belirlenmiştir.
Aynı düzenlemeyle alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarı 2.020 TL olmuştur. (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası)
2025 yılında bu özel temerrüt faiz oranı %53,25 iken 2026 yılı için %43’e indirilmiştir. (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası)
Bu, 2026 yılında ticari alacakların tahsilinde özellikle dikkat edilmesi gereken güncel değişikliklerden biridir.
TTK 1530 Hangi Ticari Alacaklara Uygulanır?
TTK m.1530’un özel sistemi her para alacağına uygulanmaz.
Hüküm özellikle ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerdeki geç ödemeleri düzenlemektedir.
Kanuna göre alacaklı kendi tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı haller dışında, sözleşmede belirlenen tarihte veya ödeme süresinde borcunu ödemezse ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşebilir. (Muğla Ticaret Müdürlüğü)
Örneğin şirketler arasındaki mal satışı, üretim, tedarik veya hizmet ilişkileri bu hükmün uygulama alanına girebilir.
Ancak şirket ortaklığından kaynaklanan bütün alacaklar, kredi ilişkileri veya her türlü ticari para borcu otomatik olarak TTK m.1530 kapsamına girmez.
TTK 1530 Kapsamında İhtar Çekmek Gerekir mi?
Her durumda gerekmez.
TTK m.1530/2’ye göre ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikinde alacaklı edimini yerine getirmiş ve sözleşmede belirlenen ödeme tarihinde borç ödenmemişse, kanundaki diğer şartların da bulunması halinde borçlu ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. (Muğla Ticaret Müdürlüğü)
Bu son derece önemli bir düzenlemedir.
Örneğin sözleşmede ödeme tarihi açıkça:
15 Haziran 2026
olarak belirlenmişse ve TTK m.1530’un şartları mevcutsa, borçlunun temerrüdü için ayrıca:
“Ödemeyi yapmazsanız temerrüde düşeceksiniz.”
şeklinde noter ihtarı gönderilmesi gerekmeyebilir.
Bununla birlikte ihtarname gönderilmesi, alacağın talep edildiğinin belgelenmesi ve ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklarda ispat bakımından yararlı olabilir.
Ödeme Tarihi Sözleşmede Yazmıyorsa Temerrüt Ne Zaman Başlar?
TTK m.1530 bu konuda da özel düzenleme içermektedir.
Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse, kanundaki şartlar çerçevesinde borçlu kural olarak faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınmasını takip eden 30 günlük sürenin sonunda ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşebilir. (Muğla Ticaret Müdürlüğü)
Faturanın alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden 30 günlük süre önem kazanabilir.
Fatura mal veya hizmetten önce alınmışsa süre mal veya hizmetin teslim tarihinden itibaren işlemeye başlayabilir.
Bu nedenle ticari alacaklarda yalnızca faturanın düzenlenme tarihine bakılarak faiz başlangıcı belirlenmemelidir.
Fatura Kesildiği Gün Faiz Başlar mı?
Her zaman hayır.
Faturanın düzenlenmiş olması ile borçlunun temerrüde düşmesi aynı hukuki olay değildir.
Örneğin 1 Ağustos’ta fatura kesilmiş ancak sözleşmede:
“Fatura tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ödeme yapılacaktır.”
denilmişse ödeme süresinin dikkate alınması gerekir.
Bu nedenle ticari alacaklarda faiz hesabından önce:
fatura tarihi, teslim tarihi, faturanın karşı tarafa ulaştığı tarih, sözleşmedeki vade ve varsa kabul/gözden geçirme prosedürü birlikte incelenmelidir.
TTK 1530’a Göre Ödeme Süresi En Fazla Kaç Gün Olabilir?
TTK m.1530/5’e göre sözleşmedeki ödeme süresi kural olarak faturanın veya eş değer ödeme talebinin, mal veya hizmetin alınması ya da kabul/gözden geçirme işleminin tamamlanmasından itibaren en fazla 60 gün olabilir.
Alacaklı aleyhine ağır haksızlık yaratmamak ve açıkça anlaşmak şartıyla tarafların bazı durumlarda daha uzun süre belirlemesi mümkündür.
Ancak alacaklının KOBİ veya tarımsal/hayvansal üretici olduğu ya da borçlunun büyük ölçekli işletme olduğu kanunda belirtilen durumlarda ödeme süresi 60 günü aşamaz. (Muğla Ticaret Müdürlüğü)
Bu düzenleme özellikle büyük şirketlerin küçük tedarikçilere:
“Ödemeyi 180 gün sonra yapacağız.”
şeklinde şart dayatmasının önlenmesi bakımından önem taşır.
“Gecikme Faizi Ödenmez” Maddesi Geçerli midir?
Her durumda değil.
TTK m.1530/6 uyarınca ticari mal ve hizmet tedarikinde gecikme faizi ödenmeyeceğini veya alacaklı açısından ağır derecede haksız sayılabilecek kadar düşük faiz uygulanacağını öngören sözleşme hükümleri geçersiz olabilir.
Aynı şekilde geç ödeme nedeniyle doğacak zarardan borçlunun sorumlu olmayacağını veya sorumluluğun ağır şekilde sınırlandırılmasını öngören hükümler de kanundaki şartlarda geçersizdir. (Muğla Ticaret Müdürlüğü)
Bu durumda TTK m.1530/7 kapsamındaki özel faiz sistemi devreye girebilir.
2026 için bu oran yıllık %43’tür. (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası)
2026’da Yüzde 43 Faiz Her Ticari Borca Uygulanır mı?
Hayır. Bu önemli bir ayrımdır.
%43 oranı, TTK m.1530/7 kapsamında ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikinde, sözleşmede geçerli bir faiz oranının belirlenmediği veya ilgili hükmün geçersiz olduğu haller için belirlenen özel orandır. (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası)
Dolayısıyla:
“İki şirket arasındaki her borca 2026’da %43 faiz uygulanır.”
şeklindeki ifade hukuken doğru değildir.
Örneğin pay devir bedeli, şirket ortağının cari hesap alacağı veya farklı bir ticari para borcu başka faiz hükümlerine tabi olabilir.
Yüzde 43 ile Yüzde 42,25 Arasındaki Fark Nedir?
2026 uygulamasında en fazla karıştırılabilecek konu budur.
Ağustos 2026 itibarıyla TCMB’nin kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı faiz oranı %42,25’tir. Bu oran genel ticari işlerde 3095 sayılı Kanun kapsamında önem taşıyabilir. (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası)
Buna karşılık TTK m.1530/7 kapsamında mal ve hizmet tedarikinde geç ödemeler için TCMB’nin 2026 yılına özel belirlediği oran %43’tür. (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası)
Dolayısıyla alacaklı:
“Hangisi daha yüksekse onu isterim.”
şeklinde serbestçe seçim yapamaz.
Alacağın hukuki niteliği hangi faiz rejiminin uygulanacağını belirler.
2026’da Kanuni Faiz Oranı Kaçtır?
3095 sayılı Kanun’un 1. maddesinde öngörülen kanuni faiz oranı, 1 Haziran 2024’ten itibaren yıllık %24 olarak uygulanmaktadır. Ağustos 2026 itibarıyla bu oran bakımından daha sonraki bir değişiklik yürürlüğe girmiş değildir. (LEXPERA)
Ancak tekrar belirtmek gerekir ki ticari uyuşmazlıkta kanuni faiz oranının %24 olması, her ticari alacakta %24 faiz uygulanacağı anlamına gelmez.
Ticari Sözleşmede Yüksek Temerrüt Faizi Kararlaştırılabilir mi?
Tacirler arasındaki sözleşmelerde faiz konusunda sözleşme özgürlüğü geniştir. Ancak sınırsız değildir.
Özellikle sözleşmenin niteliği, tarafların tacir olup olmadığı, özel kanun hükümleri ve emredici düzenlemeler değerlendirilmelidir.
Ayrıca fahiş nitelikteki sözleşme hükümlerinin geçerliliği somut olayın özelliklerine göre Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde tartışma konusu olabilir.
Bu nedenle:
“Tacirler istediği kadar faiz yazabilir.”
şeklindeki mutlak ifade doğru değildir.
Aylık Yüzde 5 Gecikme Faizi Yazıyorsa Yıllık Yüzde 60 mı Talep Edilir?
Sözleşmede aylık faiz oranı bulunuyorsa öncelikle sözleşme hükmünün tam olarak nasıl düzenlendiği incelenmelidir.
“Aylık %5 gecikme faizi” hükmünün yıllık ekonomik etkisi son derece yüksek olabilir.
Ayrıca faiz hesabının basit mi bileşik mi yapılacağı ayrı bir meseledir.
Bu nedenle aylık oranı doğrudan 12 ile çarparak icra takibine koymadan önce sözleşme hükmünün hukuki geçerliliği ve faiz hesabının yöntemi kontrol edilmelidir.
Ticari İşlerde Bileşik Faiz Talep Edilebilir mi?
Kural olarak faiz üzerine tekrar faiz yürütülmesi serbest değildir.
TTK m.8 belirli ticari ilişkiler bakımından bileşik faize sınırlı istisnalar tanımaktadır. Bu nedenle tarafların her ticari sözleşmeye:
“Ödenmeyen faiz ana paraya eklenerek yeniden faiz işletilir.”
hükmü koymasının otomatik olarak geçerli olduğu düşünülmemelidir.
Bileşik faiz konusu özellikle uzun vadeli yüksek tutarlı ticari alacaklarda ciddi parasal fark yaratabileceğinden ayrıca incelenmelidir.
Döviz Borcunda Hangi Temerrüt Faizi Uygulanır?
Döviz üzerinden kararlaştırılan borçlarda ayrı bir faiz sistemi gündeme gelebilir.
3095 sayılı Kanun m.4/a uyarınca sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde ilgili yabancı para için Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı dikkate alınabilir.
Bu nedenle USD veya EUR cinsinden ticari alacaklarda doğrudan TL için geçerli %24, %42,25 veya %43 oranının uygulanacağı varsayılmamalıdır.
Kur Farkı ile Temerrüt Faizi Birlikte İstenebilir mi?
Döviz alacaklarında ana para, kur ve faiz ilişkisi dikkatle değerlendirilmelidir.
Alacak aynen yabancı para üzerinden talep ediliyorsa faiz rejimi buna göre belirlenir. TL karşılığının talep edildiği durumlarda ise hangi tarihteki kurun uygulanacağı ve faiz hesabının hangi para birimi üzerinden yapılacağı ayrıca önem kazanır.
Bu nedenle döviz alacaklarında yanlış faiz talebi, özellikle yüksek meblağlı davalarda ciddi hesap farkı yaratabilir.
Çek veya Senette Hangi Faiz Talep Edilir?
Çek, bono ve poliçeden kaynaklanan alacaklarda kambiyo senetlerine ilişkin özel hükümler gündeme gelir.
Alacağın dayanağı yalnızca temel ticari sözleşme değil aynı zamanda kambiyo senediyse faiz başlangıcı ve oranı bakımından senedin türü, vade tarihi ve takip yolu dikkate alınmalıdır.
Bu nedenle:
“Faturanın faizi neyse çekin faizi de aynıdır.”
şeklinde otomatik bir yaklaşım doğru değildir.
Cari Hesap Alacağında Hangi Faiz Uygulanır?
Şirketler arasındaki sürekli ticari ilişkilerde alacaklar çoğu zaman cari hesap üzerinden takip edilmektedir.
Ancak muhasebede bir hesabın “cari hesap” olarak adlandırılması, hukuken mutlaka TTK anlamında cari hesap sözleşmesi bulunduğu anlamına gelmez.
Taraflar arasındaki sözleşme, faturalar, mutabakatlar, ödeme geçmişi ve cari hesap ilişkisinin hukuki niteliği incelenerek uygulanacak faiz belirlenmelidir.
Fatura Alacağında Faiz Ne Zaman Başlar?
Fatura tek başına her durumda faiz başlangıç tarihini belirlemez.
Ödeme tarihi sözleşmede açıkça belirlenmişse bu tarih önemlidir. TTK m.1530 kapsamındaki mal ve hizmet tedarikinde ise kanunda düzenlenen otomatik temerrüt süreleri uygulanabilir.
Ödeme tarihi belirlenmemişse faturanın alınmasından sonraki 30 günlük süre TTK m.1530 kapsamında önem kazanabilir. (Muğla Ticaret Müdürlüğü)
Bu nedenle dava veya icra takibinde:
“Fatura tarihi itibarıyla faiz”
talep edilmeden önce temerrüt başlangıcının doğru belirlenmesi gerekir.
Kısmi Ödeme Yapılırsa Faiz Nasıl Hesaplanır?
Borçlu ana paranın bir bölümünü ödemiş olabilir.
Örneğin 10 milyon TL borcun 4 milyon TL’si gecikmeli olarak ödenmiş, kalan 6 milyon TL hiç ödenmemiş olabilir.
Bu durumda ödeme tarihi, ödemenin hangi borca mahsup edildiği, işlemiş faiz ve kalan ana para ayrı ayrı hesaplanmalıdır.
Özellikle uzun süreli ticari ilişkilerde birden fazla faturaya yapılan toplu ödemelerde hangi ödemenin hangi faturayı kapattığı ciddi uyuşmazlık yaratabilir.
Temerrüt Faizi Ana Parayı Geçebilir mi?
Uzun süren yüksek tutarlı ticari uyuşmazlıklarda işlemiş faiz ana paraya yaklaşabilir veya belirli koşullarda onu aşabilir.
Örneğin milyonlarca liralık bir alacağın birkaç yıl ödenmemesi ve yüksek ticari faiz oranlarının uygulanması halinde faiz miktarı son derece yüksek seviyelere ulaşabilir.
Bu nedenle ticari alacakların tahsilinde gecikmek yalnızca zamanaşımı bakımından değil, şirketin finansal yapısı ve tahsil kabiliyeti açısından da risklidir.
Ticari Alacak İçin İcra Takibi Başlatılabilir mi?
Muaccel ticari alacak ödenmiyorsa şartları varsa icra takibi başlatılabilir.
Alacağın dayanağına göre ilamsız takip veya kambiyo senetlerine özgü takip gibi farklı yollar gündeme gelebilir.
Takip talebinde ana para yanında uygun hukuki dayanakla işlemiş faiz ve takip tarihinden sonraki faiz de talep edilebilir.
Ancak yanlış faiz türünün veya yanlış başlangıç tarihinin yazılması itiraz ve dava sürecinde sorun yaratabilir.
Ticari Alacak Davasından Önce Arabuluculuk Zorunlu mu?
TTK m.5/A kapsamında konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde dava şartı arabuluculuk uygulanmaktadır.
Dolayısıyla ticari sözleşmeden kaynaklanan ödenmemiş 5 milyon TL alacak ve buna ilişkin temerrüt faizinin tahsili için dava açılacaksa dava şartı arabuluculuk sürecinin değerlendirilmesi gerekir.
Arabuluculuk süreci hakkında resmî bilgilere Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı üzerinden ulaşılabilir.
Faiz Talebi Dava Dilekçesinde Açıkça Yazılmalı mı?
Evet, faiz talebinin doğru kurulması son derece önemlidir.
Dava dilekçesinde yalnızca:
“Alacağımızın faiziyle tahsilini istiyoruz.”
denilmesi yerine somut olayın özelliklerine göre faizin türünün, başlangıç tarihinin ve hukuki dayanağının açıkça belirtilmesi önem taşır.
Yanlış faiz türünün talep edilmesi milyonlarca liralık ticari davalarda ciddi hak kayıplarına neden olabilir.
Ticari Sözleşmede Ödeme Gecikmesi İçin Örnek Faiz Hesabı
Örneğin iki ticari işletme arasındaki mal tedarikinden doğan 1.000.000 TL borcun 1 Ocak 2026’da muaccel olduğunu ve TTK m.1530/7’deki %43 oranının uygulanması için gerekli bütün şartların bulunduğunu varsayalım.
Borç bir yıl boyunca hiç ödenmezse basitleştirilmiş yıllık faiz hesabı:
1.000.000 TL × %43 = 430.000 TL
olacaktır.
Ancak gerçek uyuşmazlıklarda gün hesabı, kısmi ödemeler, faiz başlangıcı, temerrüt tarihi ve sözleşme hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.
Dolayısıyla bu örnek yalnızca %43 oranının ekonomik etkisini göstermek içindir.
2026 Yılında Ticari Alacak Faizlerinde En Önemli Güncel Oranlar
Ağustos 2026 itibarıyla üç temel rakam özellikle önemlidir: genel kanuni faiz oranı %24, TCMB kısa vadeli avans işlemleri faiz oranı %42,25 ve TTK m.1530 kapsamında 2026 yılı mal ve hizmet tedarikinde geç ödeme özel temerrüt faizi %43 seviyesindedir. (LEXPERA)
Ancak bu üç oran arasında alacaklının istediğini seçme hakkı yoktur. Hangi oranın uygulanacağını alacağın hukuki niteliği belirler.
2026 yılı TTK m.1530 oranlarının güncel tablosu doğrudan TCMB – TTK m.1530 Temerrüt Faizi ve Asgari Giderim Tutarı sayfasından kontrol edilebilir.
2026’da Tahsil Masrafları İçin Ayrıca Para Talep Edilebilir mi?
TTK m.1530 kapsamındaki önemli fakat uygulamada gözden kaçırılan haklardan biri budur.
TCMB, 2026 yılı için alacağın tahsili masrafları bakımından talep edilebilecek asgari giderim tutarını 2.020 TL olarak belirlemiştir. (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası)
Bu tutar 2025 yılında 1.475 TL idi.
Dolayısıyla TTK m.1530 kapsamındaki bir ticari tedarik alacağında yalnızca ana para ve faiz değil, şartları mevcutsa kanunun öngördüğü tahsil masraflarına ilişkin asgari giderim de değerlendirilmelidir.
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa’daki Ticari Sözleşmelerde Faiz Uygulaması
Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Bursa başta olmak üzere Türkiye genelinde şirketler arasındaki ticari sözleşmelerde uygulanacak faiz bakımından aynı temel TTK ve 3095 sayılı Kanun hükümleri geçerlidir.
Ancak uyuşmazlığın niteliği sektöre göre değişebilir. Ankara’da savunma ve hizmet sözleşmeleri, İstanbul’da yüksek tutarlı tedarik ve finansal ticari ilişkiler, Bursa’da otomotiv ve üretim sözleşmeleri, İzmir’de ihracat ve sanayi sözleşmeleri, Mersin’de lojistik, taşıma ve dış ticaret sözleşmeleri bakımından farklı ödeme ve temerrüt hükümleriyle karşılaşılabilir.
Özellikle yüksek tutarlı sözleşmelerde “gecikme faizi” maddesinin sözleşme imzalanırken doğru düzenlenmesi, uyuşmazlık çıktıktan sonra faiz tartışması yaşamaktan çok daha güvenli olabilir.
Ticari Sözleşmede Ödeme Geciktiğinde Alacaklı Ne Yapmalı?
Öncelikle sözleşmedeki ödeme tarihi ve faiz hükmü incelenmelidir. Ardından faturalar, teslim belgeleri, e-postalar, cari hesap mutabakatları ve banka kayıtları kontrol edilerek borcun muacceliyet tarihi belirlenmelidir.
Sonrasında alacağın TTK m.1530 kapsamındaki mal veya hizmet tedarikinden mi, yoksa başka bir ticari ilişkiden mi doğduğu tespit edilmelidir. Buna göre sözleşmesel faiz, genel ticari temerrüt faizi veya TTK m.1530 özel temerrüt faizi değerlendirilmelidir.
Borç ödenmiyorsa ihtar, arabuluculuk, icra takibi, alacak davası ve şartları bulunuyorsa ihtiyati haciz seçenekleri gündeme gelebilir.
Buradaki en kritik nokta şudur:
Faiz oranı kadar faiz başlangıç tarihinin doğru belirlenmesi de önemlidir.
FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK Açısından Ticari Alacaklarda Faiz Stratejisi
Ticari sözleşmeden kaynaklanan alacaklarda yalnızca ana paranın tahsilini istemek, özellikle yüksek tutarlı ve uzun süredir ödenmeyen borçlarda önemli ekonomik kayıp yaratabilir. FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK tarafından ticari alacak uyuşmazlıklarında sözleşmedeki faiz hükmünün, temerrüt tarihinin, alacağın TTK m.1530 kapsamında bulunup bulunmadığının ve uygulanabilecek güncel faiz oranının birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Örneğin 10 milyon TL’lik ticari alacakta yıllık %24 ile %43 arasındaki fark yalnızca bir yıllık dönem bakımından dahi yaklaşık 1,9 milyon TL seviyesindedir. Bu nedenle yanlış faiz türünün talep edilmesi yüksek tutarlı ticari davalarda ciddi ekonomik sonuç doğurabilir.
Av. Arb. Fırat Fesih Kaya tarafından da ticari alacak dosyalarında “faiz oranı nedir?” sorusundan önce “bu alacak hangi faiz rejimine tabidir?” sorusunun cevaplanmasının gerektiği değerlendirilmektedir. Sözleşmesel faiz, 3095 sayılı Kanun kapsamında ticari temerrüt faizi ve TTK m.1530 kapsamındaki özel geç ödeme faizi birbirinden ayrılmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
1. 2026 yılında ticari alacaklarda faiz oranı kaçtır?
Tek bir oran yoktur. Ağustos 2026 itibarıyla kanuni faiz %24, TCMB kısa vadeli avans faiz oranı %42,25, TTK m.1530 kapsamında mal ve hizmet tedarikindeki özel geç ödeme faizi ise 2026 yılı için %43’tür. Hangi oranın uygulanacağı alacağın niteliğine göre belirlenir. (LEXPERA)
2. Fatura ödenmezse 2026’da %43 faiz istenebilir mi?
Her faturada değil. TTK m.1530’un uygulama şartları mevcutsa ve sözleşmede geçerli başka bir faiz oranı belirlenmemişse 2026 yılı için %43 oranı gündeme gelebilir. (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası)
3. Ticari faturada faiz yazmıyorsa faiz istenebilir mi?
Evet. Faizin sözleşmede yazmaması, borçlu temerrüde düştükten sonra kanundan kaynaklanan temerrüt faizinin talep edilmesini her durumda engellemez.
4. Ticari alacakta avans faizi kaçtır?
TCMB’nin güncel tablosunda kısa vadeli avans işlemleri için 17 Eylül 2025’ten itibaren uygulanan oran yıllık %42,25’tir. Ağustos 2026 itibarıyla tabloda daha sonraki bir değişiklik bulunmamaktadır. (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası)
5. TTK 1530 temerrüt faizi 2026’da kaçtır?
TCMB tarafından 1 Ocak 2026’dan itibaren uygulanmak üzere yıllık %43 olarak belirlenmiştir. (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası)
6. Ticari alacakta ihtar çekmeden faiz başlar mı?
Bazı durumlarda evet. Özellikle TTK m.1530 kapsamındaki ticari mal ve hizmet tedarikinde kanundaki şartlar gerçekleştiğinde borçlu ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşebilir. (Muğla Ticaret Müdürlüğü)
7. Fatura tarihinden itibaren faiz talep edilebilir mi?
Her zaman değil. Sözleşmedeki vade, faturanın alınma tarihi, teslim tarihi ve uygulanacak temerrüt hükümleri incelenmelidir.
8. Döviz alacağına %43 faiz uygulanır mı?
Otomatik olarak uygulanmaz. Döviz borçlarında 3095 sayılı Kanun m.4/a ve varsa sözleşmedeki faiz hükmü ayrıca değerlendirilmelidir.
9. Ticari alacak davasından önce arabuluculuk zorunlu mudur?
Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde TTK m.5/A kapsamında dava şartı arabuluculuk gündeme gelir.
10. Ödenmeyen ticari alacak için hem faiz hem icra takibi yapılabilir mi?
Şartları mevcutsa ana para, işlemiş faiz ve takip sonrası faiz talep edilerek icra takibi başlatılabilir. Alacağın türüne göre uygulanacak takip yolu ayrıca belirlenmelidir.
Uzman Hukuki Destek
Ticari sözleşmeden doğan alacağınız vadesinde ödenmediyse, faturalarınız aylarca bekletiliyorsa, borçlu şirket ödeme yapmıyorsa, hangi faiz oranını talep edebileceğiniz konusunda tereddüt yaşıyorsanız veya yüksek tutarlı ticari alacağınızı faiz ve ferileriyle birlikte tahsil etmek istiyorsanız sözleşme ve temerrüt sürecinin hukuken incelenmesi önemlidir.
Hak kaybı yaşamamak için uzman desteği şarttır. Ankara, İstanbul ve İzmir başta olmak üzere Türkiye genelinde hizmet veren ticaret ve şirketler hukuku alanında uzman avukat ile çalışarak haklarınızı güvence altına alabilirsiniz. Ticari sözleşmelerde ödeme gecikmesi, ticari temerrüt faizi, fatura alacakları, TTK m.1530 geç ödeme faizi, cari hesap alacakları, ticari alacak davaları, icra takibi ve ihtiyati haciz uyuşmazlıklarında FFK PARTNER HUKUK VE DANIŞMANLIK olarak profesyonel hukuki destek sunuyoruz.
Hemen Ara: 0312 434 22 22
WhatsApp: 0532 769 22 22
E-posta: ffk@ffkpartnerhukuk.com.tr
2026 yılı güncel TTK m.1530 faiz oranı ve asgari giderim tutarı için Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası – TTK m.1530 Güncel Oranlar, ticari işlerde önem taşıyan güncel reeskont ve avans faiz oranları için TCMB – Reeskont ve Avans Faiz Oranları incelenebilir.
Bu makale genel bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir hak kaybına uğramamak adına kendi özel durumunuz için avukatınıza danışmanızı tavsiye ederiz.




